Hava Durumu

#Tazminat Davası

Yeni Marmara Gazetesi - Tazminat Davası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tazminat Davası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Fenomen olduğu görüntüyü izinsiz kullanan firmaya milyonluk dava Haber

Fenomen olduğu görüntüyü izinsiz kullanan firmaya milyonluk dava

Bayındır ilçesinde yaşayan Ali Unan isimli vatandaş, 2016 yılında Gaziemir ilçesinde düzenlenen deve güreşi festivaline katıldı. Burada arkadaşları ile birlikte alkol alan Unan, bu halde direksiyon başına geçmektense otomobili için çekici çağırdı. Bu duyarlı hareketi sonrası Unan, çekici üzerindeki otomobilinin içerisinde evine döndü. Yolculuğu öncesi, festival alanında bulunan İhlas Haber Ajansı (İHA) ekibine röportaj veren Unan'ın çekici üzerindeki ilginç görüntüsü sosyal medyada dikkat çekti. Haberin yayınlanması ile bir anda milyonlarca kez tıklanan video sayesinde Ali Unan adeta fenomen oldu. Viral görüntüler reklam filmine konulunca şikayetçi oldu Aradan yıllar geçmiş olsa da hala sosyal medyada en çok tıklanan videolardan biri olan Ali Unan'ın çekici üzerindeki görüntüleri, "Motovale" isimli bir şirketin reklam filminde kullanıldı. Unan, kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile harekete geçerek, görüntülerini rızası olmadan izinsiz kullanan ilgili firmaya 1 milyon liralık maddi, 5 milyon liralık da manevi tazminat davası açtı. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yapılan başvuruda, firmanın bu reklam filmiyle 'binlerce/milyonlarca kişiye ulaştığı, marka bilinirliğini artırdığı, ticari kazanç sağladığı' ifade edildi. Ali Unan'ın yakın çevresinde ve sosyal hayatında reklam videosu sebebiyle alay konusu olduğu, ağır bir ruhsal çöküntü ve utanca maruz kaldığı öne sürüldü. Yaşanan olayların ardından İhlas Haber Ajansı'na (İHA) açıklamalarda bulunan Ali Unan, bir firmanın kendisini reklam filminde izinsiz kullandığını ve bu konuda haklarının bulunmadığını ifade etti. "Kimisi vatan kahramanı yapmış, kimisi Kaddafi'ye benzetmiş" Yaşanan olayı tekrar anlatan ve görüntülerinin izinsiz olarak bir reklam filminde kullanıldığını ifade eden Ali Unan, "Yıl 2016 sezonun son deve güreşi Gaziemir Aktepe'de yapılıyor ve o gün biz orada arkadaşlarla bol miktarda alkol aldık. Şimdi alkol aldıktan sonra benim her zaman yaptığım bir şey var. Alkollü asla direksiyonun başına geçmem. Alo derim çekici gelir beni alır evime kadar bırakır ve o gün de aynısını yaptık. Sağ olsun İhlas Haber Ajansı bunu mükemmel bir haber haline getirdi ve bütün televizyonlara dağıttı. Yorum yapanlara da çok teşekkür ediyorum. Kimisi vatan kahramanı yapmış, kimisi Kaddafi'ye benzetmiş. Hepsine teşekkür ediyorum. Olumlu veya olumsuz yorum yapanlara. Gelelim şimdi son tarafa. Bu kadar izlenici olduğunu görünce bir firmada bunu alıp kendisine reklam filmi olarak ayarlamış, medyada paylaşmış. Benden izinsiz benim görüntümü, sesimi asla kullanamaz. Ve kullanmış. 2025'in 12 Eylül'den beri şu anda yayında. Yani bir daha 2026'da 12 Eylül geldiğinde bir yıldan beri yayında. Böyle bir şeye hakkı yok" diyerek sözlerini noktaladı.

Bir tuşla hayalleri yıkıldı Haber

Bir tuşla hayalleri yıkıldı

Bayraklı ilçesinde yaşayan Feride-Şeref Derin (27) çifti, hayatlarını görkemli bir düğünle birleştirmeye karar verdi. Genç çift, Karabağlar ilçesindeki bir düğün salonunda 27 Aralık 2023'te dünya evine girdi. Gelin ve damadın hazırlıklarının ardından yapılan düğün, sonrasında yaşanılanlar ile adeta hayal kırıklığına dönüştü. Kameramandan düğün görüntülerini isteyen çift, görüntülerinin olmadığını öğrenince dünyaları başına yıkıldı. Ellerinde düğünden kamera ile çekilen hiçbir görüntü bulunmayan çift, şimdi ise kendilerini yakınlarının cep telefonlarından topladıkları görüntüler ile mutlu hissetmeye çalışıyor. Çift, İzmir Tüketici Mahkemesine mağdur edildiklerini belirterek manevi tazminat davası açtı. Mahkeme, çiftin mağduriyetini haklı bularak kişi başı 100'er bin TL olmak üzere toplamda 200 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Günün heyecanının, ailesiyle yaşadıkları anların kayıt altına alınmasını istediklerini ifade eden Feride Deren, düğün bitiminde kayıtları istediğimizde ise bize ‘kameranın kayıt almadığını' söylediler. Avukatımızla hukuki süreci başlattık. Amacımız yaşadığımız mağduriyetin duyulması ve başka çiftlerin bu durumu yaşamamasıdır" diye konuştu. Şeref Derin ise "O güne ait elimizde nerdeyse hiç görüntü olmaması manevi açıdan bizim için çok üzücü. Düğün hayatımızda bir kez oluyor. Kaybolan görüntüler değil hatıralarımız" dedi. Konuyla ilgili açıklama yapan Avukat Ebru Bilgen, "Düğünde salonda gezen bir kameraman var. Ancak düğün bitiminde kameraman, bu kameranın çekim yapmadığını, yalnızca sabit, güvenlik kamerası niteliğinde ve sesi olmayan başka bir kameranın kayıtta olduğunu belirtiyor. Düğün anlaşması yapıldığı esnada müvekkillere, ‘Siz dışarıdan bir kamera getiremezsiniz ve çekim yapmanız da yasak, çünkü bizim bir kameramanımız var' deniliyor. Bu sabit kameranın kayıtlarında da gezen kameraman sıkça görünüyor. Tüm düğünü aslında çekiyormuş gibi yapıyor ama bir tuşa basmamış ve düğün baştan sona hiç kaydedilmemiş. Bu durum müvekkiller için manevi anlamda kabul edilemez bir durumdur. Bunun bir geri dönüşü yok, çünkü bir kere yaşanan bir olay" diye konuştu. "Emsal teşkil edecek bir karar" İzmir Tüketici Mahkemelerine başvurduklarını ve tazminat taleplerinin kabul edildiğini aktaran Bilgen, "Kişiler, hayatlarında bir kere yaşadıkları bir anı bir daha hiç izleme fırsatı bulamayacaklar ve bu da manevi anlamda onların zarar görmesine neden oldu. İzmir Tüketici Mahkemelerinden bu konuda emsal teşkil edecek bir karar çıktı. Mahkemece manevi tazminata hükmedildi. Olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte, kişi başı 100'er bin TL olmak üzere toplamda 200 bin TL manevi tazminata hükmedildi" ifadelerine yer verdi. "Mutlaka yargıya taşımalılar" Benzer konuların mutlaka yargıya taşınması gerektiğinin altını çizen Bilgen, şunları kaydetti: "Sosyal medyada müvekkillerin bazı paylaşımları oldu. Paylaşımların altında yapılan yorumlara baktığımızda, aslında birçok kişinin başına benzer durumların geldiğini ancak yargı yoluna başvurmadıklarını fark ettik. Kişiler zamanaşımı sürelerine de dikkat ederek, başlarına böyle bir durum geldiğinde bunları mutlaka yargıya taşımalılar."

Diş ağrısı şikayetiyle gitti, ayağını kullanamaz hale geldi Haber

Diş ağrısı şikayetiyle gitti, ayağını kullanamaz hale geldi

İzmir'in Karabağlar ilçesinde yaşayan mobilya ustası Serif Osman (29), geçen yıl ekim ayında şiddetli diş ağrısı şikayetiyle Gaziemir'de bulunan bir hastanenin acil servisine başvurdu. Hastanede kendisine kalçasından iğne yapıldı. Ancak iddiaya göre enjeksiyonun ardından talihsiz adamın sol bacağında şiddetli ağrı, hareket kaybı ve zamanla kısalma oluştu. Osman, şikayetlerinin artması üzerine başka bir hastaneye başvurdu. Orada yapılan tetkiklerin ardından, bacağındaki hasarın yapılan yanlış iğne uygulamasından kaynaklandığı söylendi. Sağlık sorunları nedeniyle çalışamaz hale gelen 3 çocuk babası genç adam, hastane ve işlemi yapan doktor hakkında suç duyurusunda bulundu. "Bir tane iğne için hayatım mahvoldu" Yaşadığı süreci anlatan Şerif Osman, "Dişimdeki iltihaptan dolayı hastaneye gittim. Doktor durumumu dinledikten sonra, ‘Sana bir antibiyotik ilaç yazıyorum, sonra bir de iğne vereceğim' dedi. Yan taraftaki hemşire odasına girdim. Kalçadan bir iğne vurdu. Hemşire iğneyi sokunca bir ağrı yaptı, ardından ilacı boşaltınca bacağımda bir yanma oluştu. Ayağa kalktım ama bacağım boşaldı ve direkt yere düştüm. Daha sonraki süreçte bacağım şişmeye başladı. Bu şişlik bir ay boyunca devam etti. Yanma hissi başladı. İki-üç ay yataktaydım, ağrımdan ve sancımdan dolayı hiç hareket edemiyordum. Mağdurum, bir senedir çalışamıyorum ve çocuklarım perişan oldu. Borçlanmış durumdayım. Bir tane iğne için hayatım mahvoldu" diye konuştu. "Şu anda çalışamıyorum, perişan oldum" Şişlikten dolayı başka bir hastaneye gittiğini ifade eden Osman, "Orada tetkikler yaptırdım. Doktor ağrı kesici yazdı ama ona rağmen sancıdan duramıyordum. Ağrımdan dolayı yemek bile yiyemiyorum. Oradaki doktor bana ‘durumun bu iğneden dolayı kaynaklandığını' söyledi ve ‘Korkma, daha gençsin, ileride geçer ama zaman ister. İki-üç sene sürer" dedi. Şu anda çalışamıyorum. Perişan oldum. Bu olay ilk olduğunda eve gelmiştim ve sabaha kadar bacağım iyice şişmişti. Sabah saat 6'da direkt aynı hastaneye gittim ve aynı doktoru buldum. ‘Doktor bey, bana iğne verdin, bak ayağımı ne hale getirdi, şişti' dedim. Doktor bana, ‘Sen bir yerde düştün mü, bir şey mi oldu?' diye sordu. Ben de ‘Doktor bey, hiçbir şeyim olmadı, tamamen iğneden dolayı oldu' dedim" ifadelerine yer verdi. "Şikayetçi oldum" Ayağında sancı ve ağrı olduğu için çalışamadığını ve ayağını fazla zorlayamadığını aktaran Osman, "Üç tane bebeğim var. Bu bebeklerin geleceği, hayatları ne olacak? Hastaneye dava açtım ve şikayetçi oldum. İnşallah hakkımı alırlar. Bir tane iğne için benim ve çocuklarımın hayatını bitirdiler" açıklamalarında bulundu. "Süreci takip ediyoruz" Şerif Osman'ın avukatı Ebru Bilgen ise "Müvekkilimiz ofisimize ilk geldiğinde, diş ağrısı şikayetiyle Gaziemir'deki bir hastaneye gittiğini, kendisine burada uygulanan enjeksiyon işlemi sonrasında bacağında kısalma meydana geldiğini ve eski sağlığını kaybettiğini söyledi. Şerif Bey, olayın meydana geldiği dönemde Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuş. Biz o süreci takip ediyoruz. Tazminat davası açmak üzere başvuruyu da yaptık. Yasal sürelerin dolmasının ardından davayı açacağız" dedi. Sözlerini sürdüren Bilgen, şunları kaydetti: "Müvekkil bize geldiği andan itibaren, özellikle mesleğini kaybettiği için çok üzgün. Kendisi mobilya ustası ve sürekli beden gücüyle çalışıyor. Hastaneye bacağında hiçbir problem olmadan girip, iğne sonrasında bacağını kaybederek çıkması söz konusu. Bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve eşi var. Onların geçimini nasıl sağlayacağı konusunda ciddi kaygılar yaşıyor. Çocukları da babasını o durumda görmekten dolayı çok üzgün. Bana geçmiş videolarını izletti. Gayet mutlu bir aile. Ancak bu olaydan sonra maalesef bacağını eskisi gibi kullanamıyor."

“Cem Uzan’ın Paris hayali yıkıldı Haber

“Cem Uzan’ın Paris hayali yıkıldı

Cem Uzan’ın Avrupa’da açtığı 68 milyar dolarlık tazminat davası, Paris mahkemeleri tarafından reddedildi. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), 5 yıllık hukuk mücadelesinin ardından Uzan’ın Paris’teki konutundaki özel kasasına el konulduğunu ve Fransız bankalarındaki tüm hesaplarına ihtiyati tedbir uygulandığını açıkladı.Mahkeme, Uzan ailesinin Türkiye’deki mahkemelerin yetkisini aşmak için girişimlerde bulunduğunu belirterek, TMSF’nin bir kamu tüzel kişiliği olduğunu ve yabancı bir mahkemenin kamu hizmetlerine müdahale yetkisi bulunmadığını vurguladı. Ayrıca, davayı açan Uzan ailesine 100 bin avro tazminat ödenmesine hükmedildi. TMSF verilerine göre, Uzan ailesinin Türkiye’ye verdiği kamu zararı minimum 17,4 milyar dolar olarak hesaplandı. İmar Bankası’nda ikili kayıt tutulması nedeniyle yaklaşık 6,5 milyar dolar kamu zararına yol açıldığı ve bu zararın halkın vergileriyle karşılandığı bildirildi. Uzan, bu zararın tahsili için mal varlıklarının satışını sağlamak amacıyla yurt dışında da hukuk mücadelesi yürütüyor.Cem Uzan hakkında İstanbul’daki çeşitli ceza mahkemelerinde “kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırmak, nitelikli zimmet, örgüt kurma ve yönetme, resmi belge düzenlemek ve azmettirmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçlarından toplam 47 yıl 5 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunuyor.Öte yandan TMSF’nin yürüttüğü uluslararası tahkim süreçlerinde, Çukurova Elektrik (ÇEAŞ) ve Kepez Elektrik ile ilgili davalarda Türkiye lehine kararlar alınırken, Libananco davasında faizlerle birlikte 23,5 milyar dolarlık alacak Türkiye Cumhuriyeti lehine sonuçlandı.

"Aha Dayıya Sor" İle Ünlü Hüseyin Taşkıran Hapisten İzne Çıktı: Sahte Fenomene Tazminat Davası Açıyor! Haber

"Aha Dayıya Sor" İle Ünlü Hüseyin Taşkıran Hapisten İzne Çıktı: Sahte Fenomene Tazminat Davası Açıyor!

"Aha Dayıya Sor" Videosuyla Ünlü Hüseyin Taşkıran'dan Şok Açıklamalar! İnternetin ilk viral videolarından biri olan "Aha dayıya sor" sözleriyle hafızalara kazınan Hüseyin Taşkıran, cezaevinden izne çıkarak sosyal medyada bomba etkisi yarattı. Adana’da polislerin gasp suçlamasıyla gözaltına aldığı Taşkıran’ın polis aracı içinde söylediği bu sözler, internette en çok izlenen videolardan biri olmuştu. Taklitçi Fenomenin Maskesi Düştü! Uzun süredir cezaevinde bulunan Hüseyin Taşkıran, kendisinin yerine geçerek 'Yaso' lakabıyla tanınan Yahya Karataş’a sert çıktı. Karataş’ın, Taşkıran’ın ünlü olmasını kullanarak hacca gittiği ve çeşitli yalanlarla para kazandığı ortaya çıktı. Taşkıran, "Ünlü olmak güzel bir şey. Ama bir çocuk çıkmış, ismimle prim yapıyor. Milleti dolandırıyor. Maddi ve manevi tazminat davası açacağım" dedi. Yeni Skeçler Yolda! Niğde'deki ceza infaz kurumunda cezasını tamamlamayı bekleyen Taşkıran, "11 günlüğüne izne çıktım. Cezam bitince yeni skeçlerle döneceğim. Gerçekten hac hayalimi gerçekleştireceğim" diyerek hayranlarına mesaj verdi. Hüseyin Taşkıran’ın cezaevinden yaptığı bu açıklamalar, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Ünlü ismin dönüşü, takipçilerini heyecanlandırırken, Yahya Karataş’ın dolandırıcılık faaliyetlerinin de son bulması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.