Hava Durumu

#Sondakika

Yeni Marmara Gazetesi - Sondakika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sondakika haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Acılı aile 30 yaşındaki Kübra Yapıcı'nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için DNA örneği verdi Haber

Acılı aile 30 yaşındaki Kübra Yapıcı'nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için DNA örneği verdi

Burdur'da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı'nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu'na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra'nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor' deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya'da yaşayan ve 30 Nisan'dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı'nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı'nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur'un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı'nın cesedinin bir bölümü ise Antalya'nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu'na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı'nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram'ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram'ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor' deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60'ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN'ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.

Ucuz fiyata taşımacılık yapacaklarını iddia ederek ürünleri çalan çeteye operasyon düzenlendi Haber

Ucuz fiyata taşımacılık yapacaklarını iddia ederek ürünleri çalan çeteye operasyon düzenlendi

İstanbul'da daha ucuza taşımacılık yapacaklarını söyleyerek kandırdıkları kişilerin mallarını çalan çeteye yönelik İstanbul merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyonda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Daha önceki operasyonlarda yakalanan 5 şüphelinin tutuklandığı öğrenilirken, 20 ton alüminyum ve 32 adet hurda motosiklet, piyasa değeri 70 bin dolar olduğu tespit edilen ketçap ele geçirildi. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayetlerin ardından gerçekleştirilen çalışamların ardından nakliye çetesi deşifre edildi. Şüphelileri yakalamaya yönelik teknik ve fiziki takip başlatıldı. Dolandırıclık Büro Amirliği ile Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda şüphelilerin kimlikleri tespit edildi. Yaklaşık 3 ay süren takip ve dinlemeler sırasında yapılan operasyonlarda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı ve ardından sevk edildikleri hakimlikçe tutuklandı. Ekiplerin operasyon sırasında ele geçirdiği 20 ton alüminyum ve 32 adet hurda motosiklet ele geçirilerek mağdurlara teslim edildi. 9 şüpheli daha yakalandı Çalışmalarını yoğunlaştıran ekipler tarafından çetenin diğer üyelerini yakalamak için düğmeye basıldı ve İstanbul, Aksaray, Konya, Bursa, Kocaeli ve Gaziantep illerinde eş zamanlı operasyon düzenledi. Düzenlenen operasyonda hırsızlık çetesinin 9 şüphelisi daha yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler Asayiş Büro Amirliği'nde sorgulanırken, sosyal medya üzerinden ilan verip kendi ürünlerini taşıtmak isteyenlerle iletişime geçtikleri tespit edildi. Şüphelilerin müşterilerini ikna etmek amacıyla daha ucuz fiyat teklifi verdikleri öğrenilirken, mağdurlarla anlaştıktan sonra malları yükledikleri tırların plakalarını değiştirdikleri sonrasında kendilerine ait depolara götürdükleri belirlendi. Öte yandan şüphelilerin deposuna da baskın düzenleyen ekipler, depoda piyasa değeri 70 bin dolar olduğu tespit edilen ketçapları ele geçirdi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. 3 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 6 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

"Masa başında memur olsaydım bu kadar para kazanamazdım" Haber

"Masa başında memur olsaydım bu kadar para kazanamazdım"

Yozgat'ta yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan İbrahim Tamer, 40 yıldır küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapıyor. Babası ile tartıştıktan sonra vadeli koyun ve kuzu alarak hayvancılığa başlayan ve yıllar içerisinde sürüsünü büyüten Tamer, zorlu kış şartlarına rağmen sürüsünü yaylıma çıkarıyor. Boğazlıyan ilçesinde yaşayan İbrahim Tamer, çocuk yaşlarında baba mesleği olan hayvancılıkla ilgilenmeye başladı. Sürüye çobanlık yapan Tamer, 1996 yılında babası ile tartışarak yollarını ayırdı. Sıfırdan başlamak isteyen Tamer, vade ile koyun ve kuzu satın aldı. Zaman içerisinde sürüsündeki hayvan sayısını artıran Tamer, yaklaşık 3 bin küçükbaş hayvan sahibi oldu. Kış şartlarına rağmen sürüsünün peşinden ayrılmayan İbrahim Tamer, hayvancılıkla uğraşan kişilere sağlanan destekler için teşekkür etti. "Bu işte eğlence merkezlerine, kumar sitelerine dalmazsanız para kazanırsınız" Baba mesleği olan hayvancılığı yıllardır aynı heyecanla sürdüren İbrahim Tamer, 12 kardeş olduklarını ve hepsinin de tarımla uğraştığını söyledi. Tamer "1996 yılında dağda yaylaya gelmiştik. Çobanımızla koyun otlatıyorduk. Ben babamın koyunlarını aldım, ovaya indirdim. Babam da koyunları yayladan indirdiğim için kızdı, beni evden kovdu. Ondan sonra ben ayrıldım, sıfırdan başladım. Vadeli koyun, kuzu aldım. Bugünlere geldik. Bu işte eğlence merkezlerine, kumar sitelerine dalmazsanız para kazanırsınız. Hayvanı bırakıp eğlence merkezlerinde gezersen para kazanamazsın" dedi. "Masa başında memur olsaydım bu kadar para kazanamazdım" Hayvancılıkla uğraşan kişilere sağlanan destekleri geçmiş ile kıyaslayan İbrahim Tamer, "Şimdiki devletin verdiği kredileri bize verseler daha çok zengin olurduk. Yüzde 45 faizle kredi çekiyorduk hayvancılıkta. Şimdi devlet 20-24 yaşında traktör, koyun, ahır desteği veriyor. Masa başında memur olsaydım bu kadar para kazanamazdım. Rahatım, sıhhatliyim, hastalığım yok, derdim yok. Yürüyorum, geziyorum, stresim yok. Bu işten zevk alarak yapıyorum. Tarımı, hayvancılığı seviyorum. 2-3 bin dönüm yer ekip biçiyorum. Hayvancılık evdeki çocuğa benzer. Bakarsan olur bakmazsan olmaz. İlacını, iğnesini ben yaparım" ifadelerine yer verdi.

IBAN Tuzağına Dikkat Haber

IBAN Tuzağına Dikkat

Osmaniye'de Mehmet Demir, çocukluk arkadaşına güvenerek IBAN numarasını paylaşınca, farkında olmadan hem kendisini hem de yanında bulunan arkadaşını dolandırıcılık olayının içinde buldu. Osmaniye'de yaşayan 24 yaşındaki Mehmet Demir, çocukluk arkadaşının isteği üzerine IBAN paylaşınca, farkında olmadan hem kendisini hem de yanında bulunan arkadaşını bir dolandırıcılık olayının içinde buldu. Edinilen bilgilere göre, Mehmet Demir'e çocukluk arkadaşından gelen mesajda, hesaplarının bloke olduğu ve acil para transferi için IBAN gerektiği söylendi. Duruma üzülen ve yardım etmek isteyen Demir, o sırada araç sürdüğü için IBAN'ı kendisi yazamadı ve yanında bulunan arkadaşının IBAN numarasını iletti. Bir süre sonra söz konusu IBAN'ın dolandırıcılık amacıyla kullanıldığı tespit edildi. Demir ve arkadaşı, karakola ifadeye çağrıldıklarında olaydan haberdar oldu. Arkadaşına verdiği IBAN'ın dolandırıcılıkta kullanıldığını öğrenince yıkıldığını söyleyen Mehmet Demir, "Karşı tarafın mağduriyetini giderdik ama halen dolandırıcılıktan yargılanıyoruz. Sicilimiz tehdit altında. Benim gibi binlerce mağdur var. Ne olursa olsun kimseye güvenmeyin" dedi. Dolandırıcılık olayına karıştıklarını karakola gittiklerinde öğrendiklerini söyleyen Mehmet Demir, "Olay zamanı araçta gidiyordum yanımda 3 kişi vardı. O sırada telefon gelmişti, arkadaşım beni aramıştı. Şu anda zor durumda olduğunu, ödemelerinin mobil bankacılığa açık olduğunu, belli bir yerden bir borcunun geleceğini söylemişti 3-4 kişiden benden IBAN'ımı istedi. Hani güvene dayalı olarak ben de güvenerek kendi bilgilerimi atacaktım. O esnada atamadım, araç kullandığım için kardeşimin kız arkadaşına söyledim. 'Daha sonra sen bana gönderirsin, ben paralarını kendilerine iletirim.' Bu şekilde olay oluşuyor. Daha sonrasında 3 ay sonra bir polis tarafından çağrılıyoruz. Karakola gittiğimizde ifade kağıtlarını okumaya başladığımda dolandırıcılık suçu ile suçlandığımızı öğrendim. Bu nedenden ötürü de ifadelerimiz alınmıştı" diye konuştu. "Mağduriyeti giderdik ama hala yargılanıyoruz" IBAN'ı kullanılan arkadaşının da kendisinin de olayla hiçbir ilgisinin olmadığını, masum oldukları halde büyük bir hukuki yük altında kaldıklarını söyleyen Demir, "Dolandırılan rakam 7 bin 800 Türk Lirası çok komik bir rakam, karşı tarafa iletmiştik mağduriyetin giderilmesi konusundaki ödeme de yapıldı. Buna rağmen yine yargılanıyoruz. Biz bunun uzlaşma kapsamına alınmasını istiyoruz. Karşı taraf şikayetini çekse bile devletin koymuş olduğu kurallara takılıyoruz. Yani çok basit şeyler yüzünden gençliğimiz ciddi anlamda tehdit altında. Bu şekilde olması gerçekten acı verici bir şey" ifadelerine yer verdi. "Çocukluk arkadaşıma güvendim, hayatım karardı" Kendisi gibi binlerce mağdur olduğunu söyleyen Mehmet Demir, "Şu anda bir sosyal medya aracılığıyla bu sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. 50 bine yakın dilekçe imzalı bir şekilde toplanıp meclise dilekçe olarak gönderdik. Gençliğimiz ciddi anlamda tehdit altında. Sabıkamıza işliyor, geleceğimizi etkiliyor, ailemizin yüzüne bakamıyoruz. Yarın bir gün ileride aile kurma durumumuz bile tehlike altında. Hiç kimseye inanmayın, kimseye güvenmeyin. Bu güvene dayalı olan bir şeydir. Para gelecek vesaire diyenlere asla ve asla güvenmeyin. Bunun nereden geleceğini asla bilemezsiniz. Ben çocukluk arkadaşımın kurbanı oldum. Daha öncesinden tanıdığım için kendisini böyle bir şey olacağını hiç beklemiyordum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.