Hava Durumu

#Tapu

Yeni Marmara Gazetesi - Tapu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tapu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İş yerinin çaycısını dolandıran müdür yurt dışına kaçtı Haber

İş yerinin çaycısını dolandıran müdür yurt dışına kaçtı

Özel bir şirkette çaycılık yapan Elmira Sultan, vefat eden eşinden kalan mirasla küçük de olsa bir ev satın almak istediğini belirterek yaşadıklarını anlattı. Ev alma sürecinde fikir almak amacıyla çalıştığı iş yerindeki müdürü M.G.'nin yanına gittiğini söyleyen Sultan, kendisine İstanbul Şile'de arsa yatırımı önerildiğini ifade etti. "Ben sana yardımcı olurum" diyerek güven verdiğini söyledi M.G.'nin kendisine yardım edeceğini söylediğini belirten Sultan, "Vefat eden eşimden kalan param vardı. Ev almak istiyordum. Bir akıl almak için yanına gittim. Bana İstanbul Şile'de arsaları olduğunu söyledi. 'Sana da bir arsa alalım' dedi. Paramın yeterli olmadığını söyleyince de bana yardımcı olacaklarını anlattı. İlk olarak 200 bin lira istedi. Temizlik yaparak biriktirdiğim paralarımı verdim. Bana sürekli 'güven, bizde yanlış olmaz' dedi" diye konuştu. Rusya'daki akrabalarının gönderdiği paraları da teslim ettiğini söyleyen Sultan, toplamda 2 milyon 150 bin lira verdiğini belirtti. "Kredi çek, biz ödeyeceğiz dedi" Bir süre sonra verilen paranın yeterli olmadığının söylendiğini ifade eden Sultan, "Bu kez bana kredi çekmem gerektiğini söyledi. Yardım edeceğini düşündüğüm için ağlaya ağlaya 200 bin lira kredi çektim. Krediyi kendisinin ödeyeceğini söyledi. Ancak ödeme günleri geldiğinde yanına gittiğimde ilgilenmedi. Krediyi kendi maaşımla ödemek zorunda kaldım" dedi. Kredi nedeniyle büyük sıkıntı yaşadığını belirten Sultan, "Faiziyle birlikte yaklaşık 275 bin lira kredi kartı borcum oldu. Şu an sekizinci aydayım ve hala ödüyorum. Bir dönem yemek almaya bile param kalmadı. Maaşımla hem geçinmeye hem de kredi ödemeye çalışıyorum" ifadelerini kullandı. "Aylarca tapu bekledim" Arsa karşılığında tapu verileceğinin söylendiğini ancak aylarca bekletildiğini anlatan Sultan, "Danışmanların yanında bana 1-6 ay süre vermelerini istedi. Tapumu vereceğini söyledi. Bekledim ama sürekli oyalandım. Daha sonra yurt dışına çıkmak için vize işlemleri yaptığını öğrendik. O zaman kaçacağını anladık" dedi. Bir yıllık çalışma süresinin dolmasına iki hafta kala işten çıkarıldığını da belirten Sultan, "Tazminat hakkımın doğmasına 2 hafta kala beni işten çıkardı. Daha sonra da yurt dışına gitti" diye konuştu. Toplam zararın 100 milyon lirayı bulduğu öne sürüldü Sultan, yaşanan süreçte yalnız olmadığını öğrendiğini belirterek, "Sonradan başka iş insanlarının da mağdur olduğunu öğrendik. Toplamda 6 kişinin mağdur edildiği ve zararın yaklaşık 100 milyon liraya ulaştığı konuşuluyor" dedi. Mağdurların girişimleri sonucu M.G.'den imzalı senet aldıklarını da anlatan Sultan, "6 Haziran tarihine kadar borcunu ödeyeceğine dair senet verdi. Ancak tarih geldi geçti, ödeme yapılmadı. Dava açtık ve hukuki süreç devam ediyor" şeklinde konuştu. "Eşimden kalan paraydı" Yaşadığı mağduriyet nedeniyle zor günler geçirdiğini belirten Sultan, "Uyuyamıyorum, sürekli ağlıyorum. O para vefat eden eşimden bana kalan mirastı. Tek isteğim sesimin duyulması ve hakkımı geri alabilmek. Çok zor durumdayım" dedi. Öte yandan, M.G. hakkında açılan davanın sürdüğü öğrenildi.

2026'da Yıldırım'ın her noktasında dönüşüm olacak Haber

2026'da Yıldırım'ın her noktasında dönüşüm olacak

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, yeni yılla birlikte yeni hedeflerinin 30 bin yeni konut olduğunu söyledi. Bursa'da kentsel dönüşümün en doğru şekilde Yıldırım'da yapıldığını belirten Başkan Yılmaz, geçtiğimiz dönemde başlatılan çalışmaları "sessiz devrim" olarak nitelendirerek, bugüne kadar 15 binden fazla tapu dağıtıldığını, Ocak ayı itibarıyla bu sayının 20 bine ulaşacağını söyledi. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kentsel dönüşüm ve mülkiyet sorunlarının çözümüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. "Yıldırım, Bursa'da kentsel dönüşümün doğru adresi" Başkan Yılmaz, Bursa'da kentsel dönüşümün en doğru şekilde Yıldırım'da yapıldığını vurgulayarak, "Şehrin nüfusunu 2-3 katına çıkarmadan, sosyal yaşam alanları kazandırarak bir yol haritası ortaya koyduk ve bunun tuttuğunu gördük. 20'den fazla noktada kentsel dönüşüm çalışması yaptık. Büyükşehir, Bakanlık ve özel sektörle birlikte çok sayıda proje gerçekleştirdik. Kendimize büyük bir hedef koyduk: 30 bin yeni konut" dedi. Bugüne kadar 15 binden fazla konutun hak sahiplerine teslim edildiğini belirten Yılmaz, "Vatandaşlarımız artık bahçeli ve site alanlarıyla birlikte evlerini kullanıyor. Bu karşılık buldu, özel sektörle birlikte sayıyı artıracağız" ifadelerini kullandı. Süreç nasıl işliyor? Yılmaz, kentsel dönüşüm sürecini şu sözlerle anlattı: "Kaçak yapıların bulunduğu bölgelerde yeni planlama yapıyoruz. Geniş yollar, parklar, sağlık ve eğitim alanları oluşturuyoruz. Projelerde emsal artışıyla destek veriyoruz. Belediye olarak finansal sübvanseler sağlıyoruz. Ancak 50 yıllık daireye sıfır daire vermek mümkün değil. Hak sahibi, müteahhit ve belediye elini taşın altına koyuyor." Başkan Yılmaz, Mevlana, Ulus, Davutkadı, Cevizli, Yediselviler, Mimar Sinan, Ortabağlar, Esenevler, Karapınar, Şirinevler ve Beyazıt mahallelerinde projelerin sürdüğünü belirterek, "2026 yılında kentin birçok noktasında dönüşüm projelerimiz hayat bulacak" dedi. Kentsel dönüşümde gönüllülüğün esas olduğunu da vurgulayan Başkan Yılmaz, "Vatandaş istemiyorsa müdahale etmiyoruz. Ama katkı sağlanıyorsa projeler hızla ilerliyor. Çünkü biz sadece bina yapmıyoruz; yol, park, sağlık ocağı gibi sosyal yaşamı güçlendiren alanlar da kazandırıyoruz" dedi. 2026 bütçesi konusunda da açıklama yapan Yılmaz, "Direkt bütçeden pay ayırmak yerine kamu adına elde ettiğimiz arazileri kullanıyoruz. Elimizde daire oluyorsa sübvansede değerlendiriyoruz" diye konuştu.

Urla'da 55 yıllık tapu sorunu iki kuşaktır sürüyor Haber

Urla'da 55 yıllık tapu sorunu iki kuşaktır sürüyor

İzmir'in Urla ilçesinde arsa satın alan 800 kişi, tam 55 yıldır süren tapu sorunu nedeniyle ev hayallerine kavuşamıyor. Uzun yıllardır devam eden davalar nedeniyle birçok üye hayatını kaybederken, davalara ikinci kuşak üyeler müdahil oldu. Urla Teos Yapı Kooperatifi'nin 800 hissedarı, yıllardır süren tapu iptalleri nedeniyle yaşadıkları mağduriyetin sona ermesini istiyor. 1969 yılında Urla'nın Yağcılar Köyü'nden arsa satın alan vatandaşlar, mülkiyet haklarını korumak amacıyla Teos Yapı Kooperatifi'ni kurdu. Ancak aradan geçen yarım asırda, kooperatifin tapuları çeşitli idari ve hukuki gerekçelerle defalarca iptal edildi. Bu süreçte kooperatif üyeleri, haklarını aramak için yargıya başvurdu. Bugün çoğu 80 yaşın üzerinde olan kooperatif üyeleri, torunlarıyla birlikte Ankara, İstanbul ve İzmir'den otobüslerle Urla'ya gelerek duruşmalara katılıyor. Uzun yıllardır devam eden davalar nedeniyle birçok üye hayatını kaybederken, davalara ikinci kuşak üyeler müdahil oldu. Üyeler, davanın üçüncü hatta dördüncü kuşaklara kalmasından kaygı duyarak yarım asırlık mülkiyet sorununa artık kalıcı bir çözüm bulunmasını talep ediyor. 55 yıllık tapu sorunu 1969 yılında arsa tapusuyla yaklaşık 860 dönümlük araziyi satın aldıklarını kaydeden Urla Teos Yapı Kooperatifi Başkanı Ahmet Göksel, "Bu arazi, 1933 yılından itibaren üç kez tarla tapusuyla sahiplerine devredilmiş, son olarak ise 1969 yılında bize imarlı ve arsa tapulu olarak satılmış. Tapularımızı aldıktan sonra arazimizde altyapı çalışmalarına başladık; o yıllarda açılan yollar bugün dahi görülebilmektedir. Aynı yıl, bizimle birlikte aynı şahıstan arazi satın alan başka kişiler de oldu. Kooperatifimizin hemen arkasındaki bölgede, bize ait olmayan ancak aynı satıcıdan arazi alan şahıslar tarafından yaklaşık 200 adet villa inşa edildi ve bu yapılar halen sorunsuz bir şekilde kullanılmakta. Buna rağmen, bizim arazimizin orman sayılıp sayılmayacağıyla ilgili bir dava açıldı ve bu süreç hala devam etmektedir." dedi. Davalara ikinci kuşak müdahil oldu Arazileri ilk satın alan üyelerin tapularını aldıklarında 30'lu ve 40'lı yaşlarda olduğunu kaydeden Göksel, "40 yaşında alan üyelerimizin neredeyse tamamı 90'lı yaşlarına gelip vefat etti, 30 yaşında alanlar ise bugün 82-83 yaşlarında. Ne yazık ki bu kişiler, adaletin tecelli ettiğini görüp tapularına kavuşamadan hayatlarını kaybetti. Bu süreç 55 yıldır sürmekte olup, son 45 yıldır davalar devam etmektedir. Artık ikinci ve üçüncü kuşaklar bu davaya dahil olmuş durumda. Arazimizin orman vasfında olmadığına dair çeşitli üniversitelerden alınmış bilimsel raporlar ve ölçümler mevcut. Tüm bu bilimsel kanıtlara rağmen dava henüz sonuçlanmadı. Türk adaletine ve yargısına olan güvenimiz tam; adaletin en kısa sürede tecelli edeceğine inanıyor, 1969 yılından bu yana süregelen mağduriyetimizin sona ermesini ve haklarımıza kavuşmayı büyük bir sabırla bekliyoruz." ifadelerini kullandı. "Burası orman" 1969 yılında bir parsel satın aldığını aktaran Urla Teos Yapı Kooperatifi üyesi Gürsel Hancı, "Bu yeri alırken devlet bana arsa tapusu verdi; arazi değil, orman değil, hiçbir şey değildi. Sadece imarlı arsa olarak tapusunu aldım. Tapum bu şekilde elimde bulunuyor. Ancak daha sonra "burası orman" denilerek müdahale edildi ve o günden bugüne kadar bu durumla mücadele ediyoruz. Buranın orman olmadığını kanıtlayan bütün belgeleri ve gerekli evrakları temin edip mahkemeye sunduk, fakat yaklaşık elli yıldır bir sonuç alamadık. Mahkemelerde ‘Adalet mülkün temelidir' yazar; biz de mülkümüz için adaletin bir an önce tesis edilmesini talep ediyoruz." diye ekledi.

Bayburt’un Çalışkan Tapu Müdürü: 8 Diploma ve 9 Şiir Kitabı Haber

Bayburt’un Çalışkan Tapu Müdürü: 8 Diploma ve 9 Şiir Kitabı

Bayburt'ta tapu müdürü olarak görev yapan 36 yaşındaki Recep Karaaslan, genç yaşta 8 üniversite bitirdi, 9 şiir kitabı yazdı. Bayburt'un tarihi yapısından ve doğal güzelliklerinden etkilendiğini kaydeden Karaaslan, son şiir kitabını yazarken Çoruh Nehri'nden ve Bayburt Kalesi'nden ilham aldığını söyledi. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bünyesinde 14 yıldır görev yapan Karaaslan, yaklaşık 3 yıldır Bayburt Tapu Müdürlüğünde müdür olarak görevini sürdürüyor. 2 lisans ve 4 ön lisans bölümlerinden mezun olan, 2 farklı üniversitede yüksek lisans eğitimlerini tamamlayan 36 yaşındaki genç müdür Karaaslan, okuduğu bölümlerle 8 diplomanın sahibi oldu. Yaklaşık 10 yıldır şiir yazan, 9 şiir kitabı bulunan Karaaslan, yoğun iş temposuna rağmen okuma ve yazma tutkusundan vazgeçmiyor. Kocaeli Üniversitesi Emlak Yönetimi, Atatürk Üniversitesi Adalet, Atatürk Üniversitesi Halkla İlişkiler, Anadolu Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Anadolu Üniversitesi İşletme, Anadolu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümlerini bitiren Karaaslan, Kocaeli Üniversitesi İşletme ile Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Yönetim ve Liderlik alanlarında yüksek lisans eğitimlerini tamamlayarak, diplomalarını aldı. İlk şiir kitabını 2015 yılında çıkaran Karaaslan, Bayburt'ta görev yaptığı sırada 9'uncu ve son kitabı olan 'Dilimde Tüh Bitti' isimli kitabını yazdı. Karaaslan'ın kaleme aldığı Dilimde Tüh Bitti kitabında gurbet, yalnızlık ve uzaklık temalı şiirler yer alıyor. 10 yılda 9 şiir kitabı yayınlandı 10 yıldır şiir yazan, kaleme aldığı şiirleri kitap olarak yayınlanan Karaaslan, "Bayburt'ta, tapu müdürü olarak görev yapıyorum. 14 yıldır devlet memuruyum, yaklaşık 10 yıldır şiir yazıyorum. Bu 10 yılda 9 tane şiir kitabım yayınlandı. Bunlardan en sonuncusu Dilimde Tüh Bitti, Bayburt'ta yazdığım bir eser. İçimdeki okuma aşkıyla 2 yüksek lisans, 2 lisans ve 4 ön lisans olmak üzere 8 üniversite bitirdim" diyerek konuştu. "Şiir yazarken kendimi daha mutlu hissediyorum" "Şiir benim için bir kaçış, bir liman" diyerek konuşan Karaaslan, gençlere, çocuklara şiirden ve edebiyattan uzak kalmamaları konusunda tavsiyelerde bulunarak, "Şiiri seviyorum, şiir yazarken kendimi daha mutlu ve mesut hissediyorum. Etkilendiğim şairlerin, yazarların başında İsmet Özel geliyor. Daha çok serbest şiir yazıyorum. Tüm çocuklara, gençlere, herkese edebiyattan uzak kalmamalarını, şiirle bütünleşmelerini tavsiye ediyorum" dedi. Çoruh Nehri ve Bayburt Kalesi ilham kaynağı oldu Son kitabını yazarken Çoruh Nehri'nin coşkun dalgalarından ve Bayburt Kalesi'nin heybetinden ilham aldığını belirten Karaaslan, "Bayburt'ta bulunduğum süre zarfında Bayburt'un tabiatı, doğası özellikle içindeki Çoruh Nehri akışkanlığıyla, insanın içine nüfuz eden dalgalarıyla beni besleyen bir unsur oldu. Aynı zamanda Bayburt'un dizinin dibinde yattığı Bayburt Kalesi, şiirime farklı bir maneviyat, lezzet ve unsur kattı" şeklinde konuştu.

Yaşlı Kadının Tapulu Arazisini Başkasına Satıp Konut Doldurdu Haber

Yaşlı Kadının Tapulu Arazisini Başkasına Satıp Konut Doldurdu

Bursa'da babasından miras kalan 3 dönüm arsayı satmak isteyen yaşlı kadın, araziye geldiğinde şok üzerine şok yaşadı. Bir emlakçı yaşlı kadının tapulu 3 dönümlük arasına önce ev yaptı sonra tavuk çiftliği yaptı. Boşta kalan meyve bahçesindeki ağaçları ise kesip, parselledi. Kendi yerinde müşteri olan kadın, “ Ben şimdi burada ev yapıp oturan insanlara nasıl çık diyeyim, buna müsaade eden emlakçı ya benim paramı versin, ya da mağdur ettiği insanlara yardımcı olsun” diye sitem etti.   Bursa'da yaşayan Emine Görgen, iddiaya göre, babasından miras kalan 12 dönüm arsanın 3 dönümüne hak sahibi oldu. Geri kalan 9 dönüm arazi ise kardeşleri tarafından emlakçıya satıldı. Yaşlı kadın ise kendisine teklif veren emlakçıyı geri çevirdi. Yıllar sonra bir başka müşteriye satmaya karar veren Görgen, alıcıyla birlikte geldiği arazisinde gördükleri karşısında hayatının şokunu yaşadı. 10 milyon lira değerindeki tapulu arazisine 3 ev ve tavuk çiftliği yapıldığını gören mağdur kadın, hemen jandarma ekiplerine haber verip şikayetçi oldu. Ev sahipleriyle konuşan Görgen, “Siz evi nasıl yaptınız?” diye sorunca ev sahipleri kendisine emlakçının sattığını söyledi. Savcılığa giden Görgen, yaşadığı mağduriyet üzerine, “Ben şimdi burada ev yapıp oturan insanlara nasıl çık diyeyim, buna müsaade eden emlakçı ya benim paramı versin, ya da mağdur ettiği insanlara yardımcı olsun” diye sitem etti.  Kendi arsasında müşteri olan Emine Görgen, “Burada bizim 12 dönüm arazimiz vardı. Emlakçı kardeşlerimle anlaşıp 9 dönümünü aldı. Benim 3 dönüm olan arazim kaldı. Ben de burayı satmaya karar verdim. Geldim ki ne göreyim emlakçı meyve ağaçlarını kesip, benim yerime yol yapmış. Hemen jandarmayı aradım, savcılığa gidip şikayetçi oldum. Şimdi bizim mahkememiz devam ediyor. Buranın tapusu bize ait ama ev yapmışlar. Bir gün emlakçı bize gelip bana, ‘senin 500 metrekare yeri kardeşinin yeriyle değiştirdik' dedi. Bende kendisine, ‘bizimle bir sözleşme yapmadın, anlaşma yapmadın. Benim yerime siz nasıl yol yaparsınız' dedim. Baktım ki burada evler yapmışlar, benden arazinin tapusunu almak isteyince 4.5 milyon liraya anlaştık. Bana parayı getirecekti sadece 700 bin lira ödedi, bir daha da ödeme yapmadı. Ben kendi arsama müşteri oldum” diye konuştu. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.