Hava Durumu

#Uluabat Gölü

Yeni Marmara Gazetesi - Uluabat Gölü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluabat Gölü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Küçük Venedik" turizm sezonunu açtı Haber

"Küçük Venedik" turizm sezonunu açtı

Uzun yıllar şubat ayı yağış ortalaması metrekareye 75 kilogram olan Bursa'da bu yıl kar ve yağmur yağışları iyi oldu. Şubatta Bursa metrekareye 129 kilogram yağış alırken, Uludağ'da 107, Karacabey 95 ve Mustafakemalpaşa ise 106 kilogram oldu. "YAŞAYAN GÖL" Yağmurların ve eriyen karların etkisiyle baraj ve göllerdeki doluluk oranları arttı. "Uluslararası Yaşayan Göller Ağı"na dahil ve "Türkiye'de Yaşayan Göl" ünvanına sahip tek göl olan Uluabat Gölü de yağışlardan nasibini aldı. Göl sularının, 10 yıldır görülmedik şekilde yükselmesi turizm merkezi olan Gölyazı'nın sokaklarını, evlerini ve bazı kafelerini su altında bıraktı. Yükselen sularla yine "Küçük Venedik" benzetmesi yapılan Gölyazı Mahallesi, turizm sezonunu açtı. Bu yıl kayıkla gezintiye çıkanlar, meşhur köprüsünün altından geçebilecek, kıyı kesimlerde dolaşabilecek, su seviyesi yükselen ve genişleyen gölde unutulmadık bir gün yaşayabilecek. ONBİNLERCE KİŞİ GELİYOR AMA SAĞLIK MERKEZİ YOK Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Ramazan Bayramı ile turizm sezonunu açtıklarını belirterek, "Küçük Venedik"in ziyaretçi ağırlamaya başladığını söyledi. Bu yıl su seviyesinin yükselmesi dolayısıyla yerli ve yabancı turist sayısında artış beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, şöyle konuştu: "Turistlerin tam istediği gibi oldu Uluabat Gölü ve kıyı mahallemiz Gölyazı. Ama eksiklerimiz çok. Kıyı Kanunu'na yönelik düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Gölyazı‘ya baştan aşağı bir el değmesi lazım. Sahil düzenlemesi yapıldı ama Anıtlar Kurulu durdurdu. Taşlar orada kaldı. Turistik mahalleyiz, haftada 50-100 bin ziyaretçi geliyor ama sağlık merkezi yok, doktor yok, iğne yapacak hemşire yok, acil durumda müdahale edecek sağlık çalışanı yok." "GEZİNTİYE ÇIKAN HAYRAN KALACAK" Cihanoğlu, Avrupa'nın en güzel kasabalarından biri olarak gösteriliyor ama bir cemiyet yapacak yerlerinin olmadığını vurgulayarak, "Mahalle halkının bile başını sokacak yeri yok. Ağlayan Çınar'a el değmesi lazım, çünkü bizim için çok önemli, bakımı yok" dedi. Eksiklerin gelecek turistlerle ilgili olmadığına dikkati çeken Cihanoğlu, "Gölümüz gezintiye iç olmadığı kadar uygun. Şimdi köprü altından çadırlı kayıklar geçemez ama biraz sular çekilince o da olacak. Suyumuz temizlendi, kayıkların gidemeyeceği yer yok. Gezintiye çıkan hayran kalacak. Gölyazı'yı, Küçük Venedik'i merak edenleri bekliyoruz" dedi.

Karacabey çiftçisi suların çekilmesini bekliyor Haber

Karacabey çiftçisi suların çekilmesini bekliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa'ya geçen ay 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey metrekareye 95,3 kilogram yağış düşerken, Mustafakemalpaşa 105,8, İznik 90,8, Gürsu 100,7 Kestel 116,8 ve Yenişehir ise 65,2 kilogram yağış aldı. Yağışların ve Uludağ'daki karların erimesiyle Uluabat Gölü, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken yaşanan taşkınlar Karacabey'de dönümlerce tarım arazisini su altında bıraktı. Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, yaklaşık 2 bin dönüm tarım alanının suyla kaplı olduğunu belirterek, "Bunların bir bölümü hububat ekili arazi. Bunlarda ciddi zarar oluştu. Buğday 2 gün su içinde kalırsa bozulur ki günlerdir adeta göl içindeler" dedi. Zarar gören bu alanların tekrar dikileceğini, diğer alanlara farklı ürünler için değerlendirileceğini dile getiren Düzen, şunları söyledi: "Şu anda araziler suyla kaplı, çiftçinin eli kolu bağlı. Suların çekilmesini bekliyoruz. Domates ve biber gibi sebze ekimleri bu yıl nisan ve mayıs gibi başlar. Mayısa kadar suların çekilmesini bekliyoruz. Nisan ayında suyun çekildiği yerde çiftçilerimiz hızla ekimini yapar. Zarar gören buğday ekili arazilerde bahar dönemi ekilişlerinde mısır ve ayçiçeği olabilir. Yağışlar iyi oldu umarız verimli bir sezon geçiririz." Düzen, suların bazı buğday yerlerde hızlı çekildiğini ve ciddi zarar oluşmadığına dikkati çekerek, "Tek sorun traktörüyle tarlaya giremedi kimse. Gübre ve ilaçlarını dron desteğiyle attılar. Buralar iyi su aldı, verimi de iyi olacaktır diye düşünüyoruz" dedi. Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan Mustafa Çolakoğlu (62) da yıllardır hayvanlarını otlattığı arazilerin, meraların su altında kaldığını belirterek, "Haftalardır hayvanları otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yemli devam ediyoruz. Yem de çok pahalı, hayvancılık yapanların belini büküyor. Balya alıyoruz mecburen ve karışık yaparak maliyet düşürmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

İstilacı İsrail sazanları balıkçılara gelir kaynağı oldu Haber

İstilacı İsrail sazanları balıkçılara gelir kaynağı oldu

Hızla çoğalması ve yayılması nedeniyle istilacı tür olarak bilinen İsrail sazanının uzun süredir Uluabat Gölü'nde avcılığı yapılıyor. Yıllardır gölden çıkan ve iyi gelir sağlayan turna ve sazan gibi diğer balıklar ile tatlısu ıstakozu azalırken, İsrail sazanı hızla arttı. İstilacı tür, göle kıyısı olan yerleşim birimlerindeki balıkçılara ek gelir sağladı. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Uluabat Gölü'nün su seviyesinin yağışlarla yükselmesinin balıkçıları mutlu ettiğini söyledi. Gökde balık miktarının artmasını beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, "İsrail sazanı ilk geldiğinde gölü yok edecek dediler, bitirecek dediler. Uluabat Gölü'nde 20-30 yıldır İsrail sazanı var. Gölde bizim açımızdan bir sıkıntı oluşturmadı. Balıkçılarımız ağırlıklı olarak bu balıkla geçimini sağlıyor. Yakalanan balıklar Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor. Diğer balıklar azalınca İsrail sazanı balıkçılar için kurtuluş oldu" diye konuştu. Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer de şu anda gölde sazan avcılığının sürdüğünü belirterek, "15 Mart'ta sazan avı yasağı başlayacak. Şu an turna yasak. 1 Nisan'da turna başlayacak. İsrail sazanı var onları tutuyoruz ve diğer birkaç küçük balık. Balıkçılar yakaladıkları sazanları soğuk hava deposuna teslim ediyor. Oradan balıkları firma alıyor ve işleyip ihraç ediyor. Balıkçılarımız için önemli bir gelir kaynağı" dedi.

İstilacı İsrail sazanları balıkçılara gelir kaynağı oldu Video Galeri

İstilacı İsrail sazanları balıkçılara gelir kaynağı oldu

     Bursa'daki Uluabat Gölü'nde avlanan İsrail sazanı, Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor, bölge balıkçılarına ek gelir sağlıyor. Hızla çoğalması ve yayılması nedeniyle istilacı tür olarak bilinen İsrail sazanının uzun süredir Uluabat Gölü'nde avcılığı yapılıyor.      Yıllardır gölden çıkan ve iyi gelir sağlayan turna ve sazan gibi diğer balıklar ile tatlısu ıstakozu azalırken, İsrail sazanı hızla arttı. İstilacı tür, göle kıyısı olan yerleşim birimlerindeki balıkçılara ek gelir sağladı. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Uluabat Gölü'nün su seviyesinin yağışlarla yükselmesinin balıkçıları mutlu ettiğini söyledi.      Gökde balık miktarının artmasını beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, "İsrail sazanı ilk geldiğinde gölü yok edecek dediler, bitirecek dediler. Uluabat Gölü'nde 20-30 yıldır İsrail sazanı var. Gölde bizim açımızdan bir sıkıntı oluşturmadı. Balıkçılarımız ağırlıklı olarak bu balıkla geçimini sağlıyor. Yakalanan balıklar Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor. Diğer balıklar azalınca İsrail sazanı balıkçılar için kurtuluş oldu" diye konuştu.      Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer de şu anda gölde sazan avcılığının sürdüğünü belirterek, "15 Mart'ta sazan avı yasağı başlayacak. Şu an turna yasak. 1 Nisan'da turna başlayacak. İsrail sazanı var onları tutuyoruz ve diğer birkaç küçük balık. Balıkçılar yakaladıkları sazanları soğuk hava deposuna teslim ediyor. Oradan balıkları firma alıyor ve işleyip ihraç ediyor. Balıkçılarımız için önemli bir gelir kaynağı" dedi.

Uluabat Gölü'nün suları 625 yıllık camiyi tehdit ediyor Haber

Uluabat Gölü'nün suları 625 yıllık camiyi tehdit ediyor

Bursa merkez ile ilçeleri şubat ayında son yılların en iyi yağışını aldı. Uzun yıllar şubat ayı ortalaması metrekareye yaklaşık 75 kilogram olan Bursa'da bu yılın aynı ayının henüz 25'i olmasına rağmen 105 kilogram yağış düştü. Karacabey'e de yaklaşık 100 kilogram yağış oldu. Uludağ'da ise erimeler yaşansa da bugün itibarıyla kar kalınlığı 168 santimetreye ulaştı. Yağışlar ve Uludağ eteklerindeki karların erimesinin etkisiyle Uluabat Gölü'nün su seviyesi metrelerce yükseldi, kapladığı alan genişledi. Gölün sularını Marmara Denizi'ne ulaştıran Çapraz Çayı da son yılların en dolu haliyle akışını sürdürürken yaşanan taşkınlar Uluabat Mahallesi'ndeki 625 yıllık valide sultan camisi'ni tehdit ediyor. Uluabat Mahallesi Muhtarı Ramazan Hamamcı, Valide Sultan Camisi'nin Orhangazi'nin annesi adına yapılan 625 yıllık bir geçmişi bulunduğunu belirterek, "Bursa'daki Orhan Gazi Cami'nin artan taşlarından yapılmış tarihi bir mekan. Gözümüz gibi bakıyoruz" dedi. Doğduğundan beri Uluabat Gölü'nün suyunu taşıyan denize çayda bu kadar su görmediğini anlatan Hamamcı, şunları söyledi:"Su taşkınları çok oldu. Tarım alanları su altında kaldı. Tarihi caminin bahçe kısmından girişi su nedeniyle kapandı. Sular merdivenin ikinci basamağına kadar çıktı. 625 yıllık cami bile tarihinde böyle bir duruma nadir şahit olmuştur. Az daha yükselse cami içine girecek su. Yağışlar sürerse çayın daha fazla yükselmesinden taşmasından korkuyoruz. Camiyi üst taraftan giriş yapılıyor."Yaz aylarında cemaatin gölgesinde oturum namaz vaktiğini bekleği ağaçların bile sular altında kaldığını anlatan Hamamcı, "Göl suyu çok yüksek. Yağışlar sürerse daha da yükselir. Su artık boğaza akmaya başladı şimdilik sorun yok gibi. Bağaz tarafından su gelirse o zaman durum kötüleşebilir." diye konuştu.

Bungalovlar, göl evi oldu Haber

Bungalovlar, göl evi oldu

Nilüfer ilçesine bağlı Akçalar Mahallesi'nde Uluabat Gölü'nün taşmasıyla meydana gelen su baskınının ardından günler geçmesine rağmen sular henüz çekilmedi. Göl havzasının genişleyerek yerleşim alanlarına kadar ulaştığı mahallede onlarca tiny house, hobi evi ve bungalov su altında kalırken, vatandaşlar yeni oluşan şartlara uyum sağlamaya çalışıyor. Etkili olan sağanak yağışların ardından göl seviyesinin yaklaşık 10 metre yükselmesiyle, göl suları kıyı kesimlerini aşarak mahalle içine kadar ilerledi. Birçok bağlantı yolu ulaşıma kapanırken, çiftçilerin ekili arazileri de sular altında kaldı.Taşkının ardından bölge adeta gölün bir uzantısına dönüşürken, bazı vatandaşlar evlerini ve eşyalarını kurtarmaya çalışıyor, kimi de oluşan yeni manzaraya uyum sağlayarak günlük yaşamını suyla iç içe sürdürmeye devam ediyor. Mahallede bazı vatandaşların ördeklerinin su basan alanlarda yüzdüğü görülürken, hasar gören bungalov ve tiny house'ların çevresinde kurtarma çalışmaları sürüyor. Göl kıyısındaki tatil amaçlı yapıların büyük bölümünün etrafı tamamen suyla çevrilirken, araçla ulaşımın mümkün olmadığı noktalara botlarla gidilebildiği öğrenildi. Bölge halkı, suyun çekilmesini beklerken geçici çözümlerle yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Taşkının boyutu dron ile de görüntülendi. Görüntüler doğanın adeta bölgede yeni bir sınır çizdiğini gözler önüne serdi. Sular altında kalan alanların genişliği, Uluabat Gölü'nün ne denli büyük bir alana yayıldığını bir kez daha ortaya koydu. Göl sularının gelmesiyle birlikte su ortasında kalan evler Ünlü Hollywood yapımı The Lake House (Göl Evi) isimli filme konu gölün içindeki evleri aratmadı. Yaşadıkları felaketin boyutunu anlatan tiny house sahibi Tekin Berkdemir, "10 yıldır bu şekilde gelmemişti. 2 yıl önce bir su geldi, diğer kapıya kadar geldi ama fazla değildi. Bu sene ummadığımız gibi her tarafı bastı. Hayvanlar, tavuklar hepsi sular altında kaldı, birçok hayvanım öldü. Köpeklerimi ancak buraya çekebildim. Köylülerin durumu ortada. Her gün gelip kontrol ediyorum, hayvanların kaldığı yere su geldiyse onları ileri alıyorum" diye konuştu.

Kuraklıkla boğuşuyordu...Yağışlarla yeniden küçük Venedik oldu Video Galeri

Kuraklıkla boğuşuyordu...Yağışlarla yeniden küçük Venedik oldu

     "Uluslararası Yaşayan Göller Ağı"na dahil ve "Türkiye'de Yaşayan Göl" ünvanına sahip tek göl olan Uluabat Gölü'ndeki su seviyesi, yağışların ardından ciddi oranda yükseldi. Yazın kuraklık tehdidi altında kalan; derinliği 1 metreye kadar düşen Uluabat Gölü'nde su seviyesi 10 yıl aradan sonra ilk kez 10 metreyi geçti. Evlerin önüne kadar gelen hatta içine giren sular, bazı noktada küçük ara sokakları bile doldurdu. Kafelerin renkli merdivenleri dahi göl sularına gömüldü, kayıklar yükseklere çekildi. Göçmen kuşların uğrak yeri olan ve kadın balıkçılarıyla meşhur olan Uluabat Gölü kenarındaki 2 bin 600 yıllık Gölyazı köyü de küçük Venedik ünvanını yeniden kazandı.      Zengin biyolojik çeşitliliği ile Türkiye'nin önemli gölleri arasında yer alan, küçük karabatak, alaca balıkçıl, kaşıkçı, tepeli pelikan, almabaç patka, tepeli patka ve sakarmeke gibi onlarca türde kuşa ev sahipliği yapan Uluabat Gölü, balıkçılık ve turizm açısından da önemli yer tutuyor.      Göle kıyısı olan 2 bin 600 yıllık Gölyazı Köyü halkının geçen yıl "eyvah bizim gölümüz de kuruyacak mı" diye endişe ettiği Uluabat Gölü, yağmurlar ve Uludağ'a düşen karların erimesiyle gelen sularla eski günlerine döndü. Tekrar "Küçük Venedik" oldu      Avrupa'nın en güzel kasabaları arasında gösterilen, "Küçük Venedik" olarak nitelendirilen Gölyazı Mahallesi, yükselen sularla yine bu benzetmeyi yansıttı. Evlerin önüne kadar gelen hatta içine giren sular, bazı noktada küçük ara sokakları bile doldurdu. Kafelerin renkli merdivenleri dahi göl sularına gömüldü, kayıklar yükseklere çekildi. Mahalle içindeki köprünün altına bağlanan kayıklar başka yerlere götürüldü. Göl kıyısındaki yürüme alanları suyla kaplandı, ağaçlar yarısına kadar suya battı. "10 yıldan beri ilk kez"       Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer, bu yıl yağışların çok iyi olduğunu belirterek, "Yaklaşık 10 yıldan beri ilk kez bu kadar su geldi. Bu kadar su bastı kıyıları. Gölümüzün ömrü arttı. Bu yıl yağmur çok oldu, Uludağ'a iyi kar yağdı. En derin yeri 3 metreden 10 metreye çıktı" dedi.      Geçen yıl suyun çok fazla çekildiğini ve kendilerini korkuttuğu dile getiren Topsezer, "Yazın derinliğin 1 metreye kadar düştü yerler oldu. Kayıklar çamur ata ata gidiyordu. Evlerin dibine kadar ulaştı şimdilerde. Gölün durumundan memnunuz." diye konuştu.      Temiz su girişinin göldeki canlılar için de önemli olduğuna işaret eden Topsezer, "Balıkların üremesi artıracaktır. Mesela turna için üreme öneindeyiz. Su çok olunca ormanın, sazlıkların içine kadar gidiyor balıklar yumurta bırakıyor. İyi bir üreme dönemi geçireceğiz ve balık bollaşacak diye umuyoruz" ifadesini kullandı.      Topsezer, göldeki suyun korunması için kapak yapılmasını istediklerini belirterek, kapak yapılması durumunda gölün suyunun denize akmayacağını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.