Hava Durumu

#Tarihi

Yeni Marmara Gazetesi - Tarihi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarihi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Asırlar sonra ortaya çıktı... Muradiye'de gizli kalan detay Haber

Asırlar sonra ortaya çıktı... Muradiye'de gizli kalan detay

Restorasyon çalışması çerçevesinde camide bir de yeraltı kanal sistemi bulundu. Bu kanalın havalandırma mı yoksa drenaj sistemi olduğu araştırmalar sonrası netlik kazanacak.Bursa'nın fethinin 700. yıl dönümünün kutlandığı günlerde, 600 yıllık tarihi havuzun ortaya çıkarılması heyecanlandırdı. 600 yıl önce Fatih Sultan Mehmet Han'ın babası Sultan 2. Murat Han tarafından yaptırılan ve uzun yıllardır gün yüzünde olmayan havuzun ortaya çıkarılması, kentin tarihine ışık tutarken büyük bir sevinçle karşılandı. Muradiye (2. Murad) Camii İmam Hatibi Muhammet Lütfi Taşci, "Sultan 2. Murat Han tarafından yaptırdığı bir havuz bugün ortaya çıkmıştır. Osmanlı tarihimize, geçmiş tarihimize ve Bursa'mızın hafızasına yepyeni bir hizmet gerçekleşmiş, yepyeni bir sayfa açılmıştır. Bunun onurunu, gururunu, sevincini, heyecanını yaşıyoruz. Belki de bir anlamda Tevbe Suresi'nin 18. ayeti kerimesinin muhatabı olmanın da şerefini yaşıyoruz. Buyuruyor ya Rabb'imiz, 'Şüphesiz ki mescitleri ancak Allah'a iman edenler, namazlarını kılanlar, zekâtlarını verenler, Allah'tan layıkıyla korkanlar imar ederler' buyuruyorlar ya. İşte bugün camimizin bir bölümü, 600 sene evvel ortaya çıkan bir havuz ve camimizin etrafındaki drenaj ve kalem işçiliği ve çeşitli hizmetlerin yapıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Bir hizmet zaman dilimini yaşıyoruz. Cenabı Allah'a sonsuz hamd ediyoruz" dedi. Taşci konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu hizmetlerin oluşumunda elbette ki öncelikle Bursa Valisi Erol Ayyıldız'a, Bursa İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır'a, Osmangazi İlçe Müftüsü Mehmet Uzun'a, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Erdal Çetindağ'a, Vakıflar Bursa Bölge Müdürü Haluk Yıldız'a, Bursa Müzeler Müdürü Ahmet Türkmenoğlu'na, akademisyenlerimize, üniversitelerden burada bilimsel çalışma yapanlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." "RİVAYETLE BAŞLADIK, GERÇEK OLDU" Titizlikle yürütülen çalışmaları anlatan Restorasyon şirketi yetkilisi Selim Haşlak, ise "Ocak ayının 19'unda yer teslimi yapılarak işe başladık. O gün bugündür çalışmalarımız burada ve dışarıda devam ediyor. Burada ilk aşamada rivayetle birlikte bir süreç başladı. Diğer Camilerde olduğu gibi burada bir havuzun olma ihtimalinden bahsedilerek bize yer teslimi yapıldı. Biz de o gün çalışmaya başladık. Görüldü ki gerçekten öyle bir havuz varmış bulduk. Allah bize nasip etti. Altı yüz yıllık bir havuz. Bulduğumuz kalıntılara göre, havuz sekizgen yapıda olup çini bordürlerle çevrilmiştir. Şu an çalışmalarımız devam ediyor" dedi. "ÇALIŞMALAR TABHANE BÖLÜMLERİNDE SÜRÜYOR" Haşlak, "Şu an sağlı, sollu, tabhane dediğimiz bölümlerin yükseltisine göre devam etmekteyiz. Araştırmalarımız havuz ile tabhane kodu arasındaki bağlantı yönünde ilerlemektedir. Şu an zaten sağ tabhanemizdeki yükseltinin kalıntısı bulunmuştur. Oraya doğru çalışmamız devam etmektedir. Bursa Koruma kurulumuzun almış olduğu kararlar doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "ARAŞTIRMALAR KÜTÜPHANELERDEN BAŞLADI" Yer teslimiyle birlikte yaptıkları ilk çalışmanın kütüphanelerdeki bilgileri araştırmak olduğunu belirten Haşlak, "Bu rivayet ne kadar doğrudur, ne kadar gerçeğe yöneliktir anlayabilmemiz için, kütüphanelerde iki gün araştırma yaptık. Seyyahların, araştırmacıların ve sanat tarihçilerin vs. kaynaklarından elde ettiğimiz ipuçları doğrultusunda çalışmamızı başlattık. Mesela kubbenin üzerindeki havalandırma ve aydınlatma görevi yapan açıklık en büyük işaret oldu" "BENZER ÖRNEKLER BURSA'DA VAR" Bundan başka Bursa'da Yeşil Cami'de, Birinci Murat'ta örneklerinin olduğunu belirten Haşlak, "Bu iki ters T planlı camide de bunların mevcut olduğu örnekleriyle teşkil etmektedir. Normal şartlarda bu imaret yapıldığı zaman, bizim yaptığımız araştırmalara göre, sanat tarihi hocalarımızın yorumlarına göre, ilk yapıldığı zaman bir cami statüsünde değil, bir sosyal alan niteliğinde yapılmıştır. Bu imaret tabhaneler, havuz, mescit ve dinlenme odalarından oluşmaktadır. Havuz, tabhanelerde sohbet eden dervişlerin seslerinin karışmaması, seslerin ibadet edenleri ve odalarda dinlenenleri rahatsız etmemesi için ses yalıtım görevi yapmıştır. Ayrıca akustik ve dinlendirme özelliği taşımaktadır" dedi. "YER ALTINDA KANAL SİSTEMİ DE BULUNDU" Haşlak yaptığı açıklamada şu cümlelere de yer verdi;"Yapılacak olan imalatlarımız arasında caminin çevresinin drenaj imalatları da bulunmaktadır. Bu drenaj imalatlarının kazı çalışması sırasında caminin temelinde, doğudan batıya ve kuzeyden güneye uzanan kanallar olduğunu gördük. Şu an koruma kurulumuz ve diğer üye hocalarımız, bunun ne yönde olduğu konusunda çalışmalarına devam etmektedir. Yani bir havalandırma kanalı mı? Yoksa zemin suyu tahliye kanalı mı? Yada ısıtma sistemini sağlayan su kanalı mı? veya temele uygulanmış olan bir hatıl sisteminden dolayı yapılan bir kanal mı? Bununla ilgili araştırmalar netleşince kesinlik kazanacaktır."Muradiye Camisi'nin restorasyon sebebiyle ibadetlere kapalı olduğu ve çalışmaların kısa sürede tamamlanıp yeniden havuzlu olarak ibadete açılacağı kaydedildi.

Türkiye’nin başı sağolun... Haber

Türkiye’nin başı sağolun...

Türk tarihçiliğinin önemli isimlerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı, tedavi gördüğü Koç Üniversitesi Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Sağlık sorunları nedeniyle bir süredir yoğun bakımda bulunan 78 yaşındaki Ortaylı’nın sağlık durumunun ağırlaşmasının ardından entübe edildiği, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı öğrenildi.Ortalyı’nın vefatının ardından Kemal Memişoğlu sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı. Memişoğlu mesajında, Ortaylı’nın Türkiye için önemli bir değer olduğunu belirterek ailesine, öğrencilerine ve sevenlerine başsağlığı diledi.21 Mayıs 1947’de Avusturya’nın Bregenz kentinde Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ortaylı, iki yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti. Çok dilli bir aile ortamında yetişen Ortaylı, eğitim hayatına İstanbul’da başladı ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1970 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun olan Ortaylı, akademik kariyerine de burada adım attı. 1974 yılında “Tanzimat sonrası mahallî idareler” başlıklı teziyle doktor unvanını aldı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde görev yaptı ve 1979 yılında doçent oldu.1980’li yıllarda çeşitli akademik nedenlerle yurt dışında çalışmalar yapan Ortaylı; Viyana, Berlin, Paris, Moskova ve Oxford gibi birçok şehirde dersler ve seminerler verdi. 1989 yılında Türkiye’ye dönerek profesör oldu ve uzun yıllar Ankara Üniversitesi’nde idare tarihi alanında görev yaptı.Akademik kariyerinin yanı sıra kültürel görevler de üstlenen Ortaylı, 2005–2012 yılları arasında Topkapı Sarayı Müzesi müdürlüğünü yürüttü. Emekliliğinin ardından da üniversitelerde dersler vermeye ve çeşitli akademik etkinliklere katılmaya devam etti.Almanca, Rusça, İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Farsça dillerini ileri düzeyde bilen Ortaylı, Osmanlı tarihi, idare tarihi ve modern Türk tarihi üzerine yaptığı çalışmalar ve yayımladığı eserlerle Türkiye’de ve uluslararası akademik çevrelerde önemli bir yer edindi.

Bu lezzet şehir dışından da talep görüyor" Haber

Bu lezzet şehir dışından da talep görüyor"

Afyonkarahisar'da yaşayan 78 yaşındaki emekli din görevlisi Bayram Özdemir, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel haşhaş ezme yöntemini kendi geliştirdiği taş mekanizmayla yaşatıyor. İki taş arasında ezdiği haşhaşla müşterilerinin taleplerini yerine getiren Özdemir, geçmişin izlerini günümüze taşıyan bu yöntemle kültürel mirası korumaya çalışıyor. Özdemir'in atölyesinde haşhaş, taş yüzeyler arasında sürtülerek eziliyor. Bu doğal yöntem, haşhaşın hem aromasını hem de besin değerini muhafaza ediyor. Tamamen taşla yapılan ezme işlemi, haşhaşın daha kıvamlı ve aromatik olmasını sağlıyor. Ezilen haşhaş, Afyonkarahisar mutfağında önemli bir yere sahip. Kahvaltılıklarda, çörek ve böreklerde sıkça kullanılan bu ürün, yoğun aromasıyla sofralara geleneksel bir tat katıyor. "Taşla ezilen haşhaş daha lezzetli" Usta Bayram Özdemir, 2000 yılında emekli olduktan sonra Sandıklı'dan merkeze taşındığını ve burada iki katlı bir ev yaptığını söyledi. Evinin alt katını atölyeye dönüştürerek işe koyulduğunu anlatan Özdemir, 11-12 yıldır taşla haşhaş ezdiğini kaydetti. Özdemir konuşmasına şöyle devam etti: "Emekli din görevlisiyim. 2000'de emekli olduktan sonra Sandıklı'dan buraya taşındık. Buraya iki katlı ev yaptık, halkımıza hizmet için Afyon'umuzun simgesi olan haşhaşı en güzel şekilde taşla sürtmeye başladık. 11-12 senedir haşhaşı sürtüyoruz. Alanlar çok memnun. Buradan sadece Afyon'a değil, Ankara, İstanbul, Antalya'ya da gidiyor. Çok memnunlar. Taşla ezilen haşhaş daha lezzetli oluyor. Çünkü taş, haşhaşı tamamen eziyor, hiçbir şey bırakmıyor. Diğer makineler böyle parçalayamıyor. Onun için taşla ezilen haşhaş daha kıvamlı, daha aromatik oluyor."

Domates: Tarihçesi, Besin Değeri ve Sağlık Faydaları Haber

Domates: Tarihçesi, Besin Değeri ve Sağlık Faydaları

Domates, bugün dünya mutfaklarının vazgeçilmez sebzelerinden biri olsa da, kökeni Güney Amerika'ya, özellikle Peru ve Ekvador bölgelerine dayanmaktadır. İlk olarak Aztekler tarafından yetiştirilen domates, 16. yüzyılda İspanyol kaşifler tarafından Avrupa'ya getirilmiştir. Başlangıçta süs bitkisi olarak kullanılan domates, zamanla mutfaklarda da kendine yer bulmuş ve 18. yüzyıldan itibaren yaygın olarak tüketilmeye başlanmıştır. Botanik Özellikleri Domates, Solanaceae (patlıcangiller) familyasına ait bir bitkidir. Latince adı Solanum lycopersicum olan domates, çeşitli renklerde ve şekillerde olabilir. Kırmızı, sarı, yeşil ve mor gibi renklerde bulunabilen domatesler, yuvarlak, oval veya armut şeklinde olabilir. Domates bitkisi, sıcak iklimleri sever ve genellikle bahar ve yaz aylarında yetiştirilir. Besin Değeri ve Sağlık Faydaları Domates, besin değeri yüksek ve sağlık açısından pek çok fayda sunan bir sebzedir. İşte domatesin içerdiği bazı önemli besinler ve sağlık faydaları: - Likopen: Domatesin kırmızı rengini veren likopen, güçlü bir antioksidandır. Likopenin kalp sağlığını koruduğu, kanser riskini azalttığı ve cilt sağlığını iyileştirdiği bilinmektedir. - Vitaminler: Domates, C vitamini, K vitamini, A vitamini ve bazı B vitaminleri açısından zengindir. Bu vitaminler, bağışıklık sistemini güçlendirir, kemik sağlığını destekler ve genel sağlığı iyileştirir. - Mineraller: Domates, potasyum, magnezyum ve demir gibi önemli mineralleri içerir. Potasyum, kan basıncını düzenlerken, demir kan sağlığını destekler. - Düşük Kalori: Düşük kalorili bir sebze olan domates, diyet yapanlar için ideal bir besindir. Aynı zamanda lif açısından zengin olduğu için sindirimi düzenler ve tokluk hissi sağlar. Kullanım Alanları ve Mutfak Kültürü Domates, dünya mutfaklarında yaygın olarak kullanılan bir malzemedir. Çiğ olarak salatalarda, soslarda, çorbalarda, güveçlerde ve çeşitli yemeklerde kullanılır. Ayrıca, domates suyu, domates salçası ve ketçap gibi ürünlerin yapımında da temel bileşen olarak yer alır. İtalyan mutfağının vazgeçilmezi olan domates, pizzalardan makarnalara kadar pek çok yemekte kullanılır. Domates Yetiştiriciliği ve Tarım Domates, hem açık alanda hem de seralarda yetiştirilebilen bir bitkidir. İyi bir domates yetiştiriciliği için sıcaklık, nem, toprak kalitesi ve sulama gibi faktörlere dikkat edilmesi gerekmektedir. Domates bitkisi, genellikle 60-85 gün arasında olgunlaşır ve hasat edilir. Organik tarım yöntemleriyle yetiştirilen domatesler, kimyasal kalıntı içermediği için daha sağlıklı ve lezzetlidir. Sağlık Açısından Öneriler Domatesin sağlık açısından faydalarından en iyi şekilde yararlanmak için taze tüketilmesi önerilir. Domatesin kabukları ve çekirdekleri de besin değeri açısından zengin olduğundan, mümkünse kabuklu tüketilmesi faydalıdır. Ayrıca, domatesin pişirilerek tüketilmesi, likopenin biyoyararlanımını artırır, bu nedenle pişmiş domates ürünleri de sağlık için faydalıdır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.