Hava Durumu

#Tüi̇k

Yeni Marmara Gazetesi - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İşsizlik oranı yüzde 8,3 seviyesinde Haber

İşsizlik oranı yüzde 8,3 seviyesinde

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,4 puan azalarak yüzde 8,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 iken kadınlarda yüzde 11,3 olarak tahmin edildi. İSTİHDAM ORANI YÜZDE 49,0 OLDU İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre 54 bin kişi azalarak 32 milyon 566 bin kişi, istihdam oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 49,0 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,4 iken kadınlarda yüzde 32,1 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı yüzde 53,5 olarak gerçekleşti İşgücü 2025 yılında bir önceki yıla göre 200 bin kişi azalarak 35 milyon 533 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,7 puan azalarak yüzde 53,5 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3, kadınlarda ise yüzde 36,2 oldu. GENÇ NÜFUSTA İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 15,3 OLDU 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 1 puan azalarak yüzde 15,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 11,7, kadınlarda ise yüzde 22,1 olarak tahmin edildi. İSTİHDAMIN YÜZDE 59,0'I HİZMET SEKTÖRÜNDE YER ALDI İstihdam edilenlerin yüzde 14,0'ı tarım, yüzde 20,2'si sanayi, yüzde 6,8'i inşaat, yüzde 59,0'ı ise hizmet sektöründe yer aldı. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında hizmet sektörünün payı 1,1 puan, inşaat sektörünün payı 0,2 puan artarken, tarım sektörünün payı 0,8 puan, sanayi sektörünün payı ise 0,5 puan azaldı. 2025 yılında 4 milyon 560 bin kişi tarım sektöründe, 6 milyon 578 bin kişi sanayi sektöründe, 2 milyon 224 bin kişi inşaat sektöründe, 19 milyon 204 bin kişi hizmet sektöründe istihdam edildi. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 267 bin, sanayi sektöründe 168 bin kişi azalırken, inşaat sektöründe 62 bin, hizmet sektöründe 318 bin kişi arttı. ATIL İŞGÜCÜ ORANI YÜZDE 29,7 OLDU Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 3 puan artarak yüzde 29,7 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,6 iken, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 19,9 olarak gerçekleşti. EN DÜŞÜK İŞSİZLİK ORANINA SAHİP İL ARDAHAN OLDU İşsizlik oranı en düşük il yüzde 4,0 ile Ardahan iken, işsizlik oranı en yüksek il yüzde 13,8 ile Hakkari oldu. İSTİHDAM ORANI EN YÜKSEK İL ARTVİN OLDU En yüksek istihdam oranı yüzde 58,1 ile Artvin ilinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise yüzde 32,9 ile Hakkari ilinde oldu. İşgücüne katılma oranı en yüksek il Artvin oldu En yüksek işgücüne katılma oranı yüzde 61,3 ile Artvin ilinde gerçekleşti. En düşük işgücüne katılma oranı ise yüzde 38,1 ile Hakkari ilinde oldu.

İkinci el araç piyasasında Bayram hareketliliği Haber

İkinci el araç piyasasında Bayram hareketliliği

Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, Türkiye’de ikinci el otomobil piyasasında Ramazan Bayramı öncesi belirgin bir hareketlilik yaşandığını söyledi. Erkoç, özellikle bayram ve yaz sezonu öncesinde talebin arttığını, önümüzdeki haftalarda piyasada canlılık beklendiğini belirtti.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılında 11 milyon 213 bin 405 ikinci el araç devri gerçekleşti. Erkoç, bu verilerin ikinci el otomobil piyasasının ülke otomotiv sektöründeki hacmini ortaya koyduğunu ifade etti.Yılın ilk ayında ikinci el araç satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,5 artarak 582 binin üzerine çıktı. Erkoç, yılın ilk aylarının piyasadaki yönü belirlediğini vurgulayarak, sektörün binlerce işletme ve on binlerce çalışanı kapsayan büyük bir ekosistem olduğunu kaydetti.Erkoç ayrıca, sıfır araç tarafındaki kampanyaların ocak ve şubat aylarında da devam ettiğini ve bunun ikinci el piyasasına doğrudan yansıdığını aktardı. Bayram dönemlerinde seyahat yoğunluğunun artmasıyla birlikte araç talebinin yükseldiğini belirten Erkoç, vatandaşların ikinci el araçları daha hızlı ve erişilebilir bir seçenek olarak değerlendirdiğini söyledi.MASFED Başkanı, alım-satım işlemlerinde güvenli ticaretin önemine de dikkat çekerek, işlemlerin yetki belgeli ve kurumsal işletmeler üzerinden yapılmasını önerdi.

Türkiye nüfusunun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini erkekler oluşturdu Haber

Türkiye nüfusunun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini erkekler oluşturdu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Kadın verisini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7 oldu. KADINLARIN ERKEKLERDEN 5,2 YIL DAHA UZUN YAŞADIĞI GÖRÜLDÜ Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü. DOĞUŞTA SAĞLIKLI YAŞAM SÜRESİ KADINLARDA 56,3 YIL OLDU Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü.

Bursa nüfusu 3 milyon 263 bini geçti Haber

Bursa nüfusu 3 milyon 263 bini geçti

TÜİK'in 2025 yılına ilişkin açıkladığı "Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları"na göre, Türkiye'de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaştı. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 ve kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi olurken, toplam nüfusun yüzde 50,02'sini erkekler, yüzde 49,98'ini ise kadınlar oluşturdu. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye'de ikamet eden yabancı nüfus bir önceki yıla göre 38 bin 968 kişi artarak 1 milyon 519 bin 515 kişi oldu.Türkiye'nin yıllık nüfus artış hızı 2024 yılında binde 3,4 iken, 2025 yılında binde 5 oldu. Bursa nüfusu 2024'teki artış hızı olan binde 7,5'u koruyarak 3 milyon 263 bin 11'e, Balıkesir binde 6,6 artışla 1 milyon 284 bin 517 kişiye, Çanakkale binde 8,8 nüfus artış hızıyla 573 bin 976 kişiye, Yalova ise binde 12,1 yükselişle 311 bin 635 kişiye ulaştı. Konya'nın 2025 nüfusu ülke ortalamasına yakın bir değer olan yüzde 5,7'lik artışla 2 milyon 343 bin 409'a, Kayseri nüfusu yüzde 4,5'luk yükselişle 1 milyon 458 bin 991 kişiye çıkarken, Karaman'ın nüfusu yüzde 1,7 azalarak 202 bin 54'e geriledi. Marmara'da Tekirdağ'ın nüfusu binde 17,8 yükselmeyle 1 milyon 208 bin 441'e, Kocaeli'nin nüfusu binde 14,5 artış göstererek 2 milyon 161 bin 171'e, Sakarya'nın binde 11,6 yükselerek 1 milyon 123 bin 693'e, Bolu'nun binde 2,3 artarak 327 bin 173'e çıktı.

86.092.168 Haber

86.092.168

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye'de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi olurken, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,02'sini erkekler, yüzde 49,98'ini ise kadınlar oluşturdu. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus(1) bir önceki yıla göre 38 bin 968 kişi artarak 1 milyon 519 bin 515 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,3'ünü erkekler, yüzde 50,7'sini kadınlar oluşturdu. NÜFUS ARTIŞ HIZI BİNDE 5 OLDU Yıllık nüfus artış hızı 2024 yılında binde 3,4 iken, 2025 yılında binde 5 oldu. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı yüzde 93,6 oldu Türkiye'de 2024 yılında yüzde 93,4 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2025 yılında yüzde 93,6 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,6'dan yüzde 6,4'e düştü. Nüfusumuzun yüzde 67,5'ini yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet edenler oluşturdu Mekânsal Adres Kayıt Sistemi'nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır"(2) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır. Bu sınıflamaya göre, Türkiye nüfusunun yüzde 67,5'inin yoğun kent, yüzde 15,8'inin orta yoğun kent ve yüzde 16,8'inin ise kır olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde yaşadığı görüldü. TÜRKİYE'DE 33 İLİN NÜFUSU AZALDI Ülkemizde 2024 yılında bir önceki yıla göre 40 ilin nüfusunda azalma görülürken, 2025 yılında 33 ilin nüfusunun azaldığı görüldü. İstanbul'un nüfusu 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu İstanbul'un nüfusu, bir önceki yıla göre 52 bin 451 kişi artarak 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu. Türkiye nüfusunun yüzde 18,3'ünün ikamet ettiği İstanbul'u, 5 milyon 910 bin 320 kişi ile Ankara, 4 milyon 504 bin 185 kişi ile İzmir, 3 milyon 263 bin 11 kişi ile Bursa ve 2 milyon 777 BİN 677 KİŞİ İLE ANTALYA İZLEDİ Nüfusu en az olan il 82 bin 836 kişi ile Bayburt oldu Bayburt, 82 bin 836 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Bayburt'u, 85 bin 83 kişi ile Tunceli, 90 bin 392 kişi ile Ardahan, 138 bin 807 kişi ile Gümüşhane ve 157 bin 363 kişi ile Kilis takip etti. Türkiye'de nüfusu 1 milyonu aşan ilk ilçe Esenyurt oldu İlçelere göre nüfus dağılımı incelendiğinde, İstanbul ili Esenyurt ilçesinin 1 milyon 3 bin 905 kişi ile ilk sırada yer aldığı görüldü. Buna göre Türkiye'de ilk defa bir ilçenin nüfusu 1 milyonu geçmiş oldu. Esenyurt İlçesini sırasıyla 957 bin 792 kişi ile Gaziantep ili Şahinbey ilçesi, 952 bin 198 kişi ile Ankara ili Çankaya ilçesi, 931 bin 722 kişi ile Ankara ili Keçiören ilçesi ve 905 bin 880 kişi ile Gaziantep ili ŞEHİTKAMİL İLÇESİ TAKİP ETTİ. Nüfus piramidindeki yapısal değişim devam etti Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye'nin 2007 ve 2025 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görülmektedir. TÜRKİYE NÜFUSUNUN ORTANCA YAŞI 34,9'A YÜKSELDİ Ortanca yaş, nüfusu oluşturan kişilerin yaşları yeni doğan bebekten en yaşlıya doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir. Türkiye'de 2024 yılında 34,4 olan ortanca yaş, 2025 yılında 34,9'a yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 33,7'den 34,2'ye, kadınlarda ise 35,2'den 35,7'ye yükseldiği görüldü. Ortanca yaşı en yüksek olan il Sinop, en düşük olan il Şanlıurfa oldu Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop'un 44 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip il olduğu görüldü. Sinop'u, 43,5 ile Giresun ve 43,3 ile Kastamonu izledi. Diğer yandan 21,8 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa'yı, 23,3 ile ŞIRNAK VE 25 İLE SİİRT TAKİP ETTİ. Kadınlarda ve erkeklerde en yüksek ortanca yaşa sahip il Sinop oldu Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 43 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 21,3 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 44,9 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şanlıurfa 22,3 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu. Hiç evlenmeyenlerin oranının erkeklerde daha yüksek olduğu görüldü Ülkemizde 2009 ve 2025 yılı cinsiyete göre medeni durumun dağılımı incelendiğinde, erkeklerde hiç evlenmeyenlerin oranının kadınlara göre daha yüksek olduğu, kadınlarda ise eşi ölenlerin ve boşananların oranının erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Diğer yandan büyük çoğunluğu oluşturan evlilerin oranının 2009 ve 2025 yılında her iki cinsiyette de birbirine yakın oranlarda olduğu görüldü. Çalışma çağındaki nüfusun oranı yüzde 68,5 oldu Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2025 yılında yüzde 68,5 oldu. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4'ten yüzde 20,4'e gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1'den yüzde 11,1'e yükseldi. TOPLAM YAŞ BAĞIMLILIK ORANI AZALDI Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2024 yılında yüzde 46,1 iken 2025 yılında yüzde 46'ya düştü. Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, yüzde 30,6'dan, yüzde 29,7'ye gerilerken, çalışma çağındaki birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 15,5'ten yüzde 16,2'ye yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye'de 2025 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 29,7 çocuğa ve 16,2 yaşlıya bakmaktadır. Türkiye'de kilometrekareye 112 kişi düşerken İstanbul'da 2 bin 943 kişi düştü Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan "bir kilometrekareye düşen kişi sayısı", Türkiye genelinde 112 kişi oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 943 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan ilimiz oldu. İstanbul'u 633 kişi ile Kocaeli ve 395 kişi ile en küçük yüz ölçümüne sahip il olan Yalova izledi. Nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli'yi, 19 kişi ile Ardahan ve 21 kişi ile Erzincan ve Gümüşhane izledi. Diğer yandan yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya'nın nüfus yoğunluğu ise 59 olarak gerçekleşti.

Ocak ayı enflasyonu beklentileri aştı Haber

Ocak ayı enflasyonu beklentileri aştı

Yıllık enflasyon ise 2025 yılı sonunda kaydedilen yüzde 30,89 seviyesinden sınırlı bir gerilemeyle yüzde 30,65 olarak hesaplandı. Bu sonuçlar, hükümetin 2026 sonu için öngördüğü yüzde 16-19 aralığındaki enflasyon hedeflerine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Bağımsız araştırma kuruluşu Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) verileri ise TÜİK rakamlarından daha yüksek bir tabloya işaret etti. ENAG’a göre, ocak ayında tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 6,32 artarken, yıllık enflasyon yüzde 53,42 olarak hesaplandı. Enflasyon verilerinin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede gıda fiyatlarındaki artışta olumsuz hava koşullarının etkili olduğunu belirtti. Şimşek, ocak ayına özgü unsurların enflasyonun ana eğilimi üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağını öngördüklerini ifade ederek, arz yönlü adımlarla desteklenen dezenflasyon politikalarının sürdürüleceğini vurguladı.Fiyat artışlarının harcama gruplarına dağılımına bakıldığında, en belirgin yükselişlerin gıda ve alkolsüz içecekler, ulaştırma ile konut ve enerji kalemlerinde yaşandığı görüldü. TÜİK verilerine göre, yıllık bazda gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 31,69, ulaştırmada yüzde 29,39, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda ise yüzde 45,36 artış kaydedildi. Aylık değişimler incelendiğinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları ocak ayında yüzde 6,59 artarken, ulaştırmada yüzde 5,29, konut ve enerji grubunda ise yüzde 4,43 oranında yükseliş gerçekleşti.

Ocak ayı enflasyon rakamları açıklanıyor: Beklentiler piyasalar için kritik Haber

Ocak ayı enflasyon rakamları açıklanıyor: Beklentiler piyasalar için kritik

Yılın ilk Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) rakamları, enflasyonun seyri ve ekonomik beklentiler açısından piyasalar tarafından yakından izleniyor. Piyasa Beklentileri: Aylık ve Yıllık Oranlar Aylık enflasyon tahminleri: Ekonomistler arasında yapılan anketlerde Ocak ayı TÜFE artışının aylık bazda ortalama yaklaşık %4,2 ila %4,3 civarında olması öngörülüyor. Katılımcıların tahmin aralığı ise yaklaşık %3,6 ile %4,96 arasında değişiyor. Yıllık enflasyon beklentisi: Anketlerde yıllık enflasyonun bir önceki ayki seviyeye yakın seyretmesi veya sınırlı bir gerileme göstermesi bekleniyor. Bu kapsamda ekonomistler, Aralık 2025’teki yıllık enflasyon oranının seviyelerini koruyabileceğini tahmin ediyor. Merkez Bankası anketi: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın piyasa katılımcıları anketine göre de Ocak TÜFE artış beklentisi önceki döneme göre yükselerek %3,76’ya çıktı. 12 ve 24 ay sonrası enflasyon beklentileri de genel olarak yavaşlayan bir enflasyon görünümüne işaret ediyor. Neden Bu Kadar Önemli? Ocak ayı enflasyon rakamları, sadece fiyat artışı trendini göstermekle kalmıyor; aynı zamanda maaş zammı, kira artış oranları, faiz politikaları ve ekonomik beklentiler üzerinde etkili oluyor. Özellikle memur ve emekli maaş artışlarının belirlenmesinde bu verilerin rolü büyük. Önceki Veriler ve Trendler TÜİK’in Aralık 2025 verilerine göre yıllık enflasyon yaklaşık olarak %30,89 seviyesinde gerçekleşmişti. İstanbul’daki öncü göstergeler de Ocak ayında fiyat artışının sürdüğüne işaret ediyor. Sonuç: İlk İpucu Yarın Geliyor Ocak ayı enflasyon verileri, ekonomik görünüm ve para politikası beklentileri açısından yılın ilk somut göstergesi olacak. Piyasalar ve uzmanlar, rakamların beklentilerle uyumlu olup olmadığını değerlendirerek ilerleyen dönemdeki ekonomik trendlere dair sinyaller arayacaklar.

Emekli Maaşlarına Zam Tepki Çekti Haber

Emekli Maaşlarına Zam Tepki Çekti

TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi Aralık 2025’te aylık yüzde 0,89, yıllık bazda ise yüzde 30,89 olarak gerçekleşti. Altı aylık enflasyon farkı ve toplu sözleşme zammı ile birlikte memur ve memur emeklilerinin maaş artışı yüzde 18,6 olurken, SSK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 12,19 oranında zam aldı. Bu artışla en düşük emekli maaşı 16 bin 881 TL’den 18 bin 939 TL’ye çıkarıldı. En düşük memur maaşı 60 bin 737 TL, en düşük emekli memur aylığı ise 27 bin 888 TL olarak belirlendi. Açıklanan rakamların sahadaki fiyat artışlarıyla örtüşmediğini savunan Pars, enflasyonun çarşıda, pazarda ve markette çok daha yüksek hissedildiğini ifade etti. Emekli maaşlarının yalnızca resmi enflasyon verileri dikkate alınarak artırılmasının gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştirdiğini dile getiren Pars, mevcut sistemin emeklilerin alım gücünü korumadığını söyledi. En düşük emekli maaşının yeni açıklanan 28 bin 75 TL’lik asgari ücretin oldukça altında kaldığına dikkat çeken Pars, bu rakamın TÜRK-İŞ tarafından açıklanan 30 bin 143 TL’lik açlık sınırının ve 98 bin 188 TL’lik yoksulluk sınırının da çok gerisinde olduğunu belirtti. Yapılan artışla emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını vurgulayan Pars, “Enflasyon kadar zam, emekli için fiilen sıfır zam anlamına geliyor” değerlendirmesinde bulundu. Hayat pahalılığının her geçen gün arttığını kaydeden Pars, kira fiyatları ve temel tüketim ürünlerindeki artışların emeklilerin bütçesini zorladığını ifade etti. İşsizlik nedeniyle çocuklarına ve torunlarına destek olmak zorunda kalan emeklilerin yükünün giderek ağırlaştığını belirten Pars, birçok emeklinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini dile getirdi. Pars, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve milletvekillerine çağrıda bulunarak, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine yükseltilmesini, seyyanen zam ve intibak düzenlemesi yapılmasını talep etti. Ayrıca emeklilerin sağlık hizmetlerinde alınan katkı paylarından muaf tutulması ve aylık bağlama oranlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.