Hava Durumu

#Sela

Yeni Marmara Gazetesi - Sela haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sela haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yenişehir'de 6 Eylül ruhu 104 yıl sonra yeniden canlandı Haber

Yenişehir'de 6 Eylül ruhu 104 yıl sonra yeniden canlandı

Yenişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen program, Heykel Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından protokol üyeleri ve vatandaşlar, Yenişehir Belediyesi Osmanlı Mehteri eşliğinde Tarihi Yenişehir Belediye Meydanı’na yürüdü. Tarihi Belediye Meydanı’nda gerçekleştirilen programda, Yenişehir’in 6 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtuluşu mizansenle canlandırıldı. 446 gün boyunca işgal altında kalan Yenişehir’in yeniden hürriyetine kavuşması ve ay yıldızlı Türk bayrağının yeniden göndere çekilmesi temsili olarak sahnelendi. Mizansen kapsamında Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel de dönemin şehr-ül emini rolünü üstlendi. Kurtarılan Tarihi Yenişehir Belediye Binası’nı teslim alan Başkan Ercan Özel, binanın balkonuna çıkarak 1920’lerin Türkçesine uygun hazırlanan konuşmayla meydanda bulunan vatandaşlara seslendi. Yenişehir’in 27 Ekim 1920’de başlayan işgal günlerini ve 6 Eylül 1922’de kavuştuğu hürriyeti anlatan Başkan Ercan Özel, "Yenişehir ser-fürû etmedi, boyun eğmedi! Kuvâ-yı Millîye’nin fedakâr evlâtları bu hâk-i pâki müdafaa için meydan-ı harbte canla başla vuruştu. Şehrimiz defaatle işgal olundu. Hânümanlarımız yakıldı, yıkıldı. Topraklarımız gaddarca yağmalandı. Fukara ahali pek büyük meşakkatler, elemler çekti. Yenişehir, yekûn dört yüz kırk altı gün boyunca işgalin zehirli acısını yuttu" ifadelerini kullandı. 6 Eylül 1922’nin Yenişehir tarihindeki önemine vurgu yapan Özel, "Kahraman ordumuz düşmanı bu topraklardan söküp attı. Esaret zincirleri kırıldı. Yenişehir’imiz nihayet hürriyetine kavuştu! Bugün bizler de yüz dört sene sonra o günkü gibi asil bir gururu yüreğimizde taşıyoruz. Başımız dik, alnımız ak, sinemiz vatan aşkıyla lîmâlî" diye konuştu. Yenişehir Başkan Ercan Özel, kurtuluş mücadelesinin bıraktığı mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemine de dikkat çekerek, "Bu topraklar bizlere ecdadın emanetidir! Bu emanetin her karışında şehitlerimizin mübarek kanı vardır. Gazilerimizin fedakârlığı mevcuttur. Analarımızın duası, elleri semada duaları vardır. Ecdadımızın tırnağıyla kazıdığı mücadele vardır" dedi. 104 yıl önce cephelerde verilen mücadelenin bugün üretim ve kalkınmayla sürdürülmesi gerektiğini belirten Özel, "Yüz dört yıl evvel bu ceng-ü cidal cephelerde verilmişti. Bugün ise biz bu mukaddes mücadeleyi tarlada, sabanın ucunda veriyoruz. Kervanların geçtiği yollarda, fabrikalarda veriyoruz. Dükkânlarda, atölyelerin tozlu zeminlerinde, mekteplerin rahlelerinde veriyoruz. Üreterek, çalışarak, alın teri dökerek bu vatana borçluyuz" ifadelerini kullandı. Yenişehir’in geleceğine ilişkin mesajlar da veren Başkan Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü; "İşte bunun içindir ki Yenişehir durmayacak, üretecektir! Çiftçimiz tarlasında, esnafımız dükkânında, amelemiz tezgâhı başında, sanayicimiz fabrikasında kemâl-i gayret ve azimle çalışacak; her birimiz memleketimizin mamur ve müreffeh olması uğrunda geceyi gündüze katacağız. Yenişehir’in bereketli topraklarında biten her mahsulü daha kıymetli hâle getireceğiz. Yeni tesisler ve yatırımlarla istihdamı genişleteceğiz. Evlâtlarımızın gurbete gitmeyip kendi doğdukları ocaklarda istikbal kurabilecekleri bir Yenişehir tesis edeceğiz." Başkan Ercan Özel, konuşmasının sonunda Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere Milli Mücadele kahramanlarını rahmet ve minnetle andı. Özel, "Bilhassa Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri ile silah arkadaşlarını; bu diyarın halâsı için canını feda eden bütün kahramanları ve aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle, hürmetle yâd ediyorum. Bu toprakları bizlere vatan kılan bütün kahramanların ervâhı şâd, mekânları cennet olsun. Altı Eylül Yenişehir’imizin Kurtuluş Bayramı mübarek olsun" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Kurtuluş programının anlamlı anlarından biri de ilçenin dört bir yanında aynı anda yaşandı. Yenişehir’in kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla ilçedeki tüm camilerden eş zamanlı olarak sela verildi. Sela sesleri Yenişehir semalarında yankılanırken, kurtuluş mücadelesinde şehit düşen kahramanlar bir kez daha rahmet ve minnetle anıldı. Tarihi Belediye Meydanı’ndaki program, Yenişehir Belediyesi Osmanlı Mehteri’nin konseriyle devam etti. Mehter marşlarına vatandaşların da eşlik ettiği programda, Yenişehir 104 yıl önce kazandığı hürriyetin gururunu bir kez daha yaşadı. Meydandaki programın ardından protokol üyeleri Selimiye ve Kıblepınar şehitliklerini ziyaret etti. Aziz şehitlerimizin ruhlarına ithafen Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi.

Kestel belediyesi, 15 Temmuz ruhunu meydan Kestel'de yaşattı Haber

Kestel belediyesi, 15 Temmuz ruhunu meydan Kestel'de yaşattı

Meydan Kestel'de gerçekleştirilen programa Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol’un yanı sıra Kestel Kaymakam Vekili Metin Esen, ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, şehit aileleri, gaziler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Kur'an-ı Kerim tilaveti ve edilen dualarla şehitler rahmetle anılırken, milletimizin 15 Temmuz gecesinde ortaya Kum sanatı gösterisi duygulandırdı Program kapsamında sanatçı Ramazan Yumrutepe tarafından sahnelenen kum sanatı gösterisi, 15 Temmuz gecesinde yaşanan kahramanlık destanını etkileyici bir görsel anlatımla sahneye taşıdı. Duygu dolu anların yaşandığı gösteri, izleyenlerden büyük alkış alırken, meydanda duygu dolu anlar yaşandı. 15 temmuz ruhu panelde anlatıldı Program kapsamında gerçekleştirilen panelde, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün tarihi önemi, milli iradenin gücü ve o gece yazılan kahramanlık destanı farklı yönleriyle ele alındı. Konuşmacılar, 15 Temmuz ruhunun diri tutulmasının ve gelecek nesillere doğru aktarılmasının önemine dikkat çekti. İlahiler ve ezgilerle meydan tek yürek oldu Programın finalinde sahne alan sanatçılar Sedat Uçan ve Mevlithan, seslendirdikleri ilahi, ezgi ve kahramanlık marşlarıyla Meydan Kestel'de unutulmaz bir gece yaşattı. Ellerindeki Türk bayraklarıyla eserlere hep birlikte eşlik eden vatandaşlar, 15 Temmuz ruhunu aynı inanç ve aynı heyecanla yaşadı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden programda, milli birlik ve beraberlik duygusu bir kez daha güçlü şekilde hissedildi. Başkan Erol: "15 Temmuz, milletimizin yeniden diriliş destanıdır" Programda konuşan Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, 15 Temmuz'un yalnızca bir darbe girişiminin bertaraf edildiği gece olmadığını, milletimizin iradesine, bağımsızlığına ve geleceğine sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi. 15 Temmuz'un, Malazgirt'ten İstanbul'un Fethi'ne, Çanakkale'den Kurtuluş Savaşı'na uzanan bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biri olduğunu ifade eden Başkan Erol, Türk milletinin tarih boyunca hiçbir zaman esareti kabul etmediğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla milyonların meydanlara çıkarak demokrasisine sahip çıktığını belirten Başkan Erol, "O gece bu millet; bayrağına, ezanına, devletine ve istiklaline canı pahasına sahip çıkmıştır. 15 Temmuz, milletimizin iradesine zincir vurulamayacağını tüm dünyaya ilan ettiği kutlu bir zaferdir." dedi. Başkan Erol, konuşmasının sonunda aziz şehitleri rahmetle, kahraman gazileri minnetle yâd ederek, "15 Temmuz ruhunu yaşatmaya, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmaya ve milli birlik ile beraberliğimizi daima diri tutmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Kestel Kaymakam Vekili Metin Esen de konuşmasında, 15 Temmuz'un milletimizin iradesine, demokrasisine ve bağımsızlığına sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak aziz şehitleri rahmetle, kahraman gazileri ise minnet ve şükranla yâd etti. 15 Temmuz'nun sembolü selalar Kestel'de yankılandı Konser programının ardından İlçe Müftüsü Ömer Bozkurt tarafından dua edildi. Gecenin sonunda ise Türkiye genelinde eş zamanlı olarak okunan selalar, Kestel'de de manevi atmosfer içerisinde yankılandı. Kurra Hafız Yahya Çelik ile Mevlithan Mustafa Kaya tarafından okunan sela, vatandaşlara duygu dolu anlar yaşatırken, program edilen duaların ardından sona erdi.

Kendi Selasını Okutmuştu... Haber

Kendi Selasını Okutmuştu...

Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde Hakan Örün isimli bir vatandaş, kendi selasını okutarak herkesi şaşkına çevirdi. İlginç olay, Şarköy ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Hakan Örün, Şarköy Çarşı Camisi müezzinini telefonla arayarak sela okutmak istediğini söyledi. Bunun üzerine cami hoparlörlerinden, Hakan Örün’ün öldüğü yönünde sela verildi. Aynı zamanda belediye hoparlörlerinden de ölüm anonsu geçildi. Ancak bir süre sonra sokakta sağ salim dolaşan Hakan Örün’ü gören mahalleli, şaşkın bakışlarla ne olduğunu anlamaya çalıştı. Mahalle sakinlerinden biri, yaşanan olayla ilgili olarak "Burada bir sela verilmiş. Vatandaş kendi selasını okutmuş. Biz öyle duyduk ama konuyu tam ayrıntılı olarak bilmiyorum. Selasını okutan Hakan Örün. Ölmemiş ama selayı kendisi mi okuttu, başkası mı okuttu bilmiyorum. Hakan Örün ölmemiş, ölseydi cenazesine giderdik. Tanıdığımız bir ailenin ferdi" dedi. Hakan Örün ise yaptığı açıklamada, o gün psikolojik olarak çok zor bir dönemden geçtiğini belirterek şunları söyledi: "Aklımdan bin tane düşünce geçti. Ölmeyi de düşündüm. Müezzinleri, hocaları aradım. ‘Öldüm, gömün’ dedim. Abimi aradım, ‘Beni babamın üzerine gömün’ dedim. Ne yapıyorsanız yapın, beni babamın üzerine gömün dedim. O gün canım çok sıkkındı. Moralim çok bozuk, acayip kafam takıktı. Öyle bir karar aldım. Şiirlerimi toparladım, ‘Bunları saklayın, bunlar benim dünya mirasım gibi bir şey’ dedim. Verdirdim selamı, gelsinler beni gömsünler dedim. İsterse diri diri gömsünler, hiç fark etmez. Ölmeden gömsünler. Ama canım çok sıkındı, moralim çok bozuktu." Yaşanan olay kısa sürede ilçede gündem olurken, Hakan Örün’ün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Mahalleyi şaşkına çeviren olayda, husumetli oldukları ölmeyen kişinin öldü diye selasını verdirdiler Haber

Mahalleyi şaşkına çeviren olayda, husumetli oldukları ölmeyen kişinin öldü diye selasını verdirdiler

Konya'da aynı mahallede oturan kişilerin, aralarında husumet bulunan komşunun selasını verdirmesi ortalığı karıştırdı. Ölmeden kendi selasının okunduğunu öğrenince şaşkına dönen 28 yaşındaki Uğur Şan, "Ben öldüm diye yakınlarım eve geldi. ‘Ben ölmedim' diye dışarı çıkınca herkes hortlak görmüş gibi geriye kaçtı" dedi.  Olay, geçtiğimiz pazartesi günü öğle saatlerinde merkez Meram ilçesi Ali Ulvi Kurucu Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ramazan Bahçeci Camisine gelen 13-14 yaşlarındaki iki çocuk, mahalle sakinlerinden 28 yaşındaki Uğur Şan'ın vefat ettiğini ve adına sela okunması için ellerindeki kağıdı imama uzattı. Camide görevli imam ise, çocukların verdiği bilgi üzerinde Uğur Şan'ın selasını vererek ismi anons etti. Sela ile beraber ismi duyan yakınları ve mahalle sakinleri Uğur Şan'ın evine gitti. Evinin önündeki kalabalığı görünce yanlarına gelen Şan'ı gören yakınları şaşkınlıklarını gizleyemedi. Toplanan kalabalığa ‘Ben ölmedim' diyen Uğur Şan, camiye giderek imamdan bilgi aldı. Caminin güvenlik kameralarını izleyen Şan, imama vefat bilgisini veren çocukların, daha önceden aralarında motosiklet meselesinden husumet bulunan kişilerin yakınlarının çocukları olduğunu belirlemesi üzerine emniyete giderek şikayetçi oldu. Yapılan çalışma sonrası ise 13 yaşındaki A.T. ve 14 yaşındaki Y.K. yakalandı. İfadeleri alınan çocuklar haklarında işlem başlatıldıktan sonra serbest bırakıldı.  "Beni öldü diye selamı verdirmişler. Ben ölmedim, ayaktayım"  Mahallede kendi selasının verildiğini anlatan Uğur Şan, "Beni öldü diye mahalle camisinde selamı verdirmişler. Ben ölmedim, ayaktayım. Kahrolsun o düşman beni öldüremedi. Benim annem babam hasta kalp hastası. Komşularım ayaklandı geldi evimize, öldü diye hepsi ayaklandı buraya geldiler. Çıktım ‘ben ölmedim' diye şaşırdılar. Ben hortlak görmüş gibi hepsi geriye kaçtı. Ben hortlamadım arkadaşlar, ölmedim" dedi.  Selayı duyup yakınlarının fenalık geçirdiğini anlatan Şan, "Gelen komşularım, annem, babam, yakınlarım rahatsızlanarak fenalık geçirdi. Karım hastanelik oldu, öldü diye benim hakkımda bir sürü muhabbet oldu. Ninem var o kötü olmuş. Bu şekilde olmaz. Devletten beni güvence altına almasını istiyorum. Benim canım tehlikede. Benim canımın korunmasını istiyorum. Bunun sonu kötü olacak. Ölmeyen insanın selasını vermek nedir. Ölmeyen insanın selası mı olur. Ben ayaktayım, ölmedim. Allah'tan başka da kimse beni öldüremez. İnsanoğlunun buna gücü yetmez. Benim ilk defa başıma geldi, öldü diye sela verdirilmek. Ben devlete sığınıyorum. Benim kimseye kan davası, husumetim yok. Bunlar bana husumet besliyor. Benim ailem, yakınlarım gerçekten kötü oldu. Berbat duruma geldi. Böyle bir şey yok. Ölmeyen insanın selası mı verilir. İş yerindeki arkadaşlarım hepsi beni arıyor. Telefonlar susmuyor, evimin önü akrabaların hepsi buraya geldi. Çoğu fenalaştı, hastaneye kaldırıldı. Bunların vebalini kim verecek. Devletimizden bu adamların benden uzaklaştırılmasını istiyorum. Hakkında da suç duyurusunda bulunuyorum, şikayetçiyim baştan sona. Bu adamların cezasının verilmesini istiyorum" şeklinde konuştu.  Torunu Uğur Şan'ın selasını duyarak fenalık geçiren babaanne Fatma Şan, "Olay günü saat 1 buçuk veya 2 aralarıydı. Oturuyorduk, biz yabancı zannettik. Haydar oğlu Uğur Şan vefat etmiş deyince benim huzurum gitti, benim orada kalbim sıkıştı, ölecektim, suyla ayılttılar beni. Evladım, Haydar oğlu Uğur Şan ölmüş deyince dişim kilitlendi, kalp hastasıyım, benim çoluğum çocuğum yüzüme su döktü, beni ayılttı. Ben sonuna kadar davacıyım" diye konuştu. 

Öldü Denilerek Selası Okutulmuştu, Hayata Döndürüldü Bir Süre Sonra Hayatını Kaybetti Haber

Öldü Denilerek Selası Okutulmuştu, Hayata Döndürüldü Bir Süre Sonra Hayatını Kaybetti

Aydın’ın Köşk ilçesinde, 77 yaşındaki Naile Gökçük, öldü zannedilerek selası okutulan ve doktorların müdahalesiyle kalbi yeniden çalıştırılan ve bir süre sonra hayatını kaybeden kadın toprağa verildi.  Olay, Köşk ilçesi Ilıdağ Mahallesi’nde meydana geldi. Bir süredir rahatsız olan Naile Gökçük, sabah saatlerinde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne kontrole götürüldü. Kan ve idrar tahlili veren Gökçük, tahlil sonuçlarını beklerken aniden fenalaştı. Oğlunun, hastane koridorunda karşılaştığı bir personele annesinin durumu hakkında bilgi vermesiyle, hastane personeli kadının nabzının atmadığını fark etti ve acil servise gitmesi gerektiğini belirtti.  Acil servise götürülen Naile Gökçük, doktorların müdahalesiyle kalbi yeniden çalıştırıldı. Bu sırada, oğlu Fatih Çökçük, annesinin öldüğünü duyurmak için köyüne telefonla haber verdi ve selası okutuldu. Ancak, hastanedeki doktorlar Gökçük’ün kalbinin çalışmaya başladığını bildirdi. Bu haber köye ulaştıktan sonra, salası okutulan kadının hayatta olduğu bilgisi köyde yayıldı.  Gökçük, kısa bir süre sonra yeniden fenalaştı ve doktorların tüm müdahalesine rağmen hayatını kaybetti. Ertesi sabah, Gökçük’ün cenazesi ikinci kez selası okutularak köy mezarlığına götürüldü. Cenaze namazının ardından toprağa verildi.  Olayı anlatan Gökçük’ün oğlu Fatih Çökçük, “Kanlarımızı ve idrarımızı verdik. Bekleme salonunda beklerken birden annem fenalaşmaya başladı. Ondan sonra koridorda hemşireyle karşılaştık. Bir bakar mısınız dedim fenalaştı. Ondan sonra geldi nabzına baktı. Bunun kalbi durmuş acile gösterin olmadı bir cenaze aracı çağırın dedi. Ondan sonra biz acile gittik. Orada hemen müdahale ettiler acilde. Biz köyü arayıp öldü hiç olmazsa selasını verdirdik. Ondan sonra işte kalbinin geri döndüğünü filan söylediler bir ara. Sonra tekrar yarım saat sonra doktor geldi tekrar kalbi durdu dedi.” şeklinde anlattı.  Gökçük’ün yakınlarından Ali Öz ise panik ve aceleyle alınan kararların, yanlışlıkla selanın okutulmasına yol açtığını ancak hastanenin ve hemşirelerin çok iyi bir şekilde ilgilendiğini söyledi. 

Eski Eşinin Ölmeden Selasını Vermişti... Haber

Eski Eşinin Ölmeden Selasını Vermişti...

Bursa'da dini nikahlı eşinden ayrılan kadın, camiden kendi selasının okunduğunu duyunca ne yapacağını şaşırdı. Boşandığı eşinin selasını okutan koca, o anları da cep telefonuyla kayda aldı. Olay sonrası yakalanan Zafer Kufacı çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Bir önceki mahkemede "Kendisine karşı ne bir sevgim ne bir kinim vardır" diyen Kufacı, ifadesinin aynısını vererek beraatini talep etti. Mahkeme heyeti, Kufacı'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.  Edinilen bilgiye göre, Tuğçe Emir ve Zafer Kufacı çifti 6 yıl önce dini nikah yaparak evlendi. Bir buçuk yıl önce şiddetli geçimsizlik ve eşinin madde kullandığı iddiasıyla Tuğçe Emir, eşini terk ederek çocuğuyla birlikte ailesinin yanına gitti. Sürekli eski eşi Zafer Kufacı tarafından ölüm mesajları aldığını iddia eden Tuğçe Emir son olarak daha büyük bir şok yaşadı. Oturduğu mahallede bulunan camiden öğlen vakti kendisinin selasını duyan genç kadın cami görevlilerine ulaştı. Cami görevlileri ise bir süre hoparlörden selanın yanlış olduğunu belirten anonslar yaptı. Boşandığı eşi tarafından selasının verilmesiyle panik yapan Tuğçe Emir, soluğu polis merkezinde aldı. Şikayet üzerine harekete geçen polis şüpheliyi kısa sürede yakaladı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Zafer Kufacı tutuklandı.  Aynı ifadesini verdi, tutukluluk halinin devamına karar verildi  Zafer Kufacı'nın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldığı mahkemede Tuğçe Emir mahkeme salonunda hazır bulundu. Görülen ilk mahkeme ile ikinci mahkemede aynı ifadeyi veren Zafer Kufacı, savunmasında, "Suçsuzum, ben bu şekilde hiçbir şey söylemedim. Müştekinin tamamen kendi uydurmasıdır. Samimi olmak gerekirse birbirimize küfür etmişizdir. Asıl meselemiz çocuğumuzdur. Ben çocuğumuzu görmek istiyorum fakat bana göstermiyor. Kendisine karşı ne bir sevgim ne bir kinim vardır. Ben kendisine zarar verecek olsam aynı çay ocağında her gün karşılıklı çay içmeyiz. Birbirimize hakaret etmişliğimiz vardır. Bu da karşılıklı olmuştur. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Öncelikle beraatime karar verilmesini istiyorum" dedi.  Mahkeme heyeti, Zafer Kufacı'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. 

Ölmeden Eski Eşinin Selasını Okutmuştu, Beraat İsteği Sonuçsuz Kaldı Haber

Ölmeden Eski Eşinin Selasını Okutmuştu, Beraat İsteği Sonuçsuz Kaldı

Bursa'da dini nikahlı eşinden ayrılan kadın, camiden kendi selasının okunduğunu duyunca ne yapacağını şaşırdı. Boşandığı eşinin selasını okutan koca, o anları da cep telefonuyla kayda aldı. Olay sonrası yakalanan Zafer Kufacı çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayın görülen ilk mahkemesinde Kufacı, "Kendisine karşı ne bir sevgim ne bir kinim vardır" diyerek beraatini talep etti. Mahkeme heyeti Zafer Kufacı'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.   Edinilen bilgiye göre, Tuğçe Emir ve Zafer Kufacı çifti 6 yıl önce dini nikah yaparak evlendi. Bir buçuk yıl önce şiddetli geçimsizlik ve eşinin madde kullandığı iddiasıyla Tuğçe Emir, eşini terk ederek çocuğuyla birlikte ailesinin yanına gitti. Sürekli eski eşi Zafer Kufacı tarafından ölüm mesajları aldığını iddia eden Tuğçe Emir son olarak daha büyük bir şok yaşadı. Oturduğu mahallede bulunan camiden öğlen vakti kendisinin selasını duyan genç kadın cami görevlilerine ulaştı. Cami görevlileri ise bir süre hoparlörden selanın yanlış olduğunu belirten anonslar yaptı. Boşandığı eşi tarafından selasının verilmesiyle panik yapan Tuğçe Emir, soluğu polis merkezinde aldı. Şikayet üzerine harekete geçen polis şüpheliyi kısa sürede yakaladı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Zafer Kufacı tutuklandı.  Tutukluluk halinin devamına karar verildi  Görülen ilk mahkemede hakim karşısına çıkan Zafer Kufacı savunmasında, "Suçsuzum, ben bu şekilde hiçbir şey söylemedim. Müştekinin tamamen kendi uydurmasıdır. Samimi olmak gerekirse birbirimize küfür etmişizdir. Asıl meselemiz çocuğumuzdur. Ben çocuğumuzu görmek istiyorum fakat bana göstermiyor. Kendisine karşı ne bir sevgim ne bir kinim vardır. Ben kendisine zarar verecek olsam aynı çay ocağında her gün karşılıklı çay içmeyiz. Birbirimize hakaret etmişliğimiz vardır. Bu da karşılıklı olmuştur. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Öncelikle beraatime karar verilmesini istiyorum" dedi.  Tuğçe Emir'in de hazır bulunduğu mahkemede, Zafer Kufacı'nın tutukluluk halinin devamına karar verildi. 

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.