Hava Durumu

#Turizm

Yeni Marmara Gazetesi - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

YENİŞEHİR’İN 2300 YILLIK SIRRI GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR Haber

YENİŞEHİR’İN 2300 YILLIK SIRRI GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, BUÜ Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin ve ekibiyle birlikte Yenişehir’de gün yüzüne çıkmayı bekleyen tarihi yapıları inceledi. Program kapsamında Eski Marmaracık ve Koyunhisar bölgelerinde incelemelerde bulunan heyet, daha sonra Süleymaniye (Hisar) Kalesi’nde incelemelerine devam etti. Konu hakkında açıklama yapan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Osmanlı’nın ilk başkenti olan Yenişehir’in aslında çok daha eski ve kadim medeniyetlere ev sahipliği yaptığını biliyoruz. Yenişehir’in her karış toprağında binlerce yıllık medeniyetin ayak izleri var. Bizler bu mirası ayağa kaldırarak ilçemizi turizm merkezi yapmaya kararlıyız” dedi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin tarihini değiştirecek önemli açıklamalarda bulundu Milattan önce 300’lü yıllara dayanan Süleymaniye Kalesi’nde ve Osmanlı’nın Bursa’ya açılan kapısı olan Koyunhisar’da incelemelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Yenişehir’in her karış toprağında binlerce yıllık medeniyetlerin ayak izleri var. Bu mirası ayağa kaldırarak ilçemizi turizmin merkezi yapmaya kararlıyız” dedi. Osmanlı’nın Bizans’a karşı kazandığı ilk büyük zafer olan Koyunhisar Savaşı’nın yapıldığı ve Osman Bey’in yeğeni Aydoğdu Bey’in şehit düştüğü noktada bir müze yapmayı planladıklarını anlatan Başkan Ercan Özel, “Aydoğdu Bey’in şehit düştüğü noktada tarihi atmosferi yaşatacak bir Koyunhisar Savaş Müzesi inşa etmeyi planlıyoruz. Bölgedeki höyüklerden alınan numuneler ve bulunan kilise kalıntıları ise, ilçenin Bizans ve öncesi dönemine de ışık tutacak” ifadelerini kullandı. Süleymaniye Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Süleymaniye (Hisar) Kalesi’nin kalıntılarını inceleyen Başkan Özel ve beraberindeki heyet, 2 bin 300 yıllık bir tarihi geçmişe sahip kalenin gün yüzüne çıkarılması adına gerekli çalışmalar için kolları sıvadı. Yenişehir’i turizm rotasına dahil etmek için Anıtlar Kurulu, Kültür Turizm İl Müdürlüğü ve İznik Müze Müdürlüğü ile ortak çalışmaların başladığını ifade eden Başkan Ercan Özel, projenin bölge halkına getirisini, “Yurt dışında 100 yıllık bir yapılar milyonlarca turisti kendine çekilirken, biz burada 2 bin 300 yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Süleymaniye Kalesi’nde yapacağımız çalışmalar ve bölgedeki mesire alanı ile burayı yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline getireceğiz. Bu proje, bölge halkımıza hem kültürel hem de ekonomik anlamda ciddi katkılar sağlayacak” diyerek çalışmanın önemine vurgu yaptı. İznik Bazilikası’nı dünya literatürüne kazandıran Prof. Dr. Mustafa Şahin de Süleymaniye (Hisar) Kalesi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kalenin Helenistik Çağ’a (M.Ö. 300’lü yıllar) dayandığını belirterek, “Süleymaniye (Hisar) Kalesi yaklaşık 2 bin 300 yıllık bir geçmişe sahip. Büyük İskender döneminde kullanılan bu kale, sadece bir savunma noktası değil, aynı zamanda İslam tarihi açısından da paha biçilemez bir öneme sahip. Emevi ordularıyla İstanbul’un fethi için yola çıkan Ebu Eyyub el-Ensari (Eyüp Sultan), İstanbul’a varmadan önce bu kalede konaklamıştır. Bu, bölge için inanılmaz bir kültürel değerdir” dedi. Prof. Dr. Şahin, “Helenistik dönemden Roma İmparatorluğu’na, Hristiyan Romalılardan Osmanlı İmparatorluğu’na kadar farklı medeniyetler tarafından kullanılanardından da Osmanlı İmparatorluğunun yüzyıllar boyunca kullandığı Süleymaniye (Hisar) Kalesi, tarih boyunca önemli bir yerleşim ve savunma noktası olmuştur. Geçmişin izlerini taşıyan bu kalenin yeniden gün yüzüne çıkarılarak korunması ve turizme kazandırılması hem tarihi mirasımızın yaşatılması hem de bölgenin kültürel değerlerinin tanıtılması için büyük önem taşıyor” dedi.

Son teknolojiyle donatılan deniz polisi, sadece insanlara değil deniz canlılarına da can oluyorlar Haber

Son teknolojiyle donatılan deniz polisi, sadece insanlara değil deniz canlılarına da can oluyorlar

Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya'da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya'nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.

Ulubat Gölü'nde su çok olunca yakalanamayan turna sezonu pahalı açıldı Haber

Ulubat Gölü'nde su çok olunca yakalanamayan turna sezonu pahalı açıldı

Şubat ve mart yağışlarını mevsim normallerinin üzerinde alan Bursa'daki baraj ve göletlerdeki su seviyeleri arttı. Uluabat Gölü'nde de son 15 yıldır görülmemiş şekilde su seviyesinin yükselmesi ile birçok lokanta ve kafe ile bazı evlerin alt katlarını su bastı. Balıklar su miktarının artması ile daha geniş alanlarda yumurtalarını bırakma imkanı bulurken, balıkların balıkçıların ağ attığı yerlerin uzaklarında kalabilmesi turna balığının daha az yakalanmasına yol açtı. 1 Nisan'da açılan sezonda az balık çıkması ve yüksek talebin etkisiyle turnanın kilosu 600 liraya ulaştı. BALIKÇILAR BİRKAÇ GÜNE FİYATLARIN DÜŞMESİNİ BEKLİYOR Gölyazı Mahallesi'nde göl kıyısında mezattan balık alıp ziyaretçilere satan Bülent Liman, bu yıl fiyatların pahalı açıldığını söyledi. Balığın şu anda çok çıkmadığını belirten Liman, "Hem az hem de talep fazla. Özlem var turnaya. Günde 50 kilogram ancak çıkıyor. Gölyazı'da 30 esnaf var, hepsi müşterilerine vermek için balık almaya çalışıyor. Tüketiciler de evinde pişirmek için istiyor. Böyle olunca fiyatlar yükseldi. 550-600 lira arasında alıyor tüketici. Fiyatlar şu anda çok pahalı evet ama 3-5 güne 200-300 liraya kadar düşer. Bizler de 600 liraya alışkın değiliz. Maksimum 300 lira. Fazla fiyat olunca biz de müşteriye yüksek fiyatları söylemekte zorlanıyoruz. Hesaplı olsun, herkes yesin istiyoruz turnayı" dedi. "SENEYE EN FAZLA 200 LİRA OLUR" Liman, şu andaki fiyatların kimseyi yanıltmamasını isteyerek, "Yeterli seviyede çıkmadığından böyle birkaç güne fiyatlar geriler. Önümüzdeki yıl daha bol olur turna. Bu suyun gelmesi balık için harika oldu. Seneye daha bol olur, çünkü bol yumurta bıraktı. Allah izin verirse seneye en pahalısı 200 lira olur. Herkes doya doya yer" ifadelerini kullandı. Balıkçı Müjdat Suyabatmaz ise gölde su miktarının artmasının sevindirici olduğunu belirterek, "Gölde su fazla ve kapladığı alan çok genişledi. Bu yüzden balık tutmak çok zor, çünkü sıkışmıyor, rahat bir gezinme alanı var. Fiyatlar da gayet iyi. Balıkçılardan 300 ile 500 liradan çıkıyor kilosu. Ama bu fiyatlar kalmaz" dedi. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, turna ve turizm sezonunun açıldığını belirterek, gölün en lezzetli balığını yemek için turistleri Gölyazı'ya davet etti.

BUÜ, 5 milyon avroluk AI-CIRCLE projesi ile uluslararası başarıya imza attı Haber

BUÜ, 5 milyon avroluk AI-CIRCLE projesi ile uluslararası başarıya imza attı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Avrupa Birliği Horizon Europe programı kapsamında desteklenen 5 milyon avro bütçeli "AI-CIRCLE" projesi ile önemli bir uluslararası başarı elde etti. Üniversitenin koordinatörlüğünde yürütülecek proje, Avrupa genelinde dijital dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanında güçlü bir işbirliği ağı kurmayı hedefliyor.HORIZON-WIDERA-2025-01-ACCESS-01 European Excellence Initiative çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazanan proje, toplam 12 Avrupa ülkesinden üniversite ve kuruluşları bir araya getiriyor. BUÜ liderliğindeki konsorsiyumda Letonya, Slovenya, Polonya, Portekiz, Yunanistan, İrlanda, İspanya, Hollanda, Almanya, İtalya ve İsveç’ten paydaşlar bulunuyor. Proje Koordinatörü Prof. Dr. Aylin Poroy Arsoy, AI-CIRCLE’ın yükseköğretim kurumları arasında Avrupa mükemmeliyet ağı kurarak yapay zeka destekli dijital dönüşümü ve döngüsel ekonomi temelli iş modeli inovasyonlarını geliştirmeyi amaçladığını açıkladı. Prof. Dr. Arsoy, özellikle Türkiye’nin de dahil olduğu “Widening” ülkelerine odaklanarak araştırma mükemmeliyetini artırmayı, kurumsal dönüşümü desteklemeyi ve KOBİ’lerin küresel rekabet gücünü yükseltmeyi hedeflediklerini belirtti.Projede 24 KOBİ ile en az 48 pilot uygulama gerçekleştirilecek ve akademik araştırma çıktıları doğrudan sektör uygulamalarına dönüştürülecek. Çalışmalar, tekstil, gıda sistemleri, turizm ve konaklama, ulaşım ve mobilite ile çevre ve enerji sistemleri olmak üzere 5 tematik alanda yürütülecek.Projede BUÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Çağatan Taşkın, Prof. Dr. Yasemin Ertan, Prof. Dr. Yücel Sayılar, Prof. Dr. Nuran Bayram Arlı, Prof. Dr. Elif Yücel, Doç. Dr. Mehlika Saraç ve Dr. Öğr. Üyesi Burak Meydancı araştırmacı olarak görev alıyor.

Gölyazı’da yükselen sular yolları kapattı Haber

Gölyazı’da yükselen sular yolları kapattı

Bursa’nın Gölyazı Mahallesi’nde, son günlerde etkili olan yağışların ardından Uluabat Gölü’nün su seviyesi yükseldi. Göldeki artış nedeniyle mahallenin çevresini saran yolların büyük bölümü su altında kaldı ve ulaşımda aksaklıklar yaşandı.Yetkililer ve mahalle sakinleri, bölgeye ulaşımın şu an yalnızca ana köprü üzerinden sağlanabildiğini, sahil hattını araçla dolaşmanın ise mümkün olmadığını belirtti. Suların yükselmesiyle birlikte bazı evlerin zemin katlarına su girdiği, bu durumun özellikle tarihi yapılar açısından risk oluşturduğu ifade edildi. Artan su seviyesi, günlük yaşamı etkilerken farklı görüntülerin de ortaya çıkmasına neden oldu. Mahallede bazı evler suyla çevrelenerek “yalı” görünümüne bürünürken, balıkçıların kayıklarını normalde araçların geçtiği yollara yanaştırdığı görüldü.Bölgede mart ayında uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağış kaydedildiği, bu durumun göl seviyesindeki artışta etkili olduğu belirtildi. Su seviyesinin bazı noktalarda birkaç metreyi bulduğu ifade edildi. Mahalle muhtarı Mustafa Cihanoğlu, suyun bereket olarak görüldüğünü ancak bazı alanlarda risk oluşturduğunu dile getirdi. Önümüzdeki günlerde yağışların devam etmesinin beklendiğini belirten Cihanoğlu, yağışların azalmasıyla su seviyesinin normale dönebileceğini ifade etti.Turizm sezonunun başladığı dönemde yaşanan bu durumun, hem ziyaretçi hareketliliğini hem de esnafın faaliyetlerini kısmen etkilediği kaydedildi.

Bursa'nın kültürel mirası dünyaya tanıtılıyor Haber

Bursa'nın kültürel mirası dünyaya tanıtılıyor

Bursa’nın fetih coşkusunu düzenlediği birçok programla kentin dört bir yanına yayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, sahip olunan tarihi ve kültürel zenginlikleri dünya çapında da tanıtıyor. BURSA STANDINA YOĞUN İLGİ Geçtiğimiz haftalarda Uluslararası Koruma, Restorasyon, Arkeoloji ve Müzecilik Teknolojileri Fuarı ve Konferansı’nın (Heritage İstanbul 2026) tanıtım toplantısına ev sahipliği yapan Büyükşehir Belediyesi, 1-4 Nisan tarihlerinde düzenlenen fuara tamamı dijital ve interaktif özelliklere sahip 75 metrekarelik stantla katılıyor. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı aracılığıyla gün boyu Bursa'nın kültürel mirası ulusal ve uluslararası katılımcılara tanıtılıyor. ‘Bursa Miras’ çatısı altında restorasyon, müzecilik ve turizm alanındaki çalışmalar da ziyaretçilere anlatılırken, kente ait önemli eserler, yayınlar ve müze objeleri sergileniyor. Özellikle Bursa’nın tarihine ışık tutan kitaplar ve müze koleksiyonlarından seçilen eserler, ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Şehrin köklü geçmişi ve kültürel birikimini etkili bir şekilde yerli ve yabancı konuklara anlatan Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, Bursa’nın tarihi, kültürel ve turistik değerlerinin geniş kitleler tarafından bilinmesi için görüşmelerini sürdürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan da Bursa standını ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaret kapsamında, Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri de paylaşıldı. İZNİK VE KÜLTÜREL MİRAS VURGUSU Program kapsamında; Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Güney Özkılınç ile İznik Gölü Bazilika Sualtı Kazısı Başkanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in katılımıyla ‘1700. Yılında 1. İznik Konsili ve İznik’te Tanıtım Çalışmaları’ başlıklı sunumlar gerçekleştirilecek.1-4 Nisan tarihlerinde Yenikapı Avrasya Fuar ve Gösteri Merkezi'nde organize edilen fuar, ilk günden yoğun ilgi gördü. ‘Geçmişe Gelecek Sağla’ sloganıyla hazırlanan fuar, Türkiye, Avrupa ve Orta Doğu’da yer alan ülkelere kültürel miraslarını tanıtmaları, ihracatını arttırmaları ve kültür turizmine destek vermeleri için zemin oluşturuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.