Hava Durumu

#Tehdit

Yeni Marmara Gazetesi - Tehdit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çatıya saklanan firari, polisi izlerken yakalandı Haber

Çatıya saklanan firari, polisi izlerken yakalandı

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ile Osmangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, aranan şahıslara yönelik operasyon düzenledi. Yapılan çalışmalar kapsamında, 'tehdit' suçundan 4 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve 54 ayrı suç kaydı olduğu belirlenen A.T.'nin saklandığı adres tespit edildi. Adrese gelen polis ekiplerini fark eden şüpheli, kaçmak yerine çatı katına çıkıp saklanmaya çalıştı. Bir süre çatıda oturarak aşağıdaki ekipleri izleyen şahıs, polislerin kendisini fark etmesiyle neye uğradığını şaşırdı. Kaçacak yer kalmadığını anlayan firari, çaresizce teslim oldu. Operasyon anları saniye saniye kameraya yansırken, ekiplerin dikkatli takibiyle yakalanan şahıs gözaltına alındı. Öte yandan, operasyonlar kapsamında farklı suçlardan kesinleşmiş hapis cezası bulunan 6 kişi daha yakalandı. 'Kasten öldürme' suçundan 45 yıl hapis cezası bulunan İ.B. ruhsatsız tabancayla birlikte yakalanırken, 'dolandırıcılık', 'hırsızlık' ve 'nitelikli cinsel saldırı' suçlarından toplam 16 yıl cezası bulunan R.Ş. de gözaltına alındı. 'Hırsızlık' suçundan 10 yıl 7 ay 15 gün cezası bulunan E.A., 'yağma' suçundan 10 yıl hapis cezası ve 19 suç kaydı bulunan M.K. (33), 'hırsızlık' suçundan 8 yıl 2 ay 20 gün cezası bulunan G.O. ile 'kasten yaralama' ve 'tehdit' suçlarından 4 yıl 6 ay hapis cezası bulunan A.G. de yakalanarak emniyete götürüldü.

Genç kadın avukatı böyle vurmuşlar Haber

Genç kadın avukatı böyle vurmuşlar

Edinilen bilgiye göre, dün akşam saat 17.00 sıralarında Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi'nde meydana gelen olayda iddiaya göre, çiftçilikle uğraşan emekli elektrik mühendisi Rahmi Kocaefe'nin 4 çocuğundan ikisi olan kızları babalarından devraldıkları meyve yetiştiriciliği işini kısa sürede geliştirdi. Geçtiğimiz yıl aynı köyde bulunan H.Ç' den 1 milyonluk meyve alan alan abla Elif Ç. borcu kısa sürede ödeyip kapadı. Buna karşılık H.Ç. de Elif Ç.'den 5 milyonluk meyve kasası satın aldı ancak bu borcu ödemedi. Bunun üzerine ailenin avukat olan küçük kızı Hatice Kocaefe ablasından aldığı vekalet ile H.Ç.'ye dava açtı. Eline icra kağıtları ulaşan H.Ç. abla Elif Ç. ile avukat kardeşi Hatice Kocaefe'yi arayarak davayı geri çekmelerini istedi. Abla kardeş davayı geri çekmeyi kabul etmedi. Bunun üzerine H.Ç. iki kardeşi ayaklarından vurmakla tehdit etti. İddiaya göre, dün akşam üzeri bir araçla depo civarında dolaştığı tespit edilen H.Ç. abla kardeş depodan çıkıp yola doğru yürüdükleri sırada aracıyla önlerinde durarak ateş etti. Elif Ç. diz kapağından, Avukat Hatice Kocaefe'de göğsüne isabet eden tek kurşunla ağır yaralandı. Olayın zanlısı kaçarken ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri 112 ambulansıyla 2 kız kardeşi hastaneye götürdü. Hatice Kocaefe yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamazken abla Elif Ç.'nin diz kapağının parçalandığı belirtildi. Saldırı anı görüntüleri ortaya çıktı Abla Elif Ç.'nin 5 milyonluk plastik meyve kasası alacağına ilişkin açtığı davayı geri çekmeyince canından olan avukatın öldürülme anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Saldırı anına ait görüntülerde iki kız kardeşin babaları ile birlikte depodan çıkıp yola doğru yürüdükleri sırada bir otomobilin önlerinden geçtiği otomobilin içinden açılan ateş neticesi abla ve avukat kardeşinin vurulup yere düştükleri görülüyor. Hayatını kaybeden Hatice Kocaefe'nin İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla bitirdiği Uluslararası Hukuk alanında uzmanlık yaptığı öğrenildi. Hatice Kocaefe'nin cenazesi otopsi için Bursa Adli Tıp Morguna kaldırıldı. Genç avukatın Odunluk Mahallesi'ndeki Odunluk Camiinde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Odunluk Mahalle Mezarlığına defnedileceği belirtildi. Öte yandan olaydan sonra kaçan olayın şüphelisi H.Ç.'nin kullandığı aracın görüntülerine ulaşan jandarma ekiplerinin her yerde şüpheliyi aradığı tahkikatın devam ettiği öğrenildi.

Anne ve oğlunu öldüresiye darp eden şüpheliler: "Merdivenlerden düştü" Haber

Anne ve oğlunu öldüresiye darp eden şüpheliler: "Merdivenlerden düştü"

Meryem Yıldırım'ın avukatı ise şüphelilerin olaydan sadece 5 dakika önce kendilerini uyaran 18 yaşındaki başka bir kadına daha saldırdığını belirterek, "İki dosyada birleştirildi. Şüphelilerin, kasten adam öldürmeye teşebbüsten yargılanmalarını istiyoruz" dedi. Olay, Ramazan Bayramı'nın birinci günü İzmit'teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için eğlence mekanına gitti. Mekanda, gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darp edildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık, oğlunun ise kaburgasında çatlak tespit edildi. Kadın, 15 günlük tedavisinin ardından taburcu oldu. Olay sebebiyle Kürşat G. tutuklanırken, Emrah G. ile Sema K. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. "Kadınlara vuran kimse olduğunu görmedim" Zanlıların olay günü polis ve savcılık ifadelerine de ulaşıldı. Şüphelilerden Emrah G. (31) savunmasında, "Arkadaşlarım Kürşat G., Enes I., Metin A., Sema K. ve Sercan Ş. ile birlikte eğlenmeye gittik. Biz eğlence mekanından çıkarken Kürşat'a biri omuz attı. Kimin omuz attığını bilmiyorum. Sonrasında herhangi bir olay çıkmasın diye yolumuza devam ettik ancak Kürşat'a arkadan birisi tekme attı. Bu esnada 5-6 kişi aynı anda kavgaya başladılar. Ben Sema ile yaralanan Meryem isimli şahsın saç başa kavga ettiğini gördüm. Bu şahıslar sonra yere düştü. Yere düştükleri zaman kadınlara vuran kimse olduğunu görmedim. Bu esnada Kürşat'ın kadınları ayırdığını gördüm. Kürşat yerden Sema'yı kaldırıyordu. Ben bu esnada tramvay yoluna doğru gidiyordum. Olay yerinde değildim" diye konuştu. "Suçu öğrenince şok oldum" Yaralanan Meryem Yıldırım'ı olay günü sadece Sema K. ile kavga ederken gördüğünü iddia eden Emrah G., "Sema'nın merdivenlerden yere düştüğünü de görmedim. Sonrasında biz eve gittik. 1 gün sonra sivil polisler evime gelerek beni karakola getirdi. Ben olay esnasında kesinlikle ne Meryem'e ne de başka bir kadına dokunmadım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben daha önce Suriye'de uzman çavuş olarak devlete hizmet etmiş birisiyim. 29 aylık oğlum, 11 aylık kızım var. Kaçma şüphem yoktur. Özel güvenlik görevlisiyim. Serbest bırakılmayı talep ediyorum. Suçu öğrenince şok oldum" şeklinde konuştu. "Meryem merdivenlerden düşerek yaralanmıştır" Tutuklu bulunan Kürşat G. (30) de, "Olay günü arkadaşlarımla eğlenmeye gitmiştik. Çıkışta bir arkadaşla omuzum çarptı bundan dolayı bir sürtüşme oldu aramızda daha sonra biz buradan uzaklaştık. Montum ve saatimi orada unuttuğumu fark edip kapının önünden geri döndük. O esnada mekanda oturan birisi ismini sonradan Talha Kaan İzal olduğunu öğrendiğim şahısla göz göze geldik. Birbirimize ters ters baktık bir süre sonra sinkaflı küfürlerde bulunarak bana tekme attı, yere düştüm. Sonra biz dışarı çıktık, araya bekçiler girdiği için karşılık veremedim. Daha sonra kapının önüne çıktık. Bizimle birlikte bulunan Sema isimli arkadaşımızla Talha Kaan İzal'ın annesi olan Meryem Yıldırım içeride kavgaya tutuşmuş. Ben kesinlikle Meryem Yıldırım ve oğluna vurmadım. Tam tersine bu kavgayı ayırmak için aralarına girdim. Meryem ve oğluna vuran kimseyi görmedim. Sadece Sema ile Meryem'in kavga ettiğini gördüm. Kavga ederken saç başa girmişlerdi. Meryem üst katta bulunan barın merdivenlerinden düşmeden önce Sema ile kavga etmişlerdir. Zaten düştükten sonra kendisini ambulansla hastaneye götürdüler. Meryem merdivenlerden düşerek yaralanmıştır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı. "Meryem benim saçımı çekince ben dengemi kaybettim ve beraber yere düştük" Bir diğer şüpheli Sema K. (36) ise olay günü birden kargaşa çıktığını ifade ederek, şöyle konuştu: "Bu esnada mekan sahibi yüzüme tokat attı. Ayrıca tanımadığım ve bilmediğim bir şahıs da benim kaburgama tekme attı. Benim kendilerine herhangi bir eylemim olmadı. Ben Kürşat ve Emrah'ın herhangi kişiye bir şey yaptığını görmedim. Genel olarak bir kargaşa içerisinde olduğumuz için arkadaşlarımı götürmeye ve onları sakinleştirmeye çalıştım. Tam arkadaşlarımı sakinleştirip götüreceğim esnada bir anda arkamdan birisi bana saldırıp saçımı tuttu ve çekti. Arkamı döndüğümde müşteki Meryem olduğunu fark ettim. Kendisinin ismini dosya kapsamında öğrendim. Öncesinde tanışıklığım bulunmamaktadır. Meryem benim saçımı çekince ben dengemi kaybettim ve beraber yere düştük. Yardımcı olmak amacıyla Meryem'i tutup kaldırdım. Sonrasında bir daha bana saldırmaya başladı." "Meryem'den şikayetçiyim" Meryem Yıldırım'ı sadece kolundan ittiğini öne süren Sema K., "İtince Meryem tekrar yere düştü. Sonrasında da bekçiler olaya müdahale ettiler ve ayırdılar. Benim Meryem'e karşı herhangi bir darp eylemim olmamıştır. Sadece onun bana saldırması üzerine kendimi koruma amacıyla hareket ettim. Kürşat'ın veya Emrah'ın da Meryem'i darp ettiğini görmedim. Çünkü ben kargaşa sebebiyle yerdeydim, kendime kapaklanmıştım ve kendimi korumaya çalışıyordum. Meryem'de meydana gelen nitelikli yaralamayı benim meydana getirmem mümkün değildir. Çünkü benim Meryem ile aramda olan eylemler kamera görüntülerinden de görüleceği üzere itişmeden ibarettir. Ayrıca yaşanan olaydan sonra Meryem'in merdivenden düştüğü hususunun da göz önünde bulundurulmasını istiyorum. Üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Ben Meryem isimli şahsı darp etmedim, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet vermedim. Yaşanan olaylarla ilgili beni darp eden Meryem, mekan sahibi ve tanımadığım şahıstan davacı ve şikayetçiyim" diye konuştu. "Müvekkilim tehdit ediliyor" Meryem Yıldırım ve oğlunun avukatı Murat Ustabaşı ise müvekkillerinin ciddi bir saldırıya maruz kaldığını vurgulayarak, olayın basit bir kavga olmadığını ifade etti. Ustabaşı, hukuki sürecin titizlikle takip edildiğini belirterek, şu bilgileri paylaştı: "Şüpheliler, 'hanımefendiye bir şey yapmadık' iddialarında bulundu. 3 şüpheli de kadını tanımadıklarını, eylemlerini kendileri gerçekleştirmediklerini söylüyorlar ancak olay böyle değil, kamera kayıtlarında da görülüyor. Şahıslar müvekkilimizi öldüresiye şekilde darp ediyor. Bu şahıslardan 1'i tutuklandı, diğer 2'si ise serbest bırakıldı. Tutuklanma talebinde bulunmuştuk ama talebimiz sulh ceza hakimliğince reddedildi. Dosya içerisinde uzaklaştırma kararı aldırmak için talepte bulunmuştuk. Müvekkilimiz tehdit ediliyordu, tutuklu şüpheli ile dışarıda olan şüpheli görüntülü konuşarak ve bunu sosyal medyada ekran görüntüsü olarak paylaşarak müvekkilimize bir tehditleri vardı. Uzaklaştırma talebimiz, bu olayın kadına karşı şiddet değil, adli vaka olduğu belirtilerek reddedildi. İtirazda bulunduk ve uzaklaştırma kararı aldırabilirdik. Koruma kararı talebimiz de olumlu bulundu." "Olay günü başka bir kadına daha saldırdılar" Şüphelilerin olay günü başka bir kadına daha saldırdığını iddia eden Ustabaşı, "Müvekkilimiz Meryem Yıldırım saldırıya uğramadan 5 dakika önce, şüphelilerin ifadelerinde de belirttiği gibi bir kavga oluyor. Bu kavga esnasında da sandalyede oturan 18 yaşındaki genç kadın, 'niye bağırıyorsunuz' dediği için sandalye fırlatıp, yumruk atıyorlar. Hanımefendi darp raporu aldı, savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki dosya da birleştirildi. Şüphelilerin, kasten adam öldürmeye teşebbüsten yargılanmalarını ve her birinin tutuklanmalarını istiyoruz" dedi.

Kardeşini pusu kurarak öldürdü, babasının katili çıktı: "Hedefinde annesi de vardı" iddiası Haber

Kardeşini pusu kurarak öldürdü, babasının katili çıktı: "Hedefinde annesi de vardı" iddiası

Nenehatun Mahallesi Ertuğrulgazi Caddesi'nde 1 Nisan Çarşamba günü saat 08.00 sıralarında meydana gelen olayda, işe gitmek üzere tırının yanına gelen evli ve iki çocuk babası Çetin Kaya (35), aracını çalıştırdığı esnada silahlı saldırıya uğradı. Başında kask bulunan ve tırın altına saklanarak pusu kurduğu belirlenen şüpheli, saklandığı yerden çıkarak Kaya'ya tabancayla ateş etti. Ağır yaralanan Çetin Kaya, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından geniş çaplı çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti işleyen kişinin Çetin Kaya'nın 47 yaşındaki ağabeyi S. Kaya olduğunu tespit etti. Ekiplerin takibi sonucu, cinayetin ardından hastanede tedavi gören annesini de öldürmek amacıyla hastaneye gittiği iddia edilen zanlı, hastanede yakalanarak gözaltına alındı.Emniyetteki işlemleri tamamlanan S. Kaya, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. BABASINI ÖLDÜRDÜĞÜ ORTAYA ÇIKTI İlk etapta miras ve para meselesi olduğu düşünülen cinayetin altından ise yıllara dayanan başka bir aile trajedisi çıktı. İddiaya göre S. Kaya, henüz 16 yaşındayken 1995 yılında Gebze ilçesi Akse Sapağı'nda 42 yaşındaki babası Cemal Kaya'yı da bıçaklayarak öldürdü.O dönem, babasının kendisinin hırsızlık yapan arkadaşlarıyla görüşmesini istemediği ve bu sebeple kendisine tokat attığı, buna öfkelenen S. Kaya'nın gece eve gitmediği öğrenildi. S. Kaya'yı bulmak için evden çıkan baba Cemal Kaya'nın sapakta oğluyla karşılaştığı, "Eve gel" demesine rağmen ret cevabı aldığı ve arkasını dönüp giderken oğlu tarafından karpuz satıcısından alınan bıçakla sırtından bıçaklanarak öldürüldüğü belirtildi. Bu cinayetin ardından S. Kaya'nın cezaevine girdiği kaydedildi. Baba cinayetinin ardından Kaya ailesinin diğer üyelerinin S. Kaya ile tüm iletişimini kestiği, zanlının ise bu dışlanmayı hazmedemediği ve aile üyeleriyle zaman zaman sürtüşmeler yaşadığı öne sürüldü. Zanlının, olaydan önceki yaklaşık bir hafta boyunca kardeşi Çetin Kaya'nın evinin önünden geçtiği, aile üyelerini zaman zaman tehdit ederek kışkırtmaya çalıştığı; ayrıca tüm bu husumetin ve aileden dışlanmasının sorumlusu olarak annesini gördüğü, bu nedenle kardeşinin ardından annesini de öldürmeyi planladığı ileri sürüldü. Öte yandan, zanlı S. Kaya'nın kendi ailesinden bazı kişilerin, sosyal medya üzerinden maktulün ailesindeki bazı kişilere yönelik kışkırtıcı yorumlar yaptığı da iddialar arasında yer aldı.

Baba ve oğlu sokak ortasında öldüren yaşlı adam: "Keşke dolandırılmasaydım" Haber

Baba ve oğlu sokak ortasında öldüren yaşlı adam: "Keşke dolandırılmasaydım"

Yaşlı adam savunmasında, olay anında kendisine saldırılacağı korkusuyla ateş ettiğini söyleyerek, "Keşke dolandırılmasaydım da bu olay olmasaydı. Kanser hastasıyım, korkumdan böyle eylemde bulundum. Bu olay para için olmadı, para için olsaydı 10 ay beklemezdim, beni öldürecekler sandım" dedi. Olay, 3 Temmuz 2025 yılında Kayacık Mahallesi 220. Cadde'de meydana geldi. Mehmet Canımoğlu (60) ve oğlu Aykut Canımoğlu (30), sokak ortasında İzzet Kalyon'un (76) silahlı saldırısına uğradı. Baba ve oğlu kanlar içinde yerde kalırken, şüpheli olay yerinden kaçtı. Sağlık ekipleri, baba ve oğulun hayatını kaybettiğini tespit etti. İzzet Kalyon ise polis ekipleri tarafından Gölcük ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. İfadesi alınan Kalyon, tutuklanarak cezaevine gönderildi. "1 MİLYON 600 BİN TL'YE ARABAMI SATTIM ANCAK PARAMI VERMEDİ" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmaya, kasten öldürme suçundan hakkında iki kez müebbet hapis cezası istenen tutuklu sanık İzzet Kalyon (76) ve taraf avukatları katıldı. Savunma yapan Kalyon, maktul Aykut Canımoğlu ile daha önce aynı iş yerinde çalıştıklarını, borçları nedeniyle oğlunun üzerine kayıtlı otomobili 1 milyon 600 bin lira karşılığında kendisine sattığını anlattı. Devir işlemlerinin ardından paranın hesabına yatırılmadığını söyleyen Kalyon, "Notere gidip eşinin üstüne arabayı aldırdı ve bana dekont göstererek oğlumun IBAN'ına parayı attığını gösterdi. Oğlumu aradım ancak kendisine ulaşamadım, dekontu da gösterdiği için kendisine güvendim. Akşam oğlumu aradım ancak hesaba para gelmediğini söyledi. Hemen Aykut'u aradım, paranın hesaba geçmediğini söyledim. Saatin geç olması ve hafta sonu olması sebebiyle paranın havuza düşmüş olabileceğini söyledi. 'Pazartesi para hesabınıza gelir' dedi. Pazartesi de para gelmeyince yine Aykut'u aradım. Adres, isim yanlışlığı gibi sebeplerle paranın geri geldiğini ve başka yere yatırım yaptığını söyleyerek yine 5 gün müsaade istedi" dedi. "BENİ 'PARANI VERECEĞİM' DİYEREK OYALADILAR" Kalyon, savunmasına şöyle devam etti: "Anlaştığımız tarihte yine para gelmeyince bu sefer Aykut'un babası Mehmet'i evine gittim. Durumu anlattım, 'Merak etme, sonraki hafta paranı alırsın' dedi. Bunu da kabul ettim. Yine 1 ay müsaade istediler. Durumumun kötü olduğunu, borcum sebebiyle satışı yaptığımı söyledim ama yine de 1 ay müsaade verdim. Ancak bu şahısların başka kişileri dolandırdığını öğrendim. Ayda bir 'Paranı vereceğim' diyerek beni oyaladılar. Hatta konu hakkında şikayette de bulundum. 10 ay paramı alamadım." "ÖLDÜRÜLECEĞİM KORKUSUYLA ATEŞ ETTİM" Olay günü hastaneye gitmek için yola çıktığında maktul Aykut ve babası Mehmet Canımoğlu ile tesadüfen karşılaştığını öne süren sanık Kalyon, alacağını sorması üzerine taraflar arasında tartışma çıktığını iddia ederek, "Kardeşimle mangala giderken ateş yaptığımız için silahımı da yanıma almıştım. 14 yaşımdan beri silah kullanırım. Aykut ve babasını yolda görünce araçtan inerek yanlarına gittim. 1 hafta önce de mahkememiz vardı, mahkemeye gelmedi. Aykut'a neden duruşmaya gelmediğini sordum. 'Mecbur muyum gelmeye' dedi. 'Gelmeye değil ama paramı gelmeye mecbursun, ne zaman vereceksin?' dedim. 'Şikayette zaten bulunmuşsun, mahkeme paranı versin' dedi. Babası da 'Doğru söylüyor' dedi. 'Kaç kere kapınıza geldim, şimdi öyle mi oldu' dedim. 'Evet' dediler. Aykut'la ben konuşmaya başlayınca Mehmet oğluna 'Bu bela aramaya gelmiş hadi gidelim' diyerek bana karşı küçümser bir dil kullandı. Mehmet beni omzundan çekerek yere düşürdü, sonra ilerledi" ifadelerini kullandı. "KANSER HASTASIYIM" Aykut'un kendisine küfür ettiğini söyleyen İzzet Kalyon, savunmasını şöyle tamamladı: "Aykut 'Bir daha seni burada görmeyeceğim' diyerek küfür, tehdit ve hakaret etti. Ben arabaya doğru giderken Aykut üstüme yürüyerek elini belini attı. Ben de belimden silahı çıkararak ateş ettim. Babası ve kendisinin silah taşıdığını bildiğim için bana zarar vereceklerinden korktum. Mehmet de elinde bir şeyle üzerime yürüyünce korkarak ona da ateş ettim. Şuurumu kaybettim. Silahım tutukluluk etmiş, kendimi de vurabilirdim. Keşke dolandırılmasaydım da bu olay olmasaydı. Kanser hastasıyım. Korkumdan böyle eylemde bulundum, nasıl oldu ben de bilmiyorum. Bu olay para için olmadı, para için olsaydı 10 ay beklemezdim, beni öldürecekler diye korktum. Can almak o kadar kolay değil" dedi. Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, kanser hastası olduğunu belirten sanığın sağlık durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına ve maktullere ait olduğu iddia edilen silahların varlığının araştırılmasına karar vererek, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşma ertelendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.