Hava Durumu

#Saldırı

Yeni Marmara Gazetesi - Saldırı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Saldırı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hamaney öldürüldü; ülkede 40 günlük ulusal yas ilan edildi Haber

Hamaney öldürüldü; ülkede 40 günlük ulusal yas ilan edildi

İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği, İran devlet televizyonu tarafından TSİ 04.30 sularında açıklandı. Yayında, Hamaney’in cumartesi sabahın erken saatlerinde konutundaki çalışma ofisinde düzenlenen bir saldırı sonucu öldürüldüğü bildirildi.İran’a bağlı resmi haber ajanslarından Tasnim Haber Ajansı da Hamaney’in, saldırıların başladığı cumartesi gününün ilk saatlerinde yaşamını yitirdiğini aktardı. Devlet televizyonu, olay sırasında Hamaney’in çalışma ofisinde bulunduğunu belirterek, daha önce güvenli ve gizli bir yerde yaşadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.İran yönetimi, ülkede 40 günlük ulusal yas ilan edildiğini duyurdu. Yas süresince resmi törenler ve anma programlarının düzenlenmesi bekleniyor.Öte yandan ABD Başkanı Donald J. Trump, TSİ ile cumartesi gece saatlerinde yaptığı bir paylaşımda Hamaney’in öldüğünü öne sürmüştü. İran makamlarının resmi doğrulaması ise saatler sonra geldi.İran resmi kanalları daha önce, saldırılar sırasında Hamaney’in ailesinden bazı kişilerin de yaşamını yitirdiğini açıklamıştı. Olayla ilgili soruşturma ve güvenlik önlemlerine dair ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. HAMANEY KİMDİR? Ali Hamaney 1939’da İran’ın Meşhed kentinde doğdu. 1960’lardan itibaren Şah yönetimine karşı muhalif faaliyetlere katıldı. Bu nedenle birkaç kez tutuklandı ve sürgüne gönderildi. 1979’daki İran Devrimi’nden sonra yeni kurulan İslam Cumhuriyeti’nde dini ve siyasi görevler üstlendi. 1981-1989 yılları arasında İran cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. Bu dönemde İran, Irak’la savaşın ekonomik ve siyasi etkileriyle mücadele ediyordu. 1989’da devrimin lideri olan Ayetullah Humeyni’nin ölümü üzerine ‘dini lider’ seçildi. ‘Dini lider’ olarak ordu, yargı ve devlet politikaları üzerinde geniş yetkilere sahipti. Hamaney döneminde İran’ın nükleer programı, bölgesel politikaları ve Batı ile ilişkileri önemli gündem maddeleri oldu.

İsrail ve ABD, İran'a saldırı başlattı Haber

İsrail ve ABD, İran'a saldırı başlattı

İran ile ABD arasında yürütülen nükleer müzakereler sonuçsuz kaldı. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, "İsrail, kendisine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için İran'a karşı önleyici bir saldırı başlattı" ifadelerini kullandı. Katz, bu nedenle İsrail genelinde acil durum ilan edildiğini söyledi. İsrail Savunma Kuvvetlerinden yapılan açıklamada ise ülke genelinde sirenlerin çaldığı belirtilerek muhtemel füze saldırılarına hazırlıklı olma ve güvenli alanlara sığınma çağrısında bulunuldu. Ayrıca temel sektörler hariç olmak üzere eğitim faaliyetlerinin, toplanmaların ve iş faaliyetlerinin askıya alındığı bildirildi. İsrail Ulaştırma Bakanlığı da İsrail hava sahasının kapatıldığını, tüm sivil uçuşların iptal edildiğini duyurdu. İsrail'in İran'a yönelik son operasyonuna İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kararıyla "Aslanın Kükremesi" adının verildiği öğrenildi. ORTAK SALDIRI AYLAR ÖNCESİNDEN PLANLANDI, 4 GÜN SÜRMESİ BEKLENİYOR İsrail basınına konuşan ABD güvenlik kaynakları ise İran'a yönelik saldırıların ABD ve İsrail tarafından ortaklaşa gerçekleştirildiğini ifade etti. Kaynaklar, operasyonun ABD ile koordinasyon içinde aylar öncesinden ortaklaşa planlandığını ve saldırı tarihinin haftalar önce belirlendiğini aktardı. Kaynaklar, İsrail'in bu operasyonda "tüm gücünü" kullanacağını ve ABD'nin de "aynı fikirde" olduğunu belirtti. Ortak saldırıların ilk aşamasının 4 gün sürmesinin planlandığını dile getiren kaynaklar, ilk saldırıların sabah saatlerinde yapılmasının amacının İranlıları şaşırtmak olduğunu vurguladı. MOSSAD'TAN İRANLILARA ÇAĞRI İsrail istihbarat teşkilatı Mossad ise Farsça Telegram kanalından İranlılara "İran'ı eski görkemli günlerine döndürmeye yardım etmeleri" çağrısında bulundu. Açıklamada, "İranlı kardeşlerimiz, yalnız değilsiniz. Özellikle sizin için son derece güvenli ve özel bir Telegram kanalı açtık. Birlikte İran'ı eski görkemli günlerine döndüreceğiz" denildi. Mossad, İranlılara "Rejime karşı haklı mücadelenizin fotoğraflarını ve videolarını bizimle paylaşın" çağrısı yaptı. CUMHURBAŞKANLIĞI BİNASI VE HÜKÜMET KURUMLARI HEDEF ALINDI İran medyasına yer alan haberlerde ise İran'a yönelik başlatılan hava saldırısında başkent Tahran'da çok sayıda noktanın hedef alındığı bildirildi. Haberlere göre Tahran'da Üniversite Caddesi ve Jomhouri bölgesine birkaç füze isabet etti. Tahran'da ayrıca İnkılap Caddesi, Pastur Caddesi, Seyyid Handan ve Sadıgiye bölgeleri ile Mehrabad Havalimanı hedef alındı. Hedef alınan kurumların Cumhurbaşkanlığı binası ve hükümet yerleşkesi, Adalet Sarayı, Yüksek Mahkeme binası, İran Atom Enerjisi Kurumu, İstihbarat Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve Parchin Askeri Kompleksi olduğu kaydedildi. Reuters haber ajansı, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Tahran'da olmadığını ve güvenli bir yere götürüldüğünü aktardı. İran medyası ise İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan'ın saldırılarda zarar görmediğini duyurdu. Tahran'ın yanı sıra İsfahan, Kerec, Kirmanşah, Kum ve Tebriz'de de patlama sesleri duyuldu. İran devlet televizyonu, İran yönetiminin siyonist rejime (İsrail'e) karşı misillemeye ve sert bir yanıt vermeye hazırlandığını aktardı. İran hava sahası kapatıldı. "SALDIRI AĞIR SONUÇLARA YOL AÇTI" Adı açıklanmayan İranlı bir yetkili ilk saldırıların şiddet ve kapsamının özellikle bazı hassas noktalarda ağır sonuçlara yol açtığını belirtti. Kaynak, saldırılar sonucu çok sayıda Devrim Muhafızları personelinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını, önemli bir bölümünün operasyonel ve uzmanlık gerektiren kritik görevlerde bulunduğunu aktardı. İRAN MEDYASINA SİBER SALDIRI DALGASI Diğer yandan, başta IRNA ve ISNA Haber Ajansları olmak üzere birçok haber sitesinin siber saldırıya uğradığı bildirildi. Söz konusu haber ajanslarının internet sitelerinde erişim sorunları yaşanırken, bazı platformlarda içeriklerin değiştirildiği veya sitelere ulaşılamadığı aktarıldı. Saldırıların yalnızca belirli ajanslarla sınırlı kalmadığı, çok sayıda haber sitesinin de hedef alındığı ve siber saldırıların sürdüğü öğrenildi. IRAK HAVA SAHASI KAPATILDI Irak Ulaştırma Bakanlığından yapılan açıklamada ise İsrail ve ABD'nin İran'a saldırmasının ardından ülkenin hava sahasının kapatıldığı duyuruldu.

Bursa Adliyesi’ndeki saldırıya ait yeni görüntüler ortaya çıktı Haber

Bursa Adliyesi’ndeki saldırıya ait yeni görüntüler ortaya çıktı

Nilüfer ilçesindeki bir alışveriş merkezinde 23 Eylül 2023'te meydana gelen silahlı kavga sonrası açılan davanın ikinci duruşması için 13 Aralık 2024'te Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine gelen Kemal Ergün, duruşma sırasında dehşet saçtı. Ergün, oğlu Tolga Ergün'ün tekerlekli sandalyesine gizlediği tabanca ile tutuklu sanıklar Mertcan Akça ve babası Köksal Akça'ya defalarca ateş açtı. Yaklaşık 30 kişinin bulunduğu duruşma salonunda yaşanan saldırı sırasında büyük panik yaşanırken, avukatlar ve basın mensupları canlarını kurtarmak için koltukların altına saklandı. Açılan ateş sonucu tutuklu sanıklar Mertcan Akça ile Köksal Akça olay yerinde hayatını kaybetti. Kurşunların isabet ettiği Jandarma Uzman Çavuşlar Nurettin Yaşar ve Uğur Bulut ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan uzman çavuş Nurettin Yaşar, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLDİ, 10 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI Saldırının ardından Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri adliye binasındaki tüm kamera kayıtlarını incelemeye aldı. Cinayet Büro Amirliği tarafından yürütülen soruşturmada, saldırıyı gerçekleştiren Kemal Ergün'ün yanı sıra yakın çevresi ve olayda ihmali olduğu değerlendirilen bazı kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı. İncelemelerde kullanılan silahın kurusıkıdan çevrilmiş olduğu belirlendi. 6 KİŞİ TUTUKLANDI, 5 SANIK BERAAT ETTİ Olayla ilgili yürütülen yargılama sürecinde Kemal Ergün ve birlikte hareket ettiği değerlendirilen bazı şüpheliler tutuklanırken, iki kamu görevlisi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında Kemal Ergün'e, Şehit Jandarma personeline yönelik eylemi nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet, diğer eylemleri nedeniyle ise toplamda uzun süreli hapis cezaları verildi. Mahkeme, diğer beş sanığın beraatine hükmetti. SİLAHI TEKERLEKLİ SANDALYEYE GİZLEMİŞ Dosyaya giren yeni görüntülerde, Kemal Ergün'ün engelli oğlunu tekerlekli sandalye ile X-Ray cihazının yanından geçirerek adliyeye giriş yaptığı net şekilde görüldü. Ergün, ifadesinde silahı oğlunun sandalyesindeki tuvalet bölümüne yerleştirdiğini, ses çıkmaması için bez ve yatak koruyucu ile sardığını anlattı.

Taksi durağında dehşet anları Haber

Taksi durağında dehşet anları

Edinilen bilgiye göre, olay Nilüfer ilçesi Doğanköy Mahallesi'nde bulunan Bursa Şehir Hastanesi taksi durağında yaşandı. İddiaya göre, durağa gelen iki yolcudan erkek yolcu ilk sırada olduğu için gelen ilk araca alındı. Daha sonra gelen kadın yolcuya ise bir dakika içerisinde ikinci taksinin geleceği bildirildi. Ancak bu duruma sinirlenen S.B. (32), durak görevlileriyle tartışmaya başladı. Güvenlik kamerasına yansıyan olayda sinirlenen sağlık çalışanı kadın, ayaklı seyyar küllükler ve boya kovaları ile taksi durağının camlarını kırdı, bilgisayar ekranlarına ve güvenlik kameralarına zarar verdi. Kırılan camlardan içeri atılan boya kovaları nedeniyle durağın içi tamamen boya oldu. Saldırı anı durakta görevli bir şoförün cep telefonu kamerasıyla da kaydedildi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, şüpheli kadın hakkında işlem başlattı. Güvenlik kamerası ve amatör görüntüler incelemeye alındı. "BİR DAKİKALIK MESELE BÜYÜK ZARARA DÖNÜŞTÜ" Bursa Şehir Hastanesi Taksi Durağı Başkanı Mustafa Turan, yaşananları şöyle anlattı: "Dün saat 4 civarında durağımıza iki yolcu geldi. Erkek yolcu önce geldiği için araca alındı. Kadın yolcuya ise ikinci aracın bir dakika içinde geleceğini söyledik. Buna rağmen ‘Beni neden almıyorsunuz, beni beğenmiyorsunuz' diyerek tepki gösterdi. ‘Taksi beni sevmiyor' diyerek bir anda saldırıya geçti. Sakinleştirmeye çalıştık ama dinlemedi. Kadın olduğu için müdahale etmedik ancak durağımızı harabeye çevirdi. Camlarımız kırıldı, bilgisayarlarımız parçalandı, boya kovalarını içeri attı. Çok mağdur olduk." "24 SAAT HİZMET VERİYORUZ, BİR GÜNDE TOPARLADIK" Turan, durağın 24 saat hizmet verdiğini belirterek, "Gece çalışan şoförlerin mağdur olmaması için kısa sürede toparlanmaya çalıştık, gececi arkadaşlarımız soğukta kalmasın diye bir günde toparladık. Ama maddi ve manevi olarak çok yıprandık" dedi. "İLK KEZ YAŞANMAMIŞ" Durağın bir diğer sorumlusu Adem Yılgın ise olayın ilk olmadığını söyleyerek, "İncir çekirdeğini doldurmayacak bir konudan dolayı bunlar yaşandı. Daha önce de aynı kişinin özel halk otobüsüne saldırdığı, cam ve kart mekanizmasını kırdığı söylendi. Yaklaşık bir aydır bizim durağın müşterisi. Son günlerde çalışanlara bağırıp çağırıyordu. Muhtemelen psikolojik sorunları var" dedi. Yılgın, olay sonrası ortaya çıkan zararın boyutuna ilişkin de, "Yaklaşık 150 bin lira masraf yaptık. Camlar, bilgisayarlar, monitörler, zemin, duvarlar, mobilyalar, hepsi kullanılamaz hale geldi. Boya her yeri mahvetti. Mecburen her şeyi yeniledik" dedi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Oğlunun mezarı başında konuşan acılı baba Tanju Mutluay  "Her geçen gün çocuğumuzu özlüyoruz" Haber

Oğlunun mezarı başında konuşan acılı baba Tanju Mutluay "Her geçen gün çocuğumuzu özlüyoruz"

İstanbul Küçükçekmece'de arkadaşlarıyla halı saha maçına giderken serseri kurşunun hedefi olan Muhammet Mutluay'ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede 4 sanığın, ‘olası kastla ölüme neden olma' ile ‘kasten öldürmeye teşebbüs' gibi çeşitli suçlardan, 20 yıldan 68 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. İddianame mahkemece kabul edilirken, oğlunun mezarı başında konuşan acılı baba Tanju Mutluay, "Konuşacak çok şey var, içim içime sığmıyor. Her geçen gün çocuğumuzu özlüyoruz. Huzurumuz kalmadı, hiçbir şeye hevesim kalmadı, bana bunun hesabını versinler" dedi. Küçükçekmece'de, 30 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen olayda iddiaya göre, çalıntı araç içerisinde bulunan maskeli 3 şahıs, tabancalarıyla bir başka araca rastgele ateş edip, etrafı kurşun yağmuruna tutmuştu. O sırada halı sahaya giden Muhammet Mutluay'ın içinde bulunduğu araç da serseri kurşunların hedefi olmuş. Aracın ön koltuğunda oturan 19 yaşındaki Muhammet Mutluay'ın, başına isabet eden kurşunla vurularak hayatını kaybetmişti. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Muhammet Mutluay ‘maktul', Muhammet'in anne ve babası Tanju ve Derya Mutluay ile kaldırımda kurşunlanan araç içerisindeki 5 kişi ‘müşteki', etrafa ateş ettiği iddia edilen Çekdar Ilık ve Yiğit Erdem Yağmur'un da bulunduğu 4 şahıs ise ‘şüpheli' sıfatıyla yer aldı. Sanıklar ateş ettiği sırada mermiler, ön yolcu koltuğundaki Muhammet'in başına isabet etti Hazırlanan iddianamede, kaldırımda bulunan müştekilerin yanlarına çalıntı bir aracın yanaştığı, bu sırada aracı sanık Eyüp Kaya'nın kullandığı, arka sağ koltukta ise sanık Çekdar Ilık'ın oturduğu, araç içerisindeki şahısların yüzlerinin maskeli olduğu, aracın müştekilerin yanından geçtiği sırada, arka koltukta oturan sanık Ilık'ın müştekilere doğru ateş etmeye çalıştığı aktarıldı. İlk etapta silahın tutukluk yaparak ateş almadığı ve şüpheli Ilık'ın silahını doldur boşalt yaptığının belirtildiği iddianamede, Ilık ve ön yolcu koltuğundaki sanık Yiğit Erdem Yağmur'un, müştekiler Ramazan Makas, Mustafa Yiğit, Samet Burak Aşçı ve 17 yaşındaki Y.A. ve 18 yaşındaki Hamza Ormi'ye yönelik ateş ettiği, ancak müştekilerin yara almadığı vurgulandı. İddianamede, sanıklar Ilık'ın ve Yağmur'un, araçtan geriye doğru ateş etmeye devam ettiği, bu esnada mermilerin, tesadüfen güzergahta bulunan bir başka aracın ön yolcu koltuğundaki Muhammet Mutluay'ın başına isabet ettiği ve Mutluay'ın yapılan tedavisine rağmen 2 Kasım 2024 tarihinde vefat ettiği bilgisi yer aldı. Öte yandan, araç içerisinden müştekilerin aracına silah sıkan bir başka sanığın Yasin Ünal olduğunun tespit edildiği, olay sonrası Ünal ve beraberindeki şüphelilerin, Ataköy'de bir mekanda arkadaşlarıyla bir araya geldikleri iddianamede anlatıldı. Düzce'de yakalanan sanık: "Araçta bulunan sanıklar zaman zaman uyuşturucu ticareti yapıyordu" Sanıkların, olayı gerçekleştirdikleri aracı bir firmadan kiralayıp, sonrasında GPS sistemini söktükleri ve araç plakalarını değiştirdikleri bilgisi iddianamede yer aldı. Sanık Ilık'ın, olay sonrası Bitlis'e kaçma hazırlığı yaptığı sırada Düzce'de otobüste yakalandığı ve polis ekiplerince alınan ifadesinde, hayatını kaybeden Muhammet Mutluay ile diğer müştekileri tanımadığını, araçta bulunan sanıkların zaman zaman uyuşturucu ticareti yaptığını belirttiği aktarıldı. Olay yeri inceleme ekiplerinin, ele geçirilen çalıntı araç üzerinde yaptığı parmak izi inceleme raporu da iddianamede yer aldı. Raporda, çalıntı araca çalıntı plaka takıldığı, ön plakalık kısmında ve aracın sağ ön kapı dış yüzeyinde sanık Yiğit Erdem Yağmur'un parmak izi olduğu belirtildi. Muhammet'in hayatını kaybettiği noktada yapılan inceleme tutanağında ise, yerde 4 adet mermi çekirdeği ile bulundurulması yasaya aykırı fişek ele geçirildiği bilgisi yer aldı. Maktul Muhammet Mutluay hakkında düzenlenen otopsi raporu da iddianamede yer aldı. Raporda, Mutluay'ın vücuduna 1 adet ateşli silah mermi çekirdeğinin isabet ettiği, bu yaralanmanın öldürücü nitelikte olduğu, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku zedelenmesi sonucu meydana geldiği belirtildi. Sanıklar hakkında değişen oranlarda hapis talebi Hazırlanan iddianamede, sanıklar Çekdar Ilık ve Eyüp Kaya hakkında, maktul Muhammet Mutluay'a yönelik ‘olası kastla ölüme neden olma', olay yerindeki 3 müştekiye yönelik ‘kasten öldürmeye teşebbüs', 2 müştekiye yönelik ise ‘çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs' ve ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' suçlarından toplamda 42'şer yıl 4'er aydan, 68'er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. İddianamede, diğer sanık Yiğit Erdem Yağmur hakkında, Mutluay'a karşı ‘olası kastla ölüme neden olma', ‘çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs' suçlarından toplam 40 yıldan 53 yıla kadar hapis cezasıyla, bir diğer sanık Yasin Ünal hakkında ise, ‘olası kastla kasten öldürmeye azmettirme' suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar ve diğer müştekilere karşı da işlenen çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi. Ayrıca sanıklar hakkında hazırlanan iddianame, Küçükçekmece Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanıklar, önümüzdeki günlerde ilk kez hakim karşısına çıkacak. Öte yandan olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinde ise vatandaşların yaşadığı panik anları ve kaçıştığı görülüyor. "Konuşacak çok şey var, içim içime sığmıyor, her geçen gün çocuğumuzu özlüyoruz" Öte yandan evladının mezarı başında açıklamalarda bulunan acılı baba Tanju Mutluay, "Oğlum hem okuyor, hem gelin fotoğrafçılığı işi yapıyordu. Olay oğlum çekim bittikten sonra halı sahaya giderken olmuş. Küçükçekmece Bağlar Caddesi'nde, bu olaydan bir gün önce bir olay olmuş uyuşturucu çetelerinin. Bir hesaplaşma olayı olmuş, çocuk oradan geçerken, o kişiler oraya bir katliam için gitmiş, hepsi maskeli. Konuşacak çok şey var, içim içime sığmıyor. Her geçen gün çocuğumuzu özlüyoruz. Huzurumuz kalmadı, hiçbir şeye hevesim kalmadı, bana bunun hesabını versinler. Bunlar, araçtan kafalarını çıkarıp, geriye doğru benim oğlumun aracına doğru 3 el ateş ediyor. 1'i arabaya geliyor, o da oğlumu canından ediyor. Buna savcı olası kast diyor, ben bunu kabul etmiyorum" dedi. "Böyle bir haber nasıl verilebilir ki, evladın vurulmuş diye" Hayatını kaybeden Mutluay'ın sütkardeşi Yaren Başpınar ise, "Benim olaydan akşam haberim oldu. Muhammet'i vurmuşlar. O an tabii bir insanın, sevdiğinin vurulma haberini almak kolay değil. Çöktüm yere, bir yandan teyzem evde yatıyor. Ona nasıl söyleyeceğimi bilemedim çünkü böyle bir haber nasıl verilebilir ki? Evladın vurulmuş diye. Hastaneye gittik, 3 gün Muhammet'in kalkmasını bekledik. Maalesef orada hayatı sonlandı. Benim Muhammet'le aramda 3 ay var. Aynı okullara gittim, aynı evde büyüdük neredeyse, çok zor. Aynı işte çalışıyoruz Muhammet'le, o motor almıştı son zamanlarda. O zamanlarda benim kaskım yoktu. Yolda giderken bana 10 dakikada bir ‘üşüdün mü, durayım mı?' Bir insan bu kadar iyi olabilir mi? Siz giderken arkasındakini de düşünür mü? Muhammet öyle bir insandı. Hayatım boyunca bana çok güzel kardeşlik yaptı. Ben de ona yaptığıma inanıyorum. Onu çok seviyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.