Hava Durumu

#Üncela

Yeni Marmara Gazetesi - Üncela haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üncela haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İnegöl Belediyesi Türkiye’de afet başlığına yeni bir soluk getirdi Haber

İnegöl Belediyesi Türkiye’de afet başlığına yeni bir soluk getirdi

Bursa'nın İnegöl ilçesinde belediye tarafından "Çocuk Odaklı Afet Eylem Planı Çalıştayı" gerçekleştirildi. Çalıştay 25 farklı üniversiten akademisyenler, kamu kurumlarından, sivil toplum kuruluşlarından ve farklı uzmanlık alanlarından temsilcilerin katılımıyla yapıldı. İnegöl Belediyesi Türkiye’de afet başlığına yeni bir soluk getirdi. Afetlerden herkesin etkilendiği, ancak çocukların bu süreçlerde çok ağır yükler taşıdığından yola çıkılarak "Çocuk Odaklı Afet Eylem Planı Çalıştayı" düzenlendi. İnegöl Belediyesi Arge Müdürlüğü tarafından düzenlenen çalıştayda Türkiye genelinde katılımcılar yer aldı. 25 farklı üniversiten akademisyenler, kamu kurumlarından, sivil toplum kuruluşlarından ve farklı uzmanlık alanlarından temsilcilerin katıldığı çalıştay Cumartesi günü Oylat Çağlayan Otel’de gerçekleştirildi. Afetlerle yaşamayı Ööğrenmeliyiz Yerelde üretilen model ile Türkiye genelinde uygulanabilir bir rehber oluşturmayı hedefleyen çalıştay, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Ardından çalıştayın açılış konuşmasını yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, çalıştayın düzenlenme amacından söz etti. İnegöl Belediyesi olarak katılımcıların da katkılarıyla tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir sorumluluğu üstlendiklerini kaydeden Başkan Taban, "Afetler, bulunduğumuz coğrafyanın en acı gerçeği. Ne yazık ki bizler, afetlerle yaşamayı öğrenmesi gereken bir ülkeyiz. Yaşadığımız topraklar bize afetlerin bir ihtimal değil, gerçek olduğunu defalarca hatırlattı. Bunun için afetlere karşı hazırlığı öğrenmeliyiz. Mesele; afetler olduktan sonra ne yaptığımız değil, olmadan önce ne kadar hazır olduğumuzdur. Afetlerle yaşamayı öğrenmek; korkuyla değil bilgiyle, çaresizlikle değil planla, tesadüflerle değil hazırlıkla yol almaktır" dedi. Temel mesele, çocuklarımızın afetlere karşı daha güvenli bir hayat sürmesi Bugün özelinde ortak paydanın çocuklar olduğuna dikkat çeken Başkan Taban, "Bizleri burada buluşturan temel mesele, çocuklarımızın afetlere karşı daha güvenli bir hayat sürmesidir. Toplumları ayıran pek çok başlık olabilir. İnançlar, düşünceler, kurumlar ve meslekler farklılaşabilir. Ancak çocuk söz konusu olduğunda, bu farklılıkların geri çekildiğini; vicdanın ve ortak sorumluluğun öne çıktığını görürüz. Çünkü çocuk, yalnızca bugünün değil, yarının da taşıyıcısıdır. Bu çalıştayın amacı sadece sorunları tespit etmekle yetinmek değil; afet döngüsünün tüm aşamalarında çocuğu merkeze alan, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözüm önerileri geliştirmektir. Umuyorum ki burada gün boyunca yapılacak oturumlar, masa çalışmaları ve değerlendirmeler; bilimsel bilgi ile sahadaki gerçekliği buluşturan somut çıktılara dönüşecektir" diye konuştu. Çalıştaydan beklentilerinin çok net olduğuna vurgu yapan Başkan Taban, "Raflarda kalacak raporlar değil; sahada uygulanabilir, yerel yönetimlere yol gösterecek, çocuklarımızın hayatına doğrudan dokunacak somut bir eylem planı ortaya koymak istiyoruz. Bu bilinçle, katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Çalıştayımızın; güçlü iş birliklerine, kalıcı etkilere ve çocuklarımız için daha güvenli bir geleceğe kapı aralamasını diliyorum" ifadelerinde bulundu. Çalışayın Bilim Kurulu adına konuşan Prof. Dr. Hanifi Parlar da "Her yaş seviyesine yönelik afet koruma tedbirleri olduğu gibi en kırılgan, korunmaya muhtaç ve özellikle afet esnasında en çok etkilenen grup olduğu için çocuklarla ilgili bir bilimsel çalışma yapmanın önemli olduğu inancıyla bu program organize edildi. Tabi ki çocuklarımızın afet öncesi, afet esnası ve afet sonrası hazır bulunmuşluk düzeylerini arttırmak, nelerin olabileceği ve hangi durumlarda ne gibi yaklaşımların sergilenmesiyle ilgili olarak hem bilim dünyasına hem yerel yönetimlere hem sivil toplum kuruluşları ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının farkındalığını arttırmak, alınabilecek önlemler ile ilgili bu çalıştay organize edildi" dedi. Çalıştay Onur Kurulu adına konuşan Prof. Dr. Mualla Cengiz ise "Bu çalıştay çocuk odaklı bir çalıştay. Ben defalarca sayısız çalıştaya katıldım, bu kadar güzel, titizlikle hazırlanmış çalıştaya ilk kez katılıyorum. Belediye Başkanımız özellikle bu konuda çok hassas. Bilimsel desteğe önem veriyor" şeklinde konuştu. Çocuk odaklı afet eylem planı masaya yatırıldı Çalıştayda ise kurulan masalarda akademisyenler, kamu kurumları ve STK temsilcileri ile farklı alanlarda uzmanlar çocuk odaklı afet eylem planı üzerine görüşlerini bildirdi. Gün boyu devam eden çalıştayda, önemli çıktılar elde edildi. Bu çıktıların daha sonra rapor halinde sunulacağı kaydedildi. Çalıştay, gün sonunda hatıra fotoğraflarının çekimi ile son buldu. Merkezinde çocuğun yer aldığı bir afet bakışını değerlendirmek istedik Çalıştay sonunda yeniden bir değerlendirme yapan Belediye Başkanı Alper Taban, "İnegöl Belediyesi olarak Çocuk Odaklı Afet Eylem Planı gerçekleştirdik. Yaklaşık 25 üniversiteden akademisyenlerimizin de katılımıyla, yine kamu kurumlarımızın yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileriyle güzel bir çalıştay gerçekleştirdik. Bildiğim kadarıyla bu anlamda daha önce yapılmış bir çalışma yoktu. Tabi ki afetler bizim bir gerçeğimiz. Afetleri yaşayan bir ülkeyiz. Dolayısıyla bunlardan sonuçlar çıkarmayı başaran, sonuca gitmeye çalışan bir yapımız var. Burada biz merkezinde çocuğun yer aldığı bir afet bakışını değerlendirmek istedik. Bunu da konunun uzmanlarınca değerlendirdik. Çocuklar hayatımızda önemli bir değer. Onların gözünden, onların afetlerle olan ilişkisini ölçebilmek adına bu çalıştayı gerçekleştirmiş olduk. Burada özellikle uzmanların ortaya koyduğu görüşler bir rapor haline dönüştürülecek. Sadece bir raporla da kalmasını istemiyoruz, faydalı bilgilerin kullanılması noktasında da çalışmalarımızı takip ediyor olacağız. Katkı veren herkese teşekkür ediyorum" dedi.

Bursa’nın dünyaca ünlü lezzetlerini ilk kez denediler Haber

Bursa’nın dünyaca ünlü lezzetlerini ilk kez denediler

Osmangazi Belediyesi, farklı şehirlerden Bursa’ya gelen öğrenciler için hayata geçirdiği gastronomi turlarıyla, kentin dünyaca ünlü mutfak mirasını tanıtıyor. Bursa’nın ulusal ve uluslararası ölçekte bilinirliğini artırmayı amaçlayan Osmangazi Belediyesi, kültürel çalışmalara verdiği önemle birlikte şehrin önemli yapı taşlarından olan gastronomiyi ön plana çıkaran projelerini sürdürüyor. Bu doğrultuda harekete geçen Osmangazi Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi öğrencileri için kentin lezzet duraklarına yönelik tur düzenledi. Tarihi Abdal Meydanı’nda tahinli pide ve cevizli lokum ikramıyla başlayan etkinlikte öğrenciler, Kayhan Çarşısı’nda kentin sembollerinden biri haline gelen cantık ve süt helvasının tadına baktı. Kozahan’daki Türk kahvesiyle sonlanan gastronomi turunda Bursa’nın tarihi ve kentin geçmişten günümüze yaşadığı süreçler hakkında da bilgiler verildi. Bursa’nın asırlık lezzetlerini ilk kez deneyimleyen öğrenciler, kentin yöresel tatlarına hayran kaldıklarını ifade etti. "Süt helvası buraya özgü olduğunu hissettiren bir tatlı" Bursa’ya üniversite eğitimi dolayısıyla gelen İranlı öğrenci Tara Rakhshan, tahinli pide ve cevizli lokumu çok beğendiğini dile getirerek, "Hiç bilmiyordum, ilk kez yedim. Çok güzeldi" şeklinde konuştu. Gastronomisiyle öne çıkan şehirlerden biri olan Gaziantep’ten geldiğini belirten bir diğer öğrenci Ali Emre Şahin de, ilk defa cantık yediğini ve beğendiğini vurgulayarak, "Bursa, gastronomi konusunda gayet ileri" sözlerini kullandı. Bir başka öğrenci Orçun Eren Dengiz de, süt helvası deneyimini paylaşarak, "Daha önce yediğim tatlıların hiçbirine benzemiyor. Gerçekten buraya özgü olduğunu hissettiren bir tatlı, herkese denemesini tavsiye ediyorum" yorumunu yaptı. Lezzet turu boyunca şef Mert Kahveci ise Osmanlı mutfağından başlayıp günümüze uzanan tahinli pide, cevizli lokum, cantık ve süt helvasına ilişkin tarihi bilgileri aktararak, kentin mutfağında ne denli önemli bir yer edindiklerini öğrencilere anlattı.

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Gündoğdu:"Daha iyi yapan arkadaşlarımız olduğu zaman elbette bırakırız" Haber

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Gündoğdu:"Daha iyi yapan arkadaşlarımız olduğu zaman elbette bırakırız"

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu Başkanı (MHK) Ferhat Gündoğdu, algı ile gerçeklik arasındaki farkın açık olduğunu belirterek, "Biz gerçeklerle ilgilenmeyi tercih ediyoruz. Maçta kritik pozisyonlardaki hata oranına, oyunun seyrine etki edilip, edilmediğine ve kontrolün sağlanıp, sağlanmadığına bakarız" dedi. MHK Başkan Vekili Hikmet Öksüzoğlu'nun daveti üzerine Trabzon'a gelen MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, hakemlerle bir araya geldi. Toplantı Trabzon Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu'nda gerçekleştirilirken, programa çok sayıda genç hakem ve hakem adayı katıldı. Son haftaların en çok konuşulan isimlerinden biri olan Fenerbahçe - Galatasaray derbisinin hakemi Yasin Kol da toplantıda hazır bulundu. Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. "Eleştiriler dünyanın her yerinde var" Son dönemde hakem kararlarının sıkça tartışıldığını belirten Ferhat Gündoğdu, eleştirilerin doğal olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Futbol artık çok hızlı oynanıyor. Hız arttıkça ihlaller ve buna bağlı tartışmalar da artıyor. Bu durum sadece Türkiye'de değil, Avrupa'da da böyle. Biz eleştirilerin katkı sağlayacak boyutta olmasını tercih ederiz. Spor kamuoyundan aldığımız yapıcı eleştirilerin faydası oluyor." Başkan Gündoğdu, hakemlerin psikolojik dayanıklılığını artırmak için yoğun eğitim çalışmaları yürüttüklerini, karar doğruluk oranını yükseltmek adına programlar uyguladıklarını vurguladı. "Hedefimiz doğruluk oranı yüksek maçlar yönetilmesi" Başkan Gündoğdu, Trabzon'daki hakem toplantısıyla ilgili olarak ise, "Trabzon futbol açısından çok özel bir il. Buraya gelme sözüm vardı. Hakem adaylarının çok olması bizi çok mutlu etti. Onlar bizim geleceğimiz. Ne kadar doğru yetişirlerse futbola o kadar hizmet ederler. Hedefimiz doğruluk oranı yüksek maçlar yönetilmesi" diye konuştu. "Biz gerçeklerle ilgilenmeyi tercih ediyoruz" Trendyol Süper Lig'in 14. haftasında oynanan Fenerbahçe - Galatasaray derbisinin hakemi Yasin Kol'a yapılan eleştirileri değerlendiren Ferhat Gündoğdu, değerlendirme kriterlerinin kamuoyundan farklı olduğunu vurguladı. Gündoğdu, "Günümüzde maalesef algıyla gerçeklik arasındaki fark biraz açık. Biz gerçeklerle ilgilenmeyi tercih ediyoruz. Maçta kritik pozisyonlardaki hata oranına, oyunun seyrine etki edilip, edilmediğine ve kontrolün sağlanıp, sağlanmadığına bakarız" dedi. Kare kare görüntüler üzerinden yapılan yorumların sağlıklı olmadığını belirten Başkan Gündoğdu, "Bu tür kare kare alınan ve yoruma açık konuları bir tarafa evirmeyi tercih etmeyiz. Böyle bir yaklaşım var ve bu her yerde görülüyor ancak onlarla ilgili yorum yapmam" ifadelerini kullandı. "Daha iyi yapan arkadaşlarımız olduğu zaman elbette bırakırız" Ferhat Gündoğdu, hakemlerin gelişiminin en önemli kriter olduğunu vurgulayarak, "Son dönemlerde baktığımda maçtan sonra futbolcuların birbirlerini tebrik ederek sahadan ayrılması bizim için en güzel sonuçtur. Bu da hakem başarısının göstergesidir. Sonuçtan bağımsız olarak eleştirilecek noktalar olsa bile hakemlerimizin başarısını gösterir. Bizim için önemli olan bu. Hakemliği bıraksın, komiteyi bıraksın' diyorlar. Daha iyi yapan arkadaşlarımız olduğu zaman elbette bırakırız, merak etmesinler" şeklinde konuştu. "Gençlerimiz varken, yabancı hakem konuşmayı doğru bulmam" Yabancı hakem konusuyla ilgili olarak ise Gündoğdu, "Bu salondaki genç arkadaşlarımız varken yabancı hakem konuşmayı doğru bulmam. Gençlerimiz var. Biz bu gençlere yatırım yapalım ve onlara kafa yoralım" ifadelerini kullandı. Eğitim odaklı yeni hakem talimatı, ulusal eğitim programı ve fitness programları devreye soktuklarını, hakemlerin biraz daha öz güvenli hakemlikle ilgili gelecek kaygılarının biraz daha azaldığı döneme gireceklerini belirten Ferhat Gündoğdu, "Son dönemlerde yaşanan olaylardan sonra da hakemlikte de bir revizyona, bir yenilenmeye gidiliyor. Bunlar arkadaşlarım için bir fırsat bunla beraberde özgüvenlerinin artacağını düşünüyorum" dedi. "Performans ölçümü veriyle yapılıyor" Hakemlerin performans değerlendirmesine yönelik çalışmalar yaptıklarını söyleyen Başkan Gündoğdu, veriye dayalı bir sistem oluşturduklarını vurgulayarak, "Bunu ısrarla devam ettirmeye, analiz ve veriye dayalı bir performans ölçümünü hedeflemiştik. 1 yıldan fazladır performansı takip ediyoruz. Bunu kamuoyuyla paylaşmayı da planlıyoruz. Bu bizim için önemli bir çıktı olacak" değerlendirmesinde bulundu. "Hakemin işini zorlaştırmayın" Son olarak kulüplere ve futbolculara seslenen Ferhat Gündoğdu, "Hepimiz aynı şey için hizmet ediyoruz. Paydaşların birbirlerine yakınlaşması, iletişim içerisinde olması gerekiyor. Özellikle empati yapması çok önemli. Kulüplerimiz bizi her zaman eleştirebilirler, oyuncu arkadaşlarımızın hakemin işini zorlaştırıcı, oyunun güzelliğini bozucu, doğal olmayan hareketleri tercih etmemelerini istirham ediyorum. Bu bizleri zor durumda bırakıyor. Oyuncuların, hakemin işini zorlaştırıcı, oyunun güzelliğini bozucu davranışlar sergilememelerini istiyorum. Sakatlanmış gibi yapılması hakemleri çok zor durumda bırakıyor. Durdurmasa bir türlü, durdursa bir türlü. Bu oyun temposunu düşürür, seyir zevkini azaltır" dedi.

Yaklaşık 3 yıldır suyun olmadığı camide cemaat sayısı da azaldı Haber

Yaklaşık 3 yıldır suyun olmadığı camide cemaat sayısı da azaldı

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, Mervaniler tarafından yapılan ve 1056 yılından beri ayakta duran 969 yıllık camide ‘Surlara zarar veriliyor' gerekçesi ile sular kesilince cemaat abdest alamamaya başladı. Cemaatin azaldığı camide imam, suların tekrar bırakılmasını istedi. Sur ilçesinde Dağ Kapı Burcunun üst katında bulunan ve Diyarbakır Kalesinde yapılan tek cami olarak bilinen Mervani Cami 11'inci yüzyılda Mervaniler tarafından yapıldı. Çok uzun yıllar cemaate kapıları açık olan cami, 1934 yılında kapatıldı. 80 yıl sonra 2014 yılında restorasyona alınan cami yeniden cemaatiyle buluştu. 2022 tekrar restorasyona alınan caminin tuvalet ve abdest alma bölümleri, su sızdırdığı ve bu nedenle surlara zarar verebileceği gerekçesiyle kaldırıldı. Çocuklara Kur'an-ı Kerim derslerinin de verildiği camide suyun olmaması nedeniyle hem cemaat sayısı hem de Kur'an-ı Kerim öğrenmeye gelenlerin sayısı azaldı. ''Dünya üzerinde böyle bir cami yoktur'' Mervani Camisinin Türkiye'de bir benzerinin bulunmadığına dikkati çeken cami imamı Şerif Savar ile cemaat, tuvalet ve abdest yerlerinin olmaması nedeniyle sıkıntı çektiklerini belirterek, yetkililerden yardım istedi. 15 yıldır camide görev yaptığını aktaran Savar, "Camimiz 2014 yılında açıldı. Daha evvelinde buranın tarihi yapısı 1056 yılında Mervaniler tarafından inşa edilmiş cami olarak Diyarbakır Dağ Kapı 1 ve 2 numaralı burcu üzerine inşa edilmiş bir camidir. Aslı cami olarak yapılmış, dünyada bunun bir benzeri örneği yoktur. Kale, beden üzerinde üst katlarda cami inşa edilmiş başka bir yer yok. Camimizin 1934 yılında kapatılmış ve cami olduğu unutulmuş. 2014 yılında sivil toplum kuruluşları tarafından araştırılıp burada bir cami olduğu tespit edildikten sonra valilik tarafından restore edilip cami olarak açıldı. Caminin yapılış gayesi Diyarbakır'da en büyük cami Ulu Cami'dir. Ulu Camiden sonra ibadet yerlerin azlığından Mervaniler 1011 yılında kuruluşu Silvan'da olan bu devletin Diyarbakır'a kadar uzanıp bu bölgede de bir eserlerinin olmasını istediler. Bir imzalarının bu bölgede de devam ettirmek istediler. Burada savaşa gitmeden evvel Mervani Devletinin komutanları, askerleri burada dua ederlerdi. Dualarından sonra savaşa çıkarlardı. 2014 yılda restore edildikten sonra tam bir cami teşkilatıyla ihya edildi. 5 vakit namaz kılınıyordu. Ancak restorasyondan sonra burada sular kesildi. Sura, bedene su zararı verir düşüncesiyle şu an suyumuz yok. Cemaatimizin vakitlerinde yani öğle, ikindi, akşam vakitlerinde az oluşunun bir sebebi suyun olmayışı, ikinci sebebi de merdivenlerimizin yüksek oluşu, herkesin buraya çıkamamasıdır" dedi. ''Suyun olmaması nedeni ile sıkıntı yaşıyoruz'' Özellikle cuma günlerinde 300 kişilik namaz kılınabilecek kapasiteyle örneği bulunmayan caminin devamlı olması için su sorunun giderilmesini isteyen Savar, şu ifadeleri kullandı: "Eskiden abdest alınıp namaz kılınabilecek durumdaydı. Diyarbakır'a, Ankara'dan, İzmir'den, il dışından gelenler eşleriyle, çocuklarıyla beraber camiye gelip abdest yeri soruyorlar, ama maalesef camimizde sular kesildi. Bu da cemaatimizin yokluğuna, azlığına sebebiyet vermektedir. Camimizde suyun tekrar bırakılmasını istiyoruz.'' Cami cemaatinden Nusret Dinç ise caminin su problemi nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını ifade etti. Dinç, "Camimizden razıyız, memnunuz. Yalnız bir eksiğimiz var, suyumuz yok. Gelen, giden soruyor abdest alma yeriniz var mı, yok mu diyor, biz de yok diyoruz, geri gidiyorlar. Cemaatimiz azdır. Su olmadığı için azdır. Suyumuz olsaydı cemaatimiz çoğalırdı. Mescidimiz çok güzel ve tarihi bir yerdir. Hocamızdan razıyız, Allah ondan da razı olsun. Dileğimiz budur ki bize bir yardımda bulunsunlar. Bu camiye bir el atsınlar, su için. Bu camiye gelmek istiyorum ama su olmadığı için gelemiyoruz'' diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.