Hava Durumu

#Üretici

Yeni Marmara Gazetesi - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kestirmek isteyene kırsalda kurbanlık 20 bin liradan başlıyor Haber

Kestirmek isteyene kırsalda kurbanlık 20 bin liradan başlıyor

Kurban Bayramı'na sayılı günler kala pazarlarda hareketlilik yaşanırken, aynı zamanda kesim hizmeti de sunan kırsaldaki üreticiler yoğun talebi karşılamak için mesai harcıyor. Kent merkezindeki pazarlarda 100 kilograma kadar ulaşan küçükbaş kurbanlıkların fiyatları 25 bin ile 50 bin lira arasında değişirken, kırsal bölgelerde bu rakamlar çok daha aşağıda seyrediyor. 50-55 kilogramlık koçlar 25-30, 100 kilogramlık olanlar ise 45-50 arasında değişiyor. Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı kırsal Yamanlı Mahallesi'nde küçükbaş hayvancılık yapan 26 yaşındaki genç üretici Hüseyin Demir, bu yıl kurbanlık için 100 Merinos koçu ayırdığını belirtti. Hayvanlardan 30'unun günler öncesinden satıldığını ve kalan 70 koçun da bayrama kadar elden çıkacağına inandığını söyleyen Demir, kurbanlık fiyatlarının 20 bin ile 40 bin lira arasında değiştiğini ifade etti. En hafif kurbanlığın 50 kilogramdan başladığını ve 20 bin liraya satıldığını aktaran Demir, 100 kilogramlık en büyük koçların fiyatının ise 40 bin lira olduğunu dile getirdi.Kent merkezindeki kurban pazarlarında fiyatların daha yüksek olmasını nakliye, yer kirası ve işçilik gibi ek masraflara bağlayan Demir, kırsalda üretim yapmanın avantajlarını şu sözlerle anlattı: "Biz kendi tarlamızda yemimizi üretiyor ve hayvanlarımıza veriyoruz. Kira, nakliye ve yüksek yem giderimiz olmuyor, bu da fiyatlarımıza yansıyor. Kırsaldan, köylüden ve direkt üreticiden almak tüketici için çok daha avantajlı. Üstelik uygun fiyatlarla kesim hizmeti de sunuyoruz. Kasapta etin kilosu 900 lirayı bulmuşken, bizim koçlarımızın et randımanı fiyatına göre gayet iyi." Son yıllarda yüksek maliyetler ve bakım zorluğu nedeniyle kurban pazarlarına getirilen hayvan sayısının azaldığına dikkati çeken genç üretici, merada büyüttükleri merinos koçlarını kesime son 2 ay kala özel besiye aldıklarını, bu sayede tüketicinin tam istediği et ve yağ oranını yakaladıklarını belirterek, kırsalda herkes için yeterli kurbanlık bulunduğunu sözlerine ekledi.

Yenişehir'de tarımda dijital dönüşüm Haber

Yenişehir'de tarımda dijital dönüşüm

Yenişehir Belediyesi, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde ilçenin tarımsal geleceğini kökten değiştirecek vizyoner bir projenin lansmanını gerçekleştirdi. Lansmana AK Parti Bursa İl Başkan Vekili Cem Kürşat Hasanoğlu, Özyeğin Üniversitesi’nden akademisyen ve öğrenciler, AK Parti İlçe Başkan Vekili Kamil Aydoğdu, Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, Muhtarlar Derneği Başkanı İsmail Yüksel, muhtarlar ve çok sayıda üretici katılım sağladı. Programda konuşan Başkan Ercan Özel, Yenişehir’in tarım potansiyeline dikkat çekti. İlçe nüfusunun büyük bölümünün geçimini tarım ve hayvancılıkla sağladığını ifade eden Başkan Özel, "Yenişehir bir tarım kentidir. Biz de bu bilinçle üreticimizin yanında olmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Başkan Özel, Yenişehir Belediyesi’nin tarıma yönelik çalışmalarının hem akademik çevrelerde hem de uluslararası platformlarda ilgi gördüğünü belirterek, Özyeğin Üniversitesi ile kurulan iş birliğinin de bu çalışmalar sayesinde başladığını söyledi. 464 bin Euro'luk dev proje Avrupa Birliği ve Türkiye iş birliğiyle hazırlanan, Özyeğin Üniversitesi’nin bilimsel desteğiyle yürütülecek projenin toplam bütçesinin 464 bin Euro olduğunu açıklayan Başkan Ercan Özel, projenin Yenişehir tarımı için tarihi bir dönüşüm anlamı taşıdığını vurguladı. "İklime Dirençli ve Sürdürülebilir Tarım: Yenişehir’de Yenilikçi ve Kooperatifçi Çözümler" projesi çerçevesinde tarımda dijitalleşme sürecinin başladığını ifade eden Özel, kurulacak Yeşil ve Dijital Tarımsal Dönüşüm Koordinasyon Merkezi ile çiftçilerin teknoloji ve bilimle buluşturulacağını söyledi. "Çiftçimiz tarlasını telefonundan takip edebilecek" Proje çerçevesinde kurulacak dijital sistemlerle üreticilerin anlık verilerle üretim yapabileceğini belirten Başkan Özel, "Toprağın nem durumu anlık takip edilecek. Don riski, hastalık riski ve zararlı tehditleri önceden görülebilecek. Çiftçimiz ne zaman sulama yapacağını, ne kadar gübre kullanacağını telefonundan öğrenebilecek. Böylece daha az maliyetle, daha doğru ve verimli üretim mümkün olacak" dedi. "Maliyetler düşecek verim artacak" Projeyle birlikte; gübre ve ilaç kullanımının azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması, tarımsal maliyetlerin düşürülmesi ve verimin artırılmasının hedeflendiğini belirten Başkan Özel, "Toprağı korumak geleceği korumaktır. Çiftçiyi korumak ise ülkenin yarınını korumaktır. Biz günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışla çalışıyoruz. Bugün attığımız bu adımın yarın Türkiye’ye örnek gösterilecek bir başarı hikâyesine dönüşeceğine inanıyorum" diye konuştu. Başkan Özel, projede emeği geçen belediye çalışanlarına, Özyeğin Üniversitesi’ne, kooperatiflere, teknik ekiplere ve üreticilere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Başkan Özel ve ekibine akademik teşekkür Özyeğin Üniversitesi Proje Koordinatörü Orkun Doğan da Yenişehir’in yalnızca verimli topraklarıyla değil; bilinçli üreticileri, güçlü kooperatifleri ve üreticinin her zaman yanında duran başta Yenişehir Belediyesi ve Belediye Başkanı Ercan Özel olmak üzere tüm tarım paydaşlarıyla Marmara Bölgesi’nin örnek tarım merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Bu projenin Türkiye genelinde 718 proje arasından hibe almaya hak kazandığını vurgulayan Doğan, bu başarının en önemli nedenlerinden birinin Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel ve ekibinin tarımı sahiplenen yaklaşımı, üreticinin yanında duran güçlü iradesi olduğunu söyleyerek başta Belediye Başkanı Ercan Özel olmak üzere tüm ekibe teşekkür etti. Yerelde koordinasyon ve hizmet noktasında belediyenin büyük bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Doğan, Yenişehir Belediyesi’nin bu sorumluluğu başarıyla yerine getirdiğini söyleyerek, "Önümüzde zorlu ama heyecan verici bir süreç var. Yenişehir’de yeni bir hikâye yazmaya hazırız" dedi ve programın gerçekleşmesinde emeği geçenlere ve katılım sağlayan tüm protokole teşekkürlerini sundu.

İnegöl tarımı el birliği ile güçleniyor Haber

İnegöl tarımı el birliği ile güçleniyor

Sanayisiyle olduğu kadar verimli toprakları, üretken çiftçisi ve güçlü kırsal yapısıyla da öne çıkan İnegöl’de, tarım ve hayvancılık üretici-yerel yönetim iş birliğinde güçlenmeye devam ediyor. Meyve ve sebze üretiminden hayvancılığa, coğrafi işaretli ürünlerden alternatif tarım ürünlerine kadar geniş bir üretim çeşitliliğine sahip olan İnegöl, Bursa’nın ve bölgenin önemli tarım merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Tarım ve hayvancılığa yerel yönetim desteği İnegöl Belediyesi de ortaya koyduğu projeler ve desteklerle bu üretim gücünü büyüten çalışmaları üreticiyle buluşturuyor. Üreten Çiftçiler Kooperatifi ve Soğuk Hava Deposu projeleriyle üreticinin emeğinin korunmasına katkı sunulurken, makine ve ekipman destekleriyle üretimde verimlilik artırılıyor. Taş toplama makinesi desteği, koyun yıkama havuzu uygulaması, toprak analizleri ve arazi yolları çalışmalarıyla üreticilerin ihtiyaçlarına doğrudan çözüm üretiliyor. Kırsal kalkınmayı sadece destekleyen değil yön veren bir yerel yönetim anlayışı 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle şehirde tarım ve hayvancılık alanında yapılan çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve İnegöl’ün tarım gücünü anlatan Belediye Başkanı Alper Taban, tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Gününü kutladı. Başkan Taban, açıklamasında şöyle konuştu: "Tarım ve hayvancılık alanında üreticilerimizin her an yanında olmaya gayret ediyoruz. Önemli destekler sağlıyor, imkanlar sunuyoruz. 2020 yılında hizmete alınan koyun yıkama havuzumuzdan 5 yılda 35 bin küçükbaş hayvan faydalandı. Düzenlenen Küçükbaş Hayvancılık Festivali ile sektörün gelişimine katkı sunduk. Öte yandan örnek kestane eğitim bahçesi, zirai ilaç dolum merkezi ve tarımsal ilaç hazırlama alanı gibi uygulamalarla modern ve bilinçli üretimi teşvik ediyoruz. Bir yandan yaban mersini, aronya, ekinezya gibi alternatif ürünleri şehrimize kazandırma adına çalışmalar yaptık. Çilek, şeftali ve Cerrah kuru fasulyesi gibi ürünlerimizi ulusal ve uluslararası alanda daha fazla duyurmak adına festivaller düzenleyerek marka değerinin artırılmasını sağladık. Fidan ve tohum dağıtımları, arı kovanı destekleri, Tarım Kitaphaneleri, eğitim seminerleri ve fuar ziyaretleriyle üreticilerin yanında olmaya devam eden bir İnegöl Belediyesi var. Kırsal kalkınmayı sadece destekleyen değil, yön veren bir yerel yönetim anlayışı ortaya koyuyoruz." İnegöl önemli bir potansiyele sahip "Bu vesileyle toprağa emek veren, üretimiyle sofralarımıza bereket katan tüm çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. İnegöl’ümüz güçlü üretim altyapısı, çalışkan çiftçisi ve bereketli topraklarıyla tarımda önemli bir potansiyele sahip. Bizler de yerel yönetim olarak üreticimizin yanında olmaya, tarımsal üretimi desteklemeye ve kırsal kalkınmayı güçlendirmeye devam edeceğiz."

Nilüfer’de üreticiye büyük destek Haber

Nilüfer’de üreticiye büyük destek

Nilüfer Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği (HAGEL) ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğinde tarım ve hayvancılığı canlandırmak hedefiyle "Sorgum-Sudan Otu Tohumu Dağıtım Töreni" düzenlendi. Hasanağa Gıda Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Nilüfer Belediye Başkan Vekili Ali Sezgin, HAGEL ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, CHP Bursa İl Başkan Vekili İlhan Çetin, NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi ve HAGEL Encümen Üyesi Mustafa Aslan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Ayhan Sarsıcı, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, mahalle muhtarları ve çok sayıda üretici katıldı. "Dünya Çiftçiler Günü" öncesinde gerçekleşen Sorgum-Sudan Otu Tohumları teslim töreni ile hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin en büyük gider kalemi olan yem maliyetinin hafifletilmesi, hem su kaynaklarının korunması hem de çiftçinin kalkındırılması planlanıyor. Programda konuşan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Ali Sezgin, ilçedeki 13 bin büyükbaş ve 35 bin küçükbaş hayvanın yıllık 122 bin tondan fazla kaba yem ihtiyacı olduğunu belirtti. Sorgum-Sudan Otu’nun az su istemesi ve yüksek verimi sayesinde üreticinin cebini koruyacağını vurgulayan Sezgin, dağıtım kapsamında 155 üreticiye her biri 5 dönüm alana ekilmek üzere 25’er kilogram tohum verildiğini açıkladı. Buradaki tohum maliyetinin yüzde 70’ini kurumların karşıladığını aktaran Sezgin, "Çiftçiler sadece yüzde 30’unu üstleniyor. Hedefimiz net; yem maliyetlerini düşürmek, üretim alanını geliştirmek ve kırsal kalkınmayı desteklemek" dedi. HAGEL ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık da tarıma ve çiftçilere destek verdiklerini belirterek, "Bölgede tarımın yok olmaması için desteklememiz gerekiyor. Tohumları paylaşıyoruz. Burada dağıtımını yaptığımız tohumlar da bereketli olsun" diye konuştu. NİLKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ayyılmaz ise Nilüfer topraklarının yüzde 60’ının tarım ve orman alanı olduğunu hatırlatarak, bu arazileri yapılaşmadan korumanın yolunun üreticiyi desteklemekten geçtiğini söyledi. Gıda ve iklim krizine de dikkat çeken Ayyılmaz, yerel ve genel yönetimlerin bu konuda hassas olması gerektiğini kaydetti. Nilüfer Belediye Meclis Üyesi ve HAGEL Encümen Üyesi Mustafa Aslan, "Ot yoksa et de yok" diyerek kaba yem üretiminin önemine işaret etti. Kalkınma ve refah için çalıştıklarını vurgulayan Aslan, tarımı bütün olarak değerlendirdiklerini kaydetti. Konuşmaların ardından üreticilere Sorgum-Sudan Otu Tohumları dağıtıldı.

Anneler günü fırsatçıları iş başında Haber

Anneler günü fırsatçıları iş başında

Kırmızı rengi başta olmak üzere çeşit çeşit renkleri ile Sevgililer Günü ve Anneler Günü gibi özel günlerde insanların en çok tercih ettiği hediyeler arasında yer alan gül üreticiden 10-20 TL'ye alınırken, çiçekçilerde ise 150-200 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Gül üreticisi Mehmet Bolat seralarda binbir emekle üretilen ve özenle toplanan ürünlerde üreticiden çok aracı ve satıcının kazandığını belirtti. Yaklaşık 20 yıldır Antalya'da gül ve çeşitli çiçek türlerinin üretimini yaptığını belirten Bolat, "Kepez Aktoprak Mahallesi'nde üretim ile uğraşıyoruz. Açık ve kapalı alanda 2005 yalından bu yana da gül, papatya celbere, gileor, ayçiçeği üretimi yapıyoruz. Hepsine rağbet oluyor" dedi. "Yerli üretime bakan olmuyor" Özellikle Sevgililer Günü gibi özel günlerde rağbetin arttığını ancak ithal ürünler nedeniyle yerli üretime talebin düştüğünü belirten Bolat, "Sevgililer günü kış ayına denk geldiği için kök başından 2-3 dal kesebiliyoruz. Bahar aylarında ise Anneler Günü'nde Mayıs ayında bir kökten 5-6 dal kesiliyor. Hasadımız çoğalıyor, ama fiyat düşüyor. Her özel günde ithal ürün muhabbeti oluyor. Sevgililer Gününde bir dal ürün 50 TL'ye giderken, Anneler Günü'nde 20-30 TL'ye satabiliyoruz. Bu aylarda ithal ürün fazla geldiği için yerli üretimde fiyatımız düşüyor. Yerli üretim gülün 50 TL'ye satışı varken, ithal ürün geldiği zaman yerliye bakan olmuyor, ithal ürüne dönülüyor" ifadelerini kullandı. "İthal ürün yerlinin fiyatını düşürüyor" Vitrinlerde yerli üretimden çok ithal ürünlerin satışının tercih edilmesi nedeniyle kazanamadıklarını söyleyen Bolat, "Açık arttırma usulü kooperatif ile çalışıyoruz. Müşterinin arz ve talebine göre fiyat belirleniyor. İthal ürün geldiği zaman toptancılar bunlara yönelince bizim ürünlerimizin fiyatı düşüyor. Gümrük fiyatı ne kadar üreticiyi korumak için yüzde 45'e çıkarılmış olsa bile her türlü bizim ürünlerimizin fiyatı düşüyor. Bu sene bin TL'ye nakit olarak aldığımız kaliteli bir gübrenin çuval fiyatı 3-4 bin TL. Birçok üretici kiracı, bu sene dönümünü 100 bin TL'ye tuttuğu araziye, ikinci sene 150 bin TL peşin para isteniyor. Yer sahibi ‘İşine gelirse, ya tut ya çık' diyor. Ben bu ürünü diktiğim zaman 7-8 sene hasat alıyorum. Bir yıl masraf yapıp çıkarsam komple zarardayız. Bir dönüme 5 bin fidan dikiliyor" ifadelerini kullandı. "Bir dal gül 10-20 TL'ye alınıyor" Yaklaşan Anneler Günü nedeniyle güle olan talebin artığını ancak kendilerinden 10-20 TL'ye alınan bir dal gülün çiçekçilerde 150-200 TL'ye satıldığını belirten Bolat, "Şu anda bir dal gülün bizden çıkışı 10-20 TL, bir çiçekçiye gittiğin zaman bu rakam en düşük 150-200 TL'yi buluyor. Gülün kalitesine, boyuna göre fiyatlar değişiyor. Şu anda bizde en kaliteli birinci sınıf 70 santimetre boyunda, 4 santimetre kelle çapında bir gülün bizden çıkışı 20 TL, gün geliyor 20 TL'ye, gün gelir sıfıra, günü gelir 50 TL'ye gider ürün. Ama bu rakam 200 TL oluyor. O dönemdeki müşterinin talebine ve yoğunluğuna göre bunun gibi fiyat değişikliği olabiliyor. Ama genel olarak piyasa bu şekilde. Anneler günü yaklaşmasına rağmen şu anda çok fazla bir talep yok. Mayıs ayına girmeden önce fiyat bile verilmiyordu. Kolilere nakliye ödüyorduk, bize zarar veriyordu. Şu anda ise küçük de olsa bir kıpırdama var. Dalı 10 ile 20 TL bandında alınıyor" dedi.

Bu sefer tarladan güzel haber geldi...35 liraya tarladan satılan marul yüzleri güldürdü Video Galeri

Bu sefer tarladan güzel haber geldi...35 liraya tarladan satılan marul yüzleri güldürdü

     Türkiye'nin önemli sebze üretim merkezlerinden Bursa'da, kıvırcık marul fiyatlarının tarlada 35 liraya kadar yükselmesi üreticinin yüzünü güldürürken, geçen yılki zarar nedeniyle bu yıl ekim yapmayan çiftçileri pişman etti.      Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde yoğunlaşan marul üretiminde, hasat edilen ürünler yüksek talep görüyor.      Akdeniz bölgesindeki sağanak yağışların seralarda hasara yol açması ve önceki yıl zarar eden çiftçilerin üretimden çekilmesi, piyasadaki arzı düşürerek fiyatları yukarı taşıdı. "Fiyatlar bu yıl hiç 2 liraya düşmedi"      İğdir Mahallesi'nin genç üreticilerinden Yunus Ciğan, sosyal medyada yer alan "marul tarlada 2 liraya kaldı" paylaşımlarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Marulun bu yıl iyi fiyata gittiğini ifade eden Ciğan, şu bilgileri verdi:      "Kendimi bildim bileli serada marul üretiyorum. Bu yıl fiyatlar yerinde 25 ila 35 lira arasında seyrediyor. '2 liraya tarlada kaldı, sürüldü' gibi paylaşımlar doğru değil; bu sene fiyatlar o seviyelere hiç düşmedi. İlk kesim marullar 15-20 liradan gitti, şimdi ise 35 liraya kadar çıktı. Geçen yıl fiyatlar 2 ila 5 lira arasındaydı ve üretici çok büyük zarar etmişti. Bu yıl ise durum tam tersine döndü." Ekmediklerine pişman oldular      Geçen yıl yaşanan ekonomik kayıpların çiftçinin ekim kararlarını etkilediğini anlatan Ciğan, "Geçen sene ikinci mahsul tarlada kalıp çürüdüğü için, birçok çiftçi bu yıl da aynı durumun yaşanacağını sandı ve dikim yapmadı. İlk dikenler 20 liradan satınca, ikinci ekimi yapmayanlar büyük pişmanlık yaşadı. Bu yıl marul eken kazandı." dedi. Artan maliyetler fiyatları tetikliyor      Tarımsal üretimdeki girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkati çeken Ciğan, ucuza üretim devrinin kapandığını vurguladı. Mazot, ilaç ve gübre fiyatlarının yanı sıra işçilik maliyetlerinin de hızla arttığını belirten Ciğan, "Şu anda işçilere yarım gün için 750 lira yevmiye veriyoruz, yazın bin lira olacağı söyleniyor. Mazot fiyatları bu seviyelerdeyken kimse tarımda ucuz üretim beklemesin." diye konuştu.

Milyonluk koçun kuzuları için bugünden sıraya girdiler Haber

Milyonluk koçun kuzuları için bugünden sıraya girdiler

Afyonkarahisar, Burdur, Antalya, Bursa, Konya ve Eskişehir gibi illerden sürü sahipleri, üstün kan özellikli şampiyon koçun yavrularından almak için sıraya girdi. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsünün ev sahipliğinde 25 Mart Çarşamba günü gerçekleştirilen 83. Geleneksel Damızlık Koç Satışı Töreni'nde bir koç, 1 milyon 110 bin liraya satılarak rekor kırdı. Çetin bir satış ortamı oluştuKoçu satın alan Manyaslı üretici Emre Sömer, açık artırmaya her yıl katıldığını belirterek, geçen yıl 246 bin liraya satılan şampiyon koç için de satışa girdiğini ancak alamadığını anlattı.Bu yılın açık artırmasında 120 koç içinde kendilerine göre en iyisini belirlediklerini dile getiren Sömer, üstün kan özellikli koçun diğer sürü sahiplerinin de dikkatini çektiğini ve çok çetin bir satış ortamı oluştuğunu söyledi. "GELECEĞE YATIRIM İÇİN ÖNEMLİ" Merinos koçunun satışının 50 bin liradan başladığını ve 500 bin liraya kadar 6 üreticinin kıyasına yarıştığını vurgulayan Sömer, şöyle konuştu: "500 bin liradan sonra diğer arkadaşlar çekildi ben ve geçen yıl 246 bin liralık şampiyon koçu alan üretici kaldık. Sonunda 1 milyon 110 bin liraya kadar geldi ve bende kaldı. 14 aylık koç. Kan değerleri, boynuzu, duruşu, fiziği, vücut yapısı ve birçok özelliğiyle bu koçu sürüme dahil ettiğim için mutluyum, gerçekten çok istiyordum. Bu fiyat yüksek mi yüksek ama bazen geleceğe yatırım için bu rakamları gözden çıkarmak gerekiyor." "KOÇ İÇİN EN İYİ KOYUNLARIMIZI AYIRDIK" Bu merinos koçunun sürüye dahil edilmesiyle işletmesini ileriye taşıyacağına inandığını dile getiren Sömer, "Koçtan elde edilecek kuzuların et verimi ve kan değerleri çok iyi olacak. Birkaç gün dinlendikten sonra koyunlarla birleştireceğiz. Koç çok değerli bir küçükbaş. Bu tür hayvanları özel bölmelerde çiftleşmeye alıyoruz. Koç için üstün özellikle en iyi koyunlarımızı ayırdık." dedi. SÜRÜ SAHİPLERİ SIRAYA GİRDİ Açık artırma bittiği andan itibaren telefonlarının susmadığını, ülkenin birçok yerinden sürü sahipleri aradığını anlatan Sömer, "Afyonkarahisar, Burdur, Antalya, Çanakkale, Bursa, Konya ve Eskişehir gibi birçok ilden kuzusunu isteyenler var. Şu anda 150 talep oldu. Herkes bu kan özelliklerini sürüsüne dahil etmek istiyor." ifadesini kullandı.Sömer, satışlarının Merinos ırkı üzerine damızlık olduğunu belirterek, "Şu anda dişi hayvanlar için 5 aylık kuzu fiyatımız 27 bin, erkekler için 30 bin lira. Şampiyon koçumuzun ilk kuzu 8-10 ay sonra gelir. Önden ödeme almıyoruz ama bir yıllık siparişleri neredeyse doldu. O dönemde kuzu fiyatlarımız ne olursa o fiyat üzerinden satışımız olacak. Bir yıl sonraya bu koçumuz çiftleştiği koyunlardan 150-200 kuzu almayı planlıyoruz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.