Hava Durumu

#Türkiye

Yeni Marmara Gazetesi - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye nüfusunun yüzde 14,8'ini genç nüfus oluşturdu Haber

Türkiye nüfusunun yüzde 14,8'ini genç nüfus oluşturdu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Gençlik verilerini açıkladı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2025 yıl sonu itibarıyla Türkiye'nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 708 bin 348 kişi oldu. Genç nüfus, toplam nüfusun yüzde 14,8'ini oluşturdu. Genç nüfusun yüzde 51,2'sini erkek nüfus, yüzde 48,8'ini ise kadın nüfus oluşturdu. BM tanımına göre 15-24 yaş grubunu içeren genç nüfus, 1950 yılında toplam nüfusun yüzde 20,8'ini oluştururken bu oran, 2025 yılında yüzde 14,8 oldu. Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040 yılında yüzde 12,2, 2060 yılında yüzde 10,3, 2080 yılında yüzde 8,8 ve 2100 yılında yüzde 9,6 olacağı öngörüldü. Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040 yılında yüzde 12,4, 2060 yılında yüzde 9,2, 2080 yılında yüzde 7,2, 2100 yılında yüzde 7,2 olacağı öngörüldü. Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040 yılında yüzde 12,0, 2060 yılında yüzde 11,1, 2080 yılında yüzde 9,8, 2100 yılında yüzde 11,4 olacağı öngörüldü. Türkiye'nin genç nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkelerinden yüksek olduğu görüldü AB üyesi 27 ülkenin genç nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında genç nüfus ortalaması yüzde 10,7 oldu. AB üye ülkeleri arasında en yüksek genç nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla yüzde 12,7 ile İrlanda, yüzde 12,2 ile Hollanda ve Danimarka olduğu görüldü. Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla yüzde 9,4 ile Malta, yüzde 9,5 ile Bulgaristan, yüzde 9,7 ile Litvanya oldu. Türkiye'nin genç nüfus oranının yüzde 14,8 ile AB üye ülkelerinin genç nüfus oranlarından daha yüksek olduğu görüldü. Genç nüfus oranı dünya ortalaması, 2025 yılında yüzde 15,6 oldu. Türkiye'nin genç nüfus oranın dünya genç nüfus ortalamasının altında olduğu görüldü. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 20,4 ile Şırnak oldu ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında genç nüfus oranının en yüksek olduğu il, yüzde 20,4 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 20,0 ile Hakkari, yüzde 19,8 ile Siirt izledi. Genç nüfus oranının en düşük olduğu il yüzde 11,7 ile Balıkesir oldu. Bu ili yüzde 11,9 ile Ordu ve yüzde 12,0 ile Muğla izledi. Genç nüfusun yüzde 30,3'ünün 15-17 yaş grubunda yer aldığı görüldü Genç nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2025 yılında genç nüfusun yüzde 30,3'ünün 15-17 yaş grubunda, yüzde 20,4'ünün 18-19 yaş grubunda, yüzde 29,2'sinin 20-22 yaş grubunda ve yüzde 20,1'inin ise 23-24 yaş grubunda yer aldığı görüldü. Beklenen yaşam süresi 15 yaşındaki gençler için 64,3 yıl oldu Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Türkiye'de çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki gençler için beklenen yaşam süresinin 64,3 yıl, erkekler için 61,7 yıl ve kadınlar için 66,9 yıl olduğu görüldü. Diğer bir ifade ile 15 yaşına ulaşan genç kadınların genç erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Evli olan genç kadınların oranı, evli olan genç erkeklerin oranının 3,5 katı oldu Genç nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Genç erkek nüfusun 2025 yılında yüzde 96,8'inin hiç evlenmemiş, yüzde 3,1'inin evli, yüzde 0,1'inin boşanmış olduğu görülürken genç kadın nüfusun yüzde 88,9'unun hiç evlenmemiş, yüzde 10,7'sinin evli, yüzde 0,4'ünün ise boşanmış olduğu görüldü. En fazla göç hareketliliği 15-24 yaş grubundaki gençlerde eğitim nedeniyle oldu İç Göç İstatistiklerine göre Türkiye'de 2024 yılında en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 15-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde; bu hareketliliğin en büyük nedeninin eğitim olduğu görüldü. Söz konusu nedenle gençlerin 448 bin 826'sının eğitim, 102 bin 660'ının işe başlamak veya iş bulmak ve 79 bin 831'inin ise hane / aile fertlerinden birine bağımlı göç nedeniyle göç ettiği görüldü. Yükseköğretimde net okullaşma oranı yüzde 46,3 oldu Türkiye'de yükseköğretim net okullaşma oranı, 2024/'25 öğretim yılında yüzde 46,3 oldu. Yükseköğretim net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerde bu oran yüzde 39,9, kadınlarda ise yüzde 53,0 oldu. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı yüzde 23,3 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre gençlerde işgücüne katılma oranı, 2024 yılında yüzde 47,2 iken 2025 yılında yüzde 47,6 oldu. Genç erkeklerde işgücüne katılma oranı 2024 yılında yüzde 59,5 iken 2025 yılında yüzde 60,1, genç kadınlarda ise bu oran 2024 yılında yüzde 34,0 iken 2025 yılında yüzde 34,3 oldu. Gençlerde işsizlik oranı, 2024 yılında yüzde 16,3 iken 2025 yılında yüzde 15,3 oldu. Genç erkeklerde işsizlik oranı 2024 yılında yüzde 13,1 iken 2025 yılında yüzde 11,7, genç kadınlarda ise bu oran 2024 yılında yüzde 22,3 iken 2025 yılında yüzde 22,1 oldu. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı 2024 yılında yüzde 22,9 iken 2025 yılında yüzde 23,3 oldu. Genç erkeklerde ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı 2024 yılında yüzde 16,2 iken 2025 yılında yüzde 16,3, genç kadınlarda ise bu oran 2024 yılında yüzde 30,1 iken 2025 yılında yüzde 30,9 oldu. İstihdamdaki gençlerin yüzde 57,9'u hizmet sektöründe yer aldı Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre genç nüfusun istihdam oranı, 2024 yılında yüzde 39,5 iken 2025 yılında yüzde 40,3'e yükseldi. Genç erkeklerde istihdam oranı 2024 yılında yüzde 51,7 iken 2025 yılında yüzde 53,0, genç kadınlarda ise bu oran 2024 yılında yüzde 26,4 iken 2025 yılında yüzde 26,7 oldu. Genç nüfusun istihdamı sektörlere göre incelendiğinde, istihdam edilen gençlerin 2025 yılında yüzde 11,6'sının tarım sektöründe, yüzde 30,5'inin sanayi sektöründe, yüzde 57,9'unun ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü. İstihdam edilen genç erkeklerin yüzde 11,0'ının tarım sektöründe, yüzde 36,6'sının sanayi sektöründe, yüzde 52,4'ünün hizmet sektöründe yer aldığı görülürken genç kadınların yüzde 12,9'unun tarım, yüzde 17,7'sinin sanayi, yüzde 69,5'inin ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü. Gençlerin yüzde 54,4'ü mutlu olduğunu belirtti Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerden kendini mutlu hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 53,3 iken kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 13,0 oldu. Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında 18-24 yaş grubundaki genç nüfus içinde kendini mutlu hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 54,4 iken kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 11,9 oldu. Kendini mutlu olarak hisseden 18-24 yaş grubundaki erkek nüfusun oranı yüzde 52,3 iken kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 13,3 oldu. Kendini mutlu hissettiğini belirten 18-24 yaş grubundaki genç kadın nüfusun oranı yüzde 56,7 iken kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 10,4 oldu. Gençlerin mutluluk kaynağı olarak sağlık, ilk sırada yer aldı Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında gençlerin mutluluk kaynağı olan değerler arasında yüzde 38,8 ile sağlık, ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 22,8 ile başarı, yüzde 16,6 ile para izledi. Mutluluk kaynağı cinsiyete göre incelendiğinde, genç erkeklerde yüzde 33,7 ile ilk sırayı sağlık alırken bunu yüzde 24,2 ile para ve yüzde 21,9 ile başarı takip etti. Genç kadınlarda ise yüzde 44,2 ile ilk sırayı sağlık alırken bunu yüzde 23,8 ile başarı ve yüzde 20,1 ile sevgi takip etti. Genel sağlık durumundan memnun olduğunu belirten gençlerin oranı yüzde 87,2 oldu Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin genel sağlık durumlarından memnuniyet oranı 2025 yılında yüzde 68,6 oldu. Genç nüfusun genel sağlık durumundan memnuniyet oranının 2025 yılında yüzde 87,2 olduğu görüldü. Bu oran genç erkeklerde yüzde 88,2, genç kadınlarda ise yüzde 86,2 oldu. Gençlerin yüzde 75,5'i işinden memnun olduğunu belirtti Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında, gençlerin yüzde 75,5'i çalıştığı işinden memnun olduğunu, yüzde 52,0'ı elde ettiği kazançtan memnun olduğunu belirtti. Genç erkeklerde çalışılan işten duyulan memnuniyet oranı yüzde 77,5, elde edilen kazançtan memnuniyet oranı yüzde 54,0 olurken genç kadınlarda ise bu oranlar yüzde 70,8 ve yüzde 47,5 olarak gerçekleşti. Gençlerin yüzde 73,0'ı almış olduğu eğitimden memnun olduğunu belirtti Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında, gençlerin yüzde 73,0'ı şimdiye kadar almış olduğu eğitimden memnun olduğunu belirtti. Bu oran genç erkeklerde yüzde 72,3 iken genç kadınlarda yüzde 73,7 oldu. Genç kadınlar en fazla psikolojik şiddete maruz kaldı Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024 yılı sonuçlarına göre son 12 ayda en fazla şiddete maruz kalanların, 15-24 yaş grubundaki genç kadınlar olduğu görüldü. Genç kadınlara yönelik şiddet türleri arasında yüzde 15,2 ile psikolojik şiddet ilk sırayı alırken, bunu yüzde 7,3 ile dijital şiddet, yüzde 5,8 ile ısrarlı takip, yüzde 4,6 ile ekonomik şiddet, yüzde 3,8 ile fiziksel şiddet ile yüzde 1,8 ile cinsel şiddet izledi. Gençlerin yapay zeka kullanma oranı yüzde 39,4 oldu Yapay Zeka İstatistiklerine göre 2025 yılında internet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan eden 16-24 yaş grubundaki gençlerin oranı yüzde 39,4 oldu. Üretken yapay zeka kullanan gençler cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın genç erkeklerde yüzde 38,3, genç kadınlarda ise yüzde 40,5 olduğu görüldü. Yapay zeka kullanan gençlerin yüzde 75,3'ü özel amaçlar için, yüzde 53,9'u örgün eğitim için, yüzde 19,7'si ise mesleki ve iş amaçlı kullandıkları görüldü. Yapay zeka kullanmadığını beyan eden gençlerin kullanmama nedenlerinin; yüzde 80,7 ile yapay zekaya ihtiyaç duyulmaması, yüzde 8,2 ile yapay zekanın nasıl kullanılacağının bilinmemesi, yüzde 8,1 ile yapay zekanın varlığından haberdar olunmaması ve yüzde 2,8 ile gizlilik, güvenlik veya emniyetle ilgili endişeler olduğu görüldü.

Çiftçi başına traktör sayısında lider Bursa Haber

Çiftçi başına traktör sayısında lider Bursa

Türkiye genelinde Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı çiftçi başına bir traktör düşerken, Bursa, Adana ve Balıkesir gibi tarım şehirlerinde bu oran ülke ortalamasının üzerine çıktı. Bursa, çiftçi başına düşen 2,2 traktör oranıyla dikkat çeken illerin başında yer aldı. TÜİK'in bu yılın mart ayına ilişkin açıkladığı "Motorlu Kara Taşıtları" verilerine göre, geçen ay 159 bin 931 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Mart ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 1,6'sını traktörler oluşturdu. Martta trafiğe kaydı yapılan traktör sayısı, bir önceki aya göre yüzde 19,3 arttı. 2025 aralıkta traktör sayısı 2 milyon 315 bin 504 iken, bu yılın ilk çeyreğinde sadece 5 bin 749 adetlik artış yaşandı ve martta trafiğe kayıtlı traktör 2 milyon 321 bin 253'e çıktı.Bu yılın ilk çeyreğine göre Türkiye'de traktör sayısı 2 milyon 321 bin 253 iken ÇKS'ye kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon 363 bin olarak kayıtlarda yer aldı. Ttraktörler, belediyeler, fabrikalar ve farklı işletmelerce kullanılıyor ancak ülke genelinde toplam üzerinden değerlendirildiğinde; Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı çiftçi başına bir traktör düşüyor. İllere göre çiftçi başına düşen traktör sayısı Türkye'de 50 binin üzerinde traktör bulunduğu illere bakıldığında ise 112 bin 439 ile en fazla traktöre sahip Manisa'da çiftçi başına 1,27 traktör düşüyor. Konya'da 1,12 olan çiftçi başına traktör sayısı, İzmir'de 1,58, Adana'da 1,8, Afyonkarahisar'da 1,15, Antalya'da 1,36 oldu. Bursa'da dikkati çekici bir oran Sanayi kenti Bursa'da ise trafiğe kayıtlı 81 bin 204 traktör ve ÇKS'ye kayıtlı çiftçi sayısı ise yaklaşık 37 bin görünüyor. Bu rakamlara göre Bursa'da çiftçi başına 2,2 traktör düşüyor. Traktörlerin fabrika ve sanayi tesislerinde de kullanıldığı gözönünde bulundurulsa da çiftçi başına düşen traktör sayısındaki fazlalık dikkati çekiyor. Balıkesir'de ise 73 bin 816 traktöre karşılık ÇKS'ye kayıtlı 44 bin çiftçi bulunuyor. Bu kente de çiftçi başına 1,7 traktör düşüyor. Türkiye'de 50 binin üzerinde traktöre sahip illere ilişkin rakamlar şöyle: İller Traktör sayısı (bin) Çiftçi sayısı (bin) Çiftçi başına düşen traktör Manisa 112 88 1,3 Konya 105 93 1,12 İzmir 87 55 1,6 Bursa 81 37 2,2 Ankara 75 55 1,4 Balıkesir 73 44 1,7 Denizli 66 51 1,3 Sakarya 65 49 1,3 Antalya 65 48 1,35 Adana 63 35 1,8 Aydın 62 53 1,2 Afyonkarahisar 51 44 1,2 Gaziantep 50 47 1,1

Anahtarlı tedavi iddiası sosyal medyada gündem oldu Haber

Anahtarlı tedavi iddiası sosyal medyada gündem oldu

Viranşehir ilçesinde yaşayan Seyit Cuma Tufehi, konuşamayan insanlara dua edip ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu iddia etti. Ücret almayan Tufehi'nin insanların ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu gösteren videolar, kısa sürede sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Görüntüleri izleyenler, konuşamayan yakınlarını yanlarına alarak Viranşehir'e akın etti. Türkiye'nin dört bir yanından ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden telefonla arayan aileler, randevu aldıktan sonra konuşma güçlüğü çeken çocukları için kapıda uzun kuyruklar oluşturdu. Oğlunun ilk kelimelerini kullanmaya başladığını söyleyen Vahit Ekmen, "Benim oğlumun kulağı duyuyor ama konuşamıyor. Seyit Cuma Tufehi'nin yanına getirdik. Allah'a şükür oğlum yavaş yavaş konuşmaya başladı" dedi. Adana'dan geldiğini söyleyen Salih Gülağacı, "Adana'da gece dönercisiyim. Oğlumda bir kekemelik vardı. Sosyal medyada duydum getirdim. Seyit Cuma Tufehi onu konuşturdu. Buradan çok mutlu bir şekilde gideceğiz. Hüngür hüngür ağladık" dedi. Az da olsa oğlunun konuşmaya başladığını söyleyen İsmail Çılgın, "Çocuğumuzu getirdik, ağzına anahtar kattılar. Az bir şey bile olsa dili açıldı" diye konuştu. İki defa daha geleceğini söyleyen Çılgın, inşallah dilinin daha da açılacağını belirtti. Konya'dan geldiğini söyleyen İmam Bakır Özkan, çocuğunun konuşmasının çok ağır olduğunu ve buraya geldikten sonra konuşmaya başlayacağını umut ettiklerini dile getirdi.Buraya gelerek şifa bulduklarını söyleyen Mehmet Aydın, "Hiç konuşamayan insanlar buraya geldi ve iyileşti. Şifa buluyoruz. İnşallah devam edecektir" dedi. İnsanların Allah sayesinde konuştuğunu söyleyen Seyit Cuma Tufehi ise, dünyanın birçok ülkesinden insanların geldiğini belirtti. Tufehi, "Şifa veren Allah'tır, ben vermiyorum ama Rabbimizi sonsuza kadar severiz. Yeter ki inancı olsun. Allah'ın gözleri vardır, evliyaları vardır. Allah takva sahibinin yanındadır. Amel sahibinin yanındadır. Salih evliyalar vardır. Allah diyor ki, 'Eğer onlar isterse Allah da ister.' Allah bize nerede meyil ederse biz de oradayız. Bir tek Allah'ı arayacaksınız. Allah'ın kanunu Kur'an-ı Kerim'dir. Hazreti Muhammed'in yolunda, ehli beytin yolunda" diye konuştu.

Uludağ eteklerinde Brezilya havası: İşte Bursa'nın Kamavinga'sı Haber

Uludağ eteklerinde Brezilya havası: İşte Bursa'nın Kamavinga'sı

Abdoul Hamid Diallo, 4 yıl önce ülkesi Mali'den Türkiye'ye gelerek Bursa'da yaşamaya başladı. Mekatronik mühendisliği eğitimi alan Diallo, boş zamanlarında ise futbol ve top cambazlığıyla ilgileniyor. Sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla dikkat çeken genç, özellikle dar sokaklarda ve çatılarda yaptığı top şovlarıyla kısa sürede ilgi odağı oldu. Real Madrid'in yıldız futbolcusu Eduardo Camavinga'ya benzetilen Diallo, sosyal medyada "Yerli Kamavinga" lakabıyla anılmaya başladı. Kuştepe Mahallesi'nde dron ile çekilen görüntülerde top sektirerek hünerlerini sergileyen Diallo'nun görüntüleri sosyal medyada büyük ilgi gördü. Çocuklarla sokakta top oynayan, mahallede vatandaşlarla sohbet eden ve kahvehanede vatandaşlarla vakit geçiren genç, sıcak tavırlarıyla dikkat çekti. Mahalle çocuklarının yoğun ilgi gösterdiği "Yerli Kamavinga", yaptığı hareketlerle izleyenleri adeta Brezilya sokaklarındaymış gibi hissettirdi. Sosyal medyada 'Burası Brezilya değil Bursa' notuyla paylaşılan görüntüler kısa sürede binlerce kişi tarafından izlendi. Türkiye'ye 4 yıl önce geldiğini belirten Abdoul Hamid Diallo, "Türkiye'ye geldiğimden beri Bursa'dayım. Başka şehirde yaşamadım. Bursa'yı çok seviyorum. Burada mekatronik mühendisliği okuyorum. Boş zamanlarımda da hobi olarak top cambazlığı yapıyorum" dedi. En sevdiği futbolcunun Ronaldinho olduğunu söyleyen Diallo, "Ronaldinho çok yetenekli bir futbolcu, onu çok beğeniyorum. Bursaspor'u da çok seviyorum. Texas taraftar grubunu çok beğeniyorum. Kendimi onlarla bütün hissediyorum" ifadelerini kullandı. Sokakta yaptığı hareketlerin çocukların ilgisini çektiğini belirten Diallo, "Burada çocuklara bu hareketleri yapınca çok hoşlarına gidiyor. Onlar mutlu olunca ben de mutlu oluyorum" diye konuştu.'Yerli Kamavinga' isminin ortaya çıkışını da anlatan Diallo, "Bir arkadaşım beni Camavinga'ya benzetti. Daha sonra sosyal medyada ‘Yerli Kamavinga' ismini kullanmaya başladık. İnsanlar seviyor, ilgi gösteriyor. Benim de hoşuma gidiyor" dedi. Renkli görüntülerin ortaya çıktığı mahallede vatandaşlar da genç futbol cambazına yoğun ilgi gösterdi. Futbolun sadece bir oyun değil çocukları ve insanları bir araya getiren ortak bir dil olduğunu bir kez daha gösterdi.

AK Parti Teşkilat Başkanı Büyükgümüş: "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik" Haber

AK Parti Teşkilat Başkanı Büyükgümüş: "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik"

AK Parti Teşkilat Başkanlığı Doğu Marmara Bölge Strateji Toplantısı, Uludağ Swissotel'de düzenlendi. Toplatıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş’ün yanı sıra AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, İstanbul, Düzce, Yalova, Bilecik, Sakarya ve Kocaeli il başkanları ve teşkilat mensupları katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği bu dönemde yeni bir eşiğin arifesinde olduğumuz şu günlerde insanlık namına, adalet namına, hak namına en önemli sözü olan milletlerden biriyiz. Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği sadece bir siyasi irade değil, aziz milletimizin geçmişiyle, geleneğiyle, medeniyet birikimiyle tüm dünya mazlumlarına umut olacak bir siyaseti temsil ediyoruz. Öyle inanıyoruz ki bu teşkilatın neresinde görev alıyorsak, mahalledeysek mahallede, köy temsilciliğindeyse orada, gençlik kollarında, kadın kollarında, ana kademede, belediye meclislerinde, kabinede, milletvekilliklerinde her neredeysek geçmişiyle, bugünüyle ve tüm bu birikimle dünyaya söyleyeceğimiz sözle davamızı, mücadelemizi ve liderimizi temsil ediyoruz. Biz siyaseti bir ideal için, bir mücadele için, dava bildiğimiz değerleri yeryüzünde hakim kılmak için gerçekleştiriyoruz. Birçok toplantıda ifade ettim ama burada tekrarlamakta beis görmüyorum. AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Bizim için bakanlar, bizim için mevkiler mücadelemizi, ideallerimizi gerçekleştirmek için birer sadece sorumluluk, birer sadece fonksiyon niteliğindedir. Bu davada, bu aziz teşkilatın çatısı altında biz mücadelemize hiyerarşik bakmayız. Kabinesinden mahalle teşkilatlarına, bakanlarından köy temsilcilerine kadar bir ve beraber davamızı, ideallerimizi gerçekleştirecek bir hareket içerisinde yer aldığımıza inanıyoruz" dedi. Büyükgümüş, "3 Kasım 2002’den itibaren hayata geçirdiğimiz sessiz devrimlerle, büyük dönüşümlerle, reformlarla Türkiye’nin hak ve özgürlüklerden, eğitim altyapısına, ulaştırmadan adalete, sağlığa, tüm politika başlıklarında üzerine koyduğumuz bir birikimle yolumuza devam ediyoruz. Nasıl 70’li yıllarda işte bu salonlarda bir araya gelindiğinde ve Ayasofya’nın özgürlüğü için dua edildiğinde sadece sözde değil, sahada düzenlenen programlarla, yapılan çalışmalarla adeta varlığıyla tüm teşkilatımız nasıl dua etmişse ve elhamdülillah bugün geldiğimiz noktada o gün uzak denilen hedeflere ulaşmışsak, Allah’ın izniyle bugün yapacağımız çalışmalarla, edeceğimiz dualarla, varlığımızla tüm faaliyetlerimizle sadece sözde değil, halimizle, duruşumuzla gerçekleştireceğimiz dualarla inşallah Rabbim bu nesle Mescid-i Aksa’nın da özgür olduğu günleri gösterecektir" ifadelerini kullandı. "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik" Çocukluk hatırasından örnek veren Büyükgümüş, "Bizim küçüklüğümüzde bir oyun vardı. 5 çocuk, bir müzikle 4 sandalye olur. Bir kişi ayakta kalır, elenir. Sonra sandalye sayısı 3’e düşer. Çocukların sayısı 4’e düşer. Son kişi kalana kadar devam eder. Yani siyaseti bir koltuk kapma oyunu olarak görenlerden hiçbir zaman olmadık. Ve bu teşkilatın ruhuna, mayasına bunun sirayet etmesine de asla ve asla izin vermeyeceğiz. Hep ideallerimiz için, hep ümmetin, insanlığın ve milletimizin geleceği için bu çalışmalarda var olduğumuzu ve bu istikamette ilerlediğimizi her buluşmamızda yeniden teyit ederek çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. "Türkiye üzerinden sosyal ameliyata izin vermeyeceğiz" Bölgesel gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği ve bölgemizde yaşanan gelişmeleri her birimiz takip ediyoruz. Komşumuz İran’da meydana gelen çatışmalar, Körfez'de yaşananlar, Lübnan’da olanlar, Suriye’nin uzun bir sürenin ardından tekrar devleti, milleti, toplumsal hayatı toparlayan girişimleri, hepsi gözlerimizin önünde gerçekleşiyor. Bu gelişmeler yaşanırken asla ve asla kimsenin Türkiye üzerinden bir sosyal ameliyata girmesine müsaade etmeyeceğiz. Vakarlı duracağız, dikkatli duracağız. Türkiye olarak insanlığın ve milletimizin geleceği için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Son 10 yılda İranlı yöneticilerin Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da işlemiş olduğu insan hakları ihlalleri, burada yaşanan acılara sebebiyet vermeleri tarihsel bir vakadır. Ama bugün dönüp de o gelişmelerin hesabını soracağımız gün değildir. Bugün Tahran’da şehit olan 160 kız çocuğunun hesabını soracağımız bir geleceği hep birlikte inşa etmenin cehdinde olma vaktidir. Körfez’deki kardeşlerimiz onlar da burada büyük bir acı içerisindeler. Büyük bir çatışma içerisindeler. Onlar da bizim kardeşimiz. Siyonizmin planı açık ve net. Müslüman’ın Müslüman’a güvenini ortadan kaldırmak. Böl, parçala, yönet anlayışıyla coğrafyaları yeniden şekillendirmek. İşte bu tablo karşısında Türkiye’nin devlet olarak aklı, milletimizin feraseti, duygusu, heyecanı ve tüm bunları bir araya getirecek olan AK Parti’nin, Cumhur İttifakımızın varlığı, duruşu, akılla, heyecanla, duyguyla ve ferasetle yoluna devam edecek bir geleceği hep birlikte inşa etmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz. Yapacağımız tüm faaliyetlerde ortaya koyacağımız her emeğin bir şekilde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözüyle, sahadaki mücadelesiyle, masadaki diplomatik duruşuyla, insanlığın geleceği için büyük bir siyasi iradeye dönüşeceğini hiçbir zaman gönlümüzden çıkarmamalıyız. Sürekli faaliyetlerimize bu inanç ve kararlılıkla sarılmamız lazım" dedi. "CHP BİZİM DÜŞMANIMIZ DEĞİL, RAKİBİMİZDİR" Türkiye’deki siyasi gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyada bunlar yaşanırken, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri de herkesin gördüğünü belirten, şikayet edenler CHP’li. Ellerindeki bilgileri, belgeleri mahkemeye ulaştıranlar CHP’li. İtirafçı olanlar CHP’li. Ya AK Parti bunun neresinde? Hiçbir yerinde değil. Ama Özgür Özel bir gün kalkıyor bu işin savcısı oluyor. Bir gün yatıyor, bu işin avukatı oluyor. Tabii kendi içlerindeki düştükleri o koltuk mücadelesi bizi hiç ilgilendirmiyor. Ama bizim buradaki sınırımız ve onların bilmesi gereken hadleri, bu olayları bahane ederek milletimizin huzurunu kaçırmak, toplumu bölmek, insanların arasına nifak sokmak onların haddi değil. Bu tutum karşısında AK Parti teşkilatları olarak da kararlılıkla ve milletimize hizmet etmenin verdiği sorumlulukla inşallah duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim düşmanımız değil, rakibimizdir. Millete hizmet için daha iyi söz söylemek için daha tesirli fikirler üretmek için Türkiye’yi geleceğe taşıyacak azmi kararlı daha da büyütmek için biz rekabet etmek istiyoruz. Ama böyle bir karşımızda rakibimiz maalesef yok. Dünyada birtakım gelişmeler oluyor. İşte komşumuzda savaş var. Bölgemizde kriz var. Bütün bunları aşacak yeni fikirler ortaya koyun. Yeni sözler söyleyin. Ama yok. ‘Ben Erdoğan’a nasıl saldırırım? Ben Erdoğan’a nasıl iftirada bulunurum?’ Kusura bakmayın, dünyanın zalimleri, dünyanın hegemonları, dünyanın ağa babaları zaten Erdoğan’la uğraşıyor. Senin uğraşman, senin söz söylemen onun için hiçbir anlam, hiçbir kıymet ifade etmez. Ama bütün bu gelişmeler, bütün bu yaşananlar milletimizin hafızasında yer eder" şeklinde konuştu. "Büyük ve güçlü Türkiye vurgusu" Konuşmasını sürdüren Büyükgümüş, "Sadece dünyadaki değişimi değil, Türkiye’nin içerisinden geçtiği bu önemli zaman diliminde kendi hevesleri ve kendi kafalarındaki sorunları millete boca etmek için tüm bunları siyaset zannedenlere karşı sahadaki en güçlü vereceğimiz cevap, AK Parti teşkilatları olarak güçlü varlığımız, birliğimiz ve beraberliğimiz olacaktır. Bugün isimleri ne olursa olsun, sözleri ne olursa olsun Türkiye’de iki siyasal anlayış yoluna devam edecek mi, duracak mı? Milletimiz önümüzdeki yıllarda buna karar verecek. Biz Türkiye’nin büyük ve güçlü Türkiye olarak yoluna devam etmesini istiyoruz. İddialarıyla, tarih şuuruyla, medeniyet birikimiyle, insanlığa söyleyeceği sözle. Ama maalesef o beyler Türkiye’nin Avrupa’nın kenarında iddiasız küçük bir ülke olarak yoluna devam etmesi gerektiğini söylüyor. CHP Genel Başkanı Avrupa Birliği bayrağının önünde fotoğraf çektirip, ‘bizim sözümüz buralarda geçiyor’ nasıl der? Yani yine bakın, izahı olmayan bir şeyin mizahı oluyor. Ama bütün bunlar milletle bağının koptuğu, millete söyleyecek bir sözü olmayan ve kendi içine düştükleri koltuk mücadelesiyle o koltuktan elde ettikleri rantla geleceği kendi gelecekleri olarak gören bir anlayışa karşı mücadele ettiğimizi hiçbir zaman gönlümüzden, zihnimizden çıkarmamalıyız. Biz inşallah Türkiye’nin büyük ve güçlü bir Türkiye olarak yoluna devam etmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Daha nice 25 yıllar burada milletimizin duasıyla, ruh kökümüzden aldığımız güçle siyaset yapmaya sadece bugün değil, geleceği inşa etmeye AK Parti olarak devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Toplantı konuşmanın ardından basına kapalı olarak devam etti.

BUÜ’de “Uludağ Düşünce Buluşmaları” başladı Haber

BUÜ’de “Uludağ Düşünce Buluşmaları” başladı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), akademik ve entelektüel tartışmaları artırmak amacıyla “Uludağ Düşünce Buluşmaları” adlı etkinlik serisini başlattı. Serinin ilk programı, Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesi’nde Polis Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Çolak’ın katılımıyla gerçekleştirildi.Etkinlikte Çolak, “Türkiye'de Kültürel İktidarın Kuruluşu” adlı kitabı çerçevesinde Türkiye’nin modernleşme sürecini değerlendirdi. Konuşmasında, kültürel iktidarın tarihsel bir süreç içerisinde şekillendiğini belirten Çolak, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan idari ve toplumsal mirasın bu oluşumdaki rolüne dikkat çekti. Programın açılışında konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitelerin yalnızca mesleki bilgi üreten kurumlar olmanın ötesinde, farklı düşüncelerin tartışıldığı entelektüel ortamlar olması gerektiğini ifade etti. Yılmaz, başlatılan etkinlik serisinin akademisyenler ve öğrenciler için disiplinler arası bir düşünce zemini oluşturmayı hedeflediğini belirtti. Konuşmasının devamında Çolak, kültürel iktidarın sabit bir yapı olmadığını, eğitim politikaları, dil ve kültür alanındaki değişimler gibi unsurların etkisiyle sürekli dönüşen bir süreç olduğunu vurguladı. 1930’lu yıllardan itibaren uygulanan politikaların toplumsal yapı üzerindeki etkilerine de değinen Çolak, geçmiş deneyimlerin günümüz Türkiye’sini anlamada önemli bir referans sunduğunu ifade etti.Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.