Hava Durumu

#Suudi Arabistan

Yeni Marmara Gazetesi - Suudi Arabistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suudi Arabistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KÂBE ÖRTÜSÜ EPSTEIN’A MI GÖNDERİLDİ? BELGELER TEPKİ FIRTINASI BAŞLATTI Haber

KÂBE ÖRTÜSÜ EPSTEIN’A MI GÖNDERİLDİ? BELGELER TEPKİ FIRTINASI BAŞLATTI

Adalet Bakanlığı arşivlerindeki yazışmalara göre gönderi Suudi Arabistan’dan yapıldı, önce Epstein’ın Florida Palm Beach’teki adresine ulaştı, ardından Karayipler’e sevk edildi. 14 Mart 2017 tarihli ABD gümrük formunda gönderi, 10 bin 980 dolar değerinde “tablolar, çizimler ve pasteller” olarak beyan edildi. 21 Mart tarihli bir e-posta, parçaların “Bay Epstein’in evine” teslim edildiğini doğruladı.Belgelerde, “Aziza al-Ahmadi” adına açılmış bir e-posta hesabı ile Epstein’ın çalışanları arasında yapılan yazışmalar yer alıyor. Mesajlarda üç ayrı Kisve parçasının gönderimi organize ediliyor. Parçalardan birinin Kâbe’nin iç kısmından yeşil bir kumaş, bir diğerinin dış örtüde kullanılan siyah kumaş, üçüncüsünün ise altın ve gümüş işlemeli yazı içeren ancak kullanılmamış bir bölüm olduğu belirtiliyor. Bir e-postada siyah kumaş için “Sünni, Şii ve diğer mezheplerden en az 10 milyon Müslümanın dokunduğu” ifadesi kullanılıyor.Belgelerde ayrıca Epstein’ın ABD Virgin Adaları’ndaki Little Saint James adasında bulunan ve “tapınak” olarak anılan küçük, altın kubbeli bir yapıdan söz ediliyor. Yazışmalarda geçen “cami” ifadesinin bu yapıyı mı işaret ettiği ise belirsiz. Dosyalarda adada resmi olarak bir cami bulunduğuna dair açık bir kayıt yer almıyor.Arşivlerde yer alan 2014 tarihli bir fotoğrafta Epstein ve yanındaki bir kişinin yerde duran işlemeli bir kumaş parçasını incelediği görülüyor. Ancak söz konusu kumaşın gerçek bir Kisve parçası olup olmadığı doğrulanmış değil. KİSVE’NİN STATÜSÜ Siyah ipekten yapılan ve altın ile gümüş ipliklerle Kur’an ayetleri işlenen Kisve, Mekke’deki Mescid-i Haram’ın merkezindeki Kâbe’nin dış duvarlarını kaplıyor. Her yıl Hicri takvime göre Muharrem ayının birinci gününde törenle yenileniyor. Üretim ve dağıtım süreci Suudi yetkililerin kontrolünde yürütülüyor. Eski örtülerin dağıtımına ilişkin açık bir yasal düzenleme bulunmuyor.Hac ve Umre uzmanı Ahmed el-Halabi, altın ve gümüş yazıtlı bölümlerin genellikle Suudi Kraliyet Sarayı tarafından Müslüman devlet başkanlarına hediye edildiğini, siyah kumaşın ise daha alt düzey yetkililere verilebildiğini belirtiyor. Halabi, Kisve’nin gayrimüslimlere hediye edilmesine izin verilmediğini ve belgelerde geçen parçaların gerçekliğinin belirsiz olduğunu ifade ediyor.SOAS Üniversitesi’nden İslam sanatı tarihçisi Dr. Simon O’Meara ise Kisve’nin doğası gereği kutsal sayılmadığını ancak Müslümanlar için büyük saygı taşıdığını vurguluyor ve çıkarıldıktan sonra da saygısızlık edilmemesi gerektiğini söylüyor. SUUDİ BAĞLANTILARINA DAİR YAZIŞMALAR Belgeler, 2016–2019 yılları arasında Epstein ile Ahmadi adına kayıtlı bir adres arasında yoğun bir e-posta trafiği olduğunu gösteriyor. Yazışmalarda “HE Raafat” ve “Raafat Alsabbagh” isimleri geçiyor. Epstein’ın bazı mesajlarında bu kişinin Suudi Veliaht Prensi’nin danışmanı olduğu öne sürülürken, Suudi resmi ajansının 2017 tarihli bir bülteninde aynı isim “Kraliyet Sarayı’nda danışman” olarak anılıyor.Belgelerde isimlerin yer alması tek başına suç isnadı anlamına gelmiyor. Ancak Kisve parçalarının Epstein’a gönderildiği iddiası, İslam dünyasında kapsamlı bir soruşturma çağrılarını artırmış durumda.Kisve parçalarının gerçekten Kâbe örtüsüne ait olup olmadığı ve gönderimin arka planı ise halen belirsizliğini koruyor.

Trump'tan "Çok kötü şeyler olacak" tehdidi Haber

Trump'tan "Çok kötü şeyler olacak" tehdidi

Bölge ülkelerinin, özellikle de Türkiye’nin yürüttüğü yoğun diplomatik temaslar sonucunda ABD ve İran’ın görüşmelere prensipte onay verdiği bildirildi. İstanbul’daki temasların, ABD’nin İran’a olası bir askeri müdahalesi ve bunun tetikleyebileceği bölgesel savaş riskini azaltmayı hedeflediği belirtiliyor.Müzakerelerde ABD’yi Başkan Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un, İran’ı ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin temsil etmesi öngörülüyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, yaptığı açıklamada ABD Başkanı Trump’ın müzakere önerisine “bölgedeki dost ülkelerin talepleri doğrultusunda” ve “koşullu” olarak olumlu yaklaştıklarını duyurdu. Pezeşkiyan, Dışişleri Bakanı Arakçi’ye, tehdit içermeyen ve gerçekçi beklentilere dayanan bir ortamın oluşması halinde müzakere masasına oturulması talimatı verdiğini ifade etti. Pezeşkiyan ayrıca Arakçi’yi “adil ve hakkaniyetli müzakereler yürütmekle” görevlendirdiğini belirtti. Bu açıklama, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in de dolaylı olarak müzakerelere onay verdiği şeklinde yorumlandı. Hamaney, kısa süre öncesine kadar ABD ile doğrudan görüşmelere mesafeli bir tutum sergiliyordu. Diplomatik sürecin hızlanmasında, Ortadoğu’da yeni bir savaş ihtimaline duyulan endişenin etkili olduğu belirtiliyor. Türkiye başta olmak üzere bölge ülkeleri, gerilimin diplomasi yoluyla düşürülmesi için hem Washington hem de Tahran nezdinde temaslarını sürdürüyor.Bu kapsamda, İstanbul’da yapılması planlanan ABD-İran görüşmelerine ev sahipliği yapılacağı gün, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan ve Umman dışişleri bakanlarının da kentte bulunmasının beklendiği bildirildi. Bölgeden yapılan açıklamalarda, müzakerelerden ABD Başkanı Donald Trump ve İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in kabul edebileceği bir uzlaşı çıkması umut ediliyor. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı’nın Danışmanı Anwar Gargash, halihazırda çatışmalarla sarsılan Ortadoğu’nun yeni krizlere sürüklenmemesi gerektiğini vurguladı. ABD ile İran arasında özellikle Tahran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşma sağlanmasının, askeri seçeneklerin devreye girmesini engelleyebileceği değerlendirmesi yapılıyor. Ancak ABD Başkanı Trump, müzakerelere kapıyı açık tutarken askeri müdahale seçeneğini de gündemde tutuyor. Trump, son açıklamasında anlaşma sağlanamaması halinde “çok kötü sonuçlar” doğabileceği uyarısında bulundu. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise İran’a yönelik olası bir askeri müdahaleye hazır olduklarını, ancak bunun Washington’un öncelikli tercihi olmadığını söyledi. Hegseth, İran’ın nükleer silah kapasitesine sahip olmasına izin verilmeyeceğini vurgularken, askeri hazırlıkların tamamlandığını da kaydetti. ABD’nin müttefiki Körfez ülkelerinde bulunan Amerikan üslerinin, olası bir çatışma durumunda hedef haline gelebileceği, bu nedenle gerilimin bölgesel bir savaşa dönüşme riskinin yüksek olduğu değerlendiriliyor.

Yenişehir turizmin  odak noktası oldu Haber

Yenişehir turizmin odak noktası oldu

Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği’nin “Tüm Zamanların En Güzel Şehri Bursa” mottosuyla başlattığı uluslararası tanıtım atağı, Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde büyük bir ilgiyle karşılandı. Mövenpick Hotel City Star Jeddah’ta düzenlenen Bursa Tanıtım Günleri’yle başlayan programda 17 ilçenin turizm cazibesi ortaya konuldu. Burada düzenlenen lansmanda Yenişehir, tarihi kimliği ve lojistik gücüyle bölge turizminin ana destinasyonu olarak tanıtıldı. Programın en stratejik adımı ulaşım alanında atıldı. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, JTTX Cidde Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’na katılım sağladı. Bursa Yenişehir Uluslararası Havalimanı’na düzenli uçuşlar konulması ve bölgeye turist akışının artırılması amacıyla Air Cairo firmasının Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Şerif ile özel bir görüşme gerçekleştirdi. JTTX Cidde Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nda yapılan görüşmede, Bursa Yenişehir Uluslararası Havalimanı’nın direkt ve charter uçuşlara tam uyumlu yapısı vurgulanırken, bu hamlenin Yenişehir’i uluslararası bir ulaşım üssü haline getirme hedefi pekiştirildi. Yenişehir dünya vitrininde Yenişehir Belediyesi, bu katılımla Bursa’nın Suudi Arabistan pazarındaki bilinirliğini artırmayı ve kentin Türkiye içinde stratejik bir ana destinasyon olarak konumlandırılmasını hedefliyor. Fuar süresince Yenişehir ve Bursa’nın; kültür, doğa, sağlık, termal ve kış turizmi başta olmak üzere dört mevsime yayılan potansiyeli uluslararası tur operatörlerine detaylı sunumlarla anlatıldı. Başkan Ercan Özel: “İlçemizin hak ettiği payı almasını sağlayacağız” Etkinlik sonrası değerlendirmelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, şunları söyledi:“Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği koordinasyonunda, Cidde Başkonsolosumuz Sayın Mustafa Ünal, THY yöneticileri ve Suudi tur operatörleriyle verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Osmanlı’nın ilk başkenti olan Yenişehir’imizin tarihi mirasını ve Bursa Yenişehir Uluslararası Havalimanı’nın sunduğu direkt ulaşım konforunu Arap turizm acentalarına anlattık. Amacımız, ilçemizin kültürel zenginliği ve doğa turizmi imkanlarıyla bu büyük pazardan hak ettiği payı almasını sağlamaktır.” Fuar süresince gerçekleştirilen ikili iş görüşmelerinde (B2B), Yenişehir’in lojistik avantajları ile İstanbul ve Eskişehir gibi merkezlere olan yakınlığı ön plana çıkarıldı. Türk Hava Yolları’nın "stopover" programının bölgeye katkılarının da aktarıldığı Bursa standı, fuar boyunca Suudi Arabistanlı seyahat profesyonellerini ve yatırımcılarını ağırladı.

Al Shabab ile Anlaşan Fatih Terim'den İlk Açıklamalar Haber

Al Shabab ile Anlaşan Fatih Terim'den İlk Açıklamalar

Suudi Arabistan ekiplerinden Al-Shabab ile anlaşan Teknik Direktör Fatih Terim, takımın kamp yaptığı Doha’ya gitti. Kendisini iyi ve hazır hissettiğini söyleyen Terim, tüm konsantrasyonunu kupaya, lige ve takıma çevirmek istediğini dile getirdi.   Suudi Arabistan ekiplerinden Al-Shabab ile anlaşan Teknik Direktörü Fatih Terim, İstanbul Havalimanı VIP Terminali’nden Katar’ın başkenti Doha’ya gitti. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Fatih Terim, "Birçok teklif alıyoruz. Özellikle son aylarda gerek Avrupa’dan gerek Asya’dan çeşitli coğrafyalardan. Birkaç gündür Al-Shabab ile devam eden görüşmelerimiz dün sonuçlandı. Çok güzel ve nazik bir şekilde süreç geçti. Şimdi Doha’ya gidiyorum. Takım Doha’da kampta. Son 2-3 günü hazırlık maçı ile tamamlanacak. Orada arkadaşlarımla beraber Doha’ya geçiyorum, oradan da Riyad’a geçeceğiz. Çünkü ayın 6’sında Kral Kupası ile başlayan bir süreç var. Baktığımız zaman ligde biraz geride görünüyoruz, devre arasında birkaç maç kala. Bu herhangi bir şeyi kabulleneceğiz anlamına gelmez. Daha yukarılara tırmanmak için elimizden geleni yapacağız. Ama kupanın önemi bir başka görünüyor. Bundan evvelki dışarıda gittiğim ülkelerde kazanılan kupalarda her ne kadar Fiorentina’da da, Panathinaikos’ta da son maç oynamadıysam, bütün zorlukları ben çektiğim için bir tarafta Olympiakos'u, PAOK’u ele gel, daha kolay bir takım olan Aris ile oyna. Bir tarafta Milan’ı ele gel. Onun için kupanın önemini de biliyorum. Allah’a şükür gittiğimiz yerlerde de bir kupa benli ve bensiz katkılarım olarak, benim her zaman kalbimde yaşayacaktır. Sonuna kadar gitmeyi deneyeceğiz. Bugün akşam diğer arkadaşlarım gelecek. Yardımcılarım Hamza Hamzaoğlu ile Levent Şahin. Mert var, Eray var, analistimiz Metin, kaleci antrenörümüz Ozan ve atletik performansta Yasin var. Dünyanın gözünün üzerinde olduğu bir lig. Gerek çok büyük oyuncularıyla gerek çok şöhretli oyuncularıyla ve 2034 Dünya Kupası’nı düzenleyecek bir ülkeye gidiyoruz. Ben de birçok şeyi merak ediyorum. Birkaç ay önce de Doha’daydım. Geçen sene 27 Aralık’ta gitmiştim. Demek ki aralık aylarında dikkat etmemiz gerekecek, bir yerlere gidebiliriz. Sezon sonunda otururuz, memnunsak devam edilir, memnun değilsek başka bir şey düşünülür. O yüzden sadece tüm konsantrasyonumuzu kupaya, lige ve takıma çevirmek istiyorum. Şu andan itibaren de o durumdayım" şeklinde konuştu.  "Türk oyuncusunun dünyada oynamayacağı herhangi takım yok"  Takıma Türk oyuncu transfer edip etmeyeceğiyle ilgili bir soruya Terim, "Hatırlarsak koyduğumuz 14 Türk mecburi kuralı, 14 yabancı değil. Hala bilmeyen yöneticilerimiz var. Oradan itibaren Türk futbolcuların, Avrupa’da çok daha fazla süre aldığını, çok daha önemli liglerde oynadıklarını görüyoruz. Bu beni en çok sevindiren taraf. Biz de artık milli takımımızı açıklarken, dünyanın en önemli kulüplerinden oyuncularımızı çağırıyoruz. Bu benim için çok büyük bir onur ve mutluluk. O yüzden Türk futbolcuları her yerde var, orada da var, Merih var. Bizden giden birçok yabancı oyuncu var. Bu çok doğal bir şey ama şu anda bununla ilgili herhangi bir şey konuşamam. Olabilir, niye olmasın. Türk oyuncuları dünyada kabul görmüştür. 1990’larda Şenes Erzik federasyonunda, Piontek ile çalışırken, ilk Avrupa ofisleri kurulduğu dönemde o zaman söylemiştim, 'Allah inşallah bir gün beni de İsviçre gibi 23 oyuncunun 18’ini, 20’sini Avrupa’dan çağıran bir teknik direktör olmayı nasip etsin' demiştim. Şimdi oldu. O yüzden Türk oyuncusunun dünyada oynamayacağı herhangi takım yok" diye cevap verdi.  "Hazırım, iyiyim"  Deneyimli teknik adam, çok iyi hissettiğini belirterek, "O hırsta, azimde, konsantrasyonda olmazsam zaten kendim söylerim. Ben de sizin gibi her tarafı takip ediyorum, okuyorum. Sağ olsunlar beni çok güzel yerlerde görmek isteyenler de var. Her şeyin bir zamanı var. Onun için hazırım, iyiyim. Çünkü eşimin bana çok güzel bir söylediği cümle var, 'Futbol aklını sakin emekli etme' diye. Yanımda çalışan arkadaşlarım hepsi birbirinden branşlarında önemli insanlar. Ben hayatımda birçok insanla çalıştım. Birçok insanın hayatına dokundum, dokunmaya da devam edeceğim. Çalıştığımız arkadaşlarım hepsi çok değerli. O yüzden bu arkadaşlarımın çok başarılı olmak için son iki günde olağanüstü bir çalışma azmini görüyorum, kulüple ilgili bilgiler, antrenman hazırlığı" ifadelerini kullandı.  "Pavel Nedved ile olacağım için de çok mutluyum"  Pavel Nedved ile birlikte çalışacaklarının hatırlatılması üzerine Fatih Terim, "Görüşmemizde o da vardı. Pavel benim için çok daha başka bir anlam taşıyor. Ben Fiorentina’dayken, o Juventus’taydı. O günleri de yad edeceğiz. Ondan bahsettik. Gelmiş, geçmiş çok büyük bir oyuncu. Juventus’ta oyunculuktan sonra sportif direktör tarafında da çok büyük emekleri oldu. Onunla beraber olacağım için de çok mutluyum. Çünkü hem büyük bir futbolcu hem de önemli bir sembol. Kulüpler, sembolleriyle büyürler. Doğru bir seçim diye düşünüyorum" dedi.  "Kabullenmeyeceğiz"  Yeni takımı için transfer çalışmasına henüz başlamadığını da dile getiren Terim, "Önümüzdeki 4 takımın bizden daha önemli kadroları olduğu söyleniyor. Bunu ben de biliyorum. Herhangi bir transfer görüşmesi yapmadım. Yönetime veya başkana herhangi bir isim söylemedim. Çünkü ne olursa olsun bir defa çok çabuk hareket etmemiz gereken bir dönem. 6’sında maçımız var. Tanıdığım oyuncular var ama tanımadığım oyuncularla ilgili bilgi almaya çalışıyorum. Geldiğim takımlarda, mevcut takımda gelmeden hiç kimseyi göndermedim, görmek istedim. Uzun yıllar içerisinde yönetimlerin göndermesini istediği oyuncular bizle çalışınca o takımın en önemli oyuncuları oldular. O yüzden burada çok kısa sürede arkadaşlarımla beraber bazı tespitler yapıp, eğer söylerlerse biz de ihtiyaç olan yerleri söyleriz. O 4 takımın daha ileride olduğu, güçlü olduğu kesin. Kabullenmeyeceğiz. Dokunuşlarımızı en kısa sürede yapmak zorundayız. Yapacağız inşallah" değerlendirmesinde bulundu.  Fatih Terim son olarak herkesin yeni yılını kutladı. 

Suudiler Türk Ürünlerinin Kalitesine Hayran Kaldı Haber

Suudiler Türk Ürünlerinin Kalitesine Hayran Kaldı

Türkiye’de bebe çocuk hazır giyim üretiminin yüzde 50’den fazlasını tek başına gerçekleştiren Bursa, Suudi Arabistan pazarında büyümek istiyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) Ticaret Bakanlığı destekleriyle uluslararası pazarlara açılan Bursalı bebe-çocuk konfeksiyoncuları, Suudi Arabistan’ın en büyük ikinci kenti konumundaki Cidde’de ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. Kalite ve tasarımla öne çıkan ürünler, Suudi iş insanlarından da tam not aldı.   BTSO’nun Ticaret Bakanlığı destekleriyle bebe ve çocuk konfeksiyonu sektöründe hayata geçirdiği uluslararası rekabeti geliştirme (UR-GE) projeleri kapsamında yeni durak Cidde oldu. UR-GE üyesi 50 firmanın yer aldığı yurt dışı pazarlama faaliyetine, bebe ve çocuk konfeksiyonu ürünlerinin ticaretini yapan yaklaşık 100 Suudi şirket temsilcisi katıldı. Yüzlerce iş görüşmesinin yapıldığı organizasyona ilişkin değerlendirmede bulunan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, bebe ve çocuk konfeksiyonu sektöründe gerçekleştirdikleri UR-GE projeleriyle üretici firmaların küresel pazarlara açılmasını amaçladıklarını söyledi. UR-GE projeleri kapsamında eğitim, danışmanlık, alım heyeti organizasyonlarının yanı sıra yurt dışı pazarlama faaliyetlerine imza attıklarını belirten İsmail Kuş, “Tüm bu çalışmalarımızla ana amacımız, sektördeki firmalarımızın ihracatını artırmak ve sektörümüzün dünya pazarlarındaki varlığını daha güçlü bir şekilde hissettirmektir” dedi.  Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin 2023 yılında 6,5 milyar dolara ulaştığını, bu yıl ise bu rakamın 8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade eden İsmail Kuş, “Önümüzdeki yıl ise iki ülke arasında 10 milyar dolarlık bir karşılıklı ticaret hedefi var. Bebe - çocuk konfeksiyonu sektörümüzün de bu ticarete en yüksek düzeyde katkı sağlamasını amaçlıyoruz. Bu kapsamda sundukları tüm destekler için Ticaret Bakanlığımıza teşekkür ediyorum.” diye konuştu.  BTSO Meclis Üyesi Ömer Yıldız, uzun bir aradan sonra ilk yurt dışı pazarlama faaliyetini Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiklerini söyledi. Suudi Arabistan’ın bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörü için doğru bir pazar olduğunu belirten Yıldız, “Çok güzel ve verimli bir organizasyon gerçekleştirdik. Ürünlerimize çok ciddi bir ilgi var. Verilen emeklerin karşılığını alacağımıza inanıyorum” dedi.  Bebe - Çocuk Konfeksiyonu UR-GE Üye firması sahibi Serkan Çetintaş, çok başarılı bir yurt dışı faaliyeti gerçekleştirdiklerini söyledi. Suudi Arabistan pazarını uzun bir süredir ihmal ettiklerini belirten Çetintaş, “Bunu buraya gelen müşterilerimizden de çok iyi anlıyoruz. Türk ürünlerine karşı ciddi bir özlem var. Çok kaliteli firmalarla görüştük. Zincir mağazalar ve bu pazardaki en önemli toptancılarla görüşmelerimiz oldu. Görüşmelerimizin hepsi çok verimli geçti. Bundan sonraki süreçte bu pazara daha fazla ağırlık vererek, önemli bir boşluğu dolduracağımıza inanıyorum” diye konuştu.  Tekstil ve bebe-çocuk konfeksiyonu sektöründe faaliyet gösteren Suudi firmalar Türk ürünlerine büyük ilgi gösterdi. Alessayi Kids firmasının CEO’su Abdullah Baaqıl, Suudi Arabistan’da tekstil ve bebek malzemeleri alanında 13 işletmeye sahip olduklarını söyledi. Bursa ile daha önce de ticaret yaptıklarını belirten Baaqıl, “Bursa’nın bu kadar büyük üreticilere sahip olduğunu bilmiyorduk. sektörde çok çeşitli ürünler var. Bursa, bizi şaşırttı. İlerde ticaretimiz çok daha yüksek olacak” dedi.  Suudi Arabistan’da kumaş tüccarlığı yapan İsmail Ali Alalarigi de Bursa’nın yüksek kalitede üretim becerisine sahip olduğunu söyledi. Fiyatların önceki yıllara göre biraz yüksek olduğunu ancak kalite ve tasarım gibi özelliklerin Türk ürünlerini öne çıkardığını belirten Alalarigi, “Bursa’da üretilen bebe ve çocuk kıyafetlerinin burada daha fazla yer almasını bekliyoruz” diye konuştu.  İkili iş görüşmeleri organizasyonunu Türkiye’nin Cidde Başkonsolosu Mustafa Ünal, Cidde Ticaret Ataşeleri Oğuz Şahin ve Ahmet Güneş, Cidde Ticaret ve Sanayi Odası Ticaret Sorumlusu Sultan Al-Hamid ile MUSİAD Cidde Şube Başkanı Sait Barutçu da ziyaret etti.  Bursa iş dünyası temsilcileri Suudi Arabistan programı kapsamında ayrıca bebe - çocuk konfeksiyonu alanında Cidde’nin en büyük toptan ve perakende satış firması Alesayi firmasını, ardından da tarihi tekstil çarşısı Al Balad’da pazar araştırması da yaptı. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.