Hava Durumu

#Selçuklu

Yeni Marmara Gazetesi - Selçuklu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Selçuklu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İlkokul öğrencilerinin tartışmasında anne 10 yaşındaki çocuğu darp etti Haber

İlkokul öğrencilerinin tartışmasında anne 10 yaşındaki çocuğu darp etti

Olay, 18 Mayıs Pazartesi günü merkez Selçuklu ilçesindeki Piri Reis İlkokulu'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz yıl ailesinin Konya'ya taşınmasıyla okula geldiği öğrenilen ilkokul 4. sınıf öğrencisi 10 yaşındaki M.Ç.A., sınıf arkadaşı ile tartıştı. Tartışma sonrası okula gelen öğrencinin annesi, M.Ç.A.'yı okul yanındaki parka gittiği sırada darp etti. Eve giden M.Ç.A.'nın olayı anlatması üzerine ailesi hastaneye giderek darp raporu aldı. Durumu karşı aileye bildiren baba Adem Aksoy daha sonra karakola giderek şikayetçi oldu. "Darp raporu aldıktan sonra şikayetçi oldum" Olay gününü anlatan 10 yaşındaki M.Ç.A.'nın babası Aksoy, "Yaklaşık bir yıldır aynı problemlerle karşılaşıyoruz ve çocuğumuzu bir türlü okula ısıtamadık. Sebebi ise çocuklar arasında tartışmalar olabilir diyerek hiçbir şekilde çocuğu dikkate almadık. Sonrasında ben okul idari birimlerine de söyledim bu durumu ‘sınıfını değiştirelim' diye. Olay günü çocuklar okula geliyor, okulda hiçbir şey yok, arkadaş ortamında çocuğu sınıfta istemiyorlar ‘sen sonradan geldin, bizimle oyun oynama' çocuğu hep dışlamaya çalışmışlar. O gün benim oğlum arkadaşı ile parka oynamaya gidelim diye okuldan çıkıyor. Karşı tarafın, çocuğun annesi de direkt çocuğa saldırmış ‘sen benim oğluma nasıl kötü konuşursun, nasıl vurursun' gibi. Çocuğuma soruyorum ‘hiçbir şey yapmıyorum ben' diyor. Gelen kadın çocuğun kollarını kendine bağlatmış sonra kendi kafasına vurdurtmuş defalarca. Kolları morarmış, çocuğun sırt bölgesinde morarmalar var, ayaklarında da vurmuş orada da morarmalar var. Çocuk sonrasında eve gidip ağlayınca sorduk ‘ne oldu' diye. ‘Beni arkadaşımın annesi darp etti' dedi. Çocuğa baktım her taraf mosmor. Ben de hastaneye götürüp darp raporu aldıktan sonra şikayetçi oldum" dedi. "Çocuğu hiçbir şekilde okula gönderemiyorum" Olaydan çocuğunun psikolojik olarak etkilendiğini söyleyen Aksoy, "Çok kötü bir duygu, hiç kimsenin de hiç kimsenin çocuğunu dövmeye bir hakkı yok. Çocuktur, olabilir. Bugün dövüşür, yarın barışır. Bir sonraki gün oyun oynayabilir. Çocuk bunlar sonuçta onlara bir lafım yok. Ailenin bir özür dilemelerini bekledim. Özür de dilemediler. Ben karşı taraf çocuğun dedesini aradım, söyledim, durumu da izah ettim. Çocuklar kendi aralarında tartışmışlar, olaylar var haberiniz olsun diye. Onlar da aramadı. Özür de dilemediler. Ben de gittim şikayetçi oldum. Her zaman aynı sorun olduğu için çocuğumun psikolojisi bozuldu. Çocuğu hiçbir şekilde okula gönderemiyorum" diye konuştu.

Anadolu'nun seramik kültürü Bursa'da konuşuldu Haber

Anadolu'nun seramik kültürü Bursa'da konuşuldu

Osmanlı'nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihi gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. "Seramik sanatı, geçmişle gelecek arasında kültür köprüsüdür" Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, "Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır" dedi. "Değerlerimizi yaşatmayı sorumluluk olarak görüyoruz" Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü'nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, "Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz" diye konuştu. "Çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi" Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, "Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla devam etti. Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan’ın konuşmacı olduğu oturumla başlayan sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplam 9 oturum yapılacak.

Osmanlı Saray Mutfağı Artık Herkesin Evinde Haber

Osmanlı Saray Mutfağı Artık Herkesin Evinde

Edirne'de Türk Mutfağı Haftası vesilesiyle hazırlanan "Edirne Sarayı Mutfağı ve "Osmanlı Helvaları" adlı kitaplar, saray lezzetlerinin ikram edildiği etkinlikle tanıtıldı.   Edirne’de Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri çerçevesinde Olgunlaşma Enstitüsü öğretmen usta öğreticileri tarafından hazırlanan "Edirne Sarayı Mutfağı" ve "Osmanlı Helvaları" adlı kitaplar ve kitaplarda yer alan lezzetler katılımcılardan tam not aldı. Edirne Sarayı Mutfağı kitabında Orta Asya ve Selçuklularda Yemek Kültürü, Osmanlı Saray Mutfağı, Edirne Saray Mutfağı şeklinde üç ana başlık altında yemek kültürü, yemek kültürüne etki eden unsurlar, yemeklerde kullanılan malzemeler, sofra adabı ele alındı. Hazırlanan kitaplarda çorbalar, etli yemekler, pilavlar ve dolmalar, unlu gıdalar, turşular, içecekler ve tatlılar yer alıyor.  Etkinliğin açılışında konuşan Edirne Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü İlknur Çelik, "Edirne Sarayı Mutfağı" temasının çıktısı olarak meydana gelen, gastronomi tarihi açısından çok önemli bu iki kitabı sunmanın gurur ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.  "Bu tarifleri mutfak atölyemizde uygulayarak tanıttık"  Tarihi ve kültürel değerleri gün yüzüne çıkartmak, günümüzde ve gelecekte yaşatmak amacıyla ortaya çıkan proje çerçevesinde Osmanlı mutfağını, özelinde de Edirne Sarayı mutfağını araştırarak tariflere ulaştıklarını belirten Çelik, "Bu tarifleri mutfak atölyemizde uygulayarak tanıttık. Literatür taraması ve akademik araştırmalarla çoğu unutulmuş, bazıları günümüzde de bilinen reçeteleri bir araya getirerek anlamlı bir çalışmaya imza attık. Yazılı kaynakların çok kısıtlı olması nedeniyle zorlu geçen bu süreçte Osmanlı saray mutfağının ne kadar özel, zengin ve çeşitlilik barındıran bir mutfak olduğuna tanık olduk. Böylelikle yürüttüğümüz projenin önemini bir kez daha anlamış bulunduk" ifadelerine yer verdi.  Açılış konuşmasının ardından kitaplarda yer alan lezzetlerin tadına bakıldı. Etkinlikte Osmanlı saray mutfağında yer alan dane-i yeşil, ballı mahmudiye, fodula ekmeği, Helva-i Hakani, sultani helvası ve gül şerbeti gibi lezzetler ikram edildi.  "Hazırlanan lezzetlerle geçmişe gittik"  Lezzetlerin tadına bakmak için arkadaşlarıyla birlikte etkinliğe katılan Dilek Ozan, Osmanlı mutfağında yer alan lezzetlerin tadına bakınca geçmişe gittiklerini ve lezzetleri çok beğendiklerini söyledi. Çok anlamlı bir etkinlik olduğunu belirten Ozan, birisi ballı, diğeri irmikli olmak üzere iki çeşit tatlının tadına baktıklarını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.