Hava Durumu

#Seyahat

Yeni Marmara Gazetesi - Seyahat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Seyahat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sırt çantasıyla yollara düştü, 132 ülke gezdi Haber

Sırt çantasıyla yollara düştü, 132 ülke gezdi

Amerika'da aldığı mesleki eğitimler sırasında farklı kültürleri tanıma ve seyahat etme fırsatı bulan 67 yaşındaki Mesut Nöbetçigil, 2005 yılında emekli olduktan sonra dünya turuna ağırlık verdi. Emekliliğinin ardından iş güvenliği ve yapı denetim uzmanı olarak çalışmayı sürdüren Nöbetçigil, buradan elde ettiği kazancı da seyahatlerinde kullanıyor. Kendisini "turist" değil, sırt çantalı bir "seyyah" olarak tanımlayan Nöbetçigil, Amerika kıtasından Uzak Doğu'ya, Afrika'dan Balkanlar'a kadar geniş bir coğrafyada tek başına veya gruplarla seyahatler gerçekleştirdi. Son olarak mart ayında Güney Amerika'daki 9 ülkeyi gezen Nöbetçigil, seyahat hatıralarını ve mesleki tecrübelerini 8 ayrı kitapta topladı. Nöbetçigil, insanların birikimlerini ev ve arabaya yatırdığını, kendisinin ise dünyayı keşfetmeyi tercih ettiğini anlattı. Emeklilik sonrası da çalışmayı sürdürdüğünü belirten Nöbetçigil, kazandığı parayı yeni yerler görmek için harcadığını ifade etti. "Oralıymışım gibi yaşamaya çalıştım Seyahat tutkusunun, yıllar önce ABD'de katıldığı mesleki eğitimlerle başladığını belirten Mesut Nöbetçigil, "O dönemde Muavenet Gemisini Amerikalılar vurduğu için bize karşılığında gemi vermek istediler. Bunlar 1200 psi basınçlı buharlı gemilerdi. Türkiye'de yeterince bilinmediği için Amerika'da kurslar düzenlendi. O kursların en uzun süreli iki tanesine beni uygun gördüler. Orada hem bu gemilerle ilgili kurslara katılarak bilgi sahibi oldum hem de göçmen çocuklarının ve göçmenlerin gittiği kolejlere devam ederek İngilizcemi geliştirdim. Orada kaldığım süre boyunca, 'Para biriktireyim, Türkiye'ye dönünce bir şeyler alayım' düşüncesiyle değil, oralı gibi yaşamaya çalıştım. Bu da bana güzel bir çevre kazandırdı. O çevrenin etkisiyle Amerika'nın birçok eyaletine defalarca gittim. Yaklaşık 40-42 eyalette neredeyse çat kapı gidebileceğim insanlar var" dedi. "132 ülke gezdim" Emekli olduktan sonra iş hayatından kopmadığını vurgulayan Nöbetçigil, "Şu anda 3-4 firmada hem iş güvenliği hem yapı denetim hem de müşavir firmalarda kontrollük yapıyorum. Çalışmayı seviyorum ama çalışırken de para biriktirme konusunda biraz farklı düşünüyorum. İnsanlar ellerine para geçince ev alır, araba alır, eşyasını değiştirir. Ben ise geziyorum. Turist gibi değil, daha çok sırt çantalı bir seyyah gibi geziyorum. En son 123 ülkeydi, şu an 132 ülkeye çıktı. En son mart ayında Panama'dan başlayıp Paraguay'dan çıkarak oradaki 9 ülkeyi karış karış dolaştım" diye konuştu. "20 senedir yoğun şekilde geziyorum" Nöbetçigil, sözlerine şöyle devam etti: "Vakit ve nakit bulduğum an yerinde duramayan bir adamım. Zaman zaman benim gibi amatör ruhlu arkadaşlarla gezdim, zaman zaman tehlikeli bölgelere turla gittim. Tek başıma gittiğim de oldu, arkadaşlarla gittiğim de oldu. Eğer zamanı yayarsanız bu iş ekonomik oluyor. Bir yere 'hemen gidip geleyim' derseniz çok pahalıya geliyor. Aslında geziler emeklilikten önce başladı. Kuzey Amerika'yı tersanecilik döneminde gezdim. O zamanlar 45-50 yaşlarındaydım. 2005 yılında emekli oldum. Yani yaklaşık 20 senedir yoğun şekilde geziyorum. Özellikle Hindistan'ı karış karış gezdim. Bambaşka bir kültürün, bambaşka bir hayatın içine giriyorsunuz. Hijyen olmayan şartlar da oluyor ama bu işler fazla titiz insanların yapabileceği şeyler değil." "İlginç bulduğum yerlerden biri Kamboçya'daki Angkor Tapınakları oldu" Seyahatleri sırasında tasarruf etmek için gece yolculuklarını tercih ettiğini belirten Nöbetçigil, "Amerika'yı boydan boya gezdim. Kuzey Afrika'yı, Mısır'ı, Orta Doğu coğrafyasını gezdim. Uzak Doğu'ya gittim, Filipinler'e kadar ulaştım. Gitmek istediğim yerler hala var. Mesela Japonya'yı sindire sindire gezmek istiyorum. Bir de arkadaşım çalışıyor; Gürcistan'dan girip Sibirya Ekspresi ile yapılan bir rota var. Her şehirde inip gezebiliyorsunuz, sonra tekrar trene biniyorsunuz. O sisteme kadar gitmek isterim. İlginç bulduğum yerlerden biri Kamboçya'daki Angkor Tapınakları oldu. İnsan gerçekten bakınca büyüleniyor. Gazetelerde köşe yazmaya başladım. Şiire de merak sardım. Oldukça şiir birikti ve onları kitaplaştırdım. Yazdığım öyküleri de kitap yaptım. İki tanesi mesleki kitap; biri gemilerde gaz free işlemleri, diğeri inşaatlarda iş güvenliği üzerine. Onun dışında 6 kitabım daha var. Gittiğim yerlerden küçük hatıralar toplamayı da seviyorum. 'Bu ilginçmiş' dediğim şeyleri, çantama sığacak kadar alıyorum. Ev aslında çok daha doluydu ama biraz cömertiz galiba. İsteyenlere veriyoruz" diye konuştu. "Güney Amerika'da insanlar Türkleri seviyor" Gittiği coğrafyalarda Türkiye'ye olan ilgiye de değinen Nöbetçigil, şunları kaydetti: "Güney Amerika'da insanlar Türkleri seviyor. Şili'de Atatürk büstü gördüm. Dünyanın farklı yerlerinde Atatürk ile ilgili birçok şey gördüm. Romanya'da, Hindistan'da, Meksika'da da rastladım. Çok saygı duyuyorlar. Dünyanın 7 harikası denilen yerlerin neredeyse tamamını gördüm. Özellikle Endonezya, Malezya gibi Uzak Asya ülkelerinde ve Güney Amerika'da Türkleri seviyor. Bir gün Ürdün'de çölde mola verdiğimiz bir yerde yaşlı bir adam cebinden buruşturulmuş bir Osmanlı haritası çıkardı. 'Biz kardeşiz. Gün gelecek bunu anlayacaksınız' dedi. Çok etkileyici bir andı." "Benim için önemli olan yaşadığım dünyayı keşfetmek ve gördüklerimi insanlarla paylaşmak" Türkiye'yi de büyük ölçüde gezdiğini belirten Nöbetçigil, "Tamamını değil ama büyük kısmını gördüm. Van'a henüz gidemedim. Onun dışında Güneydoğu'yu, Karadeniz'i, Erzurum'u, Erzincan'ı uzun uzun dolaştım. Hayat insana verilmiş bir armağandır. Her sabah kalkınca 'Bugün de yaşıyorum' diye şükrediyorum. İnsanların zamanı iyi değerlendirmesi lazım. Vakit ve nakit birer imkandır. Kimisi ev alır, kimisi araba değiştirir. Ben ise dünyayı keşfetmeyi seçtim. Artık belli bir doygunluk içerisindeyim. Mütevazı yaşamaya alıştım. Benim için önemli olan yaşadığım dünyayı keşfetmek ve gördüklerimi insanlarla paylaşmak" ifadelerini kullandı. "Dizlerim tuttuğu sürece gezmeye devam edeceğim" Son olarak, "Çok gezen mi bilir yoksa çok okuyan mı?" sorusuna ise Mesut Nöbetçigil, şu yanıtı verdi: "Bence ikisi de önemlidir ama önce gezen bilir. Tabii boş gezmekten bahsetmiyorum. 132 ülkeyi gezmek bana bir apartman parasına mal olmuştur ama hiç hesabını yapmadım. Şimdi sırada Rusya var. Sonrasında Avustralya, Yeni Zelanda ve Tazmanya'ya gitmeyi düşünüyorum. Daha sonra da Türkistan taraflarına geçmek istiyorum. Eğer kafa dengi bir yol arkadaşınız varsa, sırt çantasıyla oldukça ekonomik şekilde seyahat edebilirsiniz. Dizlerim tuttuğu sürece gezmeye devam edeceğim. Hayatı dolu dolu yaşamak istiyorum. Gençler de zamanını iyi değerlendirsin. Dünyaya bir kere geliyoruz. Tabii ki 'her şeyi satıp savurun' demiyorum. Çalışın, emek verin ama temel ihtiyaçlarınızı karşıladıktan sonra sürekli daha yenisini almak yerine biraz dünyayı görün, birkaç yer gezip gelin."

"Bolluk" müjdecisi leylek sürüsü Bursa semalarında görüldü Haber

"Bolluk" müjdecisi leylek sürüsü Bursa semalarında görüldü

Baharın beklerken gelen kışa leylekler de hazırlıksız yakalandı. Bursa'ya Kestel tarafından giren leylek sürüsü, Gölbaşı üzerinde süzülürken görüntülendi. Farklı kültürlerde çeşitli anlamlar yüklenen leylek, Avrupa'da bir "kurtarıcı", Çin kültüründe bereketi, neşeyi ve uzun ömrü temsil ederken, Türk kültüründe sürü halinde gelen leyleklerin "bolluk" getireceğine, leyleği havada uçarken görmenin ise o sene bol seyahat yapılacağına işaret olduğuna inanılıyor. Osmanlı Mirası Araştırmaları Dergisinde yer alan "Türk Kültüründe Leylek ve Osmanlı Sanatında İkonografisi" başlıklı yazıdan derlenen bilgilere göre, genellikle göl kenarları gibi sulak bölgelerde yaşayan leylekler, balık, böcek, yılan, kurbağa ve çekirgelerle beslenirler. Yuvalarını çatı, baca, ağaç, direk gibi yüksekçe yerlere yapan, sessiz bir kuş türü olmalarına karşılık, kur yaparken tıslama ve gaga sesleri çıkardıkları bilinen bu göçmen kuşlar, Türkiye'ye genellikle havaların ısınmaya başladığı mart sonu ve nisan ayı başında gelirler. AVRUPA'DA "KURTARICI" OLARAK BİLİNİYOR Arapçası "laklak", Farsçası "legleg (leglek) veya belarec", Latince ismi ise "ciconia" olan leylek, birçok kültürde farklı anlamlar taşıyor. Antik Yunan (MÖ 756-146) kültüründe doğurganlık, bereket, verimlilik sembolü olan leylekler, Yunan masallarında ise dürüst bir kahramanı, saflığı ve yardımseverliği temsil ediyor.Avrupa kültürlerinde leylek tıpkı Anadolu'da olduğu gibi "Baharın habercisi" olarak görülen leylekler, uzun ve gösterişli gagasıyla, sürüngenlerle diğer zehirli ve zararlı hayvanları yakalamaya hazır, tarlaları bu haşeratlardan uzaklaştıran bir kurtarıcı olarak kabul ediliyor.Çin kültünde ise turna kuşu gibi leylek de uzun ömrü, neşeyi, maddi bolluğu ve mutluluğu temsil ediyor. Bu anlamları nedeniyle Çin'de, yeşim taşından leylek uçlu kolyelerin yapıldığı ve takanı erken ölüme karşı koruduğu inancı hakim. MEKKE'DEN GEÇTİĞİ İÇİN "HACI" OLARAK BİLİNİYOR Destanlar ve tılsım dışında leylek, Türk Kültürünün yanında dünya kültürlerinde pek konu ve kavramla ilişkilendiriliyor. Bunların başında en çok bilineni, leyleğin doğacak bir bebeğe işaret etmesi. Leylek hangi evin bacasına konarsa, o evde bir bebeğin doğacağına inanılıyor. Türk kültüründe leyleğe yüklenen anlamların başında "Hacı" sıfatı da geliyor. Havaların soğumasıyla kutsal topraklar olan Mekke'den geçerek; Güney Arabistan'a gelen leyleklere "Hacı" sıfatı yakıştırılarak "Hacı Baba" deniliyor. Cami minarelerine yuva yapmalarından dolayı da beyaz ihram giymiş hacılara benzetiliyor.Leyleklerin öldürülmeleri günah sayılarak hem Türk hem İslam kültüründe eti helal kılınmayan tek su kuşu olarak dikkati çekiyor. Aynı zamanda leyleğin yuva yaptığı ağacı veya evi ziyaretgah bilerek kesmemek ve yıkmamak gerektiğine inanılıyor. Bu sebeple leyleğe ve yuvasına zarar verilmez; zarar verildiğinde bu kişinin başına çeşitli belaların geleceği inancı hakim. SÜRÜ HALİNDE GELİRSE "BOLLUK" ANLAMINA GELİYOR Leylek, Türk kültüründe mevsimle de alakalandırılmış ilkbaharın müjdecisi olarak kabul ediliyor. Bu anlamda leylek uzun kış günlerinin bittiği, ilkbaharın müjdecisi göçmen kuşların yuvaya dönmeye başladığı Nevruz'un da habercisi olarak biliniyor. Bereket anlamı yüklenen leylekle ilgili bazı inançlar da yaygın. Leyleklerin bir bölgede uzun süre kalması ya da bir yere sürü halinde gelmesi orada bolluk olacağına işaret ediyor. "Leyleği havada görmek" deyimi de çok gezen insanlara söyleniyor ve çok yolculuk yapacağına inanılıyor.

110 milyon yolcu YHT ile seyahat etti Haber

110 milyon yolcu YHT ile seyahat etti

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yüksek hızlı tren hattı Ankara-Eskişehir’in 17’nci yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, temeli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atılan Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Projesi’nin ilk etabı olan Ankara-Eskişehir hattının, 13 Mart 2009’da işletmeye alındığını hatırlattı. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte diğer yüksek hızlı tren (YHT) hatlarının da devreye alındığını ifade eden Uraloğlu, bugün itibarıyla yüksek hızlı tren hat uzunluğunun 2 bin 251 kilometreye ulaştığını, yeni hatların yapım çalışmalarının ise sürdüğünü bildirdi. YHT’LERLE BUGÜNE KADAR YAKLAŞIK 110 MİLYON YOLCU SEYAHAT ETTİ YHT’lerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon yolcunun seyahat ettiğini kaydeden Uraloğlu, Ankara-Eskişehir hattıyla başlayan sürecin 2011’de Ankara-Konya, 2014’te Konya-İstanbul ve Ankara-İstanbul, 2022’de Karaman-İstanbul, Karaman-Ankara ve Eskişehir-İstanbul, 2023’te Ankara-Sivas ve 2024’te Sivas-İstanbul hatlarının hizmete alınmasıyla devam ettiğini belirtti. "ANKARA-İSTANBUL HATTINDA 16 BİN 723 YOLCU GÜNLÜK SEYAHAT EDİYOR" Günlük ortalama 34 bin yolcunun yüksek hızlı trenleri kullandığını aktaran Uraloğlu, yolcu yoğunluğuna ilişkin şu bilgileri verdi: "Ankara-İstanbul hattında 16 bin 723, Konya-İstanbul hattında 4 bin 517, Ankara-Konya hattında 3 bin 665, Ankara-Sivas hattında bin 852, İstanbul-Sivas hattında bin 590, Ankara-Karaman bin 539, İstanbul-Karaman bin 413, Ankara-Eskişehir hattında bin 189 ve Eskişehir-İstanbul hattında 857 yolcu günlük seyahat ediyor." ANKARA-ESKİŞEHİR HATTINDA 2009’DAN BU YANA YAKLAŞIK 21,4 MİLYON KİŞİ YOLCULUK YAPTI Ankara-Eskişehir hattında 13 Mart 2009’dan bu yana yaklaşık 21,4 milyon kişinin yolculuk yaptığını belirten Uraloğlu, Eskişehir’in demiryolu taşımacılığında olduğu kadar demiryolu sanayisinde de önemli bir merkez konumunda bulunduğunu ifade etti. 11 ŞEHRE DOĞRUDAN, 9 ŞEHRE KOMBİNE TAŞIMACILIK Yüksek hızlı trenlerin ulaşım alışkanlıklarını değiştirdiğini vurgulayan Uraloğlu, YHT’lerin 11 şehre doğrudan, 9 şehre ise kombine taşımacılıkla hizmet verdiğini bildirerek, "Yüksek hızlı trenler doğrudan Ankara, Eskişehir, Konya, Bilecik, Sakarya, Kocaeli, İstanbul, Karaman, Yozgat, Kırıkkale ve Sivas’a sefer yaparken otobüs ya da tren bağlantılı kombine taşımacılıkla Adana, Afyonkarahisar, Antalya, Bursa, Denizli, Kütahya, Mersin, Malatya ve Tokat’a önemli oranda zaman tasarrufu sağlıyor" dedi.Demiryolu yatırımlarının artarak sürdüğünü dile getiren Uraloğlu, 2003 yılından bu yana demiryolu öncelikli ulaşım politikaları doğrultusunda yatırımların payının yükseldiğini, 2026 bütçesinde demiryolu yatırımlarının payının yüzde 53’e ulaştığını bildirdi. 2053 hedefleri kapsamında mevcut demiryolu koridorlarının geliştirildiğini belirten Uraloğlu, 2028 yılında demiryolu ağının 17 bin 287 kilometreye çıkarılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.

İkinci el araç piyasasında Bayram hareketliliği Haber

İkinci el araç piyasasında Bayram hareketliliği

Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, Türkiye’de ikinci el otomobil piyasasında Ramazan Bayramı öncesi belirgin bir hareketlilik yaşandığını söyledi. Erkoç, özellikle bayram ve yaz sezonu öncesinde talebin arttığını, önümüzdeki haftalarda piyasada canlılık beklendiğini belirtti.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılında 11 milyon 213 bin 405 ikinci el araç devri gerçekleşti. Erkoç, bu verilerin ikinci el otomobil piyasasının ülke otomotiv sektöründeki hacmini ortaya koyduğunu ifade etti.Yılın ilk ayında ikinci el araç satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,5 artarak 582 binin üzerine çıktı. Erkoç, yılın ilk aylarının piyasadaki yönü belirlediğini vurgulayarak, sektörün binlerce işletme ve on binlerce çalışanı kapsayan büyük bir ekosistem olduğunu kaydetti.Erkoç ayrıca, sıfır araç tarafındaki kampanyaların ocak ve şubat aylarında da devam ettiğini ve bunun ikinci el piyasasına doğrudan yansıdığını aktardı. Bayram dönemlerinde seyahat yoğunluğunun artmasıyla birlikte araç talebinin yükseldiğini belirten Erkoç, vatandaşların ikinci el araçları daha hızlı ve erişilebilir bir seçenek olarak değerlendirdiğini söyledi.MASFED Başkanı, alım-satım işlemlerinde güvenli ticaretin önemine de dikkat çekerek, işlemlerin yetki belgeli ve kurumsal işletmeler üzerinden yapılmasını önerdi.

Bursa’nın Kültürel Mirası ve Turizm Vizyonu Haber

Bursa’nın Kültürel Mirası ve Turizm Vizyonu

Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleştirilen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. “Fethinin 700. yılında kurucu kent Bursa” başlıklı sunumunda Dr. Özer, binlerce yıllık geçmişe sahip kentlerde yaşamanın önemli bir kültürel birikim sunduğunu ifade etti. Kültürün yalnızca tarihi yapılarla sınırlı olmadığını belirten Özer; dil, gelenekler, müzik, edebiyat, gastronomi ve günlük yaşam pratiklerinin de somut olmayan kültürel mirasın temel unsurları olduğunu vurguladı. Küreselleşme sürecinde kültürel kimliğin korunmasının daha da önemli hâle geldiğini söyledi. Turizmin küresel ölçekte büyük bir ekonomik hareketlilik yarattığını dile getiren Özer, dünyada her yıl yaklaşık 1,5 milyar kişinin seyahat ettiğini, bunun da trilyonlarca dolarlık bir sektör oluşturduğunu aktardı. Türkiye’nin son 20 yılda turizm alanında önemli bir gelişme kaydettiğini belirten Özer, ülkenin en çok ziyaret edilen ülkeler arasında üst sıralarda yer aldığını ifade etti. Bursa’nın turizm potansiyeline de değinen Özer, kentte kültür, tarih, doğa, gastronomi, sağlık ve kış turizmi gibi birçok alanda güçlü bir altyapı bulunduğunu söyledi. Bursa’da 31 müze, 73 kütüphane ve 27 tiyatronun yer aldığını, arkeolojik bulguların kentin geçmişinin yaklaşık 8 bin 500 yıl öncesine uzandığını gösterdiğini aktardı. UNESCO Dünya Mirası Listesi ve Somut Olmayan Kültürel Miras başlıkları kapsamında Bursa’nın önemli değerlere sahip olduğunu belirten Özer, kentin güçlü bir tarihsel ve kültürel anlatıya sahip olduğunu dile getirdi. Programın sonunda öğrencilerden gelen soruları yanıtlayan Özer, gençlerin kültürel mirasın korunması ve tanıtılmasında aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Etkinlik, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın Dr. Kamil Özer’e teşekkür plaketi takdim etmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Motosiklet tutkunu 'Papi' herkesin ilgi odağı oldu Haber

Motosiklet tutkunu 'Papi' herkesin ilgi odağı oldu

Eskişehir'de aşçılık yapan Andaç Aksu, Papi isimli köpeği ile motosiklete binerek gezmesi çevreden büyük ilgi topluyor. Papi'ye özel kask gözlük ve gömlek alan Aksu, adeta Eskişehir'i karış karış dolaşıyor. Motosikletin gidonuna ön ayaklarını koyduktan sonra etrafı seyrederek gezen Papi, motosiklete yabancı yaklaştığında ise hırlayarak tepki gösteriyor. Motosikletini oldukça kıskanan Papi'yi sahibi biran olsun yanından ayırmıyor. İkili Eskişehir kent merkezinin yanı sıra ilçeleri ve farklı şehirleri de gezmeyi ihmal etmiyor. İkili motosikletleri ile İstanbul, Bolu gibi şehirleri gezerken şimdiki hedefleri ise yurtdışına çıkmak. “Rüzgârı çok seviyor, büyük bir keyifçi” Köpeğinin motosiklet sevdasından bahseden Andaç Aksu, Papi'nin rüzgârı hissetmeyi çok sevdiğini belirtti. Köpeğinin motosikleti oldukça sahiplendiğini belirten Aksu, “Onunla birlikte her gün Kanlıkavak Parkı'nda böyle rutin gezilerimiz oluyor. Hayat arkadaşım. Motosiklete binmeyi çok seviyor. Motosiklet, araba ve rüzgâr hastası. Rüzgârı çok seviyor, büyük bir keyifçi, geziyoruz, dolaşıyoruz. İnsanların ilgisi çok hoşumuza gidiyor, tepkiler olumlu oluyor. Gülümsüyorlar ve tebessüm ediyorlar, bu da bizi çok mutlu ediyor. Bir buçuk senedir bu alışkanlığımızı sürdürüyoruz, motosikleti aldığımız ilk günden beri böyle kendi kendine alıştı, ben hiçbir şey yapmadım. Kendi kendine böyle motosiklet sevdalısı çıktı başıma. Böyle eğlenceli bir şekilde geziyoruz, dışarı çıkmak istiyor” dedi. “Motosikletle İstanbul'u gezdik” Köpeği Papi ile farklı illeri gezdiğini ve yeni hedeflerinin yurtdışını gezmek olduğunu belirten Andaç Aksu şöyle devam etti: “Çıktığımızda da hemen garajın kapısına gidiyor, motosiklete binmek, gezmek ve dolaşmak istiyor. Tek derdimiz gezmek, motosikletle gezmeyi çok seviyor ama insanların tepkisi ve fotoğraf çekmek istemeleri üzerine aracı kıskanma aşamasına geçiyor. Onu benimsiyor. Görenler çok şaşırıyor, özellikle Eskişehir halkı şaşırdı. Günübirlik hafta sonlarında şehir dışından gelen insanlar çok garipsiyor. Bu nasıl böyle olabilir diye soruyorlar. Durduruyorlar, fotoğraf çekiyorlar. Yani başta Eskişehir olmak üzere yolda herkesle bir fotoğrafımız vardır, şehir dışına da çıkıyor, şehirlerarası yol yapıyoruz. Papi ile motosikletle İstanbul'u gezdik, Bolu taraflarına gittik. Çok sevdiği için vazgeçemiyoruz bu sevdadan. Her sabah zaten rutin bir 20-30 kilometrelik gezimiz var. Dağlara ve bayırlara çıkıyoruz, bol bol geziyoruz, seyahat etmeyi çok seviyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.