Hava Durumu

#Suç Örgütü

Yeni Marmara Gazetesi - Suç Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suç Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Şimşekler Suç Örgütü" operasyonu: 64 gözaltı Haber

"Şimşekler Suç Örgütü" operasyonu: 64 gözaltı

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında "Şimşekler Suç Örgütü"ne yönelik operasyon gerçekleştirildi. Ekiplerin teknik ve fiziki takibinin ardından bugün sabah düğmeye basan polis ekipleri, Adana merkezli 11 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi. Haklarında gözaltı kararı bulunan 97 şüpheliden 64'ü yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda ise 2 el bombası, 12 ruhsatsız tabanca, 12 şarjör, 57 fişek ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Firari örgüt lideri Halim Şimşek ve diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Dosyaya giren bilgiye göre, Şimşekler Suç Örgütü'nün gerçekleştirmeyi planladığı saldırılar için çocuk oyun alanlarını silah deposu olarak kullandığı belirlendi. 25 Haziran 2025'te bir iş yerinin çocuk oyun alanındaki prefabrik depo bölümünde arama yapıldı. Polis ekiplerinin gerçekleştirdiği aramada, bir koltuğun içerisine poşetle gizlenmiş vaziyette 2 adet el bombası ele geçirildi. Örgütün bu bombaları, ilerleyen süreçte husumetli oldukları gruplara veya haraç vermeyen iş yerlerine yönelik planladıkları kanlı eylemlerde kullanmak üzere sakladığı tespit edildi. Örgütün finansal ağına inceleme başlatıldı Operasyonun, örgütün ekonomik gücüne yönelik de yürütüldüğü ve MASAK raporları doğrultusunda geniş çaplı bir inceleme başlatıldığı öğrenildi. Şüpheliler hakkında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan işlem başlatılırken, örgütsel faaliyetlerden elde edilen paraların aktarıldığı tüm banka hesaplarına mahkeme kararıyla bloke konuldu. Soruşturma kapsamında örgüt yöneticileri ile üyelerine ait olduğu belirlenen 6 şirket ile örgütle organik bağı bulunan 4 faal ticari şirkete, ayrıca çeteye ait 4 lüks taşınmaz ile suç gelirleriyle alındığı tespit edilen 13 araca el koyma işlemi uygulandı.

Uluslararası uyuşturucu kaçakçısı İslam Yakut yakalandı Haber

Uluslararası uyuşturucu kaçakçısı İslam Yakut yakalandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile müşterek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT Başkanlığı ve EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığının destekleriyle yürütülen çalışmalarda "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak" ve "Uyuşturucu Madde Ticareti" suçlarından aranan İslam Yakut'un yurt içinde ve yurt dışında bulunduğu yerlerden suç faaliyetlerini sürdürdüğü belirlendi. 2 ton uyuşturucudan sorumlu İslam Yakut'un kriptolu haberleşme sistemleri üzerinden örgüt üyelerine talimat verdiği, liderliğini yaptığı suç örgütü aracılığıyla uluslararası uyuşturucu madde sevkiyatını organize ettiği, yurt içinde ve yurt dışında ele geçirilen toplam 2 ton uyuşturucu maddeden sorumlu olduğu tespit edildi. Sarıyer'de yakalandı Yapılan çalışmalar sonucunda şahsın İstanbul’da bulunduğu ve Sarıyer ilçesindeki bir adreste saklandığının belirlenmesi üzerine İslam Yakut dün düzenlenen operasyonda yakalanarak gözaltına alındı. Şahsın saklandığı adreste yapılan aramalarda; İslam Yakut için düzenlenen D.G. adıyla hazırlanan sahte yurtdışı kimlik belgesi ele geçirildi. Konu ile ilgili gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ettiği öğrenildi. Örgütü 2024 yılında çökertilmişti Öte yandan 2024 yılında suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonda, örgütün diğer lideri E.Y. ile birlikte örgüt yönetici ve üyeleri yakalanarak tutuklanmış, suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerine el konulmuştu. Emniyet kaynaklarından operasyona yönelik yapılan açıklamada, "2024 yılında gerçekleştirilen operasyonla suç örgütünün faaliyetlerine son verilerek örgüt yapısı çökertilmiş, firari durumda bulunan İslam Yakut isimli şahsın yakalanmasına yönelik çalışmalar aralıksız sürdürülmüştür. Yürütülen çalışmalar neticesinde İslam Yakut isimli şahsın da yakalanmasıyla suç örgütü tamamen etkisiz hale getirilmiştir." ifadelerine yer verildi.

Kuytul çiftinden skandal paylaşımlar Haber

Kuytul çiftinden skandal paylaşımlar

Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şafak vakti "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik operasyon düzenledi. Alparslan Kuytul'un evinin önüne çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, evde arama yapılıp Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul gözaltına alındı.Operasyonun ardından Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un bazı konuşmaları sosyal medyada eleştirildi. Hz. İsa'yı rüyasında görmüş Semra Kuytul'un eşi Alparslan Kuytul'un rüyasında Hz. İsa'yı gördüğünü anlatması ise pes dedirtti. Sosyal medyadaki görüntülerde Semra Kuytul, eşinin gördüğünü iddia ettiği rüyayı şu ifadelerle anlattı: "Hocamız rüyasında Hz. İsa'yı gördü. 'Hz. İsa gelmiş' diyorlar. Hocamızı birisi alıyor oraya götürüyor. Halktan kadınlar, yaşlıların olduğu odaya giriyorlar. Herkes ayağa kalkıyor hocamız gelince. Hocamız diyor ki 'bunlar neden ayağa kalkıyor' diyorlar. Diyorlar ki 'Senin İsa'nın yanında değerin var ondan.' Sonra bir çeşmeden su içiyor 'onun tadını hiç unutamıyorum kevser havzı gibiydi' diyor. Hocamız çok kıymetli bir insan, ona ne kadar değer versek az. Allah onu bu davanın selameti ve muzafferiyeti için yaratmış. O vasıfları vermiş." "Devlet de hükümet de her cemaati susturamayacağını öğrenmeli" Paylaşılan bazı görüntülerde ise Alparslan Kuytul, Alihan Kuriş Suç Örgütü üyelerine yapılan operasyonunu da eleştirmişti. Kuytul paylaşımında, "Devlet de hükümet de her cemaati susturamayacağını öğrenmeli. Her yere kayyum atayamayacağını öğrenmeli. Cemaatin başına kimin geçeceğine devlet mi karar verecek. Çok fena alıştılar kayyum atamaya. Bugüne kadar başımıza bir sürü olay geldi. Bir gün bize yapılan zulüme rağmen açıklamalarını duymadık. Ben yine de onlara yapılan bu operasyonu şüpheyle karşıladığımı söylüyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan, sosyal medyada Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un konuşmalarına vatandaşların tepki gösterdiği görüldü.

800 saatlik kamera görüntüleri incelendi, evi kurşunlayanlar yakayı ele verdi Haber

800 saatlik kamera görüntüleri incelendi, evi kurşunlayanlar yakayı ele verdi

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Osmangazi ilçesinde bir eve yönelik gerçekleştirilen iki ayrı silahlı saldırıya yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde çalışma başlattı. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek ve üye olmak" suçu altında sürdürülen soruşturmada, iki silahlı saldırının da elebaşı yurt dışında tutuklu bulunan organize suç örgütünün talimatıyla gerçekleştirildiği belirlendi. Polis harekete geçti, 800 saatlik kamera görüntüleri incelendi Yaklaşık 800 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, derinleştirilen araştırmalar sonucunda 11 şüphelinin saldırıları birlikte planlayıp gerçekleştirdiğini tespit etti. Bunun üzerine Bursa merkezli Kocaeli, Mersin ve Osmaniye'de eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, olayla bağlantısı bulunan 11 şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı. Soruşturmada ayrıca, suç örgütü yöneticilerinin yurt dışından verdikleri talimat doğrultusunda tetikçileri Bursa'ya gönderdiği, şüphelileri yeni bir silahlı eylem gerçekleştirmeleri amacıyla otelde konaklattığı, ancak ikinci saldırıyı gerçekleştiremeden Bursa KOM ekiplerince Kocaeli'de düzenlenen operasyonla yakalandıkları ortaya çıktı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 11 şüpheliden 7'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, diğer şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü, organize suç örgütlerine yönelik mücadelenin hukukun verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

800 saatlik kamera görüntüleri incelendi, evi kurşunlayanlar yakayı ele verdi Haber

800 saatlik kamera görüntüleri incelendi, evi kurşunlayanlar yakayı ele verdi

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Osmangazi ilçesinde bir eve yönelik gerçekleştirilen iki ayrı silahlı saldırıya yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde çalışma başlattı. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek ve üye olmak" suçu altında sürdürülen soruşturmada, iki silahlı saldırının da elebaşı yurt dışında tutuklu bulunan organize suç örgütünün talimatıyla gerçekleştirildiği belirlendi. Polis harekete geçti, 800 saatlik kamera görüntüleri incelendi Yaklaşık 800 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, derinleştirilen araştırmalar sonucunda 11 şüphelinin saldırıları birlikte planlayıp gerçekleştirdiğini tespit etti. Bunun üzerine Bursa merkezli Kocaeli, Mersin ve Osmaniye'de eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, olayla bağlantısı bulunan 11 şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı. Soruşturmada ayrıca, suç örgütü yöneticilerinin yurt dışından verdikleri talimat doğrultusunda tetikçileri Bursa'ya gönderdiği, şüphelileri yeni bir silahlı eylem gerçekleştirmeleri amacıyla otelde konaklattığı, ancak ikinci saldırıyı gerçekleştiremeden Bursa KOM ekiplerince Kocaeli'de düzenlenen operasyonla yakalandıkları ortaya çıktı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 11 şüpheliden 7'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, diğer şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü, organize suç örgütlerine yönelik mücadelenin hukukun verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

Blok3'e suikast hazırlığı iddiası Haber

Blok3'e suikast hazırlığı iddiası

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, Nisan ayında Beşiktaş'ta gerçekleşen kundaklama ile Beylikdüzü'ndeki kurşunlama olaylarının şüphelilerinin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Yapılan çalışmalar sonucunda kundaklama olayının şüphelisi F.K. ile birlikte hareket eden 6 kişinin Muğla'nın Bodrum ilçesinde olduğu belirlendi. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri ile Muğla İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin koordineli gerçekleştirdiği operasyonda "Şapkalılar" olarak bilinen yeni nesil suç örgütü şüphelileri, kovalamacanın ardından yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 4 ruhsatsız tabanca, 6 şarjör ve 86 fişek ele geçirildi. Blok3'e suikast düzenlemek için grup kurdukları öne sürüldü Operasyonun ardından şüphelilerin ele geçirilen telefonlarında yapılan incelemelerde dikkat çeken bulgulara ulaşıldı. İncelemelerde şüphelilerin, çevrimiçi mesajlaşma uygulaması ‘Signal' üzerinden "Blok" isimli bir grup kurdukları ve bu grup üzerinden kamuoyunda Blok3 olarak tanınan Hakan Aydın'a yönelik suikast hazırlığında oldukları öne sürüldü. Şüphelilerin kendi aralarında planladıkları eylemi "Türkiye genelinde ses getirecek büyük bir olay" şeklinde nitelendirdikleri ve grupta Hakan Aydın'ın kaldığı otel ve kullandığı araçların fotoğraflarının yanı sıra otelin konumun paylaşıldığı iddia edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan F.K. ve 6 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Tutuklu yargılanan Bozbey’in ilk savunması Haber

Tutuklu yargılanan Bozbey’in ilk savunması

Edinilen bilgiye göre, 31 Mart’ta düzenlenen operasyonla Bozbey, ailesi ve çok sayıda belediye çalışanı gözaltına alındı. 4 Nisan’da Bozbey’in de aralarında bulunduğu 23 kişi tutuklandı. İddianamede Bozbey için 402 yıla kadar hapis cezası, dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem için ise 946 yıla kadar hapis cezası talep edildi. 402 gün hapis cezası ile tutuklu yargılanan CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de arasında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanığın yargılanması bu sabah Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Sanıkların ve izleyicilerin çok olması sebebiyle yargılama Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'nin konferans salonunda yapıldı. Hakkında yöneltilen suçlamalara cevap veren Mustafa Bozbey savunmasının ilk 3 saatinde yaptığı duygusal savunmada zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı. 27 yıldırır siyaset yaptığını vurgulayan Bozbey, "36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey, "27 yıldır siyasetçiyim. Biz gökten zembille inmedik. Tesadüfen gelmedik. Ben helal lokmanın ne demek olduğunu çocukken öğrendim. Çalışmak benim için ibadettir. Ortaokuldan beri hep çalışırım. Bayramlarda ailemle aynı sofraya oturamadım. Üniversiteden mezun olduğumda ilk kez ailemle aynı bayram sofrasında oturdum. Aradan 41 yıl sonra yine bayram sofrasına ailemle oturamadım. Çünkü özgürlüğüm elimden alındı. Bursa’ya hizmet ettiğim için alındı. Gerçekten Bursa’mızın en büyük davası görülüyor. Hukukun üstünlüğü yolunu bulacak. Koğuşumuzda bizimle ilgilenen personele ve müdürlerine teşekkür ediyorum" dedi. "İtalya'dan kule vinç aldık bu sayede geliştik" Kurduğu aile şirketleri ve bu şirketlerin geçmişi ile de ilgili bilgi veren Bozbey, belediye başkanı olmadan önce kurduğu şirketleri ve yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlatarak, "Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik" dedi. Mustafa Bozbey, "Her zaman kendi şirketimi kurmak istedim. Bozbey İnşaat şirketini kurdum. Bozbey Turizm A.Ş.’yi kurdum. Kendi köyümde bazı yerler imara açıldı. Ailemin yerleri vardı. Saygınkent Projesi de buralarda başladı. O zamanlar İtalya’dan kule vinç aldık. Yaptığımız teknolojik yatırımlar sayesinde geliştik" ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediye başkanlığı dönemine ait iddialara da cevap veren Bozbey bu dönemle ilgili olarak da Nilüfer’de eğitim, kültür ve sanat projeleriyle kenti geliştirdiklerini, halkın kendisini dört dönem üst üste seçmesinin tesadüf olmadığını belirtti. Bozbey, "Nilüfer Belediye Başkanı seçildiğimde yoğun olduğum için aday olmak istemiyordum aslında. Doğup büyüdüğüm topraklara hizmet için yola çıktım. Nilüfer’in 99 bin nüfusu vardı. "Eğitim, kültür, bilim ve sanat kenti olacak" dedim. "Gülümseyin Bursa’dasınız" sloganıyla yol aldık. Nilüfer, Bursa’nın merkezi oldu. Bir çok belediye başkanı da şu an Nilüfer’de yaşamaktadır. Nilüfer Belediye Başkanlığı görevine başladığım dönemde şirketime ait hisseleri aileme devrettim. Şirketlerimizin faaliyetleri devam ediyordu. Bozbey İnşaat olarak 2008 yılında 180 milyon liraya TOKİ ile anlaştık. Ama maalesef 2008 yılının sonunda konkordato ilan ettik. 2009 yılında ise istifa ettik. Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik. Bu sıkıntılı süreçte yine aday oldum ve 2009 yılında yeniden belediye başkanı seçildim. Nilüfer halkının beni 4 dönem üst üste seçmesi tesadüf değildir. Çalışanların desteklenmesi ve ihtiyaç sahiplerine destek için NİLVAK’ı kurdum. Burada çalışanlara yönelik destekler uzun yıllar devam etti. Bizler Nilüfer’de birçok yeniliğe imza attık. Avrupa’ya örnek olacak projeler gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Savcımız beni çağırsaydı gelirdim, kaçmadım... 2019 seçimlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı hakkında da bilgi veren Bozbey, "2024 seçimleri için hiç durmadan çalıştım. Bursa'nın gündemini çok yakından takip ettim. İyi insanlarla yol yürüdüm, kötü insanlardan uzak durdum. Belediye başkanlığı görevinde kimseyi ötekileştirmedim. Ancak ben Bursa’ya hizmet ederken, Avrupa’da yapılan festivalleri Bursa’da gerçekleştirecekken aniden tutuklandım. Ben Nilüfer Belediyesinde makam aracı kullanmadım. Lojman kabul etmedim. Kamu zararına imza atacak bir şey yapmadım. 47 yıl sonra Bursa’yı aldığımızdan 2 yıl sonra eşim, kızım ve kardeşlerimle birlikte gözaltına alındım. Ailemden ve omuz omuza çalıştığım arkadaşlarımdan koparıldım. Özgürlüğüm elimden alındı. Savcımız beni çağırsaydı ben gelirdim. Kaçmadım. Sosyal medyada yalan haberler, dedikodular çıktı. Hepsini kınıyorum. Ben parayı düşünseydim konkordato ilan etmezdim. Parayı değil onurumu düşündüm. Paraya tamah etseydim bugün karşınızda olmazdım" dedi. Suçumuz Bursa'yı tek yürek haline getirmek mi? Savunmasında kendisine güvenen Bursalılara da teşekkür eden Bozbey, "Bursa Büyükşehir Belediyesine geldiğimde belediye sürdürülebilir olmaktan çıkmıştı. Borçların gerçek durumunu ortaya çıkarmamız aylarca sürdü. Bizler 2 yıl boyunca borçları azalttık. Bursa’nın 17 ilçesinde hizmet etmeye çalıştık. Mali disiplini sağlarken yatırımlardan vazgeçmedik. Bursa’nın altyapı sorunlarını çözmek için yoğun çalışma yürüttük. Bursa için faydalı olacak ulaşım projeleri yaptık. Mudanya-Bursa arasındaki metrobüs projesi ne yazık ki hayata geçirilemedi. 2 yılda 20 bin gence eğitim desteği sağladık. Göreve geldiğimizde kentte birlik ve beraberlik güçlendi. Bursaspor, göreve geldiğimizden sonra 2 kez şampiyon oldu. Bu sene de Süper Lig’e çıkacak. Suçumuz Bursa’yı tek yürek hâline getirmek mi?" dedi. "Dedikodu yapıyorlar" Hakkında yöneltilen suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlamalarını da kabul etmeyen Mustafa Bozbey, "Rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey savunmasını şu şekilde sürdürdü; "Müfettişlerin raporlarında da görüleceği üzere bu iftiraları ve yalanları söyleyenler kendileri suç işlemişlerdir. Bu kişiler organize suç şebekesi oluşturmuşlardır. Bizlerin bireysel haklarına saldırmışlardır. Hâlen çelişkili ifadelerle emniyetin ve savcının zamanını boşa harcamışlardır. 36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Eşime ve aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum. Şirketlerle ilgili benim kurduğum şirketlere yer verilmiş. Nilüfer Belediye Başkanı oluncaya kadar ben bir iş insanıydım. Benim ve yakınlarımın birçok gayrimenkulü vardı. Üzerimde bulunan taşınmazları zaman içerisinde ihtiyaç durumuna göre sattım. Bu iddianamedeki rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar" dedi. İddianamede geçen NİLVAK Vakfı ile ilgili olarak da yöneltilen sorulara cevap veren tutuklu Belediye Başkanı Bozbey, "NİLVAK, gayrimenkullerimiz ile birlikte kurulmuştur. Bu yapı her yıl ortalama olarak Nilüferli vatandaşlara destek olmak için çalışıyordu. Ticari faaliyetler bu şirket üzerinden sürdürülmüştür. Bir iş yapmak için şirket kurmak gerekiyordu. NİLVAK’tan mezun olanlar devlet memuru oldu. Kreş, özel okul ve otopark işletmeciliği yaptık. Bankadan kredi çektik. SERA A.Ş.’ye krediyi aktardık. FİDA A.Ş. üzerine aldık. İnşaatı SERA A.Ş. üzerinden yaptık. Okul inşaatı yapılırken başka bankalardan da kredi aldık. Sorunlar oldu. Bankalardan blokeler geldi. Sonrasında cari hesaplar üzerinden ilerledi. Her şey ortadayken bu suçlamaların neden olduğunu anlayamıyorum. 2014 yılında boşanma süreci yaşadım. SENA A.Ş. benim aktardıklarımdan sorumludur. Bu şirketin belediye işleriyle ilgili hiçbir hukuksuzluğu yoktur. Belediye Başkanlığı döneminde Vildan Aydın Bozbey’in "şunu yapsın" dediği olmamıştır. Yalan beyan verenler ve iftira atanlar hukuk karşısında ceza alacaktır. Tarafıma yönelik suçlamaları kabul etmiyorum. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum. Neyin örgütüyüz biz, anlam veremiyorum. 111 gündür bunu düşünüyorum. Yapılanları kabul etmiyorum, nefret ediyorum" dedi. "Turgay Erdem'e verdiğim yetki yüzünden 402 yılla yargılanıyorum" Bozbey kendisine yöneltilen Turgay Erdem’e ya da herhangi bir belediye yetkilisine tek imzayla alakalı bir talimatınız ya da yönlendirmeniz oldu mu? sorusuna da "Kesinlikle olmadı. Olması da mümkün değil zaten" şeklinde cevap verdi. Bozbey, bu konu ile alakalı savunmasında "17 yıl önce, 02.04.2024 tarihinde Turgay Erdem’e vermiş olduğum yetki nedeniyle bugün 402 yıl hapis cezasıyla yargılanıyorum. Hizmetlerin sağlıklı yürütülmesi amacıyla 3 meclis üyesini belediye başkan yardımcısı yaptım. Bunlardan biri de Turgay Erdem’di. Turgay Erdem’e hizmetlerin denetlenmesi ve başkan yardımcıları arasında koordinasyonun sağlanması konusunda yetki verdim. Benim daha fazla hâkimiyet içinde olmam için verdiğim koordinatörlük görevi nedeniyle örgüt lideri olmayı kabul etmiyorum. Bu koordinasyon sayesinde işlerin daha doğru yapılması sağlandı. Bunu suç olarak kabul etmiyorum. Turgay Erdem’in attığı imzalarda art niyet yoktur. Kamu yararı için yapılmıştır. Nilüfer’de yapılaşmanın artması, yeşil Nilüfer için çok kötü olmuştur. Buradaki yapılaşmayı artıran Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarıdır. Büyükşehir Belediye Başkanının ve bakanlıklardan alınan izinlerle yapılaşma artırılmıştır. Ben bunlara karşı çıktım. Tek imza ile suçlanmamı asla kabul etmiyorum. Atılan imzalar, kentsel dönüşüm sebebiyle kiraya çıkan vatandaşlar için atılmıştır" dedi. "Emin Adanur bizi 150-200 milyon TL zarara soktuğu için aramızda husumet başlamıştır" Emin Adanur’un hakkındaki iddialarını da kesin bir dille yalanlayan Bozbey, "Emin Adanur'un yalan iddiaları vardır. 2024 sonuna kadar bana "abi" diyordu. 2019’da Fatih Ergün sözleşmeden ayrıldı. İş, Emin Adanur’un şirketine verildi. İnşaatlarda yapım kalitesinde problemler çıkınca kardeşleri beni aradı. Emin Adanur bizi 150-200 milyon TL zarara sokmuştur. Bu sebeple aramızda husumet başlamıştır. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olunca ziyaretime geldi. Bana "İş var" dedi. "İhaleye gir" dedim. İhalesiz iş istedi, asla kabul etmedim. 2025’in ilk aylarında tekrar iş istedi. Sesini yükselterek, "Verecek misin, vermeyecek misin?" dedi. Ben de "Hukuka aykırı iş yapmam" dedim. "Göreceksin sen" diyerek beni tehdit etti. Sosyal medyada iftira atmaya başladı. Dolandırıcılık suçlarından yurt dışına kaçmıştır. Bu kişinin beyanlarını kabul etmiyorum. Ben kardeşimle, akrabalarımla ve herkesle her an görüşebilirim. Ben belediye başkanıyım. ETS kayıtları suç oluşturmak için dosyaya konulmuş şeylerdir. Emin Adanur hakkında her gün ayrı ayrı suç duyurusunda bulunacağım. Eşim, kızım ve ailem bu olaylardan etkilenmiştir. Bunun da bir cezası olacaktır. 1381 ada 2 parselde bulunan Ataevler’deki ilk etap kentsel dönüşüm projesiydi. Depreme dayanıklı şekilde yapılması gerekiyordu. Burada 13 bin kişi yaşıyordu. Altyapının tamamen değişmesi gerekiyordu. Kentsel dönüşüme karşı çıkmadım. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde 440 dairenin 950 daireye çıkarılacağı beyan edildi. Bu karar Büyükşehir Belediye Meclisinde onaylandı. Bu olayla ilgili neden suçlandığımı anlamış değilim. Nilüfer Belediyesi olarak emsal artırımı uygulamasına itirazlarımız vardı. Bursa Büyükşehir Belediyesi bizi dikkate almadı. Kentsel dönüşümü engellemekle bizi halka şikâyet etti. Bu olaydaki suçlamaları kabul etmiyorum. Ben hayatımda suç işlemedim. Nasıl olur da örgüt lideri olarak gösterilebilirim? İnsanların adalete olan güvenini yitirdiler" ifadelerini kullandı. Bana itibar suikastı yapıldı HTS kayıtlarındaki görüşmeleri de suç olarak görmediğini ifade eden Bozbey, "Ben uzun yıllardır belediye başkanlığı yaptım. Bu yüzden binlerce insanda benim telefon numaram var. Sorunu olan, yerinin imar durumunu öğrenmek isteyen, hastane konusunda yardım isteyen vatandaş beni arar. HTS kayıtlarındaki aramalar suç olarak gösterilmiş. Normal olan görüşmeler bile bu dosyada suç gibi gösterilmiş. Bunu kabul etmem mümkün değil. Nasıl hesaplandığı belli olmayan bilgiler sosyal medyada yayınlandı. Hani dosyada gizlilik vardı? Bize itibar suikastı yapıldı. Basında çıkan yalan ve iftiralardan eşim, ailem ve dostlarım etkilendi. Bunların hepsini lanetliyorum. Bu kötü niyetli insanlar buradaki insanlara kötülük yapmaya devam ederse bunun sorumlusu kim olacak? Kişisel haklarımızı kim koruyacak? Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. Gözyaşlarını tutamadı Bozbey, savunmasında sık sık Bursa’ya hizmetlerini hatırlatarak, suçlamaların siyasi ve kişisel husumetlerden kaynaklandığını öne sürdü. "Bana güvenen Bursalı hemşerilerime teşekkür ediyorum" diyen Bozbey, kararın vicdanlı bir şekilde verilmesini beklediğini ifade etti. Savunma sırasında zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Bozbey, "Benim neden tutuklandığımı 3 milyon 500 bin Bursalı hemşerim çok iyi biliyor. Bursa’ya hizmet ettiğim için gururluyum. Bursa’nın borçlarını bitirdiğim, Bursa’yı Avrupa’ya tanıttığım ve Bursaspor’un Süper Lig’e çıkması yönünde destek verdiğim için gururluyum. Eğer bunlar suçsa ben bu suçları işlemeye devam edeceğim. Bunlar benim onurumdur. 111 gündür uzak kaldığım eşime, çocuklarıma ve Bursa’ma kavuşmayı bekliyorum. Karar verirken vicdanlı bir şekilde karar vereceğinize eminim" dedi.

İş yerini ateşe verirken az daha kendileri yanıyordu, o anlar kamerada Video Galeri

İş yerini ateşe verirken az daha kendileri yanıyordu, o anlar kamerada

     Bursa'da iş yerine yönelik molotoflu gasp saldırısı düzenleyen suç örgütü üyesi 5 şüpheli şahıs tutuklandı. Polis; saldırının faili suç örgütü üyelerini 100 saatlik kamera incelemesi sonrasında yakaladı. Molotof çetesinin iş yerini ateşe verip kaçma anları bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Attıkları molotof kokteylinden yayılan alevlerin arasında kalan 2 kişi yanmaktan son anda kurtuldu. Edinilen bilgiye göre, Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Yıldırım ilçesinde bir iş yerine yönelik gerçekleştirilen molotoflu gasp (yağma) saldırısının faillerini titiz çalışmalar sonucu ortaya çıkardı. Olayın plakasız beyaz bir araçla gerçekleştirildiği belirlenirken, 100 saatlik güvenlik kamera kaydı incelendi. Yapılan çalışmalar neticesinde saldırıyı gerçekleştiren D.D., Y.A., B.A. ve N.B. (SSÇ) isimli şüpheliler ile olayın planlayıcısı ve azmettiricisi olduğu tespit edilen O.D. ve V.Ç. gözaltına alındı. Şüphelilerin üzerlerinde ve ikametlerinde yapılan aramalarda, molotof kokteyli yapımında kullanılan benzin dolu pet şişeler, bez parçaları ile yüzlerini gizlemek için kullandıkları atkı ve şapkalar ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 5 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan, çeşitli suçlardan yurt dışında firari durumda olan D.Y. isimli şahsın yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Bursa Emniyet Müdürlüğü, yetkilileri suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtti.      Az daha kendileri yanıyordu Bursa'da iş yerine yönelik molotoflu gasp saldırısı düzenleyen suç örgütü üyesi şahıslar güvenlik kamerasına yakalandı. Kamera görüntülerinde iş yerinin önüne kadar gelen şahısların ellerindeki molotof kokteyllerini iş yerine attıkları şişelerden yayılan alevlerin arasında kalıp kaçmaya çalıştıkları anlar saniye saniye görüntülendi.

İş yerini ateşe verirken az daha kendileri yanıyordu Haber

İş yerini ateşe verirken az daha kendileri yanıyordu

Edinilen bilgiye göre, Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Yıldırım ilçesinde bir iş yerine yönelik gerçekleştirilen molotoflu gasp (yağma) saldırısının faillerini titiz çalışmalar sonucu ortaya çıkardı. Olayın plakasız beyaz bir araçla gerçekleştirildiği belirlenirken, 100 saatlik güvenlik kamera kaydı incelendi. Yapılan çalışmalar neticesinde saldırıyı gerçekleştiren D.D., Y.A., B.A. ve N.B. (SSÇ) isimli şüpheliler ile olayın planlayıcısı ve azmettiricisi olduğu tespit edilen O.D. ve V.Ç. gözaltına alındı. Şüphelilerin üzerlerinde ve ikametlerinde yapılan aramalarda, molotof kokteyli yapımında kullanılan benzin dolu pet şişeler, bez parçaları ile yüzlerini gizlemek için kullandıkları atkı ve şapkalar ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 5 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan, çeşitli suçlardan yurt dışında firari durumda olan D.Y. isimli şahsın yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Bursa Emniyet Müdürlüğü, yetkilileri suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtti. Az daha kendileri yanıyordu Bursa'da iş yerine yönelik molotoflu gasp saldırısı düzenleyen suç örgütü üyesi şahıslar güvenlik kamerasına yakalandı. Kamera görüntülerinde iş yerinin önüne kadar gelen şahısların ellerindeki molotof kokteyllerini iş yerine attıkları şişelerden yayılan alevlerin arasında kalıp kaçmaya çalıştıkları anlar saniye saniye görüntülendi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.