Hava Durumu

#Suç Örgütü

Yeni Marmara Gazetesi - Suç Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suç Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

800 saatlik kamera görüntüleri incelendi, evi kurşunlayanlar yakayı ele verdi Haber

800 saatlik kamera görüntüleri incelendi, evi kurşunlayanlar yakayı ele verdi

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Osmangazi ilçesinde bir eve yönelik gerçekleştirilen iki ayrı silahlı saldırıya yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde çalışma başlattı. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek ve üye olmak" suçu altında sürdürülen soruşturmada, iki silahlı saldırının da elebaşı yurt dışında tutuklu bulunan organize suç örgütünün talimatıyla gerçekleştirildiği belirlendi. Polis harekete geçti, 800 saatlik kamera görüntüleri incelendi Yaklaşık 800 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, derinleştirilen araştırmalar sonucunda 11 şüphelinin saldırıları birlikte planlayıp gerçekleştirdiğini tespit etti. Bunun üzerine Bursa merkezli Kocaeli, Mersin ve Osmaniye'de eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, olayla bağlantısı bulunan 11 şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı. Soruşturmada ayrıca, suç örgütü yöneticilerinin yurt dışından verdikleri talimat doğrultusunda tetikçileri Bursa'ya gönderdiği, şüphelileri yeni bir silahlı eylem gerçekleştirmeleri amacıyla otelde konaklattığı, ancak ikinci saldırıyı gerçekleştiremeden Bursa KOM ekiplerince Kocaeli'de düzenlenen operasyonla yakalandıkları ortaya çıktı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 11 şüpheliden 7'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, diğer şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü, organize suç örgütlerine yönelik mücadelenin hukukun verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

800 saatlik kamera görüntüleri incelendi, evi kurşunlayanlar yakayı ele verdi Haber

800 saatlik kamera görüntüleri incelendi, evi kurşunlayanlar yakayı ele verdi

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Osmangazi ilçesinde bir eve yönelik gerçekleştirilen iki ayrı silahlı saldırıya yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde çalışma başlattı. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek ve üye olmak" suçu altında sürdürülen soruşturmada, iki silahlı saldırının da elebaşı yurt dışında tutuklu bulunan organize suç örgütünün talimatıyla gerçekleştirildiği belirlendi. Polis harekete geçti, 800 saatlik kamera görüntüleri incelendi Yaklaşık 800 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, derinleştirilen araştırmalar sonucunda 11 şüphelinin saldırıları birlikte planlayıp gerçekleştirdiğini tespit etti. Bunun üzerine Bursa merkezli Kocaeli, Mersin ve Osmaniye'de eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, olayla bağlantısı bulunan 11 şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı. Soruşturmada ayrıca, suç örgütü yöneticilerinin yurt dışından verdikleri talimat doğrultusunda tetikçileri Bursa'ya gönderdiği, şüphelileri yeni bir silahlı eylem gerçekleştirmeleri amacıyla otelde konaklattığı, ancak ikinci saldırıyı gerçekleştiremeden Bursa KOM ekiplerince Kocaeli'de düzenlenen operasyonla yakalandıkları ortaya çıktı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 11 şüpheliden 7'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, diğer şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü, organize suç örgütlerine yönelik mücadelenin hukukun verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

Blok3'e suikast hazırlığı iddiası Haber

Blok3'e suikast hazırlığı iddiası

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, Nisan ayında Beşiktaş'ta gerçekleşen kundaklama ile Beylikdüzü'ndeki kurşunlama olaylarının şüphelilerinin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Yapılan çalışmalar sonucunda kundaklama olayının şüphelisi F.K. ile birlikte hareket eden 6 kişinin Muğla'nın Bodrum ilçesinde olduğu belirlendi. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri ile Muğla İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin koordineli gerçekleştirdiği operasyonda "Şapkalılar" olarak bilinen yeni nesil suç örgütü şüphelileri, kovalamacanın ardından yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 4 ruhsatsız tabanca, 6 şarjör ve 86 fişek ele geçirildi. Blok3'e suikast düzenlemek için grup kurdukları öne sürüldü Operasyonun ardından şüphelilerin ele geçirilen telefonlarında yapılan incelemelerde dikkat çeken bulgulara ulaşıldı. İncelemelerde şüphelilerin, çevrimiçi mesajlaşma uygulaması ‘Signal' üzerinden "Blok" isimli bir grup kurdukları ve bu grup üzerinden kamuoyunda Blok3 olarak tanınan Hakan Aydın'a yönelik suikast hazırlığında oldukları öne sürüldü. Şüphelilerin kendi aralarında planladıkları eylemi "Türkiye genelinde ses getirecek büyük bir olay" şeklinde nitelendirdikleri ve grupta Hakan Aydın'ın kaldığı otel ve kullandığı araçların fotoğraflarının yanı sıra otelin konumun paylaşıldığı iddia edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan F.K. ve 6 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Tutuklu yargılanan Bozbey’in ilk savunması Haber

Tutuklu yargılanan Bozbey’in ilk savunması

Edinilen bilgiye göre, 31 Mart’ta düzenlenen operasyonla Bozbey, ailesi ve çok sayıda belediye çalışanı gözaltına alındı. 4 Nisan’da Bozbey’in de aralarında bulunduğu 23 kişi tutuklandı. İddianamede Bozbey için 402 yıla kadar hapis cezası, dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem için ise 946 yıla kadar hapis cezası talep edildi. 402 gün hapis cezası ile tutuklu yargılanan CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de arasında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanığın yargılanması bu sabah Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Sanıkların ve izleyicilerin çok olması sebebiyle yargılama Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'nin konferans salonunda yapıldı. Hakkında yöneltilen suçlamalara cevap veren Mustafa Bozbey savunmasının ilk 3 saatinde yaptığı duygusal savunmada zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı. 27 yıldırır siyaset yaptığını vurgulayan Bozbey, "36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey, "27 yıldır siyasetçiyim. Biz gökten zembille inmedik. Tesadüfen gelmedik. Ben helal lokmanın ne demek olduğunu çocukken öğrendim. Çalışmak benim için ibadettir. Ortaokuldan beri hep çalışırım. Bayramlarda ailemle aynı sofraya oturamadım. Üniversiteden mezun olduğumda ilk kez ailemle aynı bayram sofrasında oturdum. Aradan 41 yıl sonra yine bayram sofrasına ailemle oturamadım. Çünkü özgürlüğüm elimden alındı. Bursa’ya hizmet ettiğim için alındı. Gerçekten Bursa’mızın en büyük davası görülüyor. Hukukun üstünlüğü yolunu bulacak. Koğuşumuzda bizimle ilgilenen personele ve müdürlerine teşekkür ediyorum" dedi. "İtalya'dan kule vinç aldık bu sayede geliştik" Kurduğu aile şirketleri ve bu şirketlerin geçmişi ile de ilgili bilgi veren Bozbey, belediye başkanı olmadan önce kurduğu şirketleri ve yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlatarak, "Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik" dedi. Mustafa Bozbey, "Her zaman kendi şirketimi kurmak istedim. Bozbey İnşaat şirketini kurdum. Bozbey Turizm A.Ş.’yi kurdum. Kendi köyümde bazı yerler imara açıldı. Ailemin yerleri vardı. Saygınkent Projesi de buralarda başladı. O zamanlar İtalya’dan kule vinç aldık. Yaptığımız teknolojik yatırımlar sayesinde geliştik" ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediye başkanlığı dönemine ait iddialara da cevap veren Bozbey bu dönemle ilgili olarak da Nilüfer’de eğitim, kültür ve sanat projeleriyle kenti geliştirdiklerini, halkın kendisini dört dönem üst üste seçmesinin tesadüf olmadığını belirtti. Bozbey, "Nilüfer Belediye Başkanı seçildiğimde yoğun olduğum için aday olmak istemiyordum aslında. Doğup büyüdüğüm topraklara hizmet için yola çıktım. Nilüfer’in 99 bin nüfusu vardı. "Eğitim, kültür, bilim ve sanat kenti olacak" dedim. "Gülümseyin Bursa’dasınız" sloganıyla yol aldık. Nilüfer, Bursa’nın merkezi oldu. Bir çok belediye başkanı da şu an Nilüfer’de yaşamaktadır. Nilüfer Belediye Başkanlığı görevine başladığım dönemde şirketime ait hisseleri aileme devrettim. Şirketlerimizin faaliyetleri devam ediyordu. Bozbey İnşaat olarak 2008 yılında 180 milyon liraya TOKİ ile anlaştık. Ama maalesef 2008 yılının sonunda konkordato ilan ettik. 2009 yılında ise istifa ettik. Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik. Bu sıkıntılı süreçte yine aday oldum ve 2009 yılında yeniden belediye başkanı seçildim. Nilüfer halkının beni 4 dönem üst üste seçmesi tesadüf değildir. Çalışanların desteklenmesi ve ihtiyaç sahiplerine destek için NİLVAK’ı kurdum. Burada çalışanlara yönelik destekler uzun yıllar devam etti. Bizler Nilüfer’de birçok yeniliğe imza attık. Avrupa’ya örnek olacak projeler gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Savcımız beni çağırsaydı gelirdim, kaçmadım... 2019 seçimlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı hakkında da bilgi veren Bozbey, "2024 seçimleri için hiç durmadan çalıştım. Bursa'nın gündemini çok yakından takip ettim. İyi insanlarla yol yürüdüm, kötü insanlardan uzak durdum. Belediye başkanlığı görevinde kimseyi ötekileştirmedim. Ancak ben Bursa’ya hizmet ederken, Avrupa’da yapılan festivalleri Bursa’da gerçekleştirecekken aniden tutuklandım. Ben Nilüfer Belediyesinde makam aracı kullanmadım. Lojman kabul etmedim. Kamu zararına imza atacak bir şey yapmadım. 47 yıl sonra Bursa’yı aldığımızdan 2 yıl sonra eşim, kızım ve kardeşlerimle birlikte gözaltına alındım. Ailemden ve omuz omuza çalıştığım arkadaşlarımdan koparıldım. Özgürlüğüm elimden alındı. Savcımız beni çağırsaydı ben gelirdim. Kaçmadım. Sosyal medyada yalan haberler, dedikodular çıktı. Hepsini kınıyorum. Ben parayı düşünseydim konkordato ilan etmezdim. Parayı değil onurumu düşündüm. Paraya tamah etseydim bugün karşınızda olmazdım" dedi. Suçumuz Bursa'yı tek yürek haline getirmek mi? Savunmasında kendisine güvenen Bursalılara da teşekkür eden Bozbey, "Bursa Büyükşehir Belediyesine geldiğimde belediye sürdürülebilir olmaktan çıkmıştı. Borçların gerçek durumunu ortaya çıkarmamız aylarca sürdü. Bizler 2 yıl boyunca borçları azalttık. Bursa’nın 17 ilçesinde hizmet etmeye çalıştık. Mali disiplini sağlarken yatırımlardan vazgeçmedik. Bursa’nın altyapı sorunlarını çözmek için yoğun çalışma yürüttük. Bursa için faydalı olacak ulaşım projeleri yaptık. Mudanya-Bursa arasındaki metrobüs projesi ne yazık ki hayata geçirilemedi. 2 yılda 20 bin gence eğitim desteği sağladık. Göreve geldiğimizde kentte birlik ve beraberlik güçlendi. Bursaspor, göreve geldiğimizden sonra 2 kez şampiyon oldu. Bu sene de Süper Lig’e çıkacak. Suçumuz Bursa’yı tek yürek hâline getirmek mi?" dedi. "Dedikodu yapıyorlar" Hakkında yöneltilen suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlamalarını da kabul etmeyen Mustafa Bozbey, "Rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey savunmasını şu şekilde sürdürdü; "Müfettişlerin raporlarında da görüleceği üzere bu iftiraları ve yalanları söyleyenler kendileri suç işlemişlerdir. Bu kişiler organize suç şebekesi oluşturmuşlardır. Bizlerin bireysel haklarına saldırmışlardır. Hâlen çelişkili ifadelerle emniyetin ve savcının zamanını boşa harcamışlardır. 36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Eşime ve aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum. Şirketlerle ilgili benim kurduğum şirketlere yer verilmiş. Nilüfer Belediye Başkanı oluncaya kadar ben bir iş insanıydım. Benim ve yakınlarımın birçok gayrimenkulü vardı. Üzerimde bulunan taşınmazları zaman içerisinde ihtiyaç durumuna göre sattım. Bu iddianamedeki rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar" dedi. İddianamede geçen NİLVAK Vakfı ile ilgili olarak da yöneltilen sorulara cevap veren tutuklu Belediye Başkanı Bozbey, "NİLVAK, gayrimenkullerimiz ile birlikte kurulmuştur. Bu yapı her yıl ortalama olarak Nilüferli vatandaşlara destek olmak için çalışıyordu. Ticari faaliyetler bu şirket üzerinden sürdürülmüştür. Bir iş yapmak için şirket kurmak gerekiyordu. NİLVAK’tan mezun olanlar devlet memuru oldu. Kreş, özel okul ve otopark işletmeciliği yaptık. Bankadan kredi çektik. SERA A.Ş.’ye krediyi aktardık. FİDA A.Ş. üzerine aldık. İnşaatı SERA A.Ş. üzerinden yaptık. Okul inşaatı yapılırken başka bankalardan da kredi aldık. Sorunlar oldu. Bankalardan blokeler geldi. Sonrasında cari hesaplar üzerinden ilerledi. Her şey ortadayken bu suçlamaların neden olduğunu anlayamıyorum. 2014 yılında boşanma süreci yaşadım. SENA A.Ş. benim aktardıklarımdan sorumludur. Bu şirketin belediye işleriyle ilgili hiçbir hukuksuzluğu yoktur. Belediye Başkanlığı döneminde Vildan Aydın Bozbey’in "şunu yapsın" dediği olmamıştır. Yalan beyan verenler ve iftira atanlar hukuk karşısında ceza alacaktır. Tarafıma yönelik suçlamaları kabul etmiyorum. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum. Neyin örgütüyüz biz, anlam veremiyorum. 111 gündür bunu düşünüyorum. Yapılanları kabul etmiyorum, nefret ediyorum" dedi. "Turgay Erdem'e verdiğim yetki yüzünden 402 yılla yargılanıyorum" Bozbey kendisine yöneltilen Turgay Erdem’e ya da herhangi bir belediye yetkilisine tek imzayla alakalı bir talimatınız ya da yönlendirmeniz oldu mu? sorusuna da "Kesinlikle olmadı. Olması da mümkün değil zaten" şeklinde cevap verdi. Bozbey, bu konu ile alakalı savunmasında "17 yıl önce, 02.04.2024 tarihinde Turgay Erdem’e vermiş olduğum yetki nedeniyle bugün 402 yıl hapis cezasıyla yargılanıyorum. Hizmetlerin sağlıklı yürütülmesi amacıyla 3 meclis üyesini belediye başkan yardımcısı yaptım. Bunlardan biri de Turgay Erdem’di. Turgay Erdem’e hizmetlerin denetlenmesi ve başkan yardımcıları arasında koordinasyonun sağlanması konusunda yetki verdim. Benim daha fazla hâkimiyet içinde olmam için verdiğim koordinatörlük görevi nedeniyle örgüt lideri olmayı kabul etmiyorum. Bu koordinasyon sayesinde işlerin daha doğru yapılması sağlandı. Bunu suç olarak kabul etmiyorum. Turgay Erdem’in attığı imzalarda art niyet yoktur. Kamu yararı için yapılmıştır. Nilüfer’de yapılaşmanın artması, yeşil Nilüfer için çok kötü olmuştur. Buradaki yapılaşmayı artıran Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarıdır. Büyükşehir Belediye Başkanının ve bakanlıklardan alınan izinlerle yapılaşma artırılmıştır. Ben bunlara karşı çıktım. Tek imza ile suçlanmamı asla kabul etmiyorum. Atılan imzalar, kentsel dönüşüm sebebiyle kiraya çıkan vatandaşlar için atılmıştır" dedi. "Emin Adanur bizi 150-200 milyon TL zarara soktuğu için aramızda husumet başlamıştır" Emin Adanur’un hakkındaki iddialarını da kesin bir dille yalanlayan Bozbey, "Emin Adanur'un yalan iddiaları vardır. 2024 sonuna kadar bana "abi" diyordu. 2019’da Fatih Ergün sözleşmeden ayrıldı. İş, Emin Adanur’un şirketine verildi. İnşaatlarda yapım kalitesinde problemler çıkınca kardeşleri beni aradı. Emin Adanur bizi 150-200 milyon TL zarara sokmuştur. Bu sebeple aramızda husumet başlamıştır. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olunca ziyaretime geldi. Bana "İş var" dedi. "İhaleye gir" dedim. İhalesiz iş istedi, asla kabul etmedim. 2025’in ilk aylarında tekrar iş istedi. Sesini yükselterek, "Verecek misin, vermeyecek misin?" dedi. Ben de "Hukuka aykırı iş yapmam" dedim. "Göreceksin sen" diyerek beni tehdit etti. Sosyal medyada iftira atmaya başladı. Dolandırıcılık suçlarından yurt dışına kaçmıştır. Bu kişinin beyanlarını kabul etmiyorum. Ben kardeşimle, akrabalarımla ve herkesle her an görüşebilirim. Ben belediye başkanıyım. ETS kayıtları suç oluşturmak için dosyaya konulmuş şeylerdir. Emin Adanur hakkında her gün ayrı ayrı suç duyurusunda bulunacağım. Eşim, kızım ve ailem bu olaylardan etkilenmiştir. Bunun da bir cezası olacaktır. 1381 ada 2 parselde bulunan Ataevler’deki ilk etap kentsel dönüşüm projesiydi. Depreme dayanıklı şekilde yapılması gerekiyordu. Burada 13 bin kişi yaşıyordu. Altyapının tamamen değişmesi gerekiyordu. Kentsel dönüşüme karşı çıkmadım. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde 440 dairenin 950 daireye çıkarılacağı beyan edildi. Bu karar Büyükşehir Belediye Meclisinde onaylandı. Bu olayla ilgili neden suçlandığımı anlamış değilim. Nilüfer Belediyesi olarak emsal artırımı uygulamasına itirazlarımız vardı. Bursa Büyükşehir Belediyesi bizi dikkate almadı. Kentsel dönüşümü engellemekle bizi halka şikâyet etti. Bu olaydaki suçlamaları kabul etmiyorum. Ben hayatımda suç işlemedim. Nasıl olur da örgüt lideri olarak gösterilebilirim? İnsanların adalete olan güvenini yitirdiler" ifadelerini kullandı. Bana itibar suikastı yapıldı HTS kayıtlarındaki görüşmeleri de suç olarak görmediğini ifade eden Bozbey, "Ben uzun yıllardır belediye başkanlığı yaptım. Bu yüzden binlerce insanda benim telefon numaram var. Sorunu olan, yerinin imar durumunu öğrenmek isteyen, hastane konusunda yardım isteyen vatandaş beni arar. HTS kayıtlarındaki aramalar suç olarak gösterilmiş. Normal olan görüşmeler bile bu dosyada suç gibi gösterilmiş. Bunu kabul etmem mümkün değil. Nasıl hesaplandığı belli olmayan bilgiler sosyal medyada yayınlandı. Hani dosyada gizlilik vardı? Bize itibar suikastı yapıldı. Basında çıkan yalan ve iftiralardan eşim, ailem ve dostlarım etkilendi. Bunların hepsini lanetliyorum. Bu kötü niyetli insanlar buradaki insanlara kötülük yapmaya devam ederse bunun sorumlusu kim olacak? Kişisel haklarımızı kim koruyacak? Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. Gözyaşlarını tutamadı Bozbey, savunmasında sık sık Bursa’ya hizmetlerini hatırlatarak, suçlamaların siyasi ve kişisel husumetlerden kaynaklandığını öne sürdü. "Bana güvenen Bursalı hemşerilerime teşekkür ediyorum" diyen Bozbey, kararın vicdanlı bir şekilde verilmesini beklediğini ifade etti. Savunma sırasında zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Bozbey, "Benim neden tutuklandığımı 3 milyon 500 bin Bursalı hemşerim çok iyi biliyor. Bursa’ya hizmet ettiğim için gururluyum. Bursa’nın borçlarını bitirdiğim, Bursa’yı Avrupa’ya tanıttığım ve Bursaspor’un Süper Lig’e çıkması yönünde destek verdiğim için gururluyum. Eğer bunlar suçsa ben bu suçları işlemeye devam edeceğim. Bunlar benim onurumdur. 111 gündür uzak kaldığım eşime, çocuklarıma ve Bursa’ma kavuşmayı bekliyorum. Karar verirken vicdanlı bir şekilde karar vereceğinize eminim" dedi.

İş yerini ateşe verirken az daha kendileri yanıyordu, o anlar kamerada Video Galeri

İş yerini ateşe verirken az daha kendileri yanıyordu, o anlar kamerada

     Bursa'da iş yerine yönelik molotoflu gasp saldırısı düzenleyen suç örgütü üyesi 5 şüpheli şahıs tutuklandı. Polis; saldırının faili suç örgütü üyelerini 100 saatlik kamera incelemesi sonrasında yakaladı. Molotof çetesinin iş yerini ateşe verip kaçma anları bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Attıkları molotof kokteylinden yayılan alevlerin arasında kalan 2 kişi yanmaktan son anda kurtuldu. Edinilen bilgiye göre, Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Yıldırım ilçesinde bir iş yerine yönelik gerçekleştirilen molotoflu gasp (yağma) saldırısının faillerini titiz çalışmalar sonucu ortaya çıkardı. Olayın plakasız beyaz bir araçla gerçekleştirildiği belirlenirken, 100 saatlik güvenlik kamera kaydı incelendi. Yapılan çalışmalar neticesinde saldırıyı gerçekleştiren D.D., Y.A., B.A. ve N.B. (SSÇ) isimli şüpheliler ile olayın planlayıcısı ve azmettiricisi olduğu tespit edilen O.D. ve V.Ç. gözaltına alındı. Şüphelilerin üzerlerinde ve ikametlerinde yapılan aramalarda, molotof kokteyli yapımında kullanılan benzin dolu pet şişeler, bez parçaları ile yüzlerini gizlemek için kullandıkları atkı ve şapkalar ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 5 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan, çeşitli suçlardan yurt dışında firari durumda olan D.Y. isimli şahsın yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Bursa Emniyet Müdürlüğü, yetkilileri suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtti.      Az daha kendileri yanıyordu Bursa'da iş yerine yönelik molotoflu gasp saldırısı düzenleyen suç örgütü üyesi şahıslar güvenlik kamerasına yakalandı. Kamera görüntülerinde iş yerinin önüne kadar gelen şahısların ellerindeki molotof kokteyllerini iş yerine attıkları şişelerden yayılan alevlerin arasında kalıp kaçmaya çalıştıkları anlar saniye saniye görüntülendi.

İş yerini ateşe verirken az daha kendileri yanıyordu Haber

İş yerini ateşe verirken az daha kendileri yanıyordu

Edinilen bilgiye göre, Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Yıldırım ilçesinde bir iş yerine yönelik gerçekleştirilen molotoflu gasp (yağma) saldırısının faillerini titiz çalışmalar sonucu ortaya çıkardı. Olayın plakasız beyaz bir araçla gerçekleştirildiği belirlenirken, 100 saatlik güvenlik kamera kaydı incelendi. Yapılan çalışmalar neticesinde saldırıyı gerçekleştiren D.D., Y.A., B.A. ve N.B. (SSÇ) isimli şüpheliler ile olayın planlayıcısı ve azmettiricisi olduğu tespit edilen O.D. ve V.Ç. gözaltına alındı. Şüphelilerin üzerlerinde ve ikametlerinde yapılan aramalarda, molotof kokteyli yapımında kullanılan benzin dolu pet şişeler, bez parçaları ile yüzlerini gizlemek için kullandıkları atkı ve şapkalar ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 5 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan, çeşitli suçlardan yurt dışında firari durumda olan D.Y. isimli şahsın yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Bursa Emniyet Müdürlüğü, yetkilileri suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtti. Az daha kendileri yanıyordu Bursa'da iş yerine yönelik molotoflu gasp saldırısı düzenleyen suç örgütü üyesi şahıslar güvenlik kamerasına yakalandı. Kamera görüntülerinde iş yerinin önüne kadar gelen şahısların ellerindeki molotof kokteyllerini iş yerine attıkları şişelerden yayılan alevlerin arasında kalıp kaçmaya çalıştıkları anlar saniye saniye görüntülendi.

Mustafa Bozbey'in 402 yıl hapis istendi Haber

Mustafa Bozbey'in 402 yıl hapis istendi

Edinilen bilgiye göre, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş adamının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilirken daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23 zanlı 4 Nisan'da tutuklandı. Bu kişilerin dışında "rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 zanlının bu dosya kapsamında da tutuklanması kararlaştırıldı. Dosya kapsamında toplam tutuklu sayısı 37'ye yükselirken, yurt dışında bulunan şüphelilerden Ş.G. ve T.K.'nin de yakalama çalışmaları sürüyor. 862 sayfa iddianame hazırlandı Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanık hakkında 862 sayfa iddianame hazırlandı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem "liderliğinde" faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. İddianamede, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı, Bozbey'in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerini aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere kanuna aykırı talimatlar verdiği kaydedildi. İnşaat ruhsatlarında imzaları bulunan örgüt üyelerinin kanunsuz emirleri uyguladıkları belirtilen iddianamede, söz konusu projelere ilişkin Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tarafından düzenlenen uzmanlık raporlarında hem yapı ruhsatlarında hem de yapı kullanım izinlerinde kanuna aykırılıkların olduğunun tespit edildiğine de yer verildi. İddianamede, Bozbey'in dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e "tek imza" şeklinde tabir edilen usul ve esaslara aykırı yetki verdiği, bu yetkiyle İmar Kanunu ve mevzuata muhalefet edilerek firma sahiplerinden elde edilen rüşvetler karşılığında usulsüz projelerin ruhsatlarının onaylandığı, Bozbey liderliğinde usulsüz emsal artışları karşılığında inşaat firması sahiplerinden rüşvetler alınarak haksız ekonomik kazançlar elde edildiği vurgulandı. İddianamede, belediyelerde "koordinatör başkan yardımcısı" ünvanı bulunmamasına rağmen Erdem'e bu yetkinin verildiği ve proje ruhsatlarının "tek imza" ile onaylandığı bilgisi verildi. Bozbey'in hiyerarşik yetkinin dışına çıkarak örgüt yöneticilerine ve üyelerine yönetmeliklere aykırı talimatlar verdiği, yüklü meblağlarda haksız kazançlar elde ettiği, bununla birlikte örgüt içinde yer alan şahısların konumları itibarıyla lidere mutlak itaat halinde oldukları tespitlerine yer verilen iddianamede, Bozbey'in talimatları ve telkinleriyle örgüt hiyerarşisi içinde yer alan üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu belirtildi. İddianamede, bu firmalara kaynağı belli olmayacak şekilde "hayatın olağan akışına ters" taşınmaz geçişlerinin olduğu, bu geçişlerin ticari faaliyet gibi gösterilerek işlenen suçların gizlenmeye çalışıldığı, suç örgütü bünyesinde elde edilen usulsüz gelirlerin paravan firmalar ve şahıslar vasıtasıyla önce gizlenmeye çalışıldığı akabinde yine paravan şirket hesaplarından Bozbey'in aile üyeleri olan sanıklara yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği ifade edildi. Para alışverişi olmadan yapılan tapu devirlerini MASAK ortaya çıkardı Örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in, dönemin belediye başkanı Bozbey'in talimatlarıyla yapılacak usulsüz emsal artışları karşılığında müteahhit firmalardan rüşvet olarak gayrimenkul istediği bildirilen iddianamede, müteahhit firma yetkilileri olan şüphelilerden paravan şirketlere gayrimenkul devirlerinin olduğu, her ne kadar bu devirler satış olarak gösterilmişse de MASAK raporunda tapu devirlerinde herhangi bir hesap hareketine rastlanılmadığına işaret edildi. İddianamede, söz konusu usule aykırı şekilde inşaat projelerinin mimari çiziminin "örgüt liderinin" talimat ve telkinleriyle "TİBA Mimarlık" işletmesine yaptırıldığı, söz konusu mimarlık firmasının sanık İldam Aydın Bozbey'e ait olduğu, burada çizilen inşaat ruhsat projelerine ilişkin rayiç bedelden fazla ücret alınarak rüşvete ilişkin maddi menfaatin gizlenmeye çalışıldığı ve suç gelirinin aklandığı kaydedildi. Ayrıca, iddianamede bu firmada örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in de daha önce ortaklığının bulunduğu, "Mustafa Bozbey suç örgütü"nün suç gelirlerinin aklanması yönündeki eylemlerinin 2019 yılından sonrada devam ettiğinin anlaşıldığı tespitine yer verildi. İddianamede, Mustafa Bozbey'in ekonomik kazanç elde etmek maksadıyla suç örgütü kurduğu, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Yardımcısı Erdem'i usul ve yasaya aykırı olarak görevlendirdiği, bu yetkilendirme ve kadro ihdasını, kendisini gizlemek ve yakalanmasını engellemek maksadıyla yaptığı vurgulandı. Bazı şirketlerin "paravan" olarak kullanıldığına yönelik tespitlerin yer aldığı iddianamede, Mustafa Bozbey'in 2021 yılında Seres Gayrimenkul Yatırım AŞ firmasında satış elemanı ve danışman olarak çalıştığının görüldüğü, Bozbey'in eşi S. Bozbey ile SERES Gayrimenkul ünvanlı firma arasında "Fide AŞ Borç" adı altında yoğun para transferlerinin bulunduğu, Fide Eğitim Kurumları AŞ yönetim kurulu başkanının da S. Bozbey olduğu belirtildi. Mustafa Bozbey'in 1999 yılında kurduğu ve aile bireylerinin de yönetimde yer aldığı NİLVAK adlı vakfa para gönderildiği tespitlerine yer veriyen iddianamede, para gönderilen tarih itibarıyla Mustafa Bozbey'in Nilüfer Belediye Başkanı, eşi S. Bozbey'in de NİLVAK yönetim kurulu başkanı olduğu kaydedildi. Turgay Erdem'in rüşveti elden teslim alarak örgüt üyeleri arasında paylaştırdığı tespiti İddianamede, Turgay Erdem tarafından da belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı ve örgütsel yapıdan kopmaların önlendiği yer aldı. Erdem'in, kendisiyle yapı ruhsatları konusunda görüşmek isteyen firma sahiplerini örgüt yöneticileri olan Ayşegül E. ve Tamer İ.'ye yönlendirdiği belirtilen iddianamede, Erdem'in elden teslim aldığı rüşveti örgüt yöneticisi ve üyeleri arasında paylaştırdığı, nakit para trafiğinin ağırlıklı olarak kendisi üzerinden sağlandığı anlatıldı. İddianamede, Mustafa Bozbey'in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve 30 olay kapsamında müteahhit firma sahibi olan sanıklardan usulsüz emsal artışı ve usulsüz yapı kullanım izinleri karşılığında rüşvet aldığı belirtildi. Sanık Emin A.'ya alınan rüşvet karşılığında NİLBEL isimli kamu iştirak şirketi üzerinden usule aykırı olarak bir iş yerinin kiralandığı ve alınan bilirkişi raporunda da kamu zararının ve usulsüzlüğün tespit edildiğine yer verilen iddianamede, Bozbey'in bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde diğer örgüt üyesi olan şüphelileri emir ve talimatlarıyla yönlendirdiği ayrıca "imar kirliliğine neden olmak" suçunu işlediği kaydedildi. Bozbey'in ayrıca 2009 yılından itibaren mevzuata aykırı olarak "kordinatör başkan yardımcısı" ünvanı ihdas ederek İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yetkililerince bizzat kullanılması gereken ve devredilmesi mümkün olmayan yetkileri, yetki tecavüzü suretiyle dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem de toplayarak üzerine atılı "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçunu da işlediği aktarıldı. Mustafa Bozbey için 402 yıl hapis istendi İddianamede Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istendi. Turgay Erdem'in ise 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, diğer 61 sanığın farklı oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi.

İzmir'de Buca Belediyesine dev yolsuzluk operasyonu: Başkan dahil 50 gözaltı Haber

İzmir'de Buca Belediyesine dev yolsuzluk operasyonu: Başkan dahil 50 gözaltı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Buca Belediyesi ve iştiraklerine yönelik yürütülen uzun süreli teknik ve fiziki takip çalışmalarının ardından emniyet güçleri bu sabah saatlerinde düğmeye bastı. Elde edilen deliller doğrultusunda, aralarında belediye üst düzey yöneticileri, çalışanlar ve firma sahiplerinin de bulunduğu 62 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Rüşvet, usulsüzlük, bankamatik çalışan, muhalif gazetecilere darp... Emniyetin tespitlerine göre; belediye imkan ve kabiliyetleri kullanılarak suç örgütü kurulduğu, ilçedeki inşaat faaliyetlerinde müteahhitler ile belediye yöneticileri arasında rüşvet alınıp verildiği ve imar süreçlerinde ciddi usulsüzlükler yapılarak yönetimin bu süreçlerde aktif rol aldığı belirlendi. Öte yandan, belediye iştiraklerine ait kredi kartları, banka hesapları ve resmi araçların şahsi harcamalar ile konaklamalarda kullanıldığı tespit edildi. Ayrıca kamuoyunda 'bankamatik personeli' olarak bilinen, fiilen çalışmadığı halde maaş ve ödeme alan kişilerin olduğu; belediye yönetimi hakkında olumsuz haber yapan veya sosyal medyada eleştirel paylaşımda bulunan kişilerin ise darp edildiği kayıtlara geçti. 62 gözaltı kararı Gözaltına alınanlar arasında mevcut ve eski olmak üzere 2 belediye başkanı, 3 belediye başkan yardımcısı ile 1 önceki dönem ilçe siyasi parti başkanının yer alması dikkat çekti. Soruşturma kapsamında ayrıca imar, planlama ve sosyal hizmetler gibi birimlerde görevli 6 müdür ve müdür vekili, 4 birim şefi, imar ve ruhsat işlerinde görevli 6 teknik personel ile iştiraklerde görevli üst düzey yönetici ve muhasebe sorumlusu 3 kişi hakkında da işlem yapıldı. Listede, belediyenin ticari bağlantılarına uzanan 16 firma sahibi ve müteahhit ile 4 mimar da bulunuyor. Operasyonun diğer şüphelilerinin ise büro personelleri, kadın ve aile hizmetleri çalışanları, özel kalem görevlileri, 1 sosyolog, 1 sıfır atık müdürü ve dışarıdan bağlantılı kişilerden oluştuğu öğrenildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, adreslerdeki arama ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik çalışmaların aralıksız devam ettiği bildirildi.

İş insanlarına zorla çek imzalattıran şebekeye Organize Polisi'nden darbe Haber

İş insanlarına zorla çek imzalattıran şebekeye Organize Polisi'nden darbe

Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen planlı soruşturma kapsamında Bursa ve İstanbul'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Özel Harekat polislerinin de destek verdiği baskınlarda M.D., M.S., M.S., C.S., K.K., B.D. ve Y.B. isimli 7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Başka suçtan cezaevinde bulunan T.I. hakkında da ayrıca işlem yapıldı. Yapılan operasyonlarda 2 ruhsatsız tabanca, 3 ruhsatsız tüfek, 18 fişek ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Polis soruşturmasında örgütün, Gemlik'te et kombine ticareti yapan iş insanlarını hedef aldığı belirlendi. Şüphelilerin alacak-verecek meselesini bahane ederek iş insanlarına zorla çek imzalattırdığı, mağdurları korku ve baskıyla bağ evlerinde tuttuğu, "koruma" adı altında baskı kurduğu tespit edildi. Örgüt liderliğini avukat M.D.'nin yaptığı öne sürülen yapının, iş insanlarını zorla borçlandırdığı ve yaklaşık 33 milyon liralık çekleri ölüm tehdidiyle tahsil etmeye çalıştığı öğrenildi. Tahsil edilen çeklerin daha sonra yeniden icra yoluyla alınmaya çalışıldığı da soruşturma dosyasına girdi. Operasyonun en dikkat çeken detaylarından biri ise örgüt adına tahsilat yaptığı belirlenen M.S.'nin 15 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan firari hükümlü olması ifade edildi. Şüphelinin cezaevinden firar ettiği ve suç örgütü adına faaliyet yürüttüğü sırada yakalandığı ortaya çıktı. Emniyette işlemleri tamamlanan şüpheliler 22 Mayıs 2026 tarihinde Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildi. Şüphelilerden 2'si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, M.D., M.S., M.S., K.K., C.S. ve T.I. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü, organize suç örgütlerine yönelik mücadelenin kararlılıkla süreceğini bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.