Hava Durumu

#Ügündem

Yeni Marmara Gazetesi - Ügündem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ügündem haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

5 çocuk babası Cengiz Akkurt cinayetinde yeni gelişme Haber

5 çocuk babası Cengiz Akkurt cinayetinde yeni gelişme

Gaziantep'te 5 çocuk babası fabrika işçisi Cengiz Akkurt'un sokak ortasında pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin davanın 4'üncü duruşmasında mahkeme heyeti, önceki celselerde cinayetin tecavüz iddiası nedeniyle işlendiğinin öne sürülmesi üzerine, Melisa S.A.‘nın yaralanmasının cinsel bir eylem sonucu mu yoksa başka bir nedenle mi meydana geldiğinin belirlenmesi amacıyla tüm tedavi evraklarının İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'na gönderilmesine karar verdi. Gaziantep'te 5 çocuk babası fabrika işçisi Cengiz Akkurt'un sokak ortasında pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin davanın 4'üncü duruşması Gaziantep 1 Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada, sanıklar, sanık avukatları, maktul aile, maktul aile avukatları ve tanıklar hazır bulundu. "Vurulan kişi yardım diye bağırdı ve yere düştü" Duruşmada tanık olarak dinlenen Eren K., olay günü teyzesine giderken silah sesi duyduğunu belirterek, "Bir aracın arkasından elinde silah bulunan bir kişi çıktı. Yanımızdan geçerek aşağı doğru koştu. Vurulan kişi yardım diye bağırdı ve yere düştü. Kuzenimle birlikte yanına giderek bacağına tampon yaptık" dedi. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu, delillerin henüz tam olarak toplanmadığını ve kaçma şüphesinin devam ettiğini belirterek tutukluluk hallerinin sürdürülmesini talep etti. Tutuklu sanık Muhammet Enes K. ise savunmasında olayla ilgisinin bulunmadığını öne sürerek, "Araçtan inmedim, olay anını görmedim. Kolluk kuvvetlerine kendi rızamla teslim oldum. Yaklaşık 16 aydır tutukluyum, tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanık Uğur K.'nın avukatı ise müvekkilinin öldürme kastıyla hareket etmediğini, ateşin maktulün bacak bölgesine yönelik olduğunu ve olay yerinden ayrıldığını belirterek suç vasfının "kasten öldürme" değil, "yaralama sonucu ölüme neden olma" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Müdafi ayrıca müvekkilinin tahliyesini talep etti. Taciz iddiasına rapor istendi Mahkeme heyeti, dosyadaki önemli bir iddiaya ilişkin yeni inceleme yapılmasına karar verdi. Heyet, tanık Melisa S. A'nın yaralanmasının cinsel bir eylem sonucu mu yoksa başka bir nedenle mi meydana geldiğinin belirlenmesi amacıyla tüm tedavi evraklarının İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'na gönderilmesine hükmetti. Heyet ayrıca dosyadaki delil durumu, suçun niteliği ve mevcut kuvvetli suç şüphesi gerekçesiyle sanıklar Uğur K. ve Muhammet Enes K.'nin tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına karar vererek, bazı eksik işlemlerin tamamlanmasına hükmederek davayı ileri bir tarihine erteledi. Olayın geçmişi Gaziantep'in Şehitkamil ilçesine bağlı Seyrantepe Mahallesi'nde, 8 Şubat akşamı sokakta yürüyen 5 çocuk babası fabrika işçisi Cengiz Akkurt (53), pompalı tüfekle saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Akkurt, kaldırıldığı özel hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, saldırıyı gerçekleştirdiği belirlenen 2 zanlıyı yakalayarak gözaltına aldı. Zanlıların kaçışta ikiz plakalı araç kullandıkları ve olay sonrası aracın jant kapaklarını değiştirdikleri tespit edildi. Yapılan aramalarda saldırıda kullanılan av tüfeği ele geçirildi. Şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Kan donduran cinayetin tanığı yaşananları anlattı Haber

Kan donduran cinayetin tanığı yaşananları anlattı

Kocaeli'nin Körfez ilçesinde eski eşi Ajda Yatar'ı restoranda yemek yediği sırada tabanca ile ateş ederek öldüren sanık, ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık savunmasında, kız çocuğunun dayısı tarafından istismara uğradığını, şikayet etmek istediğinde kendisini dağa kaçırmakla tehdit ettiklerini, olay günü ise Ajda ile konuşmak istediğini ancak ettiği küfür sebebiyle cinayeti işlediğini öne sürdü. Olay günü Ajda'nın yanında bulunan arkadaşı ise "Sanık Ajda'ya, 'Sen nasıl beni bırakırsın? Nasıl pantolon giyersin?' diyerek bir şeyler söyledi ve küfür etti. Sanık 4-5 el ateş ettikten sonra hiçbir şey olmamış gibi çıktı" dedi.  Olay, 22 Kasım 2023'de Güney Mahallesi Adnan Kahveci Caddesi'nde bulunan dönerci dükkanının 2. katında meydana geldi. Arkadaşıyla birlikte yemeğini yiyen Ajda Yatar'a (28), eski eşi Vahyettin P. (39) tarafından tabanca ile kafasından 4 el ateş edildi. Kurşunların hedefi olan kadın kanlar içinde yere yığıldı, zanlı ise geldiği araçla olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri Ajda Yatar'ın hayatını kaybettiğini belirledi. 3 çocuk annesi Ajda Yatar, 10 yıl önce evlendiği eşinden 2 Kasım 2023'de boşanmıştı. Olay sonrasında kayıplara karışan Vahyettin P., yakalanarak cezaevine gönderildi. Vahyettin'in kaçmasını yardım ederek suçluyu kayırmadan ise Mehmet Y. ve Burhan Ö. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.  "Örgüte üyeyiz seni dağa kaldırırız dediler, korkudan bir şey diyemedim"  "Tasarlayarak boşandığı eşe karşı kasten öldürme" suçundan açılan davanın ilk celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Vahyettin P., tutuksuz sanıklar, tanıklar, maktulün ailesi ve taraf avukatları katıldı.  Savunması için söz hakkı verilen sanık Vahyettin P., "2012 yılında eşimle görücü usulüyle evlendik. Güzel bir evliliğimiz vardı. Eşimin akrabalarının dağda öldüğünü öğrendik, cenazelerine gitmedim, bu sebeple sorunlar başladı. Eşimin öz abisi tarafından ters ilişkiye maruz kaldım. Örgüte üyeyiz seni dağa kaldırırız dediler, korkudan bir şey diyemedim, şikayetçi olmadım. Eşim de 15 yaşlarındayken istismara uğradığını bana söylemişti" iddialarında bulundu.  "Kızımın dayısı tarafından istismara uğradığını öğrendim"  2022 yılında kızının rahatsızlığı sebebiyle ameliyat olduğunu belirten Vahyettin P., iddialarına şöyle devam etti:  "Çocuğum bir türlü iyileşmiyordu. Kızımın ilaçlarını satın almama rağmen ilaçların verilmediğini öğrendim. 2022'nin ekim ayında kızım için randevu oluşturdum. Kayınpederim bizim eve geldi, çay içtikten sonra kızımı hastaneye götüreceğimi söyledim, müsaade istedim. Kızım arabada, 'Bu tür insanları neden evimize alıyorsun?' dedi. E. dayısının kendisini soyduğunu ve kötü şeyler yaptığından bahsetti. Annesine ve dedesine söylediğini ancak konuyu kapattıklarını söyledi. 'Seni aramak istediğimde beni pencereden sarkıttılar' dedi. Evime döndüğümde kayınpederim evden çıkmıştı. Eşime sorduğumda durumu ağlayarak kabul etti. Kayınpederimi aradığımda beni tehdit etti, 'Arkamızda örgüt var' dedi. Şikayetçi olmayı düşündüm ancak eşim kabul etmedi, 'Babamın evine giderim, her şeyi reddederim' dedi. 1 hafta bunun mücadelesini verdim ve şikayet etmeye kabul etti. Doktor, 'Çocuk ilaçları kullanmazsa ölecek' dediği için ilaçları bilerek vermemişler. Kızımın istismar olayını şikayet edeceğim gün Ajda durumu ailesine anlatmış. Şikayet etmeyeyim diye eşim kendisini darp ettiğimi iddia ederek şikayette bulunmuş. Darp raporu istedim, darp raporunda bir şey çıkmadı. Ben olaya anlam veremeden eşim boşanma davası açtı. Ben de çocuklarım için suç duyurusunda bulundum. Çocuğumun ifadeleri Yalova'da alınmıştır. Bu süreç içerisinde kayınpederim tehditler savuruyordu, beni darp etmeye çalıştılar. Anlaşmalı boşanmak için tehditler savurdular, 'Dağa kaldırırız' dediler. Kızım öz dayısı tarafından istismara uğramış, dünyam başıma yıkılmıştı. Anlaşmaya boşanmaya razı oldum"   "Ciddi bunalım yaşıyordum"  Boşanma sürecini de anlatan tutuklu sanık, " İmzayı atmadan önce hakim eşime sordu, 'Çocuklarınla görüşmek istemiyor musun?', 'Hayır, hiçbiri işe görüşmek istemiyorum' dedi. Hakim, 'Kızım aklın başına geldiği zaman çocuklarını alabilirsin' dedi. Eşim, bunu sürekli bana koz olarak kullandı, 'Şikayetinden vazgeçmezsen çocukları alırım, kızımı örgütün hizmetçisi yaparım, ben de başkasıyla evlenirim' dedi. Ciddi bunalım yaşıyordum. Çok kez intihar etmek istedim. Çocuğum tek böbrekli, böbreğimi ona vermek için intihar etmedim, yoksa ben kendimden geçtim. Olay günü adliyeye şikayet için gidecektim. Ancak öğle arasına girdiği için adliye kapalıydı. Ben de kahvaltı yapmak istedim, kafede oturarak poğaça yedim. Karşıdan eşim ve arkadaşının yürüdüğünü gördüm. 50 metre takip ettim sonra geri döndüm. Arabayı park ettiğim yere gittim. Eşimin bana baktığını gördüm" dedi.  "Eşimi çok seviyordum, ayrılmak da istemiyordum"  Ajda ile sakince konuşmak için yanına gittiğini söyleyen Vahyettin P., "Lokantanın 2. katına çıkar çıkmaz Ajda masasından kalkarak bana saldırdı, küfür etti. 'Beni neden takip ediyorsun? Seni öldürtürüm' dedi. Beni azarlamasına, ağza alınmayacak küfürlere rağmen onu sakinleştirmeye çalıştım. 'Ben başkasıyla evlenirim, sen de köpek gibi peşimden koşarsın' dedi. Oradaki insanlar da bana hakaretlerde bulundular ve üstüme yürüdüler. Ben kontrolden çıktım ve olaylar yaşandı. Olaydan dolayı pişmanım. Yanımda bulundurduğum silahı beni tehdit ettikleri için üstümde taşıyordum. Çocuklarından dolayı psikolojim yerinde değildi. Tetiğe bastım, dünyam başıma yıkıldı. Daha önce uzaklaştırmayı ihlal ettiğim için gün cezaevinde yattım. Eşimi çok seviyordum, ayrılmak da istemiyordum" diye konuştu. "Vahyettin'e teslim olmasını söyledim"  Vahyettin P'nin kaçmasına yardım ederek "suçluyu kayırma" suçundan tutuksuz yargılanan Mehmet Y., "Olaydan haberimiz yoktu. Olayı öğrenince Burhan ile sanığın aile evine gitmeye karar verdik. Yolda sanığın kardeşi Erhan bizi aradı. Onu da yoldan aldık. Erhan, abisinden haber alamadığını söyledi, Karamürsel'e kadar gittik. Vahyettin geldi arabaya bindi, teslim olmasını söyledim. Ancak kabul etmedi, eşine ateş ettiğini ancak ölüp ölmediğini bilmediğini söyledi. Ben yanlarından ayrıldım. Burhan, Vahyettin'i hiç görmedi o benden önce araçtan indi" dedi.  Burhan Ö'de suçlamayı kabul etmeyerek Mehmet Y'nin dediklerini doğruladı.  "İstismar olayını gerçekleştirdiği iddia edilen abim yüzde 99 görme engellidir"  Ajda'nın abisi Aydoğan Yatar, sanığın ailesi hakkında iftira attığını ifade ederek, "Sanık, kız kardeşime baskıda bulunuyordu. Sanığın kardeşi ve ablası kız kardeşime şiddette bulundu. Sanık tehditleri sebebiyle kardeşim çocuklarını almadı. Kardeşim 10 yıllık süreç içerisinde gördüğü şiddetten dolayı onlarca kez küsüp baba evine gelmiştir. Kız kardeşimi zorla da olsa ikna ederek geri evine gönderiyorduk. Tüm sanıklardan şikayetçiyim. İstismar olayı iftiradır. İstismar olayını gerçekleştirdiği iddia edilen abim yüzde 99 görme engellidir. Sanık defalarca kız kardeşimin başına silah dayayıp 'Sen balkondan atla, elimi kana boyama' demiştir. Sanık annemin önünü keserek, 'Senin 4 oğlunu öldüreceğim' diyerek tehdit etmiştir. Şikayetçiyim" diye konuştu.  "Beni PKK ile itham ediyor, senaryo yazıyor"  Ajda'nın babası Haydar Yatar ise "Kızımın evlilik sürecinde hep huzursuzluk vardı. Ben neymişim de sanığı o kadar tehdit etmişim? Korucu başlığı yaptım. 9 çocuk babasıyım. Çocuklarımın hepsi evli, diğer dünürlerim ile sorun olmadı da sanıkla mı oldu. Ben senaryo yazmasını bilemem, yaşananları anlatıyorum. Beni PKK ile itham ediyor, senaryo yazıyor. Sanıktan şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.  "Ajda, eşinin onu kemerle dövdüğünü söyledi"  Olay günü Ajda Yatar birlikte olan tanık Melek E., "Ajda arkadaşım olur. Eşinin onu kemerle dövdüğünü, çocuklarını özlediğini, zorlayarak imzayla çocuklarından uzak kaldığını söyledi. Vefatından bir kaç gün önce sanık bizi takip ettiğini öğrendik. Olay günü Ajda ile sınava, sonrasında da yemek yemeye gittik. Ajda elini yıkamaya gittiği sırada olay yaşandı. Çok yakından ateş etti. Sanık Ajda'ya, 'Sen nasıl beni bırakırsın? Nasıl pantolon giyersin?' diyerek bir şeyler söyledi ve küfür etti. Sanık 4-5 el ateş ettikten sonra hiçbir şey olmamış gibi çıktı" şeklinde konuştu.  Restoranda çalışan tanık Medine A., "Olay günü 2 kadın geldi, yemeklerini yedi. Tam kalkacakken sanık geldi, direkt ateş etti. Kadın yalvardı. Ben panikle aşağıya kaçtım" ifadelerini kullandı.  Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.  "Sanık çocuklarının geleceğini yakarak kendine çıkış yolu sağlamaya çalıştı"  Duruşma sonrasında açıklamalarda bulunan Ajda'nın abisi Aydoğan Yatar, "Sanık, kız çocuklarının geleceği ile oynamaktadır, iftiralar atmaktadır. Bu şekilde indirim almaya çalışmaktadır. Bahsettiği kız çocuğu, ablasının çocukları tarafından istismara uğradı. Biz bunu dile getirmek istemedik. Kız çocuğunun geleceği etkilenmesin dedik ama sanık bugün çocuklarının geleceğini yakarak kendine çıkış yolu sağlamaya çalıştı. Söylediklerinin tamamı iftiradan ibarettir. Umarım gereken cezayı alacaktır. Yeğenlerimin arkasındayım. Sanık, kendini kurtarmak için çocuklarını harcadı. Yeğenlerim için canımı vermeye hazırım. Onlar bize Ajda'nın emaneti" dedi. 

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.