Hava Durumu

#Üretici

Yeni Marmara Gazetesi - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

50 yıllık arıcı emekli başgardiyan 20 yıldır Avrupa'ya bal gönderiyor Haber

50 yıllık arıcı emekli başgardiyan 20 yıldır Avrupa'ya bal gönderiyor

Gündüzleri cezaevinde görev yaparken akşamları ve izin günlerinde arılığının yolunu tutan emekli gardiyan, Karacabey'den aldığı 25 kovanla hobi olarak başladığı üretimi yarım asırlık bir birikime dönüştürdü. Mahallesinde arıcılığı başlatan ilk isim olan ve günümüzde bölgedeki diğer üreticilerin hocalığını yapan Kurtçu, eşiyle birlikte 160 kovanında karaçalı, kekik ve dağ fesleğeni balı üretiyor. Yıllık 800 kilogram ile 1 ton arasında elde ettiği katkısız balları İngiltere ve Avusturya'ya ulaştıran emektar üretici, doğal ve dürüst üretim ilkesiyle çevresine örnek oluyor. Gardiyanlık yıllarında mesai sonrası arılarının başına geçti Arıcılık yolculuğunun başlangıcını ve meslek hayatıyla birlikte yürüttüğü zorlu çalışma temposunu anlatan Hayrettin Kurtçu, o günleri şu sözlerle dile getirdi:"Aşağı yukarı 50 yıldır arıcılıkla uğraşıyorum. Karacabey'den aldığım 25 katlı kovanla hobi olarak başladım, zamanla kovan sayısını 160'a çıkardım. Memurken cezaevinde başgardiyandım. Yıllık bir aylık iznimi hep mayıs ayında kullanır, eşimi ve torunlarımı arıların başına getirirdim. Onlar oğulları toplarken ben çalışmaya devam ederdim. Cumartesi ve pazar günleri ile akşam saat 5'te işten çıktıktan sonra hemen buraya gelir, yapılması gereken işleri yapardım. Her gün aynı gayretle devam ettik." İngiltere ve Avusturya'ya 20 yıldır ihraç ediliyor Ürettikleri doğal ürünlerin Avrupa'da laboratuvar analizlerinden başarıyla geçtiğini vurgulayan Kurtçu, ihracat sürecine ilişkin şunları kaydetti: "Zamanla dışarıya da açılmaya başladık. İngiltere'deki tanıdıklarımıza Yalovalı bir tır şoförü vasıtasıyla bal gönderiyorum. Avusturya'ya ise 20 yıldır her sene 80, 100, 120 kilogram civarında petek bal götüren sabit bir müşterim var. Götürdükleri ülkelerde laboratuvarlarda inceletmişler; tertemiz, katkısız ve doğal çıkınca her yıl gelip almaya başladılar. Burada ürettiğimiz ürün tamamen karaçalı, kekik ve dağ fesleğeni balıdır." Mahallenin ilk arıcısı ve usta hocası oldu Mahallede bu işin öncüsü olduğunu ve eşiyle birlikte helal kazancı ilke edindiklerini belirten Kurtçu, sözlerini şöyle tamamladı: "Köyde arıcılığa ilk ben başladım, benden sonra 6-7 kişi daha bu işle ilgilenmeye başladı. Şimdi onların en ustası ve hocası benim. Yüksek kalitede yıllık 800 kilo ile 1 ton arası bal üretiyoruz. Bizde sahte ya da şekerli fazla bal olmaz, Allah ne verdiyse onu alırız. Eşim bana her zaman 'Hayrettin, bu dünyada ölüm var. İnsanlar hastasına şifa olsun diye senden bal alıyor, bunu helal ye' der. Biz eş başa verip bu işi yapıyoruz. Allah bize az versin ama helal versin. 75 yaşına geldim, dürüstlükten vazgeçmem."

Avrupa ilaç yerine ilk hasat zeytinyağı içiyor Haber

Avrupa ilaç yerine ilk hasat zeytinyağı içiyor

Türkiye'nin önemli zeytin üretim merkezlerinden İznik'te başlayan yeni sezon hasadıyla birlikte üreticiler de ilk sıkım heyecanını yaşıyor. Sabahın erken saatlerinde özenle toplanan zeytinler, bekletilmeden sıkım tesisine götürülerek işleniyor. Bu yöntem sayesinde zeytinin kalitesi ve aroması korunurken, yüksek polifenol değerine sahip ilk hasat zeytinyağı elde ediliyor. Üretici Oğuz Yıldırım, ilk hasat ürünlerinin dünya ve Türkiye çapında ödüllere layık görüldüğünü belirterek, "Her sezon ilk hasattan sonra aynı heyecanı yaşıyoruz. Zeytinlerin tamamı İznik Gölü çevresinden toplanıyor. İlk hasat ürünlerimiz dünyada altın madalya, Türkiye'de ise platin ödül aldı. Son derece hijyenik ve el değmeden üretim yapıyoruz. Bu yağ, adeta ilaç gibi kullanılabilecek kalitede bir zeytinyağıdır. Almanya, İngiltere, Ortadoğu ülkeleri ve Amerika'dan yoğun talep alıyoruz. Siparişlere yetişmekte zorlanıyoruz" dedi. Oğuz günlük zeytin sıkma kapasitesinin 80 ton civarında olduğunu ancak kendisin 30 tonu geçmediğini belirterek sezonda ortalama 100 ton zeytin yağı elde ettiğini söyledi. İlk hasat döneminde verimin düşük ancak kalitenin yüksek olduğuna dikkat çeken üreticiler, yaklaşık 11 kilogram yeşil zeytinden yalnızca 1 litre zeytinyağı elde edildiğini ifade etti. Yoğun emek gerektiren üretim süreciyle ortaya çıkan ilk hasat zeytinyağı, özellikle sağlık odaklı tüketiciler tarafından tercih ediliyor. İznik'te yeni sezonun başlamasıyla birlikte zeytinyağı üreticileri, yüksek kaliteye sahip ilk hasat yağlarını dünya pazarlarına ulaştırmaya hazırlanıyor.

Yeni Parti Genel Başkanı Özel, Bursa'da çiftçilerle bir araya geldi Haber

Yeni Parti Genel Başkanı Özel, Bursa'da çiftçilerle bir araya geldi

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa'da Kapalı Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ndeki esnafı ziyaret edip vatandaşlarla sohbet etti. Fabrika işçileriyle bir araya gelen Özel'in son durağı ise çiftçiler oldu. Özel'i çiftçiler traktör ve ürettikleri ürünlerle karşıladı. Özel, "Size fiyat dayatıyorlar ya da size bazen kota dayatıyorlar. Fiyata bile bakmadan almayacaklarını söylüyorlar. İncir, şimdi İngiltere'de satılıyor. Hatta diyorlar ya 'Kraliçe yemiş, şimdi Prens Charles yiyormuş.' Geçmişte bazı kooperatif tecrübeleri kötü sonuçlandı diye insanlar şimdi uzak duruyor. Ama kooperatif demek çiftçilerin, bir konuda birlikte çalışanların bir araya geldiği, işte bu incir üretimi ise incir üretim kooperatifi, üzümcülerin kooperatifi ki böyle bazı kooperatifler var ve iyi sonuçlar da veriyor. Bir araya gelip güçlerini birleştirmeleri, birbirleriyle dayanışma içine girerek kuralları başkasının koyduğu değil, üreticinin koyduğu bir sistem, bir düzen oluşturmaları gerekiyor. Hakkınız ne ise onu isteyeceksiniz. 130 lira, 120 liranın altında bu köyde size bu malı satan yoksa, ne yapacak Prens Charles incir yemeyecek mi? Elbette yiyecek ama aracı kazanmayacak, sen kazanacaksın. Çünkü bu ürünün İngiltere'deki fiyatı sizden 120 değil, 40 liraya alınca İngiltere'de üçte birine düşmüyor" dedi. Özel, "Türkiye kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi. Şimdi gıda enflasyonunda ilk 5'in içinde. Bizden kötü ülkeler Arjantin, Venezuela, İran, Güney Sudan falan. Yani ya savaşta ya kıtlıkta ya iç savaş olan ülkeler. Avrupa'nın gıda enflasyonu yıllık yüzde 1.9, Türkiye'nin gıda enflasyonu yüzde 35. Türkiye'de ortalama çiftçi yaşı 57 olmuş. Gençler artık çalışmıyor, şehre asgari ücretli, güvencesiz bile olsa iş bulup şehre kaçmaya çalışıyor. Hani Türkiye'de her şeyden bir beka sorunu buluyorlar ya, esas beka sorunu budur. Eğer sen bu senelerde çiftçine gerekli desteklemeyi yapmazsan, onu yıldırırsan, onu perişan edersen, gelecek sene artık hem bu ürünü üretip satamazsın hem de çilek alacağın işte Yunanistan'dan almak durumunda kalırsın, İtalya'dan erik alırsın, şeftaliyi bir başka memleketten alırsın ve artık çok daha zor bir duruma gelebiliriz" dedi. Üretici kooperatifleri projesinin partilerinin ilk maddelerin başında geldiğini söyleyen Özel, çiftçinin kullandığı mazottan da vergi alınmaması gerektiğini söyledi. Özel, "Yeni Parti iktidar olduğunda, biraz önce dedi abi 'Karaoğlan'ın projeleriydi' dedi, Bülent Ecevit'in. Hem köylerde kooperatifler, üretici kooperatiflerinin kurulması. Süt kooperatifi var, mesela İzmir'de süt kooperatifleri var, üyeleri para kazanıyor. Üyeleri hem çok ucuza ürününü satmak zorunda kalmıyor hem de kooperatifin karından yıl sonunda para alıyor, kar ediyor. Sizin önümüzdeki dönemde başta incir olmak üzere bu tip ürünlerde, stratejik ürünlerde kooperatifleşmeniz, birliklerin kurulması, birlikte pazarlık gücünü artırmanız, varsa soğuk hava depoları bunların sizin sahip olduğunuz kooperatifler tarafından yapılması, desteklenmesi bizler tarafından son derece önemli. Eğer bu zor zamanlarda bir destekleme yapılmazsa, seneye iyi bir zaman gelse de, yani ürün para etse de, asla ve asla çiftçinin yaşamadığı, yaşatılmadığı bir yerde bu ülkede kimse güvende olmaz, kimse geleceğini güvenle karşılayamaz. Buradan bu fiyat istikrarsızlıklarında özellikle akaryakıt fiyatlarının gıda fiyatlarında çok önemli olduğunu söyleyelim, bu birincisi. Yani buradan bütün Türkiye'ye Fadıllı köyünden şunu söyleyelim; mazotun geçen sene 1 kilo incirin 4 litre mazot aldığı yerde, şimdi 2 kilo incir satıp 1 litre mazot alamıyorsan, incir fiyatı mazotun karşısında 8 kez erimişse hiçbir şey olmaz. Bir kere çiftçinin kullandığı mazot ucuzlayacak, ÖTV'siz, KDV'siz olacak ki en önemli girdi maliyeti düşecek" şeklinde konuştu. Kendisinin eczacı olarak kooperatif üyesi olduğunu belirten Özel, "Kooperatif dışında bir kutu aspirin satın almam, hastama vermem. Çünkü öbür türlü onlar şimdi para kazanırlar, kooperatif battı mı bana da para kazandırmazlar. Kooperatif bir arada durmaktır. Güçlü durmak, birbirinden güç birliği yapmaktır. Bunun için biz Yeni Parti iktidarında çok güzel kanunlar çıkaracağız, teşvikler çıkaracağız. Ama sizin de bu bilince kavuşup güç birliği yapmanız lazım. Bu ürünlerin Türkiye'de yetişebilmesini yerli olarak. Hani diyorlar ya çok 'yerli milli', neredeyse şeftalimiz yerli milli olmaktan çıkacak korumazsak. Ülkesini seven, bu çiftçinin sesini duyursun, Türkiye'ye duyursun" dedi.

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı Haber

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı

Türkiye'nin 5. büyük gölü olan İznik Gölü kıyısındaki verimli topraklarda yetişen Müşküle üzümü, yüzyıllardır bölgenin en önemli tarımsal ürünleri arasında yer alıyor. Tarihi kaynaklara göre bu özel üzümün geçmişi Bizans Devleti dönemine kadar uzanırken, İznik'in Osmanlı tarafından fethedilerek başkent ilan edildiği yıllarda da beyliğin sofralarında tüketildiği biliniyor. Kendine has aroması, ince kabuğu ve uzun süre saklanabilme özelliğiyle dikkat çeken Müşküle üzümü, halk arasında "sarı altın" olarak anılıyor. Her yıl eylül ayında başlayan hasat döneminde yüzlerce üretici bağlara girerek yıl boyunca emek verdiği ürünleri toplamaya başlıyor. Çekirdeğiyle dikkat çekiyor Sadece lezzetiyle değil sağlık yönüyle de öne çıkan Müşküle üzümünün çekirdeklerinin antioksidan bakımından zengin olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, üzüm çekirdeğinin vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olabilecek bileşenler içerdiğini belirtirken, halk arasında çekirdeğinin tüketilmesinin kansere karşı koruyucu etkileri olduğuna inanılıyor. İznik'te yaklaşık 10 bin dekarlık alanda üretimi yapılan Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. İç piyasanın yanı sıra yurt dışında da Azerbaycan ve Rusya'ya gönderilen üzüm, bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Hasadın başlamasıyla birlikte üreticiler kaliteli ürün ve verimli sezon beklentisi taşıyor. "Vatandaş üzümü ucuza yesin" İznik Çamdibi Mahallesi Muhtarı ve üzüm üreticisi Halil Küçüker, aracılar nedeniyle üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek şunları söyledi: "Tüketici ucuza yesin biz onu istiyoruz. Bizden 30 liraya aldıkları ürünü 100 liraya satmasınlar, 40-50 liraya satsınlar vatandaşlar ucuza yesin. Mahsul dalında kalmasın. Yüzde 200 kazanmak da ne demek. O kadar kazanılmasın, herkes yesin." Müşküle üzümünün Osmanlı'dan günümüze ulaşan çok eski bir üzüm çeşidi olduğunu belirten Küçüker, "Coğrafi işaretli bir ürün. Çekirdekleri ile tüketildiğinde kansere karşı faydalı olduğuna inanılıyor. İsterse kar yağsın aralık sonuna kadar dalında kalabilen bir üzüm. Bu yıl rekoltemiz çok güzel. Sürümden kazanmak istiyoruz ancak girdi maliyetleri çok yüksek. Ürünlerimiz ağırlıklı olarak iç pazarda satılıyor ancak Azerbaycan ve Rusya'ya da ihraç ediliyor" dedi. "Dalında aylarca bekleyebilen bir üzüm" İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakır ise Müşküle üzümünün bölge için önemli bir değer olduğunu ifade ederek, "Bölgemize coğrafi işaretini aldığımız bir üzüm çeşidi. Müşküle üzümü çok eski yıllara dayanıyor ve Bizans döneminden kaldığı bilinen bir çeşit. Raf ömrü oldukça uzun, dalında aylarca bekleyebiliyor" diye konuştu. Üretimin ağırlıklı olarak İznik'te yapıldığını belirten Çakır, "Pamukova ve Geyve'de de yetiştirilen bir üzüm çeşididir. Hep söylediğimiz şey üreticinin ürettiği ürünün tüketicinin önüne 100 liradan çıkmamasıydı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın başlattığı çalışmaların başarılı olmasını umuyoruz. Bizim istediğimiz tarlada 15 liraya satılan ürünün tüketiciye 25-30 liraya ulaşmasıdır. Böylece vatandaş bir kilo yerine iki kilo tüketebilir" ifadelerini kullandı. 10 bin dekarda 30 bin ton üretim İznik ve çevresinde yaklaşık 10 bin dekarlık alanda yetiştirilen Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. Uzun süre bozulmadan saklanabilmesi sayesinde üreticiye pazarlama avantajı sağlayan ürün, hem iç piyasada yoğun talep görüyor hem de ihracat yoluyla ülke ekonomisine katkı sunuyor. Bizans'tan Osmanlı'ya, oradan da günümüze taşınan Müşküle üzümü, bu yıl da bereketli hasadıyla İznikli üreticilerin yüzünü güldürürken, tüketicilerin sofralarına ulaşmayı bekliyor.

Osmangazi’nin siyah inciri festivalde görücüye çıktı Haber

Osmangazi’nin siyah inciri festivalde görücüye çıktı

Siyah incir üreticisinin desteklenmesi çağrısı yapan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, üreticilerin sorunlarına dikkat çekerek "Önemli olan çiftçiyi topraktan, tarımdan kopartmamak" mesajını verdi. Bursa’nın tarımsal değerlerinden siyah incirin geleceğe taşınması ve üreticilerin emeğinin desteklenmesi amacıyla düzenlenen etkinlikte, kent protokolü ve vatandaşlar bir araya geldi. Festivale Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Osmangazi Muhtarlar Derneği Başkanı Burhan Mandacı, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve binlerce vatandaş katıldı. "Önemli olan çiftçiyi topraktan, tarımdan kopartmamak" Festivalde konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, siyah incir üreticilerinin bu yıl yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, ürünün beklenen değeri bulamadığını söyledi. "Osmangazi Siyah İncir Festivali" ile siyah incirin tanıtımına ve pazarlanmasına katkı sağlamak istediklerine işaret eden Başkan Erkan Aydın, sözlerine şu şekilde devam etti: "Siyah incir maalesef bu sene beklenen fiyatı bulamadı. Maliyetleri yüzde 100 arttı, geliri geçen seneye göre neredeyse yüzde 100 azaldı. Çiftçinin karnını yarmışlar, Allah bir dahaki seneye bereket versin demiş. Önemli olan çiftçiyi topraktan, tarımdan kopartmamak. Tabii ki bunun çözümünde yerel destek çok önemlidir ama genel destek ve genel planlamayla olacak iştir. Siyah incir, Bursa’da hatta Türkiye’de sadece şu coğrafyadaki 26 köyde yetişiyor. Havası, iklimi, denizden gelen rüzgarı, Allah öyle bir bereket vermiş ki sadece bu bölgede yetişiyor. Kraliçe inciri olarak bilinir ama bu fiyatlarla para kazandırmıyor. O yüzden üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Biz de bu festivallerle hem tanıtımına, hem pazarlanmasına hem de üreticinin hassas zamanı birazcık stresini atıp, önümüzdeki yıla hazırlanması amacını güdüyoruz ve vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Derdimiz bir tane; Osmangazi’mize, ova köyleriyle, dağ köyleriyle, merkeziyle Bursa’mıza iyi hizmet edebilmek, vatandaşlarımızın yüzlerini güldürebilmek. İncir de tarım üretimi de en önemli parçalarından birisi. İnşallah daha bereketli, fiyatın daha güzel olduğu diğer festivallerde buluşmak üzere." Siyah incir için tek ses Çiftçilerin yanında olunması gerektiğini vurgulayan İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise, "Çiftçiler en son bize şunu söyledi, çok üzgünüm, çalışarak batıyoruz dedi. Mutlaka çiftçi, üretici, köylü desteklenmelidir. Bu güzel organizasyonun sahibi Erkan Aydın başkan başta olmak üzere Osmangazi Belediye’mize, muhtarlıklarımıza çok teşekkür ediyorum. Daha bereketli, daha güzel, daha çok üretilen yıllarda buluşmak temennisiyle" diye konuştu. İncir yetiştiriciliğinde yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren de, ortak akıl vurgusu yaparak "İncirler dalda kalmasın, incirler hak ettiği emeğin karşılığını alsın. Umarım ki bunlar yüzde 60’ının ihracı yüzde 40’ının ülkede kaldığı bir ekonomik döngüye dönüşür. Emeklerine sağlık. En büyük teşekkürü sayın başkanımız Erkan Aydın’a ediyorum. İyi ki varsınız, iyi festivaller diliyorum" dedi. Gündoğdu Mahallesi’nin incir üreticisi olduğunun altını çizen Gündoğdu Mahalle Muhtarı Savaş Özkan da yaptığı konuşmada, "7 yıldan beridir muhtarım, 7 yıldan beridir başkanlarıma diyorum ki İncir Festivali’ni Gündoğdu’da yapalım, sağ olsun Erkan Aydın başkanımız bizi kırmadı. Festivali bu sene Gündoğdu Mahallesi’nde yapmaya karar verdiler. Tüm belediye çalışanlarına, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. İncirimiz bu sene para yapmadı, köyümüzün geçim kaynağı yüzde 70 siyah incir ama yine de bereket versin diyoruz çünkü biz bunu toplamak zorundayız, bizim geçim kaynağımız bu. Bundan sonraki yıllarda inşallah daha güzel olacak" açıklamalarında bulundu. En güzel siyah incirler seçildi Festival kapsamında Bursa siyah incirinin kalitesini ve üreticilerin emeğini ön plana çıkarmak amacıyla incir yarışması düzenlendi. Üreticilerin özenle yetiştirdiği siyah incirlerin jüri tarafından değerlendirildiği yarışmada dereceye girenlere ödülleri protokol üyelerince takdim edildi. Yarışmanın birincisi olan Erkan Alan, ödülünü Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın elinden aldı. Başkan Aydın, "Birinci, ikinci, üçüncünün hepsinde gençlerin, gelecek neslin emeği var. Ağaç yaş iken eğilir, şimdiden ne zor şartlar altında üretildiği gören gençlerimiz, bu nimete sahip çıkacak inşallah" ifadeleriyle Alan’ı tebrik etti. Prof. Dr. Saruhan incir yetiştiriciliği hakkında bilgiler verdi "Osmangazi Siyah İncir Festivali" kapsamında Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. İslam Saruhan, üreticilere incir yetiştiriciliğine yönelik olarak önemli noktalara değindiği bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Dr. Saruhan, incir yetiştiriciliğinde yaşanılabilecek sorunlara parantez açarak, akademik açıdan çözüm önerilerinde bulundu. Bursa’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti paylaşan Prof. Dr. Saruhan, şunları kaydetti: "Bursa’ya Siyah İncir Festivali’ne davet edildiğim için çok teşekkür ederim. Yarışmayı gördüm, çok güzel incirler var. İncirleri seçmekte zorlanıyorum, bence hepsi birinci. Tabii böyle festival ile bu işin şenlendirilmesi çok güzel. Bazı sorunlar olabilir ama festivaller, iyi günde de kötü günde de yapılmalı. Dolayısıyla Bursa siyah incirini yakından görüp test ettim. Çiftçilerimiz getirdiği incirlerin hepsi birbirinden güzel, kaliteli ürünler. Beni buraya incirin sorunlarıyla dertlenen ve incirlerin sorunlarına çözüm arayarak davet eden Erkan Aydın başkanımıza çok teşekkür ediyorum." Başkan Erkan Aydın vatandaşlara incir dağıttı Gün boyu devam eden festivalde renkli anlar yaşandı. Festival alanına gelen çocuklar, kendileri için hazırlanan oyun parkurlarında doyasıya eğlenirken, aileleri de onların neşesine ortak oldu. Program kapsamında sahne alan Osmangazi Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesindeki Temiz Orkestra, seslendirdiği şarkılarla vatandaşlara müzik dolu bir program sundu. Halayların çekildiği festival alanında Bursalılar, şarkılara eşlik ederek eğlencenin tadını çıkardı. Osmangazi Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, sergilediği performansla izleyenlerden alkış aldı. Öte yandan, festival alanını gezen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, vatandaşlarla sohbet ederek Bursa’nın eşsiz lezzeti siyah inciri vatandaşlara kendi elleriyle dağıttı. Vatandaşlar ise Başkan Aydın’a yoğun ilgi göstererek festival anısını birlikte fotoğraf çektirerek ölümsüzleştirdi. Festival coşkusu Özge Öztimur’un şarkılarıyla taçlandı "Osmangazi Siyah İncir Festivali", Özge Öztimur konseriyle coşkuyu zirveye taşıdı. Festival alanını dolduran vatandaşlar, Özge Öztimur’un seslendirdiği birbirinden güzel şarkılar eşliğinde keyifli ve eğlenceli anlar yaşadı. Konser sonunda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sanatçıya günün anısına çiçek takdiminde bulundu.

150 bin lira maaşa rağmen çoban sıkıntısı çözülemedi Haber

150 bin lira maaşa rağmen çoban sıkıntısı çözülemedi

Tunceli'de küçükbaş hayvancılığın sürdürülebilirliğini tehdit eden çoban sorunu bu yıl da devam ediyor. Geçen yıl aynı dönemlerde yaklaşık 130 bin liraya kadar yükselen çoban ücretlerine rağmen personel bulmakta zorlanan üreticiler, bu yıl ise aylık 100 ila 150 bin lira arasında değişen ücretlere rağmen aradıkları çobanı bulamıyor. Özellikle yaylalarda hayvanların bakımını, beslenmesini ve sağımını üstlenecek çoban sıkıntısı yaşayan üreticiler, iş gücü açığını yabancı uyruklu çobanlarla kapatmaya çalışıyor. Ancak yüksek ücretin yanı sıra yemek, sigara ve yatacak yer gibi ihtiyaçları da karşılanan Afgan çobanların bir süre sonra işi bırakarak gitmesi, üreticilerin yaşadığı sorunu daha da büyütüyor. Çoban bulamadıkları için hayvanlarının bakımını kendileri üstlenmek zorunda kalan üreticiler, artan iş gücü, yem ve ilaç maliyetleri nedeniyle elde ettikleri gelirin giderlerini karşılamadığını ifade ediyor. "Aylık 100-150 bin lira arası veriyoruz. Bunu da beğenmiyorlar" Pülümür'de bulunan Ferhat Çayırı Yaylası'na Pertek'ten gelen üretici Mehmet Demir, yıllardır hayvancılıkla uğraştığını ve çoban bulma konusunda ciddi sıkıntı yaşadıklarını belirtti. Demir, "Kendimi bildim bileli hayvancılıkla uğraşıyorum. Yıllık 2 çoban çalıştırıyoruz 12 ay boyunca. Ülkemizde çoban bulmak zor. Normalde Afganları çalıştırıyoruz. Onları çalıştırmak da zor, gelip kaçıyorlar, sözlerinde durmuyorlar. Aylık 100 - 150 bin lira arası veriyoruz. Bunu da beğenmiyorlar. Sigarası, ekmeği, yatağı her şeyi bize ait. Yine de beğenmiyorlar, kaçıyorlar. Yani çoban sorunu çok. Devletimizin bu soruna çözüm bulmasını umut ediyoruz" şeklinde konuştu. "Bu fiyata rağmen çoban bile bulamıyoruz" Üretici Önder Erdoğan da küçükbaş hayvancılığın kendileri için nesilden nesile aktarılan bir meslek olduğunu belirterek, "Çocukluğumdan beri bu işin içindeyiz. Atadan dededen gelen bir mesleğimiz var. O meslekten devam ediyoruz. Çoban sorunu büyük, maaşları yüksek. O yüzden gelirimiz gideni karşılamıyor. Çobanın şu an yeme, içme gibi birçok masrafı bize ait. Üstüne de maaş veriyoruz. Sağım çobanları 100 ile 150 bin lira arasında değişiyor. Bu fiyata rağmen çoban bile bulamıyoruz. O yüzden çoban sorunumuz büyük" dedi. "Hayvan sayımızda düşüş olacak" Tunceli Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeynel Erdoğan ise "Bizde hayvancılığın en büyük sorunlarından biri çoban, yem ve ilaç maliyetleri. Şu anda çobanlara en düşük 120 bin liradan en yüksek 145 bin liradan maaş veriyoruz. Öyle üreticimiz var ki 4 tane çoban alıyor. Dolayısıyla iş böyle giderse ve çoban sorunu gerçekten resmiyete bindirilmezse bu işin sonu çobanlıktan ve yem ve ilaç maliyetlerinden dolayı on yılı geçmede hayvan sayımızda ciddi bir düşüş olacaktır" diye konuştu.

TARIMIN KALBİ YENİŞEHİR’DE ATIYOR Haber

TARIMIN KALBİ YENİŞEHİR’DE ATIYOR

Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden Yenişehir’de, 11. Uluslararası Altın Biber Festivali tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival kapsamında düzenlenen Yenişehir Tarım Fuarı’na Yenişehir Kaymakamı Ümit Altay, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, protokol üyeleri, sektör temsilcileri, üreticiler ve vatandaşların katılımıyla açıldı. Kapalı Pazar Alanı’nda 3-5 Eylül tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak fuarda tarım makineleri, ekipmanlar, yeni nesil tarım teknolojileri ve sektörde faaliyet gösteren 20 kooperatif, 25 firma olmak üzere toplamda 55 farklı işletme üreticilerle buluştu. Açılışın ardından protokol üyeleri stantları gezerek firma temsilcilerinden sergilenen ürünler ve uygulamalar hakkında bilgi aldı. ‘FESTİVALİN MERKEZİNDE ÇİFTÇİMİZ VE ÜRETİCİMİZ VAR’ Fuarın açılışında konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, bereketli toprakları, çalışkan çiftçileri ve köklü üretim kültürüyle Yenişehir’in Bursa ve Türkiye tarımında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Biberden domatese, süt ürünlerinden hayvancılığa kadar geniş bir üretim potansiyeline sahip olduklarını belirten Başkan Özel, Altın Biber Festivali’nin tarımsal kimliğini Tarım Fuarı ile daha da güçlendirdiklerini ifade etti. Başkan Özel, “Adı Altın Biber Festivali olan bir organizasyonun merkezinde çiftçimizin, üreticimizin ve tarımın olması gerektiğine inandık. Bu anlayışla festivalimizin içerisinde Tarım Fuarımıza ayrı bir yer ayırdık. Üreticilerimizin sektördeki yenilikleri yerinde görmesini, firmalarımızla doğrudan iletişim kurmasını ve yeni iş birliklerinin önünü açmasını amaçlıyoruz” dedi. TARIMDA TEKNOLOJİ VE VERİMLİLİK VURGUSU Tarımın geleceğinde teknoloji, bilgi ve verimliliğin önemine dikkat çeken Başkan Ercan Özel, Yenişehir’in güçlü üretim tecrübesini yeni nesil tarım uygulamalarıyla buluşturmak istediklerini kaydetti. Çiftçilerin değişen üretim koşullarına uyum sağlamasının ve teknolojik imkânlardan daha fazla yararlanmasının önem taşıdığını belirten Başkan Özel, “Tarımda bilgiyle, teknolojiyle ve ortak akılla hareket ederek Yenişehir’imizin üretim gücünü daha ileriye taşıyacağız. Çiftçimizin emeğinin değer kazanması, daha verimli üretim yapması ve geleceğe daha güçlü hazırlanması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. ‘TÜM HEMŞEHRİLERİMİZİ FUARIMIZA BEKLİYORUZ’ Tarım Fuarı’nın üreticiler açısından yeni fikirlerin, iş birliklerinin ve fırsatların oluşmasına katkı sunmasını temenni eden Başkan Özel, “Fuarımıza katılan firmalarımıza, kurumlarımıza, üreticilerimize, çiftçilerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Üretimimiz bol, toprağımız bereketli, çiftçimizin kazancı daim olsun. Tüm hemşehrilerimizi 5 Eylül’e kadar Yenişehir Tarım Fuarımıza davet ediyorum” diye konuştu. ALTAY: “BEREKETLİ TOPRAKLARIMIZA DEĞER KATIYORUZ” Fuarın açılışında konuşan Yenişehir Kaymakamı Ümit Altay, Yenişehir’in geniş ve verimli tarım arazileriyle önemli bir üretim merkezi olduğunu belirtti. Çiftçi bir ailenin evladı olarak üreticinin emeğinin ne kadar kıymetli olduğunu yakından bildiğini ifade eden Altay, “Bu yıl çiftçimiz açısından bereketli ve kazançlı bir dönem geçiriyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda da bu bereket artarak devam eder. Tarım ürünlerimizin daha güçlü şekilde pazarlanması ve çiftçimizin emeğinin karşılığını daha fazla alabilmesi için yapılan yatırımları çok önemsiyoruz. Başkanımızın da ifade ettiği gibi çok geniş bir ovaya, yılda üç ürün alınabilen bereketli topraklara sahibiz. Bu tür organizasyonlar da tarımımıza değer katıyor. Tarım Fuarımızın Yenişehir’imize ve üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. BAŞKAN SADİ AKTAŞ’TAN ERCAN ÖZEL’E ÜRETİCİ HALİ TEŞEKKÜRÜ Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş da Tarım Fuarı’nın çiftçileri sektör temsilcileriyle buluşturması ve tarımdaki yeniliklerin üreticiye doğrudan ulaşması açısından önemli olduğunu söyledi. Sadi Aktaş, Yenişehir gibi tarımsal üretimin güçlü olduğu bir ilçede bu tür organizasyonların üreticiye katkı sunduğunu belirtti. Konuşmasında ilçeye kazandırılması planlanan üretici haline de değinen Aktaş, “Bu güne kadar olmamıştı. Hep konuşulmuş ama adım atılmamıştı. Yenişehir’de uzun yıllardır ihtiyaç duyduğumuz üretici hali konusunda Belediye Başkanımızın girişimleriyle önemli bir süreç başladı ve Büyükşehir Belediyemize devir gerçekleştirildi. Belediye Başkanımız bu konunun çok üzerinde durmasıyla da yapılacak inşallah. Ürün fiyatlarının belirlenmesinde üreticimizin daha güçlü söz sahibi olabilmesi için üretici haline ihtiyacımız var. Bu çalışmanın en kısa sürede hayata geçirilmesini bekliyoruz. Ben başkanımıza bu konuya verdiği önemden ve hassasiyetten dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Tarım Fuarımızın ilçemize, ilimize ve çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Avrupa'nın gözde meyvelerinden "Bursa Siyahı" incirinde hasat başladı Haber

Avrupa'nın gözde meyvelerinden "Bursa Siyahı" incirinde hasat başladı

İngiltere, Almanya ve Hollanda başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç edilen siyah incirde, hasadın başlamasıyla birlikte yaşanan fiyat düşüşleri ve alım durdurma kararları üreticiyi kaygılandırdı. Sezona ihracatlık üründe 130 liradan başlayan alım fiyatları, kısa sürede 80 liraya kadar gerilerken bazı alıcı firmalar alımları durdurdu. "Hasat iyi başladı ancak fiyatlar düşüşe geçti" İklim şartlarının olumlu seyretmesi sebebiyle bu yıl bahçelerde verimin yüksek olduğunu ve tarlalarda toplanan mahsullerin Avrupa pazarına gönderildiğini ifade eden üretici Ahmet Faruk Çabuk, geçen yıl zirai dondan dolayı yaşanan kayıpların bu sezon yaşanmadığını belirtti. Hasat sürecini ve piyasadaki durumu aktaran Çabuk, şunları söyledi: "Bu sene rekolte geçen yıla göre biraz daha fazla, iklim yolunda gittiği için bahçelerde sıkıntı yaşanmadı. İncirlerimizi toplayıp kasalarımıza koyarak alıcı firmalara veriyoruz; burada işlenen ürünler Avrupa pazarına gidiyor. Ancak fiyatlar çok iyi değil. İhracatlık siyah incirde alım fiyatları 130 liradan başladı. Geçen sene bu zamanlar 190-200 lira seviyelerini görmüştü. Fiyatlar zaten zayıf açıldı, hafta sonunda ise aniden 80 liraya düşerken bazı firmalar alımı tamamen durdurdu. İhracatlık olanları ham, iç piyasaya gidecek olgun ürünleri ise İstanbul, Bursa ve Eskişehir hallerine gönderiyoruz. İç piyasada da fiyatlar 80 liradan başlayıp 60 liraya kadar geriledi." "Fiyatlar daha da düşerse maliyeti ancak karşılar" Bursa siyahı incirinin kentin yaklaşık 40 köyünde yetişen stratejik bir ürün olduğuna dikkati çeken tüccar ve çiftçi Halil Tetik ise ürünün dünyadaki değerine vurgu yaptı. Hasadın henüz başlarında olunduğunu aktaran Tetik, "Avrupa’da organik olduğu için çok sevilen, İngiltere’de kraliyet ailesine kadar ulaşan çok değerli bir meyve. Ürün henüz tam bollaşmadı, yeni başladı. Ancak ürün bollaştığı zaman fiyatlar daha da düşerse, yaptığımız maliyeti ancak karşılar. Şu anki fiyat seviyeleri sürerse üretici ancak üç beş kuruş para kazanabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.