Hava Durumu

#Türkiye

Yeni Marmara Gazetesi - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Modern Pentatlonda Osmangazi rüzgarı Avrupa'da esecek Haber

Modern Pentatlonda Osmangazi rüzgarı Avrupa'da esecek

Gençlerin sporla iç içe yetişmesini önceleyen çalışmalar gerçekleştiren Osmangazi Belediyesi'nin spora ve sporculara verdiği değer, ülke sınırını aşan başarılar ile taçlandı. Osmangazi Belediyespor bünyesinde yetişen milli sporcular Tuana Özgür ve Elif Ecem Öztürk, U17 Modern Pentatlon Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil etmeye hak kazandı. 6-11 Temmuz tarihlerinde İspanya'nın Pontevedra kentinde gerçekleştirilecek U17 Modern Pentatlon Avrupa Şampiyonası öncesinde hazırlıklarına yoğun bir tempo ile devam eden başarılı genç sporcular, şampiyonadan Türkiye'ye madalya dönerek yeni bir başarının kapısını aralamayı amaçlıyor. Pek çok farklı disiplini bir arada barındıran ve dünyanın en zor sporlarından biri olarak kabul gören modern pentatlon branşında azim ve kararlılıkla gayretlerini sürdüren Özgür ve Öztürk, şampiyona öncesinde sergiledikleri yükselen performans ile ay yıldızlı bayrağı göndere çekmeyi planlıyor. Dünyanın en zor sporlarından biri Avrupa Şampiyonası öncesinde çalışmalarını Atıcılar Spor Tesisleri'nde sürdüren sporcular, antrenör Batuhan Öztürk yönetiminde günde yaklaşık 6 saatlik yoğun antrenman programına tabi tutuluyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan antrenmanlar; koşu, yüzme, engel parkuru ve lazer tabanca atışı ile kros koşusunun birleşimiyle devam ederken, akşam antrenmanlarıyla desteklenen programda sporcular, fiziksel kapasitelerini en üst seviyeye taşımak için büyük emek harcıyor. Fiziksel dayanıklılığın yanı sıra disiplin, teknik beceri ve mental güç gerektiren olimpik branşlar arasında yer alan modern pentatlonda başarı inançlarını perçinleyen sporcular, podyuma çıkarak sergiledikleri bu mücadeleyi elde edecekleri başarılarla zenginleştirme yolunda kararlılıklarını koruyor. "Modern Pentatlon disiplin gerektiriyor" 3 yıl önce başladığı modern pentatlonda Avrupa Şampiyonası heyecanı yaşayan 16 yaşındaki Osmangazi Belediyesporlu sporcu Tuana Özgür, bu sporun oldukça fazla disiplin gerektirdiğini dile getirdi. İlk olarak yüzme ile başladığı süreçte modern pentatlonun diğer dallarıyla da kısa sürede tanışan Özgür, "Bizler de diğer yüzücülerin yüzmeye çalıştıkları derecelere göre yüzmeye, atletlerin derecelerini koşmaya çalışıyoruz. Bayağı efor sarf eden bir spor, disiplini çok gerektiriyor. Çok dikkat edilmesi gereken bir spor." diye konuştu. Avrupa Şampiyonası için büyük heyecan yaşadıklarına işaret eden başarılı genç sporcu, çok sıkı bir çalışma temposu içerisinde olduklarına değinerek, "Ay yıldızlı formamızı her zaman üstümüzde taşımak, Avrupa Şampiyonası'na giderek, kendi bayrağımızı göklerde taşımak, İstiklal Marşı'mızı okutmak her zaman hayalimiz. Bu açıdan Avrupa Şampiyonası'na gitmek çok mutlu hissettiriyor." ifadelerini kullandı. "Avrupa Şampiyonası bizlere büyük bir gurur yaşatıyor" Şampiyonaya adım atacak bir başka Osmangazi Belediyesporlu sporcu Elif Ecem Öztürk ise, 3,5 yıldır modern pentatlon sporcuyla yakından ilgilendiğini ve yüzme ile bu spora başladığını dile getirdi. İlk başlarda okul nedeniyle çok zorlandığını kaydeden 15 yaşındaki sporcu Öztürk, "Hocalarımız bizlere okul ile sporun nasıl bir arada götürüldüğünü anlattı ve program yaparak öğrendik. İlk başlarda çok zorluyordu ancak şu an daha iyiyim. Koşu, engel, yüzme, eskrim ve lazer atışı gibi antrenmanlarımızda çok yüksek efor sarf ederek, diğer branş sporcuları kadar koşmaya çalışıyoruz. Avrupa Şampiyonası bizlere büyük bir gurur yaşatıyor, ailemize de. Oraya gitmek bir gurur, çok çalıştık, çok sarf ettik ki buraya gelebilelim. Bu çabalarımızın üzerine madalya da istiyoruz." açıklamalarında bulundu. "Avrupa Şampiyonası'na en sağlam bir şekilde gidiyoruz" Modern pentatlon branşının zorluğuna değinen Osmangazi Belediyespor Kulübü Antrenörü Batuhan Öztürk, Tuana Özgür ve Elif Ecem Öztürk'ün bu noktada üstün bir gayret gösterdiklerini kaydetti. Tuana Özgür'ün Türkiye birincisi, Elif Ecem Öztürk'ün ise Türkiye ikincisi olarak U17 Modern Pentatlon Avrupa Şampiyonası'nda katılma başarısı gösterdiğini hatırlatan antrenör Batuhan Öztürk, şöyle konuştu: "Branşımızın zorluğu, sporcular bir eskrim sporcusu kadar antrenman yapmak, bir yüzücü kadar çalışmak, kısacası içerisindeki branşlarda yer alan sporcular kadar antrenman yapmak zorunda. Okul döneminde sporcularımız okula gidiyor, antrenmanlarda 6 saate yakın bir çalışma gerçekleştiriyorlar. Yoğun bir program içerisinde çalışıyorlar. Üç ulusal yarışma sonucunda Tuana Özgür, Türkiye birincisi ve Elif Ecem Öztürk de Türkiye ikincisi oldu. Burada elde ettikleri başarılarla U17 Modern Pentatlon Avrupa Şampiyonası'na hak kazandılar. Biz, sporcularımızın en iyisini yapacağına inanıyoruz. Sporcularımız buradaki derecelerine göre yaklaşık 12 gün sonra yapılacak Litvanya'daki Dünya Şampiyonası'na katılacak. Sezon arası vermedik, hala çalışıyoruz. 6 saatlik programın yanı sıra bir de üzerine 3 saatlik antrenmanlarımız oluyor. Avrupa Şampiyonası'na en sağlam bir şekilde gidiyoruz." açıklamalarında bulundu.

Osman Gazi'nin miğferi ABD'de ortaya çıktı Haber

Osman Gazi'nin miğferi ABD'de ortaya çıktı

Gazeteci İbrahim Öge'nin sorularını yanıtlayan Hakan Yılmaz, üzerinde Osman Gazi'ye ait bir tuğra ve kusursuz bir Kayı damgası barındıran bu nadide eserin, kurucu liderin etnik kökeni, bağımsız sultanlık statüsü ve beylikler üstü liderliği hakkındaki tüm sanal tartışmalara son noktayı koyduğunu belirtti. Yılmaz şunları söyledi: "Bu miğfer Osman Bey'in bir 'Sultan' olduğunu, bağımsız bir devlet kurduğunu doğrulamakla kalmıyor, onun uzun zamandır tartışılan etnik kökeni ve kavmî statüsü ile ilgili tartışmalara da artık son noktayı koyuyor." Hakan Yılmaz, ayrıca miğferin üzerindeki gümüş kakma Arapça ana kitabede Osman Gazi'nin kendisini "Sultânü'l-a‘zam" (Büyük Sultan) ve "Hânü'l-mu‘azzam" (Ulu Han) unvanlarıyla tanıttığını, arka yüzündeki madalyonda ise "Nâsırü'd-dîn ‘OsmânSultân" ifadesinin yer aldığını açıkladı. Bu unvanların, Osman Gazi'nin bağımsız bir sultan olmadığı yönündeki kurgusal akademik iddiaları tamamen çürüttüğünü belirtti. Yılmaz, şöyle devam etti: "Bilindiği üzere eski tarihî arşiv evrakı daha önce Ayasofya'nın depo ve müştemilâtının içinde, kadim askerî eşyalar, silahlar ve zırhlar ise cebehane olarak kullanılan Aya İrini mahzeninde saklanıyordu. İstanbul'un fethinden sonra başlayan bu usul, II. Mahmud'un ölümüne kadar dört yüz yıla yakın bir süre devam etti. Osman Gazi'nin ve sonraki iki padişahın Avrupa müzelerinde ya da özel koleksiyonerlerin elinde olduğunu gördüğüm miğferleri ve zırh takımları da satıldıktan ya da elde edildikten sonra, birkaç kuşak boyunca bir koleksiyonerden başka bir koleksiyonerin eline geçti. Son kertede bunların bir kısmı müzelere aktarılmış, bir kısmı da meşhur birkaç koleksiyonerin elinde kalmıştı. En son George Cameron Stone'un koleksiyonuna dahil olan Osman Gazi'nin miğferi de nihayet 1935'te ölümünden sonra, vasiyeti üzerine varisleri tarafından Metropolitan Art Museum'a bağışlandı." Murad Hüdavendigâr'ın miğferi Miğferin bugüne kadar neden fark edilmediği sorusuna da cevap veren Hakan Yılmaz, 11 yıl önce bu alanda uzman bir isim olan David G. Alexander tarafından yapılan çalışmadaki bariz hatalara dikkat çekti. Alexander'ın müze kataloğunda miğferin fiziksel özelliklerini iyi tasvir etmesine rağmen, kitabe metninde atlamalar yaptığını ve "Osman" isminin geçtiği son kesiti hiçbir şekilde okuyamadığını belirtti. Yılmaz, şöyle devam etti: "Osman Gazi'nin miğferinden başka yine Metropolitan Art Museum'da rastladığım, birebir onunla aynı ölçüde olup tasarımı Orhan Gazi'nin Askerî Müze'deki miğferine çok benzeyen bir miğfer daha var. Ana kitabesinden bu miğferin Murad Hüdâvendigâr'a ait olduğu hemen anlaşılıyor. Ayrıca birkaç yıl önce Sothebys'te müzayedeye konulan, PhillippeMissillier'in koleksiyonundan çıkma bir miğferin de Orhan'a ait bir başka miğfer olduğu mizanpajının benzerliğinden ve kitabesindeki ifadelerden çözülebiliyor Bunların dışında; yine kitabesindeki ifadelerden ilk kuruluş zamanlarına ait olduğu anlaşılan, Osman Han'ın miğferinin tasarımına benzer bir başka miğfer Henry Walters'ın Sanat Müzesi koleksiyonunda, ayrıca ön tarafında ‘Ayın' harfi bulunan, gövde tasarımı farklı formda diğer bir miğfer de yine Metropolitan Sanat Müzesi'nde bulunuyor. Ancak bu miğferler üzerindeki çözümleme çalışmalarım hâlâ devam ediyor. Bunların her birinin ön yüzünün aynı yerinde, bire bir aynı tasarıma sahip birer Kayı damgası var." "Miğfer Türkiye'ye getirilmeli" Yetkililere çağrıda bulunan Hakan Yılmaz, Bürokrasi adımlarının hızla atılarak Katar'daki sikke, Paris'teki şecere ve New York'taki miğferin ivedilikle Türkiye'ye getirilmesi gerektiğini vurguladı. Yılmaz, "Özellikle miğfer Topkapı Sarayı'nda Hazret-i Osman'dan yadigâr kalan kılıçla birlikte ayrı bir camekânda teşhire konulabilir veya Askerî Müze'de oğlu Orhan'ın miğferiyle bir arada sergilenebilir. Ya da kadim başkent Bursa'da bunların tümü için yeni bir müze oluşturabilir. Bunların olması gerektiği şekliyle artık Türk halkının gözünün önünde durması ve geçmişlerine ait bu kadim tarihî mirası kanlı-canlı yerinde teşhis etmeleri lâzım" dedi.

Mısır'da "Her Coğrafyada Önce İnsan" projesinin 3. dönemi tamamlandı Haber

Mısır'da "Her Coğrafyada Önce İnsan" projesinin 3. dönemi tamamlandı

Türkiye ve Mısır'da eş zamanlı olarak yürütülen "Her Coğrafyada Önce İnsan" projesi, gençleri sürdürülebilir bir gelecek için güçlendirmeye devam ediyor. Yeşim Grup'un kurucularından merhum Şükrü Şankaya'nın gönüllülük ve toplumsal fayda anlayışından ilham alınarak hayata geçirilen proje kapsamında, Bursa'da lise ve üniversite öğrencilerine yüz yüze, Mısır'da ise çevrim içi ve uygulamalı eğitimlerle gençlere ulaşılmaya devam ediliyor. Bu yıl Mısır'da, El Mostaqbal Resmi Dil Okulu iş birliğiyle gerçekleştirilen program kapsamında öğrenciler, ekim-haziran ayları arasında her hafta gönüllülük, aktif vatandaşlık ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) konusunda farkındalık kazanmaya yönelik çevrim içi eğitimlere katıldı. Proje Yürütücüsü Zeynep Cesur tarafından hayata geçirilen ve bir eğitim yılı süren program, öğrencilerin sosyal sorumluluk bilincini geliştirmeyi ve toplumsal konulara duyarlı bireyler olarak yetişmelerini desteklemeyi hedefledi.Programın son döneminde öğrenciler, Jade Tekstil tesislerini ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Kurumsal İletişim, Hükümet İlişkileri ve Marka Ülke Müdürü Moataz Abu Bakr'ın rehberliğinde gerçekleştirilen fabrika turunda öğrenciler, üretim süreçleri ve çalışma ortamı hakkında bilgi edindi.Proje kapsamında ayrıca çevre bilinci ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını destekleyen çeşitli uygulamalar da gerçekleştirildi. Mısır'da çevre alanında faaliyet gösteren STK'lardan You Think Green iş birliğiyle düzenlenen sürdürülebilirlik farkındalık eğitimleri, ağaç dikme etkinlikleri, giysi geri dönüşüm çalışmaları ve atölyeler sayesinde öğrencilerin çevresel sorumluluk konularında bilinçlenmeleri sağlandı. Proje Yürütücüsü Zeynep Cesur tarafından organize edilen etkinlikler, öğrencilerin teorik bilgilerini uygulamalarla pekiştirmelerine imkan sundu. Eğitim programını başarıyla tamamlayan öğrenciler, Yeşim Grup Kurumsal İletişim ve Marka Direktörü Dilek Cesur, Jade Tekstil Kahire Genel Müdürü Mohamed Sameh, Kurumsal İletişim, Hükümet İlişkileri ve Marka Ülke Müdürü Moataz Abu Bakr ile İnsan Kaynakları Ülke Müdürü Saleh Nasr'ın katılımıyla düzenlenen sertifika töreninde sertifikalarını alarak projeden mezun oldu. Her coğrafyada önce insan Yeşim Grup tarafından 7 yıl önce Bursa'da başlatılan "Her Coğrafyada Önce İnsan" projesi, son 3 yıldır Türkiye ve Mısır'da iki dilli olarak uygulanıyor. Geçtiğimiz yıl 10. Ramadan Lisesi'nin de dahil olduğu proje, bu yıl El Mostaqbal Resmi Dil Okulu öğrencilerinin katılımıyla devam etti. Bir eğitim yılı boyunca sürdürülen programla gençlere gönüllülük, aktif vatandaşlık ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda farkındalık kazandırılması amaçlanıyor. Eğitimleri başarıyla tamamlayan öğrenciler ise yıl sonunda sertifika almaya hak kazanıyor. Yeşim Grup ve Jade Tekstil, gençlerin sosyal, çevresel ve toplumsal konularda bilinçlenmesini destekleyen projeler aracılığıyla faaliyet gösterdiği her coğrafyada sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunmayı sürdürmeyi hedefliyor.

ABD'den Türkiye'ye şifa için geldi Haber

ABD'den Türkiye'ye şifa için geldi

Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan 49 yaşındaki Shakeela Noori, göğüs ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede aort kapağı daralması teşhisi aldı. Bunun üzerine kendi ülkesi başta olmak üzere Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerde tedavi imkanlarını araştıran Noori, eşinin arkadaşının tavsiyesi ile Bursa Şehir Hastanesi'nde karar kıldı. Ameliyat için Bursa'ya gelen Noori, Bursa Şehir Hastanesi'nde Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Nail Kahraman tarafından operasyon ile sağlığına kavuşturuldu. Serviste tedavisine devam edilen Noori, şifa ile taburcu olarak ülkesine döndü. Ameliyat sürecine ve hastanın durumuna ilişkin açıklamalarda bulunan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Nail Kahraman, yüksek teknoloji ve ekip deneyimi gerektiren bir operasyonu başarıyla tamamladıklarını belirtti. Hastanın operasyon için pek ülke arasından Türkiye'yi tercih ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kahraman, "Hastamıza göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetleriyle orada yapılan tetkiklerinde aort kapağında ciddi darlık tespit edilmiş. Biz de yaptığımız tetkik ve taramalarda buna ek olarak aortunun da geniş olduğunu tespit ettik. Yaptığımız kalp anjiyosunda kalp damarlarının temiz olduğunu gördük. Bunun üzerine hastamıza elektif şartlarda bir operasyon planladık. Operasyonda yaşı itibarıyla mekanik kalp kapağını tercih ettik, genişlemiş olan aort dokusunu daralttık. Operasyon yaklaşık 3 saat civarı sürdü. Çok iyi geçti" dedi. Kalp cerrahisinin yüksek teknoloji, multidisipliner çalışma ve ekip deneyimi gerektiren bir operasyon olduğunun altını çizen Kahraman, "Bu operasyonu Sağlık Bakanlığımız ve İl Sağlık Müdürlüğümüzün destekleriyle, her türlü teknolojik altyapıyla en iyi şekilde gerçekleştirebilmekteyiz. Hastamızın dünyada pek çok ülkede bu araştırmayı yapıp ülkemizi tercih etmesi bizim için ayrı bir mutluluk kaynağı. Hastamızı sağ salim yürür bir şekilde görmek, şifa ile taburcu edebilmek ise en büyük mutluluğumuz" diye konuştu. Bursa Şehir Hastanesi'nde eşinin tedavi sürecini yakından takip eden iş adamı Anwar Najeemi ise, ABD'de başlayan teşhis sürecini, yaşadıkları endişeleri ve Türkiye'yi tercih etme nedenlerini aktardı. Hastalığın teşhisi ile büyük bir korku yaşadıklarını dile getiren Najeemi, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Her şey göğüs ağrısıyla başladı. Birkaç gün sonra kollarda ağrı ve sırt ağrısı şikayetleri de eklenmeye başladı. Şikayetleri başladığında Amerika Birleşik Devletleri'nde bir doktora görünmemiz gerekti. Oradaki doktorlar bize kendisinin bir kalp rahatsızlığı olduğunu söylediler. Böyle bir rahatsızlığı, özellikle de kalp gibi ciddi bir problemi duymak ve bunu kabullenmek gerçekten çok zor bir durum. Bu durumla ilgili olarak daha önce üç ülkeye gitmiştim. Ben bir iş adamıyım, bu yüzden sürekli farklı ülkelere seyahat ederim. Ancak Türkiye'deki Harun adındaki bir arkadaşımla bu durumu paylaştığımda, bana Türkiye'ye gelmemizi tavsiye etti. Bize Doktor Nail'in adını verdi. Biz de sistemi ve doktoru araştırdık; onun adı ve çalışmaları hakkında çok fazla olumlu geri bildirim gördük. Buraya gelip tedaviyi burada yaptırmaya karar vermemizi sağlayan şey tam olarak bu oldu." "Eşim tamamen sağlıklı" Tedavinin çok zor geçeceğini sandıklarını belirten Najeemi, "Ama Allah'a şükürler olsun ki her şey çok kolay geçti. Sağlık ekibi bize çok fazla yardımcı oldu, gerçekten çok iyi ve candan insanlar. Eşim şu an kendisini tamamen normal, sağlıklı bir insan gibi hissettiğini söylüyor. Benim benzer durumları yaşayan ailelere tavsiyem, bu tür durumları olabildiğince geciktirmeden çözüme kavuşturmalarıdır. Özellikle Doktor Nail bu konuda çok başarılı; herkese en azından bir kez gelip Doktor Nail ile görüşmelerini tavsiye ederim" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.