Hava Durumu

#Turizm

Yeni Marmara Gazetesi - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ulu Cami çevresindeki tuvaletlerin kapalı olduğu iddiası CİMER gündeminde Haber

Ulu Cami çevresindeki tuvaletlerin kapalı olduğu iddiası CİMER gündeminde

Bursa'da tarihi ve turistik öneme sahip Ulu Cami çevresindeki umumi tuvaletlerin çalışma saatlerine ilişkin şikâyet, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) yapılan başvuruyla gündeme geldi. Başvuruda, özellikle yatsı namazı çıkışında tuvaletlerin kapalı olmasının cami cemaati ile yerli ve yabancı ziyaretçileri mağdur ettiği öne sürüldü. Dilekçede, Bursa'nın önemli bir turizm merkezi olduğu vurgulanarak, Ulu Cami gibi yoğun ziyaretçi ağırlayan bir bölgede temel ihtiyaçlara yönelik hizmetlerin kesintisiz sunulmasının önemine dikkat çekildi. Tarihi ve kültürel mirasın ziyaretçilere daha iyi şartlarda sunulabilmesi için mevcut uygulamanın gözden geçirilmesi istendi. Başvuruda ayrıca, bölgedeki umumi tuvaletlerin işletme ve denetiminden hangi kurumun sorumlu olduğunun netleştirilmesi, çalışma saatlerinin ibadet vakitleri ile ziyaretçi yoğunluğu dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi talep edildi. Şikâyetin değerlendirilmesi amacıyla konunun Kültür ve Turizm Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Osmangazi İlçe Müftülüğü tarafından incelenmesi istendi. Özellikle akşam saatlerinde ve yatsı namazı sonrasında hizmetin devamlılığının sağlanmasının önem taşıdığı ifade edildi. Her gün çok sayıda vatandaş ve turistin ziyaret ettiği Bursa Ulu Cami çevresindeki hizmetlerin iyileştirilmesine yönelik taleplerin ardından, ilgili kurumların yapacağı değerlendirme ve alacağı kararların kamuoyu tarafından takip edildiği belirtildi.

Ulu Cami çevresindeki tuvaletlerin kapalı olduğu iddiası CİMER gündeminde Haber

Ulu Cami çevresindeki tuvaletlerin kapalı olduğu iddiası CİMER gündeminde

Bursa'da tarihi ve turistik öneme sahip Ulu Cami çevresindeki umumi tuvaletlerin çalışma saatlerine ilişkin şikâyet, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) yapılan başvuruyla gündeme geldi. Başvuruda, özellikle yatsı namazı çıkışında tuvaletlerin kapalı olmasının cami cemaati ile yerli ve yabancı ziyaretçileri mağdur ettiği öne sürüldü. Dilekçede, Bursa'nın önemli bir turizm merkezi olduğu vurgulanarak, Ulu Cami gibi yoğun ziyaretçi ağırlayan bir bölgede temel ihtiyaçlara yönelik hizmetlerin kesintisiz sunulmasının önemine dikkat çekildi. Tarihi ve kültürel mirasın ziyaretçilere daha iyi şartlarda sunulabilmesi için mevcut uygulamanın gözden geçirilmesi istendi. Başvuruda ayrıca, bölgedeki umumi tuvaletlerin işletme ve denetiminden hangi kurumun sorumlu olduğunun netleştirilmesi, çalışma saatlerinin ibadet vakitleri ile ziyaretçi yoğunluğu dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi talep edildi. Şikâyetin değerlendirilmesi amacıyla konunun Kültür ve Turizm Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Osmangazi İlçe Müftülüğü tarafından incelenmesi istendi. Özellikle akşam saatlerinde ve yatsı namazı sonrasında hizmetin devamlılığının sağlanmasının önem taşıdığı ifade edildi. Her gün çok sayıda vatandaş ve turistin ziyaret ettiği Bursa Ulu Cami çevresindeki hizmetlerin iyileştirilmesine yönelik taleplerin ardından, ilgili kurumların yapacağı değerlendirme ve alacağı kararların kamuoyu tarafından takip edildiği belirtildi.

Türkiye'nin en ucuz 10. tatil rotası Haber

Türkiye'nin en ucuz 10. tatil rotası

Büyükşehirlere yakınlığı, temiz doğası ve Karadeniz'in serin sularıyla dikkati çeken ilçe; şezlong, otopark, kiralık ev ve belediye tesislerindeki uygun fiyat politikasıyla farklı şehirlerden ve yurt dışından gelen ziyaretçilerinden tam not alıyor. "Her bütçeye uygun bir şehir" İstanbul'dan Akçakoca'ya gelen Büşra Körcemaloğlu, ilçenin her yaştan insana hitap ettiğini belirterek, "Bence Akçakoca çok güzel. Gençler ve yaşlılar için çok düşünceli şeyler yapılmış. Çok enerjik, kıpır kıpır bir yer. Normalde İstanbul'da yaşıyorum. Akçakoca uygun bir yer. Her bütçeye uyabilecek bir şehir. Farklı yerlerde gezmek isteyenler olabilir ama Akçakoca'nın plajları, denizi, doğası her şeyiyle bence çok güzel bir kent" dedi. "En güzel deniz Akçakoca'da" Mila Körcemaloğlu ise ilçenin özellikle denizini çok sevdiğini ifade ederek, "Ben en çok denizini seviyorum, denizi güzel. Hem de benim ismim Mila olduğu için deniz gibi güzel demek. Buralar gezilebilecek güzel bir yer. Her türlü imkan bulunuyor. Herkesin buraya gelmesini isterim. Başka yerler iğrenç geliyor bana. Denizin içerisinde ısıran balıklar olabiliyor. Bu yüzden en güzel deniz şu anda Akçakoca'da burada" diye konuştu. "Bodrum'a, Didim'e gitmeye gerek yok" Yıllarca Almanya'da yaşadığını söyleyen Nihat Cengiz ise Akçakoca'nın son yıllarda büyük gelişim gösterdiğine dikkati çekti. Akçakoca'nın birçok turizm bölgesine alternatif olduğunu belirten Cengiz, şöyle konuştu: "Fethiye'ye, Didim'e, Bodrum'a gitmeye gerek yok. Oralara gidip fuzuli para harcamayı gerek görmüyorum. Akçakoca gerçekten çok güzel. Memleketimden, Akçakoca'dan, Düzce'den gurur duyan biriyim. İnşallah daha da gelişir, daha da güzel olur. Akçakoca'nın çok az eksiklikleri kaldı. Buraya gelenler gördüğüm kadarıyla mutlu. Sabah saatlerinde sahiller biraz boş oluyor ama öğleden sonra burada oturacak yer bulunamıyor. Demek ki diğer tatil yörelerinden daha cazip geliyor. İmkanları olmayanlar için mükemmel bir fırsat. Akçakoca'ya herkesi davet ediyorum." "Marmaris'te 500 lira olan otopark burada 50 lira" Kocaeli'den ilçeye gelen Utku Ozan Kaya ise Akçakoca'nın fiyatlarıyla da dikkat çektiğini söyledi. Kaya, "Benim buraya ikinci gelişim. Çok harika bir ilçeymiş. İlk geldiğimde yağmurlu bir havaya denk gelmiştik. O zaman çok gezememiştim ama şimdi geldik. Doğası da denizi de çok güzel. Çok kalabalık da değil. Akçakoca yaz tatili yapacaklar için ucuz bir şehir. Belediyenin kendi işlettiği sahiller var, oralarda fiyatlar uygun. Otopark burada 50 lira. Marmaris'e gittiğinizde ise 500 lira. Akçakoca hem ucuz hem keyifli bir ilçe" şeklinde konuştu. İstanbul'un bunaltıcı sıcağından ve stresinden kaçtıklarını ifade eden Meltem Aseloğlu ise "35 derece sıcaktan buraya geldiğimizde rahat nefes alıyoruz. Oksijeni çok bol. Bodrum'a ya da Ege'ye gitmeye gerek yok, kaçıp gelmek için en iyi lokasyon" dedi. "Tatil bölgelerine göre ucuz" Ankara'dan gelen Gülizar Yanık ise Akçakoca'nın ekonomik bir tatil imkanı sunduğunu belirterek, "Burada yazlığımız var. Tatil yerlerine göre ucuz bir kent. Ankara'dan ucuz diyemeyiz ama tatil bölgelerine göre ucuz diyebiliriz. Burayı seviyoruz" ifadelerini kullandı. "Yazın 4-5 ayını burada geçiriyoruz" Ankara'da yaşayan emekli öğretmen Serpil Şahin de Akçakoca'yı tercih etme sebeplerini şöyle anlattı: "Akçakoca'yı seviyorum. Ankara'da emekli öğretmenim. 5-6 yıl önce buradan ev aldık. Yazlarımızın 4-5 ayını burada geçiriyoruz. Ben Aydınlıyım. Orası buradan daha sıcak oluyor. Uzak olmasından dolayı da burayı tercih ediyoruz. Kent ucuz bir yer. Sebze ve meyve fiyatları yüksek ama diğer ürünler ucuz. Kiralanan evler ucuz, şezlonglar ucuz, otopark ucuz." En uygun fiyatlı tatil bölgeleri listesinde 10. sırada Yapılan değerlendirmede Türkiye'nin en uygun fiyatlı tatil destinasyonları arasında Düzce'nin Akçakoca ilçesi 10. sırada yer aldı. Listenin 9'uncu sırasında Muğla'nın Dalyan ilçesi bulunurken, Balıkesir Avşa 8'inci, İzmir Foça 7'nci, Çanakkale Gökçeada 6'ncı, Muğla Akyaka 5'nci, İzmir Sığacık 4'üncü, Bartın Amasra 3'üncü, Balıkesir Erdek 2'nci ve Aydın Didim ise listenin ilk sırasında yer aldı.

64. Uluslararası Bursa Festivali sanatseverlerle buluşuyor Haber

64. Uluslararası Bursa Festivali sanatseverlerle buluşuyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) tarafından düzenlenen Uludağ Premium ana sponsorluğunda gerçekleştirilen festival, 21 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında birbirinden değerli sanatçı ve grupları Bursa'da ağırlayacak. Dünyaca ünlü Türk Tenör Murat Karahan’ın Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası ve konuk soprano Teona Dvali ile vereceği konserle başlayacak festival, Özcan Deniz konseriyle sona erecek. Şahin Biba başkanlığındaki 64. Uluslararası Bursa Festivali’nin tanıtım toplantısı, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Hüdavendigar Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Uludağ İçecek Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı Başkanı Zekeriya Birkan, BKSTV Yönetim Kurulu üyeleri, sponsor firma temsilcileri ve basın mensupları katıldı. Tanıtım toplantısında konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa’nın yalnızca tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, köklü kültür ve sanat birikimiyle de Türkiye’nin öncü kentlerinden biri olduğunu söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak kültür ve sanatı yılın belirli dönemlerine ya da belirli mekânlara sıkıştırmadan, kentin her noktasına ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Başkan Vekili Biba, bu anlayış doğrultusunda yıl boyunca konserlerden tiyatroya, sergilerden söyleşilere kadar birçok etkinliği vatandaşlarla buluşturduklarını ifade etti. Festivalin 64 yıldır kentin en önemli kültür ve sanat markalarından biri olmayı başardığını belirten Biba, festival programının her yaştan sanatsevere hitap edecek şekilde hazırlandığını ifade eti. Biba, 21 gün boyunca gerçekleştirilecek 14 etkinlikle Bursa’nın yaz akşamlarının kültür ve sanatla buluşacağını söyledi. Senfonik müzikten pop müziğe, cazdan halk müziğine uzanan geniş programın, yerli ve yabancı birçok önemli sanatçıyı Bursalılarla buluşturacağını belirten Biba, festivalin yalnızca konserlerden ibaret olmadığını, kentin kültür yaşamına değer katacak önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı. Festival 3 farklı noktada gerçekleştirilecek Festival etkinliklerinin Bursa Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nun yanı sıra İznik Roma Antik Tiyatrosu ve Gölyazı gibi Bursa’nın tarihi ve doğal değerlerini yansıtan özel mekânlarda gerçekleştirileceğini söyleyen Başkan Vekili Biba, kültür ve sanatın kentin farklı noktalarına taşınmasının Bursa’nın turizm ve kültür vizyonuna da önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. İlk kez çocuklar da festivalde unutulmadı Bu yıl festival programına ilk kez çocuklara yönelik özel etkinliklerin de dahil edildiğini belirten Başkan Vekili Şahin Biba, kültür ve sanatla erken yaşta tanışan çocukların geleceğin bilinçli sanat izleyicileri ve üreticileri olacağını söyledi. Festivali yalnızca yetişkinlere hitap eden bir organizasyon olmaktan çıkararak ailelerin birlikte katılabileceği kapsayıcı bir yapıya dönüştürmek istediklerini ifade eden Başkan Vekili Biba, çocuklara yönelik hazırlanan özel sahne gösterileriyle minik sanatseverlerin de festival heyecanını yaşayacağını belirtti. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yalnızca haziran ayında 84 kültür ve sanat etkinliği düzenlediklerini, her ay ortalama 100 bin vatandaşı kültür ve sanatla buluşturduklarını hatırlatan Başkan Vekili Biba, yaz boyunca konserler, tiyatrolar, sergiler, söyleşiler ve ilçe şenlikleriyle bu anlayışı sürdüreceklerini belirterek tüm Bursalıları 64. Uluslararası Bursa Festivali’nin coşkusunu yaşamaya davet etti. Uludağ Premium ana sponsorluğu hakkında bilgi veren Uludağ İçecek Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, şunları ifade etti: "Bursa'dan doğan ve bugün uluslararası arenada başarıyla üretim ve dağıtım yapan bir marka haline geldik. Avrupa'da, Belçika ve Hollanda'da başlattığımız üretim faaliyetlerinin yanı sıra, Almanya ve Dubai'de kendi doğrudan satış ve dağıtım şirketlerimizi kurarak küresel ağımızı genişlettik. Şirketimiz bu uluslararası arenada büyürken, köklerinin her zaman Bursa'da olduğunun bilinciyle hareket etmektedir. Bursa'dan çıktığımızı hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız ve Bursalı olmakla her zaman gurur duyuyoruz. Yüz yılı aşkın tarihimiz boyunca, sadece üretimimizle değil, topluma değer katan kültür, sanat ve spor faaliyetleriyle de her zaman hayatın içinde yer aldık. Doğup büyüdüğümüz, köklerimizin ait olduğu Bursa şehrinin en prestijli ve köklü organizasyonu olan 64. Uluslararası Bursa Festivali’ne ‘Uludağ Premium’ markamızla ana sponsor olarak destek vermekten büyük bir gurur ve mutluluk duyuyoruz." Aynı zamanda bu hafta sonu, 17-18-19 Temmuz’da Uludağ Premium’un ana sponsorluğunda "Uludağ'da Koşmayı Hayal Et!" sloganıyla düzenlenecek Uludağ Premium Ultra Trail, yenilenen zorlu parkurları ve festival atmosferiyle katılımcılara unutulmaz bir deneyim sunacağını belirten Kızıl, ormanın içinde Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası sanatçılarının canlı performansları eşliğinde spor ve sanatın buluştuğu organizasyon, yarışçılara ve izleyicilere doğayla iç içe eşsiz bir festival deneyimi yaşatacağını söyledi. BKSTV Başkanı Zekeriya Birkan ise festivalin 64 yıllık kültürel mirası geleceğe taşımayı amaçladığını belirterek, Bursa’nın kültür ve sanat kimliğini güçlendirecek organizasyonlarla sanatseverleri buluşturmaya devam edeceklerini söyledi. Festival kapsamında 21 gün boyunca toplam 14 etkinlik düzenlenecek. Festival, 21 Temmuz’da Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda Murat Karahan’ın, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası ve konuk soprano Teona Dvali ile vereceği konserle başlayacak. Festivalin en dikkat çeken etkinliklerinden biri ise 23 Temmuz’da Gölyazı’da gerçekleştirilecek. Uluabat Gölü üzerine kurulacak yüzer platformda düzenlenecek Bagjan Oktyabr’ın ‘Ruh Terapisi’ konseri, müziği doğayla buluşturan özel bir deneyim sunacak. Festival kapsamında Derya Bedavacı, Elif Sanchez ve Dilek Türkan, Poizi, Selçuk Balcı-Koliva, Emre Altuğ, Fatih Erkoç, Senfoni Orkestrası eşliğinde Fettah Can, Aslı Hünel, Mustafa Keser ve Özcan Deniz de Bursalı sanatseverlerle buluşacak. Konserlerin yanı sıra tiyatro gösterileri de festival programında yer alacak. Moliere’nin klasik eseri ‘Cimri’ tiyatroseverlerle buluşurken, çocuklara yönelik hazırlanan ‘Efsane Dinozorlar’ adlı oyun da festival kapsamında sahnelenecek. Festival, 10 Ağustos’ta Özcan Deniz konseriyle sona erecek.

Yazın üşüten, kışın terleten doğa harikası Haber

Yazın üşüten, kışın terleten doğa harikası

İnegöl'de Oylat Deresi'nin batı kıyısında yer alan Oylat Mağarası, fay hatları üzerinde depremler sonrasında suların aşındırmasıyla oluştu. Yaklaşık 750 metre uzunluğunda ve 95 metre yüksekliğindeki mağara, özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası oluyor. Bölgeyi ziyaret eden Arap turistler de mağaraya yoğun ilgi gösteriyor. Yılın her döneminde sıcaklığı 15 ila 18 derece, nem oranı ise yaklaşık yüzde 90 seviyesinde kalan mağara, astım ve bronşit rahatsızlığı bulunan bazı ziyaretçiler tarafından da tercih ediliyor. Doğal yapısıyla dikkat çeken mağarada zaman zaman film ve dizi çekimleri de gerçekleştiriliyor. Mağaranın son noktasına ulaşıldığında ziyaretçiler yaklaşık 31 katlı bir binanın yüksekliğine eş değer bir seviyeye çıkmış oluyor. İçerisindeki sarkıt ve dikitlerin ise her 1 santimetresinin yaklaşık 16 yılda oluştuğu belirtiliyor. Merdivenlerle gezilebilen mağaranın etkileyici atmosferi, fantastik film sahnelerini andıran görüntüler sunuyor. Oylat Mağarası yalnızca doğal güzelliğiyle değil, ilginç ziyaretçi alışkanlıklarıyla da dikkat çekiyor. Bazı kişiler dilek dileyerek para atarken, bazıları bilekliklerini mağara içerisindeki alanlara bağlıyor. Spiritüel çalışmalar yapanların yanı sıra, mağara toprağını almak isteyen büyücü ziyaretçiler de zaman zaman bölgeye geliyor. Doğal oluşumu ve etkileyici atmosferiyle Oylat Mağarası, İnegöl'ün en önemli turizm destinasyonları arasında yer almayı sürdürüyor. Oylat Mağarası'ndan bahseden işletmecisi Nurcan Yılmaz, "Oylat Mağarası ölü bir fay hattının üzerinde. Milyonlarca yıl önce gerçekleşmiş büyük depremlerden oluşan kayalık kırıkları ve içinden akan akarsularla oluşmuş bir mağara. Mağaramızın takriben yaşı 3 milyon. Mağaramızın diğer özelliği hala yaşamaya devam ediyor oluşu. Oylat Mağarası içerisinde 750 metrelik bir gezi alanının bulunduğu bir mağara. Gezi alanı olarak Türkiye'nin en büyük ikinci mağarası. Ziyaretçilere açık olmayan daha fazla alanı da var." Kronik Hastalıklara iyi geliyor Oylat Mağarası'nın sağlık turizmine önemli bir katkısı olduğunu söyleyen Yılmaz, "Astım ve bronşit gibi kronik hastalıkları olan insanların mağaranın 300 metreden sonraki rakımında çok rahat nefes alıyorlar, broşları açılıyor. Mağaramızın 100 metreden sonra ziyaretçilerimizin görebileceği dev sarkıt ve dikitler var. Bunların 1 santimetresi 16 yılda oluşuyor. Yani milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikitler. Mağaramızın en son noktasına vardığımızda yerden 93 metre yükselmiş oluyorsunuz. 750 metrede mesafe katetmiş oluyorsunuz. Mağaramız yoğun bir şekilde ziyaretçi alıyor. Yaz ve kış aylarında ortalama 100-350 bin arasında değişen ziyaretçi sayımız var" diye konuştu. "Kış aylarında burasının soğuk olduğunu düşünen ziyaretçilerimiz için söylüyorum. İçerideki ısı yaz kış sabittir. 15 ile 18 derece arasında. Kış mevsiminde geldiğinizde ısınırsınız, yaz mevsiminde geldiğinde doğal bir klimanın içerisinde olursunuz. Bunun dışında burasını değerlendirmek isteyen reklam dizi çalışmaları yapan şirketlerle görüşüyoruz. Ziyaretçilerimiz Türkiye'nin hemen hemen her yerinden var. Sadece belli bir kesime ya da belli bir yaş grubuna hitap etmiyoruz. Belki de o anlamda turizm sektöründe çok özel bir yere sahip. Çünkü hem çocukların mutlu olduğu hem gençlerin enteresan bulduğu belli bir yaş üzerindekilerin gezmekten hoşlandığı tek yerdir. Bu anlamda böyle bir yerin işletmecisi olmaktan mutluyum. Büyük teyzelerimiz gelip buradan toprak almaya çalışıyorlar. Spiritüel çalışmalar yapan meslekler var. Onlar gelip burada kendilerince çalışmalar yapıyorlar. Ağaçlarımıza şans bileklikleri bağlanıyor. İçeride göllenmeler var içerisine para atıp şans diliyorlar. Böyle yüz güldüren hatıralarımız var" ifadelerini kullandı.

96 basamakla ulaşılan eşsiz ev yeni sahibini arıyor Haber

96 basamakla ulaşılan eşsiz ev yeni sahibini arıyor

Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde ilçe merkezine hâkim kayalıkların zirvesinde bulunan ve yıllardır ziyaretçilerin ilgi odağı olan kayalık ev, satışa çıkarıldı.Emekli öğretmen Bekir ve Nermin Taştan çiftinin inşa ettiği yapı için 30 milyon lira satış bedeli belirlendi. İki yılda tamamlandı, malzemeler teleferikle taşındı Taştan çifti, İstanbul'daki görevlerinin ardından daha sakin bir yaşam sürmek amacıyla yıllar önce Kemaliye'ye yerleşti ve kayalık alanda ev inşa etmeye karar verdi.İnşaat sürecinde kum, çimento ve taş gibi yapı malzemeleri önce insan ve hayvan gücüyle kayalığın eteklerine taşındı, ardından kurulan ilkel bir teleferik sistemi sayesinde zirveye ulaştırıldı.Yaklaşık iki yıl süren çalışmaların ardından tamamlanan eve, kayalığa oyulan 96 basamaklı merdiven kullanılarak çıkılıyor. Turistlerin uğrak noktası ve film platosu oldu Vadinin ve ilçe yolunun görülebildiği konumuyla dikkat çeken kayalık ev, zaman içinde Kemaliye'nin sembollerinden biri haline geldi.Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği yapı, yönetmenliğini Selçuk Aydemir'in yaptığı, Ahmet Kural, Murat Cemcir, Rasim Öztekin ve Şinasi Yurtsever'in rol aldığı Düğün Dernek 2 filminin bazı sahnelerine de ev sahipliği yaptı.Yapı, sinema ve dizi sektörünün de dikkat çeken mekânları arasında yer alıyor. 30 milyon liradan satışa çıkarıldı Yaz aylarını Kemaliye'de, kış aylarını ise İstanbul'da geçiren Taştan çifti, haziran ayı sonunda evi satışa çıkardı.İlan açıklamasında yapının özelliklerine ilişkin şu ifadeler yer aldı:"Türkiye genelinde emsali olmayan, yerine yenisi konulamayacak bir yapı. Bölgenin turizm potansiyeli her yıl artarken, bu tarz yapılar değerini katlayarak korur. Hem yaşamak hem de yatırım amacıyla değerlendirilebilecek nadir mülklerden. Haberlere, medyalara, filmlere konu olmuş, Türkiye genelinde bilinen bir yapı. Böyle evler ilan sitelerinde sık çıkmaz, çıktığında da uzun süre beklemez."

Türkiye'nin en uzun mahallelerinden biri İnegöl'de Haber

Türkiye'nin en uzun mahallelerinden biri İnegöl'de

Türkiye´nin önemli kaplıca merkezlerinden biri olan ve doğal güzellikleriyle de dört mevsim yerli turistleri ağırlayan Oylat'a gidiş güzergahında bulunan Hilmiye Mahallesi, uzunluğunun yanı sıra görsel güzellikleriyle de dikkat çekiyor. 1877-1878 yıllarında Osmanlı-Rus harbi nedeniyle Gürcistan'ın Batum bölgesinden göç eden Gürcüler tarafından Hilmi Efendi tarafından kurulan Hilmiye Mahallesi, Oylat Kaplıcaları ve Oylat Mağarası turizm merkezi. Yol kenarına paralel olarak kurulan bu yerleşim alanı, 5.2 kilometrelik bir hat boyunca uzanıyor. Hilmiye Mahallesi Muhtarı Osman Nuri Orhan, "Köyümüz Gürcistan Acara bölgesinden göç etmişti 1877 ile 80 arası. İnegöl'ün en eski turistik köylerinden biridir. İnegöl en eski anonim şirketinin merkezi burasıdır, 1946'da kurulmuş bir anonim şirketi. Turistik köydür, mağaramız var. Türkiye'nin en uzun köyü olduğu rivayeti var, 1980 metreydi 5200 oldu. Kış turizmi de var Oylat'ta biliyorsunuz kaplıcalarından dolayı. Yani 3 milyon yıllık olan bir mağara Oylat mağarası. Turizme açık, turizm potansiyeli çok yüksek bir köyüz. Köyümüzün içinde turistik işletmeler de var. Lokantalar olsun, çay bahçeleri olsun. Şimdi at çiftliği de kuruluyor. Köyümüz orman köylüsüdür, orman çalışanları var köyümüzde. Yani onun haricinde böyle aromatik meyveler var; Ahududu, aronya, frenk üzümü gibi ama bunlar sembolik bir şekilde kalıyor. Fakat lokasyonumuz buna uygun bir havası var. Çiftçilikle uğraşanlar, bunlarla uğraşıyorlar. İnegöl'de biliyorsunuz sanayi şehri. İnegöl'de fabrikası olan çok iş adamı burada. Köye her türlü desteği sağlayan, maddi manevi desteği eksik etmeyen iş adamı bunlar. Onlara da teşekkür ederiz. Aslında devlete çok fazla yük olmayan, kendi yağında kavrulan bir köyüz. Şu anda 450 civarında daimi yaşam var, yazın tabi bu 750 ile 1000 arasında değişiyor. Köy içinde, turistik yeri saymıyorum tabi o konaklama bölgesi olduğu için" dedi. Müzeyyen Senar mahallemizde doğdu Müzeyyen Senar'ın kendi köylerinde dünyaya geldiğini iddia eden Orhan, "Osmancık filminin bir kısmı burada çekildi. Müzeyyen Senar tabii şimdi bizim çocukluğumuzdan hatırladıklarım. Buradan evlatlık veriliyor, ondan sonra biraz da kırgın dönüyor buraya. Çünkü Oylat'a geldiğinde kırgın olduğunu söyledi. İşte beni vermişler, bana bakamamışlar gibi bir şeyi var. Müzeyyan Senar'ın burada çok büyük bir mazisi yok ama dediğimiz gibi gelip burada içten içe ağlayan bir ablamız oldu" diye konuştu. "Bu dünyanın cennetinde yaşıyoruz" "Köyümüz çok güzel, havası iyi. Kışı güzel yaşıyoruz, yazı ayrı güzel yaşıyoruz. Bütün baharları güzel yaşıyoruz. Topraklarımız verimli, dediğimiz gibi turistik bir köy. Biraz bir sıkıntımız var. Ama bu dünyanın cennetinde yaşıyoruz desek daha iyi olur. Biz memnunuz köyümüzden, köyümüz sıcaktır, insanları Kafkas kökenli gürcüleriz. Çok fazla yabancı yok köyümüzde hepimiz birbirimizle akrabayız. Biz mutluyuz köyümüzde yaşamaktan" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.