Hava Durumu

#Sivas

Yeni Marmara Gazetesi - Sivas haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivas haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bu köyde normal ölüm unutuldu Haber

Bu köyde normal ölüm unutuldu

İnsan sağlığını olumsuz etkileyen kül dağları nedeniyle Hamal köyünde 300 haneden geriye 30 hane kalırken köy sakinleri, artan kanser vakalarını santralde kullanılan kömürden kalan küle bağlamıştı. Yaklaşık 30 köyün etkilendiği kül dağlarından en çok etkilenen ikinci köy ise Mağara köyü. Bu köyde son yıllarda artan özellikle gırtlak kanseri ve solunum yollarına bağlı ölümler adeta normal ölümleri unutturdu. Köye yaklaşık 1 km mesafedeki kül dağının boyu köyü sarmalayan diğer tepeleri aştı. Rüzgârlı havalarda nefes almanın mümkün olmadığı köyde ağaçlarda artık meyve vermez oldu. 30 haneli köyden geriye sadece birkaç hane kaldı. Kış aylarında köylerini terk eden köy sakinleri yazın vakit geçirmek için döndükleri köylerinde sadece birkaç gün geçirebiliyor. "Cennet gibiydi şimdi köy demeye şahit ister" Köy sakinlerinden Hatun Kahveci 1979 yılında Mağara köyüne gelin geldiğinde köyün cennet gibi bir yer olduğunu, ancak şimdi köy demeye şahit gerektiğini belirterek, "Köyümüze geliyor, ekip biçemiyoruz. Ben 79'da bu köye gelin geldiğimde köy cennet gibiydi. Şimdi köy demeye bin şahit gerek. Her yanı meyve acıydı, bağ bahçeydi. Köyümüz kalabalıktı, iki öğretmen vardı. Şimdi hiç giren çıkan yok, misafir yok. Ev sahipleri bile gelip gidemiyor. Arazi sahipleri gelemiyor, çünkü ekim biçim yok. Ürün yok, ağaçlar artık meyve vermiyor, olan meyve de yenmiyor. Eski muhtarımız kanserden gitti. Ondan önceki muhtarın kızı kanseri oldu. Bütün köyün 3'te 2'si kanser. Bu kül bizi mahvetti. Rüzgârlı havalarda pencere açamıyoruz, nefes alamıyoruz. Kar yağıyor üstünde 4 parmak kül oluyor. Karın üstünde 4 parmak kül olursa bu yaşantıya ne diyebilirsin? O kadar müracaat edildi. Hiç kimse de ilgilenmedi. Kimse ilgilenip, gelip buraya bir el atmadı. Kül burada insan hayatını tamamen bitirdi" dedi. "Köyde normal ölüm kalmadı" Köy sakinlerinden Serkan Karadeniz, adeta köylerinde normal ölüm kalmadığını ifade ederek, "Bu kül dağı köyümüzde hayatı bitirdi. Ürettiğimiz ürünün yarısını alamıyoruz. Tamamen terk edemiyoruz, mecbursunuz işte yaşadığınız doğduğunuz, büyüdüğünüz topraklar. İş imkânı olsa insanlar burada yaşamaz. Bu durumdan sadece bizim köyümüz değil, 60'a yakın köy etkileniyor. En çok Hamal köyü ve bizim köyümüz etkileniyor. Kanser, koah gibi solunum yolu hastalıkları çok fazla. 10-15 yıl önce bile köyden çıkıp gidenlerin kanser olduklarını duyuyoruz. Artık bizim köyde normal ölüm kalmadı dersek yeridir" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı emri ile faaliyetleri durdurulmuştu Sivas'ın Kangal ilçesinde bulunan Kangal Termik Santrali, 8 Şubat 2013 tarihinde özelleştirilerek Torku'nun iştiraki olduğu Konya Şeker'e devredildi. Yıllık 1 milyon 908 bin 229 MWh elektrik üretim gücüne sahip olan santral, 2020 yılında filtresiz bacalarıyla gündem oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla santralde üretim 1 Ocak 2020 tarihinde filtre ile ilgili şartları sağlayamadığı gerekçesiyle durduruldu. Bacalarda gerekli filtre işlemlerinin tamamlanmasıyla 30 gün sonra tek türbinde, 6 ay sonra ise tam kapasite olarak elektrik üretimine yeniden başlandı. Termik santralde kullanılan kömürlerin atığı olan küller, çevre köylerin sınırları içerisinde biriktirildi. Yıllar içerisinde açıkta biriktirilen küllerden adeta kül dağı oluşurken, kül tabakası rüzgârlı havalarda çevreye yayılarak köyleri tehdit ediyor.

Diş ağrısı şikayetiyle gitti 25 dişinden oldu Haber

Diş ağrısı şikayetiyle gitti 25 dişinden oldu

Sivas'ta yaşayan iki çocuk annesi Gülbeyaz Çelikdemir'in hayatı, 2 yıl önce yaşadığı bir olaydan dolayı adeta karardı. 2 Yıl önce diş ağrısı şikayetiyle Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hastanesine giden Çelikdemir, doktor olduğunu düşündüğü bir kişi tarafından, "Burada işler uzar, dışarıda daha hızlı halledebiliriz" vaadi ile özel bir diş kliniğine yönlendirildi. Çelikdemir, hasta sandalyesinde kendisi ile temas kuran Y.İ.'nin doktor değil de implant satıcısı olduğunu sonradan öğrendi. Çelikdemir'in gittiği A.D.'ye ait özel klinikte 25 dişi birden çekildi. Çelikdemir'in hastane doktorlarından H.Ö. tarafından ağzına 8 implant çakıldı. İmplantlar çakıldıktan sora Çelikdemir'in sağlık sorunları hiç bitmedi. Çenesinde iltihap oluştu, çene etleri çekildi, ağzından iki farklı operasyon geçirdi. 2 yıl boyunca sürekli sıvı gıdalar tüketmek zorunda kaldığı için bağırsaklarında sağlık sorunları baş gösterdi. İmplantların sökülmesi için özel diş kliniğine gittiğinde ise, hiç kullanamadığı, üzerlerine diş takılamayan implantların sökülmesi için kendisinden ayrıca ücret istendi. Konuyu yargıya taşıdı Diş ağrısı ile başlayan tedavi sürecinde hem tüm dişlerinden hem de sağlığından olan Gülbeyaz Çelikdemir konuyu yargıya taşıdı. Çelikdemir Ankara 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne açtığı davada Y.İ., A.D. ve H.Ö.'den şikayetçi oldu. Çelikdemir, mahkeme sürecinde delillerin yok olmaması için ağzına çakılı ve üzerinde diş olmayan implantlar ile hayatını sürdürüyor. "İmplant çakıldıktan sonra birçok sağlık sorunu yaşadım" Çelikdemir, implantlar çakıldıktan sonra birçok sağlık sorunu yaşadığını ifade ederek, "Sorunum 2024 Yılında başladı. Diş rahatsızlığım nedeniyle Cumhuriyet Üniversitesi'ne başvurdum. Orda muayene sırasında implant teklif edildi. Muayene olduktan sonra implant yapılmasına karar verildi. Belirli bir gün sonra ben üniversitede yaptıracağım diye düşünürken ismini sonradan öğrendiğim şahıs tarafından üniversitenin bahçesinde ikna edilerek özel bir kliniğe yönlendirildim. Bu kişiyle üniversite hastanesinde tanıştım ve kendisine doktor olarak tanıdım. Kendilerinin dışarıda kliniği olduğunu, üniversitede işlerin uzun süreceğini söyleyerek beni ikna etti. Gün belirlendikten sonra aradılar ve kliniğe gittim. Kliniğe gittikten sonra bir gün içerisinde tüm dişlerim, 25 tane dişim çekildi. İmplant kondu. Normalde üç tane dişim ağrıyordu. 25'i çekildi. İmplantlar konulduğu günden itibaren şu ana kadar sorun yaşıyorum ve sağlık sorunlarım da arttı. Yemek ve nefes borum arasında kitle oluştu. Hipertiroidi hastası oldum. Bağırsak sorunları yaşıyorum. Sürekli alt çenemde enfeksiyon oluşuyor" dedi. "Sorunların psikolojik dediler" Çelikdemir, yaşadığı problemlerle ilgili özel diş kliniğine başvurduğunda problemlerinin psikolojik olduğunun söylendiğini ifade edip, "Kendilerine hata olduğunu, implantlarda sorun olduğunu söylediğimde bana psikolojik olarak öyle hissettiğimi söylediler. Üç ay beklememi söylediler, üç ay bekledim, tekrar gittim. Bu sefer de üst çenede üst damaktan et alıp alt çeneye yama yaptılar, yamada tutmadı. Kendilerine yanlış giden işlem olduğunu söyledim. Paramı iade etmelerini söyledim. Kendilerine güvenim olmadığını söyledim. Ne paramı iade ettiler ne de sorunu giderdiler" şeklinde konuştu. "Bilir kişi muayene etmeden rapor hazırladı" Yargı sürecinde ikinci bir mağduriyetle karşı karşıya olduğunu belirten Çelikdemir, "Konu yargıya taşıdım. Bu aşamada şahıslar beni yorduğu gibi yargı da beni yordu. Rapor istedik, bilirkişi olan meslektaşları rapor vermekte direndi. Bilirkişi heyeti istedik, heyet beni muayene etmeden gıyabıma rapor verdi. En büyük delil burada, en büyük delil benim perişan haldeki çenem, beni görmeden nasıl rapor veriyor" şeklinde konuştu. Zor günler geçiren kadın, implantları çaktırmak için 36 çeyrek altın harcadığını, söktürmek için gittiğinde ise kendisinden 12 bin TL ek ücret talep edildiğini belirtip, adaletin yerini bulmasını beklediğini ifade etti. Çelikdemir, deliller kararmasın diye ağzında farklı bir işlem yaptıramadığını, yargı süreci boyunca ağzında hiç diş olmadan, sıvı gıdalarla beslenmek zorunda kaldığını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.