Hava Durumu

#Su

Yeni Marmara Gazetesi - Su haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleri Video Galeri

Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleri

     Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.      Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında da vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmetini sürdürüyor. Ücretsiz diyetisyen hizmeti kapsamında sağlıklı, yeterli, dengeli ve bilinçli beslenme adına yol gösteriliyor. Destek kapsamında yaşam kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılırken, buna uygun beslenme programları oluşturuluyor. En kritik öğün, sahur      Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının manevi yönünün yanında beslenme alışkanlıklarının da yeniden şekillendiği bir dönem olduğunu söyledi. Ramazan ayında en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Dr. Nilgün İstek, sahur yapılmadığı takdirde gün içerisinde halsizlik, baş ağrısı, dikkat azalması gibi sorunlar yaşanabileceğini ifade etti. Sahur nasıl yapılmalı?      Doğru bir sahurun yapılmasının da bu tür etkileri ortadan kaldırabileceğini anlatan Dr. Nilgün İstek, "Sahurda tam buğday unu, tam tahıllı ekmek gibi karbonhidratların yanında yumurta, peynir, yoğurt gibi sağlıklı ve proteinli besinler tüketilebilir. Aynı zamanda zeytin, ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağların alınması da faydalı olur. Sahurda şekerli gıdalar, tuzlu yiyecekler, salamuralar mümkün olduğunca az tüketilmeli. Böylece gün boyunca çabuk acıkma veya çabuk susama gibi durumları en aza indirebiliriz" dedi. İftarda nelere dikkat edilmeli?      İftarda ise en önemli noktanın kademeli beslenmek olduğunu dile getiren Dr. Nilgün İstek, "Uzun süreli açlıktan sonra iftar saatinde birdenbire çok ağır ve yağlı yiyecekler yemek sindirim sistemi problemlerine yol açabilir. Özellikle kronik hastalığı olanlar dikkat etmelidir. Öncelikle suyla oruç açılmalı, bir veya iki adet hurma ve zeytinle devam edilmelidir. Çorba içtikten sonra ise doğrudan ana yemeğe geçilmemeli. 10-15 dakika kadar ara verdikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. Bu, sindirimin daha da rahatlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca ara vermek tokluk sinyallerinin oluşmasını sağlar. Aşırı yemek yemenin önüne geçilmiş olur. Kan şekerinin de hızlı yükselmesini engeller. Bu, daha kontrollü bir metabolizma açısından önemlidir" diye konuştu. Ramazan'da sıvı tüketimi önemli      Oruç döneminde sıvı dengesinin sağlanmasının da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Nilgün İstek, yeterli miktarda su alınmadığı durumda baş ağrısı, dikkat azalması, halsizlik ve sindirim sistemi problemleri yaşanabileceğini anlattı. Suyu da zamana yayarak iftar ile sahur arasında tüketmek gerektiğini söyleyen Dr. Nilgün İstek, "Çay ve kahvenin, su yerine geçmeyeceği bilinmelidir. Yiyeceklerdeki demirden daha iyi yararlanabilmek için çay ve kahvenin yemekten yaklaşık bir saat sonra tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca Ramazan ayında hareket etmek de çok değerlidir. İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak fiziksel aktivite, sindirimin rahatlamasına, kan şekerinin dengelenmesine ve kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. Kronik hastalığı olanlar özellikle oruç tutma dönemi öncesinde doktora ve diyetisyene danışmalıdır" dedi.

Beylikdüzü'nde sağanak nedeniyle 2 daireyi su bastı Haber

Beylikdüzü'nde sağanak nedeniyle 2 daireyi su bastı

Beylikdüzü'nde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle 5 katlı binanın giriş katında bulunan 2 daireyi ve asansör boşluğu ile elektrik panolarının olduğu alanı su bastı. Polis ekipleri, elektrik kaçağı şüphesi üzerine 5 katlı binayı tedbiren boşalttı. Olay, Beylikdüzü ilçesi Yakuplu Mahallesi 136'ncı sokakta dün akşam saatlerinde yaşandı. Etkili olan sağanak yağış nedeniyle 5 katlı binada giriş katta bulunan 2 dairenin, asansör boşluğunu ve elektrik panolarının bulunduğu alanı su bastı. 14 saattir ihbarda bulunduklarını ifade eden apartman sakinleri, binaya hiçbir yetkili ekibin gelmediğini belirtirken, sabah saatlerinde olay yerine polis ekipleri geldi. Ekiplerin incelemesinin ardından elektrik panolarının bulunduğu katı da su bastığı gerekçesiyle muhtemel bir elektrik kaçağından kaynaklı çarpılma riskine karşı apartman boşaltıldı. "Burada insanlar mağdur, elektrik akımı ve her türlü risk oluşabilir" 14 saattir yetkililerin gelmediğini ifade eden apartman sakini Ali Temurtaş, "Dün akşam saat 21.00 sıralarında oldu. Ondan sonra yetkilileri aradık. Yetkililerden, ‘şimdi geliyoruz. Yarım saat sonra geliyoruz' dediler ancak 14 saattir buraya hiçbir yetkilinin geldiğini görmedim. Polis memurları geldi sağ olsunlar. Başka hiçbir yetkili gelmedi. Geceden bu yana insanlarla uğraşıyoruz. Burada insanlar mağdur gördüğünüz gibi, maddi kayıp var. Yetkilileri bunun için aradım ama gelmediler. Ricada bulunuyoruz, yalvarıyoruz gelmiyorlar. Can kaybı yaşanmasından korkuyoruz. Risk olmaz olur mu? Asansör, elektrik akımı her türlü risk oluşabilir" dedi.

Su Krizi Derinleşiyor... Haber

Su Krizi Derinleşiyor...

Eskişehir'de 3 yıl önce tarımsal sulama için açılan Gündüzler Barajı'nda su seviyesi; yağışın olmaması, bilinçsiz ekim ve su kullanımı nedeniyle ciddi biçimde düşerken, su birikmesi için kapaklar kapatıldı. Tepebaşı ilçesine 2022 yılında inşaatı biten 8,3 milyon metreküp depolama hacmine sahip Gündüzler Barajı dron ile havadan görüntülendi. Temelden 65 metre yüksekliğe sahip barajın tutuğu suyun oldukça azaldığı görülüyor. 72 bin dekar zirai arazinin suya sağlamak için inşa edilen Gündüzler Barajı'nın 2025 yılında belli bir döneminde çiftçiye su sağlayabildi. Bölgede çiftçilik yapan Hüseyin Fırat Ekmen'in iddiasına göre 2025 yılında yarım dönem tarıma su verebilen baraj daha sonra su yetersizliği nedeniyle kapaklarını kapattı. Su bitmesinde en büyük etkenler olarak ise yağmurun az yağması ve çiftçinin çok su isteyen ürünleri ekmesi olarak gösteriliyor. "2025 yılında sadece yarım dönem sulama yapılabildi" Konuyla alakalı konuşan çiftçi Hüseyin Fırat Ekmen, "Barajın yapımı 2022 yılında tamamlandı ve 2023 yılında faaliyete geçerek sulama yapılmaya başlandı. Ancak 2024 yılında, fotoğraflarda da gördüğünüz gibi barajın suyu tamamen bitti. 2025 yılında sadece yarım dönem sulama yapılabildi, sonrasında ise su yetersizliği nedeniyle süreç durdu. Hepimizin mahsulü tarlada yarım kaldı. Bölgemizde sulama, mahsul dönemi yarıyı biraz geçtikten sonra başlayabildi. Çiftçilerimiz genel olarak mısır, ayçiçeği ve pancar gibi su isteği yüksek ürünler ektiği için barajdaki suyumuz çok çabuk tükendi. Üstelik 7 ay boyunca bölgeye bir damla bile yağmur yağmadı; bu kuraklık susuzluğun en büyük göstergesidir. Şu anki tabloda barajın tekrar dolması biraz zor görünüyor. İnşallah yağışlar bol olur da barajımız yeniden dolar; ancak şu ana kadar yeterli yağış düşmediği için su seviyesinde bir artış olmadı" dedi.

Su kirliliğini yüzen adacıklar temizleyecek Haber

Su kirliliğini yüzen adacıklar temizleyecek

Balıkesir'de su kirliliğine bitkisel çözüm olarak, "Yüzen Bitki Adacıklarıyla Su Arıtma" çalışması üzerine bilim insanları çalışma yaptı. Balıkesir Üniversitesi Botanik Bahçesinde, gölet suyunun biyolojik yöntemlerle temizlenmesine yönelik önemli bir pilot çalışma başlatıldı. Tübitak 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri kapsamında desteklenen çalışmada, suyu arıtma özelliğine sahip olan bitki türleri "yüzen adacıklar" üzerine yerleştirilerek biyoremediasyon yöntemiyle gölet suyunun temizlenmesi hedefleniyor. Projenin danışmanlığını Prof. Dr. Fatih Satıl yürütürken, araştırma ekibinde BAÜN Biyoloji Bölümü öğrencileri Şevval Kızılcaoglu, Ayşegül Gürsoy ve Nermin Edis yer alıyor. Proje kapsamında; su arıtma potansiyeli yüksek bitkiler, özel olarak tasarlanan ve su yüzeyinde kalabilen yüzen adacıklara dikildi. Bitkilerin kökleri tamamen su içerisinde kalırken gövde ve dalları su yüzeyinin üzerinde bulunuyor. Bu sayede bitkilerin su içerisindeki besin maddelerini ve kirleticileri kökleri aracılığıyla absorbe etmeleri hedefleniyor. Projede öncelikli amaç, bu yüzen adacık sistemi üzerinde yetiştirilen bitkilerin göletlerde hayatta kalabildiğini ve biyoremediasyon özelliklerini sürdürebildiklerini bilimsel olarak ortaya koymak. Ekip, elde edilecek verilerin ilerleyen süreçte kentsel ve doğal sulak alanların temizlenmesinde doğa tabanlı çözüm alternatiflerine önemli katkılar sağlayacağını değerlendiriyor. Bu çalışma ile hem çevre dostu, sürdürülebilir su arıtma yaklaşımlarının yaygınlaşması hem de öğrencilerin bilimsel araştırma kültürü kazanması amaçlanıyor.

İstanbul’da Su Seviyesi Alarm Veriyor Haber

İstanbul’da Su Seviyesi Alarm Veriyor

İstanbul’da yağışların azalması ile barajlarda su seviyesi yüzde 17 seviyelerine kadar geriledi. İstanbul Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş ise yağışların barajları yeterince doldurmamasının nedenini kapatılan dereler olduğuna işaret ederek, "İstanbul’daki yaklaşık 4,5 milyon konutun işyerinin hepsinin birden doğal gaz yaktığını düşündüğümüzde, biz İstanbul’un havasını ısıtıyoruz. Yağmur bulutlarının yağmasına engel oluyoruz" dedi. Artan nüfus, bilinçsiz su tüketimi, bozuk musluklar, kapatılan dereler ve küresel ısınma gibi bir çok farklı nedenle artık büyük şehirlerde daha fazla su sıkıntısı gündeme geliyor. İstanbul’da İSKİ verilerine göre barajların genel doluluk oranları yüzde 17 seviyelerine kadar geriledi. İstanbul’a eskisi kadar yağış almamasının nedeni artan nüfus ile birlikte doğal gaz kullanımına bağlı ısı adaları olarak gösterildi. Uzmanlar yağmur bulutları şehrin üzerine geldiğinde ısı adaları nedeniyle dağıldığını belirtiyor. Ayrıca şehirde küçük görünen bir çok unsurun kuraklığa davetiye çıkardığı ifade ediliyor. Bozuk musluklar, fazla harcanan lavabo suyu, araba temizliği gibi nedenler yıllık ortalamada büyük bir tüketim alanı dolduruyor. Deniz suyunun arıtılması ve gümüş iyodürü bulut tohumlama yapılarak yağmur yağdırılması en öncelikli gösterilen çözümler arasında yer alıyor. "Susuzlukla karşı karşıya kalmanın eşiğindeyiz" Şehrin yaşadığı su sorununu ve çözümlerinin bir an önce yapılması gerektiğini belirten İstanbul Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş, "İstanbul’daki barajların yüzde yüz dolu olması 5-6 ay yeter ancak. İstanbul’da su sorunu hiçbir zaman bitmedi ama bunun çözümleri de var. Her an susuzlukla karşı karşıya kalmanın eşiğindeyiz. İstanbul’da geçmişte 123 adet dere vardı bunların büyük bir bölümü kapandı, yok edildi veya üzerinden yol geçti. Yağmur sularının yüzde 70’i genellikle denizlere gidiyor oysa geçmişte barajlara gidiyordu. İstanbul’da yaklaşık 4,5 milyon bina var, bunlara iş yerlerini, sanayi bölgelerini de eklediğimizde sayı çok daha fazla oluyor. 4 kişilik bir aile tuvalete gittiğinde 16 litre su tüketiyor. Ayda 7 ton su tüketimi demek. Bozuk musluk sayısının 2 milyon olduğunu düşünün, bozuk bir musluk ayda 750 litre su tüketiyor. İstanbul’da kayıtlı yaklaşık 5 milyondan fazla araba var. Bunların temizlenmesi için de büyük bir su kaybımız oluyor" dedi. "Dünya genelinde 125 şehirde deniz suyu arıtılarak kullanılıyor" Su kıtlığı için İstanbul’u kötü bir geleceğin beklediğini ifade eden Çetintaş, "Dünya genelinde 125 şehirde deniz suyu arıtılarak kullanılıyor. İstanbul’da deniz suyunun arıtılarak kullanılması için en uygun noktalar Papuçdere ve Kazandere barajlarıdır. Buraya yapılan bir deniz suyu arıtma tesisi ile İstanbul’un su sıkıntısını çözülebilir. Çünkü Karadeniz’in tuzluluk oranı binde beş oranındadır. Bu nedenle kolay arıtılabilir. Bu bizim en büyük çözümlerimizden birisi olmalıdır. İSKİ’nin musluk bizden kampanyası başlatarak bozuk muslukların tamirini sağlayacak proje yapmalıdır. Tuvaletlerde sifon çekilirken daha az su kullanmak için içerisine 2 litre su şişesi konulmalıdır. Biz su varken her şeyi unutuyoruz sonra kuraklık kapıya dayandığında hatırlıyoruz " diye konuştu. "Isı adası nedeniyle yağış bulutları dağılıyor" Çetintaş sözlerini şöyle sürdürdü: "İstanbul’daki yaklaşık 4,5 milyon konutun işyerinin hepsinin birden doğal gaz yaktığını düşündüğümüzde, biz İstanbul’un havasını ısıtıyoruz. Yağmur bulutlarının yağmasına engel oluyoruz. Yağmur bulutları şehre yaklaştığı zaman dağılıyor, çünkü oradaki ısı buharı onu yok ediyor. Isı adası nedeniyle yağış bulutları dağılıyor. İSKİ’nin bulutları tohumlayarak yağmur yağdırmaları gerekiyor. Gümüş iyodürü bulut tohumlama yapılarak yağmur yağdırılması gerekiyor. Yağmurun barajları doldurması için 28 gün kesintisiz yağması lazım. 10 gün yoğun bir kar yağışı olduğunda barajların dolmasına yardım eder."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.