Hava Durumu

#Su Tüketimi

Yeni Marmara Gazetesi - Su Tüketimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Tüketimi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yağmur suyunu dönüştürüyor, tasarruf sağlıyor Haber

Yağmur suyunu dönüştürüyor, tasarruf sağlıyor

Sürdürülebilir kampüs hedefiyle hayata geçirilen Yaşar Üniversitesi'nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı ve akıllı enerji sistemleriyle doğa dostu mimarisi ile dikkat çekiyor. LEED Yeşil Bina Sertifikası alma yolunda ilerleyen yapı, her damla suyun dijital olarak takip edildiği sistemiyle geleceğin eğitim alanları için de örnek oluyor. İklim krizi ve su kaynaklarının korunması küresel bir gündem maddesi haline gelirken, Yaşar Üniversitesi bu alanda somut ve öncü bir adım atmış oldu. Üniversitenin yeni eğitim binası M Blok, sürdürülebilir bir ekosistem olarak tasarlandı. Çatıya düşen her damla yağmurun depolandığı, enerjinin güneşten sağlandığı ve sensörlerle israfın önüne geçildiği bina, İzmir'de sürdürülebilir kampüs anlayışına örnek oldu. Yağmur hasadıyla su tasarrufu Çatısına kurulan sifonik yağmur sistemi aracılığıyla toplanan suların 420 ton kapasiteli dev bir sarnıca iletilmesiyle dikkat çeken binada arıtılan sular; peyzaj sulamasından ortak kullanım alanlarına kadar binanın pek çok noktasında yeniden kullanılıyor. Üst SCADA (Merkezi Denetleme ve Veri Toplama) sistemi sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenirken, muhtemel sızıntılar uzaktan izlenebilir akıllı sayaçlarla anında tespit edilerek müdahale ediliyor. Enerjiyi üreten ve yöneten bina Yaşar Üniversitesi M Blok, su tasarrufunun yanı sıra enerji verimliliğiyle de öne çıkıyor. Binanın anlık enerji ihtiyacının yüzde maksimum 30'u, üzerine kurulu güneş panellerinden sağlanıyor. Yapı içerisindeki 862 adet varlık sensörü, insan yoğunluğunu takip ederek aydınlatma, iklimlendirme ve akıllı tahta sistemlerini optimize ediyor. İnsan bulunmayan alanlarda sistemlerin otomatik olarak kapanması sayesinde gereksiz enerji tüketimi tamamen ortadan kaldırıyor. Teknolojik ve çevreci bina, Yaşar Üniversitesi'nin karbon ayak izini azaltma vizyonunun hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. "Doğaya saygılı bir iş yapıyoruz" Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Su Konferansı'nda mimarı olduğu yeni eğitim binasını örnek gösteren Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş de projenin felsefesini şu sözlerle anlattı: "Kentlerimizi betonlaştırdık ve yağmurun toprağa ulaşmasına engel olduk. M Blok projesinde bu döngüyü tersine çevirmeyi hedefledik. 32 bin metrekarelik bu yapıda sürdürülebilirliği, ekonomiyi ve çevre duyarlılığını merkeze aldık. İç mekânlarda sistem tasarımları ve seçilen ürünlerle yüzde 50 su tasarrufunu hedefledik. Hem enerjiyi verimli kullanmak hem de insan konforunu sağlamak adına doğaya saygılı bir işe imza attık." ​​​​​​​LEED Yeşil Bina Sertifikası hedefi Yaşar Üniversitesi İnşaat Bakım-Onarım Yatırım Daire Başkanı Yetkin Türk ise sürecin prestijli bir ödülle taçlanacağını belirterek, "Gezegenin kaynaklarını koruma motivasyonuyla çıktığımız bu yolda, M Bloğu üst seviye bir skorla LEED Yeşil Bina Sertifikası ile belgelendirmek için çalışmalarımız sürüyor" dedi.

Aralıklı Oruç Yapanlar Dikkat Haber

Aralıklı Oruç Yapanlar Dikkat

Medicana International Ankara Hastanesi Metabolizma Hastalıkları ve Endokrinoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Altay, aralıklı açlık diyetine ilişkin, “Açlık süresini aşırı uzatmak sağlığınızı olumsuz etkiler” dedi.   Sosyal medya başta olmak üzere farklı iletişim mecralarında sık sık yer bulan son dönemin gözde diyet programı “aralıklı açlık” birçok kişi tarafından uygulanıyor. Birçok kişinin merak ettiği bir konu olan aralıklı açlık diyet uygulamasının herkese uygun olmadığını söyleyen Prof. Dr. Mustafa Altay, aralıklı açlık diyetine ilişkin doğru bilinen yanlışlara değindi. Aralıklı açlığın fayda ve zararlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altay, son dönemin popüler diyet yöntemi olan aralıklı açlığın birçok çeşidi olduğunu söyledi. Aralıklı açlık uygulamasında zaman kısıtlı yeme, kalori kısıtlı yeme, bazen de her ikisinin birden uygulandığını kaydeden Altay, şu bilgileri verdi:  “Aralıklı açlık uygulamaları arasında; zaman kısıtlı yeme (16/8 diyeti olarak biliniyor), B2 rejimi (her gün belirlenen saatlerde sadece 2 öğün yapılır), alternatif gün açlığı (24 saat süren açlık döneminde su dışında yiyecek ve içecek tüketilmiyor, ertesi gün ise yemek serbest), 5:2 diyeti (haftanın herhangi 2 günü ciddi kalori kısıtlaması yapılır, 5 gün serbesttir), haftada bir gün açlık gibi diyet modellemeleri vardır. Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de en sık uygulanan yöntemler arasında 16/8 rejimi, B2 rejimi ve 5:2 diyeti yer alıyor. Temel mantığında zaman kısıtlamasının olduğu 16/8 diyetinde; günün sadece 8 saatlik zaman diliminde beslenip, 16 saat boyunca aç kalmak gerekiyor. Bu yöntem hem sağlıklı beslenmek isteyen hem de kilo vermeyi amaçlayanlar arasında oldukça ilgi görüyor. Bu diyet uygulamasında mesela sabah 10.00 ile akşam 18.00 arasında 8 saatlik süre içerisinde kişi istediği gibi yemek yiyor, günün geri kalan kısmında kalorili yiyecek içecek tüketmeyecek şekilde sadece su veya aynı zamanda çay, kahve gibi sıvı içecekler tüketebiliyor.”  “Kişinin sağlığını tehlikeye atabilir”  Aralıklı açlık diyetlerinin en çok yağ eritmek ve kilo vermek isteyen, diyabet, kolesterol veya tansiyon yüksekliği gibi metabolik sorun yaşayanlar tarafından rağbet gördüğünü ifade eden Altay, “Aralıklı açlık için faydalı olduğu öne sürülen konular bunlarla sınırlı değil. Bağışıklığın artırılması, yaşlanmanın geciktirilmesi, zihinsel fonksiyonlarda iyileşme, yaşam kalitesi ölçeklerinde iyileşme, hatta kanseri önleme gibi pek çok alanda araştırma sonuçları var. Yine de bu konuda söz sahibi olan uzmanlar, aralıklı açlık uygulamalarının herkese ve her derde devaymış gibi gösterilmesinden rahatsız oluyor. Çünkü bazı hasta gruplarında aralıklı açlık uygulamaları kişinin sağlığını tehlikeye atabilecek sonuçlar doğurabiliyor. Örneğin aktif mide ülseri olanlar, mide-bağırsak kanaması geçirenler, kronik böbrek yetmezliği hastaları, dehidrasyona kolay girebilen bireyler, ileri yaştaki bireyler, çoklu insülin kullanan Tip 1 veya Tip 2 diyabet hastaları, malnütrisyonu olanlar, hamileler ve emziren anneler gibi gruplarda aralıklı açlık uygulamaları güvenli olmayabiliyor. Bu kişilerin aralıklı açlık yapmalarını önermiyoruz” dedi.  Sıvı tüketimi ihmal edilmemeli  “Mevcut hastalıklarınız, metabolizmanız ve kullandığınız ilaçlar sizi hipoglisemiye (kan şekeri düzeyinin düşmesi) yatkın hale getiriyorsa aralıklı açlık uygulamanız hipoglisemi ataklarını tetikleyebilir ve ciddi sağlık sorunları yaşayabilirsiniz” uyarısında bulunan Mustafa Altay, aralıklı açlık uygulaması sırasında ihmal edilmemesi gereken en önemli konunun sıvı alımı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Altay, özellikle sıcak yaz aylarında yeterince su içilmediğinde bu diyetleri yaparken dehidrasyon sebebiyle halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı gibi sıkıntılarla karşı karşıya kalınabileceğine dikkati çekti.  “Açlık süresini aşırı uzatmak sağlığınızı olumsuz etkiler”  Aralıklı açlığın yemek yenilen periyotlarında mutlaka sağlıklı ve dengeli beslenilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Mustafa Altay, “Sadece bir besin türünden beslenmeniz, mesela karbonhidratı sıfırlamaya çalışarak ve proteine aşırı yüklenerek yapmaya çalıştığınız diyet vücudunuzu olumsuz etkileyecektir. Kısa vadede kilo veriyor gibi görünseniz de sürdürülebilir bir kilo kaybı göremezsiniz. Ayrıca uyguladığınız aralıklı açlık tipi için önerilen açlık sürelerini uzatmak, yüksek oranda keton cisimlerinin oluşması ve dehidrasyon gibi uzamış açlıkla ilgili birtakım olumsuzluklara sebep olabilir. Aralıklı oruç için uygun olup olmadığınıza bu alanda deneyimi ve birikimi olan bir hekimin karar vermesi sağlığınız için en uygun yaklaşım olacaktır. Akabinde yine bu alanda tecrübeli bir diyetisyenle yola devam etmek diyet yapmanızı kolaylaştıracak ve başarılı olma ihtimalinizi artıracaktır” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.