Hava Durumu

#Su

Yeni Marmara Gazetesi - Su haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Beylikdüzü'nde sağanak nedeniyle 2 daireyi su bastı Haber

Beylikdüzü'nde sağanak nedeniyle 2 daireyi su bastı

Beylikdüzü'nde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle 5 katlı binanın giriş katında bulunan 2 daireyi ve asansör boşluğu ile elektrik panolarının olduğu alanı su bastı. Polis ekipleri, elektrik kaçağı şüphesi üzerine 5 katlı binayı tedbiren boşalttı. Olay, Beylikdüzü ilçesi Yakuplu Mahallesi 136'ncı sokakta dün akşam saatlerinde yaşandı. Etkili olan sağanak yağış nedeniyle 5 katlı binada giriş katta bulunan 2 dairenin, asansör boşluğunu ve elektrik panolarının bulunduğu alanı su bastı. 14 saattir ihbarda bulunduklarını ifade eden apartman sakinleri, binaya hiçbir yetkili ekibin gelmediğini belirtirken, sabah saatlerinde olay yerine polis ekipleri geldi. Ekiplerin incelemesinin ardından elektrik panolarının bulunduğu katı da su bastığı gerekçesiyle muhtemel bir elektrik kaçağından kaynaklı çarpılma riskine karşı apartman boşaltıldı. "Burada insanlar mağdur, elektrik akımı ve her türlü risk oluşabilir" 14 saattir yetkililerin gelmediğini ifade eden apartman sakini Ali Temurtaş, "Dün akşam saat 21.00 sıralarında oldu. Ondan sonra yetkilileri aradık. Yetkililerden, ‘şimdi geliyoruz. Yarım saat sonra geliyoruz' dediler ancak 14 saattir buraya hiçbir yetkilinin geldiğini görmedim. Polis memurları geldi sağ olsunlar. Başka hiçbir yetkili gelmedi. Geceden bu yana insanlarla uğraşıyoruz. Burada insanlar mağdur gördüğünüz gibi, maddi kayıp var. Yetkilileri bunun için aradım ama gelmediler. Ricada bulunuyoruz, yalvarıyoruz gelmiyorlar. Can kaybı yaşanmasından korkuyoruz. Risk olmaz olur mu? Asansör, elektrik akımı her türlü risk oluşabilir" dedi.

Su Krizi Derinleşiyor... Haber

Su Krizi Derinleşiyor...

Eskişehir'de 3 yıl önce tarımsal sulama için açılan Gündüzler Barajı'nda su seviyesi; yağışın olmaması, bilinçsiz ekim ve su kullanımı nedeniyle ciddi biçimde düşerken, su birikmesi için kapaklar kapatıldı. Tepebaşı ilçesine 2022 yılında inşaatı biten 8,3 milyon metreküp depolama hacmine sahip Gündüzler Barajı dron ile havadan görüntülendi. Temelden 65 metre yüksekliğe sahip barajın tutuğu suyun oldukça azaldığı görülüyor. 72 bin dekar zirai arazinin suya sağlamak için inşa edilen Gündüzler Barajı'nın 2025 yılında belli bir döneminde çiftçiye su sağlayabildi. Bölgede çiftçilik yapan Hüseyin Fırat Ekmen'in iddiasına göre 2025 yılında yarım dönem tarıma su verebilen baraj daha sonra su yetersizliği nedeniyle kapaklarını kapattı. Su bitmesinde en büyük etkenler olarak ise yağmurun az yağması ve çiftçinin çok su isteyen ürünleri ekmesi olarak gösteriliyor. "2025 yılında sadece yarım dönem sulama yapılabildi" Konuyla alakalı konuşan çiftçi Hüseyin Fırat Ekmen, "Barajın yapımı 2022 yılında tamamlandı ve 2023 yılında faaliyete geçerek sulama yapılmaya başlandı. Ancak 2024 yılında, fotoğraflarda da gördüğünüz gibi barajın suyu tamamen bitti. 2025 yılında sadece yarım dönem sulama yapılabildi, sonrasında ise su yetersizliği nedeniyle süreç durdu. Hepimizin mahsulü tarlada yarım kaldı. Bölgemizde sulama, mahsul dönemi yarıyı biraz geçtikten sonra başlayabildi. Çiftçilerimiz genel olarak mısır, ayçiçeği ve pancar gibi su isteği yüksek ürünler ektiği için barajdaki suyumuz çok çabuk tükendi. Üstelik 7 ay boyunca bölgeye bir damla bile yağmur yağmadı; bu kuraklık susuzluğun en büyük göstergesidir. Şu anki tabloda barajın tekrar dolması biraz zor görünüyor. İnşallah yağışlar bol olur da barajımız yeniden dolar; ancak şu ana kadar yeterli yağış düşmediği için su seviyesinde bir artış olmadı" dedi.

Su kirliliğini yüzen adacıklar temizleyecek Haber

Su kirliliğini yüzen adacıklar temizleyecek

Balıkesir'de su kirliliğine bitkisel çözüm olarak, "Yüzen Bitki Adacıklarıyla Su Arıtma" çalışması üzerine bilim insanları çalışma yaptı. Balıkesir Üniversitesi Botanik Bahçesinde, gölet suyunun biyolojik yöntemlerle temizlenmesine yönelik önemli bir pilot çalışma başlatıldı. Tübitak 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri kapsamında desteklenen çalışmada, suyu arıtma özelliğine sahip olan bitki türleri "yüzen adacıklar" üzerine yerleştirilerek biyoremediasyon yöntemiyle gölet suyunun temizlenmesi hedefleniyor. Projenin danışmanlığını Prof. Dr. Fatih Satıl yürütürken, araştırma ekibinde BAÜN Biyoloji Bölümü öğrencileri Şevval Kızılcaoglu, Ayşegül Gürsoy ve Nermin Edis yer alıyor. Proje kapsamında; su arıtma potansiyeli yüksek bitkiler, özel olarak tasarlanan ve su yüzeyinde kalabilen yüzen adacıklara dikildi. Bitkilerin kökleri tamamen su içerisinde kalırken gövde ve dalları su yüzeyinin üzerinde bulunuyor. Bu sayede bitkilerin su içerisindeki besin maddelerini ve kirleticileri kökleri aracılığıyla absorbe etmeleri hedefleniyor. Projede öncelikli amaç, bu yüzen adacık sistemi üzerinde yetiştirilen bitkilerin göletlerde hayatta kalabildiğini ve biyoremediasyon özelliklerini sürdürebildiklerini bilimsel olarak ortaya koymak. Ekip, elde edilecek verilerin ilerleyen süreçte kentsel ve doğal sulak alanların temizlenmesinde doğa tabanlı çözüm alternatiflerine önemli katkılar sağlayacağını değerlendiriyor. Bu çalışma ile hem çevre dostu, sürdürülebilir su arıtma yaklaşımlarının yaygınlaşması hem de öğrencilerin bilimsel araştırma kültürü kazanması amaçlanıyor.

İstanbul’da Su Seviyesi Alarm Veriyor Haber

İstanbul’da Su Seviyesi Alarm Veriyor

İstanbul’da yağışların azalması ile barajlarda su seviyesi yüzde 17 seviyelerine kadar geriledi. İstanbul Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş ise yağışların barajları yeterince doldurmamasının nedenini kapatılan dereler olduğuna işaret ederek, "İstanbul’daki yaklaşık 4,5 milyon konutun işyerinin hepsinin birden doğal gaz yaktığını düşündüğümüzde, biz İstanbul’un havasını ısıtıyoruz. Yağmur bulutlarının yağmasına engel oluyoruz" dedi. Artan nüfus, bilinçsiz su tüketimi, bozuk musluklar, kapatılan dereler ve küresel ısınma gibi bir çok farklı nedenle artık büyük şehirlerde daha fazla su sıkıntısı gündeme geliyor. İstanbul’da İSKİ verilerine göre barajların genel doluluk oranları yüzde 17 seviyelerine kadar geriledi. İstanbul’a eskisi kadar yağış almamasının nedeni artan nüfus ile birlikte doğal gaz kullanımına bağlı ısı adaları olarak gösterildi. Uzmanlar yağmur bulutları şehrin üzerine geldiğinde ısı adaları nedeniyle dağıldığını belirtiyor. Ayrıca şehirde küçük görünen bir çok unsurun kuraklığa davetiye çıkardığı ifade ediliyor. Bozuk musluklar, fazla harcanan lavabo suyu, araba temizliği gibi nedenler yıllık ortalamada büyük bir tüketim alanı dolduruyor. Deniz suyunun arıtılması ve gümüş iyodürü bulut tohumlama yapılarak yağmur yağdırılması en öncelikli gösterilen çözümler arasında yer alıyor. "Susuzlukla karşı karşıya kalmanın eşiğindeyiz" Şehrin yaşadığı su sorununu ve çözümlerinin bir an önce yapılması gerektiğini belirten İstanbul Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş, "İstanbul’daki barajların yüzde yüz dolu olması 5-6 ay yeter ancak. İstanbul’da su sorunu hiçbir zaman bitmedi ama bunun çözümleri de var. Her an susuzlukla karşı karşıya kalmanın eşiğindeyiz. İstanbul’da geçmişte 123 adet dere vardı bunların büyük bir bölümü kapandı, yok edildi veya üzerinden yol geçti. Yağmur sularının yüzde 70’i genellikle denizlere gidiyor oysa geçmişte barajlara gidiyordu. İstanbul’da yaklaşık 4,5 milyon bina var, bunlara iş yerlerini, sanayi bölgelerini de eklediğimizde sayı çok daha fazla oluyor. 4 kişilik bir aile tuvalete gittiğinde 16 litre su tüketiyor. Ayda 7 ton su tüketimi demek. Bozuk musluk sayısının 2 milyon olduğunu düşünün, bozuk bir musluk ayda 750 litre su tüketiyor. İstanbul’da kayıtlı yaklaşık 5 milyondan fazla araba var. Bunların temizlenmesi için de büyük bir su kaybımız oluyor" dedi. "Dünya genelinde 125 şehirde deniz suyu arıtılarak kullanılıyor" Su kıtlığı için İstanbul’u kötü bir geleceğin beklediğini ifade eden Çetintaş, "Dünya genelinde 125 şehirde deniz suyu arıtılarak kullanılıyor. İstanbul’da deniz suyunun arıtılarak kullanılması için en uygun noktalar Papuçdere ve Kazandere barajlarıdır. Buraya yapılan bir deniz suyu arıtma tesisi ile İstanbul’un su sıkıntısını çözülebilir. Çünkü Karadeniz’in tuzluluk oranı binde beş oranındadır. Bu nedenle kolay arıtılabilir. Bu bizim en büyük çözümlerimizden birisi olmalıdır. İSKİ’nin musluk bizden kampanyası başlatarak bozuk muslukların tamirini sağlayacak proje yapmalıdır. Tuvaletlerde sifon çekilirken daha az su kullanmak için içerisine 2 litre su şişesi konulmalıdır. Biz su varken her şeyi unutuyoruz sonra kuraklık kapıya dayandığında hatırlıyoruz " diye konuştu. "Isı adası nedeniyle yağış bulutları dağılıyor" Çetintaş sözlerini şöyle sürdürdü: "İstanbul’daki yaklaşık 4,5 milyon konutun işyerinin hepsinin birden doğal gaz yaktığını düşündüğümüzde, biz İstanbul’un havasını ısıtıyoruz. Yağmur bulutlarının yağmasına engel oluyoruz. Yağmur bulutları şehre yaklaştığı zaman dağılıyor, çünkü oradaki ısı buharı onu yok ediyor. Isı adası nedeniyle yağış bulutları dağılıyor. İSKİ’nin bulutları tohumlayarak yağmur yağdırmaları gerekiyor. Gümüş iyodürü bulut tohumlama yapılarak yağmur yağdırılması gerekiyor. Yağmurun barajları doldurması için 28 gün kesintisiz yağması lazım. 10 gün yoğun bir kar yağışı olduğunda barajların dolmasına yardım eder."

Burdur Gölü'nün suyunun çekilmesinde sondaj kuyularının etkisi büyük Haber

Burdur Gölü'nün suyunun çekilmesinde sondaj kuyularının etkisi büyük

Prof. Dr. Ayşen Davraz, yer üstü suları gibi yer altı sularının da bilinçsiz kullanılması sonucu Burdur Gölü'nün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirterek, "Biz akiferdeki su miktarını normalde 50 yıl kullanabileceksek, aşırı su çekiminden dolayı 10 yılda bitirebiliriz" dedi. Son dönemde küresel ısınmaya bağlı olarak Burdur'da birçok gölün su seviyesinde azalma yaşandı. Bazı göller tamamen kururken, bazı göllerde ciddi su çekilmeleri görüldü. Yer üstü sularının yanı sıra yer atlı sularında çekilme olduğunu belirten Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Ayşen Davraz, çekilmelerin artmasında sondaj kuyularının etkili olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Davraz, "Biliyorsunuz su kaynaklarımız artık yok olmuş durumda. Bazıları da yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Bunlar içerisinde hem yer üstü sularımız hem de yer altı sularımız geliyor. Yüzey üstü sulardaki yok olmayı görebiliyoruz. Çünkü Burdur Gölü'nde olduğu gibi seviye düştü. Gölün çok alt seviyeye çıktığını gözlemliyoruz. Yer altı sularını ise gözleyemiyoruz. Yer altı sularını gözleyemediğimiz için maalesef çok sayıda sondaj kuyusunun açılması seviyelerde düşüşe neden oluyor. Bunlarda hem yüzey hem de yer altı suları için önemli problemlere neden oluyor" şeklinde konuştu. "Biz geleceğimizi tüketmiş oluyoruz" Yer üstü sularının çekildiğini görebildiklerini ama yer altı sularının çekildiğini göremediklerini söyleyen Prof. Dr. Davraz, "Günlük durumda sulama ihtiyacımızı yer altı suyundan karşılayabilsek de biz akiferdeki su miktarını 50 yıl kullanabileceksek aşırı su çekiminden dolayı 10 yılda bitirebiliriz. Bu durumda da aslında biz geleceğimizi tüketmiş oluyoruz. Hem kurumlar olarak hem de bireysel olarak su tasarrufu yönüne gitmemiz lazım. Su kaynaklarımızın hepsinin önemini çok iyi bilmemiz lazım. Buna bağlı olarak da değerlendirmeler ya da önlemler almamız gerekiyor" diye konuştu. "Burdur Gölü'nün eski haline dönmesi için çok uzun yıllar gerekiyor" Burdur Gölü'ndeki çekilmelerin gün geçtikçe arttığını belirten Prof. Dr. Ayşen Davraz, "Burdur Gölü'ne bir ömür vermemiz doğru olmaz ama göldeki çekilme gün geçtikçe artıyor. Burada çok ciddi sorunların ortaya çıktığı gözlemlendi. Bu çekilmenin de kısa vadede geri dönüşü oldukça zor. Gölün eski haline dönmesi için çok uzun yıllar gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Elektrik çarpması gibi tepkiyle su kaynağını tespit ediyor Haber

Elektrik çarpması gibi tepkiyle su kaynağını tespit ediyor

Mersin'in Silifke ilçesinde yaşayan 64 yaşındaki Ali Dayıcık, yaz aylarında artan kuraklık nedeniyle yer altı suyu arayan çiftçilere hisleriyle yardımcı oluyor. Dayıcık, suyun bulunduğu noktaya geldiğinde vücudunda elektrik çarpmasına benzer bir etki oluştuğunu söylüyor. Silifke ilçesinde yaz aylarında yaşanan kuraklık sebebiyle çiftçiler yer altı su kaynaklarına yöneliyor. 64 yaşındaki Ali Dayıcık, yer altı su kaynaklarının yerini 15-20 dakikada tespit ederken, bulduğu yerde elektrik çarpmışa dönüyor. Türkiye’nin her tarafından gelen telefonlara görüntülü cevap vererek yer altı suyunun yerini söyleyen Ali Dayıcık, girdiği tarla veya bahçelerde su kaynaklarını bulduğunda elektrik çarpmışa dönüyor. Su kaynaklarını herhangi bir malzeme kullanmadan hisleri ile bulan Ali Daycık’a, Türkiye’nin dört bir yanından su bulması için telefonla talep geliyor. Cep telefonu aracılığıyla da vatandaşlara yardımcı olan Dayıcık, ne miktarda su var ve kaç metrede olduğunu da yine tespit edebiliyor. "Yeteneğimi, 25 yıl önce bahçemde su bulmak için çalışma yaparken fark ettim" Bu yeteneğini, 25 yıl önce bahçesinde su bulmak için çalışma yaparken fark ettiğini söyleyen Dayıcık, "25 yıl önce tarlama sucu ve mühendis getirdim. Birkaç defa denememize rağmen suyu bulamadık. Bende bu işi kafaya taktım. Beni merak sardı. Sonrasında kendi imkanlarımla tarlamda su buldum. Akan yer altı suyunun üstünden geçtiğimde elektrik çarpmış gibi oluyorum. Türkiye’nin dört bir yanına gitmeden cep telefonu aracılığıyla su buldum. Su bulurken her hangi bir malzeme kullanmıyorum. Malzeme kullansam bile suyun bulunduğu yerde malzeme elimden fırlıyor. Biz kimseyi kandırmıyoruz. Denesinler görsünler" dedi. Su ihtiyacı olanların sürekli Ali Dayıcık’ı aradığını belirten mahalle komşusu Abdullah Dal, "Ali ağabeyimiz yöremizin insanı. Su ihtiyacı olanlar Ali ağabeyimizi arayıp buluyorlar. Araziye gitmeden de bakıp bulabiliyor. Suyun üzerine geldiğinde bir hareketler oluyor. Allah vergisi. Ali ağabeyimiz suya ihtiyacı olanlara yardımcı oluyor" ifadelerini kullandı. Dayıcık’ın su bulduğunu duyduklarını söyleyen bölge halkından Hüseyin Sayım ise "Ali kardeşimizin su bulduğunu duyuyoruz. Su ile bizim işimiz olmadığı için biz yaptırmadık. Ama komşular suya baktırıyorlar. Ali ağabeyimizin baktığı yerden su çıkıyor. Değnekle hareketle bir şekilde buluyor. Allah'ın hikmeti diyelim" şeklinde konuştu. Kahramanmaraş’ta ikamet eden ve cep telefonu ile su bulduğunu anlatan Abdurrahman Demir de "Ali kardeşimizi aradım. Suyu bulan adamısın dedim. Ben telefonla su bulurum dedi. İki yerde su aradık cep telefonuyla. Aradık. Dediği yere sondajı vurduk, su çıktı" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.