Hava Durumu

#Sulama

Yeni Marmara Gazetesi - Sulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sulama haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da yüzlerce dönüm şeftali ve armut bahçesi su altında Haber

Bursa'da yüzlerce dönüm şeftali ve armut bahçesi su altında

Şubatta mevsim normalleri üzerinde yağış alan Bursa'da mart ayında ilkbahar yağmurları da güzel oldu. Mart ayı uzun yıllar yağış ortalaması metrekareye 70 kilogram olan Bursa'da geçen ay 92,8 kilogram yağış olurken, Gürsu ilçesi 61,6 ve Kestel ise 72 kilogram yağmur aldı. Özellikle hafta sonundan bu yana etkili olan sağanak yağışlar Gürsu ve Kestel'de birçok meyve bahçesini ve sebze tarlasını su altında bıraktı. Sulama kooperatifleri bahçelerdeki suyu pompalarla kanala aktarsa da kanallarda da su alacak yerin bulunmaması ve yağışların devam edecek olması bölgede çiftçileri endişelendiriyor. "ÇAMURDA BATA ÇIKA ÇALIŞIYORUZ" Gürsu'nun Karahıdır Mahallesi'ndeki kanalların taşması sonucu yüzlerce şeftali ve armut bahçesi su içinde kaldı. Karahıdır çiftçilerinden Zafer Altın, arazilerin büyük bölümünün su altında olduğunu belirterek, "Tam çiçek açtığı zaman böyle oldu. Meyve hastalıklarına karşı mücadele zamanı. Çamurda bata çıka çalışıyor, ilaçlama yapıyoruz. Suyun uzun kalmaması lazım. Bir hafta 10 gün kalırsa su ağaçlar kurur" dedi. 10 DÖNÜM DEREOTU TARLASI YENİDEN EKİLECEK Kritik bir zamanda olduklarını dile getiren Altın, bu dönemi zararsız atlatmaya çalıştıklarını söyledi. Yağışlardan önce 10 dönüme dereotu ektiğini anlatan Altın, "Su altında kaldı, çürüdü, olmaz artık. 100 bin liraya lakın masrafım var. Mazotu gübresi ve tohumu derken tüm masraf suyla gitti. Sular çekildikten sonra roka, dereotu ya da marul ekeceğim." ifadesini kullandı. "YANGIN NEDENİYLE DAĞIMIZ ÇIPLAK KALDI" Armut bahçesine ilaçlama yapan üretici Turgay Koç ise yaşadıklarına zorluğa dikkati çekerek, "Traktörlere, bize, çiftçiye, meyve ağaçlarına yazık. 9 dönüm armut bahçemin büyük bölümü su altında. Bir hafta 10 gün su çekilmezse kurayacak. Önümüzdeki günler de yağışlı görünüyor, çaresisiz" diye konuştu. Böyle bir su baskınını yakın zamanda hatırlamadığını dile getiren Koç, "Geçen yaz yangın çıktı. Dağımızda ne kadar ağaç, çalılık varsa yandı. Çalılar suyu tutuyordu, kabak gibi açıldı dağımız. Yağmur doğrudan aşağıya geliyor artık. Buna çözüm bulunmalı." dedi.

Başkan Ercan Özel: "Tarımı geliştiren, sanayiyi ve ticareti birlikte büyüten bir anlayışla ilerliyoruz" Haber

Başkan Ercan Özel: "Tarımı geliştiren, sanayiyi ve ticareti birlikte büyüten bir anlayışla ilerliyoruz"

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin geleceğine yön verecek yatırımları ve kalkınma vizyonunu anlattı. Yenişehir’in tarım ve sanayide güçlü bir gelişim sürecine girdiğini ifade eden Başkan Ercan Özel, "İlçe halkımızın yaklaşık yüzde 80’i geçimini tarımdan sağlıyor. Bu gerçek, bizim tüm planlamalarımızın merkezinde tarımı tutmamızı zorunlu kılıyor" dedi. Türkiye’nin en verimli ovalarından birine sahip olan Yenişehir’de başta biber, buğday, mısır, ayçiçeği, şeker pancarı olmak üzere; sebze, meyve ve hayvancılık alanında önemli bir üretim potansiyeli bulunuyor. Modern sulama imkânları, geniş tarım arazileri ve üretim kültürüyle Yenişehir, Bursa’nın tarımsal lokomotif ilçeleri arasında yer alıyor. Başkan Ercan Özel, tarımsal üretimin katma değere dönüşmesi için sanayi yatırımlarının kritik önem taşıdığını vurgulayarak, "Biz tarımı tek başına değil, sanayiyle entegre bir yapının parçası olarak ele alıyoruz" diye konuştu. Yenişehir’de planlanan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ne dikkat çeken Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, "Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, ilçemizde üretilen tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve pazara sunulması açısından stratejik bir rol üstlenecek. Bu yatırım sayesinde ürünler ham madde olarak değil, katma değeri yüksek nihai ürünler olarak ekonomiye kazandırılacak. Böylece hem üreticimiz hem de tüketicimiz bu önemli yatırımdan doğrudan fayda sağlayacak. Ayrıca ilçeye artı 12 bin istihdam sağlayacak" ifadelerini kullandı. Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’nde altyapı çalışmalarının devam ettiğini belirten Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, bölgenin kısa süre içerisinde faaliyete geçmesi için yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Başkan Özel, "Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’nde çevreye duyarlı yapısıyla tarım ve sanayinin uyum içinde gelişmesini hedefliyoruz. Tarıma dayalı sanayi, depolama, lojistik ve hafif üretim tesislerinin yer alacağı bu bölge, istihdamı artırırken doğayı koruyan örnek bir model sunacak. Bursa Büyükşehir Belediyemizle iş birliği içinde altyapı çalışmalarını en kısa sürede tamamlayarak, bölgede hızlı bir şekilde yatırımların hayata geçirilmesini sağlayacağız" ifadelerini kullandı. Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin ilçenin sanayi altyapısını güçlendiren en önemli unsurlardan biri olarak öne çıktığını belirten Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, "Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi’ne ilişkin imar revizyon planlarını alanında uzman bir komisyonla titizlikle hazırladık. Planlarımız şu anda onay sürecinde. İmar revizyonunun tamamlanmasıyla birlikte Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi, yatırımcılar için tercih edilen ve cazip bir merkez haline gelecek" ifadelerini kullandı.Yenişehir’in coğrafi konumunun önemli bir lojistik avantaj sunduğunu vurgulayan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin Bursa, Bilecik ve Eskişehir aksında yer almasının ticaret açısından büyük bir fırsat oluşturduğunu söyledi. Başkan Özel, "Bursa Yenişehir Uluslararası Havalimanı’nın ilçemizde bulunması, bu yıl faaliyete geçecek Yüksek Hızlı Tren hattı kapsamında iki istasyonun Yenişehir sınırları içinde yer alması ve Gemlik Serbest Bölgesi’ne yalnızca 40-45 dakikalık mesafede olmamız; üretilen ürünlerin hem iç pazara hem de ihracata hızlı, güvenli ve düşük maliyetle ulaştırılmasını sağlıyor" ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinin tarladan sanayiye, sanayiden pazara kısa sürede ulaşmasının Yenişehir’i güçlü bir ticaret merkezi haline getireceğini vurgulayan Başkan Özel, bu yapının yatırımcılar açısından da önemli bir tercih sebebi olduğunu dile getirdi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi; "Yenişehir’in geleceğini tarım, sanayi ve lojistiği birbirinden ayırmadan planlıyoruz. Çiftçimizin ürettiği ürünün değerinde alıcı bulduğu, sanayicimizin güçlü altyapıyla üretim yaptığı, ticaretin ve istihdamın her geçen gün arttığı bir Yenişehir hedefliyoruz. Tarımı koruyan, sanayiyi ve ticareti birlikte büyüten sürdürülebilir bir kalkınma modeliyle yolumuza devam ediyoruz." Başkan Özel, Yenişehir’in sahip olduğu üretim, sanayi ve lojistik gücüyle Bursa’nın yükselen merkezlerinden biri olacağını sözlerine ekledi.

Gölbaşı göletinde sevindirici gelişme Haber

Gölbaşı göletinde sevindirici gelişme

1938'den bu yana Bursa Ovası'nın verimli topraklarını suyla buluşturan tarihi Gölbaşı Göleti, yaz aylarında belki de tarihinin en zor günlerini yaşadı. Ciddi oranda çekilme yaşanan ve küçülen göletteki bu durum özellikle çiftçileri endişeye sürükledi. Göletin kurumasının armut, şeftali, incir ve kiraz gibi meyveler ile çeşitli sebzelerin üretimini sıkıntıya sokacak olması korkuttu. Kestel ilçesi sınırlarında bulunan ve Bursa'nın simge tarım ürünlerinin adeta sigortası konumunda bulunan Gölbaşı göleti de ocak ve şubat aylarındaki yağışlardan nasibini aldı.Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, maksimum hacmi 14,24 milyon metreküp olan gölün aktif hacmi 16 Şubat'ta 6,4 milyon metreküp olarak ölçüldü.Göldeki doluluk oranı yüzde 46,3'e ulaşırken, yağışların sürmesiyle bu oranın önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor. GÖLLE İLGİLİ İDDİALAR "Göletin tabanında rüsubat yoğunluğuna ilişkin şikayetler var ve yıllardır temizlenmediği belirtiliyor. Bununla ilgili bir çalışma olacak mı?" şeklindeki soruya ise DSİ yetkilileri şu cevabı verdi: "Mevcut işletmede olan Gölbaşı barajının rezervuar kısmında suyun getirdiği (kum, mil) malzeme Gölbaşı Barajı’nın minimum su seviyesinin altında bulunan ve ölü hacim denilen bir alanda biriken bir malzemedir. Barajın ölü hacmi, minimum işletme kotunun altında kalan ve katı madde birikimi için ayrılmış ve faydalanılmayan hacimdir. Baraj işletmesinde; rezervuarın en düşük kotu, ölü hacmin üst kotu yani minimum su seviyesi kotudur. Barajın yardımcı yapılarından biri olan ve rezervuarda biriken suyu alıp baraj mansabına aktaran dipsavak yapısı da rezervuardaki suyu ölü hacmin üst kotundan yani minimum su seviyesi kotundan alır. Ölü hacmin temizlenmesi durumunda su seviyesi dipsavak su alma seviyesinin altına düşecek ve dipsavak yapısı rezervuardaki suyu cazibeli bir şekilde alamayacaktır." CİDDİ BİR MALİYET DOĞURACAK VE SUYU ARTIRMAYACAK Ölü hacim bölgesinde birikecek suyun temin edilebilmesi için gerek o bölgede biriken kum, mil v.b. nin makineli çalışma ile temizlenmesinin ciddi bir ekonomik maliyet doğuracağı vurgulanan DSİ açıklamasında, şunlar kaydedildi: "Diğer taraftan baraj işletme çalışması ve sulama sahalarının belirlenmesi minimum su seviyesi üzerindeki hacme göre belirlendiği için ölü hacim bölgesinin temizlenmesi sulama sahalarında da herhangi bir artışa neden olmayacaktır. Bu nedenle ölü hacimdeki malzemenin temizlenmesi barajda sulamada kullanılan su miktarında bir artış sağlamayacaktır. Şu anki durumda ölü hacim dolu olduğundan baraja yağışlardan gelen tüm suyun dipsavaktan alınması mümkündür. Bu nedenle ölü hacimdeki yani minimum su seviyesinin altındaki malzemenin alınmasının teknik olarak sulama suyu açısından herhangi bir faydası olmayacaktır."

İznik Gölü'nde kuraklık alarmı: Yağışlara rağmen çekilme sürüyor Video Galeri

İznik Gölü'nde kuraklık alarmı: Yağışlara rağmen çekilme sürüyor

Bursa'da İznik ve Orhangazi'yi doğrudan etkileyen İznik Gölü'ndeki su seviyesi düşüşü, bölgede endişeyi artırıyor. Son dönemde etkili olan yağışlara rağmen göldeki çekilmenin devam etmesi, çiftçi ve esnafı tedirgin ediyor. İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan, göldeki çekilmenin yalnızca yağış azlığına bağlanamayacağını belirterek, sanayi tesislerinin su kullanımına dikkat çekti. Akçaalan, özellikle İznik Gölü çevresinde ve Gemlik hattındaki bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullanmasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Akçaalan, "Göldeki çekilme sadece kuraklıkla açıklanamaz. Esas sorun, göl çevresindeki fabrikaların aşırı su kullanımıdır. Bu fabrikaların hiçbirinin gölden su kullanmaması gerekir. Yıllar önce bu konuda mücadele ettik ancak yeterli destek göremedik. Bugün İznik'i vuran bu sorun, yarın Orhangazi'yi de aynı şekilde etkileyecek" dedi. "İki yıl sonra çiftçi su bulamayabilir" Göldeki mevcut gidişatın devam etmesi halinde tarımın ciddi zarar göreceğini vurgulayan Akçaalan, "Bu şekilde devam ederse iki yıl sonra çiftçi buradan bir damla su dahi kullanamaz. Sondajla çözüm bulunacağını düşünenler yanılıyor. Buna da izin verilmeyecek. Önlem alınmazsa önce çiftçi, ardından esnaf ve tüm vatandaşlar bu sıkıntıyı yaşayacak" ifadelerini kullandı. Muhtarlardan ortak çağrı: "Göl olmazsa tarım da olmaz" Çakırca Mahallesi Muhtarı Ersin Körpe de İznik Gölü'ndeki çekilmenin tarım açısından hayati bir risk taşıdığını belirtti. Körpe, kuraklığın artık küresel bir sorun haline geldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de kuraklık yaşanıyor. Ancak İznik Gölü'nde yaşanan çekilme artık gözle görülür bir noktaya ulaştı. Bizler tarımla geçinen insanlarız. Göl biterse tarım biter. Bu nedenle gölün eski seviyesine ulaşması için mücadele ediyoruz." Bölge temsilcileri, İznik ve Orhangazi'deki çiftçiler, muhtarlar ve ilgili kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgularken, yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Göldeki su seviyesinin korunması için sanayi su kullanımı, tarımsal sulama ve alternatif kaynaklar konusunda kapsamlı bir plan hazırlanması gerektiği ifade edildi. İznik Gölü'ndeki çekilmenin devam etmesi halinde bölge ekonomisi ve tarımsal üretimin ciddi risk altına gireceği belirtiliyor.

İznik Gölü'nde kuraklık alarmı Haber

İznik Gölü'nde kuraklık alarmı

İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan, göldeki çekilmenin yalnızca yağış azlığına bağlanamayacağını belirterek, sanayi tesislerinin su kullanımına dikkat çekti. Akçaalan, özellikle İznik Gölü çevresinde ve Gemlik hattındaki bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullanmasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Akçaalan, "Göldeki çekilme sadece kuraklıkla açıklanamaz. Esas sorun, göl çevresindeki fabrikaların aşırı su kullanımıdır. Bu fabrikaların hiçbirinin gölden su kullanmaması gerekir. Yıllar önce bu konuda mücadele ettik ancak yeterli destek göremedik. Bugün İznik'i vuran bu sorun, yarın Orhangazi'yi de aynı şekilde etkileyecek" dedi. "İKİ YIL SONRA ÇİFTÇİ SU BULAMAYABİLİR" Göldeki mevcut gidişatın devam etmesi halinde tarımın ciddi zarar göreceğini vurgulayan Akçaalan, "Bu şekilde devam ederse iki yıl sonra çiftçi buradan bir damla su dahi kullanamaz. Sondajla çözüm bulunacağını düşünenler yanılıyor. Buna da izin verilmeyecek. Önlem alınmazsa önce çiftçi, ardından esnaf ve tüm vatandaşlar bu sıkıntıyı yaşayacak" ifadelerini kullandı. MUHTARLARDAN ORTAK ÇAĞRI: "GÖL OLMAZSA TARIM DA OLMaz" Çakırca Mahallesi Muhtarı Ersin Körpe de İznik Gölü'ndeki çekilmenin tarım açısından hayati bir risk taşıdığını belirtti. Körpe, kuraklığın artık küresel bir sorun haline geldiğini ifade ederek şunları söyledi:"Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de kuraklık yaşanıyor. Ancak İznik Gölü'nde yaşanan çekilme artık gözle görülür bir noktaya ulaştı. Bizler tarımla geçinen insanlarız. Göl biterse tarım biter. Bu nedenle gölün eski seviyesine ulaşması için mücadele ediyoruz."Bölge temsilcileri, İznik ve Orhangazi'deki çiftçiler, muhtarlar ve ilgili kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgularken, yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Göldeki su seviyesinin korunması için sanayi su kullanımı, tarımsal sulama ve alternatif kaynaklar konusunda kapsamlı bir plan hazırlanması gerektiği ifade edildi. İznik Gölü'ndeki çekilmenin devam etmesi halinde bölge ekonomisi ve tarımsal üretimin ciddi risk altına gireceği belirtiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.