Hava Durumu

#Su Yönetimi

Yeni Marmara Gazetesi - Su Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İnegöl'de iklim zirvesi; Yerelden küresele ortak mücadele mesajı Haber

İnegöl'de iklim zirvesi; Yerelden küresele ortak mücadele mesajı

İnegöl Belediyesi'nin ev sahipliğinde, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, ICLEI ve Town Hall COP iş birliğiyle "COP İnegöl - İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gün boyu sürecek olan konferansta "İnegöl 2050: İklim Nötr ve Dirençli Kent Vizyonu", "Kentte Yeşil Dönüşüm, Temiz Hava ve Düşük Karbonlu Üretim", "İklim Uyumunda Doğa Temelli Çözümler ve Yerel Dirençlilik" ile "COP31'e Giderken İnegöl Yerel İklim Taahhütleri" başlıklı oturumlar düzenlendi. Konferansın açılışında konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, ekonomik, sosyal ve kalkınmayla doğrudan ilişkili bir konu olduğunu belirtti. İklim krizinin artık geleceğin değil bugünün gerçeği olduğuna dikkat çeken Taban, "Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller ve azalan su kaynakları bu gerçeği bize her gün hatırlatıyor. Bu mücadele hiçbir kurumun tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir. Yerel yönetimler, merkezi idare, sanayi, özel sektör ve sivil toplum aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmek zorundadır. İklim değişikliği küresel olabilir ancak çözüm çoğu zaman yerelde başlar" dedi. İnegöl'ün güçlü sanayisi, verimli tarım alanları, orman varlığı ve ihracat kapasitesiyle Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Taban, "Sürdürülebilir olmayan üretimin sürdürülebilir bir geleceği olamaz. Bugün şehirlerin başarısı sadece ekonomik büyüklükleriyle değil, karbon ayak izi, temiz hava, yeşil alanlar, dirençli altyapı, su yönetimi ve yaşam kalitesiyle de ölçülüyor. İnegöl 2050 vizyonumuz kapsamında enerji verimliliğinden yenilenebilir enerjiye, atık yönetiminden döngüsel ekonomiye, temiz hava politikalarından su verimliliğine kadar kapsamlı bir dönüşüm iradesini ortaya koyuyoruz" diye konuştu. Program sonunda gerçekleştirilecek İnegöl Yerel İklim Çalıştayı'nın en kritik aşamalardan biri olduğunu belirten Taban, çalıştaydan çıkacak önerilerin uygulanabilir bir yol haritasına dönüşmesini istediklerini vurguladı. İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ise şehirlerin geleceğinin ortak akılla şekilleneceğini belirterek, "Merkezi idarenin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmesi daha yaşanabilir, daha dirençli ve daha sağlıklı şehirler inşa etmenin temel şartıdır. Bugün gerçekleştirilecek oturumlarda ortaya konulacak fikirler ve paylaşılacak iyi uygulamalar sadece İnegöl'ümüz için değil, ülkemizin sürdürülebilir şehircilik anlayışına da önemli katkılar sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da iklim krizinin tüm kurumların ortak anlayışla ele alması gereken küresel bir sorun olduğuna dikkat çekti. Tugay, "Ülkemizin tüm ilgili çevrelerinin, başta kamu kurumları olmak üzere iklim kriziyle bağlantılı tüm kurumların ortak bir anlayış geliştirmesi gerekiyor. İklim krizi 1970'li yıllardan bu yana konuşuluyor. Artan sıcaklıklar, kuraklık, orman yangınları, tarım ve su kaynakları üzerindeki olumsuz etkiler artık çok daha belirgin hale geldi. Sanayinin aşırı enerji, tarımın ise aşırı su tüketimini kontrol altına alması şart. Şehirlerde toplu taşımanın geliştirilmesi, sürdürülebilir enerji planlarının hazırlanması ve hükümet tarafından desteklenmesi gerekiyor. Başka çaresi yok" dedi.Konferansta gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda uzman akademisyenler, kamu yöneticileri ve sektör temsilcileri iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil dönüşüm, düşük karbonlu üretim, doğa temelli çözümler ve yerel iklim politikaları konusunda sunumlar gerçekleştirilecek.

Bursa’nın Su Geleceği İçin 25 Kurumun Katılımıyla Çalıştay Düzenlendi Haber

Bursa’nın Su Geleceği İçin 25 Kurumun Katılımıyla Çalıştay Düzenlendi

Bursa’da su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı alınabilecek önlemler, Nilüfer Kent Konseyi Su İnisiyatifi tarafından düzenlenen “Konuşmazsak SU’sarız” Su Çalıştayı’nda ele alındı. Nilüfer Belediyesi Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte 25 kurumdan teknik uzmanlar, akademisyenler ve yerel yönetim temsilcileri bir araya geldi.BUSKİ ve DSİ verileri temel alınarak hazırlanan sorun tespit raporları, çalıştayda çözüm önerilerine dönüştürüldü. Çalıştayda kentsel su tüketimi, tarımsal su kullanımı ve endüstriyel su yönetimi olmak üzere üç ana başlıkta değerlendirmeler yapıldı. Kentsel su yönetimi bölümünde akıllı izleme sistemleri, su kayıplarının azaltılması, yağmur suyu hasadı ve arıtılmış suların yeniden kullanımı gibi uygulamalar öne çıktı. Tarımsal alanda damla sulama sistemlerine geçiş, kaçak kuyuların denetlenmesi ve tarım arazilerinin korunması gerektiği vurgulandı. Endüstriyel su yönetimi başlığında ise suyun geri kazanımı, sanayide verimlilik ve kurumlar arası koordinasyon konuları ele alındı. Çalıştay sonunda, Bursa’nın su güvenliği için mevcut kaynakların korunması, geri kazanımın artırılması ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirildi. Hazırlanan önerilerin ilgili kamu kurumlarıyla paylaşılacağı ve sürecin takip edileceği belirtildi.

Gemlik Gübre suyun yüzde 43'ünü çekiyor, İznik Gölü kuruyor Haber

Gemlik Gübre suyun yüzde 43'ünü çekiyor, İznik Gölü kuruyor

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü'nde yaşanan kuraklık ve su çekilmesine ilişkin DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü tarafından açıklanan verileri değerlendirdi. Sarıbal, "Doğanın yerine koyabildiğinin üç katından fazla su tüketiliyor. İznik Gölü her yıl biraz daha kuruyor, biraz daha yok oluyor. İznik Gölü ancak havza bazlı bilimsel su yönetimiyle korunabilir" dedi. DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü verilerine göre, İznik Gölü'ne yıllık net doğal su katkısı yalnızca 23,28 milyon metreküp seviyesinde kalırken, gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküpe ulaşıyor. Böylece gölde her yıl yaklaşık 56,23 milyon metreküplük su açığı oluşuyor. DSİ verilerine göre İznik Gölü Havzası'na yıllık toplam 363,9 milyon metreküp su girerken, bunun 340,6 milyon metreküpü buharlaşmayla kayboluyor. Milletvekili Sarıbal, iki ay önce Cargill CEO'sunun yaptığı "Gölden su çekmiyoruz, çekilmenin nedeni yanlış tarım sulaması" açıklamasını hatırlatarak, sempozyumda açıklanan resmi verilerin farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. "Sorumluluğu yalnızca çiftçinin sırtına yıkmak büyük bir manipülasyon" diyen Sarıbal, İznik Gölü çevresindeki sanayi faaliyetlerine dikkati çekti. "Yer altı suyu ile göl birbirinden bağımsız değil" Sempozyumda açıklanan verilere göre Cargill'e ait 130 ila 200 metre derinlikte 6 kuyu bulunduğunu, şirkete yıllık 1 milyon 463 bin metreküp yer altı suyu tahsis edildiğini belirten Sarıbal, hidrolojik kuraklığın havza bazlı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. "Yer altı ve yer üstü su varlıkları birbirinden bağımsız düşünülemez. Akarsular, göller, yer altı suyu rezervleri ve ekosistemler aynı hidrolojik döngünün parçalarıdır" ifadelerini kullanan Sarıbal, derin kuyulardan yapılan sürekli çekimin gölü besleyen akiferleri zayıflattığını ve uzun vadede göl seviyesini doğrudan etkilediğini kaydetti. "Gemlik Gübre'nin çektiği su doğal dengeyi bozuyor" Milletvekili Sarıbal, yalnızca Gemlik Gübre Sanayi A.Ş.'ye verilen yıllık 10 milyon metreküplük tahsisin bile gölün yıllık doğal su gelirinin yaklaşık yüzde 43'üne denk geldiğini vurguladı. Sarıbal, "Doğa gölü yılda net 23 milyon metreküp besleyebiliyorken, tek bir sanayi tahsisi bunun neredeyse yarısını kullanıyor. Demek ki sorun yalnızca kuraklık değil; sorun su kaynaklarını sermayenin kullanımına açan anlayıştır" dedi. "Başka havzalardan su taşımak iflas anlamına geliyor" İznik Gölü'nü beslemek amacıyla Sakarya Havzası'ndan Boğazköy Barajı üzerinden su aktarımı planlandığını belirten Sarıbal, bunun mevcut su yönetimi anlayışının sürdürülemez hale geldiğini gösterdiğini söyledi. "İznik Gölü'nü koruyamayanlar, şimdi başka havzaların suyuyla gölü ayakta tutmaya çalışıyor. Taşıma suyla değirmen döner mi? Gölden yapılan kontrolsüz su çekimleri ve plansız kullanım, İznik Gölü'nün doğal dengesini her geçen yıl daha da bozuyor. Bu nedenle çözüm; suyu yalnızca tüketilecek bir kaynak olarak gören anlayıştan vazgeçmek, havzanın tamamını esas alan kamucu ve sürdürülebilir bir yönetim modelini hayata geçirmektir" diyen Sarıbal, İznik Gölü'nün rant politikalarına ve plansız su kullanımına teslim edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.

Balıkesir’e "Çevre Dostu Belediyecilikte" uluslararası başarı ödülü Haber

Balıkesir’e "Çevre Dostu Belediyecilikte" uluslararası başarı ödülü

Uluslararası itibarı yüksek olan bu başarı, Balıkesir’i Akdeniz havzasında çevre yönetimi, iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında örnek alınan belediyeler ligine taşıdı.Akdeniz kıyısındaki şehirlerin çevre koruma, iklim eylemi, yaşam kalitesi ve sürdürülebilir kalkınma performanslarını bütüncül biçimde değerlendiren İstanbul Çevre Dostu Şehir Ödülü'nün (IEFCA) 2024-2025 yılını kapsayan 5. Dönemi sonuçlandı. Uluslararası jüri değerlendirmesi sonucunda Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz genelinde ikinci seçilerek önemli bir başarıya imza attı. Genel değerlendirme sonucunda; Almera (İspanya) birinci seçilirken, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ikinci olma başarısını elde etti. Bu başarı, Balıkesir’i Akdeniz havzasında çevre yönetimi, iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında örnek alınan belediyeler ligine taşırken, kenti COP24 (Barselona Sözleşmesi 24. Taraflar Konferansı) kapsamında resmen tanınan, uluslararası itibarı yüksek bir çevre başarısı kazandırdı. BELEDİYELERİN PERFORMANSLARI KARŞILAŞTIRMALI OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ Akdeniz Sürdürülebilir Kalkınma Stratejisi’nin (MSSD) "bayrak girişimi" olarak kabul edilen bu ödül, Türkiye’nin gönüllü mali katkılarıyla finanse edilmekte; böylece hem BM çatısı altında güvenilir hem de Türkiye’nin çevre diplomasisine stratejik katkı sağlayan bir araç işlevi görüyor. Başvuru sürecinde kentlerin; iklim değişikliğiyle mücadele, doğal alanların korunması, sürdürülebilir ulaşım, atık ve su yönetimi, enerji verimliliği, kırılgan grupların kapsanması ve katılımcı yönetişim gibi alanlardaki somut performansları karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Tüm bu başlıklar, entegre planlama yaklaşımı, performans göstergeleri (KPI), dijital izleme sistemleri ve paydaş katılımı gibi yönetişim ve izleme mekanizmaları çerçevesinde ele alındı. YEŞİL YATIRIMLAR VE ÇEVRECİ UYGULAMALAR BAŞARILI BULUNDU Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin; sera gazı envanteri hazırlanması, karbon nötrlük hedefleri, yenilenebilir enerji uygulamaları ve elektrikli ulaşım yatırımları gibi iklim değişikliği azaltımına yönelik çalışmalarının yanı sıra yeşil altyapı uygulamaları, korunan alanlar, ekolojik koridorlar, sulak alan restorasyonu ve istilacı türlerle mücadele gibi ekosistem ve biyolojik çeşitlilik koruma faaliyetleri; mekânsal planlama, kentsel yeşil alanların artırılması, kıyılara erişim ve kentsel tarım alanları gibi sürdürülebilir arazi kullanımı politikaları başarılı olarak değerlendirildi. Ayrıca PM2.5-PM10 izleme sistemleri, temiz ulaşım ve düşük emisyonlu araçlar ile temiz ısınma sistemlerini kapsayan hava kalitesi yönetimi uygulamaları; içme suyu yönetimi, atık su arıtma tesisleri, su verimliliği ve izleme sistemlerini içeren su yönetimi politikaları; entegre atık yönetimi, sıfır atık uygulamaları ve yüksek kapsama oranına dayalı döngüsel ekonomi çalışmaları da değerlendirme kriterleri arasında yer aldı. Belediye binalarında yenilenebilir enerji kullanımı, güneş enerjisi projeleri ve enerji verimliliği yatırımları; bisiklet yolları ve düşük emisyonlu hareketlilik politikaları ile desteklenen sürdürülebilir ulaşım stratejileri de değerlendirme sonucunda başarılı bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.