Hava Durumu

#Tehdit

Yeni Marmara Gazetesi - Tehdit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bir kadın, 2 kadın tarafından yol ortasında böyle darp edildi Haber

Bir kadın, 2 kadın tarafından yol ortasında böyle darp edildi

Olay, 6 Ekim tarihinde saat 22.40 sıralarında Şeyhamit Mahallesi Nevşehir Caddesi üzerinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, 3 çocuk annesi 34 yaşındaki Sema B. kısa süre önce bir alışveriş merkezine girerek işe başladı. Akşam saat işten çıkan kadın evine gitmek içir yola koyuldu. Nevşehir Caddesine geldiğinde 2 kadının omuz atmasıyla neye uğradığını şaşıran kadın, 2 kadın tarafından yol ortasında yere yatırılıp darp edildi. Ne olduğunu anlayamayan kadın çığlıklarıyla mahalle sakinlerinden yardım isterken, kadınlar darp edip kaçarak kayıplara karıştı. Yaşanan darp olayı çevrede bulunan güvenlik kameralarına böyle yansıdı. Yaşanan olayı anlatan Sema B., olayın yeni girdiği iş yerindeki görevine son verilen kadın tarafından yapıldığını iddia ederek, "Ben bir alışveriş merkezinde çalışmaktayım. Çok kısa bir süre oldu aslında. Orada bir iş arkadaşım olan kişinin bir çıkma durumu oldu. İşten çıkarılınca da yerine ben geleceğim için bana orada gıcık mı kaptı. O şekilde benimle uğraşmaya başladı. Sürekli sözlü sataşmalar, ters sözler, tehdit. İşte 'Sema, yerimde gözün mü var?', hani 'Benim yerime gelmeye çalışma, buraya gelenler hep gitti. Senin de ayağını kaydırırım' şeklinde sürekli ithamlarda bulunuyordu. En sonuncusunda izin günümdeyim, bu kişinin çıkışı veriliyor çalıştığı yerde. Ben de ertesi gün işe gidiyorum. Gittiğim gün bu çıkışı verilmiş oluyor. Ben aynı şekilde evime gidiyorum, saat 21:30'da çıkıyorum, 21:50 sularında evime girerken kapımın önünde kumpas kurmuşlar bana. Kız kardeşi, arkadaşı, kuzeni, iş yerinden bir tane arkadaşıyla beraber evimin önünde beni sıkıştırıyorlar ve orada darp ediyorlar beni. O sırada gücümü kaybedip dengemi de sağlayamadığım için direkt yere yatırdılar. Tekmeler, yumruklar attılar. Yani artık o saatten sonrası bitti. O şekilde vurmaya devam ettiler, yerlerde sürüklediler. Kaçmaya çalıştım. Kaçmaya çalıştığım sırada bıçak gösterdi. Tekrar koşmaya devam ediyorum o sırada. 'Bundan sonra devam edersen' diye de bıçak, silah gösterdi. Silahını gösterdi. 'Bir daha' dedi 'bu iş yerine gidersen bundan sonraki sıradaki bu' diyerek onu da gösterdi. Ben koştum o sırada, koşmaya devam ediyorum" dedi. Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine giderek darp raporu alan kadın polis merkezine gidip şikayetçi oldu.

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu Haber

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu

Gökçe'nin annesi Zeynep Alkan, gözyaşları içinde kızı için adalet isterken, "Kızımın kimseye zararı yoktu. Olay günü gitmemesini söyledim" dedi. Ablası Özlem Akbay, katil zanlısının kardeşine tuzak kurduğunu belirterek, "Ona kaza yaptım. Aracım pert oldu. Hastanedeyim deyip çağırmış. Kardeşim onunla görüşmek için değil ondan ayrılmak için yanına gitti. Gitme dedim ama yüzleşmek istedi" ifadelerini kullandı. Özge'nin ayakkabıları cenaze evinin önüne konulurken, geriye ise mutlu günlerinde çekilmiş videoları kaldı. Olay, Karacabey ilçesi Güngörmez Mahallesi'ndeki ormanlık alanda meydana geldi. İddiaya göre Gökçe Alkan (18) ile erkek arkadaşı Mustafa B. (24), otomobille ormanlık alana gitti. İkili arasında ayrılma meselesi yüzünden tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa B.'nin bıçakla Gökçe Alkan'ın boğazını kestiği öne sürüldü. Genç kız olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli de kendisine zarar verip boynundan yaralandı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüphelinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi. "Çıkma dedim ama çıkacağım dedi" Kızının ölümünden önce son kez birlikte vakit geçiren anne Alkan, Gökçe'nin olay günü saat 18.00 sıralarında dışarı çıkmak istediğini söyledi. Saat 18.00'a kadar kızıyla birlikte olduğunu belirten acılı anne, "18.00'a kadar beraberdik. O saatten sonra 'Dışarı çıkacağım anne' dedi. 'Çıkma' dedim ben ona. 'Çıkacağım' dedi' ifadelerini kullandı. Kızının erkek arkadaşıyla yaşadığı sorunları kendisine anlatmadığını söyleyen anne, daha önce tehdit edilip edilmediğini de bilmediğini belirterek, "Hiçbir şey demedi. İçinde yaşıyordu, saklıyordu. Hiçbir şey söylemedi" dedi. Saatlerce telefonuna ulaşamadı Gökçe'den haber alamayınca endişelenmeye başladığını anlatan anne Alkan, saat 21.00'den sonra kızını defalarca aradığını ancak telefonlarına cevap verilmediğini söyledi. Bir süre sonra damadının kendilerine Gökçe'nin erkek arkadaşıyla kavga ettiğini söylediğini aktaran anne, önce hastaneye gittiklerini, ardından karakola geçtiklerini ve gerçeği burada öğrendiğini belirtti. "Adalet istiyorum" Kızının ölümünün ardından tek taleplerinin adalet olduğunu söyleyen Zeynep Alkan, "Adalet istiyorum. Benim kızıma nasıl öldürdüyse ona da aynısının yapılmasını istiyorum" dedi. Anne Alkan, 5 Ekim'de Gökçe için düzenlenen yürüyüşte de "Bütün Gökçelere, bütün kızlara adalet istiyorum. Benim yaşadığımı hiçbir anne yaşamasın" sözleriyle adalet çağrısında bulunmuştu. Ablası: "Sessiz, sakin, sürekli gülümseyen biriydi" Gökçe Alkan'ın ablası Özlem Akbay ise kardeşinin sessiz, sakin, kimseye zararı olmayan ve sürekli gülümseyen bir genç kız olduğunu söyledi. Olaydan kısa süre önce kardeşiyle birlikte vakit geçirdiğini anlatan abla Özlem Akbay, Gökçe'nin o gece kendisini çağırması üzerine yanına gittiğini belirterek, "Beraber oturduk, eğlendik. Gayet iyiydi, keyfi yerindeydi, hiçbir şey yoktu" dedi. Ablasının anlatımına göre Gökçe'nin erkek arkadaşı, iki gündür kendisine ulaşmadığını ve hastanede olduğunu söylemişti. Bu anlatıma inanmadığını belirten abla Özlem Akbay, kardeşine erkeğin kendisine yalan söylediğini düşündüğünü belirterek, "Gökçe dedim, insan sürekli kaza mı yapar? O çocuk sana yalan atıyor. Kanıtlayacağım sana dedim" diyen abla, erkek arkadaşının gerçekten hastanede olup olmadığını öğrenmek için hastaneleri aradığını ancak bilgi alamadığını söyledi. "Gitme dedim, yüzleşmek istedi" Gökçe'nin öldürüldüğü gün erkek arkadaşının yeniden kendisini aradığını anlatan abla Özlem Akbay, Mustafa B.'nin kaza yaptığını ve otomobilini göstermek istediğini söylediğini aktardı. Kardeşine gitmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu belirten abla, "Gökçe dedim, gitme, boş ver, ne gerek var? ‘Yüzleşmek istiyorum, göreyim bakalım' dedi" ifadelerini kullandı. Gökçe'nin bunun üzerine buluşmaya gittiğini belirten abla, yaşananların planlı bir cinayet olduğunu düşündüğünü söyledi. "Telefonunu sahile attığını ölümünden sonra öğrendim" Kardeşine erkek arkadaşının uyuşturucu kullanıp kullanmadığını da sorduğunu aktaran Özlem Akbay, "Gökçe'nin kendisine "Hayır, içmiyor. Benim yanımda sigara bile içmiyor" dediğini söyledi. Ancak daha sonra çevreden farklı söylentiler duyduğunu belirten abla, Gökçe'nin başka bir telefonunun olduğunu ve bu telefonun sahile atıldığını kardeşinin ölümünden sonra arkadaşlarından öğrendiğini ifade etti. "Çocuğa sordum, kardeşime ne oldu diye" Olayın ardından hastaneye gittiğini anlatan Gökçe'nin ablası, burada şüpheliyle karşı karşıya geldiğini söyledi. İlk başta yaşananları kaza olarak düşündüğünü belirten abla, "Çocuğa sordum, 'Kardeşime ne oldu, ne olur söyle' diye. Çocuk hiçbir şey söylemedi" dedi. Gökçe'nin hakkını arayacağını belirten abla, "Gökçe'nin hakkını aramak istiyorum. Adalet istiyorum" diye konuştu. Dayısı: "Melek gibi bir kızdı" Gökçe Alkan'ın dayısı Şenol Yavuz da yeğeninin ölümünün ardından büyük acı yaşadıklarını söyledi. Gökçe'yi 18 yaşına kadar el bebek gül bebek büyüttüklerini belirten Yavuz, "Melek gibi bir kızdı. 18 yaşına kadar el bebek gül bebek besledik. Güzel bir şekilde hayatını yaşamaya çalıştı. Hayatının en güzel anında katledildi" dedi. Yeğeniyle olaydan birkaç gün önce görüştüğünü ancak erkek arkadaşıyla ilgili herhangi bir konuşma yapmadıklarını belirten Yavuz, daha önce Gökçe'nin tehdit edildiğine yönelik kendisine herhangi bir bilgi ulaşmadığını söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler" Olayı ilk olarak farklı şekilde öğrendiğini anlatan Şenol Yavuz, kendisine önce Gökçe'nin hastaneye kaldırıldığı bilgisinin verildiğini söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler. Hastaneye kaldırıldığını söylediler. O şekilde gittim de bu olayın bu şekilde cereyan ettiğini öğrendik" diyen Yavuz, cinayetin nasıl işlendiğine dair kendilerinin de tüm ayrıntıları bilmediğini ifade etti. Gökçe'nin cenazesi toprağa verildi Bu yıl Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Alanı'ndan mezun olduğu ve iş aradığı öğrenilen Gökçe Alkan'ın, ailenin 3 kız çocuğunun en küçüğü olduğu belirtildi. Gökçe Alkan'ın cenazesi, Bursa Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Uluabatlı Hasan Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından genç kız toprağa verildi. Öte yandan, Gökçe Alkan için 5 Ekim'de Karacabey'de yürüyüş düzenlendi. Ellerinde Türk bayrakları ve Gökçe'nin fotoğraflarıyla yürüyen vatandaşlar, "Gökçeler ölmesin" sloganları atarak kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Genç kızdan geriye mutlu günlerinde çekilmiş videoları kalırken, kapının önüne de giymeye doyamadığı spor ayakkabıları konuldu

Çocuklarını okula götüren anneye ehliyetsiz sürücü çarptı: O anlar kamerada Video Galeri

Çocuklarını okula götüren anneye ehliyetsiz sürücü çarptı: O anlar kamerada

     Adana'da 2 çocuğunu motosikletle okula götüren anneye, 16 yaşındaki ehliyetsiz kızın kullandığı 3 tekerlekli motosiklet çarptı. Kazada anne yaralanırken, çocukları da büyük korku yaşadı. Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Kaza, geçtiğimiz çarşamba günü merkez Yüreğir ilçesine bağlı Levent Caddesi'nde meydana geldi. Selin İnan (28), sabah 2 çocuğunu okula götürmek için motosikletle caddede ilerlerken 16 yaşındaki ehliyetsiz S.K., 3 tekerlekli motosiklet ile hatalı dönüş yaparak motosiklete çarptı. Çarpmanın etkisiyle İnan ve çocuklarının bulunduğu motosiklet önce direğe çarptı, ardından yere devrildi. Kaza anı ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.      Yaralı anne ve çocuklarını eşi hastaneye götürdü Kazanın ardından Selin İnan, ambulans ve polis ekiplerini aramak yerine eşine haber verdi. Eşinin olay yerine gelmesinin ardından İnan ve 2 çocuğu hastaneye götürüldü. Hastanede tedavi altına alınan anne ve çocukları, daha sonra taburcu edildi.      Önce "Zararınızı karşılayacağız" dediler, ardından tehdit ettiler İddiaya göre, kazanın ardından S.K.'nin ailesi akşam saatlerinde İnan ailesinin yanına gelerek, "Zararınızı karşılayacağız, şikayetçi olmayın" dedi. Bunun üzerine aile şikayetçi olmadı. Ancak iddiaya göre daha sonra karşı taraf 1 gün sonra, "Zararınızı karşılamayacağız. Gidin nereye şikayet ederseniz edin, biz aşiretiz" diyerek aileyi tehdit etti. Yaşananların ardından Selin İnan, karakola giderek şikayetçi oldu.      "17 bin lira motosikletimde zarar var" Yaşadıklarını İHA muhabirine anlatan Selin İnan, "Yolumda giderken genç bir kız bana çarptı. Sonra eşim geldi hastaneye gittik. Kaburgamda çatlak olduğunu, kaslarımda ezilme olduğunu söylediler. Çocuklarım 3 gündür ağlıyor. Emniyete de bildirdim. Buradaki okul yolu bizim için çok tehlikeli. Ehliyetimiz, ruhsatımız olmasına rağmen ehliyetsiz insanlarla aynı yola çıkıyoruz. Biz onlarla aynı yola çıkmak istemiyoruz. Bizi bir de tehdit ettiler. 17 bin lira motosikletimde zarar var. Şikayetçiyim" dedi

Çocuklarını okula götüren anneye ehliyetsiz sürücü çarptı Haber

Çocuklarını okula götüren anneye ehliyetsiz sürücü çarptı

Kaza, geçtiğimiz çarşamba günü merkez Yüreğir ilçesine bağlı Levent Caddesi'nde meydana geldi. Selin İnan (28), sabah 2 çocuğunu okula götürmek için motosikletle caddede ilerlerken 16 yaşındaki ehliyetsiz S.K., 3 tekerlekli motosiklet ile hatalı dönüş yaparak motosiklete çarptı. Çarpmanın etkisiyle İnan ve çocuklarının bulunduğu motosiklet önce direğe çarptı, ardından yere devrildi. Kaza anı ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Yaralı anne ve çocuklarını eşi hastaneye götürdü Kazanın ardından Selin İnan, ambulans ve polis ekiplerini aramak yerine eşine haber verdi. Eşinin olay yerine gelmesinin ardından İnan ve 2 çocuğu hastaneye götürüldü. Hastanede tedavi altına alınan anne ve çocukları, daha sonra taburcu edildi. Önce "Zararınızı karşılayacağız" dediler, ardından tehdit ettiler İddiaya göre, kazanın ardından S.K.'nin ailesi akşam saatlerinde İnan ailesinin yanına gelerek, "Zararınızı karşılayacağız, şikayetçi olmayın" dedi. Bunun üzerine aile şikayetçi olmadı. Ancak iddiaya göre daha sonra karşı taraf 1 gün sonra, "Zararınızı karşılamayacağız. Gidin nereye şikayet ederseniz edin, biz aşiretiz" diyerek aileyi tehdit etti. Yaşananların ardından Selin İnan, karakola giderek şikayetçi oldu. "17 bin lira motosikletimde zarar var" Yaşadıklarını İHA muhabirine anlatan Selin İnan, "Yolumda giderken genç bir kız bana çarptı. Sonra eşim geldi hastaneye gittik. Kaburgamda çatlak olduğunu, kaslarımda ezilme olduğunu söylediler. Çocuklarım 3 gündür ağlıyor. Emniyete de bildirdim. Buradaki okul yolu bizim için çok tehlikeli. Ehliyetimiz, ruhsatımız olmasına rağmen ehliyetsiz insanlarla aynı yola çıkıyoruz. Biz onlarla aynı yola çıkmak istemiyoruz. Bizi bir de tehdit ettiler. 17 bin lira motosikletimde zarar var. Şikayetçiyim" dedi

Pire istilasına uğrayan sokakta kan donduran görüntüler Haber

Pire istilasına uğrayan sokakta kan donduran görüntüler

Mahalle sakinleri, geceleri evden hayvanların çığlık ve bağırışlarını duyduklarını iddia ederken, içeride açlık, susuzluk, ağır koku ve bakımsızlık nedeniyle hayvanların adeta yaşam mücadelesi verdiğini öne sürdü. Görüntülerde telef olan köpekler ile ağır şartlarda tutulan hayvanlar yer aldı. Yıldırım ilçesi Anadolu Mahallesi Yıldız Sokak'ta bulunan 3 katlı apartmanda, hayvanları burada tuttuğu öne sürülen N.Ş. hakkında mahalle sakinlerinin uzun süredir şikayetçi olduğu belirtildi. Apartmandan çok sayıda kedi, köpek, tavuk ve kuş kötü şartlarda bulundu. Mahalle sakinlerinin şikayetleri üzerine belediye ekipleri apartmana geldi. İçeriden 15 tavuk, 1 kedi ve 2 köpeğin çıkarıldığı, köpeklerden birinin ölü olduğu belirtildi. Ancak vatandaşlar, daha önce içeride yaklaşık 6 köpek ve 20 civarında kedi bulunduğunu, zaman içerisinde hayvanların kaybolduğunu veya telef olduğunu belirtti. Apartmanın içerisindeki durumun son derece ağır olduğunu öne süren mahalle sakinleri, içeri girildiğinde yoğun ve dayanılmaz bir koku bulunduğunu söyledi. Vatandaşların iddiasına göre belediye ekipleri dahi maske ve tulum kullanarak içeri girdi. İçerideki hayvanların açlık, susuzluk ve bakımsızlık nedeniyle perişan olduğunu belirten mahalle sakinleri, özellikle köpeklerde yoğun tüy dökülmesi ve çeşitli sağlık sorunları görüldüğünü ifade etti. Mahalle sakinlerinden Mehmet Bulut, hayvanların yıllardır kötü şartlarda tutulduğunu öne sürerek, "Hayvan beslemesin demiyoruz. Hayvan düşmanı değiliz. Ama temiz besle, titiz besle, bakımını yap. Hayvanları içeri kapatıp, kapıları kilitleyip mahzen gibi bölüp bölüp içeri atarak hayvan beslenmez" dedi. "Geceleri hayvanların çığlıklarını duyuyoruz" Hayvanların telef olduğu anlara ilişkin görüntülerin de bulunduğunu belirten Bulut, ölü hayvanların çöplere ve bidonlara atıldığını öne sürdü. Bulut, "O atılan kediler, köpekler çöplere, bidonların içine atılırken hayvanların çığlıklarını biz duyuyoruz. Karşı komşusuyum, o bağırışları ben duyuyorum, o hayvanların ne çektiğini, eziyeti ben biliyorum" ifadelerini kullandı. Bulut, bazı hayvanların açlık ve susuzluk nedeniyle telef olduğunu iddia ederek, "Çöpteki parçaların hepsi kurtlanmış, pislenmiş. Kokudan yanına varamıyorduk. O ölmüş hayvanın üstündeki pireleri varana kadar çektim ben bunları" diye konuştu. Hayvanların düzenli şekilde bakılmadığını öne süren Bulut, N.Ş.'nin apartmana birkaç günde bir geldiğini iddia ederek, "İki güne bir veya üç güne bir geliyor. Yemini, suyunu veriyorum diyor ama bu şekilde yem suyu verilmez. Onu ben de veririm burada hayvanlara. Hayvan düşmanı değilim. Hayvan beslemesin demiyorum. Ama güzel şartlarda beslesin" dedi. Özellikle yaz aylarında kapalı ortamda hayvanların tutulmasının durumu daha da ağırlaştırdığını belirterek, "Biz dışarıda 35 derece duramazken o hayvanlar içeride nasıl duruyor?" diyerek tepki gösterdi. "Defalarca şikayet ettik" Sorunun yeni olmadığını ve yıllardır devam ettiğini öne süren mahalle sakinleri, defalarca şikayette bulunulduğunu ve imza toplandığını söyledi. Bulut, kendilerinin hayvanların bakımına karşı olmadığını vurgulayarak, hayvanların temiz, sağlıklı ve uygun şartlarda tutulmasını istediklerini ifade etti.Mahalle sakinleri, hayvanların yaşadığı durumu tüm yönleriyle araştırılmasını, telef olan hayvanlarla ilgili iddiaların incelenmesini ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep etti. Öte yandan Bulut, yaşananları dile getirdikleri için mahallelilerin ve avukatının tehdit edildiğini de öne sürdü.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.