Hava Durumu

#Unesco

Yeni Marmara Gazetesi - Unesco haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Unesco haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Koza Han'da masalar geri döndü Haber

Koza Han'da masalar geri döndü

Koza Han avlusunda daha önce Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Osmangazi Belediyesi tarafından masa ve sandalyelerin konulmaması amacıyla dubalama çalışması yapılmış, bu uygulama hem esnaf hem de vatandaşların tepkisine neden olmuştu. Dubalar nedeniyle han avlusunda oturma alanları kaldırılmış, tarihi mekânın sosyal kullanımında ciddi bir kısıtlama yaşanmıştı. ESNAF MAHKEMEYE BAŞVURDU, DUBALAR SÖKÜLDÜ Uygulamaya karşı çok sayıda işletme, idare mahkemesine başvurarak yürütmenin durdurulmasını talep etti. Açılan davalar sonrasında, duba uygulaması kaldırıldı ve Koza Han avlusuna masa ve sandalyeler yeniden yerleştirildi. Tarihi han, yeniden Bursalıların ve kente gelen yerli-yabancı turistlerin uğrak noktası haline geldi. Vatandaşlar, Koza Han'ın mistik atmosferinde çay ve kahve keyfi yapmaya başladı. "BURASI BURSA'NIN HAFIZASI" Koza Han'a yıllardır geldiğini belirten bir vatandaş, yaşanan süreci ve masaların geri gelmesini şu sözlerle değerlendirdi: "Kendi adıma çok iyi oldu. Biz buraya gelmekten büyük keyif alıyoruz. Çocukluğumuzdan beri arkadaşlarımızla, eşimizle dostumuzla Koza Han'a geliyoruz. Bursa dışından gelen misafirlerimizi de mutlaka burada ağırlarız. Çünkü burası Bursa'nın en büyük ve en önemli hanı.Koza Han çok keyifli, otantik ve mistik bir yer. Sabahını ve akşamını burada yaşamak insana büyük huzur veriyor. Günlük hayattan tamamen uzaklaşıyorsunuz. Bu tarihi mekânda çay ve kahve içmekten büyük zevk alıyoruz.Masa ve sandalyelerin kaldırılmasını kesinlikle istemiyoruz. Kaldırıldığı anda Bursa'nın hem yerli hem de yabancı turistleri ağırlayabileceği çok önemli bir alan ortadan kalkar. Bursa denilince akla ipekçiler çarşısı ve Koza Han gelir. Hatta Kraliçe II. Elizabeth bile burada çayını, kahvesini içmiştir. İnşallah bu keyfi yaşamaya devam ederiz." dedi. TARİHİ MEKÂNDA HAREKETLİLİK ARTTI Masaların yeniden kurulmasıyla birlikte Koza Han avlusunda gözle görülür bir yoğunluk yaşanırken, esnaf da uygulamanın sürmesini istiyor. Vatandaşlar, tarihi dokunun korunarak sosyal yaşama kazandırılmasının Bursa turizmi açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor. UNESCO Dünya Mirası statüsüne sahip Koza Han'da, sürecin yargı boyutunun önümüzdeki günlerde nasıl şekilleneceği merakla takip ediliyor.

Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni Haber

Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Koza Han'da, tahliye kararına karşı mahkemeye başvuran işletmeci, yaklaşık 25 yıldır kiracı olduğunu ve 2026 yılını kapsayan yeni kira sözleşmesini Aralık 2025'te imzaladığını beyan etti. Davacı, geçerli bir sözleşme bulunmasına rağmen "fuzuli şagil" olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu. Mahkeme, tahliye işleminin uygulanması halinde işletmenin ticari itibarı ve ekonomik faaliyetleri açısından telafisi güç zararlar doğabileceğine dikkat çekti. Heyet, davalı idarenin savunması alınıp dosya yeniden değerlendirilene kadar, teminat aranmaksızın yürütmenin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi. Yargılama süreci kapsamında Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden, taşınmaza ilişkin mülkiyet belgeleri, kira sözleşmesi ve "fuzuli şagil" tespitine dair tüm evrakların gönderilmesi istendi. İdareye savunma için 10 günlük süre tanındı. Kararın ardından han avlusuna masa ve sandalyeler geçici olarak yeniden yerleştirildi. Koza Han Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Şentürk ile Avukat Sena Deniz Ersoy, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avukat Ersoy, mahkeme itirazının kabul edilmesi halinde, diğer işletmelerin de geçiş yollarını kapatmamak şartıyla avluya masa ve sandalye koyabileceğini ifade etti. Ersoy ayrıca, yürütmenin durdurulmasının dosya incelemesini sona erdirmediğini, ilerleyen aşamada yeniden bir kaldırma kararı çıkabileceğini söyledi. Kozahan Başkanı Erdinç Şentürk, hem esnafın hem de turistlerin mağduriyet yaşamaması için "orta yol" arayışında olduklarını belirtti. Şentürk, han esnafının ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi ile Koza Han'ın tarihi dokusunun korunması arasında denge kurulması amacıyla ilgili kurumlarla görüşmelerin devam edeceğini kaydetti.

Kapadokya’nın Kalbinde TGK 28. Başkanlar Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi Haber

Kapadokya’nın Kalbinde TGK 28. Başkanlar Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Kapadokya'nın kalbi Nevşehir, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) 28. Başkanlar Kurulu Toplantısı'na ev sahipliği yaptı. Üç gün süren bu önemli organizasyona TGK Genel Başkanı ve Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, Medya İş Sendikası Genel Başkan Vekili Sinan Özer, Basın İlan Kurumu (BİK) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ergün'ün yanı sıra, TGK'ya üye 9 federasyon ile 87 gazeteciler cemiyeti ve basın meslek örgütünün başkanları ve temsilcileri katıldı. Nevşehir Valiliği ve Nevşehir Belediyesi'nin katkılarıyla Kapadokya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Koca'nın ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, TGK 28. Başkanlar Kurulu Toplantısı'nın yanı sıra, Nevşehir il merkezi ile 3 ilçe ve 5 beldenin tarihi ve kültürel mirasları gazetecilere tanıtıldı. Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi'nde TGK 28. Başkanlar Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi. Divan başkanlığını TGK Genel Başkan Vekili Sefa Özdemir'in üstlendiği, üyeliklerini ise TGK Genel Sekreteri Ergün Ata ve Kapadokya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Koca'nın yaptığı toplantıda, basının güncel sorunları ve çözüm önerileri ele alındı. Toplantıda özellikle meslek yasası, basın ilan tarifeleri, dijitalleşmenin getirdiği zorluklar, basılı gazetelerin sıkıntıları, internet medyası ve gazetecilerin sosyal hakları gibi kritik konular masaya yatırıldı. TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı, konuşmasında gazetecilerin haklarının korunması, sansürle mücadele ve basın özgürlüğünün önemine vurgu yaptı. Toplantının sonunda, TGK'ya yeni üye olan Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ ve Şırnak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Halil Azizoğlu'na rozetleri takdim edildi.

Troya Ören Yeri'nde ilk kez son Troyalının kafatası yüzlendirilecek Haber

Troya Ören Yeri'nde ilk kez son Troyalının kafatası yüzlendirilecek

Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan 5 bin 600 yıllık medeniyete ev sahipliği yapan Troya Ören Yeri'nde devam eden 2024 yılı kazı çalışmalarının Agora açmasında milattan önce yaklaşık 13'üncü, 14'üncü yüzyıla tarihlenen iskelet bulundu. İskeletin kafatası, ilk kez Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) adli tıp uzmanları tarafından yüzlendirilecek. Bu çalışma ile yaşları, nasıl öldükleri, ne tür hastalıklar geçirdikleri, çevre şartları, beslenme şekli ortaya çıkacak.  Tevfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan Troya Savaşları'nın yaşandığı Troya Ören Yeri, UNESCO'nun 1998 yılında 'Dünya Kültür Mirası Listesi'ne aldığı 5 bin 600 yıllık medeniyete ev sahipliği yapıyor. Tarihte savaşlar, yangınlar ve depremlerle defalarca kez yıkılıp yeniden kurulan Troya Ören Yeri, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ilgisini çekiyor. Troya Ören Yeri'ni gezmeye gelen yerli ve yabancı turistler, 2019 yılında açılışı gerçekleştirilen Troya Müzesi'nde, sergilenen 2 bine yakın eseri de görme imkanı buluyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının izni, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin (ÇOMÜ) desteği ve İçdaş sponsorluğu ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) destekleriyle yürütülen kazılarda, önemli buluntulara rastlanılıyor. Troya Ören Yeri'nde kazı çalışmaları 12 ay devam ediyor.  Troya Savaşları'nın yaşandığı Troya Ören Yeri'ndeki kazı çalışmaları, Agora açmasında devam ediyor. Kazı çalışmaları sırasında Agora açmasında 10'uncu Troya, Doğu Roma yani Bizans Dönemi mezarlığında yaklaşık milattan önce 13'üncü, 14'üncü yüzyıla tarihlenen iskelet bulundu. İskeletin kafatası, ilk kez Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Adli Tıp Uzmanları tarafından yüzlendirilecek. Bu çalışma ile yaşları, nasıl öldükleri, ne tür hastalıklar geçirdikleri, çevre şartları, beslenme şekli ortaya çıkacak.  Troya Ören Yeri'nde birkaç yıldır Agora açması olarak adlandırdıkları alanda kazı çalışmalarının devam ettiğini belirten Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Troya Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, “Burası özellikle Son Tunç Çağı olarak tanımlanan dönem için önemli. Fakat Troya'nın genel tarihlenmesine baktığımızda 1'den 10'a kadar bir farklı kent katmanları var. Yani 10'uncu kent aslında Doğu Roma, Bizans Dönemi yerleşmesi. Biz bu Agora alanındaki kazılarımıza önceki yıllarda da karşımıza çıkmıştı. 10'uncu Troya'nın yani son Troyalıların mezarlığına, iskeletlerine rastladık. Şu anda o iskeletlerden bir tanesi açılıyor. Bu seneki çalışmalarımızda da farklı bir yöntem uygulayarak, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin adli tıp uzmanlarıyla beraber çalışıyoruz. Buradaki amacımız bu insanların yaşları, nasıl öldükleri, ne tür hastalıklar geçirdikleri konularına yöneliyoruz. Aynı zamanda ilk kez Troya'da bir iskeletin yüzlendirilmesi yapılacak. Yani son Troyalıların saçı, gözü, yüzü nasıl bunu anlayabileceğiz” dedi.  10'uncu Troya'da Doğu Roma yani Bizans Dönemi mezarlığında yaklaşık milattan önce 13'üncü, 14'üncü yüzyıla tarihlenen iskeletlerin üzerinde çalışmaların devam ettiğini de kaydeden Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, sözlerine şöyle devam etti:  “Troya'da ilk kez Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin Adli Tıp Uzmanlarıyla beraber yüzlendirmesini yapacağız. Yani son Troyalının yüzü, gözü nasıl gözüküyordu, bir anlamda bu süreçte yapay zekayı da kullanarak son Troyalıyı görme şansına sahip olacağız. İskeletler üzerindeki incelemelerde sadece yüzlendirme değil, yaşı, hastalıkları, çevre şartları, beslenme şekli gibi diğer ayrıntıları da bu dönem için, bu analizlerle elde etmiş olacağız. Troya çalışmalarında yüzlendirme işlemini ilk kez bu sene biz uygulayacağız. Tabi daha önceki yıllardaki kazılarda pek çok iskelet ve kafatası gibi buluntular çıktı. Fakat yüzlendirme işlemini Troya'da bu sene ilk kez gerçekleştirmiş olacağız.” 

Arslantepe Höyüğü'nde yeni bulgular Haber

Arslantepe Höyüğü'nde yeni bulgular

UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi'nde bulunan 5 bin 500 yıllık Arslantepe Höyüğü'nde yeni dönem kazı çalışmaları başladı. Kazılarda milattan önce 4200-4400 yıllarına ait yeni evler ve evlerde kullanılan fırınlar bulundu.   Ağustos ayının ilk haftasında yeni dönem kazı çalışmalarına başlanılan UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi'nde bulunan 5 bin 500 yıllık Arslantepe Höyüğü'nde milattan önce 4200-4400 yıllarına ait yeni evler ve evlerde kullanılan fırınlar bulundu.  Deprem nedeniyle geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen çalışmaların zor geçtiğini iki ayrı noktada yapılan çalışmalarda birtakım yeni objelere rastlandığını aktaran Arslantepe Höyüğü Kazı Başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi, yaklaşık iki ay sürecek olan yeni kazı çalışmalarına dair açıklamalarda bulundu.  "Yeni evler ve büyük bir fırına rastladık"  Çalışmalarda milattan önce 4200-4400 yıllarına ait yeni evler ve evlerde kullanılan fırınlara rastlandığını kaydeden Balossi, “Şu an burada evler bulduk, her biri iki odalı evler. İçerisinde hem ocak hem de fırın olan evler bulduk. Bulunan fırının durumu çok iyi; iki metreden fazla, tek bir aile için normal olmayan akrabalarla birlikte kullanıldığını düşündüğümüz büyük bir fırın, burada kazılara devam edeceğiz. Kazılar iki ay sürecek. Aynı zamanda yeni bir çatı sistemi üzerinde çalışılıyor. Şu an geçici bir çatı var, yeni bir çatı oluşturacağız. Yeni rastlanan bulguları ziyaretçilere daha iyi anlatmak projeler yapmak istiyoruz" diye konuştu. 

O UNESCO kentinden yılın ilk 6 ayında ziyaretçi rekoru Haber

O UNESCO kentinden yılın ilk 6 ayında ziyaretçi rekoru

Karabük'ün UNESCO Dünya Miras Listesi'nde ve Cittaslow kategorisinde yer alan Safranbolu ilçesi yılın ilk 6 ayında günübirlikçi ziyaretçilerle birlikte yaklaşık 3 milyon 188 bin kişiyi ağırladı.   "Osmanlı'nın parmak izi", "Açık hava müzesi", "Kendini koruyan kent", "En iyi korunan 20 kent" gibi ünvanları bulunan 68 bin nüfuslu tarihi ilçe, yılın ilk 6 ayında ziyaretçi rekoru kırdı.  Osmanlı döneminden kalma han, hamam, cami, çeşme, köprü ve konakları ile ünlü tarihi ilçe Ramazan Bayramında 1 milyon 873 bin, Kurban Bayramında 1 milyon 225 bin, diğer aylarda da konaklamalı da 90 bin olmak üzere toplamda 3 milyon 188 bin kişiyi ağırladı.  Tarihi ilçeyi en çok ziyaret eden ülkelerin başında Tayvan, Çin, Tayland, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Güney Kore, Hindistan, Almanya, Malezya, Singapur gibi ülkeler geliyor.  Safranbolu Turizm İşletmeciler Derneği Başkanı Şebnem Urgancıoğlu, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu 6 ay Ramazan ve Kurban Bayramlarını kapsadığı için aslında yıllık hedefimize biz altı ayda ulaşmış olduk. Ramazan Bayramı'nda yaklaşık 1.5 milyon kişinin şehri ziyaret ettiğini düşünüyoruz. Kurban Bayramı'nda da araç girişine baktığımızda 302 bin 789 gibi bir sayıya ulaşıyoruz. Dolayısıyla 2.5 milyon kişinin zaten sadece bayram döneminde şehrimizi ziyaret ettiğini düşünüyoruz. Bunun için de günübirlik ve konaklamak üzere farklı tabii misafirlerimiz oldu” dedi.  Urgancıoğlu, 6 aylık verilere bakıldığında yerli konaklamalı ziyaretçi sayısında yüzde 30, yabancıda ise yüzde 80 artış olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu tabii bizi mutlu ediyor. Çünkü sezonda yurtdışının iyi gitmesi ve Ege'deki bir takım otellerde yaşanan düşüşün şehrimizde artış şeklinde seyretmesi altı ayda bizi mutlu ediyor. Umut ediyoruz ki son altı ayda da bu tip bir sayıyla gerçekten yıl sonunda Safranbolu için bir rekordan bahsederiz.”  Sonbahar da Safranbolu'nun çok yoğun tercih edildiği dönemler olduğunu kaydeden Urgancıoğlu, 2024 yılını rekorla tamamlayacaklarını ifade etti. 

Bisiklet tutkunları Klaus Schmidt için pedal çevirdi Haber

Bisiklet tutkunları Klaus Schmidt için pedal çevirdi

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe'yi yaptığı kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkaran Prof. Dr. Klaus Schmidt ölümünün 10. yıl dönümünde unutulmadı. Schmidt için bir araya gelen yüzlerce bisiklet tutkunu, arkeoloğun evini ziyaret edip Göbeklitepe'ye pedal çevirdi.   Şanlıurfa'da bu yıl 5'incisi düzenlenen anma etkinliği kapsamında bisiklet tutkunları Alman Arkeolog Prof. Dr. Klaus Schmidt'in yaşadığı evde bir araya geldikten sonra ‘'Klaus Schmidt'in İzinde Göbeklitepe'ye Pedallıyoruz" bisiklet etkinliği ile yola koyuldu. Kent merkezinde yola çıkan 100 kişilik bisikletli grup, yaklaşık 20 kilometre boyunca pedal çevirerek Göbeklitepe'ye ulaştı. Bisiklet tutkunları Göbeklitepe ören yerini gezme imkanı buldu. Etkinliğe öncülük eden Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanı Merve Ofluoğlu, “Biz bu etkinliği her sene daha kapsamlı ulusal ve uluslararası düzeyde gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Çünkü Göbeklitepe bizim dünyaya açılan yüzümüz ve bunu bize kazandıran Klaus Schmidt'i her zaman rahmetle anıyoruz ve ismini de anmaya devam edeceğiz” dedi.  Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan da, Prof. Dr. Schmidt'in Göbeklitepe başta olmak üzere insanlık tarihine yaptığı katkılar vurgu yaptı. Prof. Dr. Klaus Schmidt'in bilim dünyasında bıraktığı derin izlerin ve Şanlıurfa'daki etkisinin hatırlatıldığı etkinlik, katılımcılardan büyük takdir topladı.  Göbeklitepe'de yürüttüğü kazı çalışmaları ve elde ettiği bulgularla tarihe ışık tutan Prof. Dr. Klaus Schmidt, 2014 yılında hayatını kaybetmişti. 

Bursa UNESCO Fotoğraf Yarışmasının Sonuçlanmasına Sayılı Günler Kaldı Haber

Bursa UNESCO Fotoğraf Yarışmasının Sonuçlanmasına Sayılı Günler Kaldı

Bursa UNESCO Derneği'nin düzenlediği fotoğraf yarışması 21 Ağustos'ta sonuçlanacak. Seçici kurul eylül ayının ilk haftasında sonuçları duyuruacak ve aynı ay içerisinde ödül töreni yapılacak.  Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi (SOKÜM) ve UNESCO Ulusal Fotoğraf Yarışması hakkında bilgi verdi. Cumalıkızık'da 78 paydaş ile birçok projeye imza atıldığını ifade eden Özaslan, "Köy kadınlarına çeşitli meslek edindirme ve İngilizce dersleri verildi. Ahududu şenlikleri yapıldı. 350 yıllık tarih olan bir ev satın alınarak çeşitli eşyaların sergilenmesi sağlandı" dedi.  SOKÜM nedir?  SOKÜM hakkında da bilgi veren Özaslan, "Müzemizde kültürel mirasın yaşatılması, koruması uygulanması ve geleceğe aktarılması konusunda faaliyetlerde bulunulmaktadır. Müzemizde çeşitli el sanatları uygulamaları, karagöz gölge oyunu, masal, hikaye anlatımı, yöresel yemek ve içecek uygulamaları, geleneksel sohbet toplantılarından, Bursa Gezek kültürü uygulamaları yapılmaktadır" diye konuştu.  Düzenledikleri fotoğraf yarışmasına değinen Özaslan, "200 civarı fotoğraf sanatçısının ve 700 civarı fotoğrafın katılımını beklemekteyiz. Bugün itibariyle 73 sanatçı, 226 fotoğraf katılımı gerçekleştirdi. Yarışma Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) disiplin ve denetimi altında yapılıyor. Başvurular online olarak anlık izlenebilmektedir. Bu yarışma sonunda dereceye giren yaklaşık 40 fotoğraf 31 Aralık tarihine kadar Bursa'nın değişik sergi alanlarında 3'er hafta süreyle sergilenecektir. 2025 Ocak-şubat-mart aylarında ise fotoğraf sergimiz Ankara, İstanbul ve İzmir'de görülebilecek. Yarışma sonunda ayrıca yarışmaya katılan sanatçıların, fotoğrafların, seçici kurulun, paydaş kurumların ve sponsorlarımızın yer aldığı Yarışma Kitapçığı bastırılacak olup kültür arşivimize kazandırılacaktır. Bu önemli ve geniş fotoğraf yarışmamızdaki partnerlerimiz T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu, Görsel Kültür Derneği ve Geleneksel Sanatlar Derneği 'dir. Amacımız partnerlerimiz, sponsorlarımız ve siz değerli medyamız ile bu önemli araştırma, bulgu ve arşiv amaçlı ulusal düzeydeki geniş fotoğraf yarışması ile 'Somut Olmayan Kültürel Miras Unsurlar'ımıza sahip çıkmak ve Türk kültürüne katkı sağlamaktır. Dernek olarak tüm üyelerimiz tüm paydaşlarımızla insanlığa, ülkemize ve Bursa'mıza yapacağımız hizmetler ve elde edilecek kazanımlar bizim için onurdur.” dedi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.