Hava Durumu

#Tunceli

Yeni Marmara Gazetesi - Tunceli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tunceli haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Konut fiyatları Ocak ayında yüzde 27,7 arttı Haber

Konut fiyatları Ocak ayında yüzde 27,7 arttı

Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,7 oranında artarak 211,8 seviyesinde gerçekleşti.Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,7 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 2,3 oranında azalış gösterdi. 2026 yılı Ocak ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 3,1, 3,5 ve 3,7 oranlarında artış gözlendi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 28,7, 31,7 ve 29,0 oranlarında artış gösterdi.İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, Ocak 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 34,2 ile Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkâri, Muş bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 18,2 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde gözlendi. YENİ KİRACI KİRA ENDEKSİ YILLIK YÜZDE 34,2 ARTTI 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,5 oranında artan Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE), bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 34,2, reel olarak ise yüzde 2,7 oranında arttı.YKKE 2026 yılı Ocak ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 3,9, 3,5 ve 4,7 oranlarında artış gösterdi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 38,1, 36,9 ve 38,5 oranlarında arttı. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık yeni kiracı kira endeksi değişimleri incelendiğinde, Ocak 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 38,5 ile İzmir bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 19,5 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde gözlendi.

86.092.168 Haber

86.092.168

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye'de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi olurken, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,02'sini erkekler, yüzde 49,98'ini ise kadınlar oluşturdu. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus(1) bir önceki yıla göre 38 bin 968 kişi artarak 1 milyon 519 bin 515 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,3'ünü erkekler, yüzde 50,7'sini kadınlar oluşturdu. NÜFUS ARTIŞ HIZI BİNDE 5 OLDU Yıllık nüfus artış hızı 2024 yılında binde 3,4 iken, 2025 yılında binde 5 oldu. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı yüzde 93,6 oldu Türkiye'de 2024 yılında yüzde 93,4 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2025 yılında yüzde 93,6 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,6'dan yüzde 6,4'e düştü. Nüfusumuzun yüzde 67,5'ini yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet edenler oluşturdu Mekânsal Adres Kayıt Sistemi'nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır"(2) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır. Bu sınıflamaya göre, Türkiye nüfusunun yüzde 67,5'inin yoğun kent, yüzde 15,8'inin orta yoğun kent ve yüzde 16,8'inin ise kır olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde yaşadığı görüldü. TÜRKİYE'DE 33 İLİN NÜFUSU AZALDI Ülkemizde 2024 yılında bir önceki yıla göre 40 ilin nüfusunda azalma görülürken, 2025 yılında 33 ilin nüfusunun azaldığı görüldü. İstanbul'un nüfusu 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu İstanbul'un nüfusu, bir önceki yıla göre 52 bin 451 kişi artarak 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu. Türkiye nüfusunun yüzde 18,3'ünün ikamet ettiği İstanbul'u, 5 milyon 910 bin 320 kişi ile Ankara, 4 milyon 504 bin 185 kişi ile İzmir, 3 milyon 263 bin 11 kişi ile Bursa ve 2 milyon 777 BİN 677 KİŞİ İLE ANTALYA İZLEDİ Nüfusu en az olan il 82 bin 836 kişi ile Bayburt oldu Bayburt, 82 bin 836 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Bayburt'u, 85 bin 83 kişi ile Tunceli, 90 bin 392 kişi ile Ardahan, 138 bin 807 kişi ile Gümüşhane ve 157 bin 363 kişi ile Kilis takip etti. Türkiye'de nüfusu 1 milyonu aşan ilk ilçe Esenyurt oldu İlçelere göre nüfus dağılımı incelendiğinde, İstanbul ili Esenyurt ilçesinin 1 milyon 3 bin 905 kişi ile ilk sırada yer aldığı görüldü. Buna göre Türkiye'de ilk defa bir ilçenin nüfusu 1 milyonu geçmiş oldu. Esenyurt İlçesini sırasıyla 957 bin 792 kişi ile Gaziantep ili Şahinbey ilçesi, 952 bin 198 kişi ile Ankara ili Çankaya ilçesi, 931 bin 722 kişi ile Ankara ili Keçiören ilçesi ve 905 bin 880 kişi ile Gaziantep ili ŞEHİTKAMİL İLÇESİ TAKİP ETTİ. Nüfus piramidindeki yapısal değişim devam etti Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye'nin 2007 ve 2025 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görülmektedir. TÜRKİYE NÜFUSUNUN ORTANCA YAŞI 34,9'A YÜKSELDİ Ortanca yaş, nüfusu oluşturan kişilerin yaşları yeni doğan bebekten en yaşlıya doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir. Türkiye'de 2024 yılında 34,4 olan ortanca yaş, 2025 yılında 34,9'a yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 33,7'den 34,2'ye, kadınlarda ise 35,2'den 35,7'ye yükseldiği görüldü. Ortanca yaşı en yüksek olan il Sinop, en düşük olan il Şanlıurfa oldu Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop'un 44 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip il olduğu görüldü. Sinop'u, 43,5 ile Giresun ve 43,3 ile Kastamonu izledi. Diğer yandan 21,8 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa'yı, 23,3 ile ŞIRNAK VE 25 İLE SİİRT TAKİP ETTİ. Kadınlarda ve erkeklerde en yüksek ortanca yaşa sahip il Sinop oldu Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 43 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 21,3 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 44,9 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şanlıurfa 22,3 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu. Hiç evlenmeyenlerin oranının erkeklerde daha yüksek olduğu görüldü Ülkemizde 2009 ve 2025 yılı cinsiyete göre medeni durumun dağılımı incelendiğinde, erkeklerde hiç evlenmeyenlerin oranının kadınlara göre daha yüksek olduğu, kadınlarda ise eşi ölenlerin ve boşananların oranının erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Diğer yandan büyük çoğunluğu oluşturan evlilerin oranının 2009 ve 2025 yılında her iki cinsiyette de birbirine yakın oranlarda olduğu görüldü. Çalışma çağındaki nüfusun oranı yüzde 68,5 oldu Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2025 yılında yüzde 68,5 oldu. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4'ten yüzde 20,4'e gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1'den yüzde 11,1'e yükseldi. TOPLAM YAŞ BAĞIMLILIK ORANI AZALDI Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2024 yılında yüzde 46,1 iken 2025 yılında yüzde 46'ya düştü. Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, yüzde 30,6'dan, yüzde 29,7'ye gerilerken, çalışma çağındaki birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 15,5'ten yüzde 16,2'ye yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye'de 2025 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 29,7 çocuğa ve 16,2 yaşlıya bakmaktadır. Türkiye'de kilometrekareye 112 kişi düşerken İstanbul'da 2 bin 943 kişi düştü Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan "bir kilometrekareye düşen kişi sayısı", Türkiye genelinde 112 kişi oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 943 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan ilimiz oldu. İstanbul'u 633 kişi ile Kocaeli ve 395 kişi ile en küçük yüz ölçümüne sahip il olan Yalova izledi. Nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli'yi, 19 kişi ile Ardahan ve 21 kişi ile Erzincan ve Gümüşhane izledi. Diğer yandan yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya'nın nüfus yoğunluğu ise 59 olarak gerçekleşti.

Tunceli'de Çocuklar Sanatla Buluştu Haber

Tunceli'de Çocuklar Sanatla Buluştu

Tunceli Latif Büyükdağ İlkokulu'nda hayata geçirilen "Erenler Sanat Okulu Projesi", Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda öğrencilerin sanatla buluştuğu, ailelerin de sürece dahil olduğu örnek bir eğitim ortamı sunuyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bireylerin ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine imkan tanıyan yaklaşımı doğrultusunda Tunceli Latif Büyükdağ İlkokulu'nda hayata geçirilen "Erenler Sanat Okulu Projesi", öğrencilerin eğitim saatleri dışında sanatsal, sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemeyi hedefliyor. Proje kapsamında oluşturulan resim atölyesinde öğrenciler, öğretmenleri ve aileleriyle birlikte sanatsal etkinlikler gerçekleştirirken, okul ortamı aynı zamanda kuşaklar arası bir paylaşım alanına dönüşüyor. "Amacımız çocukların bazı becerilerini geliştirebilmesi" Proje kapsamında öğrencilerin sanatsal ve sportif becerilerinin gelişmesini hedeflediklerini belirten Tunceli Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, "Erenler Sanat Okulu Projesi kapsamında bugün okulumuzda öğrencilerimizle oluşturduğumuz resim atölyesinde ailelerin katılımıyla birlikte resim çalışması yapıyoruz. Erenler Sanat Okulu Projesinin temel amacı resimde, müzikte, sporda çocuklarımızın eğitim saati dışında okulun imkanlarından faydalanarak kaliteli vakit geçirmelerini sağlamak. Sadece akademik gelişme değil, aynı zamanda sosyal, duygusal sanat becerilerini ve sportif becerilerini geliştirme adına çocuklarımıza doğru ortamlar oluşturmaya çalışıyoruz. Bugünkü çalışmanın özelliklerinden bir tanesi de, çocuklarımızın aileleriyle birlikte resim yapıp zaman geçirmesi. Anne ve babalar var bugün, aileler çocukluklarına gidiyorlar. Kendi öğrencilik zamanlarına gidiyorlar, öğrencilere rehberlik yapmaya çalışıyorlar. Ama itiraf etmem gerekiyor ki, çocuklarımız anne ve babalarından daha güzel resim yapıyorlar. Benden de çok daha güzel resim yapıyorlar. Resim, bugün kullandığımız bir araç. Amacımız çocukların bazı becerilerini geliştirebilmesi, duygu dünyalarını zenginleştirebilme ve iyi vakit geçirmelerini sağlamak. Çünkü bizler eğitimde her şeyden önce iyi insan yetiştirmek istiyoruz. Onları hayata hazırlamak istiyoruz. Bu süreçte de onların kendilerini keşfetmesini, yetenek ve becerilerinin farkında olmasını sağlamak istiyoruz. Burada tüm paydaşlar var bugün; öğretmenlerimiz, yöneticilerimiz, aileler, anneler, babalar. Tüm paydaşların birlikte bu ortamı paylaşmaları buraya yüklediğimiz bir değerdir" dedi. "Bir veli olarak bu durumun sürekli devam etmesini temenni ediyorum" Velilerden Filiz Karataş, "Çocuklarımla beraber hem resim yapıyoruz, hem de onlarla çok özel anlar paylaşıyoruz. O nedenle böyle sanat okullarının olması, resim kurslarının olması bizim için de çok keyifli. Onlarla beraber vakit geçirmek bize keyif veriyor. Bir veli olarak bu durumun sürekli devam etmesini temenni ediyorum" dedi. Öğrencilerden Arda Deniz Coşkun, "Resim yapmak güzel bir duygu. Resim yaptığımda aklıma köyler, dağlar falan geliyor. Eskiden resimlerimde daha çok çöp adam kullanırdım. Şimdi çok güzel adamlar, dağlar ve köyler çiziyorum. Resim yapmayı artık daha çok seviyorum, eskiden çok sık yaptığım bir aktivite değildi. Şimdi daha fazla yapıyorum" diye konuştu. Veli Sebahat Coşkun ise "Çocukların sanatla iç içe olması çok güzel bir şey. Ders saati bittikten sonra burada yaklaşık 1 buçuk saatlik bir süre geçiriyorlar. Çok keyif alıyorlar, hocamız çok güzel ilgileniyor. Resmin detaylarını öğreniyorlar. Bu onların çok hoşuna gidiyor. Güzel şeyler ortaya çıkınca resim yapmak çok daha keyifli hale geliyor" şeklinde konuştu.

25 Yıllık Kurs... Haber

25 Yıllık Kurs...

Tunceli'nin Hozat ilçesinde Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan dikiş kursu, kadınların hem üretime katılmasına hem de aile bütçelerine katkı sağlamasına imkan tanıyor. 25 yıldır sürdürülen kurs, yöresel değerleri yaşatırken kadınların sosyal hayata katılımını da güçlendiriyor. Tunceli'nin Hozat ilçesinde Halk Eğitim Merkezi bünyesinde yürütülen dikiş kursu, kadınların boş zamanlarını üretime dönüştürdüğü önemli bir çalışma olarak öne çıkıyor. Uzun yıllardır devam eden kursta kursiyerler, sağlanan desteklerle yöresel şalvar dikimi yaparak hem kültürel mirası yaşatıyor hem de ekonomik kazanç elde ediyor. Kaymakamlık ve belediye tarafından sağlanan kumaş desteğiyle sürdürülen kurs, ilçedeki kadınlar için sosyal ve ekonomik bir buluşma noktası haline gelmiş durumda. Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 25 yıldır dikiş kursu veren Usta Öğretici Dilfiraz Zengin, "15 kursiyerim var, gelip burada günlerini geçiriyorlar. Kaymakamımız ve belediye başkanımızın bize sağladığı kumaş desteğini kadınlara dağıtıyoruz. Burada dikiyorlar, boş zamanlarını değerlendiriyorlar. Aynı zamanda şalvarlarımızı sattığımızda aile bütçesine katkıda bulunuyorlar. Burada yöresel şalvarımızı dikiyoruz" dedi. Kursiyerlerden Kıymet Güngör ise kursun kendileri açısından önemine dikkat çekerek, "Kaymakamımızın ve başkanımızın verdiği kumaşları değerlendiriyoruz, bütçemize katkı sağlıyoruz. Aynı zamanda boş zamanlarımızı değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.

Tuncelili gençler zararlı alışkanlıklardan fırçayla uzaklaşıyor Haber

Tuncelili gençler zararlı alışkanlıklardan fırçayla uzaklaşıyor

Tunceli'de lise öğrencileri, atık ahşapları tuval olarak kullanarak hem sanata yöneliyor hem de teknoloji ve diğer bağımlılıklardan uzaklaşıyor. Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde öğrenciler, sanal bağımlılık ve diğer zararlı alışkanlıklardan uzaklaşmak amacıyla resim sanatıyla buluşuyor. Çemişgezek Anadolu Lisesi'nde yürütülen etkinliklerde, kullanılmayan ahşap parçaları tuvale dönüştürülüyor. Öğrenciler, öğretmenleri Songül Deniz Ilık'ın rehberliğinde fırça ve boyalarla ahşap yüzeyler üzerinde duygu ve düşüncelerini resimlere yansıtıyor. Yaklaşık 15 öğrencinin katılım sağladığı çalışmalar, hem çevre bilincini artırıyor hem de gençlerin sosyal ve ruhsal gelişimine katkı sunuyor. Öğrencilerden Sudenaz Köroğlu, "Atık ahşapların sanata dönüştüğü bu çalışmamızda hem çevre bilincimizin daha çok arttığını hem de bağımlılıkla mücadelede etkili bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz" dedi. "Resim çizmeye başladığımdan beri kendimi daha rahat, stres ve kaygıdan uzak hissediyorum" Resimle birlikte çevre bilincinin de oluştuğunu belirten Ilgın Özçelik, "Telefon ve bilgisayardan uzak kalmak günümüzde imkansız bir hale geldi. Bu yüzden telefon ve bilgisayardan uzaklaşmak için kendime bazı hobiler edinmek istiyordum. Bu da resim çizmek oldu. Resim çizmeyi sevdiğim için kendime bu hobiyi edindim. Bu şekilde telefon ve bilgisayardan uzaklaştım. Resim çizmeye başladığımdan beri kendimi daha rahat, stres ve kaygıdan uzak hissediyorum. Bu yüzden resmin hayatımda önemi büyüktür. Herkese resim çizmeyi tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı. "Bu tür etkinliklerle gençlerin ekran bağımlılık süresi azalıyor" Okul bünyesinde resim sanatını sevdiren Resim Öğretmeni Songül Deniz İlik ise "Türkiye Yüzyılı Maarif modelinde, üzerinde durulan konulardan biri de kaynakların etkili kullanımı ve sıfır atık ile geri dönüşümün önemine vurgu yapmaktadır. Burada yaptığımız etkinliklerde okulumuzda var olan atıkları en etkili şekilde kullanıp atık miktarını geri dönüşüm yoluyla tekrar kullanmaktır. Bunun yanında bu tür etkinliklerle gençlerin ekran bağımlılık süresi azalıyor, teknoloji bağımlılıkları azalıyor ve diğer zararlı alışkanlıklardan uzaklaşabiliyorlar. Resim çalışmaları sayesinde öğrencilerin hem el becerilerinin geliştiğini hem de sosyal etkileşimlerinin arttığını fark edebiliriz. Öğrencilerimiz geri dönüşüm ile sanatı bir araya getiriyor. Çevreye daha duyarlı, üretken ve estetik bakış açısına sahip bireyler yetiştirdiğimizi düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Öğrenciler Annesi için Yemeğini Yaptı, Velilerin Jüri Olduğu Etkinlikte Unutulmaz Anlar Yaşandı Haber

Öğrenciler Annesi için Yemeğini Yaptı, Velilerin Jüri Olduğu Etkinlikte Unutulmaz Anlar Yaşandı

Tunceli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde "Aile Yılı" kapsamında düzenlenen etkinlikte öğrenciler, hazırladıkları yemekleri annelerinin beğenisine sundu. Velilerin jüri olarak değerlendirme yaptığı etkinlikte heyecanlı anlar yaşandı. Tunceli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde "Aile Yılı" etkinlikleri çerçevesinde öğrenciler, velilerinin de katılımıyla atölyede hazırladıkları yemekleri sundu. Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencilerinin hem kendilerini ifade etme fırsatı bulduğu hem de aileleriyle ortak bir deneyim yaşadığı etkinlikte, 11'inci sınıf öğrencileri çökertme kebabı, 10'uncu sınıf öğrencileri ise Çemişgezek'e özgü peynir helvası hazırladı. Veliler, hangi tabağın çocuklarına ait olduğunu bilmeden jüri olarak değerlendirme yaptı. Hem öğrenciler hem de veliler için unutulmaz bir gün haline gelen etkinlikte duygusal ve gurur dolu anlar yaşandı. Tunceli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11'inci sınıf öğrencisi Emre Can, "Bugün çok mutluyum, annem burada. Evde her gün annem hazırladığı için, şimdi de ben hazırlayacağım o yiyecek. Hep o hazırlıyordu biz yiyorduk, şimdi o yiyecek. İnşallah iyi olur" dedi. "Normalde evde yemekleri hep annem yapar, burada benim yaptığım yemeği tatması çok önemli" 11'inci sınıf öğrencisi Çağla Çiçek ise, "Annemlerin şu an benim eğitim gördüğüm yerde beni izlemesi, yaptığım yemekleri tatması beni gerçekten çok heyecanlandırıyor. Normalde evde yemekleri hep annem yapar, burada benim yaptığım yemeği tatması çok önemli. Şu an yarışmada olmak da beni heyecanlandırıyor. Arkadaşlarımla ve ailemle beraber güzel anılar biriktireceğiz" diye konuştu. Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümünde alan şefi olarak görev yapan Halil İbrahim Yıldız, "Bugün 2025 Aile Yılı kapsamında öğrencilerimizle birlikte velilerimizi etkin şekilde atölyelerimize çağırdık. Öğrencilerimizin hazırlayacağı yemekleri velilerimizin tatmasını ve jüri olarak değerlendirmesini istedik. Böyle bir yarışma düzenledik. 11'inci sınıflardan 5 öğrencimiz çökertme kebabı yaptı. Bu kebapları 5 velimize, kimin tabağı olduğu anlaşılmayacak şekilde ikram edeceğiz. Aynı zamanda 10'uncu sınıflarımız da Tunceli iline ait olan, Çemişgezek ilçesinin peynir helvası dediğimiz tatlıyı yaparak sunacaklar. Buradaki amacımız velilerimizin okulla işbirliği yapması, öğrencilerinin nasıl bir ortamda eğitim gördüğünü gösterme, aynı zamanda öğrencilerin yeteneklerini velilere de göstermeleri hedeflenmiştir" şeklinde konuştu. Velilerden Güzel Can ise etkinliğin kendisi açısından oldukça anlamlı olduğunu belirterek, "Okulumuzun böyle bir etkinliğine katıldığım için çok mutluyum. Oğlum adına da çok mutluyum. Oğlumun yaptıklarını gelip kendim gördüm, bu ayrıca gurur verici bir şey. Yemeğini tattım. Öğretmenlerimize ve çocuğuma bu güzel gün için teşekkür ederim. Gururlandırıcı bir gündü" dedi.

Kızılay öncülüğünde kan ve kök hücre bağışları arttı Haber

Kızılay öncülüğünde kan ve kök hücre bağışları arttı

Tunceli’de vatandaşlar, kurumlar ve gençlerin katılımıyla Kızılay’ın kan ve kök hücre bağışlarına büyük destek verdi; kentte bağış oranları Türkiye ortalamasının üzerine çıktı. Tunceli’de kan ve kök hücre bağışı çalışmaları, son dönemlerde kentin dört bir yanından gelen yüksek katılımla dikkat çekiyor. Kızılay’ın yürüttüğü kampanyalara hem vatandaşlar hem kamu kurumları hem de üniversite öğrencileri güçlü bir şekilde dahil olurken, bağış oranlarının Türkiye ortalamasının üzerine çıkması kurum yetkilileri tarafından memnuniyetle karşılandı. Tunceli Devlet Hastanesi’nin kan ihtiyacının büyük ölçüde karşılanması, kentte yürütülen gönüllü bağış çalışmalarının etkisini gözler önüne serdi. Kızılay'ın Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü işbirliğiyle gerçekleştirdiği çalışma kapsamında, kurum önüne konuşlandırılan kan alma aracına emniyet personeli büyük ilgi gösterdi ve gün boyu bağışlar sürdü. Ayrıca Türk Kızılay’ından bronz madalya almaya hak kazanan bağışçı Eren Telli’nin madalya ve beratını Tunceli Kızılay İl Merkezi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi İlksen Orhan teslim etti. Kentte yapılan kan ve kök hücre bağışlarından bahseden Tunceli Kızılay İl Merkezi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi İlksen Orhan, söz konusu bağışlarla geçtiğimiz ay Tunceli Devlet Hastanesinin kan ihtiyacının yüzde 98’inin Kızılay tarafından karşılandığını belirtti. Başkan Orhan, "Tunceli Kızılay İl Merkezi olarak bir süredir devam ettiğimiz kan ve kök hücre bağışına çok yoğun bir talep aldık. Türkiye ortalamasının üzerinde bir destekle karşılaştık. Geçen ay itibariyle Tunceli Devlet Hastanemizin kan talebinin yüzde 98’ini karşılamış bulunmaktayız. Kan bağışı kadar kök hücre bağışı da bu süreçte destek bekleyen hastalarımız için büyük önem arz etmekte. Yapılan bu bağışlarla kök hücre noktasında bağış bekleyen vatandaşlarımıza umut olmaya devam ediyoruz. Bu süreçte bizlere destek veren Tunceli halkına, kamu kurumlarımızın çalışanlarına ve yöneticilerine, üniversitemizin kıymetli gençlerine tekrar teşekkür ederim" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.