Hava Durumu

#Sinema

Yeni Marmara Gazetesi - Sinema haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sinema haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

‎AVRUPALI YAPIMCILARIN RADARINA  ‎GİREN 'GÖLGE MODU' FİNALİ YAPTI Haber

‎AVRUPALI YAPIMCILARIN RADARINA ‎GİREN 'GÖLGE MODU' FİNALİ YAPTI

‎ Bursa’nın tarihî ve doğal mekânlarını bilim kurgu, gizem ve psikolojik gerilim unsurlarıyla aynı hikâyede buluşturan “Gölge Modu” filminde çekimler tamamlandı. Yaklaşık bir ay boyunca Bursa’nın farklı noktalarında kamera karşısına geçen ekip, son çekimlerini İznik Roma Tiyatrosu ve Lefke Kapısı’nda gerçekleştirdi. ‎“Nicea: Paradise on Earth” mottosuyla İznik’in uluslararası tanıtımına da katkı sunmayı amaçlayan yapımın yönetmenliğini Oğuzhan Üral ve Hakan Orhan üstleniyor. Filmin Görüntü Yönetmenliğini Burak Şakar, Uygulayıcı Yapımcılığını Erkan İsa Şen, Hava Çekim Koordinatörlüğünü Fırat Yıldırım, Sanat Yönetmenliğini ise Hayrettin Ekinci yürütüyor. Ana sponsor ise iş adamı Mustafa Şahin. ‎ ‎Oğuzhan Üral, yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Biz bu projeyle dijital dünyayı kötülemedik; ailelerin çocuklarına karşı olan soğukluğunu beyaz perdeye aktarmak istedik. Bir anne-baba çocuğuna soğuk davrandığında, o çocuk ya kötü arkadaş çevresine ya da dijital dünyaya yöneliyor. Eskiden kötü arkadaş çevresine yöneliyorlardı ama artık dijital dünyaya yöneliyorlar. ‎​Çocuklar dijital dünyaya yöneldiğinde, insanlar oraya iyi ya da kötü ne yansıtırsa ona aldanıyorlar. Son zamanlarda okullarda yaşanan olaylar ve ismini vererek reklamını yapmak istemediğim bir oyun yüzünden ne yazık ki birçok çocuğumuzu kaybettik. Okullarda çocuklar tarafından düzenlenen silahlı saldırılar oldu. Bunları farklı yerlere çekenler olsa da asıl sebep dijital dünyadır. Biz dijital dünyayı kötü olarak değil, iyi olarak hatırlamak isteriz. ‎​Projemizde tam da bu konuya değindik: Aile çocuğuna soğuk davranırsa, çocuk dijital dünyaya yönelir. Biz bu konuya bilim kurgu ve macera da kattık ki aileler oturup hem macerayı izlesin hem de bilim kurgunun tadına varsın. Türkiye'de genelde yapılmayan bir proje oldu. Elimizden geldiğince dijital dünyanın zararlarını ve bir yandan da faydalarını anlatmaya çalıştık. Umarım anlatabilmişizdir. ‎​Süreç kimi zaman çok iyi, kimi zaman gergin, kimi zaman da komik geçti; güldük, eğlendik, üzüldük... Ancak burada en önemli şey ekip çalışmasıydı. Gönüllü bir proje oldu ve herkes elinden gelenin katkat fazlasını yaptı. Ekip arkadaşlarıma, oyuncularıma —yani aileme— güvenerek bu yola çıktım ve hiç pişman değilim. Yeri geldi bana kızdılar, yeri geldi sevindiler. İlk yönetmenliğim olduğu için elbette hatalarımız olmuştur ama güzel bir iş çıkardığımıza inanıyorum. İnşallah seyircilerimiz de bu projeyi sever. ‎​Tabii dijital dünyayı tamamen kötülediğimiz yanlış anlaşılmasın; onun da güzellikleri var. Örneğin bir çift bilmediği bir yemek tarifini veya farklı bir tadı internetten öğreniyor; bu internetin bir faydasıdır. Ya da İslami açıdan bakarsak, Kur'an öğrenmek isteyen açıp internetten öğreniyor. Dijital dünyanın faydaları var fakat dünya genelinde kötü niyetli insanlar da var ve bu niyetlerini dijital dünyaya aktarıyorlar. ‎​Biz çocuklarımıza, kardeşlerimize soğuk davranır, mesafe koyarsak çocuk dijital dünyaya ve onun kötü tarafına yönelir. Ama sevdiklerimize soğuk davranmaz, onlarla ilgilenirsek dijital dünyanın iyi yönlerinden faydalanırız. Bizim burada anlatmak istediğimiz dijital dünyanın kötülüğü olsa da diğer açıdan bakarsanız iyi bir yüzü de var." ‎ ‎“HİKÂYENİN ARKASINDA DAHA BÜYÜK BİR MESELE VAR” ‎‎Filmin diğer yönetmeni Hakan Orhan ise “Gölge Modu”nun yalnızca bilim kurgu ve gerilim unsurları üzerine kurulu bir yapım olmadığını vurguladı. ‎Orhan, “Gölge Modu, yalnızca dijital bir oyunun içine hapsolan gençlerin hikâyesini değil, günümüz ailelerine yöneltilmiş güçlü bir uyarıyı anlatıyor. Oyun bağımlısı bir grup gencin masum görünen bir uygulamayla dijital bir tuzağa sürüklenmesi ve gerçeklikle bağlarının giderek koparak başka bir boyuta geçmeleri, aslında daha büyük bir meselenin metaforu” ifadelerini kullandı. ‎ ‎"ÇOCUKLAR SAVUNMASIZ KALMASIN" ‎Filmin Uygulayıcı Yapımcısı Erkan İsa Şen de yapımın ailelere yönelik mesajına dikkat çekerek, “Gölge Modu filmi; ailesinde bulamadığı ilgiyi, iletişimi ve aidiyet duygusunu dijital dünyanın sunduğu sahte mutluluklarda arayan çocukların ne kadar savunmasız hâle gelebileceğine dikkat çekiyor. Çünkü bazen bir çocuğun hangi oyunu oynadığını bilmemek, onun hangi dünyanın kapısından içeri girdiğini bilmemek anlamına gelmekte. Projenin senaristi Oğuzhan Üral da bu konuya en güzel şekilde temas etti zaten” değerlendirmesinde bulundu. ‎ ‎“BÜYÜK BİR EMEK VE ÖZVERİYLE HAYATA GEÇİRDİK” ‎‎Görüntü Yönetmeni Burak Şakar ise çekimlerin tamamlanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, “Uzun ve heyecan dolu bir set sürecinin ardından Gölge Modu filmi başarıyla final yaptı. Büyük bir emek ve özveriyle hayata geçirdiğimiz filmimiz, çok yakında beyaz perdede seyirciyle buluşacak” ifadelerine yer verdi. ‎‎“ASIL SORU ŞU: BİZ NEREDEYDİK?” ‎‎Sanat Yönetmeni Hayrettin Ekinci, filmin toplumsal referanslarının hikâyenin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek, “Geçmişte çocukları ve gençleri psikolojik olarak etkileyen, onları istismar eden veya tehlikeli davranışlara sürüklediği iddia edilen dijital oluşumların toplumda yarattığı endişe, Gölge Modu’nun güçlü referans noktalarından biri. Ancak film yalnızca oyunları suçlayan bir yerde durmuyor; asıl soruyu ailelere ve topluma yöneltiyor: Çocuklarımız ekranın arkasında kendilerine başka bir dünya kurarken biz neredeydik? Bu film, ailelere izletilecek güçlü bir sosyal mesaj niteliği de taşıyor” dedi. “KARANLIK TUZAK BAZEN EKRANIN İÇİNDE DEĞİLDİR” ‎‎Filmin Oyuncu Koçu ve Cast Direktörü Gülçin Sevinç de “Gölge Modu, teknolojiden korkmayı değil, çocuklarımızla aramızdaki bağı kaybetmemeyi söylüyor. Çünkü dijital dünyanın en karanlık tuzağı bazen ekranın içinde değil, çocuğun gerçek hayatta hissettiği boşlukta başlıyor” ifadelerini kullandı. ‎ ‎BURSA’NIN TARİHİ VE DOĞAL MEKÂNLARI BEYAZ PERDEDE ‎‎Filmin teknik ve yaratıcı ekibinde Ses Direktörü Yiğit Bora Doğan, Set Dekoratörü Fadime Üral ve Kostümcü Kevser Karaduman da görev alırken, Bursa’nın farklı tarihî ve doğal noktaları yapımın sinematografik dünyasının önemli bir parçasını oluşturdu. ‎Filmin oyuncu kadrosunda ise Esila Çelik, Cavit Bakar, Mustafa Şahin, Hayrettin Ekinci, İbrahim Metin, Kadir Akman, Gülçin Sevinç, Yaren Güneş Kaynak, Çağın Şimşek, Pelin Karagöz, Mustafa Efe Karagöz, Ömer Doruk Avcı, Kumsal Pil, Burcu Yıldız, Seher Bakar, Muhammed İmrek, Şerife Mutlu, Yasemin Dönmez ve Kadir Fidan gibi isimler yer alıyor. ‎ ‎GİZEMLİ UYGULAMA ONLARI OYLAT’TAN İZNİK’E TAŞIYOR ‎‎Filmin hikâyesi, bir grup öğrencinin telefonlarına hiçbir uyarı vermeden yüklenen “Gölge Modu” adlı gizemli uygulamayla başlıyor. Silinemeyen ve kapatılamayan uygulama, gençleri Bursa’nın İnegöl ilçesindeki Oylat Mağarası’na yönlendiriyor. Meraklarının peşinden mağaraya ulaşan gençler, açıklanamayan bir ışığın etkisiyle ortadan kaybolarak gözlerini İznik’teki Dikilitaş çevresinde bulunan gizemli bir ormanda açıyor. ‎‎Zamanın akmadığı, yolların sürekli değiştiği ve gerçeklik algısının giderek bozulduğu bu dünyada telefonlar artık yalnızca birer iletişim aracı olmaktan çıkıyor. Cihazlar, gençlerin korkularını, seçimlerini ve gerçeklik algılarını yöneten bilinmeyen bir sistemin parçasına dönüşüyor. ‎ ‎Her yeni seviye, gençleri yıllar önce aynı gizemin içerisinde kaybolan Deniz Yalçın vakasına biraz daha yaklaştırırken, dış dünyada aileler ve polis ekipleri kayıp gençlere ulaşabilmek için zamana karşı mücadele ediyor.‎Ancak “Gölge Modu” yalnızca gizemli bir uygulamadan ibaret değil. Zamanı, mekânı ve insan zihnini manipüle eden görünmez sistemin ardındaki gerçek, gençleri çok daha büyük bir gizemle karşı karşıya bırakıyor. ‎‎Psikolojik gerilim, gizem, macera ve bilim kurgu unsurlarını Bursa’nın gerçek tarihî ve doğal mekânlarıyla buluşturan “Gölge Modu”, hikâyesini Roma İmparatorluğu dönemindeki İznik’e kadar uzatan yapısıyla çok katmanlı bir sinema evreninin de kapılarını aralamayı hedefliyor. ‎Yaklaşık bir aylık yoğun çekim maratonunu İznik’te tamamlayan filmin, post prodüksiyon çalışmalarının ardından beyaz perdede seyirciyle buluşması planlanıyor.

10'uncu Çalı Köy Filmleri Festivali için geri sayım başladı Haber

10'uncu Çalı Köy Filmleri Festivali için geri sayım başladı

Nilüfer Belediyesi ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği (ÇEKÜDER) ortaklığıyla gerçekleştirilecek Çalı Köy Filmleri Festivali'nin bilgilendirme toplantısı, programın da yapılacağı Çalı Futbol Sahası'nda düzenlendi. 20 Ağustos Perşembe günü Pancar Deposu'ndaki Sinema Sempozyumu ile başlayacak olan festival, 21-22-23 Ağustos tarihlerinde Çalı Futbol Sahası'nda sinemaseverleri doğa, kamp deneyimi ve sanatla buluşturacak. Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Çalı'nın çok kıymetli bir mahalle olduğunu belirterek, festivalin çıkış noktasındaki tarihi mirasa vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, "Köy Filmleri Festivali, 10 yıldan beri yapılıyor. Burada yapılmasının ana nedeni de 1935 yılında çekilen 'Aysel Bataklı Damın Kızı' filminin bu köyde çekilmiş olmasıdır. O film çekilirken köyde elektrik bile yoktu ama çok iyi isimlerle hazırlanmış bir film ortaya kondu. Nâzım Hikmet'in senaryosuna katkısı olan, Muhsin Ertuğrul'un yönettiği, Cemal Reşit Rey'in müziklerini yaptığı ve Cahide Sonku'nun da ilk başrolüyle yıldızlaştığı film budur. Daha da keyiflisi, filmdeki figüranlar bu köyde yaşayanlardı. Cumhuriyet'in yeni kurulduğu, elektriğin dahi olmadığı o dönemde köylülerimizin filmlerde rol alması çok kıymetli. Biz Cumhuriyet açısından da bunu çok kıymetli buluyor, farkındalığı artırmak için her yıl bu organizasyonu tekrarlıyoruz. Gençlerimizi çadırlarını kurup burada kalmaya, tüm Bursa halkını da desteğe davet ediyoruz" diye konuştu. ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin ise festivalin 1935'ten gelen bir mirası yaşatma çabası olduğunu ifade etti. Sakin, "O yıl Çalı'da yaşayan vatandaşlar evlerini film platosuna açmış. Bu miras bugün Çalı'daki çocuklara Aysel ya da Ali isimlerinin verilmesiyle, Cahide Sonku'nun canlandırdığı Aysel'in eşarbının Türk sinemasındaki etkisiyle hala devam ediyor. Tamamen gönüllülük üzerine başladığımız bu festival, ilk yılında Moğollar'ın geldiği ve Cahit Berkay'ın 50-60 kişiye hayatındaki en ilginç konserini verdiği bir şenlik havasındaydı. Bugün ise on binlerce insana ulaşan kocaman bir festival haline geldi" şeklinde konuştu. Nilüfer Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Nurgül Işık, Ocak ayından bu yana üzerinde çalıştıkları festival programının detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Festivalin içeriğinden bahseden Işık, "Programımıza geçen yıl eklediğimiz Sinema Sempozyumu ile 20 Ağustos Perşembe günü saat 09.30'da Pancar Deposu'nda başlıyoruz. ‘Yerelden Ulusala Film Çalışmaları' temalı sempozyumumuza 53 bildiri sunulacak. 21 Ağustos Cuma günü ise festival alanına geçiyoruz. Saat 20.00'de Moğollar konseri ile açılışımızı gerçekleştireceğiz. Ardından saat 21.00'de uzun metrajlı film ‘İdea' gösterilecek ve yönetmen Tayfun Pirselimoğlu ile sinema eleştirmeni Mehmet Açar moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirilecek. Festivalimizdeki filmlerin genel teması kırsal ve kasabada geçen filmler" dedi. Kısa film yarışması Hafta sonunun da dolu dolu geçeceğini ifade eden Işık, sabah yogaları, Mysia yolları yürüyüşü, foto-kolaj, ses ve tiyatro atölyeleri ile Çalı'da sanat rüzgârının eseceğini duyurdu. Işık, 2019'da gösterimlerine başlanan ve 2022'de yarışmaya dönüştürülen Kısa Film Yarışması için bu yıl 127 başvuru yapıldığını ve 15 finalistin en iyi belgesel, en iyi kurmaca ve iki jüri özel ödülleri için yarışacağını söyledi. Kapanış usta yönetmenle Festivalin kapanışının 23 Ağustos Pazar günü saat 21.00'de yapılacağını aktaran Işık, yönetmenler Yeşim Ustaoğlu ile Jasmin Selen Heinz'ın katılımıyla gerçekleştirilecek "Kuru Taşın Başı" filminin gösterimi ve söyleşisiyle son bulacağını kaydetti.

Öğrencilerden özel efekt makyajları Haber

Öğrencilerden özel efekt makyajları

Bursa'nın Yenişehir ilçesinde bulunan Bursa Yenişehir Hüma Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Güzellik Hizmetleri bölümünde eğitim gören öğrenciler, sinema ve dizi sektöründe kullanılan özel efekt makyajları başta olmak üzere birçok alanda uygulamalı eğitim alıyor. Öğrenciler; makyaj, saç, cilt bakımı ve epilasyon gibi alanlarda kendilerini geliştirirken, özellikle yara ve yanık makyajlarıyla dikkat çekiyor. Okulun Güzellik Hizmetleri Öğretmeni Sinan Eşkin, öğrencilerin dört yıllık yoğun bir eğitimden geçtiğini belirterek, "Filmlerde görmüş olduğunuz yaralı sahneler, çekim öncesinde bu şekilde hazırlanıyor. Öğrencilerimiz burada aldıkları eğitimle mezun olduktan sonra bu alanlarda rahatlıkla iş bulabiliyor. Makyaj, saç, cilt bakımı ve epilasyon gibi birçok alanda kendilerini yetiştirip iş hayatına atılıyorlar. İnsana odaklı bir iş yaptıkları için istihdam konusunda sıkıntı yaşamıyorlar" dedi. Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Yaşar ise okulda verilen eğitimin yalnızca mesleki becerilerle sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Burada öğrencilerimiz hem meslek sahibi olmayı öğreniyor hem de bütçelerine katkı sağlayacak imkânlar elde ediyorlar. Aynı zamanda meslek ahlakı konusunda da eğitimler veriyoruz. Büyükleri karşılama, müşteriye nasıl davranılması gerektiği gibi birçok alanda öğrencilerimize katkı sunuyoruz" diye konuştu. Eğitimleri boyunca ortaya koydukları sıra dışı çalışmalarla dikkat çeken öğrenciler, sinema ve dizi sektörünün yanı sıra güzellik ve bakım alanlarında da geleceğin aranan isimleri arasında gösteriliyor.

Göz kalemi ve sürmenin şaşırtıcı tarihi Haber

Göz kalemi ve sürmenin şaşırtıcı tarihi

Tarihsel kaynaklara göre göz makyajının bilinen en eski örnekleri Antik Mısır’a dayanıyor. Mısırlılar, göz çevresine uyguladıkları sürmeyi estetik görünümün yanı sıra göz hastalıklarından korunmak ve güneş ışınlarını azaltmak amacıyla kullandı. Genellikle galen ve malakit gibi minerallerden elde edilen bu maddeler, kadınlar kadar erkekler tarafından da tercih edildi. Göz kalemi benzeri uygulamalara Mezopotamya, Antik Yunan ve Roma dönemlerinde de rastlandı. Bu uygarlıklarda göz makyajı daha çok sosyal statü, güzellik anlayışı ve ritüellerle ilişkilendirildi. Orta Doğu ve Güney Asya’da ise sürme, yüzyıllar boyunca kültürel ve dini bir gelenek olarak varlığını sürdürdü; özellikle bebeklere ve çocuklara nazardan korunma inancıyla uygulandı. Orta Çağ Avrupa’sında makyaj, dönemsel olarak eleştirilere maruz kalsa da Rönesans’la birlikte kozmetik ürünlere ilgi yeniden arttı. Ancak modern anlamda göz kaleminin yaygınlaşması, 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında sinema ve moda endüstrisinin etkisiyle gerçekleşti. Sessiz film dönemi yıldızlarının belirgin göz makyajları, göz kalemini popüler bir ürün haline getirdi. Günümüzde göz kalemi ve sürme, farklı formlar, renkler ve içeriklerle küresel kozmetik sektörünün önemli bir parçası olarak kullanılıyor. Tarih boyunca değişen anlamlarına rağmen bu ürünler, hem kültürel mirasın hem de modern güzellik anlayışının ortak unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.