Hava Durumu

#Tehdit

Yeni Marmara Gazetesi - Tehdit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Pire istilasına uğrayan sokakta kan donduran görüntüler Haber

Pire istilasına uğrayan sokakta kan donduran görüntüler

Mahalle sakinleri, geceleri evden hayvanların çığlık ve bağırışlarını duyduklarını iddia ederken, içeride açlık, susuzluk, ağır koku ve bakımsızlık nedeniyle hayvanların adeta yaşam mücadelesi verdiğini öne sürdü. Görüntülerde telef olan köpekler ile ağır şartlarda tutulan hayvanlar yer aldı. Yıldırım ilçesi Anadolu Mahallesi Yıldız Sokak'ta bulunan 3 katlı apartmanda, hayvanları burada tuttuğu öne sürülen N.Ş. hakkında mahalle sakinlerinin uzun süredir şikayetçi olduğu belirtildi. Apartmandan çok sayıda kedi, köpek, tavuk ve kuş kötü şartlarda bulundu. Mahalle sakinlerinin şikayetleri üzerine belediye ekipleri apartmana geldi. İçeriden 15 tavuk, 1 kedi ve 2 köpeğin çıkarıldığı, köpeklerden birinin ölü olduğu belirtildi. Ancak vatandaşlar, daha önce içeride yaklaşık 6 köpek ve 20 civarında kedi bulunduğunu, zaman içerisinde hayvanların kaybolduğunu veya telef olduğunu belirtti. Apartmanın içerisindeki durumun son derece ağır olduğunu öne süren mahalle sakinleri, içeri girildiğinde yoğun ve dayanılmaz bir koku bulunduğunu söyledi. Vatandaşların iddiasına göre belediye ekipleri dahi maske ve tulum kullanarak içeri girdi. İçerideki hayvanların açlık, susuzluk ve bakımsızlık nedeniyle perişan olduğunu belirten mahalle sakinleri, özellikle köpeklerde yoğun tüy dökülmesi ve çeşitli sağlık sorunları görüldüğünü ifade etti. Mahalle sakinlerinden Mehmet Bulut, hayvanların yıllardır kötü şartlarda tutulduğunu öne sürerek, "Hayvan beslemesin demiyoruz. Hayvan düşmanı değiliz. Ama temiz besle, titiz besle, bakımını yap. Hayvanları içeri kapatıp, kapıları kilitleyip mahzen gibi bölüp bölüp içeri atarak hayvan beslenmez" dedi. "Geceleri hayvanların çığlıklarını duyuyoruz" Hayvanların telef olduğu anlara ilişkin görüntülerin de bulunduğunu belirten Bulut, ölü hayvanların çöplere ve bidonlara atıldığını öne sürdü. Bulut, "O atılan kediler, köpekler çöplere, bidonların içine atılırken hayvanların çığlıklarını biz duyuyoruz. Karşı komşusuyum, o bağırışları ben duyuyorum, o hayvanların ne çektiğini, eziyeti ben biliyorum" ifadelerini kullandı. Bulut, bazı hayvanların açlık ve susuzluk nedeniyle telef olduğunu iddia ederek, "Çöpteki parçaların hepsi kurtlanmış, pislenmiş. Kokudan yanına varamıyorduk. O ölmüş hayvanın üstündeki pireleri varana kadar çektim ben bunları" diye konuştu. Hayvanların düzenli şekilde bakılmadığını öne süren Bulut, N.Ş.'nin apartmana birkaç günde bir geldiğini iddia ederek, "İki güne bir veya üç güne bir geliyor. Yemini, suyunu veriyorum diyor ama bu şekilde yem suyu verilmez. Onu ben de veririm burada hayvanlara. Hayvan düşmanı değilim. Hayvan beslemesin demiyorum. Ama güzel şartlarda beslesin" dedi. Özellikle yaz aylarında kapalı ortamda hayvanların tutulmasının durumu daha da ağırlaştırdığını belirterek, "Biz dışarıda 35 derece duramazken o hayvanlar içeride nasıl duruyor?" diyerek tepki gösterdi. "Defalarca şikayet ettik" Sorunun yeni olmadığını ve yıllardır devam ettiğini öne süren mahalle sakinleri, defalarca şikayette bulunulduğunu ve imza toplandığını söyledi. Bulut, kendilerinin hayvanların bakımına karşı olmadığını vurgulayarak, hayvanların temiz, sağlıklı ve uygun şartlarda tutulmasını istediklerini ifade etti.Mahalle sakinleri, hayvanların yaşadığı durumu tüm yönleriyle araştırılmasını, telef olan hayvanlarla ilgili iddiaların incelenmesini ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep etti. Öte yandan Bulut, yaşananları dile getirdikleri için mahallelilerin ve avukatının tehdit edildiğini de öne sürdü.

Eski sevgilisinin elinden kırılan bıçakla kurtuldu Haber

Eski sevgilisinin elinden kırılan bıçakla kurtuldu

Olayın ardından şüpheli yakalanıp cezaevine gönderilirken şüpheli hakkında daha önce 6 kez uzaklaştırma kararı aldıran genç kadın, "Darbelerin hepsi kırılan bıçağın kalan kısmıyla gerçekleşti. O bıçak kırılmasaydı zaten yaşama şansım yoktu" dedi. Olay, 21 Haziran 2026 tarihinde Gazipaşa ilçesindeki Fidanlık mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eşinden ayrılan bir çocuk annesi Özge Çelik (32), bir süre önce ayrıldığı eski erkek arkadaşı O.K. hakkında tehdit, hakaret ve darp iddialarıyla farklı tarihlerde şikâyetçi oldu. Çelik'in bu süreçte şüpheli hakkında art arda tedbir ve uzaklaştırma kararları aldırdığı öğrenildi. İddiaya göre başka bir suçtan Samsun'da cezaevinde bulunan O.K., izinli olarak cezaevinden çıktıktan sonra Gazipaşa'ya geldi. Olay günü iş arkadaşlarıyla birlikte Fidanlık mevkiine giden Çelik ile O.K. arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine O.K.'nin yanında bulunan bıçakla Çelik'e saldırdığı ileri sürüldü. Başından, sırtından ve vücudunun çeşitli bölgelerinden çok sayıda darbe alan genç kadın, saldırı sırasında KADES uygulaması üzerinden yardım çağrısında bulundu. Bıçağın kadının sırtında kırıldığı, şüphelinin kırılan bıçağın kalan kısmıyla saldırmayı sürdürdüğü ve genç kadını saçlarından tutarak sürüklediği iddia edildi. Çevredeki vatandaşlar ve Çelik'in arkadaşları olaya müdahale ederken, ihbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Çelik'in bıçak darbeleri nedeniyle vücudunun çeşitli bölgelerinde yaralar oluştuğu, sol kolunda kas yırtılması ve güç kaybı bulunduğu öğrenildi. Olay sonrası şahıs emniyet güçleri tarafından yakalandı. "Cezaevinden arayıp tehditlerini sürdürdü" Eski erkek arkadaşından 19 Ocak'ta ayrıldığını belirten Özge Çelik, ilişki sürecinde yaşadıkları nedeniyle bu kararı aldığını söyledi. Ayrılık kararını açıkladığı gün darp edildiğini öne süren Çelik, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Kendisinden 19 Ocak'ta ayrıldım. İlişkimiz sırasında öfke kontrolü olmadığını ve suç dosyalarını gördükten sonra ilişkiyi bitirme kararı aldım. Bunu kendisine söylediğim 19 Ocak günü darp edildim ve şikâyetçi oldum. Devamında tehditler, hakaretler ve çevreme yönelik karalamalar sürdü. Onun yaptığı tüm hamlelere karşı ben yalnızca şikâyetçi oldum. Kendisi hakkında en az 5-6 şikâyetim vardır. Tedbir kararı aldım. 19 Ocak'tan itibaren hiç ara vermeden 6 kez, son olarak da 7'nci kez uzaklaştırma kararı aldırdım." Şüpheli şahsın yakınlarına yönelik tehditlerde de bulunduğunu ileri süren Çelik, şüphelinin cezaevine girdikten sonra da kendisini ve çevresini aradığını iddia ederek, "Tüm çevreme ve aileme benimle ilgili ölüm tehditleri gönderiyordu. Mart ayında Samsun'da cezaevine girdi ancak cezaevine girdikten sonra da durmadı. Cezaevi numaralarından beni, iş yerimi ve arkadaşlarımı arayarak beni öldüreceğine yönelik tehditlerini sürdürdü" dedi. "Çocuğun dedesiyle oynuyor, sen de balkondasın" Olaydan önce şüpheli şahsın izinli olarak Gazipaşa'ya geldiğini iş arkadaşından öğrendiğini belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ortak tanıdığımız bir kişi, O.K.'nın izinli olarak cezaevinden çıktığını ve Gazipaşa'ya geldiğini söylemiş. Daha sonra O.K., iş arkadaşımı arayarak, ‘Şu anda Özge'nin kızı evin altında dedesiyle birlikte oynuyor, Özge de yukarıda. Kötü bir şey yapacak olsam çıkar yaparım. Kötü niyetim yok, sizinle konuşmak istiyorum' diyerek iletişime geçmiş. İş yerimin çaprazına da geldi. Daha önce de çalıştığım yere defalarca gelerek olay çıkarmıştı." "Şanslıydım ki bıçak kırılmıştı ve darbeler organlarıma gelmedi" Kendisini güvende hissetmediği için olay günü arkadaşlarından yanında olmalarını istediğini anlatan Çelik, olayın kısa sürede geliştiğini söyledi. O. K.'nin üzerine doğru geldiğini ve uzak durmasını söylediğini aktaran Çelik, saldırı anını şu sözlerle anlattı: "Olay günü kendimi güvende hissetmediğim için birilerini çağırmak zorunda kaldım. Yalnız değildik, yanımızda 3-4 kişi daha vardı. Her şey çok ani gelişti. Kendisi üzerime doğru geldi. Üzerime gelmemesini söyledim ve kaçmaya çalıştım. Önce karnıma yumruk darbesi aldım. Ardından saçlarımdan tuttu ve sırtıma bıçak darbeleri vurdu. Şanslıydım ki bıçak üçüncü ya da dördüncü darbede sırtımda kırıldı." Çevresindekilerin müdahalesiyle kaçmaya başladığını ve KADES'e bastığını belirten Çelik, şüphelinin kırılan bıçakla peşinden gelmeye devam ettiğini ileri sürdü. "Çevremdeki insanlar onu tutunca kaçtım ve KADES'e bastım. KADES'e basmaya devam ediyordum ancak o, kırılan bıçağın kalan küçük kısmıyla üzerime gelmeyi sürdürdü. Yaralı olduğum ve nefesim kesildiği için kaçamadım. Burada saçlarımdan sürükleyerek yaklaşık 15 dakika boyunca kafama ve sırtıma bıçak darbeleri vurdu. Şanslıydım ki bıçak kırılmıştı ve darbeler organlarıma gelmedi." "Bıçak kırılmasaydı yaşama şansım yoktu" Çevredeki kişilerin müdahalesiyle şüphelinin kendisinden uzaklaştırıldığını söyleyen Çelik, ambulansla hastaneye kaldırıldığını belirtti. Çelik, tedavi sürecinin devam ettiğini ifade ederek, "Bıçak darbeleri nedeniyle kas yırtılması oluştu. Bu yüzden sol kolumu hâlâ tam olarak kullanamıyorum ve kolumda güç kaybı var. Fizik tedaviye başlayacağım. Yüzümde, sırtımda ve kafamda izler bulunuyor. Darbelerin hepsi kırılan bıçağın kalan kısmıyla gerçekleşti. O bıçak kırılmasaydı zaten yaşama şansım yoktu. Saldırı sırasında da sürekli, ‘Seni öldüreceğim, öleceksin' diyordu" ifadelerini kullandı. "Bizim açımızdan öldürmeye teşebbüs" Özge Çelik'in Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına avukatlığını üstlenen Yağmur Burçin Sayın Kurt, olayın 'kasten yaralama' olarak soruşturulduğunu ancak eylemin öldürmeye teşebbüs niteliğinde olduğunu savundu. Kurt, "Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde 21 Haziran günü kasten yaralama olarak değerlendirilen ancak bizim açımızdan öldürmeye teşebbüs niteliğinde olan, kadına yönelik bir şiddet eylemiyle karşı karşıyayız. Tarafların bir süre devam eden birlikteliğinin ardından şüpheli başka bir dosya kapsamında cezaevine giriyor. Müvekkilim bu şahıs hakkında 6 kez uzaklaştırma kararı aldırıyor. Çünkü kendisini sürekli çocuğuyla, hayatıyla ve ailesiyle tehdit ediyor. Şahıs cezaevinde olmasına rağmen müvekkilimin uzaklaştırma kararları devam ediyor" dedi. "'Bugün büyük gün' deyip telefonu kapattı" Şüphelinin 18 Haziran'da cezaevinden izinli olarak çıktığını öne süren avukat Kurt, müvekkiline bu konuda herhangi bir bilgi verilmediğini ifade etti. Şüphelinin farklı bir numaradan arayarak "Bugün büyük gün" dediğini ve telefonu kapattığını ileri süren Kurt, "Müvekkilim normal şekilde iş yerine gidiyor ve durumu işverenleriyle paylaşıyor. Şüpheli, işverenlerini de arayarak çok pişman olduğunu ve müvekkilimin şikâyetinden vazgeçmesi gerektiğini söylüyor. İşverenleri de iyi niyetle müvekkilime bu yönde telkinde bulunuyor ancak müvekkilim şikâyetinden vazgeçmek istemiyor" diye konuştu. "Yaklaşık 30 bıçak darbesi var" Olay sırasında şüphelinin yanında bıçak bulunmasının eylemin önceden tasarlandığını gösterdiğini savunan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: "Müvekkilim Fidanlık olarak bilinen alana gittiğinde bu şahsın yanında bıçak bulunuyor. Müvekkilimi bıçaklıyor ve bıçak sırtında kırılıyor. Bıçak kırıldıktan sonra da saldırı sona ermiyor, müvekkilim saçlarından sürükleniyor. Yaklaşık 30 bıçak darbesi söz konusu. Burada nasıl yalnızca bir yaralamadan söz edilebilir? Şahsın yanında bıçakla gelmesi, bizim açımızdan tasarlamanın ve öldürme kastının bulunduğunu gösteriyor. Ceza hukukunda failin hangi amaçla hareket ettiği, yani saiki önemlidir. Müvekkilim hayatını kaybetmediği için eylem teşebbüs aşamasında kalmıştır. Biz bu suçun kesinlikle kasten öldürmeye teşebbüs olduğunu düşünüyoruz." "7'nci uzaklaştırma kararını aldı Özge Çelik'in olayın ardından 7'nci kez uzaklaştırma kararı aldırdığını belirten Kurt, müvekkilinin yaşadığı korkunun devam ettiğini söyledi. Kurt, "Şahıs cezaevinde bulunmasına rağmen müvekkilimin korkuları çok fazla. Kendisini hâlâ aramak istiyor ya da arıyor. Bunun üzerine müvekkilim yeniden uzaklaştırma kararı aldı. Müvekkilim, yaşadıklarının hayata bakışını ve yaşama isteğini olumsuz etkilediğini, çocuğuna karşı yeterince verimli olamadığını bizlere defalarca söyledi. Biz müvekkilimizin ve kadının yanındayız" dedi. "Koruma kararlarının bildirilmesi can güvenliği açısından önemli" 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir ve uzaklaştırma kararlarının eksiksiz uygulanmasının hayati önemde olduğunu vurgulayan Kurt, "Uzaklaştırma ve tedbir kararlarının uygulanması, ilgili adli mercilerin cezaevinden izinli çıkış gibi gelişmeleri tedbir kararı isteyen kişilere bizzat bildirmesi can güvenliği açısından çok önemlidir. Dosyamız şu anda soruşturma aşamasında. Kesin doktor raporu geldikten sonra olayın yaralama değil, öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmesi için dosyanın sonuna kadar takipçisi olacağız" diye konuştu.

Daltonların adını kullanan örgüte büyük darbe Haber

Daltonların adını kullanan örgüte büyük darbe

Gözaltına alınan 8 kişiden 7'si tutuklandı. İçişleri Bakanı Akın Gürlek benzer operasyonların suç örgütlerine aman verilmeden devam edeceğini açıkladı. 1080 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünün tek tek incelendiği soruşturma kapsamında yurt dışında olduğu belirlenen örgüt lideri hakkında kırmızı bülten çıkarılması için işlem başlatıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıkladığı, 81 ilde organize suç örgütlerine yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonların Orhangazi ayağında dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma, kira anlaşmazlığı nedeniyle "Daltonlar" suç örgütünün adı kullanılarak iki vatandaşa yönelik tehdit iddiasıyla başladı. Soruşturma devam ederken, müştekilerin yaşadığı ev 15 ve 16 Haziran tarihlerinde peş peşe silahlı saldırıya uğradı. Bunun üzerine Bursa İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube, Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İstihbarat Şube ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Yaklaşık 1080 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerin ilçe dışından gelerek eylemleri gerçekleştirdikten sonra yeniden ilçeden ayrıldıklarını belirledi.Elde edilen deliller doğrultusunda Bursa merkezli 3 ilde 7 adrese özel harekat ekiplerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 9 şüpheli yakalanırken, firari örgüt liderinin yurt dışında olduğu tespit edildi. Lider hakkında Türkiye'ye getirilmesi amacıyla kırmızı bülten çıkarılması için işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 9 şüpheli geniş güvenlik önlemleri altında Orhangazi Adliyesi'ne sevk edilirken, 7 kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında şüphelilerin, silahlı saldırının ardından üzerlerindeki barut artığı bulunan kıyafetleri ile eylemde kullandıkları boş kovanları sakladıkları, yapılan aramalarda ise bu materyallerin konakladıkları ikametin yakınında ele geçirildiği öğrenildi. Bursa Emniyet Müdürlüğü yetkilileri de kamu düzenini tehdit eden organize suç örgütlerine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

Daltonlar’a Orhangazi’de şafak baskını : 9 gözaltı Haber

Daltonlar’a Orhangazi’de şafak baskını : 9 gözaltı

1080 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünün tek tek incelendiği soruşturmada 9 şüpheli gözaltına alınırken, yurt dışında olduğu belirlenen örgüt lideri hakkında kırmızı bülten çıkarılması için işlem başlatıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı, 81 ilde organize suç örgütlerine yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonların Orhangazi ayağında dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma, kira anlaşmazlığı nedeniyle "Daltonlar" suç örgütünün adı kullanılarak iki vatandaşa yönelik tehdit iddiasıyla başladı. Soruşturma devam ederken, müştekilerin yaşadığı ev 15 ve 16 Haziran tarihlerinde peş peşe silahlı saldırıya uğradı. Bunun üzerine Bursa İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube, Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İstihbarat Şube ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Yaklaşık 1080 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerin ilçe dışından gelerek eylemleri gerçekleştirdikten sonra yeniden ilçeden ayrıldıklarını belirledi. Elde edilen deliller doğrultusunda Bursa merkezli 3 ilde 7 adrese özel harekat ekiplerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 9 şüpheli yakalanırken, firari örgüt liderinin yurt dışında olduğu tespit edildi. Lider hakkında Türkiye’ye getirilmesi amacıyla kırmızı bülten çıkarılması için işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 9 şüpheli geniş güvenlik önlemleri altında Orhangazi Adliyesi’ne sevk edilirken, soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.

Sokak ortasında 6 kadının saldırısına uğramıştı, genç kadın o anları anlattı Haber

Sokak ortasında 6 kadının saldırısına uğramıştı, genç kadın o anları anlattı

Geçtiğimiz gün öğlen saatlerinde Muratpaşa ilçesi Yeşildere Mahallesi Aşık Veysel Caddesi'nde meydana gelen olayda, yanında 1.5 yaşındaki bebeği ve kayınvalidesi ile birlikte otobüs durağında bankta oturan Ayten Merkavul, yanına yaklaşan ve plakası öğrenilemeyen siyah renkli bir otomobilden inen 6 kadının tekme ve yumruklu saldırısına uğradı. Kimliği belirsiz 6 kadının saldırısına maruz kalan kadın çevreden yardım isterken, darp eden kadınlardan birisi de o anları cep telefonu ile kayda aldı. Görüntüleri sosyal medyada paylaştılar Dakikalarca hemcinslerinin saldırısına uğrayan Ayten Merkavul acı içinde yerde kıvranırken, olaya karışan kadınlar ise geldikleri araçla uzaklaştı. Olay anı bir güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, görüntülerde araçtan inen 6 kişinin bankta çocuğu ile oturan genç kadını darp etmeye başladıkları görüldü. Olayın ardından genç kadın polis merkezine giderek şahıslar hakkında şikayetçi olurken, olaydan birkaç sonra genç kadının darp edildiği anlara ait cep telefonu görüntüsü anonim bir sosyal medya hesabından paylaşıldı. Genç kadın o anları anlattı Küçük kızının yanında 6 kadının saldırısına uğrayan ve darp edilen genç kadın yaşadığı o dehşet dolu anları anlattı. Kadınları araçtan inmeleri ile kendisine saldırmalarının bir anda olduğunu ve neye uğradığını anlayamadığını söyleyen Merkavul, "Normalde anneannemde kalıyorum. O gün kaynanan beni almaya geldi. Hem cezaevindeki eşime para gönderecektik, hem de onlara oturmaya gidecektik. Buradan ana yolu doğru ilerledik, bebeğim, ben ve kaynanam üçümüz durakta bekliyorduk. Siyah plakasını bilmediğim bir araç hızlı bir şekilde geldi. Durakta oturuyorduk, bebeğim benim kolumdaydı. Direkt beni darp etmeye başladılar" dedi. Hem dövüp, hem de videoya aldılar Kadınların kendisine saldırmaya başlaması ile annelik içgüdüsü ile bebeğini korumak için kendisini banktan aşağıya attığını söyleyen genç kadın, "Elimi bebeğimden çektim ve hemen kendimi banktan aşağıya doğru bıraktım. Bebeğim zarar görmesin diye. Bunlar 6 kişilerdi, yerde bayağı bir darp ettiler beni, tekme tokat giriştiler. Sonra benim üzerimi soymaya çalıştılar. Cebimdeki cüzdanı aldılar. İçerisinde eşime göndereceğim bir miktar para, birkaç altın ve kimliğim vardı. Beni darp ettiler, soyunuk halde tekme tokat girişmeye devam ettiler. Ve bunları canlı yayın yaparak ve sosyal medyada paylaşarak benim namusuma dil uzatmış oldular" ifadelerini kullandı. "Kızımın gözü önünde darp ettiler" Yaşanan olay nedeniyle küçük kızının büyük bir travma yaşadığını söyleyen Ayten Merkavul, "Daha 21 yaşındayım ve 1.5 yaşında bir kız annesiyim. Bunlar benim kızımın gözünün önünde oldu. Benim bedenimdeki darp izleri falan geçer. Bunlar önemli değil, bebeğimin yaşadığı travmayı hiç kimse geçiremez. Benim kızıma "Annene ne yaptılar" diye sorduklarında benim bebeğim saçını çekiyor. Beni bebeğimde çok büyü bir hasar bıraktılar. Bu insanlar ellerini kollarını sallayarak gezmesinler. Ben korkuyorum, sokağa çıkamıyorum. Bebeğimi bile çıkartamıyorum. Ben hakkımın savunulmasını istiyorum. Gerekli cezayı almalarını istiyorum" şeklinde konuştu. "Ailem ve ben korku içindeyiz" Olaydan sonra kendisine ve ailesine yönelik tehditlerin devam ettiğini söyleyen genç kadın, "Bunlar normal şeyler değil. Bu insanlar şu anda tehdit de etmekte. Evin çevresine madde koyup şikayet ederiz veya bunu başka bir yerde yakalarız, bu sefer tarayıp geçeriz şeklinde. Tehdit ve baskı altındayım. Şu anda bildiğim kadarıyla dün gözaltına alınmışlardı, bugün adliyeye çıkartıldılar diye biliyorum. Umarım tutuklandılar haberini alırız. Çünkü bu şekilde bir kadına bebeğinin önünde şiddet uygulamak en büyük suç. Bana bunları yapıp, cezasız kalıp ellerini kollarını sallayarak gezmesinler. Şu anda ailemde korku içerisinde evin çevresine bir şey koyacaklar diye. Ben daha fazla korkuyorum, umarım kazanan biz oluruz" dedi. Adli kontrol şartı ile serbest kaldılar Öte yandan, Ayten Merkavul'un karakola giderek kendisini darp eden şahıslardan şikayetçi olması üzerine harekete geçen Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri olaya karışan araç ve kadınların tespit edilmesine yönelik çalışma başlattı. Güvenlik kamerasından aracın plakası tespit edilirken, genç kadının sokak ortasında darp edilmesi olayına karıştıkları belirlenen A.Ç., S.Ç., A.Ç., N.Ç., R.Ç. ve P.D. önceki gün akşam saatlerinde gözaltına alındı. Poliste ifadeleri alınan 6 kadın işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.