Hava Durumu

#Tarsus

Yeni Marmara Gazetesi - Tarsus haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarsus haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye'yi sarsan cinayetlerin faillerinin akıbeti aynı oldu: Mezar yerleri bilinmiyor Haber

Türkiye'yi sarsan cinayetlerin faillerinin akıbeti aynı oldu: Mezar yerleri bilinmiyor

Türkiye'nin yakın tarihinde Kahramanmaraş ve Mersin'de meydana gelen üç olay büyük infiale sebep olmuştu. Kahramanmaraş ve Mersin'in Tarsus ilçesinde Türkiye'yi derinden sarsan 3 ayrı cinayet olayına karışan saldırganların akıbeti benzer oldu. Toplumda büyük infial oluşturan olayların ardından hayatını kaybeden saldırganların cenazeleri, cenaze namazı kılınmadan sessizce defnedildi. Mezar yerleri ise açıklanmadı. Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan, 11 Şubat 2015 tarihinde evine gitmek için şehirlerarası sefer yapan minibüse bindi. Şoför Suphi Altındöken, Mersin'e D-400 karayolundan gitmesi gerekirken güzergah değiştirerek Tarsus - Mersin Otoyolu'na doğru saptı. Tecavüz girişiminde bulunan Suphi Altındöken'e Özgecan biber gazı kullanarak engel olmaya çalıştı. Ancak sonrasında Suphi Altındöken tarafından birkaç kez bıçaklandı ve demir çubukla acımasızca dövüldü. Tarsus'a geri dönen zanlı olayı babasına ve bir arkadaşına anlatarak yardım istedi. Üç kişi Özgecan Aslan'ın cesedini ormanda ateşe verdi. Özgecan'ın cesedi, Cinderesi yatağında yüzünün ve vücudunun bir bölümü yanmış halde bulundu. Olayın ardından Suphi Altındöken, babası ve arkadaşı tutuklandı. Özgecan'ın katili Ahmet Suphi Altındöken, 11 Nisan 2016 tarihinde Adana Kürkçüler E tipi kapalı cezaevinde uğradığı silahlı saldırıda kalbine isabet eden mermi sonucu öldürülmüştü. 2016 yılında cezaevindeki silahlı saldırıda ölen katil Ahmet Suphi Altındöken'in cenazesi de bir süre alınmadı. 5'inci günün ardından katil Altındöken'in cenazesi gizlice alınarak Mersin'de açıklanmayan bir yere defnedilmişti. 15 Nisan 2026 tarihinde ise Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda okul saldırısı gerçekleşti. 14 yaşındaki öğrencisi İsa Aras Mersinli, okula babasına ait 5 tabancayı çantasına koyarak getirdi. Saldırgan Mersinli, burada 5. sınıfların olduğu kata yönelerek ateş etti. Saldırgan öğrenci, 10'u öğrenci 1'i öğretmen olmak üzere 11 kişiyi öldürdü ve 17 kişiyi yaraladı. Olayın ardından saldırgan İsa Aras Mersinli'de ölmüştü. 11 öğrencinin hayatını kaybettiği saldırının ardından saldırgan İsa Aras Mersinli'nin cenazesinin, cenaze namazı kılınmadan Osmaniye'de defnedildi ortaya çıkmıştı. Saldırgan Mersinli'nin de mezar yeri gizli tutularak açıklanmadı. Öte yandan 4 gün önce Mersin'in Tarsus ilçesinde de benzer bir olay yaşandı. Katil Metin Öztürk, Tarsus ilçesindeki lokantada tabanca ile ateş ederek çalışan Ahmet Ercan ile iş yeri sahibi Sabri Pan'ı öldürdü. Olay yerinden otomobiliyle kaçan şüpheli, Yeniköy Mahallesi'nde bulunan bir akaryakıt istasyonunda tır şoförü Gökay Selfioğlu'nu da vurarak öldürdü. Kaçmaya devam eden şüpheli, Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi'nde yol kenarında yürüyen eski eşi Arzu Özden'i tabanca ile vurarak, Yeniköy Mahallesi'nde Abdullah Koca'yı ise motosikletle şarampole yuvarlayarak öldürdü. Kaçmaya devam eden şüpheli, Karakütük Mahallesi'nde çobanlık yapan gençlerden Yusuf Oktay'ı öldürdü. Şüpheli, saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladı. Olayın ardından yapılan operasyonda şüpheli yakalanacağını anlayınca yanındaki silahla intihar etti. 6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaraladıktan sonra kıstırıldığı evde intihar eden katil Metin Öztürk'ün de cenazesi olayın ardından günler geçmesine rağmen alınmadı. Türkiye'yi sarsan cinayetleri gerçekleştiren olayın faillerinin akıbetleri de benzer oldu.

Tarsus katilinin de cenazesine sahip çıkan olmadı Haber

Tarsus katilinin de cenazesine sahip çıkan olmadı

Kahramanmaraş ve Mersin'de Türkiye'yi sarsan cinayetlere karışan saldırganların akıbetleri aynı oldu. Saldırganların cenazesi, namaz kılınmadan defnedilirken saldırganların mezar yerleriyse gizli tutularak açıklanmadı. Türkiye'nin yakın tarihinde Kahramanmaraş ve Mersin'de meydana gelen üç olay büyük infiale sebep olmuştu. Kahramanmaraş ve Mersin'in Tarsus ilçesinde Türkiye'yi derinden sarsan 3 ayrı cinayet olayına karışan saldırganların akıbeti benzer oldu. Toplumda büyük infial oluşturan olayların ardından hayatını kaybeden saldırganların cenazeleri, cenaze namazı kılınmadan sessizce defnedildi. Mezar yerleri ise açıklanmadı. Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan, 11 Şubat 2015 tarihinde evine gitmek için şehirlerarası sefer yapan minibüse bindi. Şoför Suphi Altındöken, Mersin'e D-400 karayolundan gitmesi gerekirken güzergah değiştirerek Tarsus - Mersin Otoyolu'na doğru saptı. Tecavüz girişiminde bulunan Suphi Altındöken'e Özgecan biber gazı kullanarak engel olmaya çalıştı. Ancak sonrasında Suphi Altındöken tarafından birkaç kez bıçaklandı ve demir çubukla acımasızca dövüldü. Tarsus'a geri dönen zanlı olayı babasına ve bir arkadaşına anlatarak yardım istedi. Üç kişi Özgecan Aslan'ın cesedini ormanda ateşe verdi. Özgecan'ın cesedi, Cinderesi yatağında yüzünün ve vücudunun bir bölümü yanmış halde bulundu. Olayın ardından Suphi Altındöken, babası ve arkadaşı tutuklandı. Özgecan'ın katili Ahmet Suphi Altındöken, 11 Nisan 2016 tarihinde Adana Kürkçüler E tipi kapalı cezaevinde uğradığı silahlı saldırıda kalbine isabet eden mermi sonucu öldürülmüştü. 2016 yılında cezaevindeki silahlı saldırıda ölen katil Ahmet Suphi Altındöken'in cenazesi de bir süre alınmadı. 5'inci günün ardından katil Altındöken'in cenazesi gizlice alınarak Mersin'de açıklanmayan bir yere defnedilmişti. 15 Nisan 2026 tarihinde ise Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda okul saldırısı gerçekleşti. 14 yaşındaki öğrencisi İsa Aras Mersinli, okula babasına ait 5 tabancayı çantasına koyarak getirdi. Saldırgan Mersinli, burada 5. sınıfların olduğu kata yönelerek ateş etti. Saldırgan öğrenci, 10'u öğrenci 1'i öğretmen olmak üzere 11 kişiyi öldürdü ve 17 kişiyi yaraladı. Olayın ardından saldırgan İsa Aras Mersinli'de ölmüştü. 11 öğrencinin hayatını kaybettiği saldırının ardından saldırgan İsa Aras Mersinli'nin cenazesinin, cenaze namazı kılınmadan Osmaniye'de defnedildi ortaya çıkmıştı. Saldırgan Mersinli'nin de mezar yeri gizli tutularak açıklanmadı. Öte yandan 4 gün önce Mersin'in Tarsus ilçesinde de benzer bir olay yaşandı. Katil Metin Öztürk, Tarsus ilçesindeki lokantada tabanca ile ateş ederek çalışan Ahmet Ercan ile iş yeri sahibi Sabri Pan'ı öldürdü. Olay yerinden otomobiliyle kaçan şüpheli, Yeniköy Mahallesi'nde bulunan bir akaryakıt istasyonunda tır şoförü Gökay Selfioğlu'nu da vurarak öldürdü. Kaçmaya devam eden şüpheli, Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi'nde yol kenarında yürüyen eski eşi Arzu Özden'i tabanca ile vurarak, Yeniköy Mahallesi'nde Abdullah Koca'yı ise motosikletle şarampole yuvarlayarak öldürdü. Kaçmaya devam eden şüpheli, Karakütük Mahallesi'nde çobanlık yapan gençlerden Yusuf Oktay'ı öldürdü. Şüpheli, saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladı. Olayın ardından yapılan operasyonda şüpheli yakalanacağını anlayınca yanındaki silahla intihar etti. 6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaraladıktan sonra kıstırıldığı evde intihar eden katil Metin Öztürk'ün de cenazesi olayın ardından günler geçmesine rağmen alınmadı. Türkiye'yi sarsan cinayetleri gerçekleştiren olayın faillerinin akıbetleri de benzer oldu.

Mersin'deki vahşette ölü sayısı 6'ya yükseldi Haber

Mersin'deki vahşette ölü sayısı 6'ya yükseldi

Mersin'de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda bilanço ağırlaştı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi'nde eski eşi Arzu Özden'i (32) silahla vurarak öldürdü. Olayın ardından kaçan Metin Ö., daha sonra 01 B 9171 plakalı otomobille Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi'nde Sabri Pan'a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Saldırıda işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde yaşamını yitirdi. Araçla kaçmaya devam eden saldırgan, Kaburgediği Mahallesi'nde hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay'ı, ardından Yeniköy Mahallesi'ndeki akaryakıt istasyonunda tır şoförü Abdullah Koca'yı da silahla vurarak öldürdü. İstasyonda şüphelinin vurduğu pompacı Gökay Sefiloğlu'nun da hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Şüphelinin saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladığı öğrenildi. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Aracı bulundu, şüpheliyi arama çalışmaları sürüyor 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, tabancayı çıkardı" Lokantada çalışan ve saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Han Topal ise, yaşanan korku dolu anları anlattı. Topal, "Dükkanda çalışıyorduk, paket servisimiz vardı, onu hazırlıyordum. Metin ağabey geldi, dükkana giriş yaptı. Ben de dedim 'Hısım hoş geldin'. Hiç ses, tepki vermedi. Sabri ağabey de işte normal terazinin orada sucuk mu, et mi ne de tartıyordu. Biz de telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana. Kulağımın buradan geçti zaten. Ondan sonra Sabri ağabeye sıktı, boynuna sıkmış. Sonra geldi bir tane de tezgahın üstünden bana sıktı. Kalçama geldi. İçeriye gitmiş, Ahmet'e sıkmış çocuğun kafasına. Ondan sonra ben can havliyle dışarıya attım kendimi, arkadaşlara haber verdim. Ondan sonra kaçmış gitmiş" dedi. Öte yandan, cenazelerin tamamı Tarsus Devlet Hastanesi morguna getirildi.

Mersin'de 6 kişiyi katleden katil yakalanacağını anlayınca intihar etti Haber

Mersin'de 6 kişiyi katleden katil yakalanacağını anlayınca intihar etti

Edinilen bilgiye göre, dün meydana gelen olayda Metin Ö. (37), bugün yaklaşık 1 yıl önce çalıştığı Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Mahallesi'ndeki kasap ve lokantada tabanca ile ateş ederek çalışan Ahmet Ercan ile iş yeri sahibi Sabri Pan'ı öldürdü. Olay yerinden 01 B 9171 plakalı beyaz renkli otomobiliyle kaçan şüpheli, Yeniköy Mahallesi'nde bulunan bir akaryakıt istasyonunda tır şoförü Gökay Selfioğlu'nu da vurarak öldürdü. Kaçmaya devam eden şüpheli, Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi'nde yol kenarında yürüyen eski eşi Arzu Özden'i tabanca ile vurarak, Yeniköy Mahallesi'nde Abdullah Koca'yı ise motosikletle şarampole yuvarlayarak öldürdü. Kaçmaya devam eden şüpheli, Karakütük Mahallesi'nde çobanlık yapan gençlerden Yusuf Oktay'ı öldürdü. Şüpheli, saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladı. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyon sabah kadar sürdü. Jandarma ekiplerinin yaptığı arama çalışmalarında şüphelinin Karakütük Mahallesi'nin kırsalında Çokak mevkiinde bir evde olduğunu belirledi. Yapılan operasyonda şüpheli yakalanacağını anlayınca yanındaki silahla intihar etti.

17 bıçak darbesi aldı, ölü numarasıyla kurtuldu Haber

17 bıçak darbesi aldı, ölü numarasıyla kurtuldu

Olay, 25 Mart 2026 tarihinde Tarsus ilçesi Bağlar Mahallesi'nde yaşandı. İddiaya göre M.Ç. (33), kızını görmek bahanesiyle eşi Havva Ç. (27) ve çocuğunu parka çağırdı. Parkta bir süre birlikte vakit geçirildikten sonra dönüş yolunda, tenha bir sokakta M.Ç., eşine bıçakla saldırdı. 17 bıçak darbesi alan genç kadın ağır yaralanarak yere yığıldı. Hastanedeki tedavinin ardından baba ocağına giden Havva Çelen, 9 yıllık evliliği boyunca şiddete maruz kaldığını anlattı. "Havva'yı öldürdüm, gidin cesedini alın" "Ölmek istemiyorum" diyen Havva Ç. "25 Mart'ta kızını görmek maksadıyla bizi parka çağırdı. Parkta her şey normaldi. Ancak dönüşte, tenha bir sokakta bana bıçakla saldırdı. 17 bıçak darbesiyle yere yığıldım. Akciğerlerim zarar gördü, sağ kolumu kullanamaz hale geldim. Beni öldü zannederek olay yerinde bıraktı. Zaten ailesini arayıp 'Havva'yı öldürdüm, gidin cesedini alın' demiş. 9 yıllık evliliğimiz boyunca birçok şiddet olayı yaşadım. Daha önce de bıçaklandım. Kolumu kırdı, burnumu kırdı. Ailemin evini yakmaya çalıştı. Hem benim hem ailemin hem de çocuklarımın can güvenliği yok. Psikolojim bozuldu, geceleri uyuyamıyorum "şeklinde konuştu. "Kızımın 'anne' diye çığlıkları hala kulaklarımda" Daha önce babasının evini yakan eşinin 40 gün cezaevinde yatıp çıktığına dikkat çeken Havva Ç., "Defalarca cezaevine girdi ama hiç değişmedi. Son buluşmamızda beni kandırdı. 'Ben iyiyim' diyordu. Hatta 'istesem 2 dakika içinde çıkar, seni öldürür yine cezaevine yatarım ama böyle bir planım yok' diyerek güven verdi. Ancak bunların hepsi bir planmış. Tüm bunları 4 yaşındaki çocuğumun gözleri önünde yaptı. Kızımın 'anne' diye çığlıkları hala kulaklarımda. Çok korkuyorum, geceleri yatamıyorum. Çıkarsa yine bana, çocuklarıma ve aileme zarar verebilir. Daha önce de defalarca bıçakladı, kolumu ve burnumu kırdı, başımı yardı. Bunların hepsine çocuklarım için katlandım ama artık katlanacak gücüm kalmadı. Ayrıca alkol ve madde bağımlısı. Bunları kullandığında bana daha çok saldırıyordu. 9 yıl boyunca bana adeta kabus hayatı yaşattı. En ağır cezayı almasını istiyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.