Hava Durumu

#Tansiyon

Yeni Marmara Gazetesi - Tansiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tansiyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bayramda tatlı tüketimine dikkat Haber

Bayramda tatlı tüketimine dikkat

En çok tatlı tüketilen zamanlardan biri olan bayramlarda tatlı tüketimi konusunda dikkat edilmesi gerekenleri ise Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli şöyle anlattı;Bayramda tatlı ve çikolata tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerekiyor. Bayramlarda beslenme düzeninde bazı değişiklikler yaşanabiliyor. Bu değişikliklerin sadece sindirim sistemi değil, vücudun tamamında telafisi güç sorunlara yol açabilir. Bayram ziyaretleri sebebiyle öğün saatlerimizde değişiklikler yaşanabilir. Şayet beslenme düzenimizdeki değişikliklere mukabil tedbir alınmazsa bazı sağlık problemleri yaşanabilir. Bu problemlerin başlıcaları ise sindirim güçlüğü, kabızlık, mide rahatsızlıkları, tansiyon yükselmesi, kalp çarpıntısı gibi sağlık sorunlarıdır." Tatlı tüketiminin bayram süresi ve sonrasını sağlıklı geçirme açısından kritik önemde olduğunu kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı Veysel Ciğerli, şu tavsiyelerde bulundu;"Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerleme ve tatlıların tüketimi mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Bayram boyunca şerbetli tatlı ve çikolata tüketimi artmaktadır. Bu besinlerin glisemik indeksleri ve kalorileri yüksek olduğundan kan şekerinin de hızla yükselmesine yol açarlar. Fazla miktarda çikolata ve tatlı tüketimi mide yanması, bağırsak sistem bozukluklarına sebep olarak pek çok sağlık problemine yol açabilir. Tatlı tercihleri mümkün olduğunca sütlü tatlılardan yana kullanılabilir. Sütlü tatlı olarak dondurma, doğru ve serinletici bir tercih olacaktır."

Hipertansiyon Çoğu Zaman Belirti Vermeden İlerliyor Haber

Hipertansiyon Çoğu Zaman Belirti Vermeden İlerliyor

Güven Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr Uğur Abbas Bal, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 1.3 milyardan fazla insan tansiyon hastası. Türkiye'de ise erişkinlerin yaklaşık her üç kişiden biri hipertansiyon hastasıdır" dedi. Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, dünyada 1.3 milyardan fazla kişiyi etkileyen hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek düzenli tansiyon takibinin ve doğru ölçüm yöntemlerinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor Yüksek tansiyon, günümüzde en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, hipertansiyonun dünyada milyarlarca insanı etkilediğini ve çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğini belirterek erken tanı ve düzenli takip konusunda önemli uyarılarda bulundu. "Türkiye'de her üç kişiden biri tansiyon hastası" Hipertansiyonun dünya genelinde çok yaygın olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, "Hipertansiyon belki de dünyada en yaygın hastalıklardan bir tanesi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 1.3 milyardan fazla insan tansiyon hastası. Türkiye'de ise erişkinlerin yaklaşık her üç kişiden biri hipertansiyon hastasıdır" dedi. "Bu süreç damar sertliği ve damar tıkanıklığının gelişimine zemin hazırlayabiliyor" Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirten Doç. Dr. Bal, bu durumun hastalığın fark edilmesini zorlaştırdığını ifade etti. "Tansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen bir hastalık. Vücudumuzda bir adaptasyon mekanizması vardır. Tansiyon yavaş yavaş yükseldiğinde vücut buna uyum sağlayabiliyor. Ancak uzun vadede damar duvarlarında kalınlaşma ve sertleşme meydana geliyor. Bu süreç damar sertliği ve damar tıkanıklığının gelişmesine zemin hazırlayabiliyor" diye konuştu. Uzun süre kontrol altına alınmayan hipertansiyonun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Bal, "Yüksek tansiyon uzun vadede damar tıkanıklıkları, inme, kalp krizi, böbrek yetmezliği ve görme bozuklukları gibi önemli sağlık problemlerine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Beyaz önlük ve maskeli hipertansiyon uyarısı Hipertansiyon tanısında ölçümlerin doğru yapılmasının önemine değinen Doç. Dr. Bal, bazı durumlarda tansiyon değerlerinin yanıltıcı olabileceğini belirterek, "Hastanede ölçülen tansiyon değerleri bazen gerçek durumu yansıtmayabilir. ‘Beyaz önlük tansiyonu' dediğimiz durumda kişi hastane ortamında gergin olduğu için tansiyonu evdekinden daha yüksek ölçülebilir. Bunun tam tersi olan ‘maskeli hipertansiyon'da ise hastanın günlük yaşamında tansiyonu yüksek olmasına rağmen hastanede yapılan ölçümlerde normal değerler görülebilir" diye konuştu. Bu nedenle evde yapılan düzenli tansiyon takibinin büyük önem taşıdığını belirten Bal, hastaların kendi ölçümlerini takip etmelerinin tanı ve tedavi sürecinde önemli bir rol oynadığını vurguladı. "Bilekten değil, koldan ölçüm yapan cihazlar tercih edilmelidir" Tansiyon ölçümünde doğru yöntemlerin kullanılmasının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Bal, şu önerilerde bulundu: "Evde tansiyon takibi yapılırken mümkün olduğunca bilekten değil, koldan ölçüm yapan cihazlar tercih edilmelidir. Ölçüm öncesinde kişinin en az 5 dakika dinlenmiş olması gerekir. Ayrıca son 30 dakika içerisinde kahve, sigara veya enerji içeceği tüketilmemiş olmalıdır. Tek bir ölçüm yeterli değildir; birkaç dakika arayla en az iki ölçüm yapılmalı ve ölçümler birkaç gün boyunca tekrarlanmalıdır." Tedavi uzun vadeli bir süreçtir Hipertansiyonun kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, tedavinin çoğu zaman uzun süreli olduğunu vurgulayarak "Tansiyon çoğu zaman ömür boyu takip edilmesi gereken bir hastalıktır. Pek çok hasta tansiyon ilaçlarını uzun süre kullanmak zorunda kalabilir. Ancak bu durum olumsuz bir şey değildir; aksine kalp ve damar sağlığını koruyan önemli bir tedavi yaklaşımıdır" şeklinde konuştu. Uzmanlar, hipertansiyonun erken fark edilmesi ve düzenli takip edilmesi sayesinde ciddi sağlık sorunlarının büyük ölçüde önlenebileceğini hatırlatıyor. Düzenli tansiyon ölçümü, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve hekim kontrolünde sürdürülen tedavi süreci ise hipertansiyonla mücadelede en önemli adımlar arasında yer alıyor.

"Hipertansiyonu küçümsemeyin" Haber

"Hipertansiyonu küçümsemeyin"

Hipertansiyonun kardiyovasküler hastalıklar için en yaygın risk faktörü olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Aydın Dursun, "Kontrolsüz hipertansiyon; kalp krizi, inme (felç), beyin kanaması, böbrek yetmezliği ve kalp yetmezliği riskini ciddi şekilde artırır.Erken tanı ve düzenli tedavi ile bu riskleri en aza indirmek mümkündür" dedi. VM Medical Park Bursa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Aydın Dursun, kontrol altına alınmayan hipertansiyonun ölümcül sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Hipertansiyon (yüksek tansiyon), kanın atardamar duvarlarına yaptığı basıncın sürekli olarak yüksek seyretmesiyle ortaya çıkan ciddi bir sağlık problemidir. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Aydın Dursun, kan basıncının 140/90 mmHg ve üzeri ölçümlerde hipertansiyon olarak değerlendirildiğini belirterek, "Kan pompalandığında ölçülen en yüksek basınç sistolik (büyük tansiyon), dinlenme halindeki en düşük basınç ise diyastolik (küçük tansiyon) olarak adlandırılır. İdeal değerler ise 120/80 mmHg civarında olmalıdır" diye konuştu. "En önemli risk faktörlerinden biri" Hipertansiyonun en sık yaş ve genetik faktörlerle ortaya çıktığını, bu durumun "esansiyel hipertansiyon" olarak adlandırıldığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Dursun, aşırı tuz tüketimi, hareketsiz yaşam, obezite, sigara ve alkol kullanımı, diyabet ve stresin de hipertansiyon gelişimini hızlandıran unsurlar olduğunu vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Dursun, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 30-79 yaş arası yaklaşık 1,28 milyar yetişkin hipertansiyon hastası bulunuyor. Bu kişilerin yüzde 80’inden fazlasının tansiyonu kontrol altında değildir. Ülkemizde de her üç hastadan ikisinin kan basıncı kontrolsüzdür. Fazla tuz tüketimi, obezitenin giderek artması, ilaçların düzensiz kullanılması, sigara ve stres bu tablonun başlıca nedenleridir" dedi. "Kalp krizi ve felç riskini artırıyor" Hipertansiyonun kardiyovasküler hastalıklar için en yaygın risk faktörü olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Aydın Dursun, "Kontrolsüz hipertansiyon; kalp krizi, inme (felç), beyin kanaması, böbrek yetmezliği ve kalp yetmezliği riskini ciddi şekilde artırır. Ayrıca inmeye sebep olan atriyalfibrilasyon dediğimiz ritim bozukluğunun da en sık nedenlerinden biridir. Özellikle Obstrüktif Uyku Apne Sendromu olan hastalarda hipertansiyon riski daha yüksektir. Dirençli hipertansiyon kalp-damar hastalıkları ve tüm nedenlere bağlı ölüm oranlarını artırır" açıklamasında bulundu. "Tedavi kadar korunmak da önemli" Hipertansiyonun düzenli takip ve tedavi ile kontrol altına alınabileceğini dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Dursun, şu önerilerde bulundu: "İlaçlar mutlaka düzenli kullanılmalı, tedavi aksatılmamalıdır. İdeal kilo için sağlıklı bir beslenme programı uygulanmalıdır. Tuz tüketimi azaltılmalı, sigara ve alkol bırakılmalıdır. Düzenli yürüyüş ve egzersiz tansiyon kontrolüne yardımcı olur. Düzenli hekim kontrolleri ihmal edilmemelidir. Şiddetli horlaması olan kişiler KBB veya Göğüs Hastalıkları uzmanına başvurmalıdır." "Hipertansiyonu küçümsemeyin" Hipertansiyonun sessiz ve sinsi ilerleyen bir hastalık olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Dursun, "Pek çok kişi hipertansiyonun farkında değil veya tedavisini aksatıyor. Halbuki kontrol altına alınmadığında kalp, beyin ve böbrek gibi hayati organlarda ciddi hasarlara yol açıyor. Erken tanı ve düzenli tedavi ile bu riskleri en aza indirmek mümkündür" dedi.

Doç. Dr. Şeker: "Kışın soğuklardan dolayı damarlardaki büzüşme tansiyonu yükseltiyor" Haber

Doç. Dr. Şeker: "Kışın soğuklardan dolayı damarlardaki büzüşme tansiyonu yükseltiyor"

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Taner Şeker, kışın soğuklardan dolayı damarlardaki büzüşmenin tansiyon yüksekliğine neden olduğunu söyledi.   Medical Park Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Taner Şeker, soğuk havaların tansiyon hastalarını etkileyebileceğini belirterek uyarılarda bulundu.  Doç. Dr. Taner Şeker, soğuk havaların tansiyon hastalarını olumsuz etkilediğini ifade ederek, "Hastalarımız soğuk havalarda tansiyon yüksekliği yaşıyor. Özellikle 65 yaş ve üstü hastalarımızda bunu sık görüyoruz. Nasıl yazın tansiyon düşüklüğü yaşanıyorsa kış aylarında da özellikle soğuk havalarda tansiyon yüksekliğini sıklıkla görebiliyoruz. Vücuttaki birtakım değişikliklerden dolayı mevcut tansiyon ilaçlarının dozu bazen yetmeyebiliyor. Ek ilaçlar ya da doz artırımına sıklıkla gittiğimiz hastalarımız oluyor" dedi.  "Soğuklardan dolayı damarlarda büzüşme sonucu tansiyon yüksekliği yaşanıyor"  Özellikle 65 yaş ve üzeri hastaların tansiyon takiplerini ara ara yapmalarını mutlaka önerdiğini söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Şeker, "Asemptomatik olsa bile bu hastalarda tansiyon yüksekliğini sıklıkla görebiliyoruz. Özellikle kışın soğuklardan dolayı damarlardaki büzüşme dediğimiz vazokonstrüksiyondan dolayı tansiyon yüksekliğini sıklıkla yaşıyor bu hasta grubumuz. Ayrıca kış aylarındaki yeme içme alışkanlıklarının değişmesi, daha çok hazır gıdalara kayılması, bunun içerisindeki sodyum yükünden dolayı tansiyon yüksekliği olabiliyor. Bunun dışında hastalardaki fiziksel aktivitenin azalması gibi durumlar tansiyon yüksekliğine neden olabiliyor" diye konuştu.  "Tansiyonlarını kontrol altına alamıyorlarsa mutlaka bir uzman hekime danışılmalı"  Bu durumları önlemek için hastaların soğuk havalardan öncelikle kendini koruması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Şeker, "Yaşadıkları ortamın sıcak olmasını öneriyoruz. Daha çok açık hava sporları yerine oda ısısı olan kapalı yerlerde egzersiz faaliyetlerini devam ettirmelerini istiyoruz. Buna rağmen tansiyonlarını kontrol altına alamıyorlarsa mutlaka bir uzman hekime danışmaları gerekiyor" diyerek sözlerini tamamladı. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.