Hava Durumu

#Siyaset

Yeni Marmara Gazetesi - Siyaset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da CHP'li belediye başkanı kalmadı Haber

Bursa'da CHP'li belediye başkanı kalmadı

Cumhuriyet Halk Partisi’nde mutlak butlan kararı sonrasında yaşanan siyasi ayrılıkların yeni adresi Bursa oldu. Türkiye genelinde 91 milletvekilinin istifasıyla kurulan Yeni Parti’nin örgütlenme çalışmaları sürerken, Bursa’da CHP’den ayrılan 6 ilçe belediye başkanı ile çok sayıda belediye meclis üyesi Heykel Atatürk Anıtı önünde düzenlenen programda kamuoyunun karşısına çıktı. Altı belediye başkanı ayrıldı Basın açıklamasında Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem ve Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, CHP’den istifa ederek siyasi çalışmalarını Yeni Parti çatısı altında sürdüreceklerini açıkladı. Belediye başkanlarının yanı sıra belediye meclis üyelerinin yüzde 94’ü de CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye katıldığı bildirildi. Yeni Parti’nin kuruluş sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yeşiltaş, partinin adının ve siyasi çizgisinin halk tarafından belirlendiğini ifade etti. Yeşiltaş, "İsmini halkın koyduğu ve siyasi çizgisini halkın belirlediği Yeni Parti, tam anlamıyla bir halk hareketidir. Bizler halkımızla birlikte yeni nesil bir siyaset anlayışını var etmek için yola çıktık" dedi. "Bursa'nın yüzde 60’ına hizmet ediyorlar" Yeni Parti’ye katılan belediye başkanlarına teşekkür eden Yeşiltaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Payandası olmayı görev bilen bir yönetim ile değil, halkla birlikte yol yürümek isteyen belediye başkanlarımızla beraberiz. Bursa nüfusunun yüzde 60’ına hizmet eden Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanımız Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanımız Şükrü Deviren, Mudanya Belediye Başkanımız Deniz Dalgıç, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanımız Şükrü Erdem, Harmancık Belediye Başkanımız Haşim Ali Arıkan ve tüm ilçelerde seçilmiş meclis üyelerimizin ise yüzde 94’ü halkın iradesine sahip çıkarak bugün Yeni Parti’de yer alıyor."

Tutuklu yargılanan Bozbey’in ilk savunması Haber

Tutuklu yargılanan Bozbey’in ilk savunması

Edinilen bilgiye göre, 31 Mart’ta düzenlenen operasyonla Bozbey, ailesi ve çok sayıda belediye çalışanı gözaltına alındı. 4 Nisan’da Bozbey’in de aralarında bulunduğu 23 kişi tutuklandı. İddianamede Bozbey için 402 yıla kadar hapis cezası, dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem için ise 946 yıla kadar hapis cezası talep edildi. 402 gün hapis cezası ile tutuklu yargılanan CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de arasında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanığın yargılanması bu sabah Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Sanıkların ve izleyicilerin çok olması sebebiyle yargılama Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'nin konferans salonunda yapıldı. Hakkında yöneltilen suçlamalara cevap veren Mustafa Bozbey savunmasının ilk 3 saatinde yaptığı duygusal savunmada zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı. 27 yıldırır siyaset yaptığını vurgulayan Bozbey, "36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey, "27 yıldır siyasetçiyim. Biz gökten zembille inmedik. Tesadüfen gelmedik. Ben helal lokmanın ne demek olduğunu çocukken öğrendim. Çalışmak benim için ibadettir. Ortaokuldan beri hep çalışırım. Bayramlarda ailemle aynı sofraya oturamadım. Üniversiteden mezun olduğumda ilk kez ailemle aynı bayram sofrasında oturdum. Aradan 41 yıl sonra yine bayram sofrasına ailemle oturamadım. Çünkü özgürlüğüm elimden alındı. Bursa’ya hizmet ettiğim için alındı. Gerçekten Bursa’mızın en büyük davası görülüyor. Hukukun üstünlüğü yolunu bulacak. Koğuşumuzda bizimle ilgilenen personele ve müdürlerine teşekkür ediyorum" dedi. "İtalya'dan kule vinç aldık bu sayede geliştik" Kurduğu aile şirketleri ve bu şirketlerin geçmişi ile de ilgili bilgi veren Bozbey, belediye başkanı olmadan önce kurduğu şirketleri ve yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlatarak, "Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik" dedi. Mustafa Bozbey, "Her zaman kendi şirketimi kurmak istedim. Bozbey İnşaat şirketini kurdum. Bozbey Turizm A.Ş.’yi kurdum. Kendi köyümde bazı yerler imara açıldı. Ailemin yerleri vardı. Saygınkent Projesi de buralarda başladı. O zamanlar İtalya’dan kule vinç aldık. Yaptığımız teknolojik yatırımlar sayesinde geliştik" ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediye başkanlığı dönemine ait iddialara da cevap veren Bozbey bu dönemle ilgili olarak da Nilüfer’de eğitim, kültür ve sanat projeleriyle kenti geliştirdiklerini, halkın kendisini dört dönem üst üste seçmesinin tesadüf olmadığını belirtti. Bozbey, "Nilüfer Belediye Başkanı seçildiğimde yoğun olduğum için aday olmak istemiyordum aslında. Doğup büyüdüğüm topraklara hizmet için yola çıktım. Nilüfer’in 99 bin nüfusu vardı. "Eğitim, kültür, bilim ve sanat kenti olacak" dedim. "Gülümseyin Bursa’dasınız" sloganıyla yol aldık. Nilüfer, Bursa’nın merkezi oldu. Bir çok belediye başkanı da şu an Nilüfer’de yaşamaktadır. Nilüfer Belediye Başkanlığı görevine başladığım dönemde şirketime ait hisseleri aileme devrettim. Şirketlerimizin faaliyetleri devam ediyordu. Bozbey İnşaat olarak 2008 yılında 180 milyon liraya TOKİ ile anlaştık. Ama maalesef 2008 yılının sonunda konkordato ilan ettik. 2009 yılında ise istifa ettik. Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik. Bu sıkıntılı süreçte yine aday oldum ve 2009 yılında yeniden belediye başkanı seçildim. Nilüfer halkının beni 4 dönem üst üste seçmesi tesadüf değildir. Çalışanların desteklenmesi ve ihtiyaç sahiplerine destek için NİLVAK’ı kurdum. Burada çalışanlara yönelik destekler uzun yıllar devam etti. Bizler Nilüfer’de birçok yeniliğe imza attık. Avrupa’ya örnek olacak projeler gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Savcımız beni çağırsaydı gelirdim, kaçmadım... 2019 seçimlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı hakkında da bilgi veren Bozbey, "2024 seçimleri için hiç durmadan çalıştım. Bursa'nın gündemini çok yakından takip ettim. İyi insanlarla yol yürüdüm, kötü insanlardan uzak durdum. Belediye başkanlığı görevinde kimseyi ötekileştirmedim. Ancak ben Bursa’ya hizmet ederken, Avrupa’da yapılan festivalleri Bursa’da gerçekleştirecekken aniden tutuklandım. Ben Nilüfer Belediyesinde makam aracı kullanmadım. Lojman kabul etmedim. Kamu zararına imza atacak bir şey yapmadım. 47 yıl sonra Bursa’yı aldığımızdan 2 yıl sonra eşim, kızım ve kardeşlerimle birlikte gözaltına alındım. Ailemden ve omuz omuza çalıştığım arkadaşlarımdan koparıldım. Özgürlüğüm elimden alındı. Savcımız beni çağırsaydı ben gelirdim. Kaçmadım. Sosyal medyada yalan haberler, dedikodular çıktı. Hepsini kınıyorum. Ben parayı düşünseydim konkordato ilan etmezdim. Parayı değil onurumu düşündüm. Paraya tamah etseydim bugün karşınızda olmazdım" dedi. Suçumuz Bursa'yı tek yürek haline getirmek mi? Savunmasında kendisine güvenen Bursalılara da teşekkür eden Bozbey, "Bursa Büyükşehir Belediyesine geldiğimde belediye sürdürülebilir olmaktan çıkmıştı. Borçların gerçek durumunu ortaya çıkarmamız aylarca sürdü. Bizler 2 yıl boyunca borçları azalttık. Bursa’nın 17 ilçesinde hizmet etmeye çalıştık. Mali disiplini sağlarken yatırımlardan vazgeçmedik. Bursa’nın altyapı sorunlarını çözmek için yoğun çalışma yürüttük. Bursa için faydalı olacak ulaşım projeleri yaptık. Mudanya-Bursa arasındaki metrobüs projesi ne yazık ki hayata geçirilemedi. 2 yılda 20 bin gence eğitim desteği sağladık. Göreve geldiğimizde kentte birlik ve beraberlik güçlendi. Bursaspor, göreve geldiğimizden sonra 2 kez şampiyon oldu. Bu sene de Süper Lig’e çıkacak. Suçumuz Bursa’yı tek yürek hâline getirmek mi?" dedi. "Dedikodu yapıyorlar" Hakkında yöneltilen suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlamalarını da kabul etmeyen Mustafa Bozbey, "Rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey savunmasını şu şekilde sürdürdü; "Müfettişlerin raporlarında da görüleceği üzere bu iftiraları ve yalanları söyleyenler kendileri suç işlemişlerdir. Bu kişiler organize suç şebekesi oluşturmuşlardır. Bizlerin bireysel haklarına saldırmışlardır. Hâlen çelişkili ifadelerle emniyetin ve savcının zamanını boşa harcamışlardır. 36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Eşime ve aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum. Şirketlerle ilgili benim kurduğum şirketlere yer verilmiş. Nilüfer Belediye Başkanı oluncaya kadar ben bir iş insanıydım. Benim ve yakınlarımın birçok gayrimenkulü vardı. Üzerimde bulunan taşınmazları zaman içerisinde ihtiyaç durumuna göre sattım. Bu iddianamedeki rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar" dedi. İddianamede geçen NİLVAK Vakfı ile ilgili olarak da yöneltilen sorulara cevap veren tutuklu Belediye Başkanı Bozbey, "NİLVAK, gayrimenkullerimiz ile birlikte kurulmuştur. Bu yapı her yıl ortalama olarak Nilüferli vatandaşlara destek olmak için çalışıyordu. Ticari faaliyetler bu şirket üzerinden sürdürülmüştür. Bir iş yapmak için şirket kurmak gerekiyordu. NİLVAK’tan mezun olanlar devlet memuru oldu. Kreş, özel okul ve otopark işletmeciliği yaptık. Bankadan kredi çektik. SERA A.Ş.’ye krediyi aktardık. FİDA A.Ş. üzerine aldık. İnşaatı SERA A.Ş. üzerinden yaptık. Okul inşaatı yapılırken başka bankalardan da kredi aldık. Sorunlar oldu. Bankalardan blokeler geldi. Sonrasında cari hesaplar üzerinden ilerledi. Her şey ortadayken bu suçlamaların neden olduğunu anlayamıyorum. 2014 yılında boşanma süreci yaşadım. SENA A.Ş. benim aktardıklarımdan sorumludur. Bu şirketin belediye işleriyle ilgili hiçbir hukuksuzluğu yoktur. Belediye Başkanlığı döneminde Vildan Aydın Bozbey’in "şunu yapsın" dediği olmamıştır. Yalan beyan verenler ve iftira atanlar hukuk karşısında ceza alacaktır. Tarafıma yönelik suçlamaları kabul etmiyorum. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum. Neyin örgütüyüz biz, anlam veremiyorum. 111 gündür bunu düşünüyorum. Yapılanları kabul etmiyorum, nefret ediyorum" dedi. "Turgay Erdem'e verdiğim yetki yüzünden 402 yılla yargılanıyorum" Bozbey kendisine yöneltilen Turgay Erdem’e ya da herhangi bir belediye yetkilisine tek imzayla alakalı bir talimatınız ya da yönlendirmeniz oldu mu? sorusuna da "Kesinlikle olmadı. Olması da mümkün değil zaten" şeklinde cevap verdi. Bozbey, bu konu ile alakalı savunmasında "17 yıl önce, 02.04.2024 tarihinde Turgay Erdem’e vermiş olduğum yetki nedeniyle bugün 402 yıl hapis cezasıyla yargılanıyorum. Hizmetlerin sağlıklı yürütülmesi amacıyla 3 meclis üyesini belediye başkan yardımcısı yaptım. Bunlardan biri de Turgay Erdem’di. Turgay Erdem’e hizmetlerin denetlenmesi ve başkan yardımcıları arasında koordinasyonun sağlanması konusunda yetki verdim. Benim daha fazla hâkimiyet içinde olmam için verdiğim koordinatörlük görevi nedeniyle örgüt lideri olmayı kabul etmiyorum. Bu koordinasyon sayesinde işlerin daha doğru yapılması sağlandı. Bunu suç olarak kabul etmiyorum. Turgay Erdem’in attığı imzalarda art niyet yoktur. Kamu yararı için yapılmıştır. Nilüfer’de yapılaşmanın artması, yeşil Nilüfer için çok kötü olmuştur. Buradaki yapılaşmayı artıran Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarıdır. Büyükşehir Belediye Başkanının ve bakanlıklardan alınan izinlerle yapılaşma artırılmıştır. Ben bunlara karşı çıktım. Tek imza ile suçlanmamı asla kabul etmiyorum. Atılan imzalar, kentsel dönüşüm sebebiyle kiraya çıkan vatandaşlar için atılmıştır" dedi. "Emin Adanur bizi 150-200 milyon TL zarara soktuğu için aramızda husumet başlamıştır" Emin Adanur’un hakkındaki iddialarını da kesin bir dille yalanlayan Bozbey, "Emin Adanur'un yalan iddiaları vardır. 2024 sonuna kadar bana "abi" diyordu. 2019’da Fatih Ergün sözleşmeden ayrıldı. İş, Emin Adanur’un şirketine verildi. İnşaatlarda yapım kalitesinde problemler çıkınca kardeşleri beni aradı. Emin Adanur bizi 150-200 milyon TL zarara sokmuştur. Bu sebeple aramızda husumet başlamıştır. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olunca ziyaretime geldi. Bana "İş var" dedi. "İhaleye gir" dedim. İhalesiz iş istedi, asla kabul etmedim. 2025’in ilk aylarında tekrar iş istedi. Sesini yükselterek, "Verecek misin, vermeyecek misin?" dedi. Ben de "Hukuka aykırı iş yapmam" dedim. "Göreceksin sen" diyerek beni tehdit etti. Sosyal medyada iftira atmaya başladı. Dolandırıcılık suçlarından yurt dışına kaçmıştır. Bu kişinin beyanlarını kabul etmiyorum. Ben kardeşimle, akrabalarımla ve herkesle her an görüşebilirim. Ben belediye başkanıyım. ETS kayıtları suç oluşturmak için dosyaya konulmuş şeylerdir. Emin Adanur hakkında her gün ayrı ayrı suç duyurusunda bulunacağım. Eşim, kızım ve ailem bu olaylardan etkilenmiştir. Bunun da bir cezası olacaktır. 1381 ada 2 parselde bulunan Ataevler’deki ilk etap kentsel dönüşüm projesiydi. Depreme dayanıklı şekilde yapılması gerekiyordu. Burada 13 bin kişi yaşıyordu. Altyapının tamamen değişmesi gerekiyordu. Kentsel dönüşüme karşı çıkmadım. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde 440 dairenin 950 daireye çıkarılacağı beyan edildi. Bu karar Büyükşehir Belediye Meclisinde onaylandı. Bu olayla ilgili neden suçlandığımı anlamış değilim. Nilüfer Belediyesi olarak emsal artırımı uygulamasına itirazlarımız vardı. Bursa Büyükşehir Belediyesi bizi dikkate almadı. Kentsel dönüşümü engellemekle bizi halka şikâyet etti. Bu olaydaki suçlamaları kabul etmiyorum. Ben hayatımda suç işlemedim. Nasıl olur da örgüt lideri olarak gösterilebilirim? İnsanların adalete olan güvenini yitirdiler" ifadelerini kullandı. Bana itibar suikastı yapıldı HTS kayıtlarındaki görüşmeleri de suç olarak görmediğini ifade eden Bozbey, "Ben uzun yıllardır belediye başkanlığı yaptım. Bu yüzden binlerce insanda benim telefon numaram var. Sorunu olan, yerinin imar durumunu öğrenmek isteyen, hastane konusunda yardım isteyen vatandaş beni arar. HTS kayıtlarındaki aramalar suç olarak gösterilmiş. Normal olan görüşmeler bile bu dosyada suç gibi gösterilmiş. Bunu kabul etmem mümkün değil. Nasıl hesaplandığı belli olmayan bilgiler sosyal medyada yayınlandı. Hani dosyada gizlilik vardı? Bize itibar suikastı yapıldı. Basında çıkan yalan ve iftiralardan eşim, ailem ve dostlarım etkilendi. Bunların hepsini lanetliyorum. Bu kötü niyetli insanlar buradaki insanlara kötülük yapmaya devam ederse bunun sorumlusu kim olacak? Kişisel haklarımızı kim koruyacak? Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. Gözyaşlarını tutamadı Bozbey, savunmasında sık sık Bursa’ya hizmetlerini hatırlatarak, suçlamaların siyasi ve kişisel husumetlerden kaynaklandığını öne sürdü. "Bana güvenen Bursalı hemşerilerime teşekkür ediyorum" diyen Bozbey, kararın vicdanlı bir şekilde verilmesini beklediğini ifade etti. Savunma sırasında zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Bozbey, "Benim neden tutuklandığımı 3 milyon 500 bin Bursalı hemşerim çok iyi biliyor. Bursa’ya hizmet ettiğim için gururluyum. Bursa’nın borçlarını bitirdiğim, Bursa’yı Avrupa’ya tanıttığım ve Bursaspor’un Süper Lig’e çıkması yönünde destek verdiğim için gururluyum. Eğer bunlar suçsa ben bu suçları işlemeye devam edeceğim. Bunlar benim onurumdur. 111 gündür uzak kaldığım eşime, çocuklarıma ve Bursa’ma kavuşmayı bekliyorum. Karar verirken vicdanlı bir şekilde karar vereceğinize eminim" dedi.

MHP Karacabey'de Mehmet Mahken güven tazeledi Haber

MHP Karacabey'de Mehmet Mahken güven tazeledi

Ergün Koç Kültür Merkezi'nde yoğun katılımla gerçekleştirilen kongreye; MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı ve AK Parti İlçe Başkanı Gültekin Saygısever ile çok sayıda partili katıldı. Divan Başkanlığını MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın yaptığı kongre, partililerin yoğun katılımıyla adeta birlik ve beraberlik şölenine dönüştü. Faaliyet ve mali raporların ibrasının ardından Mehmet Mahken partililere seslendi. Mahken, şeffaf ve dinamik bir yönetim anlayışıyla Karacabey'e hizmet etmeye devam edeceklerini belirterek, "Her mahalleyi, her sokağı tanıyan teşkilat yapımızla var gücümüzle çalışacağız" dedi. İl Başkanı Muhammet Tekin ise "Terörsüz Türkiye" hedefine değinerek, bunun Türkiye'nin birlik ve beraberliğini güçlendirmeyi hedefleyen bir süreç olduğunu vurguladı. MHP Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu da kongrenin hayırlara vesile olmasını temenni ederek yeni yönetime başarılar diledi. Kongrenin Divan Başkanlığını üstlenen MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman da yaptığı konuşmada Türkiye'nin iç ve dış gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyaset anlayışının makam ve mevki odaklı olmadığını vurgulayan Büyükataman, Türk milletine hizmet anlayışıyla hareket ettiklerini ifade etti. Büyükataman, "Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge" hedefinin milli güvenlik açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekerek, muhalefet partilerine eleştirilerde bulundu. Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu güvenlik riskleri karşısında milli birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Büyükataman, Cumhur İttifakı'nın ülkenin geleceği adına güçlü bir irade ortaya koyduğunu belirtti. MHP Karacabey İlçe Teşkilatı'nın 15. Olağan Kongresi'nde, tek listeyle gidilen seçimde mevcut başkan Mehmet Mahken yeniden başkanlığa seçildi.

Bursa Gümüşhaneliler Yayla Şenliği'nde Karadeniz rüzgarı esti Haber

Bursa Gümüşhaneliler Yayla Şenliği'nde Karadeniz rüzgarı esti

Yöresel lezzetlerin ikram edildiği, halk oyunları ekiplerinin sahne aldığı ve halay ile horonların hiç durmadığı etkinlikte Bursa başta olmak üzere çevre illerden gelen binlerce vatandaş bir araya geldi. Şenlik alanında kurulan stantlarda Gümüşhane'ye özgü ürünler sergilenirken, sahne programları katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Bursa GÜDEF Genel Başkanı Adem Bayram, etkinliğin birlik ve beraberliği güçlendiren önemli bir organizasyon olduğunu belirterek, "Kültürümüzü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak adına gerçekleştirdiğimiz yayla şenliğimiz hemşehrilerimiz tarafından büyük ilgi gördü. Maddi, manev, destek sağlayan sponsorlarımıza, katılım sağlayan tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum" dedi. Siyaset dünyasından yoğun katılım Şenliğe siyaset, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarından çok sayıda isim katıldı. Programda MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, İyi Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Özkürtün Belediye Başkanı Yakup Turgut, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Yıldız, Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Yeni Yol Partisi Genel Başkanı İzzettin Küçük katılımcılara hitap gerçekleştirdi. Yörenin en çok sevilen sanatçılarının sahne aldığı şenlik finalinde Selçuk Balcı konseri ile birlikte iki gün boyunca unutulmaz anlar yaşandı. Karadeniz kültürünü Bursa'da yaşatan ve hemşehri dayanışmasını güçlendiren Geleneksel Yayla Şenliği, yoğun katılım ve coşkulu görüntüler eşliğinde sona erdi.

AK Parti Teşkilat Başkanı Büyükgümüş: "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik" Haber

AK Parti Teşkilat Başkanı Büyükgümüş: "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik"

AK Parti Teşkilat Başkanlığı Doğu Marmara Bölge Strateji Toplantısı, Uludağ Swissotel'de düzenlendi. Toplatıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş’ün yanı sıra AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, İstanbul, Düzce, Yalova, Bilecik, Sakarya ve Kocaeli il başkanları ve teşkilat mensupları katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği bu dönemde yeni bir eşiğin arifesinde olduğumuz şu günlerde insanlık namına, adalet namına, hak namına en önemli sözü olan milletlerden biriyiz. Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği sadece bir siyasi irade değil, aziz milletimizin geçmişiyle, geleneğiyle, medeniyet birikimiyle tüm dünya mazlumlarına umut olacak bir siyaseti temsil ediyoruz. Öyle inanıyoruz ki bu teşkilatın neresinde görev alıyorsak, mahalledeysek mahallede, köy temsilciliğindeyse orada, gençlik kollarında, kadın kollarında, ana kademede, belediye meclislerinde, kabinede, milletvekilliklerinde her neredeysek geçmişiyle, bugünüyle ve tüm bu birikimle dünyaya söyleyeceğimiz sözle davamızı, mücadelemizi ve liderimizi temsil ediyoruz. Biz siyaseti bir ideal için, bir mücadele için, dava bildiğimiz değerleri yeryüzünde hakim kılmak için gerçekleştiriyoruz. Birçok toplantıda ifade ettim ama burada tekrarlamakta beis görmüyorum. AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Bizim için bakanlar, bizim için mevkiler mücadelemizi, ideallerimizi gerçekleştirmek için birer sadece sorumluluk, birer sadece fonksiyon niteliğindedir. Bu davada, bu aziz teşkilatın çatısı altında biz mücadelemize hiyerarşik bakmayız. Kabinesinden mahalle teşkilatlarına, bakanlarından köy temsilcilerine kadar bir ve beraber davamızı, ideallerimizi gerçekleştirecek bir hareket içerisinde yer aldığımıza inanıyoruz" dedi. Büyükgümüş, "3 Kasım 2002’den itibaren hayata geçirdiğimiz sessiz devrimlerle, büyük dönüşümlerle, reformlarla Türkiye’nin hak ve özgürlüklerden, eğitim altyapısına, ulaştırmadan adalete, sağlığa, tüm politika başlıklarında üzerine koyduğumuz bir birikimle yolumuza devam ediyoruz. Nasıl 70’li yıllarda işte bu salonlarda bir araya gelindiğinde ve Ayasofya’nın özgürlüğü için dua edildiğinde sadece sözde değil, sahada düzenlenen programlarla, yapılan çalışmalarla adeta varlığıyla tüm teşkilatımız nasıl dua etmişse ve elhamdülillah bugün geldiğimiz noktada o gün uzak denilen hedeflere ulaşmışsak, Allah’ın izniyle bugün yapacağımız çalışmalarla, edeceğimiz dualarla, varlığımızla tüm faaliyetlerimizle sadece sözde değil, halimizle, duruşumuzla gerçekleştireceğimiz dualarla inşallah Rabbim bu nesle Mescid-i Aksa’nın da özgür olduğu günleri gösterecektir" ifadelerini kullandı. "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik" Çocukluk hatırasından örnek veren Büyükgümüş, "Bizim küçüklüğümüzde bir oyun vardı. 5 çocuk, bir müzikle 4 sandalye olur. Bir kişi ayakta kalır, elenir. Sonra sandalye sayısı 3’e düşer. Çocukların sayısı 4’e düşer. Son kişi kalana kadar devam eder. Yani siyaseti bir koltuk kapma oyunu olarak görenlerden hiçbir zaman olmadık. Ve bu teşkilatın ruhuna, mayasına bunun sirayet etmesine de asla ve asla izin vermeyeceğiz. Hep ideallerimiz için, hep ümmetin, insanlığın ve milletimizin geleceği için bu çalışmalarda var olduğumuzu ve bu istikamette ilerlediğimizi her buluşmamızda yeniden teyit ederek çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. "Türkiye üzerinden sosyal ameliyata izin vermeyeceğiz" Bölgesel gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği ve bölgemizde yaşanan gelişmeleri her birimiz takip ediyoruz. Komşumuz İran’da meydana gelen çatışmalar, Körfez'de yaşananlar, Lübnan’da olanlar, Suriye’nin uzun bir sürenin ardından tekrar devleti, milleti, toplumsal hayatı toparlayan girişimleri, hepsi gözlerimizin önünde gerçekleşiyor. Bu gelişmeler yaşanırken asla ve asla kimsenin Türkiye üzerinden bir sosyal ameliyata girmesine müsaade etmeyeceğiz. Vakarlı duracağız, dikkatli duracağız. Türkiye olarak insanlığın ve milletimizin geleceği için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Son 10 yılda İranlı yöneticilerin Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da işlemiş olduğu insan hakları ihlalleri, burada yaşanan acılara sebebiyet vermeleri tarihsel bir vakadır. Ama bugün dönüp de o gelişmelerin hesabını soracağımız gün değildir. Bugün Tahran’da şehit olan 160 kız çocuğunun hesabını soracağımız bir geleceği hep birlikte inşa etmenin cehdinde olma vaktidir. Körfez’deki kardeşlerimiz onlar da burada büyük bir acı içerisindeler. Büyük bir çatışma içerisindeler. Onlar da bizim kardeşimiz. Siyonizmin planı açık ve net. Müslüman’ın Müslüman’a güvenini ortadan kaldırmak. Böl, parçala, yönet anlayışıyla coğrafyaları yeniden şekillendirmek. İşte bu tablo karşısında Türkiye’nin devlet olarak aklı, milletimizin feraseti, duygusu, heyecanı ve tüm bunları bir araya getirecek olan AK Parti’nin, Cumhur İttifakımızın varlığı, duruşu, akılla, heyecanla, duyguyla ve ferasetle yoluna devam edecek bir geleceği hep birlikte inşa etmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz. Yapacağımız tüm faaliyetlerde ortaya koyacağımız her emeğin bir şekilde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözüyle, sahadaki mücadelesiyle, masadaki diplomatik duruşuyla, insanlığın geleceği için büyük bir siyasi iradeye dönüşeceğini hiçbir zaman gönlümüzden çıkarmamalıyız. Sürekli faaliyetlerimize bu inanç ve kararlılıkla sarılmamız lazım" dedi. "CHP BİZİM DÜŞMANIMIZ DEĞİL, RAKİBİMİZDİR" Türkiye’deki siyasi gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyada bunlar yaşanırken, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri de herkesin gördüğünü belirten, şikayet edenler CHP’li. Ellerindeki bilgileri, belgeleri mahkemeye ulaştıranlar CHP’li. İtirafçı olanlar CHP’li. Ya AK Parti bunun neresinde? Hiçbir yerinde değil. Ama Özgür Özel bir gün kalkıyor bu işin savcısı oluyor. Bir gün yatıyor, bu işin avukatı oluyor. Tabii kendi içlerindeki düştükleri o koltuk mücadelesi bizi hiç ilgilendirmiyor. Ama bizim buradaki sınırımız ve onların bilmesi gereken hadleri, bu olayları bahane ederek milletimizin huzurunu kaçırmak, toplumu bölmek, insanların arasına nifak sokmak onların haddi değil. Bu tutum karşısında AK Parti teşkilatları olarak da kararlılıkla ve milletimize hizmet etmenin verdiği sorumlulukla inşallah duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim düşmanımız değil, rakibimizdir. Millete hizmet için daha iyi söz söylemek için daha tesirli fikirler üretmek için Türkiye’yi geleceğe taşıyacak azmi kararlı daha da büyütmek için biz rekabet etmek istiyoruz. Ama böyle bir karşımızda rakibimiz maalesef yok. Dünyada birtakım gelişmeler oluyor. İşte komşumuzda savaş var. Bölgemizde kriz var. Bütün bunları aşacak yeni fikirler ortaya koyun. Yeni sözler söyleyin. Ama yok. ‘Ben Erdoğan’a nasıl saldırırım? Ben Erdoğan’a nasıl iftirada bulunurum?’ Kusura bakmayın, dünyanın zalimleri, dünyanın hegemonları, dünyanın ağa babaları zaten Erdoğan’la uğraşıyor. Senin uğraşman, senin söz söylemen onun için hiçbir anlam, hiçbir kıymet ifade etmez. Ama bütün bu gelişmeler, bütün bu yaşananlar milletimizin hafızasında yer eder" şeklinde konuştu. "Büyük ve güçlü Türkiye vurgusu" Konuşmasını sürdüren Büyükgümüş, "Sadece dünyadaki değişimi değil, Türkiye’nin içerisinden geçtiği bu önemli zaman diliminde kendi hevesleri ve kendi kafalarındaki sorunları millete boca etmek için tüm bunları siyaset zannedenlere karşı sahadaki en güçlü vereceğimiz cevap, AK Parti teşkilatları olarak güçlü varlığımız, birliğimiz ve beraberliğimiz olacaktır. Bugün isimleri ne olursa olsun, sözleri ne olursa olsun Türkiye’de iki siyasal anlayış yoluna devam edecek mi, duracak mı? Milletimiz önümüzdeki yıllarda buna karar verecek. Biz Türkiye’nin büyük ve güçlü Türkiye olarak yoluna devam etmesini istiyoruz. İddialarıyla, tarih şuuruyla, medeniyet birikimiyle, insanlığa söyleyeceği sözle. Ama maalesef o beyler Türkiye’nin Avrupa’nın kenarında iddiasız küçük bir ülke olarak yoluna devam etmesi gerektiğini söylüyor. CHP Genel Başkanı Avrupa Birliği bayrağının önünde fotoğraf çektirip, ‘bizim sözümüz buralarda geçiyor’ nasıl der? Yani yine bakın, izahı olmayan bir şeyin mizahı oluyor. Ama bütün bunlar milletle bağının koptuğu, millete söyleyecek bir sözü olmayan ve kendi içine düştükleri koltuk mücadelesiyle o koltuktan elde ettikleri rantla geleceği kendi gelecekleri olarak gören bir anlayışa karşı mücadele ettiğimizi hiçbir zaman gönlümüzden, zihnimizden çıkarmamalıyız. Biz inşallah Türkiye’nin büyük ve güçlü bir Türkiye olarak yoluna devam etmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Daha nice 25 yıllar burada milletimizin duasıyla, ruh kökümüzden aldığımız güçle siyaset yapmaya sadece bugün değil, geleceği inşa etmeye AK Parti olarak devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Toplantı konuşmanın ardından basına kapalı olarak devam etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.