Hava Durumu

#Sağlık Sorunları

Yeni Marmara Gazetesi - Sağlık Sorunları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Sorunları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Pire istilasına uğrayan sokakta kan donduran görüntüler Haber

Pire istilasına uğrayan sokakta kan donduran görüntüler

Mahalle sakinleri, geceleri evden hayvanların çığlık ve bağırışlarını duyduklarını iddia ederken, içeride açlık, susuzluk, ağır koku ve bakımsızlık nedeniyle hayvanların adeta yaşam mücadelesi verdiğini öne sürdü. Görüntülerde telef olan köpekler ile ağır şartlarda tutulan hayvanlar yer aldı. Yıldırım ilçesi Anadolu Mahallesi Yıldız Sokak'ta bulunan 3 katlı apartmanda, hayvanları burada tuttuğu öne sürülen N.Ş. hakkında mahalle sakinlerinin uzun süredir şikayetçi olduğu belirtildi. Apartmandan çok sayıda kedi, köpek, tavuk ve kuş kötü şartlarda bulundu. Mahalle sakinlerinin şikayetleri üzerine belediye ekipleri apartmana geldi. İçeriden 15 tavuk, 1 kedi ve 2 köpeğin çıkarıldığı, köpeklerden birinin ölü olduğu belirtildi. Ancak vatandaşlar, daha önce içeride yaklaşık 6 köpek ve 20 civarında kedi bulunduğunu, zaman içerisinde hayvanların kaybolduğunu veya telef olduğunu belirtti. Apartmanın içerisindeki durumun son derece ağır olduğunu öne süren mahalle sakinleri, içeri girildiğinde yoğun ve dayanılmaz bir koku bulunduğunu söyledi. Vatandaşların iddiasına göre belediye ekipleri dahi maske ve tulum kullanarak içeri girdi. İçerideki hayvanların açlık, susuzluk ve bakımsızlık nedeniyle perişan olduğunu belirten mahalle sakinleri, özellikle köpeklerde yoğun tüy dökülmesi ve çeşitli sağlık sorunları görüldüğünü ifade etti. Mahalle sakinlerinden Mehmet Bulut, hayvanların yıllardır kötü şartlarda tutulduğunu öne sürerek, "Hayvan beslemesin demiyoruz. Hayvan düşmanı değiliz. Ama temiz besle, titiz besle, bakımını yap. Hayvanları içeri kapatıp, kapıları kilitleyip mahzen gibi bölüp bölüp içeri atarak hayvan beslenmez" dedi. "Geceleri hayvanların çığlıklarını duyuyoruz" Hayvanların telef olduğu anlara ilişkin görüntülerin de bulunduğunu belirten Bulut, ölü hayvanların çöplere ve bidonlara atıldığını öne sürdü. Bulut, "O atılan kediler, köpekler çöplere, bidonların içine atılırken hayvanların çığlıklarını biz duyuyoruz. Karşı komşusuyum, o bağırışları ben duyuyorum, o hayvanların ne çektiğini, eziyeti ben biliyorum" ifadelerini kullandı. Bulut, bazı hayvanların açlık ve susuzluk nedeniyle telef olduğunu iddia ederek, "Çöpteki parçaların hepsi kurtlanmış, pislenmiş. Kokudan yanına varamıyorduk. O ölmüş hayvanın üstündeki pireleri varana kadar çektim ben bunları" diye konuştu. Hayvanların düzenli şekilde bakılmadığını öne süren Bulut, N.Ş.'nin apartmana birkaç günde bir geldiğini iddia ederek, "İki güne bir veya üç güne bir geliyor. Yemini, suyunu veriyorum diyor ama bu şekilde yem suyu verilmez. Onu ben de veririm burada hayvanlara. Hayvan düşmanı değilim. Hayvan beslemesin demiyorum. Ama güzel şartlarda beslesin" dedi. Özellikle yaz aylarında kapalı ortamda hayvanların tutulmasının durumu daha da ağırlaştırdığını belirterek, "Biz dışarıda 35 derece duramazken o hayvanlar içeride nasıl duruyor?" diyerek tepki gösterdi. "Defalarca şikayet ettik" Sorunun yeni olmadığını ve yıllardır devam ettiğini öne süren mahalle sakinleri, defalarca şikayette bulunulduğunu ve imza toplandığını söyledi. Bulut, kendilerinin hayvanların bakımına karşı olmadığını vurgulayarak, hayvanların temiz, sağlıklı ve uygun şartlarda tutulmasını istediklerini ifade etti.Mahalle sakinleri, hayvanların yaşadığı durumu tüm yönleriyle araştırılmasını, telef olan hayvanlarla ilgili iddiaların incelenmesini ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep etti. Öte yandan Bulut, yaşananları dile getirdikleri için mahallelilerin ve avukatının tehdit edildiğini de öne sürdü.

Hasta eşe bakmamak boşanma sebebi Haber

Hasta eşe bakmamak boşanma sebebi

Aile Mahkemesi’ne başvuran yaşlı adam, eşinin kendisini hor gördüğünü, aşağıladığını, hakaret ettiğini, evden kovduğunu, emekli maaş kartını vermeyerek ekonomik özgürlüğünü kısıtladığını öne sürdü. Evden kovulduktan sonra uzun bir süre sokaklarda kaldığını, soğuktan korunmak için camiye sığındığını, geceleri camide kaldığını belirterek boşanma davası açtı. Tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Mahkemede ifade veren davalı kadın ise iddiaların asılsız olduğunu, davacının birlik görevlerini yerine getirmediğini, sağlık sorunları nedeni ile kocasına bakamayacağını, evden ayrılarak kızının yanına gitmesini istediğini dile getirdi. Şeker hastalığından dolayı gözleri görmemeye başlayınca eşinin destek olmadığını, hastane ve tedavi süreçlerinde erkek kardeşinin baktığını, kızı ve damadının destek olduğunu, davacının müvekkilinin hastalığını bir kusur olarak gördüğünü iddia etti. Kendisini aşağılayıp küçümsediğini, davacının dönem dönem camide işlettiği çay ocağında kalmasının hastalığından kaçmak istemesinden kaynaklandığını kaydetti. Davacının maddî ve manevî tazminatların reddine karar verilmesini talep etti. Aile Mahkemesi; ayrı yaşamanın boşanma davasında davalıya kusur olarak yüklenemeyeceğine dikkat çekti. Davalı tanıklarının beyanları incelendiğinde davacının davalıya bakmadığı, sağlık sorunları ile ilgilenmediğinin belirtildiği, bu durumunda kusurlu olan tarafın davacı olduğu, davalının kusurlarını da ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine hükmetti. Davalı lehine hükmedilen tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştiğinde kaldırılmasına karar verildi. İtirazı Bölge Adliye Mahkemesi’nden dönen koca kararı temyiz etti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, hasta eşe bakmamayı boşanma sebebi sayıp Aile Mahkemesi hükmünü onayladı.

Estetik işlem sonrası dudağı çürüdü, 7 yıldır hukuk mücadelesi veriyor Haber

Estetik işlem sonrası dudağı çürüdü, 7 yıldır hukuk mücadelesi veriyor

Antalya'da aşçılık yapan 3 çocuk annesi Songül Uzunoğlu'nun, 2019 yılında özel bir merkezde yaptırdığı estetik işlem sonrası dudağında doku kaybı yaşadığını ileri sürerek başlattığı hukuk mücadelesi, aradan geçen 7 yılı aşkın süreye rağmen tamamlanmadı. Ceza yargılamasında doktorlar hakkında beraat kararı verilirken, Antalya 1. Tüketici Mahkemesi'nde görülen maddi ve manevi tazminat davasında Uzunoğlu lehine faiz hariç toplam 994 bin 331 TL tazminata hükmedildi. Kararın taraflarca istinafa taşınması üzerine dosya Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'ne gönderildi. Daire, esasa ilişkin inceleme yapmadan harç ve tebligat eksikliklerinin tamamlanması için dosyayı ilk kararı veren mahkemeye gönderdi. Arkadaşlarının tavsiyesi üzerine 2019 yılının Şubat ayında Muratpaşa ilçesi Lara bölgesindeki güzellik ve estetik merkezine başvuran Songül Uzunoğlu'na, iddiasına göre göz altı torbaları için yapılacak işlemde göbek bölgesinden alınacak yağ dokusunun yüz bölgesinde dolgu olarak kullanılacağı, operasyonun kalıcı, ekonomik ve 2 yıl garantili olduğu söylendi. Mart ayında yapılan ilk işlemin ardından kalıcı olacağı belirtilen dolgunun kısa sürede kaybolduğunu belirten Uzunoğlu, işlemin başarısız olması üzerine aynı merkeze yeniden başvurdu. İşlem 4 kez tekrarlandı Uzunoğlu'na 2019 yılı içerisinde farklı tarihlerde birden fazla işlem uygulandı. İlk işlemin ardından yüzündeki dolgunun kısa sürede eridiğini belirten Uzunoğlu, nisan ayında ikinci kez operasyona alındı. Bu süreçte kendisine alt dudağına da dolgu yapılmasının önerildiğini anlatan Uzunoğlu, mayıs ayında üçüncü kez merkeze çağrıldı. Göbek bölgesinden alınan yağ dokusu yeniden yüzüne uygulanırken, alt dudağına da dolgu yapıldı. Yapılan işlemler için toplam 7 bin 500 TL ödeyen Uzunoğlu, dolguların yeniden kaybolması üzerine 18 Kasım 2019'da dördüncü kez işlem yaptırdı, bu işlem sırasında dudağına da müdahale edildi. Son işlemden sonra şiddetli ağrı yaşadığını, dudağında morarma ve doku kaybı oluştuğunu ileri süren Uzunoğlu, süreçte defalarca operasyon geçirdiğini belirtti. Uzunoğlu, "2019 yılında bir arkadaş tavsiyesiyle Antalya'da gittiğim güzellik merkezine göz altı ışık dolgusu için başvurdum. Merkezin yönlendirmesiyle yağ grefti işlemi yapıldı. Ben göz altıma müdahale istemiştim fakat yüzüme de işlem yapıldı. Üç kez tekrarlandı ama dolgular tutmadı. Yüzümde tuhaflık ve orantısızlık olduğu için dördüncü işlemi telafi amaçlı yapacaklarını söylediler. Ben de kabul ettim çünkü zaten çok kötü görünüyordu" dedi. "Dudağımı besleyen ana damar tıkandı" Dördüncü işlem sırasında dudağına da dolgu yapıldığını söyleyen Uzunoğlu, işlem sonrası hayatının değiştiğini ifade ederek, "Dördüncü işlemde dudağıma da dolgu yapıldı. Bu işlem sırasında dudağımı besleyen ana damarın tıkandığını ve dudak dokumu tamamen kaybettiğimi öğrendim. 2019 yılından beri sağlık sorunları, tedaviler ve hukuk mücadelesiyle yaşıyorum. Gördüğünüz dudağım, yanak içlerimden alınan dokularla oluşturulmaya çalışıldı. Bu süreçte defalarca operasyon geçirdim. Ağzımın içi hâlâ dikişli gibi. Hâlâ düzelmedi ve düzelmesi için ciddi operasyonlara, ciddi bir paraya ihtiyacım var" diye konuştu. Ceza dosyasında beraat kararı Olayla ilgili Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada doktorlar, "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan yargılandı. Mahkeme, dosyada alınan Adli Tıp Kurumu raporunda hiperbarik oksijen tedavisine geç başlanmasının komplikasyon yönetimi açısından tıbben uygun olmadığının belirtildiğini, ancak zamanında tedavi uygulanmış olsa dahi dudakta nekroz tablosu gelişebileceğinin ifade edildiğini kaydetti. Mahkeme, sanıkların eylemleri ile taksirle yaralama suçu arasında kesin illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Tüketici Mahkemesi tazminata hükmetti Antalya 1. Tüketici Mahkemesi'nde görülen maddi ve manevi tazminat davasında ise farklı bir değerlendirme yapıldı. Mahkeme, dosya kapsamı ve raporlar doğrultusunda uygulamaların tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı kanaatine vardı. Mahkeme, 8 bin 250 TL tedavi masrafı ve 236 bin 81 TL iş gücü kaybı olmak üzere 244 bin 331 TL maddi tazminata, ayrıca 750 bin TL manevi tazminata hükmetti ve Uzunoğlu lehine faiz hariç toplam 994 bin 331 TL tazminat kararı verildi. Karşı taraf ise bu talepleri reddetti. Dosya Bölge Adliye sürecinde Tüketici Mahkemesi'nin 21 Mart 2025 tarihli kararının ardından taraflar istinaf yoluna başvurdu. Bölge Adliye Mahkemesi, 18 Mart 2026 tarihli kararında dosyayı esastan incelemeden önce harç ve tebligat eksiklikleri bulunduğunu belirledi. Daire, bu eksikliklerin tamamlanması için dosyayı ilk kararı veren mahkemeye gönderdi. Bu sebeple tazminat dosyasında istinaf incelemesi henüz tamamlanmadı. "Mahkeme ilerlemiyor" Tazminat davasının 2025 yılında karara bağlandığını ancak ödeme yapılmadığını öne süren Uzunoğlu, sürecin uzadığını belirterek, "Doktor ceza davasından ceza almadı. Çünkü dava taksirle yaralama suçundan açılmıştı. Tüketici Mahkemesi'ndeki tazminat davam 2025 yılında sonuçlandı fakat o tarihten beri ödeme yapılmadığı gibi dosyanın uzatılmaya çalışıldığını düşünüyorum. Karşı taraf üst mahkemeye başvurdu, biz de sabırla bekledik. 2019 Kasım ayından beri bu sürecin içindeyim, 2026 Temmuz ayındayız. Son olarak tebligat ve evrak eksiklikleri nedeniyle dosya yeniden ilk mahkemeye gönderildi. Mahkeme ilerlemiyor. Kimse benim hakkımı aramıyor" ifadelerini kullandı. "Ben bir insanım, ben bir kadınım" Hâlâ tedaviye ve yeni operasyonlara ihtiyaç duyduğunu söyleyen Uzunoğlu, yaşadığı sürecin hem fiziksel hem de psikolojik olarak kendisini yıprattığını dile getirdi. Uzunoğlu, "Ben bu haldeyim. Hâlâ tedavilere, hâlâ operasyonlara ihtiyacım var. Dudağımın durumu ortada. Gülüşüm yok, yemek yemek problem. Ben artık adaletin yerine gelmesini istiyorum. Ben bir insanım, ben bir kadınım. İnsanlar günümüzde bu işlemleri çok sık yaptırıyor. Ben hayatımda böyle bir şey yaptırdım ve güvendim. Beni bu hale getirdiler. Buna rağmen yaptıkları hatanın arkasında durmadılar, destek olmadılar. Bir insanın hayatını, yaşamını hiçe saydılar. Benim hakkımı kim arayacak" dedi.

Çöp evin altından dram çıktı: "Bir senedir dışarı çıkmıyorum" Haber

Çöp evin altından dram çıktı: "Bir senedir dışarı çıkmıyorum"

Edinilen bilgiye göre, Mustafapaşa Mahallesi'ndeki bir apartmanın sakinleri, ikinci kattaki daireden gelen ağır kokular ve daire sakini S.K.'den haber alamamaları üzerine durumu polis ekiplerine ve muhtara bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis, kapıyı açtığında tavanı zorlayan çöp yığınları ve bu yığınların arasında bitkin düşmüş yaşlı adamla karşılaştı. Bir yıldır evden çıkmamış Eşini 20 yıl önce kaybeden ve iki çocuğu farklı şehirlerde yaşayan S.K.'nın, yaklaşık bir yıldır evinden dışarı çıkmadığı belirlendi. Sağlık sorunları ve sık sık bayılması nedeniyle hareket kabiliyeti kısıtlanan yaşlı adamın, bu süreçteki temel ihtiyaçlarının ise kapısına yemek bırakan komşuları ve belediye ekiplerince karşılandığı öğrenildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teslim edilen S.K., sağlık kontrollerinin ardından belediyenin barınma merkezine yerleştirilerek koruma altına alındı. Adrese Gebze Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü'ne bağlı ekipler de sevk edildi. Temizlik çalışması başlatan ekipler, uzun uğraşlar sonucu evden kamyon dolusu çöp çıkardı. Kamyona yüklenen çöpler, imha edilmek üzere götürüldü. Tamamen çöplerden arınan ev, ilaçlanarak dezenfekte edildi. Ayrıca S.K.'nın, yaklaşık 1,5 yıl önce icra yoluyla kaybettiği dairesinden hiç çıkmadığı anlaşıldı. "Çöpe gidemiyorum" Ayakta durmakta zorlandığını ve rahatsızlığından dolayı çöpe gidemediğini söyleyen S.K., "Ayakta uzun süre durunca bayılıyorum. Ayakta uzun süre duramıyorum. Çocuklarımdan bir tanesi Bursa'da evlendi, diğeri Ankara’da çalışıyor. Ara sıra geliyorlar. Bir senedir dışarı çıkmıyorum. Allah razı olsun belediye ve komşular yemek getiriyor ama birçoğunu yiyemiyorum. Çöpe gidemiyorum. Yaşlılar için bir yer varmış galiba, beni öyle bir yere yerleştirme imkanları olursa iyi olur" dedi. "Beyefendi hem eve hem de kendisine zarar vermiş" Daireyi 1,5 yıl önce icradan yatırım amacıyla satın alan Ufuk Aksu, komşuların ihbarıyla İstanbul'dan Gebze'ye geldiğinde mülkünde birinin yaşadığını fark etti. Aksu, "Komşular arayıp gelmem gerektiğini söylediler. Geldiğimde ise beyefendinin yaşadığını öğrendim. 'Bu durumda ne yapabiliriz?' diyerek kaymakamlığa başvurduk. Kaymakamlık ise bize mahkeme yoluna gidilmesi gerektiğini söyledi. Beyefendi hem eve hem de kendisine zarar vermiş. Tıbbi riskler olduğu gibi çevreyi olumsuz etkileyecek yangın riski de var. Zabıta ekipleri geldi içeriyi temizlediler, beyefendi de hastaneye sevk edildi. Umarım kendisine uygun bir yer ayarlanır. Bina için ise sağlamlığı konusunda şüphelerimiz var. Belediyelerle görüşmelere başlayacağız. Eğer sağlam değilse yıkım talebinde bulunacağız" ifadelerini kullandı.

Diş ağrısı şikayetiyle gitti 25 dişinden oldu Haber

Diş ağrısı şikayetiyle gitti 25 dişinden oldu

Sivas'ta yaşayan iki çocuk annesi Gülbeyaz Çelikdemir'in hayatı, 2 yıl önce yaşadığı bir olaydan dolayı adeta karardı. 2 Yıl önce diş ağrısı şikayetiyle Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hastanesine giden Çelikdemir, doktor olduğunu düşündüğü bir kişi tarafından, "Burada işler uzar, dışarıda daha hızlı halledebiliriz" vaadi ile özel bir diş kliniğine yönlendirildi. Çelikdemir, hasta sandalyesinde kendisi ile temas kuran Y.İ.'nin doktor değil de implant satıcısı olduğunu sonradan öğrendi. Çelikdemir'in gittiği A.D.'ye ait özel klinikte 25 dişi birden çekildi. Çelikdemir'in hastane doktorlarından H.Ö. tarafından ağzına 8 implant çakıldı. İmplantlar çakıldıktan sora Çelikdemir'in sağlık sorunları hiç bitmedi. Çenesinde iltihap oluştu, çene etleri çekildi, ağzından iki farklı operasyon geçirdi. 2 yıl boyunca sürekli sıvı gıdalar tüketmek zorunda kaldığı için bağırsaklarında sağlık sorunları baş gösterdi. İmplantların sökülmesi için özel diş kliniğine gittiğinde ise, hiç kullanamadığı, üzerlerine diş takılamayan implantların sökülmesi için kendisinden ayrıca ücret istendi. Konuyu yargıya taşıdı Diş ağrısı ile başlayan tedavi sürecinde hem tüm dişlerinden hem de sağlığından olan Gülbeyaz Çelikdemir konuyu yargıya taşıdı. Çelikdemir Ankara 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne açtığı davada Y.İ., A.D. ve H.Ö.'den şikayetçi oldu. Çelikdemir, mahkeme sürecinde delillerin yok olmaması için ağzına çakılı ve üzerinde diş olmayan implantlar ile hayatını sürdürüyor. "İmplant çakıldıktan sonra birçok sağlık sorunu yaşadım" Çelikdemir, implantlar çakıldıktan sonra birçok sağlık sorunu yaşadığını ifade ederek, "Sorunum 2024 Yılında başladı. Diş rahatsızlığım nedeniyle Cumhuriyet Üniversitesi'ne başvurdum. Orda muayene sırasında implant teklif edildi. Muayene olduktan sonra implant yapılmasına karar verildi. Belirli bir gün sonra ben üniversitede yaptıracağım diye düşünürken ismini sonradan öğrendiğim şahıs tarafından üniversitenin bahçesinde ikna edilerek özel bir kliniğe yönlendirildim. Bu kişiyle üniversite hastanesinde tanıştım ve kendisine doktor olarak tanıdım. Kendilerinin dışarıda kliniği olduğunu, üniversitede işlerin uzun süreceğini söyleyerek beni ikna etti. Gün belirlendikten sonra aradılar ve kliniğe gittim. Kliniğe gittikten sonra bir gün içerisinde tüm dişlerim, 25 tane dişim çekildi. İmplant kondu. Normalde üç tane dişim ağrıyordu. 25'i çekildi. İmplantlar konulduğu günden itibaren şu ana kadar sorun yaşıyorum ve sağlık sorunlarım da arttı. Yemek ve nefes borum arasında kitle oluştu. Hipertiroidi hastası oldum. Bağırsak sorunları yaşıyorum. Sürekli alt çenemde enfeksiyon oluşuyor" dedi. "Sorunların psikolojik dediler" Çelikdemir, yaşadığı problemlerle ilgili özel diş kliniğine başvurduğunda problemlerinin psikolojik olduğunun söylendiğini ifade edip, "Kendilerine hata olduğunu, implantlarda sorun olduğunu söylediğimde bana psikolojik olarak öyle hissettiğimi söylediler. Üç ay beklememi söylediler, üç ay bekledim, tekrar gittim. Bu sefer de üst çenede üst damaktan et alıp alt çeneye yama yaptılar, yamada tutmadı. Kendilerine yanlış giden işlem olduğunu söyledim. Paramı iade etmelerini söyledim. Kendilerine güvenim olmadığını söyledim. Ne paramı iade ettiler ne de sorunu giderdiler" şeklinde konuştu. "Bilir kişi muayene etmeden rapor hazırladı" Yargı sürecinde ikinci bir mağduriyetle karşı karşıya olduğunu belirten Çelikdemir, "Konu yargıya taşıdım. Bu aşamada şahıslar beni yorduğu gibi yargı da beni yordu. Rapor istedik, bilirkişi olan meslektaşları rapor vermekte direndi. Bilirkişi heyeti istedik, heyet beni muayene etmeden gıyabıma rapor verdi. En büyük delil burada, en büyük delil benim perişan haldeki çenem, beni görmeden nasıl rapor veriyor" şeklinde konuştu. Zor günler geçiren kadın, implantları çaktırmak için 36 çeyrek altın harcadığını, söktürmek için gittiğinde ise kendisinden 12 bin TL ek ücret talep edildiğini belirtip, adaletin yerini bulmasını beklediğini ifade etti. Çelikdemir, deliller kararmasın diye ağzında farklı bir işlem yaptıramadığını, yargı süreci boyunca ağzında hiç diş olmadan, sıvı gıdalarla beslenmek zorunda kaldığını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.