Hava Durumu

#Türk Ceza Kanunu

Yeni Marmara Gazetesi - Türk Ceza Kanunu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Ceza Kanunu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çocukları böyle sömürüyorlar Haber

Çocukları böyle sömürüyorlar

Dilenciliği bir meslek olarak algılayanlar; hem toplumdaki yardımseverlik duygusunu sömürüyor hem de minik kalpleri istismar ediyor. Acıma duygusunu tetikleyen hususları çok iyi bilen tufeyli, küçük çocuklarını dilenme nesnesi olarak görüyor. Kış mevsiminde çocukları ince giysiler ve çıplak ayakla, yazın ise çocuğu kaldırıma, taş veya betonun üstüne yatırarak veya gerçekte hasta olmadığı halde ağzına maske takarak çocuklarla birlikte dilendirenlere kara haber Emniyet Genel Müdürlüğü'nden geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi Başkanlığı, çocuklarını sokakta dilendirmekte ısrar eden aileler hakkında işlem yapıldığını duyurdu. Bir vatandaşın, "Sokakta dilendirilen çocuklarla ilgili herhangi bir cezai yaptırım bulunmakta mıdır? Konu ile ilgili nerelere ihbarda bulunabiliriz?" sorusunu cevaplandırdı. Asayiş Dairesi Başkanlığı, açıklamasında, "Ülkemiz mevzuatına bakıldığında Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 229 çocukların dilencilikte araç olarak kullanılmasını suç olarak düzenlenmiş ve yaptırım olarak hapis cezası öngörmüştür. Dilendirilen çocuklar ve aileleri hakkında aile ve sosyal politikalar il müdürlükleri bilgilendirilir. Sosyal hizmet uzmanlarının aile ve çocuk hakkında yapacağı değerlendirme sonucunda aile, sosyal ve ekonomik olarak desteklenerek çocuğun dilendirilmesi önlenmeye çalışılır. Ailesi tarafından ısrarla dilendirilmek suretiyle istismar edilen çocuklar mahkeme kararı ile ailelerinden alınarak yurda yerleştirilir. Sokakta dilendirilen ya da dilencilik maksadı ile çalıştırılan (mendil satıcılığı, tartıcılık yapan) çocuklarla karşılaştığınızda 112 Acil Çağrı Merkezi Hattına ihbarda bulunabilirsiniz" ifadeleri kullanıldı. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 229, çocukları veya beden/ruh bakımından kendini idare edemeyecek kişileri dilencilikte araç olarak kullanan kişilere yönelik hapis cezasını düzenler. Bu suçun temel cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olarak öngörülmektedir.

Avukat Songül Demir Avcı: “Yangında malları zarar gören kişiler, zararlarını karşılatabilir” Haber

Avukat Songül Demir Avcı: “Yangında malları zarar gören kişiler, zararlarını karşılatabilir”

Avukat Songül Demir Avcı, çıkan anız yangınlarında kişilerde ya da mallarında meydana gelecek zararlar için başvuru yapılabileceğini söyleyerek, “Yangın kişi tarafından çıkarılmışsa tazminat, doğal yollarla çıktıysa ilgili kurumdan zarar karşılığı talep edilebilir” dedi.   Anızların yakılmasının yasak olduğunu sadece istisnaların valilik kontrolünde yakılabileceğini söyleyen Avukat Songül Demir Avcı, “Öncelikle anızdan bahsedecek olursak; anız, tarımsal faaliyetler sonucunda biçilmiş olan tahılların kök ve saplarına verilen bir isimdir. Bu anızların tahrip edilmesi sonucunda ki bu yasak olmasına rağmen ya yakılarak oluyor ya da parçalanarak toprağa karıştırılıyor. Bunun zararları da bilindiği üzere ilk olarak hava kirliliği yapmaktadır. Onun haricinde eğer karayollarına yakın bir yerdeyse dumanından kaynaklı trafik kazalarına yol açmaktadır. Bunun dışında topraktaki azot ve karbon dengesini bozmaktadır. Bunlar gibi zararları vardır. Onun haricinde de anızla ilgili Çevre Kanunu’nda bir düzenleme var. Çevre Kanunu ek 1. maddede anızla ilgili yakılmasından yasak olduğundan bahsediyor. Sadece şöyle bir istisna var; yılda 2 kere üretim yapılan bölge var diyelim, o bölgede valilik kontrolünde ve izni ile kontrollü bir şekilde yakılmasına izin verilebiliyor” dedi.  Songül Demir Avcı, kişileri tarafından anız yakılmasının para cezası olduğunu ve cezanın 5 katına kadar çıkabileceğini söyleyerek, “Bir kişi kontrollü bir şekilde de değil, yasal düzenlemelere aykırı bir şekilde anız yaktığında bunun yaptırımı idari para cezasıdır. Burada her dekara düşen para cezası 386,79 TL’dir. Bu her yıla göre güncelleniyor. Bunun da şöyle bir ayrıntısından bahsedebilirim; bu para cezası eğer yakılan anız eğer sulak alanlarda, ormanlarda ya da yaşam alanlarında, meskun mahallerdeyse bunun 5 katına çıkarılıyor. Yaşam alanlarında bir mala, kişiye zarar verilmiş şekilde yakılan anız varsa bu kişinin sorumluluğu ya da yakılan anız sonrasında zarar görmüş kişilerin başvuracağı yollardan bahsedecek olursak; öncelikle kişi bazında değerlendirelim bu konuyu. Eğer kişi bilerek ve isteyerek anızı yakıp, karşılığında da “Bir şey olmaz, her zaman yakıyorum” gibi bilinçli taksirle bunu yakar ve zarar verirse karşı tarafa, Türk Ceza Kanunu’nda mala zarar vermeden ya da kasten yaralama hatta öldürme suçundan yargılanma ihtimali mevcuttur” ifadelerini kullandı.  Doğal yollarla meydana gelen yangınlarda zarara uğrayan kişilerin ilgili kurumlardan zararlarını talep edebileceklerini söyleyen Demir Avcı, “Bunun dışında kişi yakmamış ama ilgili kurumların sorumlu olduğu bir arazide çıkan yangın, birinin malına ya da sağlığına zarar vermişse burada da ilgili kurum sorumlu olacaktır. Bu konuda zarar gören kişiler, ilgili kurumlardan tazminat talep edebilecektir. Yani kuruma ait bir arazi mevcut ve burada otlar çıkmış, bu kuru otlar da güneş sebebi ile ya da cam parçası ve sıcaktan kaynaklı şekilde yanmışsa eğer, yanında bulunan bir arazi, hasat edilmemiş tahıllar, evi, iş yeri zarar görmüşse bu kişiler ilgili kuruma başvurarak zararlarını tazmin edebileceklerdir. Şahsın sağlığına da malına da zarar gelmiş olabilir. Bu zararını hem ilgili kurumlardan talep edebilecektir hem de eğer yakan kişi bir şahıssa onun şahsı nezdinde ilgili birimlerden suç duyurusunu yapabilecektir. Yada resen soruşturulan bir suç türüdür. O şekilde de ilgili kişinin ceza alması gerekir” dedi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.