Hava Durumu

#Stres

Yeni Marmara Gazetesi - Stres haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stres haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Stresle baş etmek mümkün Haber

Stresle baş etmek mümkün

Açıklamasında stresin, insan sağlığını ve yaşam kalitesini çeşitli şekillerde önemli ölçüde etkileyebileceğini ifade eden Dr. Yavuzcan, "Stres, fiziksel sağlığı kardiyovasküler sorunlar, bağışıklık sistemi sorunları, sindirim ve uyku bozuklukları olarak olumsuz etkiler. Stres kan basıncını ve kalp atış hızını artırarak kalp hastalığı riskinin artmasına neden olabilir. Kronik stres bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyon ve hastalıklarla mücadeleyi zorlaştırabilir. Stres, irritabl bağırsak sendromu (IBS), ülser ve diğer gastrointestinal problemler gibi sorunlara neden olabilir. Stres genellikle uykusuzluğa veya kalitesiz uykuya yol açar, bu da fiziksel ve zihinsel sağlık sorunlarını daha da kötüleştirebilir" dedi. Dr. Bekir Uğur Yavuzcan, stresin ruh sağlığı ve fonksiyonlar üzerindeki olumsuz yansımalarına da dikkat çekti : "Uzun süreli stres, anksiyete bozuklukları ve depresyon gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Stres hafızayı, konsantrasyonu ve karar verme becerilerini bozabilir. Kronik stres bunalma, sinirlilik ve duygusal dengesizlik duygularına yol açabilir." Stresin sosyal ilişkiler ve genel refah üzerindeki etkilerini de değerlendiren Dr. Yavuzcan, stresin aile, arkadaşlar ve meslektaşlarla ilişkileri zorlayabileceğini, üretkenliği, iş tatminini ve işteki genel performansı etkileyebileceğini, hayattan alınan keyfi azaltarak genel bir memnuniyetsizlik ve mutsuzluk hissine yol açabileceğini ifade etti. Dr. Yavuzcan, bazı gıdaların psikolojik açıdan insan üzerinde olumlu etkiye neden olduğunu kaydetti : "Magnezyum, özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler ve yeşillikler ile kuruyemişlerde bol miktarlarda bulunan vücudumuz ve sinir sistemi için en gerekli minerallerin başında gelmektedir. Sağlıklı bir beyin ve uyku düzeni için vazgeçilmez olarak konumlandırabiliriz. Balık (somon ve uskumru gibi), keten tohumu ve cevizde bulunan omega-3'ler depresyon ve anksiyete belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilir. Glutensiz yulaf, kinoa, keten tohumu gibi gıdalar kan şekeri seviyelerini düzenlemeye yardımcı olur ve enerji sağlar. Meyveler ve sebzeler, vitaminler, mineraller ve antioksidanlar açısından zengin olup, genel beyin sağlığını destekler ve oksidatif stresi azaltır. Probiyotikler, yoğurt, pancar suyu, kombucha çayı ve lahana turşusu gibi fermente gıdalar bağırsak sağlığını destekler, bu da ruh halinin iyileşmesi ve stresin azalmasıyla bağlantılıdır. Ölçülü olarak, bitter çikolata stres hormonlarını azaltabilir ve hızlı bir ruh hali artışı sağlayabilir." Ruh sağlığını ve psikolojiyi güçlendiren yaşam tarzı alternatiflerini sıralayan Dr. Yavuzcan, sözlerini şöyle tamamladı: "Düzenli fiziksel aktivite stres hormonlarını azaltabilir ve ruh halini iyileştiren endorfin salınımını tetikleyebilir. Kuvvet antrenmanı egzersizleri ile birlikte her hafta en az 150 dakika orta şiddette aerobik aktivite veya 75 dakika şiddetli aktivite hedefleyin. Farkındalık meditasyonu, yoga ve derin nefes egzersizleri gibi uygulamalar stresi yönetmeye ve zihinsel berraklığı artırmaya yardımcı olabilir. Gece başına 7-9 saat kaliteli uyku almak stres yönetimi için çok önemlidir. Güçlü ilişkiler sürdürmek ve bir destek sistemine sahip olmak strese karşı tampon görevi görebilir ve duygusal refahı artırabilir. Etkili zaman yönetimi, bunalmışlık hissini azaltabilir ve hayatın çeşitli yönlerini dengelemeye yardımcı olabilir. Keyif aldığınız aktivitelerle uğraşmak stresten uzaklaşmanızı sağlayabilir ve genel mutluluğunuzu artırabilir."

Bursa'da 57 kişinin gözaltına alındığı operasyonda kabızlık şikayeti baş gösterdi Haber

Bursa'da 57 kişinin gözaltına alındığı operasyonda kabızlık şikayeti baş gösterdi

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada Bozbey'in yanı sıra ailesi ve belediye bağlantılı toplam 59 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 31 mart salı sabahı Bursa merkezli 4 ilde yapılan eş zamanlı operasyonda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, eşi, kızı ve 2 kardeşinin yanı sıra Bursa'da faaliyet yürüten inşaat şirketi sahipleri, müteahhit ve bazı belediye çalışanı ve vakıf yönetimindeki kişilerden oluşan 57 kişi "rüşvet, yolsuzluk, suç örgütü kurma ve imar kirliliği" suçlamalarıyla evlerinden alınarak gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 51 ikamet, 23 şirket ve iş yerine el konuydu. Mustafa Bozbey'in eşi Seden Bozbey'in yöneticiliğini yaptığı NİLVAK hakkındaki tasarrufun Vakıflar Bölge Müdürlüğünde olduğu Emniyet tarafından NİLVAK hakkında adli dosyanın olduğunun Vakıflar Bölge Müdürlüğüne bildirildiği vakıf statüsünde olduğu için kayyum atanamadığı öğrenildi. Mustafa Bozbey'in özellikle Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemi ve tutuklu eski başkan Turgay Erdem ile bağlantılı olduğu faaliyetlerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli şahısların emniyetteki sorguları devam ederken 57 şahsın avukatlar nezaretinde ifadelerinin alınmaya başlandığı belirtildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve ailesinin ifadelerinin de Bursa Barosuna kayıtlı Avukat Şerafettin Yavuz'un başkanlık ettiği avukat gurubu eşliğinde ifadesinin alınacağı öğrenildi. İfadelerin tamamlanmasının ardından gözaltındaki 57 şüpheli şahsın Cuma günü adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor. AŞIRI STRES HAZIMSIZLIK YAPIYOR Son iki günü Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün nezaretinde geçiren şüpheli şahıslardan bazılarının rahatsızlanıp emniyet müdürlüğüne çağırılan 112 ambulanslarıyla hastaneye götürülmeleri dikkat çekti. Aralarında daha çok müteahhitlerin olduğu ve rahatsızlanıp ambulansla hastaneye götürülen 7 kişinin strese bağlı hazımsızlık ve kabızlık şikayetiyle hastanelik oldukları öğrenildi. Uzmanlara göre, strese bağlı kabızlık, özellikle gözaltı gibi yoğun kaygı ve belirsizlik ortamlarında sık görülen bir durum. Stres, beyin ile bağırsak arasındaki sinir ağı üzerinden sindirim sistemini doğrudan etkileyerek bağırsak hareketlerini yavaşlatabilir ve kabızlığa yol açabilir. Beyin Bağırsak Ekseni: Beyin ve sindirim sistemi sürekli iletişim halindedir. Stres, otonom sinir sistemi üzerinden bağırsak kaslarının hareketini yavaşlatabilir. Kaygı Döngüsü: Kabızlık, kaygıyı artırır; artan kaygı ise bağırsak fonksiyonlarını daha da bozarak kısır bir döngüye sebep olur Hormonal Etki: Stres sırasında salgılanan kortizol gibi hormonlar sindirim sisteminde değişikliklere yol açar. GÖZALTI ORTAMINDA KABIZLIK NEDEN ARTABİLİR? Yoğun psikolojik baskı: Belirsizlik, korku ve kaygı bağırsak hareketlerini yavaşlatır. Beslenme düzeni bozulması: Yetersiz lif ve sıvı alımı kabızlığı tetikler. Hareketsizlik: Kapalı ortamda uzun süre hareketsiz kalmak bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Tuvalet alışkanlıklarının değişmesi: Ortam değişikliği ve mahremiyet eksikliği dışkılama refleksini baskılayabilir.

Toksik patronlar çalışma hayatını zorluyor Haber

Toksik patronlar çalışma hayatını zorluyor

Toksik Patron Nedir? İnsan kaynakları uzmanları, toksik patronu; çalışanları sürekli eleştiren, başarıyı sahiplenip hataları başkalarına yükleyen, iletişimde baskıcı ve öngörülemez davranan yönetici olarak tanımlıyor. Bu tür yöneticilerin olduğu iş ortamlarında stres düzeyinin arttığı, işten ayrılma oranlarının yükseldiği belirtiliyor. Çalışanlar Ne Yapabilir? Uzmanlar, toksik bir patronla karşı karşıya kalan çalışanların öncelikle durumu doğru tanımlaması gerektiğini vurguluyor. Kişisel algılar ile sistematik davranışlar arasındaki farkın netleştirilmesi, atılacak adımlar açısından kritik görülüyor. Belgelenmiş iletişim: Yazılı kayıtlar tutmak ve iş süreçlerini belgelemek, olası anlaşmazlıklarda çalışanı koruyabiliyor. Sınır koyma: Profesyonel çerçevede net sınırlar belirlemek, toksik davranışların etkisini azaltabiliyor. Destek arayışı: İnsan kaynakları birimleri veya güvenilir yöneticilerle görüşmek, kurumsal çözümlerin önünü açabiliyor. Kendi sağlığını koruma: Uzmanlar, uzun süreli psikolojik baskının tükenmişliğe yol açabileceği konusunda uyarıyor. Kurumsal Sorumluluk Tartışması Çalışma psikologlarına göre toksik yönetim yalnızca bireysel bir sorun değil, aynı zamanda kurumsal bir risk. Şirketlerin liderlik eğitimlerine yatırım yapması, geri bildirim mekanizmalarını güçlendirmesi ve çalışan şikâyetlerini ciddiyetle ele alması gerektiği ifade ediliyor. Son Çare: İş Değişikliği Uzmanlar, tüm girişimlere rağmen toksik ortamın değişmemesi durumunda, çalışanların kendi kariyer ve ruh sağlıklarını önceliklendirmesi gerektiğini belirtiyor. Bu noktada iş değiştirmenin, bazı durumlarda en sağlıklı seçenek olabileceği vurgulanıyor.

Sınav öncesi, çocuğunuza nasihat vermeyin Haber

Sınav öncesi, çocuğunuza nasihat vermeyin

Üniversite giriş sınavına günler kala herkesi basan heyecan konusunda uyarılarda bulunan Psikolog Başak Mutlu, öğrencinin daha başarılı olması için neler yapılacağını sıraladı. Üniversite sınava girecek çoğu genç stresli günlerden geçirdiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Psikolog Başak Mutlu, "Bu süreç yalnızca öğrenciler için değil, ebeveynler için de zorlayıcı olabiliyor. Birçok ebeveynin zihni, 'Çocuğum sınava yeteri kadar hazır mı?', 'Sınavda heyecan yapar mı?', 'Ona nasıl yaklaşmalıyım?' sorularıyla meşgul. Hatta öyle ki çoğu zaman ebeveynler bu endişeli hallerini farkında olmadan çocuklarının omuzlarına yükleyebiliyor. Masumca söylenen motivasyon cümleleri bile çocuklarda baskı oluşturabiliyor. Bu süreçte izlenecek en iyi yol ebeveynlerin nasihat vermekten uzak durmaları ve çocuğun duygularına alan açmasına imkan tanımaları olacaktır. Yargılamadan dinlemenin, çözüm sunmaya çalışmadan yanında durmanın gücü tahmin edilenden daha büyüktür" dedi. Sınavla ilgili düşünceleri, hisleri konuşmak kadar sınav dışı konuları konuşmak da faydalı olacağını belirten Başak Mutlu "Çünkü aile içi sohbetlerin sürekli sınava bağlanması, sınavı çocuğun tüm yaşamına yayar. Onun hobilerine, ilgi alanlarına, mizahına yer açmak sınavı hayatın tek ekseni olmaktan çıkarır. Küçük bir dokunuş, başını okşamak, birlikte yürüyüş yapmak bazen söylenen tüm sözlerden daha güven vericidir. Bir genç sınav endişesi yaşıyorsa, bu onun disiplinsiz veya tembel olduğu anlamına gelmez. Aksine çoğu zaman bu endişenin altında, potansiyelini sergileyememe korkusu, aileyi hayal kırıklığına uğratma endişesi, mükemmeliyetçilik gibi durumlar yatar. Bu yüzden onu rahatlatmaya çalışırken başarısından çok çabasını takdir edin. Fiziksel sağlığın yerinde olması psikolojik sağlığı olumlu yönde etkiler. Evde sevilen sağlıklı yiyeceklerin pişirilmesi, uyku ve dinlenme saatlerine özen gösterilmesi önemlidir. Rutinlerde büyük değişimlere gidilmemesi de çocuğa güven ve kontrol duygusu verir" şeklinde konuştu. Üniversite sınavı, her ne kadar önemli ve belirleyici gibi görünse de tekrarı olan bir deneyim olduğunu ifade eden Başak Mutlu, "Ancak sınav sürecinde ebeveynin çocukla kurduğu ilişki, gösterdiği anlayış ya da baskı çocuğun hafızasında uzun vadeli bir duygusal iz bırakır. Eğer çocuğunuzda aşırı kaygı, uykusuzluk, sinirlilik, iştah problemleri veya aşırı içe kapanma gibi belirtiler varsa bu dönemde bir ruh sağlığı uzmanından destek almak oldukça değerlidir. Bu desteğin sadece sınava değil, çocuğunuzun kendisini algılama biçimine de katkısı olur" dedi.

Gülmenin İnanılmaz Gücü: Bilimsel Olarak KanıtlanmışFaydaları! Haber

Gülmenin İnanılmaz Gücü: Bilimsel Olarak KanıtlanmışFaydaları!

Uzun yıllardır gülmenin ruhu dinlendirdiği, stresi azalttığı söylenir. Ancak bilimsel araştırmalar, gülmenin faydalarının çok daha ötesine geçtiğini ortaya koyuyor. Kahkaha atmak, bedenimizi ve zihnimizi olumlu yönde etkileyen karmaşık bir fizyolojik süreç. İşte gülmenin bilimsel olarakkanıtlanmış başlıca faydaları: Fiziksel Sağlık Üzerindeki Etkileri: • Kalp Sağlığı: Gülmek, kan damarlarını genişleterek kan basıncını düşürür ve kalp kriziriskini azaltır. Düzenli olarak kahkaha atmak, kalp atış hızını düzenleyerek kalp sağlığınıkorur. • Bağışıklık Sistemi: Gülmek, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direnciartırır. T hücrelerinin aktivitesini artırarak vücudun enfeksiyonlarla mücadele etmeyeteneğini güçlendirir. • Ağrı Kesici Etki: Kahkaha atarken salgılanan endorfin hormonu, doğal bir ağrı kesicigörevi görür. Kronik ağrıların şiddetini azaltmaya yardımcı olur. • Solunum Sistemi: Gülmek, diyaframı çalıştırarak solunum sistemini güçlendirir ve akciğerkapasitesini artırır. • Sinir Sistemi: Gülmek, sinir sistemini rahatlatarak kas gerginliğini azaltır ve migren gibibaş ağrılarını hafifletebilir. Zihinsel Sağlık Üzerindeki Etkileri: • Stres ve Anksiyete: Gülmek, stres hormonlarının seviyesini düşürerek kaygı ve depresyonbelirtilerini hafifletir. • Duygusal İyi Oluş: Endorfin hormonu sayesinde gülmek, mutluluk ve keyif duygularınıartırır. • Beyin Fonksiyonları: Gülmek, beyin hücrelerinin birbirleriyle bağlantısını güçlendirereköğrenme, hafıza ve yaratıcılık gibi bilişsel becerileri geliştirir. • Uyku Kalitesi: Gülmek, daha iyi bir uyku uyumanıza yardımcı olarak yorgunluğu azaltırve enerji seviyenizi yükseltir. Sosyal Yaşam Üzerindeki Etkileri: • İlişkiler: Gülmek, sosyal bağları güçlendirir ve insanlarla daha iyi ilişkiler kurmanızayardımcı olur. • Empati: Gülmek, empati kurma yeteneğini artırarak başkalarının duygularını daha iyianlamanızı sağlar. • İşbirliği: Ortak bir şakaya gülmek, işbirliğini artırır ve takım çalışmasına katkı sağlar. Gülmeyi Hayatınıza Nasıl Katabilirsiniz? • Komik Filmler ve Diziler İzleyin: • Esprili Kitaplar Okuyun: • Stand-up Gösterilerine Gidiniz: • Doğal Ortamlarda Zaman Geçirin: • Çocuklarla Oynayın:

Hangi Vitamin Eksikliği Gebelik Kaybına Sebep Olur? Haber

Hangi Vitamin Eksikliği Gebelik Kaybına Sebep Olur?

Erken gebelik döneminde, gebelik kayıplarının sık karşılaşılan bir durum olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Nigar Allahverdiyeva, “Tekrarlayan gebelik kayıpları farklı nedenlerden dolayı yaşanabilir. Fazla kilo, stres, D vitamini eksikliği, sigara ve alkol kullanımının tekrarlayan düşüklere sebep olduğu gösterilmiştir” dedi.   Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nden Opr. Dr. Nigar Allahverdiyeva, tekrarlayan gebelik kayıpları hakkında açıklamalarda bulundu. Erken gebelik döneminde, gebelik kayıplarının sık karşılaşılan bir durum olduğunu söyleyen Opr. Dr. Allahverdiyeva, “Fakat 20’nci gebelik haftasından önce 2 ve daha fazla gebelikte düşük izlenen çiftlerde tekrarlayan gebelik kaybı nedenlerinin araştırılması gerekir. Tekrarlayan gebelik kayıpları farklı nedenlerden dolayı yaşanabilir. En sık nedenler arasında kromozomal anomaliler, genetik anomaliler, pıhtılaşma bozuklukları, ileri anne yaşı, rahmin yapısal anomalileri sayılabilir. Bunlar dışında yumurta ve sperm kalitesinin düşük olması, hormon dengesinin bozulması, bağışıklık sistemi hastalıkları, metabolik hastalıklar (özellikle diyabet ve tiroit), çevresel faktörler, rahimle ilgili geçirilmiş cerrahiler, sigara ve alkol kullanımı tekrarlayan gebelik kayıplarına sebep olabiliyorlar“ diye konuştu.  “Detaylı jinekolojik muayene yapılır”  Gebelik kayıplarının nedenlerinin detaylı bir tarama ile sorgulandığını belirten Opr. Dr. Allahverdiyeva, “Sebeplerin araştırılmasına detaylı öykü almakla başlanır, düşüklerin hangi haftada olduğu, cerrahi müdahale gerekip gerekmediği, hem anne hem de baba adayının bilinen kronik rahatsızlığı, kullandıkları ilaçlar, beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı, aile öyküleri sorgulanır. Anne adayı için detaylı jinekolojik muayene yapılır. Baba adaylarına spermpogram testi istenir. Genetik anomalilerin değerlendirilmesi için anne ve baba adayının kromozom analizi yapılır, yani periferik karyotip testi bakılır. Düşük materyali varsa, genetik olarak incelenir. Pıhtılaşma bozukluğunu tespit etmek için anne adayının trombofili paneli incelemesi yapılır. Rahmin yapısal anomalilerini veya cerrahi ve enfeksiyonlara bağlı yapışıklıkları tespit etmek için rahim filmi (HSG), gerekirse MRG çekilir. Metabolik hastalıkların araştırılması için açlık kan şekeri, HbA1c, TSH, prolaktin, hormonal bozukluklar için FSH, LH, Estrodiol gibi hormon değerlerine bakılır. İmmun sistemin değerlendirilmesi için yine bir takım kan tahlillerinin yapılması gerekir” ifadelerine yer verdi.  “Sağlıklı yaşam tarzı benimsenmeli”  Çiftlerde, sağlıklı yaşamanın önemine dikkat çeken Opr. Dr. Allahverdiyeva, şu bilgileri paylaştı:  “Saydığım yöntemler dışında çiftlerin bilmesi gereken noktalardan biri de sağlıklı yaşam tarzının önemidir. Fazla kilo, stres, D vitamini eksiliği, sigara ve alkol kullanımının tekrarlayan düşüklere sebep olduğu gösterilmiştir. Tekrarlayan gebelik kayıplarına sebep olan neden bulunduktan sonra uygun medikal veya cerrahi tedaviler başlanır. Kromozomal veya genetik anomaliler olan çiftlerde ise daha ileri değerlendirilme yapılır, gerekirse PGT yani preimplantasyon genetik tanı testi istenir. Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan çiftlerde tedavi planlarken nedene yönelik yaklaşım gerekir. Uygun tedavi şekli ile başarılı gebelik elde etmek mümkündür.“

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.