Hava Durumu

#Teknosab

Yeni Marmara Gazetesi - Teknosab haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknosab haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek Haber

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mimar ve Mühendisler Grubu tarafından "Bursa Sanayisinin Geleceği ve Küresel Rekabet Gücü" başlığıyla düzenlenen çalışma toplantısına konuk oldu. MÜSİAD Bursa Şubesi ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmaya MMG Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık ve yönetim kurulunun yanı sıra MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Alparslan Şenocak, Birlik Vakfı Bursa Şubesi Onursal Başkanı Mustafa Bayraktar, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak, MMG önceki dönem başkanları ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Bursa'nın ekonomik dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mimar ve mühendislerin şehirlerin geleceğinin şekillenmesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Burkay, "Dünya hayatı kısa, geride bıraktığınız eserler önemli. Eser bırakma anlamında en önemli mesleklerden birini icra ediyorsunuz. Bu nedenle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Vizyonumuzu en iyi anlayacak topluluklardan birinin mimar ve mühendisler olduğunu düşünüyorum. dedi. "Bursa Türkiye ekonomisinin kalbidir" BTSO olarak 2013 yılında bir hayalle yola çıktıklarını belirten Burkay, "Bizim Bursa'yla ilgili bir hayalimiz vardı, öyle yola çıktık. İlkelerimiz vardı, hedeflerimiz vardı. ‘Bursa büyürse Türkiye büyür' dedik. Peki Bursa durursa ne olur? Bunun bedelleri çok ağır. Çünkü Bursa'nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Her ekonominin bir zenginlik kaynağı, bir merkezi vardır. Bütün organlarımız çok kıymetlidir ama kalp durduğunda sistem çöker. Amerika'da Kaliforniya 50 eyalet içerisinde ekonominin kalbidir. Almanya'da teknoloji üretiminde ve ihracatta Baden-Württemberg Almanya'nın zenginlik merkezidir. Bursa da Marmara Havzası'nın zenginlik merkezidir." ifadelerini kullandı. Marmara Havzası'nın Türkiye ekonomisindeki ağırlığına dikkat çeken Burkay, "Türkiye'nin yaklaşık 280 milyar dolarlık ihracatının yüzde 60'ı bu bölgede gerçekleşiyor. Bursa ise tamamen sanayi ürünleriyle ihracat yapan, üreten bir şehir. Re-export odaklı bir ihracat yapımız yok. Kilogram başına ihracat değerimiz 4 dolar. Yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatımız ve 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlamız var. Türkiye'nin kronik problemi dış ticaret açığı. Bursa gibi 10 şehir olsa Türkiye'nin dış ticaret açığı problemi kalmaz. Bursa bu yüzden çok kıymetli." ifadelerini kullandı. "Yöneticiler Vizyoner Olmalı, Dünyayı Doğru Okumalı" Bursa'da görev yapan yönetici kadroların dünyayı doğru okuması gerektiğini vurgulayan Burkay, "Bursa'da yöneticilik yapanların vizyonsuz olma lüksü yok. Bir bireyin vizyonsuz olması kendisine zarar verir ama yönetici kadroların mutlaka vizyon sahibi olması ve dünyayı iyi okuması gerekir. Sadece kendi coğrafyanızın özelliklerini bilerek değil dünyayı doğru okuyarak hareket etmelisiniz. Aksi halde kaynaklarınızı verimli kullanamaz, nafile çabalar içerisinde kalırsınız." dedi. BTSO olarak ortaya koydukları hedefleri büyük ölçüde hayata geçirdiklerini belirten Burkay, "Biz yola çıkarken 16 hedef belirlemiştik. Bugün 60'tan fazla projeyi hayata geçirdik. Şimdi önümüzde Bursa'yı daha ileri bir ekonomik seviyeye taşıyacak yeni bir dönem var. TEKNOSAB ekosisteminde planladığımız projeler ile Bursa'nın Türkiye Yüzyılı'na imzasını atmayı hedefliyoruz. Mimar ve Mühendisler Grubumuza 2030 Vizyonumuza destekleri için teşekkür ediyorum." diye konuştu. Başkan Burkay ayrıca yaptığı sunumda Türkiye'nin ilk entegre KOBİ ekosistemine ilişkin bilgiler paylaştı. "2030 vizyonu sunumu heyecan verici" MMG Bursa Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık, BTSO'nun 2030 vizyonu kapsamında hayata geçirdiği projeler ile gelecek dönem hedeflerini içeren sunumdan çok etkilendiğini belirterek, ortaya konulan vizyonun Bursa ve Türkiye açısından önemine dikkat çekti. Sunumu iki gün önce izleme fırsatı bulduğunu ifade eden Kızılcık, "Tek kelimeyle hayran kaldım. Uzun bir dizinin sonraki sezonunun fragmanını izlemek gibi. Aslında gördüğümüz şey, 13 yıllık bir birikimin ardından önümüzdeki döneme ilişkin güçlü bir gelecek fotoğrafı." dedi. 13 yılda 60'tan fazla proje BTSO'nun son 13 yılda 60'tan fazla projeyi hayata geçirmesinin önemine değinen Ahmet Ercan Kızılcık, bu dönemin 15 Temmuz, pandemi, 6 Şubat depremleri ve ağır ekonomik krizler gibi çok önemli sınamalardan geçilerek tamamlandığını hatırlattı. Kızılcık, "Bütün bu zorlu süreçlere rağmen Bursa büyüdü, Türkiye büyüdü. Döviz kurlarının yükseldiği, ekonominin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde Bursa'nın üretim ve ihracat kapasitesini artırması çok önemli bir başarıdır." diye konuştu. "Bursa büyürse Türkiye büyür" sözünün bu tabloyu özetlediğini belirten Kızılcık, Bursa'nın İstanbul ve Kocaeli ile birlikte Türkiye'nin üretim ve ihracat gücünün en önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Kızılcık, "Bursa, İstanbul ve Kocaeli ekseninde gerçekleştirilen ihracat Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisine karşılık geliyor. Bu, son 15 yılda ortaya çıkan çok önemli bir ekonomik güç. Dolayısıyla Bursa'nın büyümesi, Türkiye'nin büyümesi açısından doğrudan karşılık buluyor." ifadelerini kullandı. "Bursa durursa Türkiye durur" Önümüzdeki dönemde mühendislik ve mimarlık camiasının da bu vizyonun önemli bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Kızılcık, "MMG olarak teknolojinin tasarımından şehirlerin planlanmasına, binaların yapılmasından üretim süreçlerine kadar işin hem fikri hem de uygulama tarafında varız. Bursa'nın ortaya koyduğu bu vizyona, başkanımızın tecrübesi ve vizyonuyla birlikte katkı sunmak istiyoruz." dedi. Bursa'nın ortaya koyduğu modelin Anadolu'nun tamamına yayılmasının Türkiye'nin kalkınmasına önemli katkı sağlayacağını dile getiren Kızılcık, "Biz Bursa olarak büyüyoruz. Ancak burada ortaya çıkan birikimi ve tecrübeyi Anadolu'ya örnek olacak şekilde daha geniş bir büyüme hikâyesine dönüştürmemiz gerekiyor. Başkanımız gibi tecrübeli ve vizyoner insanların sayısının artması, bu vizyonun Anadolu'ya yayılması ve Türkiye ölçeğinde daha güçlü bir karşılık bulması gerekiyor." diye konuştu. Kızılcık, "Bursa büyürse Türkiye büyür diyoruz ancak Bursa durursa Türkiye ne olur? Bursa'nın durmasını istemiyoruz. Çünkü Bursa durursa Türkiye durur. Bu nedenle ortaya konulan vizyonu ve gelecek hedeflerini çok değerli buluyor, bu sürece katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz." sözleriyle tamamladı.

Bursa sanayisinde yeni dönem: TEKNOSAB KOBİ OSB ile dev ekosistem hayata geçiyor Haber

Bursa sanayisinde yeni dönem: TEKNOSAB KOBİ OSB ile dev ekosistem hayata geçiyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından 2030 Vizyonu kapsamında hazırlanan TEKNOSAB KOBİ Organize Sanayi Bölgesi (KOBİ OSB) projesi, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Osmangazi Salonu'nda düzenlenen lansmanla tanıtıldı. Programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, kamu kurumlarının temsilcileri, iş dünyası ve çok sayıda sanayici katıldı. Toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın yalnızca yeni bir organize sanayi bölgesi değil, dünyaya örnek gösterilecek entegre bir KOBİ ekosistemi kurduğunu söyledi. Burkay, TEKNOSAB'ın genişleme alanında kurulacak KOBİ OSB ile birlikte Gıda OSB, Savunma OSB, Organize Ticaret Bölgesi, inşaat sektörüne yönelik lojistik depolama alanları ve KOBİ Diyalog Merkezi'nin de aynı ekosistemin parçaları olacağını belirterek, "Üretim, ticaret ve lojistik aynı merkezde buluşacak. Firmalarımız finansmandan yeni pazarlara erişime kadar her alanda desteklenecek. Bursa üretim ve ticarette yeni bir döneme hazırlanıyor" dedi. Burkay, KOBİ OSB'nin TEKNOSAB'ın güçlü altyapısından yararlanacağını belirterek, modern üretim tesislerinin 500 metrekareden başlayıp 3 bin metrekareye kadar farklı büyüklüklerde inşa edileceğini, işletmelerin ortak enerji, arıtma, lojistik ve sosyal hizmetlerden faydalanacağını ifade etti. İlk inşaatların 2027 yılı sonunda başlamasının hedeflendiğini kaydetti. Projeyle savunma sanayisine özel güvenlik sertifikalı üretim alanlarının da oluşturulacağını belirten Burkay, Bursa'da 2013 yılında yaklaşık 20 olan savunma sanayi firmasının bugün 300'ün üzerine çıktığını, TEKNOSAB bünyesinde kurulacak merkezlerle İHA, SİHA ve yüksek teknoloji üretiminin daha da güçleneceğini söyledi. KOBİ Diyalog Merkezi'nin Türkiye'de benzeri olmayan bir model olacağını dile getiren Burkay, KOSGEB, Kredi Garanti Fonu (KGF), İGE ve bankaların KOBİ birimlerinin aynı merkezde hizmet vereceğini, işletmelerin finansmana erişim, danışmanlık ve dış ticaret süreçlerinin tek noktadan yürütüleceğini ifade etti. Organize Ticaret Bölgesi kapsamında inşaat malzemeleri, otomotiv yan sanayi, makine, elektrik-elektronik, otomasyon ve benzeri sektörlerin kümeleneceğini belirten Burkay, BTSO Lojistik AŞ aracılığıyla öncelikli ihracat yapılan ülkelerde lojistik merkezler kurulacağını, böylece ürünlerin müşteriye daha hızlı ulaştırılarak rekabet gücünün artırılacağını söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba ise Bursa'nın tarih boyunca üretim ve ticaretin öncü şehirlerinden biri olduğunu belirterek, KOBİ OSB'nin bu geleneğin yeni halkası olacağını ifade etti. Projenin yalnızca yeni üretim alanları oluşturmadığını, planlı kentleşme, ulaşım, lojistik ve çevrenin birlikte ele alındığı kapsamlı bir şehircilik hamlesi olduğunu vurgulayan Biba, "Kalkınma yalnızca daha fazla üretmek değildir. Doğru yerde üretmek, planlı büyümek, çevreyi korumak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir Bursa bırakmaktır" dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, projenin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, Bursa'nın üretim gücünü daha da ileri taşıyacak KOBİ OSB'nin hayata geçirilmesinde katkı sunan başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. Projenin Bursa'nın ekonomik büyümesi ve planlı sanayi gelişimi açısından önemli bir kazanım olacağını ifade eden Ayyıldız, sürece destek veren tüm kişi ve kurumları kutladı. Lansmanda ayrıca TEKNOSAB KOBİ OSB'nin tanıtım filmi izletilirken, başvuru sisteminin de tanıtımı yapıldı. Daha önce talepte bulunan firmaların bilgilerini güncelleyebileceği, yeni başvuruların ise sektör ve ihtiyaç duyulan üretim alanına göre dijital ortamda alınacağı bildirildi.

BTSO'dan KOBİ’ler için dev dönüşüm hamlesi Haber

BTSO'dan KOBİ’ler için dev dönüşüm hamlesi

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, göreve geldikleri 2013 yılından bu yana Bursa'nın rekabet gücünü artıracak onlarca stratejik projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. BTSO'nun bugün yalnızca bir meslek kuruluşu değil, aynı zamanda Türkiye'nin en önemli dönüşüm ve uzmanlık merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı. Başkan Burkay, "Göreve geldiğimiz 2013 yılından bu yana 16 makro projeyle başladığımız yolculukta bugün 60'ın üzerinde büyük ölçekli projeyi hayata geçirdik. TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM, MESYEB, Model Fabrika ve Bursa Business School bunlardan sadece bazıları. Bir projeyi üretmek kadar onu doğru anlatmak da büyük önem taşıyor. Türkiye'nin 60 bin üyeye sahip en büyük ticaret ve sanayi odası olarak güçlü bir proje üretim kapasitesine sahibiz. BTSO bugün bakanlıklarla ortak çalışan, ülke hedeflerini sahaya yansıtan güçlü bir uzmanlık merkezine dönüştü. Genç ve nitelikli kadrolarımızla Türkiye'nin dönüşümüne katkı sağlayan projeler üretmeye devam ediyoruz. Bursa'nın geleceğini şekillendirecek çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." 2030 vizyonunun merkezinde TEKNOSAB ekosistemi var BTSO Başkanı Burkay, dijitalleşme, yapay zeka ve yüksek teknoloji odaklı dönüşümün Bursa sanayisi için kaçınılmaz olduğunu belirterek, TEKNOSAB'ın bu dönüşümün en önemli adresi haline geldiğini söyledi. 2030 vizyonunu bu temelde şirketleri yeni nesil teknolojilere hazırlamak istediklerini kaydeden Başkan İbrahim Burkay, "Dijitalleşme, yapay zeka ve yüksek teknoloji artık bütün sektörlerin geleceğini belirliyor. TEKNOSAB bugün Türkiye'nin en önemli yüksek teknoloji üretim merkezlerinden biri konumunda. TOGG yatırımının Bursa'da hayata geçirilmesi de bu dönüşümü hızlandırdı. Otonom sürüş teknolojileri, elektronik komponentler, sensör sistemleri ve yarı iletken teknolojilerinde önemli çalışmalar yürütüyoruz. Firmalarımızın bu alanlara yatırım yapmaları için kamu ve özel sektörle ortak projeler geliştiriyoruz. Bursa'nın teknoloji üretiminde öncü şehirlerden biri olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni dönemde bu dönüşüm çok daha güçlü şekilde devam edecek." TEKNOSAB KOBİ OSB ile yeni bir ekosistem kuruluyor Başkan Burkay, TEKNOSAB'ın genişleme alanının onaylanmasıyla birlikte yalnızca yeni bir organize sanayi bölgesi değil, KOBİ'leri merkeze alan bütüncül bir üretim ve ticaret ekosisteminin kurulacağını ifade etti. Yoğun bir çalışmanın ardından TEKNOSAB'ın genişleme alanını hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan İbrahim Burkay, "Burada yalnızca KOBİ OSB kurmuyoruz; aynı zamanda dünyada örnek gösterilecek bir KOBİ ekosistemi oluşturuyoruz. Gıda OSB, Savunma OSB, Organize Ticaret Bölgesi, inşaat sektörüne yönelik lojistik depolama alanları ve KOBİ Diyalog Merkezi bu yapının önemli parçaları olacak. KOBİ'lerimiz finansmana erişimden yeni pazarlara ulaşmaya kadar her alanda desteklenecek. Müthiş bir ekosistem oluşturuyoruz. Üretim, ticaret ve lojistik aynı ekosistem içerisinde buluşacak. Firmalarımızın rekabet gücünü artıracak bütün hizmetler tek merkezden sunulacak. Bu model Türkiye'de olduğu kadar dünyada da örnek gösterilecek bir yapı olacak. Bursa üretim ve ticarette yeni bir döneme hazırlanıyor." dedi. Bursa bölgesel ticaretin merkezi olacak TEKNOSAB Lojistik Park ve Organize Ticaret Bölgesi projeleriyle Bursa'nın bölgesel ticaret üssü haline geleceğini belirten Burkay, yeni lojistik modelinin ihracata önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile TEKNOSAB Lojistik TEKNOPARK’ı bölgede hayata geçeceğini hatırlatan Başkan Burkay, fonun Türkiye'nin en büyük katılımcılı fonu noktasında ve değersel anlamda da en büyük 10 fon içinde yer aldığını vurguladı. TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesinin inşaatına başlandığını ve 2027 Eylül ayında hayata geçeceğini ifade eden Başkan İbrahim Burkay, "Bu projeyle üreticilerimizi dünyanın önemli pazarlarına çok daha güçlü şekilde ulaştıracağız. Marmara Bölgesi'nin üretim gücünü ticaret merkeziyle buluşturacağız. Kuzey Afrika'dan Körfez ülkelerine, Balkanlar'dan Türk Cumhuriyetlerine kadar geniş bir coğrafyada lojistik merkezler kuracağız. Böylece ürünlerimiz müşterilere çok daha hızlı ulaşacak. Operasyonel maliyetleri azaltarak ihracatçılarımızın rekabet gücünü artıracağız. Dünyada artık ürün kadar lojistik maliyetleri de belirleyici hale geldi. Biz bu yeni iş modeliyle Bursa'yı yakın coğrafyanın ticaret merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu proje hem Bursa'nın hem de Türkiye'nin ihracatına önemli katkılar sağlayacak." KOBİ'lerin tek gündemi üretim ve ticaret olacak Yeni ekosistemde KOBİ'lerin tüm altyapı ve danışmanlık ihtiyaçlarının karşılanacağını belirten Burkay, işletmelerin yalnızca üretim ve satışa odaklanacağını söyledi. Yeni genişleme alanında 5 bin KOBİ’yi üretimle buluşturmayı hedeflediklerini ifade eden Başkan Burkay, "Modern altyapısı tamamlanmış, yüksek teknolojiye uygun bir sanayi ekosistemi oluşturuyoruz. Fiber altyapısından enerji sistemlerine, çevre yatırımlarından arıtma tesislerine kadar tüm ihtiyaçlar planlandı. Firmalarımız gerekli tüm izin ve sertifikaları çok daha kolay alabilecek. Danışmanlık hizmetlerinden finansal yönetim süreçlerine kadar her konuda KOBİ'lerimizin yanında olacağız. Biz istiyoruz ki işletmelerimizin tek gündemi üretmek ve satmak olsun. Diğer süreçleri güçlü TEKNOSAB altyapısıyla biz yöneteceğiz. Bursa KOBİ'leri büyüdükçe Bursa, Bursa büyüdükçe de Türkiye kazanacak." Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi Bursa'nın rekabet gücünü artıracak Başkan Burkay, BTSO bünyesinde kurulacak Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ile şirketlerin dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarına hızla adapte olacağını belirtti. Merkezin, Bursa sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak stratejik bir dönüşüm üssü olacağını ifade eden İbrahim Burkay, "Dünya ekonomisi çok hızlı değişiyor ve bu değişimin merkezinde artık yapay zeka bulunuyor. Biz de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu dönüşüme öncülük edecek Yapay Zeka Dönüşüm Merkezimizi hayata geçiriyoruz. Model Fabrika'da bugüne kadar yalın üretim, Endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm alanında önemli çalışmalar yürüttük. Şimdi bu altyapıyı yapay zeka teknolojileriyle daha ileri bir seviyeye taşıyoruz. Finans, muhasebe, üretim planlama, pazarlama ve birçok iş sürecinde yapay zeka tabanlı dönüşümü şirketlerimize kazandıracağız. Bu merkez sayesinde firmalarımız maliyetlerini azaltırken verimliliklerini ve rekabet güçlerini artıracak. Bakanlıklarımız ve uluslararası iş ortaklarımızla birlikte Bursa'yı yapay zeka dönüşümünde örnek bir merkez haline getireceğiz. Bu dönüşümün sonunda Bursa'nın üretimde ve ihracatta Türkiye'nin lider şehirlerinden biri olmayı daha da güçlendireceğine inanıyoruz." Hedef 50 bin üyeye birebir ulaşmak Başkan Burkay, BTSO'nun üyeleriyle sürekli iletişim halinde olduğunu belirterek, hazırlanan projelerin sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirildiğini söyledi. Seçim sürecine kadar 50 bin üyeye birebir ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Başkan İbrahim Burkay, "Her gün üyelerimizle bir araya geliyor, onların taleplerini doğrudan dinliyoruz. Biz sadece projelerimizi anlatmıyoruz; aynı zamanda üyelerimizin geri bildirimlerini de alıyoruz. Çünkü bu projelerin gerçek faydalanıcısı iş dünyamızdır. Sürekli güncellenen bir çalışma modelimiz var ve bunu yüz yüze temaslarla daha da güçlendiriyoruz. Seçim sürecine kadar hedefimiz 50 bin aktif üyemize birebir ulaşmak. Bu görüşmelerden elde edeceğimiz katkılar 2030 vizyonumuzu daha da güçlendirecek. İş dünyasının beklentilerini merkeze alan bir yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa'nın geleceğini üyelerimizle birlikte inşa ediyoruz."

Başkan Şadi Özdemir'den katı atık tesisi çıkışı: Karar yeniden ele alınmalı Haber

Başkan Şadi Özdemir'den katı atık tesisi çıkışı: Karar yeniden ele alınmalı

Tesis için ayrılan 185 hektarlık alanın büyüklüğünü sorgulayan Başkan Şadi Özdemir, kapalı alanın toplamının yalnızca yüzde 1'ini kapsadığına dikkat çekti. Başkan Şadi Özdemir, atıkların tesise taşınmasında kullanılacak aktar istasyonlarının yerlerinin de henüz belli olmadığını vurguladı. "Nilüfer'in kirlenme riski bursa'nın kirlenme riskidir" Konuşmasında Nilüfer'in Bursa için taşıdığı önemi anlatan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: "Nilüfer, Türkiye'nin en gelişmiş ilçelerinden biri, herkesin yaşamak istediği bir kent. Topraklarının yüzde 75'i tarım, orman ve mera alanı. 600 bin nüfus yaşıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi burada. 6 sanayi bölgemiz, 5 binin üzerinde küçük sanayi işletmemiz var. İyi okullar, iyi hastaneler burada. Sporun, sanatın merkezi burası. Nilüfer sadece bir ilçe değil. Nilüfer aslında Bursa demektir. O yüzden Nilüfer'in kirlenme riskini Bursa'nın kirlenme riski olarak görmemiz lazım." "Halkın görüşü alınmadı" Tesisle ilgili halkın görüşünün alınmadığını, yalnızca bilgilendirme toplantıları yapıldığını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, Yenişehir Kirazlıyayla'daki tesisi örnek gösterdi. Başkan Şadi Özdemir, söz konusu tesisin de tanıtım aşamasında risksiz olarak sunulduğunu, ancak geçen yıl havuzların çökmesiyle bölgedeki sulak alanların kirlilikle karşı karşıya kaldığını hatırlattı. "Trafik yükü ve deprem riski bölgeyi tehdit ediyor" Tesisin işletmeye açılmasıyla birlikte bölgeye her gün en az 500 ağır vasıtanın giriş çıkış yapacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, bu durumun halihazırda tıkanma noktasına gelen ulaşım aksını tamamen kitleyeceğini vurguladı. Mevcut şartlarda bile aktif saatlerde Kayapa ve Hasanağa bölgesindeki trafiğin otobana kadar tıkandığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, yüzlerce çöp kamyonunun daha bu yollara çıkmasının trafiği yönetilemez hale getireceğini söyledi.Başkan Şadi Özdemir, ulaşım yükünün yanı sıra projenin ciddi bir afet riski taşıdığına da dikkat çekti. Tesisin kurulmak istendiği alanın aktif bir fay hattı üzerinde yer aldığını dile getiren Başkan Şadi Özdemir, muhtemel bir deprem anında yaşanacak felaketin boyutları hakkında uyardı. Ayrıca uzmanların görüşüne dayanarak, bölgenin yapısı nedeniyle su geçirgenliğinin son derece yüksek olduğunu belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, herhangi bir sızıntı durumunda yer altı sularının ve çevre vadilerin geri dönülemez bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Teknosab önerisi Başkan Şadi Özdemir, vatandaşlarla yapıktları toplantılarda Nilüferlilerin tesisin bu bölgeye yapılmasını istemediğini söyledi. Tesisin hem teknolojik standartlara uygun hem de çevreye zarar vermeyecek şekilde organize sanayi bölgelerinde konumlandırılabileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, çözüm önerisini de paylaştı:"Eğer bu tesis iddia edildiği gibi zararsız ve yüksek teknolojili bir sistemle işletilecekse, ormanlarımızı yok etmek yerine bunu Karacabey sınırlarındaki Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi'ne (TEKNOSAB) taşıyalım. TEKNOSAB otoyol bağlantılarına yakın olduğu için araçlar şehir içi trafiğe girmeden tesise ulaşabilir." "Bu alanı kırsal turizm bölgesi ilan edelim" Tesis için planlanan alana ilişkin önerisini de dile getiren Başkan Şadi Özdemir, "Eğer Tarım ve Orman Bakanlığımız müsaade ediyorsa bu alanı kırsal turizm bölgesi ilan edelim. Buraları halkın kullanımına açalım" dedi. Başkan Şadi Özdemir, Japon Seyahat Acentaları Birliği'nin iki yıl önce açıkladığı, dünyada gezilecek 30 şehir listesinde Türkiye'den yalnızca Nilüfer'in yer aldığını hatırlatarak ilçenin doğası, gölü, kültürü ve sanatıyla bu değeri hak ettiğini vurguladı. "Halkın istemediği bir projede ısrar edilmemeli Konuşmasının sonunda Nilüfer halkının ve Nilüfer Belediyesi'nin bu projeyi kesinlikle istemediğinin altını çizen Başkan Şadi Özdemir, yerel yönetimlerin karar alırken o bölgede yaşayan insanların sesine kulak vermesi gerektiğini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, "Yol yakınken, henüz hiçbir geri dönülmez adım atılmamışken bu kararı meclisimizce yeniden gözden geçirelim. Nilüfer halkının ve ve Bursa'nın geleceğini korumak adına hep birlikte doğru kararı verelim" diyerek konuşmasını tamamladı.

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

Akaryakıt bayileri  BTSO’da buluştu Haber

Akaryakıt bayileri BTSO’da buluştu

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Enerji Konseyi Başkanı Erol Dağlıoğlu ve Meclis Üyesi İlhan Parseker’in yanı sıra PÜİS Genel Başkanı İmran Okumuş, PÜİS Bursa İl Başkanı İrfan Koç ile sektör temsilcilerinin katılımıyla BTSO Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda akaryakıt bayilerinin sorunları ve çözüm önerileri konuşuldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay toplantıda sektör temsilcilerine birlik ve ortak akıl çağrısında bulundu. Toplantıya katılan Genel Başkan İmran Okumuş başta olmak üzere PÜİS yöneticilerine ve misafirlere teşekkür eden Burkay, “Birçok konuda problemlerimiz var. Zaten varlık sebebimiz de şikâyet ettiğimiz bu problemlerdir. Önemli olan, bu sorunları nasıl karşıladığımız, nasıl tespit ettiğimiz ve nasıl çözüm ürettiğimizdir. Bu süreç ekonomimizi yakından ilgilendiriyor.” dedi. Krizlerin yüzde 50’si psikolojiktir Sektör temsilcilerinin önemli projelere imza attığını vurgulayan Burkay, Meclis Üyeleri İlhan Parseker, Erol Dağlıoğlu ve sektör temsilcilerinin Ankara nezdinde yürüttükleri çalışmalara dikkat çekerek, “Gerçek anlamda sektörün temsilinde önemli görevler üstlendiler, ciddi projeler ürettiler.” dedi. Ekonomide yaşanan zorluklara da değinen Burkay, krizlerin yalnızca ekonomik değil psikolojik boyutunun da bulunduğunu belirterek, “Krizlerin yüzde 50’si psikolojiktir. Ekonomik rasyolar elbette önemli ancak toplumun umudunu aldığınızda toparlanma daha da zorlaşıyor. Bu toplantılar geleceğe daha pozitif bakmamızı sağlıyor.” diye konuştu. BTSO’nun hayata geçirdiği projelere ilişkin de bilgi veren Burkay, 2025 yılında kurdukları TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun (GSYF) Türkiye’nin en büyük fonlarından biri haline geldiğini söyledi. Burkay, toplantının sektör adına somut çıktılar üretmesini temenni ederek, kamu ve özel sektör iş birliğiyle akaryakıt sektörünün karşı karşıya bulunduğu sorunların kalıcı çözüme kavuşacağına inandığını ifade etti.

Bursa'dan geçiş süresi 30 dakika kısalacak Video Galeri

Bursa'dan geçiş süresi 30 dakika kısalacak

     İstanbul ile İzmir arasındaki otoyol geçişinin şehir içinden sağlanması nedeniyle son dönemde günlük 120 bin araca ulaşan Bursa trafiği için yeni proje hayata geçiriliyor.      Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen proje ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, "Öncelikle Bursa'nın trafiği son zamanlarda ciddi manada yoğun hale gelmeye başlamıştı.      Biliyorsunuz İstanbul'dan İzmir'e doğru giden otoban Bursa'nın şehir içerisine girip devam ediyor. Ardından da aynı şekliyle Ankara'dan gelen otoyolumuz Bursa istikametine girip İstanbul'la beraber birleşip oradan İzmir yoluna doğru devam ediyordu. Son dönemde artık trafiğin iyice artıyor olması, özellikle yoğun trafik dönemlerinde günlük geçişlerin 120 bin civarına ulaşması sebebiyle şehir içerisindeki trafiğimiz bile sıkışmaya başlamıştı. Bunun üzerine Ulaştırma Bakanlığımız bir çalışma başlatmıştı. Geçtiğimiz yıl proje ihalesi yapıldı ve bununla ilgili olarak da çalışmalar başladıktan sonra 2026 Nisan'ında da proje çalışmaları nihai noktaya gelmek üzere. İnşallah 2026 Nisan'ından sonra proje biraz daha açık hale gelmiş olacak. Yeni planlanan projede ise yaklaşık bunun 34 kilometresi bölünmüş otoban özelliğinde olacak. Ardından da 6 kilometrelik, 6 kavşakla beraber 40 kilometreye ulaşan bir otoyol bağlantısı olacak. Bursa ile ilgili tarafı ise bundan sonraki süreçte İstanbul istikametinden İzmir istikametine giden araçlar Bursa'ya uğramadan Gemlik'ten geçtikten sonra gişelerin bitiminden itibaren ayrılacak ve Bursa'nın en batı kısmında TEKNOSAB'ın biraz daha berisinde, Görükle Kavşağı'ndan sonra ayrılarak Bursa'dan ayrılmış olacaklar. Bunun tabii ki ileriki süreçte İzmir ve İstanbul otobanını kullanan vatandaşlarımızın en azından trafikteki araç kullanım süresi yaklaşık 30 dakika kısalacağı söyleniyor. Bunun tabii sadece İzmir otobanını kullanan vatandaşlarımızın değil, Bursa için de ciddi bir rahatlık sağlamış olacak. Bu aksta boşalmış olan otomobil sayısı Bursa'nın kullandığı şu anki kuzey otobanına yakın olan otobanımız boşa çıkacak ve 120 bin sayısının en azından yarıdan da daha aşağı bir sayı oranını düşüreceğini tahmin ediyoruz" dedi. Otobanın geçeceği köylerden beklenti ve talepler alındı      Otobanın geçeceği güzergah için köylülerle istişare yapıldığını belirten Gürkan, "Geçtiğimiz günlerde valimizin başkanlığında bir heyetle bir araya gelindi. Bunun sebebi de şuydu, zaman zaman kamuoyunda kuzey otobanının geçiş yapacağı noktalarla ilgili bazı algılar yürütülmeye çalışılıyordu. Bunları rahatlatmak için bununla ilgili olarak özellikle kuzey otobanı hattından geçecek olan köylerimizin muhtarları ile birlikte valimizin başkanlığında kendileriyle istişare toplantısı yapıldı. Bu istişare toplantısında da Kuzey otobanın etkileyecek olduğu yaklaştığı köylerle ilgili beklentileri ve talepleri alındı. Valimiz ve milletvekillerimizle beraber bunları değerlendirip o köylerdeki vatandaşlarımızın, muhtarlar vasıtasıyla talepleri alınarak önümüzdeki otoban projesinin daha nitelikli, daha kullanışlı ve hemşerilerimizi daha mutlu edecek bir projeksiyona çevrilmesi sağlanmış oldu. İnşallah hayırlısıyla Ulaştırma Bakanımız da bu konuda ciddi manada hassasiyet gösteriyor. Yaklaşık 40 kilometrelik kuzey otobanı dediğimiz otobanın sadece Bursa'ya değil, İzmir ve Ankara istikameti, İstanbul ve Ankara istikametinden gelen araçların da ulaşım süresini en az yarım saat azaltacak olan bir otoban projesi. İnşallah hayırlısıyla en kısa zamanda büyük ihtimalle yap işlet devret modeliyle olacaktır. Bursa'mıza ve Türkiye'mize kazandırmış oluruz diyorum. Öncelikle Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdülkadir Uraloğlu ve Bursa milletvekilimiz ile birlikte bu projeyi bizatihi talimatlandıran sayın Cumhurbaşkanımız'a çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.