Hava Durumu

#Şikayet

Yeni Marmara Gazetesi - Şikayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şikayet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ucuza lahmacun sattığı için şikayet edilen esnaf: "Yüzde 15 karla satıyorum" Haber

Ucuza lahmacun sattığı için şikayet edilen esnaf: "Yüzde 15 karla satıyorum"

Sivas'ta lahmacunu ucuza sattığı için şikayet edilen Selahattin Yapalı, İl Ticaret Müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerde usulsüzlük bulunamayınca kampanyasına devam etti. Bu kadar ucuza lahmacun satılamayacağı iddiaları üzerine kazancını maliyet hesaplamasıyla yapan esnaf, karından memnun olduğunu ve kampanyaya devam edeceğini söyleyerek, iddialara yanıt verdi. "Ben lahmacunu yüzde 15 karla bu fiyata satıyorum" Esnaf Selahattin Yapalı, "Ben insanları aydınlatmak açısından lahmacun nasıl 50 TL'ye satılıyor anlatayım. Sivas'ta etin kilosu 800 TL, soğanın kilosu 20 TL, domates 30 TL. Ben lahmacunu yüzde 15 karla satıyorum. İş yerimizin mülkiyeti bana ait. Gelen misafirlerimizi ağırlıyoruz. Bana neden bu kadar ucuz olduğunu çok soruyorlar. Ben az kazanıyorum ama kazanıyorum. Karımız olmasa bu fiyata zaten satamayız. Çok rahatsız olanlar oldu ama biz memnunuz. Allah bereket versin, çok şükür kazanıyoruz. Bu kampanyayı 3 senedir yapıyoruz. Bu kadar yoğun talep de varken bu kampanyaya devam edeceğiz. Gücümün yettiği kadar, kazancımız kurtardığı zamana kadar lahmacunu 50 TL'den satmaya devam edeceğiz" dedi. Manisa'dan geldiği Sivas'ta lahmacun yiyen bir vatandaş ise, "Eşim aslen Sivaslı. Kendisi buranın lahmacununu çok övdü, güzel olduğunu söyledi. Yedik, beğendik. Gerçekten çok güzel. Hem doyurucu hem ekonomik. Ekonomiğin zor olduğu günlerde böyle esnafların olması halkımız için güzel bir şey. Herkes yiyebilir, doyurucu ve lezzetli" diye konuştu.

KVKK'dan belediyelere 'canlı yayın' yasağı: 17 milyon lira cezası var Haber

KVKK'dan belediyelere 'canlı yayın' yasağı: 17 milyon lira cezası var

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), cadde, meydan, park ve sahil gibi yerlerin belediyeler tarafından canlı yayınla paylaşılmasının 'kanuna aykırı' olduğunu belirterek uyardı. Kurum kişilerin yüzlerinin görünmesinin, araç plakalarının okunmasının kanuna aykırı olduğu vurgularken yayınların durdurulmaması halinde 17 milyon liraya kadar ceza kesilebilecek. Şikayetler üzerine kurum harekete geçti KVKK'den yapılan açıklamada, belediyelerin turistik tanıtım amacıyla cadde, meydan, park ve sahil gibi il ve ilçelerin işlek veya turistik bölgelerine kameralar kurarak, görüntüleri internet sitesinde herkesin izleyebileceği şekilde canlı yayınlandığına ilişkin kuruma çok sayıda ihbar ve şikayet geldiği belirtildi.İncelemelerde, kişilerin kimlikleri belli olacak şekilde yüzleri görünüyor, araç plakaları okunuyor tespitleri yapıldı. Belediyelere, kültür, sanat ve turizm, tanıtım hizmetlerini yapma yetkisi verilse de canlı yayın yapma yükümlülüğü olmadığı hatırlatıldı.Kanunda, kişisel verilerin işlenme şartlarının belirlendiği hatırlatılan açıklamada, söz konusu maddenin birinci fıkrasında "kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyeceği", ikinci fıkrasında ise "açık rıza aranmaksızın kişisel verilerin işlenmesinin mümkün olduğu şartların hükme bağlandığı" aktarıldı. Özel hayata saygısızlık ve kötü niyet vurgusu yapıldı Kişilerin meydan, yürüyüş yolu, oturma alanları ve kumsal gibi sosyalleşerek dinlendiği ve vakit geçirdiği alanlarda kamerayla yapılan izlemelerin kişilerin özel hayatına saygı hakkına müdahale teşkil ettiği belirtilen açıklamada, görüntülerin anlık internette yayımlanması sebebiyle sınırsız sayıda kişinin erişebildiğine, bu durumun üçüncü kişiler tarafından turizm dışı ve hırsızlık, tehdit, şantaj, şiddet gibi kötü niyetli amaçlarla kaydedilmesini, aktarılmasını ve kullanılabilmesini mümkün kıldığına dikkati çekildi. Bunun, ilgili kişiler açısından telafisi güç zararlar doğurma riski barındırdığına işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bu kapsamda, belediyelerin turizm ve tanıtım amacıyla gerçek kişilerin kimliklerinin tespit edilmesine yol açan ve 6698 sayılı Kanun'da yer alan herhangi bir hukuki sebebe dayanmayan mevcut canlı yayın faaliyetlerini ivedilikle durdurması ve söz konusu canlı yayın faaliyetlerinin ilgili kişilerin kişisel verileri işlenmeyecek şekilde alternatif yollarla sağlanması hususunda gerekli tedbirlerin alınması gerektiği, kişisel veri güvenliğine yönelik gerekli tedbirlere ve Kurul kararlarına uygun hareket etmediği tespit edilen veri sorumlusu belediyeler hakkında idari yaptırım tesis edilebileceği hususu kamuoyuna saygıyla duyurulur." Belediyelere ihlalin devam etmesi durumunda 17 milyon 92 bin liraya kadar para cezası kesilebilir.

Ucuz sattı başı derde girdi Haber

Ucuz sattı başı derde girdi

Sivas’ta 15 yıldır gıda sektöründe faaliyet gösteren Selahattin Yabalı 3 yıl önce başlattığı kampanya ile uygun fiyatlı tahmacun satınca başı dertten kurtulmadı. Kimliği açıklanmayan kişiler tarafından sürekli şikayet edilen Yabalı, art arda yapılan denetimlerde her hangi bir uygunsuzluk tespit edilememesine rağmen, devam eden şikayetlere aldırış etmeden kampanyasını sürdürüyor. Lahmacunun tanesini 50 TL'den satıyor İşyeri mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ve kira ödemediğini aktaran Yabalı, "Yaklaşık 15 senedir lokanta sektöründe hizmet veriyorum. 3 sene önce yaptığımız kampanya ile vatandaşlarımıza kaliteli ve ucuz ürün sunuyoruz. Ama son dönemlerde sürekli şikayet edildiğimiz için mağduruz. Şikayetlerin meslektaşlarımızdan kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Şu an lahmacun çoğu yerde 200-300 TL’ye satılırken biz 50 TL’ye satıyoruz. CİMER’e ucuz satıyor, at eti satıyor, menüsü bulunmuyor şeklinde şikayet etmişler. Ama biz kullandığımız ürünlerin hepsini faturalı yerlerden alıyoruz, kaliteli malzeme kullanıyoruz. Biz sattığımız ürünün arkasındayız, alışveriş yaptığımız yerlerin hepsi belirli. İsteyen istediği yerden gelip iş yerimizi kontrol edebilir, gönül rahatlığıyla ürünlerin lezzetine bakabilirler. Kazancımızda, karımızda oluyor. Ben bu şekilde kazanıyorsam diğerleri nasıl kazanamıyor bilmiyorum. Biz halka hizmet ederek insanlara yardımcı olmaya çalışırken bize karalama kampanyası yapanları vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum" dedi.

Sokak ortasında 6 kadının saldırısına uğramıştı, genç kadın o anları anlattı Haber

Sokak ortasında 6 kadının saldırısına uğramıştı, genç kadın o anları anlattı

Geçtiğimiz gün öğlen saatlerinde Muratpaşa ilçesi Yeşildere Mahallesi Aşık Veysel Caddesi'nde meydana gelen olayda, yanında 1.5 yaşındaki bebeği ve kayınvalidesi ile birlikte otobüs durağında bankta oturan Ayten Merkavul, yanına yaklaşan ve plakası öğrenilemeyen siyah renkli bir otomobilden inen 6 kadının tekme ve yumruklu saldırısına uğradı. Kimliği belirsiz 6 kadının saldırısına maruz kalan kadın çevreden yardım isterken, darp eden kadınlardan birisi de o anları cep telefonu ile kayda aldı. Görüntüleri sosyal medyada paylaştılar Dakikalarca hemcinslerinin saldırısına uğrayan Ayten Merkavul acı içinde yerde kıvranırken, olaya karışan kadınlar ise geldikleri araçla uzaklaştı. Olay anı bir güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, görüntülerde araçtan inen 6 kişinin bankta çocuğu ile oturan genç kadını darp etmeye başladıkları görüldü. Olayın ardından genç kadın polis merkezine giderek şahıslar hakkında şikayetçi olurken, olaydan birkaç sonra genç kadının darp edildiği anlara ait cep telefonu görüntüsü anonim bir sosyal medya hesabından paylaşıldı. Genç kadın o anları anlattı Küçük kızının yanında 6 kadının saldırısına uğrayan ve darp edilen genç kadın yaşadığı o dehşet dolu anları anlattı. Kadınları araçtan inmeleri ile kendisine saldırmalarının bir anda olduğunu ve neye uğradığını anlayamadığını söyleyen Merkavul, "Normalde anneannemde kalıyorum. O gün kaynanan beni almaya geldi. Hem cezaevindeki eşime para gönderecektik, hem de onlara oturmaya gidecektik. Buradan ana yolu doğru ilerledik, bebeğim, ben ve kaynanam üçümüz durakta bekliyorduk. Siyah plakasını bilmediğim bir araç hızlı bir şekilde geldi. Durakta oturuyorduk, bebeğim benim kolumdaydı. Direkt beni darp etmeye başladılar" dedi. Hem dövüp, hem de videoya aldılar Kadınların kendisine saldırmaya başlaması ile annelik içgüdüsü ile bebeğini korumak için kendisini banktan aşağıya attığını söyleyen genç kadın, "Elimi bebeğimden çektim ve hemen kendimi banktan aşağıya doğru bıraktım. Bebeğim zarar görmesin diye. Bunlar 6 kişilerdi, yerde bayağı bir darp ettiler beni, tekme tokat giriştiler. Sonra benim üzerimi soymaya çalıştılar. Cebimdeki cüzdanı aldılar. İçerisinde eşime göndereceğim bir miktar para, birkaç altın ve kimliğim vardı. Beni darp ettiler, soyunuk halde tekme tokat girişmeye devam ettiler. Ve bunları canlı yayın yaparak ve sosyal medyada paylaşarak benim namusuma dil uzatmış oldular" ifadelerini kullandı. "Kızımın gözü önünde darp ettiler" Yaşanan olay nedeniyle küçük kızının büyük bir travma yaşadığını söyleyen Ayten Merkavul, "Daha 21 yaşındayım ve 1.5 yaşında bir kız annesiyim. Bunlar benim kızımın gözünün önünde oldu. Benim bedenimdeki darp izleri falan geçer. Bunlar önemli değil, bebeğimin yaşadığı travmayı hiç kimse geçiremez. Benim kızıma "Annene ne yaptılar" diye sorduklarında benim bebeğim saçını çekiyor. Beni bebeğimde çok büyü bir hasar bıraktılar. Bu insanlar ellerini kollarını sallayarak gezmesinler. Ben korkuyorum, sokağa çıkamıyorum. Bebeğimi bile çıkartamıyorum. Ben hakkımın savunulmasını istiyorum. Gerekli cezayı almalarını istiyorum" şeklinde konuştu. "Ailem ve ben korku içindeyiz" Olaydan sonra kendisine ve ailesine yönelik tehditlerin devam ettiğini söyleyen genç kadın, "Bunlar normal şeyler değil. Bu insanlar şu anda tehdit de etmekte. Evin çevresine madde koyup şikayet ederiz veya bunu başka bir yerde yakalarız, bu sefer tarayıp geçeriz şeklinde. Tehdit ve baskı altındayım. Şu anda bildiğim kadarıyla dün gözaltına alınmışlardı, bugün adliyeye çıkartıldılar diye biliyorum. Umarım tutuklandılar haberini alırız. Çünkü bu şekilde bir kadına bebeğinin önünde şiddet uygulamak en büyük suç. Bana bunları yapıp, cezasız kalıp ellerini kollarını sallayarak gezmesinler. Şu anda ailemde korku içerisinde evin çevresine bir şey koyacaklar diye. Ben daha fazla korkuyorum, umarım kazanan biz oluruz" dedi. Adli kontrol şartı ile serbest kaldılar Öte yandan, Ayten Merkavul'un karakola giderek kendisini darp eden şahıslardan şikayetçi olması üzerine harekete geçen Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri olaya karışan araç ve kadınların tespit edilmesine yönelik çalışma başlattı. Güvenlik kamerasından aracın plakası tespit edilirken, genç kadının sokak ortasında darp edilmesi olayına karıştıkları belirlenen A.Ç., S.Ç., A.Ç., N.Ç., R.Ç. ve P.D. önceki gün akşam saatlerinde gözaltına alındı. Poliste ifadeleri alınan 6 kadın işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Bir daireden 4 kamyon çöp çıktı Haber

Bir daireden 4 kamyon çöp çıktı

Temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir kent hedefi doğrultusunda yoğun gayret gösteren Osmangazi Belediyesi’ne bağlı ekipler, gelen şikayetler üzerine çöp dolu evi, mahkeme kararıyla temizleyerek, mahalle sakinlerine derin bir nefes aldırdı. Kent temizliği ve halk sağlığını ön planda tutan Osmangazi Belediyesi, vatandaşlardan gelen talepleri titizlikle değerlendirerek önemli bir sorunu daha çözüme kavuşturdu. Kayıhan Mahallesi’nde uzun süredir çevre ve halk sağlığını tehdit eden çöp ev, mahkeme kararı doğrultusunda gerçekleştirilen kapsamlı bir operasyonla temizlendi. Mahalle sakinlerinden gelen yoğun şikayetler üzerine harekete geçen Osmangazi Belediyesi ekipleri, ilgili kurumlarla koordinasyon sağlayarak yasal süreci başlattı. Mahkeme kararının ardından Osmangazi Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, sağlık ve güvenlik tedbirlerini en üst seviyede tutarak temizlik çalışmalarını gerçekleştirdi. 4 KAMYON ÇÖP ÇIKTI Uzun süredir biriktirilen ve üst üste istiflenerek kötü kokuya neden olan kıyafetler ve atıklar, dikkatli bir şekilde ayrıştırılarak dışarı çıkarıldı. Çalışmalarla birlikte çevrede hissedilen rahatsızlık da ortadan kaldırıldı. Ev içerisinden çıkarılan çöp ve atıkların miktarı ise durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. Yapılan çalışma sonucunda toplam 4 kamyon dolusu çöp evden tahliye edildi. Ardından ekipler tarafından detaylı bir temizlik ve dezenfeksiyon işlemi gerçekleştirilerek yaşam alanı hijyenik hale getirildi. "YOĞUN BİR ÇÖP KOKUSU VARDI" Gerçekleştirilen çalışma, Kayıhan Mahallesi sakinleri tarafından memnuniyetle karşılandı. Kayıhan Mahalle Muhtarı Ali Osman Işık, Osmangazi Belediyesi’ne çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, "Vatandaşlardan gelen yoğun şikayet üzerine Osmangazi Belediyesi zabıtamıza bilgi verdik, bununla beraber savcılığa da bilgi verdik. Geldiler, araştırdılar. Bayağı yoğun bir eşya vardı. Daha hijyenik ortamda, herkesin huzurlu durabilmesi için bunu yapmak zorunda kaldık, iyi oldu. İnşallah bir daha böyle çıkmaz. Temizliğimizi yaptık. Allah razı olsun belediyemiz arkamızda, sahip çıkıyor, bizler de elimizden geldiği kadarıyla belediyemizle çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Oğlum dayak yedi" Diyerek Şikayetçi Olan Anne, Sanık Sandalyesinde Haber

"Oğlum dayak yedi" Diyerek Şikayetçi Olan Anne, Sanık Sandalyesinde

Kocaeli'nde 10 yaşındaki öğrencisine şiddet uyguladığı iddiasıyla açılan davada öğretmen delil yetersizliğinden beraat ederken, öğrencinin annesi hakkında iftira, tehdit ve hakaretten dava açıldı. Gözyaşlarıyla açıklamalarda bulunan anne, "Çocuğu dövülmüş bir anne olarak sanık sandalyesine ben oturtuldum" dedi.  Olay, geçen yıl 24 Kasım'da Öğretmenler Günü'nde bir ilkokulda yaşandı. Zeka seviyesi yüksek ve hiperaktif olduğu için yüzde 40 özel gereksinim raporu bulunduğu öğrenilen A.F.Ç.'nin (10), öğretmeni E.A. tarafından sınıfta arkadaşlarının gözü önünde şiddete maruz kaldığı öne sürüldü. Bu iddia üzerine okula giden anne Hülya Kartal, durumu öğrenmek istedi ancak okul yönetimi böyle bir olayın yaşanmadığını söyledi. A.F.Ç.'yi de yanına alıp polise giden anne oğluna şiddet uyguladığı iddiasıyla öğretmen E.A. hakkında şikayetçi oldu.   Öğretmen beraat etti, anne yargılanmaya başladı  Şikayet üzerine E.A. hakkında açılan davanın duruşması ise 9 Temmuz 2024'te görüldü. Duruşmada E.A. hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildi. Bu kez öğretmen E.A. da Hülya Kartal hakkında hakaret, tehdit ve iftira davası açtı. Kartal, geçtiğimiz günlerde hakim karşısına çıktı.   E.A.: "Anne hakkında şikayetçi oldum, davamız devam ediyor"  Suçlamaları kabul etmeyen ve öğrenciye şiddet uygulamadığını dile getiren E.A., "Darp iddiasına ilişkin dava süreci bitti, beraat ettik. Ben anne hakkında yalan söylediği, kamu kurumunu bastığı, biz öğretmenlere hakaret ettiği, kapımızı yumrukladığı ve sınıftaki öğrencilerimizi rahatsız ettiği için şikayetçi oldum. Bu olaya veliler başta olmak üzere birçok kişi de şahit oldu. Anneye yönelik açtığım dava devam ediyor. İddialarının arkası boş. Öyle bir olay yok, zaten bizim okulumuzda böyle olaylar yok. Hanımefendi kendi kendine iddialarda bulunuyor" dedi.   "Tokat attı, saçımı çekti ve yere doğru savurdu"  Öğretmeni tarafından darp edildiğini ileri süren 10 yaşındaki A.F.Ç., "Kafama tokat atılarak, bir de saçım çekilerek şiddete maruz kaldım. Olaydan bir gün önce sınıflar arası kavga olmuştu. Olay günü okula gittiğimde kavga ettiğimiz kişilerin öğretmenleri tarafından hakarete uğradım. 'Benimle böyle konuşamazsınız' dedim. Sınıf öğretmenim de öğrencileri eve kadar arkadaşımla takip ettiğimizi ve kapının zilini çalıp kaçtığımıza yönelik şikayet aldığını söyleyerek beni darp etti. Oysaki ben değil bizim sınıftaki diğer çocuklar takip etmiş, suç bana ve diğer arkadaşım üstüne kaldı. Öğretmen, diğer arkadaşımla birlikte beni tahtaya kaldırdı. 'Çocukları sapık gibi takip etmişsin' dedi. Arkadaşım olayı anlattı ve yerine oturdu. Ben tam olayı anlatacakken öğretmen kafama tokat attı. Sonra gitti beni yerime oturtturdu. 'Bu salak çocukla bir daha konuşmayın. Siz de bunun gibi mal olursunuz' dedi. Bu hakaretlerin üstüne eve gitmek istedim. Sınıftan çıkmaya çalıştım, kapıya doğru koşunca öğretmenim beni yakaladı. Saçımı çekti ve yere doğru savurdu" diye konuştu.  "Öğretmenler Günü'nde dayak yedim"  A.F.Ç., öğle arası eve gittiğini ve durumu annesine anlattığını da ifade ederek, "Öğretmenler Günü'nde dayak yedim, mağdurum ve şikayetçiyim. Darp raporu alıp karakola gittik. Daha önce de aynı öğretmen bir çocuğun kafasını tahtaya vurmuş. Çocuğu merdivenlerden düştü diye ikna edip annesine yalan söylemişler, sonrasında anne gerçeği öğrendi. Beni şikayetimden vazgeçirmek için çok çalıştılar. Bütün sınıfın ortasında dayak yemek bana kötü hissettirdi" dedi.  "Müdür yardımcısı öyle bir durumun olmadığını söyledi"  Anne Hülya Kartal ise oğlunun olay günü eve ağlayarak geldiğini ve öğretmeni tarafından darp edildiğini söylediğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:  "Okul yönetimiyle görüşmek için oğlumu da yanıma alıp gittiğimde muhatap bulamadım. Alt kata indiğimde oğlumun sınıfının koridorunun önünde 20 küsur öğretmen ve müdür yardımcısını gördüm. 'Hocam ne oluyor burada, oğlum neden dayak yemiş? Bana bir açıklama yapmalısınız' dedim. Müdür yardımcısı öyle bir durumun olmadığını söyledi. O zaman 'Kapının önündeki bu tedbir ne? Çocuk dayak yedirmediyse öğretmen bana bir cevap versin' dedim. Çok üzgündüm, ağlayarak soruyordum. Baktım ki olayı kapatmanın derdindeler, yüksek sesle polis istediğimi söyledim."  "Müdür 'şikayetini geri çek, sorun kalksın' dedi"  Olay sebebiyle öfkeli olduğunu söyleyen Kartal, "Mağdur edilmiş bir çocuğun annesiyim. 'Polis istiyorum' diye birkaç kere bağırınca hiç polis de çağırmaya niyetleri yoktu. Merdiven üstünde fenalık geçirmeye başladım. Daha sonra polis geldi, darp raporu alarak şikayette bulunduk. Oğlum korktuğu için okula birkaç gün gidemedi. Okul müdürünü aradım, 'Hocam çocuğu okula göndermem lazım. Dersten geri kalıyor' dedim. Müdür, 'Onu öğretmenimizi şikayet etmeden önce düşünecektin. Şikayetini geri çek, sorun kalksın' dedi. Adalet arayışını devam edeceğim. Çocuğumun yaşadığı şeyin bedelini başka çocuklara da yaşatmayacak. Olay yaşandıktan sonra bir kadın da kapıma gelerek, yeğeninin de aynı öğretmeni tarafından darp edildiğini söyledi" şeklinde konuştu.  "Ne hikmetse geçen sene dayak yiyen çocuk zamanında da kamera bozukmuş"  Okul müdürü tarafından tehdit edildiğini de ileri süren Hülya Kartal, "Bana 'sen burada teksin, öğretmenimizin şikayetini çekeceksin harcattırmayız. O davayı çekmezsen biz de senin okul kapısını kırdığını ve öğretmenimizi tehdit ettiğini söyleriz' dedi. Ben de onlara, 'sınıfın tepesinde kamera var, öyle bir iftira yapamazsınız. Çocuğun dayak yediğinde o kamera çekmiştir. Benim o kapılara gelip bağırıp çağırıp tehdit etmediğimi, sadece yerlerde ağlayıp bayıldığımı, düştüğüm görülecektir' dedim. Ancak kameranın bozuk olduğunu söyledi. Ne hikmetse geçen sene dayak yiyen çocuk zamanında da kamera bozukmuş" diye konuştu.  "Çocuğu dövülmüş bir anne olarak sanık sandalyesine ben oturtuldum"  Kendisine karşı iftira, hakaret ve tehdit suçlamalarıyla dava açıldığını savunan Kartal, "Çok yıpratıcı süreç, psikolojimiz bozuldu. Oğlum okula ağlayarak zorla gidiyordu. Bu zor süreçte okulun anneye destek olması gerekirken, çocuğumun ve benim hayatımı çıkmaza soktular. Bana karşı hakaret, iftira ve tehdit davası açtılar. Okulda kapı kırmışım, öğretmeni 'görevinden attıracağım' diye tehdit etmişim. Çocuğu dövülmüş bir anne olarak sanık sandalyesine ben oturtuldum. Bir anne olarak çocuğumun hakkını arıyorum diye çok mağdur edildim. Çok yıprandım, adalet istiyorum. Tek istediğim benim oğlum gibi başka çocuklar bu olayı yaşamasın. Beni şikayet ettikleri için sanık kürsüsüne oturtuldum. Çocuğunun hakkını isteyen bir anne olarak sanık kürsüsünde olmayı hak etmedim. Bunca olay yaşayan çocuğumun adaleti alamamasına üzülüyorum. Oğlum hiperaktif olduğu için olay tarihinde yüzde 40 raporluydu. Çocuğumun kalp ritim bozukluğu var. Okulda birkaç defa bayılmış. Çocuğumun hasta olduğunu, raporlu olduğunu biliyorlar" dedi. 

Son Dakika! Fenerbahçe, Galatasaray'ı 7 Ayrı Kuruma Şikayet Etti Haber

Son Dakika! Fenerbahçe, Galatasaray'ı 7 Ayrı Kuruma Şikayet Etti

Fenerbahçe, Galatasaray'ı her yere şikayet etti. Fenerbahçe, Galatasaray’ı 7 ayrı kuruma (Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı (Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı), SPK, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, Bankalar Birliği ve TFF) şikayet etti. Fenerbahçe'de Hukuktan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Fethi Pekin'in Galatasaray için açıklama yayınladı.  İşte o açıklama: 1) Bazı oyuncularının maaşlarını düşük gösterip, harcama limitlerinin dışında bırakarak haksız rekabet yaratmak, devletimizin vergi kaybına yol açmıyor mu? 2) Yüksek sayıdaki kombinelerin kurumsal satış adı altında bir şirkete transfer edilip, oradan da taraftarlara bedelinin çok üzerinde satış yapılması, finansal yeniden yapılanma şartlarını ihlal etmiyor mu? Aynı zamanda ortaya çıkan gelirin illegal gelir olması ve vergisiz kazanca sebebiyet vermesi, vergi kaçırmak ve haksız kazanç sağlamak değil midir? 3) İllegal bir bahis şirketinin reklamını üstü kapalı bir şekilde formaya koymak, ülkemizin kanunlarını hiçe saymak değil midir? Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, milyonların hakkı ve emeği olan Türk futbolunun bu yanlışlardan temizlenmesi, saha içi ve dışındaki adaletsizliğin giderilmesi ve etik dışı her adımın hukuk karşısında hesabının sorulması için ilgili tüm kişi ve kurumları göreve davet ediyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.