Hava Durumu

#Su

Yeni Marmara Gazetesi - Su haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yarım ekmek dönere bir araba Haber

Yarım ekmek dönere bir araba

Eskişehir'de ticaretle uğraşan Enes Özçelik, geçmişte aldığı 40 yaşındaki otomobilini satmak için ilginç bir yola başvurdu. Aracının videosunu çeken Özçelik, otomobiline 55 bin TL fiyat belirlediğini belirtti. Aracını cep telefonundan değerinde kolaya kadar birçok malla takas edebileceğini söyleyen Özçelik'e sosyal medya üzerinden çok sayıda mesaj geldi. Dolu sigara paketinden yarım döner ekmeğe kadar birçok şeyin araç karşılığında teklif edildiği Özçelik, mesajlara gülümseyerek karşılık veriyor. Halen aracı elinden çıkarmak isteyen Enes Özçelik, otomobilini park ettiği yeri ise zaman zaman unutuyor. Aracını geçmişte park ettiği yeri unutan ve 2 ay sonunda bulan Özçelik, otomobilini bir an önce elinden çıkarmak istiyor. "Yarısı ısırılmış döner teklif eden var" Sosyal medyadaki paylaşımı hakkında konuşan Enes Özçelik, "İnternetten birinden aldım, hiç hatırlamıyorum. 1986 model olması lazım. Arabayla hiç ilgilenmiyorum, 3 aydır unutmuştum. Esnafız, marketin önünde dururken dedim bir video atayım. Allah'ın işi, video tuttu. Millet değişik yorumlar atıyor, yarısı ısırılmış döner teklif eden var, içinden 2 dal içilmiş sigara teklif eden var, 1 litre kola, 1 koli su veren var. En sonunda ‘satıldı' yazdım ama 15 dakika önce bile mesaj atmışlar ‘Satıyorsan alayım' diye" dedi. "Cep telefonu takası olur, ederi kadar kola ile takas olur, paraya dönecek her şeyle takas olur" Aracı satmak istediğini belirten Enes Özçelik, "Başta 55 bin fiyat biçtik. Alıp satarız, kâr ederiz diye düşündük ama işler yoğunlaşınca aracı kenara attık. Sonra nereye koyduğumuzu unuttuk, meğer sanayide bir dükkânın önüne bırakmışız. Elektrik tesisatını yaptırıp muayeneye hazır şekilde, uğraşmadan satalım diye düşündük. Zaten ihtiyaç kalmadı, başka arabalar aldık. Böyle bir video atayım dedim, o da tuttu. İnsanlar eğlensin yani, eğlenecek bir şey kalmadı. Ben memnunum, takılsınlar. Arabayı gerçekten satacağım. Cep telefonu takası olur, ederi kadar kola ile takas olur, paraya dönecek her şeyle takas olur. İhtiyaç fazlası çünkü" diye konuştu.

27 Yıllık Çile... Haber

27 Yıllık Çile...

Adana'nın Seyhan ilçesinde yıllardır su baskınlarının yaşandığı iş merkezinde esnaf, biriken suları kendi imkanlarıyla motorla tahliye etmeye çalışırken, kalıcı çözüm beklediklerini söyledi. Seyhan ilçesinde 27 yıl önce dönemin belediye başkanı Aytaç Durak zamanında yapılan Kocavezir İş Hanı'nın bodrum katını yapıldığı ilk günden bu güne su basıyor. Su baskını nedeniyle iş yerlerini açamaz hale geldiklerini ifade eden esnaf, yıllardır aynı sorunu yaşadıklarını dile getirdi. Bodrum katta biriken suyun zaman zaman yükselerek dükkanlara girdiği, ayrıca elektrik trafolarını da etkileyerek hayati tehlike oluşturduğu belirtildi. Esnaf Fevzi Öncel, yaşadıkları sorunun yeni olmadığını vurgulayarak, "Yıllardır bitmeyen çilemiz. Burası Aytaç Durak zamanında belediye tarafından yapılan bir iş merkezi. Buradan su çıktığı halde bu iş merkezi yapıldı. Yağmur yağdığı zaman su seviyesi yükseliyor ve dükkanlara giriyor. Yetkililerden çözüm istiyoruz. Suların yükselmesi nedeniyle elektrik trafoları da etkileniyor ve hayati tehlike oluşturuyor. ASKİ su tahliyesi için motor getirdi, ancak yakıt temin edilmiyor. Bina yapıldığından beri bu sorun devam ediyor. Son 3 yıldır kuraklık olduğu için su çıkmıyordu. Su tahliye pompası 3 saatte 2 bin 500 lira motorin harcıyor. Esnaf, dükkanları kapalı olmasına rağmen bu masrafı kendi ceplerinden karşılıyor" dedi. Yusuf Uyar ise sorunun yıllardır çözülmediğini savunarak, "Kocavezir'in rezilliği 27 senedir devam ediyor. Burayı belediye yaptı. Kendilerinin hatasını 27 yıldır biz çekiyoruz. Burada her gün zarar ediyoruz. 'Çözeceğiz' diyerek her sene bizi kandırdılar. Buradan su çekilse tarlalar sulanır. 13 dönüm arazi üzerine kurulan bir rezillik" ifadelerini kullandı. Esnaf, kalıcı çözüm beklediklerini belirtti.

Şebeke sorunu bayramda bile köyü sessizliğe bürüdü Haber

Şebeke sorunu bayramda bile köyü sessizliğe bürüdü

Tekirdağ’ın Malkara ilçesine bağlı Hasköy Mahallesi’nde yıllardır çözülemeyen şebeke sorunu, bayramda bile köyü sessizliğe bürüdü. Tekirdağ’ın Malkara ilçesine bağlı Hasköy Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar, yıllardır devam eden telefon şebekesi sorunu nedeniyle adeta iletişimden kopmuş durumda. Bayramda yakınlarıyla görüşmek isteyen mahalle sakinleri, telefonla konuşabilmek için yüksek tepelere çıkmak zorunda kalırken, yaşanan sorun köyde yaşamı her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Mahallede özellikle genç nüfusun hızla azaldığına dikkat çeken vatandaşlar, teknolojinin bu kadar geliştiği bir dönemde iletişim kuramamanın kabul edilemez olduğunu belirtiyor. Şebeke sorunu nedeniyle köyde kalmak istemeyen gençler birer birer göç ederken, köye gelen misafirlerin de aynı sebeple bir daha gelmek istemediği ifade ediliyor. Yaşanan iletişim sıkıntısının yalnızca günlük hayatı değil, sosyal yaşamı da olumsuz etkilediği vurgulanıyor. Bayram gibi özel günlerde dahi köyün eskisi gibi kalabalık olmadığına dikkat çeken mahalle sakinleri, "Telefon çekmediği için kimse gelmek istemiyor" diyerek duruma tepki gösteriyor. Şehrin yanıbaşında çekmiyor Hasköy Mahallesi Muhtarı Erol Çelebi de yaşanan soruna sert sözlerle tepki gösterdi. Yıllardır çözüm beklediklerini ifade eden Çelebi, "Buradan şehir merkezi Malkara’ya 14 kilometre mesafe var. Bir telefon çekmez mi? Hangi şebekeden hat alırsak alalım hiçbir şekilde çekmiyor. Kim gelsin bu köye? Bu hatlara her ay çuvalla para ödüyoruz ama ilgilenen yok. İnsanlar köye gelmez oldu. Misafirlerimiz bile telefonlar çekmiyor diye gelmiyor. Vatandaş da zor durumda, biz de zor durumdayız. Bu bayram misafir bile gelmedi. Neden gelmedi? Telefonlar çekmedi diye" ifadelerini kullandı. Köy halkı, yetkililerden bir an önce kalıcı çözüm beklediklerini belirterek, iletişim sorununun giderilmemesi halinde Hasköy’ün tamamen boşalma riskiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti.

Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleri Video Galeri

Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleri

     Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.      Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında da vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmetini sürdürüyor. Ücretsiz diyetisyen hizmeti kapsamında sağlıklı, yeterli, dengeli ve bilinçli beslenme adına yol gösteriliyor. Destek kapsamında yaşam kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılırken, buna uygun beslenme programları oluşturuluyor. En kritik öğün, sahur      Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının manevi yönünün yanında beslenme alışkanlıklarının da yeniden şekillendiği bir dönem olduğunu söyledi. Ramazan ayında en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Dr. Nilgün İstek, sahur yapılmadığı takdirde gün içerisinde halsizlik, baş ağrısı, dikkat azalması gibi sorunlar yaşanabileceğini ifade etti. Sahur nasıl yapılmalı?      Doğru bir sahurun yapılmasının da bu tür etkileri ortadan kaldırabileceğini anlatan Dr. Nilgün İstek, "Sahurda tam buğday unu, tam tahıllı ekmek gibi karbonhidratların yanında yumurta, peynir, yoğurt gibi sağlıklı ve proteinli besinler tüketilebilir. Aynı zamanda zeytin, ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağların alınması da faydalı olur. Sahurda şekerli gıdalar, tuzlu yiyecekler, salamuralar mümkün olduğunca az tüketilmeli. Böylece gün boyunca çabuk acıkma veya çabuk susama gibi durumları en aza indirebiliriz" dedi. İftarda nelere dikkat edilmeli?      İftarda ise en önemli noktanın kademeli beslenmek olduğunu dile getiren Dr. Nilgün İstek, "Uzun süreli açlıktan sonra iftar saatinde birdenbire çok ağır ve yağlı yiyecekler yemek sindirim sistemi problemlerine yol açabilir. Özellikle kronik hastalığı olanlar dikkat etmelidir. Öncelikle suyla oruç açılmalı, bir veya iki adet hurma ve zeytinle devam edilmelidir. Çorba içtikten sonra ise doğrudan ana yemeğe geçilmemeli. 10-15 dakika kadar ara verdikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. Bu, sindirimin daha da rahatlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca ara vermek tokluk sinyallerinin oluşmasını sağlar. Aşırı yemek yemenin önüne geçilmiş olur. Kan şekerinin de hızlı yükselmesini engeller. Bu, daha kontrollü bir metabolizma açısından önemlidir" diye konuştu. Ramazan'da sıvı tüketimi önemli      Oruç döneminde sıvı dengesinin sağlanmasının da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Nilgün İstek, yeterli miktarda su alınmadığı durumda baş ağrısı, dikkat azalması, halsizlik ve sindirim sistemi problemleri yaşanabileceğini anlattı. Suyu da zamana yayarak iftar ile sahur arasında tüketmek gerektiğini söyleyen Dr. Nilgün İstek, "Çay ve kahvenin, su yerine geçmeyeceği bilinmelidir. Yiyeceklerdeki demirden daha iyi yararlanabilmek için çay ve kahvenin yemekten yaklaşık bir saat sonra tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca Ramazan ayında hareket etmek de çok değerlidir. İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak fiziksel aktivite, sindirimin rahatlamasına, kan şekerinin dengelenmesine ve kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. Kronik hastalığı olanlar özellikle oruç tutma dönemi öncesinde doktora ve diyetisyene danışmalıdır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.