Hava Durumu

#Tıp Fakültesi

Yeni Marmara Gazetesi - Tıp Fakültesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tıp Fakültesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de çifte açılış Haber

Nilüfer’de çifte açılış

Bursa Uludağ Üniversitesi Ertuğrul Eğitim Aile Sağlığı Merkezi ve Ertuğrul Mahallesi Muhtarlığı açılışı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, CHP İl Başkan Yardımcısı İlhan Çetin, Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, mahalle muhtarları, belediye meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları ve sağlık çalışanları katıldı. Konuşmasına, 19 Mayıs Dünya Aile Hekimleri Birliği’ni kutlayarak başlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, merkezin 2 bin 75 metrekarelik alanda hizmet verdiğini ifade ederek, "5 doktor odası, gebe izlem ve aşı odası, acil müdahale odası, laboratuvar ve 112 acil servis birimi burada bir arada. 30 araçlık otoparkı ile erişimi de kolaylaştırıyor. Tabelasında ‘eğitim’ yazıyor. Çünkü burası aynı zamanda Bursa Uludağ Üniversitesi’nin bir eğitim merkezi. Yarının aile hekimleri, sağlıkçıları burada yetişecek" dedi. Sağlık ve muhtarlık hizmetleri bir arada Aynı alanda Ertuğrul Mahallesi Muhtarlığı ve Mahalle İletişim Merkezi’nin de yer aldığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, "Böylece mahalle sakinlerimiz hem sağlık hem de muhtarlık hizmetlerine aynı noktadan, çok daha rahat ulaşabilecek" diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, Aile Sağlığı Merkezi’nin üst katında belediyenin dikiş, el örgüsü ve resim gibi kadınlara yönelik sanat ve beceri atölyeleri yer alacağını da sözlerine ekledi. "İyi bir hekim yetiştirmek asm’de başlar" Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun da toplumla iç içe hareket ettiklerini anlattı. Coşkun, "Buradaki ekip hem hizmet üretiyor hem eğitim veriyor hem de araştırma yapıyor. Bu gerçek bir modeldir. İyi bir hekim yetiştirmek sadece laboratuvarda veya hastanede olmaz, bunun temeli aile sağlığı merkezlerinde başlar" dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı, Eğitim Aile Sağlığı Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Yeşim Uncu, merkezin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti. Uncu, eğitim merkezinin kamunun, üniversitenin ve toplumun ortak katkısıyla hayata geçirildiğini vurgulayarak, "Burada sunulan sağlık hizmeti klasik bir hizmet değil; araştırma, eğitim ve hizmetin bir arada yürütüldüğü, bilimsel ve güncel yaklaşımın sergilendiği bir modeldir" diye konuştu. Nilüfer İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. İsmail Kaba, birinci basamak sağlık hizmetleri konusunda çok güçlü bir altyapıya sahip olduklarını belirtirken, Ertuğrul Mahalle Muhtarı Naciye Akyemiş de emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından açılış kurdeleleri kesildi.

Bursa'da kadavraya vefa töreni Haber

Bursa'da kadavraya vefa töreni

BUÜ Rektörlüğü Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü tarafından organize edilen törende, kadavra bağışının tıp eğitimi açısından taşıdığı hayati önem bir kez daha vurgulanırken, duygu dolu anlar yaşandı. Törende konuşan BUÜ Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. İlker Mustafa Kafa, kadavra bağışlarının hekim yetiştirilmesinde kritik rol oynadığını belirterek, bağışçıların aileleriyle her zaman güçlü bir bağ kurduklarını ifade etti. Kafa, "Bugün sadece bir kadavrayı ailesine teslim etmiyoruz. Aynı zamanda tıp eğitimine yıllarca katkı sunmuş çok kıymetli bir emaneti de uğurluyoruz. Bağışçılarımız sayesinde öğrencilerimiz yalnızca anatomiyi değil, meslek etiğini ve insan bedenine duyulan saygıyı da öğreniyor" dedi.Bağışçı Cemil Denk'in 6 yıl boyunca tıp öğrencilerinin eğitimine katkı sağladığını belirten Kafa, bu katkının ölçülemeyecek kadar değerli olduğunu dile getirdi. Bağışçı Cemil Denk'in oğlu ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Cemil Denk ise babasının kadavra bağışı kararını yıllar öncesinden aldığını söyledi. Babasının eğitime büyük önem verdiğini belirten Denk, onun vasiyetini yerine getirmenin gururunu yaşadıklarını ifade etti.Denk, "Babam gençlerin iyi eğitim almasını çok önemsiyordu. Sağlığın her şeyden önce geldiğine inanırdı. Bu bağış da onun eğitime verdiği değerin bir göstergesidir" diye konuştu. 1930'lu yıllarda Amasya'nın Merzifon ilçesinde dünyaya gelen Cemil Denk'in askeri kariyerinde önemli görevler üstlendiği, emekli olduktan sonra ise sivil toplum çalışmalarına ağırlık verdiği ve çok sayıda makale ile kitap kaleme aldığı öğrenildi.Programın sonunda, tıp eğitimine yıllarca katkı sunan kadavra dualar eşliğinde ailesine teslim edildi. Üniversite yetkilileri, kadavra bağışının sadece bireysel bir tercih değil, aynı zamanda topluma bırakılan önemli bir bilimsel miras olduğuna dikkat çekti. CEMİL DENK KİMDİR? Cemil Denk, eğitim hayatına Bursa Işıklar Askeri Lisesi'nde başladı. Ardından Kara Harp Okulu'ndan 1961 yılında piyade asteğmen olarak mezun oldu.Meslek hayatı boyunca komando, paraşüt, balık adam ve özel harp eğitimleri alan Denk, Ankara Muhafız Alayı, Kayseri Hava İndirme Tugayı ve Kıbrıs Mücahit Teşkilatı gibi önemli birliklerde görev yaptı. 1993 yılında kıdemli albay rütbesiyle emekliye ayrıldı. Emekliliğinin ardından da aktif çalışmalarını sürdüren Denk; çeşitli derneklerde yöneticilik yaptı, Atatürkçü düşünce üzerine çalışmalar yürüttü ve 200'ün üzerinde makale kaleme aldı. Aynı zamanda Atatürk, laiklik ve toplum konularını ele aldığı 7 kitabı bulunuyor. Çevresi tarafından üretken bir yazar, iyi bir konuşmacı ve vizyon sahibi bir aydın olarak tanımlanan Cemil Denk'in; satrançla ilgilendiği, dans ettiği ve gençlik yıllarında Harbiye atletizm takımının kaptanlığını yaptığı da öğrenildi.Hayatı boyunca hem askerlik hem de sivil yaşamda önemli katkılar sunan Cemil Denk'in, ardında fikirleriyle örnek gösterilen bir yaşam bıraktığı ifade edildi.

BUÜ’de 14 Mart Tıp Bayramı törenle kutlandı Haber

BUÜ’de 14 Mart Tıp Bayramı törenle kutlandı

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı ile Bursa Tabip Odası iş birliğinde düzenlenen programda 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı. Etkinlik, Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.Programa BUÜ Rektörü Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı İrfan Kırıştıoğlu, Tıp Fakültesi Dekanı Funda Coşkun, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi, Kadir Binbaş, BUÜ Hastanesi Başhekimi Halil Sağlam, Ertuğrul Aksoy ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programda konuşan Rektör Yılmaz, 14 Mart’ın sadece bir takvim günü olmadığını belirterek, hekimliğin Türkiye’nin tarihsel gelişiminde önemli bir rol oynadığını ifade etti. Teknolojik gelişmelerin ve yapay zekânın birçok mesleği dönüştürdüğünü dile getiren Yılmaz, insanla doğrudan temas eden hekimliğin bu süreçte önemini koruyacağını söyledi.Tıp Fakültesi Dekanı Coşkun ise 14 Mart’ın hekimlik mesleğinin onurunu ve topluma adanmışlığını simgeleyen bir gün olduğunu belirtti. Tıbbın bilimsel gelişmelerle birlikte ilerlediğini ifade eden Coşkun, hekimlikte bilginin yanı sıra etik sorumluluk ve insan sevgisinin de büyük önem taşıdığını vurguladı. Bursa Tabip Odası Başkanı Binbaş da konuşmasında 14 Mart’ın tarihsel önemine değinerek sağlık sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Binbaş, sağlık hizmetlerindeki yoğunluk, muayene süreleri ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet gibi konuların çözüm bekleyen önemli başlıklar olduğunu ifade etti.Fakülte öğrencileri adına konuşan Simay Ekinciler ise hekimliğin yalnızca teorik bir eğitim olmadığını, insanın en zor anlarında yanında olmayı gerektiren bir meslek olduğunu dile getirdi.Program, plaket takdimi, M. Murat Civaner’in “14 Mart Tıp Öğrencilerinindir” başlıklı sunumu, tiyatro gösterisi ve müzik dinletisinin ardından sona erdi.

Onlarca İnsanın Yaşamına Dokunan Vasiyet... Haber

Onlarca İnsanın Yaşamına Dokunan Vasiyet...

 Bursa'da 11 yıl önce bedeninin kadavra olarak kullanılmasını vasiyet eden emekli astsubay ve röntgen teknisyeni Fehmettin Saymaz'ın (70) Uludağ Üniversitesi'nde binlerce öğrencinin yetişmesine sebep olan naaşı yakınlarına teslim edildi. Uludağ Üniversitesi'ndeki törenin ardından Saymaz'ın cenazesi toprağa verilmek üzere Balıkesir'in Ayvalık ilçesine gönderildi.   Bursa'da Askeri Hastane'de röntgen teknisyeni olarak görev yaparken emekli olan 70 yaşındaki 2 çocuk babası Fehmettin Saymaz, 2013 yılında zatürre teşhisiyle Onkoloji Hastanesi'ne yatırıldı. Burada vefat ederse bedeninin kadavra olarak kullanılmasını vasiyet eden Saymaz'ın naaşı 20 Mayıs 2013 tarihinde hayata veda edince Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne götürüldü.  Bursada tıp fakültesi öğrencilerinin derslerinde kadavra olarak kullanılan Fehmettin Saymaz'ın naaşının 11 yıl sonra ailesine teslim edilmesine karar verildi.  Aile fertlerinden kardeşi Ergin Saymaz (65) kızı Çiğdem Saymaz Narlı (56) ve Semra Kama (58) Uludağ Üniversitesi'nde törenle naaşı teslim aldılar.  Fehmettin Saymaz'ın cenazesinin Ayvalık'ta düzenlenen tören ve cenaze namazının ardından ilçe mezarlığına defnedileceği öğrenildi.  "Babam ihtiyaç olduğunu haberlerde görmüş"  Ayvalık Adliyesi'nden emekli olan ve burada yaşayan Çiğdem Saymaz Narlı cenazeyi teslim alırken şunları söyledi: "Babam 11 sene önce vefat etti. Ölmeden önce kendi isteği, kadavra olarak teslim olmaktı. Biz de çok büyük zorluklarla annem, eniştem uğraşarak teslim ettik. Bu tür durumlar yaygın olmuyormuş. Neredeyse vazgeçecektik. Uludağ Üniversitesi'ne kadavra olarak bağış yapıldı. Babam askeri hastanede röntgen teknisyeni olarak görev yapıyordu. En son görev yeri Denizli idi. Orada emekli oldu. Orada yaşıyorduk. Babamın neden vefat ettiği tam anlaşılamadı. Zatürre dediler. En son biz öğrendiğimizde, akciğerine sıçrama yapmış. Hangi kanser türüydü tam net bilmiyoruz. Çabuk ilerleyen bir hastalıkmış. Denizli'de bir aya yakın kaldık hastanede. Kendi imkanlarımızla Bursa'ya geldiğimizde ilk olarak Göğüs Hastanesi'nde tedavi gördü. Onkoloji Hastanesi'ne bir hafta sonrasında yattık. Bir hafta normal kaldı. Bir hafta da yoğun bakımda geçirdi. Kendi talebiyle kadavra olmasını istedi. Annem kabul etmeyeceği için bana, amcama söyledi. Haberlerde görmüş. Kadavrasız eğitimde tıp öğrencilerinin sıkıntı yaşadığını görmüş. Kadavra ihtiyacı olduğunu duymuş, eğer vefat edersem beni kadavra olarak bağışlayın diye ısrar etti. Bağış yaparken bize 5 yıl dediler. Korona virüs ve deprem döneminde kullanılmadığı söylendi. Geçen yıllarda telefonla aradım. Kadavra eksikliğinden dolayı daha uzun kalmış. Teslim alma talebi bizden geldi ve bugün defnedeceğiz. 11 yıl babamın hep yaşadığını düşündüm. Bugün bir eksik tamamlanmış gibi olacak. Ayvalık'ta defnedeceğiz" diye konuştu.  "Kadavra bağışı yetersiz"  Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof Erdoğan Şendemir de Türkiye'de 120 Tıp Fakültesi olmasına rağmen beden bağışının çok düşük olduğunu ifade ederek, "Fehmettin Saymaz binlerce tıp fakültesi öğrencisine alabileceği en iyi eğitimi alabilmesi için bedenini bağışlayarak büyük hizmette bulundu. Ölçülebilir bir hizmet değildir. Ülkemizde 120 tıp fakültesi olmasın rağmen beden bağışı düşüktür. Pek çok tıp fakültesinde kadavra bulunmamaktadır. Bağışçıların varlığı ve aileleri bizim için anlamlı ve değerli. Nasıl organ bağışı ile çok hayat kurtulması mümkün ise beden bağışı da hekimlerin yetişmesi açısından karşılıksız değere sahiptir. Uzunca süre insanlığa hizmet etmiş Fehmettin Saymaz'ı ve yakınlarını şükranla anıyoruz. Büyük bir borçtur. Öğrencilerimiz buna saygıyla yaklaşıp alabilecekleri en büyük eğitim ve bilgiyi Fehmettin Saymaz'dan almışlardır. Sonsuz saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz. Kadavra bağışı ne yazık ki yeterli değildir. 40 yıl önceki Avrupa'nın durumunu yaşıyoruz. Bağış sayısı yavaş yavaş artıyor. Ailelerin yaklaşımı ile birlikte bir ivme var. Yeterli mi hayır. Anadolu'da pek çok tıp fakültesinde kadavra bulmak zor. Batı kentlerinde Ege'de, Mersin'de, İstanbul, Ankara'da bağışlar arttı. Bunun yetmediği kesin. 8-10 öğrenciye bir beden sunabilmemiz lazım. Tıp Fakültesinde bir sınıfta 400 öğrencimiz var. Toplam 1600 öğrencimiz var. 10 öğrenciye bir beden sunacaksak çok sayıda bedene ihtiyacımız var. Öğrencilerimiz çok görmek istedikleri yeterlilikte bir bedenle karşı karşıya gelemiyorlar. Umutluyuz inançlıyız, ailelerden beklentimiz beden bağışlayanlardan geri kalmamaları. Tıp Fakültelerinin anatomi anabilim dallarına başvurmaları. Ben Saymaz'a ve ailesine teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.