Hava Durumu

#Üretim

Yeni Marmara Gazetesi - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ata tohumu pul bibere yoğun ilgi Haber

Ata tohumu pul bibere yoğun ilgi

Eşini yaklaşık 2,5 yıl önce kaybettikten sonra annesiyle birlikte yaşamını sürdüren İnan, yetiştirdiği acı biberleri işleyerek Türkiye'nin dört bir yanına pul biber pazarlıyor. Mart ayında kendi ürettiği ata tohumlarından fide yetiştirerek üretime başladığını belirten İnan, 5 dönümlük alana yaklaşık 35 bin fide dikiyor. Hasat döneminde kızaran biberleri köklerinden sökerek tarlada ve serada kurutan İnan, annesi ve çocuklarının yardımıyla saplarını temizlediği biberleri makinede çekerek pul biber haline getiriyor. Sezonda ortalama 1 ton pul biber üreten İnan, kilosunu 400 liradan sattığı ürünleri Gaziantep dahil birçok ile ve çevre lokantalara gönderiyor. "Zarar edince ata tohumu acı bibere geçtim" Biber yetiştiriciliğine başlama sürecini ve üretim aşamalarını anlatan Mehmet Ali İnan, şu ifadeleri kullandı: "İşte bir abimizin sayesinde başladık, o da vefat etti. O ölünce biz de başladık yani. Yardım ediyordum ona. Daha önce biber, domates ekiyordum. En son çeşitli bahçe biberi ektim. Dolma, çarliston, demre, yağ biberi, bunları ektim. Sonra zarar edince bıraktım işi. Tarlada kaldı yani. Sonra buna geçtim. Mart ayında çimini yetiştiriyorum, tohumlarından fide üretiyorum. Arsa var, arsaya, böyle seranın altına. İşte onu tek tek ekiyoruz, sıra sıra. Suluyoruz, ilacını atıyoruz. 5 dönümlük bahçe için fideleri kendim yetiştiriyorum. Bu hibrit değil. Bu köyde yıllardır kullanılan ata tohumu. Kırmızı acı biberin ata tohumu. Devamlı alıyoruz tohumunu, kendimiz hep ekiyoruz fidesini yapıp bahçeye ekiyoruz. Tohuma para vermiyoruz bu şeyden. Dönümüne 6 bin 500-7 bin tane fide gidiyor. Ne yapar işte yaklaşık 35 bin fideyi tohumlarından kendim yetiştiriyorum." "Gaziantep'e bile acı biber gönderiyoruz" Tarladaki ekim sürecinden pazarlama aşamasına kadar olan dönemi de aktaran İnan, şöyle devam etti: "Fide yetişince tarlayı hazırlıyoruz. Karığını çekiyoruz, damlamasını çekiyoruz. Ondan sonra işçilerle ekiyoruz. Yani bu tarlayı aşağı yukarı 14 kişi falan ekiyor bir günde. Olgunlaşınca, yani kızarınca köklerinden söküp tarlada bir süre kurutuyorum, ardından seraya alıyorum tamamen kuruyor. Annem ve ben, bazen yardıma gelen çocuklarımla saplarını temizliyoruz. Sonra makinede çekiyoruz. Çektikten sonra paketliyoruz. Türkiye'nin her yerine yolluyoruz. Kilosu 400 lira. Gaziantep'e bile acı biber gönderiyoruz. Geziyorum, lokantaları geziyorum, beni biliyorlar onlara satıyorum. Sezonda ortalama bir ton pul biber yapıyorum. Ekimi, biçimi, işçiliği, bunları çıkarırsan 300 bin lira gibi para kalıyor ama hasadına, saplarından ayırmaya, tarlada alt üst etmeye işçi almıyorum. Hepsini kendim ve annem yapıyoruz. O da yetiyor bize işte."

Bebe ve çocuk konfeksiyonunun küresel vitrini Junioshow kapılarını açtı Haber

Bebe ve çocuk konfeksiyonunun küresel vitrini Junioshow kapılarını açtı

Fuarın açılış törenine, Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit, BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ile sektör paydaşları katıldı. "Küresel Bir Başarı Hikayesi" Zirvenin açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün Bursa’nın köklü tekstil birikimini inovasyon, tasarım ve markalaşmayla birleştirerek küresel bir başarı hikâyesine dönüştürdüğünü belirtti. Türkiye’deki üretimin yaklaşık yüzde 80’ini tek başına sırtlayan Bursa’nın dünya ölçeğinde önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Burkay, "Bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörü, Bursa’mızın geleneksel tekstil birikimini tasarımla, inovasyonla ve markalaşmayla birleştirerek küresel bir başarı hikâyesine dönüştürdüğü en kıymetli alanlardan biridir. Bugün Türkiye’nin bebe ve çocuk giyim üretiminin yüzde 80’e yakınını tek başına karşılayan Bursa, sahip olduğu tasarım gücü ve üretim kabiliyetiyle artık dünya liginde oyun kurucu bir merkezdir. BTSO olarak göreve geldiğimiz ilk günden bu yana sektörlerimizin dünyaya açılmasını ve küresel pazarlardan daha fazla pay almasını en temel önceliğimiz olarak belirledik" dedi. KFA Fuarcılık’ın organizasyon yetkinliği ve Ticaret Bakanlığı destekli UR-GE projelerinin ihracata sağladığı ivmeye dikkat çeken Başkan Burkay, "KFA Fuarcılık’ın yurt dışı temasları ve etkin alım heyeti organizasyonları sayesinde dünyanın dört bir yanından gelen profesyonel yabancı alıcıları Bursalı üreticilerimizle bir araya getiriyoruz. BEKSİAD ile yürüttüğümüz güçlü iş birliği ve Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle hayata geçirdiğimiz UR-GE projelerimiz, firmalarımızı doğrudan küresel alıcılarla buluşturuyor. Firmalarımızın yeni sezon koleksiyonlarını sergilediği bu platform, yalnızca sipariş defterlerinin dolmasını sağlamakla kalmayacak sektörümüzün katma değerli ihracat çıtasını çok daha yukarı taşıyacaktır" ifadelerini kullandı. BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit ise konuşmasında sektörün Bursa markasını dünyaya taşıma gayretiyle aralıksız çalıştığını belirtti. Fuarın sürdürülebilir ihracat için taşıdığı değere işaret eden Bayezit, "Bugün 22’ncisini gerçekleştirdiğimiz Junioshow Fuarı, sektörümüzün dünyaya açılan en önemli kapısı ve vitrinidir. BTSO’muzun iştiraki KFA Fuarcılık’ın profesyonel organizasyonu ve küresel alım heyeti çalışmaları sayesinde nitelikli yabancı alıcıları şehrimizde ağırlıyoruz. Bu iş birlikleri sektörümüzün geleceği adına hayati bir öneme sahiptir. Sektörümüzün büyümesinde, küresel pazarlara açılmasında ve her zaman yanımızda olmasında vizyonuyla bizlere yol gösteren başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a, KFA Fuarcılık ekibine ve fuarımıza stantlarıyla güç katan tüm sanayici ve üretici dostlarımıza teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu. Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün istihdam ve katma değerli üretimdeki payıyla kentin gurur kaynağı olduğunu söyledi. Junioshow’un uluslararası niteliğine değinen Gençoğlu, "KFA Fuarcılık ve BEKSİAD iş birliğinde, BTSO öncülüğünde 22’ncisi düzenlenen Junioshow, artık küresel pazarın en prestijli buluşma noktalarından biri haline gelmiştir. Dünyanın dört bir yanından gelen alım heyetlerinin üreticilerimizle buluşması, hem Bursa’mızın ihracat hacmine hem de ülkemizin dış ticaret hedeflerine stratejik katkılar sağlamaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Vişne Ticaret Bölgesi’nin mahalle aralarındaki atölyelerden doğarak dünyaya ihracat yapan devasa bir üretim ekosistemine dönüştüğünü kaydetti. Bölgenin fiziki ve ticari altyapısını güçlendirmek adına sektörle ortak hareket ettiklerini ifade eden Yılmaz, "Vişne Ticaret Bölgesi, Yıldırım’ın ve Bursa’nın istihdamına ve ihracatına muazzam bir güç katıyor. BTSO iştirakimiz KFA Fuarcılık ve BEKSİAD iş birliğindeki Junioshow Fuarı, üreticilerimizin yeni pazarlara ulaşmasında kritik bir köprü görevi üstleniyor. Emeği geçenleri kutluyorum" şeklinde konuştu. Bursa Fuar Merkezi’nde kapılarını açan 22’nci Junioshow Fuarı, 8-10 Eylül 2026 tarihleri boyunca trend belirleyen yeni sezon koleksiyonları, ikili iş görüşmeleri (B2B) ve yabancı alım heyetleri organizasyonlarıyla dünya pazarlarından profesyonel alıcıları ağırlamaya devam edecek.

Yenişehir'de 6 Eylül ruhu 104 yıl sonra yeniden canlandı Haber

Yenişehir'de 6 Eylül ruhu 104 yıl sonra yeniden canlandı

Yenişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen program, Heykel Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından protokol üyeleri ve vatandaşlar, Yenişehir Belediyesi Osmanlı Mehteri eşliğinde Tarihi Yenişehir Belediye Meydanı’na yürüdü. Tarihi Belediye Meydanı’nda gerçekleştirilen programda, Yenişehir’in 6 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtuluşu mizansenle canlandırıldı. 446 gün boyunca işgal altında kalan Yenişehir’in yeniden hürriyetine kavuşması ve ay yıldızlı Türk bayrağının yeniden göndere çekilmesi temsili olarak sahnelendi. Mizansen kapsamında Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel de dönemin şehr-ül emini rolünü üstlendi. Kurtarılan Tarihi Yenişehir Belediye Binası’nı teslim alan Başkan Ercan Özel, binanın balkonuna çıkarak 1920’lerin Türkçesine uygun hazırlanan konuşmayla meydanda bulunan vatandaşlara seslendi. Yenişehir’in 27 Ekim 1920’de başlayan işgal günlerini ve 6 Eylül 1922’de kavuştuğu hürriyeti anlatan Başkan Ercan Özel, "Yenişehir ser-fürû etmedi, boyun eğmedi! Kuvâ-yı Millîye’nin fedakâr evlâtları bu hâk-i pâki müdafaa için meydan-ı harbte canla başla vuruştu. Şehrimiz defaatle işgal olundu. Hânümanlarımız yakıldı, yıkıldı. Topraklarımız gaddarca yağmalandı. Fukara ahali pek büyük meşakkatler, elemler çekti. Yenişehir, yekûn dört yüz kırk altı gün boyunca işgalin zehirli acısını yuttu" ifadelerini kullandı. 6 Eylül 1922’nin Yenişehir tarihindeki önemine vurgu yapan Özel, "Kahraman ordumuz düşmanı bu topraklardan söküp attı. Esaret zincirleri kırıldı. Yenişehir’imiz nihayet hürriyetine kavuştu! Bugün bizler de yüz dört sene sonra o günkü gibi asil bir gururu yüreğimizde taşıyoruz. Başımız dik, alnımız ak, sinemiz vatan aşkıyla lîmâlî" diye konuştu. Yenişehir Başkan Ercan Özel, kurtuluş mücadelesinin bıraktığı mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemine de dikkat çekerek, "Bu topraklar bizlere ecdadın emanetidir! Bu emanetin her karışında şehitlerimizin mübarek kanı vardır. Gazilerimizin fedakârlığı mevcuttur. Analarımızın duası, elleri semada duaları vardır. Ecdadımızın tırnağıyla kazıdığı mücadele vardır" dedi. 104 yıl önce cephelerde verilen mücadelenin bugün üretim ve kalkınmayla sürdürülmesi gerektiğini belirten Özel, "Yüz dört yıl evvel bu ceng-ü cidal cephelerde verilmişti. Bugün ise biz bu mukaddes mücadeleyi tarlada, sabanın ucunda veriyoruz. Kervanların geçtiği yollarda, fabrikalarda veriyoruz. Dükkânlarda, atölyelerin tozlu zeminlerinde, mekteplerin rahlelerinde veriyoruz. Üreterek, çalışarak, alın teri dökerek bu vatana borçluyuz" ifadelerini kullandı. Yenişehir’in geleceğine ilişkin mesajlar da veren Başkan Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü; "İşte bunun içindir ki Yenişehir durmayacak, üretecektir! Çiftçimiz tarlasında, esnafımız dükkânında, amelemiz tezgâhı başında, sanayicimiz fabrikasında kemâl-i gayret ve azimle çalışacak; her birimiz memleketimizin mamur ve müreffeh olması uğrunda geceyi gündüze katacağız. Yenişehir’in bereketli topraklarında biten her mahsulü daha kıymetli hâle getireceğiz. Yeni tesisler ve yatırımlarla istihdamı genişleteceğiz. Evlâtlarımızın gurbete gitmeyip kendi doğdukları ocaklarda istikbal kurabilecekleri bir Yenişehir tesis edeceğiz." Başkan Ercan Özel, konuşmasının sonunda Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere Milli Mücadele kahramanlarını rahmet ve minnetle andı. Özel, "Bilhassa Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri ile silah arkadaşlarını; bu diyarın halâsı için canını feda eden bütün kahramanları ve aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle, hürmetle yâd ediyorum. Bu toprakları bizlere vatan kılan bütün kahramanların ervâhı şâd, mekânları cennet olsun. Altı Eylül Yenişehir’imizin Kurtuluş Bayramı mübarek olsun" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Kurtuluş programının anlamlı anlarından biri de ilçenin dört bir yanında aynı anda yaşandı. Yenişehir’in kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla ilçedeki tüm camilerden eş zamanlı olarak sela verildi. Sela sesleri Yenişehir semalarında yankılanırken, kurtuluş mücadelesinde şehit düşen kahramanlar bir kez daha rahmet ve minnetle anıldı. Tarihi Belediye Meydanı’ndaki program, Yenişehir Belediyesi Osmanlı Mehteri’nin konseriyle devam etti. Mehter marşlarına vatandaşların da eşlik ettiği programda, Yenişehir 104 yıl önce kazandığı hürriyetin gururunu bir kez daha yaşadı. Meydandaki programın ardından protokol üyeleri Selimiye ve Kıblepınar şehitliklerini ziyaret etti. Aziz şehitlerimizin ruhlarına ithafen Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi.

TARIMIN KALBİ YENİŞEHİR’DE ATIYOR Haber

TARIMIN KALBİ YENİŞEHİR’DE ATIYOR

Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden Yenişehir’de, 11. Uluslararası Altın Biber Festivali tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival kapsamında düzenlenen Yenişehir Tarım Fuarı’na Yenişehir Kaymakamı Ümit Altay, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, protokol üyeleri, sektör temsilcileri, üreticiler ve vatandaşların katılımıyla açıldı. Kapalı Pazar Alanı’nda 3-5 Eylül tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak fuarda tarım makineleri, ekipmanlar, yeni nesil tarım teknolojileri ve sektörde faaliyet gösteren 20 kooperatif, 25 firma olmak üzere toplamda 55 farklı işletme üreticilerle buluştu. Açılışın ardından protokol üyeleri stantları gezerek firma temsilcilerinden sergilenen ürünler ve uygulamalar hakkında bilgi aldı. ‘FESTİVALİN MERKEZİNDE ÇİFTÇİMİZ VE ÜRETİCİMİZ VAR’ Fuarın açılışında konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, bereketli toprakları, çalışkan çiftçileri ve köklü üretim kültürüyle Yenişehir’in Bursa ve Türkiye tarımında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Biberden domatese, süt ürünlerinden hayvancılığa kadar geniş bir üretim potansiyeline sahip olduklarını belirten Başkan Özel, Altın Biber Festivali’nin tarımsal kimliğini Tarım Fuarı ile daha da güçlendirdiklerini ifade etti. Başkan Özel, “Adı Altın Biber Festivali olan bir organizasyonun merkezinde çiftçimizin, üreticimizin ve tarımın olması gerektiğine inandık. Bu anlayışla festivalimizin içerisinde Tarım Fuarımıza ayrı bir yer ayırdık. Üreticilerimizin sektördeki yenilikleri yerinde görmesini, firmalarımızla doğrudan iletişim kurmasını ve yeni iş birliklerinin önünü açmasını amaçlıyoruz” dedi. TARIMDA TEKNOLOJİ VE VERİMLİLİK VURGUSU Tarımın geleceğinde teknoloji, bilgi ve verimliliğin önemine dikkat çeken Başkan Ercan Özel, Yenişehir’in güçlü üretim tecrübesini yeni nesil tarım uygulamalarıyla buluşturmak istediklerini kaydetti. Çiftçilerin değişen üretim koşullarına uyum sağlamasının ve teknolojik imkânlardan daha fazla yararlanmasının önem taşıdığını belirten Başkan Özel, “Tarımda bilgiyle, teknolojiyle ve ortak akılla hareket ederek Yenişehir’imizin üretim gücünü daha ileriye taşıyacağız. Çiftçimizin emeğinin değer kazanması, daha verimli üretim yapması ve geleceğe daha güçlü hazırlanması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. ‘TÜM HEMŞEHRİLERİMİZİ FUARIMIZA BEKLİYORUZ’ Tarım Fuarı’nın üreticiler açısından yeni fikirlerin, iş birliklerinin ve fırsatların oluşmasına katkı sunmasını temenni eden Başkan Özel, “Fuarımıza katılan firmalarımıza, kurumlarımıza, üreticilerimize, çiftçilerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Üretimimiz bol, toprağımız bereketli, çiftçimizin kazancı daim olsun. Tüm hemşehrilerimizi 5 Eylül’e kadar Yenişehir Tarım Fuarımıza davet ediyorum” diye konuştu. ALTAY: “BEREKETLİ TOPRAKLARIMIZA DEĞER KATIYORUZ” Fuarın açılışında konuşan Yenişehir Kaymakamı Ümit Altay, Yenişehir’in geniş ve verimli tarım arazileriyle önemli bir üretim merkezi olduğunu belirtti. Çiftçi bir ailenin evladı olarak üreticinin emeğinin ne kadar kıymetli olduğunu yakından bildiğini ifade eden Altay, “Bu yıl çiftçimiz açısından bereketli ve kazançlı bir dönem geçiriyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda da bu bereket artarak devam eder. Tarım ürünlerimizin daha güçlü şekilde pazarlanması ve çiftçimizin emeğinin karşılığını daha fazla alabilmesi için yapılan yatırımları çok önemsiyoruz. Başkanımızın da ifade ettiği gibi çok geniş bir ovaya, yılda üç ürün alınabilen bereketli topraklara sahibiz. Bu tür organizasyonlar da tarımımıza değer katıyor. Tarım Fuarımızın Yenişehir’imize ve üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. BAŞKAN SADİ AKTAŞ’TAN ERCAN ÖZEL’E ÜRETİCİ HALİ TEŞEKKÜRÜ Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş da Tarım Fuarı’nın çiftçileri sektör temsilcileriyle buluşturması ve tarımdaki yeniliklerin üreticiye doğrudan ulaşması açısından önemli olduğunu söyledi. Sadi Aktaş, Yenişehir gibi tarımsal üretimin güçlü olduğu bir ilçede bu tür organizasyonların üreticiye katkı sunduğunu belirtti. Konuşmasında ilçeye kazandırılması planlanan üretici haline de değinen Aktaş, “Bu güne kadar olmamıştı. Hep konuşulmuş ama adım atılmamıştı. Yenişehir’de uzun yıllardır ihtiyaç duyduğumuz üretici hali konusunda Belediye Başkanımızın girişimleriyle önemli bir süreç başladı ve Büyükşehir Belediyemize devir gerçekleştirildi. Belediye Başkanımız bu konunun çok üzerinde durmasıyla da yapılacak inşallah. Ürün fiyatlarının belirlenmesinde üreticimizin daha güçlü söz sahibi olabilmesi için üretici haline ihtiyacımız var. Bu çalışmanın en kısa sürede hayata geçirilmesini bekliyoruz. Ben başkanımıza bu konuya verdiği önemden ve hassasiyetten dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Tarım Fuarımızın ilçemize, ilimize ve çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor Haber

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor

BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, "Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz" dedi. "Teknoloji değişiyorsa beceriler de değişecek" İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, "Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir" ifadelerini kullandı. "GUHEM lisemizi 15 Eylül'de açıyoruz" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, "GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, "Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz" dedi. Yeni uygulamanın "uzatılmış staj" olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. Eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağ güçlendirilecek Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. "Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz." diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, "Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak" sözleriyle açıkladı. Özvar, "Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum" dedi. Vali Ayyıldız: "Gençler geleceğe daha donanımlı hazırlanacak" Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, "Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz." dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Eğitim programları sektörle birlikte oluşturulacak Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

Özer Matlı’dan güçlü mesaj: "60 bin üyemiz dönüşüme hazır, asıl yürüyüş şimdi başlıyor" Haber

Özer Matlı’dan güçlü mesaj: "60 bin üyemiz dönüşüme hazır, asıl yürüyüş şimdi başlıyor"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ekibinin öncülüğünde açılan Birlikte Çalışma Merkezi, geniş katılımlı bir törenle açıldı. Merkezin önündeki alanı dolduran sanayiciler, tüccarlar, KOBİ temsilcileri, küçük işletme sahipleri, girişimciler, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve basın mensupları, Bursa iş dünyasının geleceğine ilişkin güçlü bir buluşmaya imza attı. Yoğun katılımın yaşandığı törende Bursa iş dünyasına seslenen Özer Matlı, açılışın bir seçim ofisinin faaliyete geçmesinden çok daha büyük bir anlam taşıdığını belirtti. "Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz" Birlikte Çalışma Merkezi’nin kuruluş amacını anlatan Matlı, konuşmasına şu sözlerle başladı: "Bu akşam burada yalnızca bir merkezin kapılarını açmıyoruz. Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz. Buraya özellikle ‘seçim ofisi’ demedik. Çünkü bizim meselemiz yalnızca bir seçimi kazanmak değildir. Bizim meselemiz; Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı 60 bin üyesinin tamamıyla yeniden buluşturmak, her üyemizi odasının gerçek sahibi yapmak ve Bursa’nın geleceğini birlikte kurmaktır. Bu nedenle buranın adı Birlikte Çalışma Merkezi." Üyelere uzaktan seslenen değil, her komitede, sektörde ve iş kolunda üyeleriyle yan yana çalışan bir yönetim anlayışı oluşturacaklarını belirten Matlı, "Bir kişinin etrafında toplanmaya değil, bütün üyelerimizin gücünü aynı hedefte buluşturmaya geliyoruz. Biz daha yeni başladık" dedi. "Bursa’nın güçlü bir dönüşüme ihtiyacı var" Bursa’nın Türkiye’ye yön veren üretim, ticaret, ihracat ve istihdam merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Matlı, küresel değişim karşısında BTSO’nun mevcut yöntemlerle yoluna devam edemeyeceğini söyledi. Matlı şöyle konuştu: "Bugün çarşıda da fabrikada da atölyede de ofiste de aynı ihtiyacı duyuyoruz: Bursa’nın bir dönüşüme ihtiyacı var. Ticaretin kuralları değişiyor. Teknoloji, finansman, rekabet ve pazarlar değişiyor. Böylesine büyük bir değişim yaşanırken Bursa yerinde sayamaz. BTSO da alışılmış yöntemlerle yoluna devam edemez. Bursa’nın ihtiyacı sadece günü kurtaran adımlar değil, bütün sektörleri kapsayan güçlü bir dönüşümdür. İşte biz bu dönüşümü başlatmak için adayız." Adaylığının yalnızca bir alternatif oluşturma amacı taşımadığını vurgulayan Matlı, göreve gelmek, sorumluluk almak ve Bursa iş dünyasını geleceğe hazırlamak için yola çıktıklarını söyledi. "Başarı, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür" BTSO’nun kurumsal geçmişine ve kuruluş mirasına sahip çıkacaklarını belirten Matlı, birkaç gün önce BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin kabrini ziyaret ettiklerini hatırlattı. Kuruluşundan bugüne kadar emek veren bütün başkanlara, meclis üyelerine, meslek komitesi temsilcilerine ve çalışanlara teşekkür eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapılan her doğru işi Bursa’nın değeri kabul ediyoruz. Ancak geçmişe vefa göstermek, bugünün ihtiyacını söylemeye engel değildir. Tam tersine, o büyük mirasa sahip çıkmanın yolu; kurumu zamanın ihtiyaçlarına göre yenilemek ve daha ileri taşımaktır. Çünkü kurumlar binalarıyla değil, üyeleriyle yaşar. Başarı, yapılan işlerin sayısıyla değil, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür. Kurumlar gücünü makamlarından değil, temsil ettikleri insanların güveninden alır." "Ben bir koltuğa değil, Bursa iş dünyasının sorumluluğunu taşımaya talibim" Üretimin içinden gelen bir iş insanı olduğunu belirten Özer Matlı, yatırım yapmanın, istihdam oluşturmanın ve binlerce çalışanın sorumluluğunu taşımanın ne anlama geldiğini bildiğini ifade etti. Bugün 32 şirket, 31 marka, 11 sektör, 81 il ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşına ulaşan bir yapıyı birlikte kurduklarını belirten Matlı, Bursa Ticaret Borsası’ndaki görev dönemlerinde de kurumun gücünü ve etkinliğini artıran önemli çalışmalara imza attıklarını kaydetti. Matlı, "Bunları kendimi anlatmak için değil; Bursa iş dünyasının önündeki dönüşümü yönetecek tecrübeye, cesarete ve icra gücüne sahip bir ekip olduğumuzu belirtmek için söylüyorum. Ben bir koltuğa değil; Bursa iş dünyasının yükünü, beklentisini ve umudunu taşımaya talibim" dedi. "60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız" 60 Bin üyenin odalarından ayrıcalık değil adalet, mesafe değil temas, söz değil sonuç beklediğini ifade eden Matlı, destek veren ya da farklı düşünen her üyenin BTSO’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı: "Göreve geldiğimizde yalnızca bize oy verenlerin değil, 60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız" diyen Matlı, ticaret ve sanayinin birbirinin rakibi olmadığını belirtti: "Küçük işletmemiz, tüccarımız, KOBİ’miz, sanayicimiz, hizmet sektörümüz ve girişimcimiz bu odanın eşit sahibidir. Bir sektörün gücü diğerinin önüne geçmeyecek. Bir üyenin ölçeği, cirosu, çevresi ya da adresi aldığı hizmetin ölçüsü olmayacak. Odanın imkânları bütün üyelerimize adaletle ulaşacak." 70 meslek komitesine hedef, yetki ve çalışma bütçesi Yeni yönetim anlayışında BTSO’nun 70 meslek komitesine daha güçlü ve işlevsel bir yapı kazandıracaklarını açıklayan Matlı, komitelerin yalnızca sorun aktaran ve toplantı yapan yapılar olmaktan çıkarılacağını söyledi. Matlı, "Komitelerimiz kendi sektörlerinin geleceğine yön veren, karar süreçlerine katılan ve sonuçları takip eden güçlü çalışma merkezleri olacak. Her komitenin hedefleri olacak, yetkisi olacak, çalışma bütçesi olacak. Komitelerimiz kaynak kullanan, proje geliştiren ve sonuç üreten yapılar hâline gelecek. Çünkü sektörünü en iyi bilenler, o sektörün içinde emek verenlerdir" ifadelerini kullandı. "BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz" Birlikte Çalışma Merkezi’nin ve bugüne kadar yürütülen bütün çalışmaların kendi imkânlarıyla hayata geçirildiğini açıklayan Matlı, bu süreçte BTSO bütçesinden herhangi bir kaynak kullanılmadığının altını çizdi: "Bu merkezi de yürüttüğümüz bütün çalışmaları da kendi imkânlarımızla, kendi emeğimizle ve kendi bütçemizle hayata geçiriyoruz. BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz. Bizim arkamızda odanın bütçesi değil, üyelerimizin güveni var. Bizim gücümüz makamdan değil, sahadan geliyor." Sahada yürütülen çalışmalara katkı sunan yol arkadaşlarına da teşekkür eden Matlı, ulaşılmayan tek bir üye kalmayana kadar çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Bursa Dönüşüm Planı kamuoyuna açıklanacak Konuşmasında önümüzdeki dönemin çalışma takvimine ilişkin açıklamalarda da bulunan Matlı, Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayacak Bursa Dönüşüm Planı’nın yakın zamanda düzenlenecek bir basın toplantısıyla kamuoyuna sunulacağını duyurdu. Planın çarşıdaki esnaftan ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimlerine kadar bütün üyeleri kapsayacağını belirten Matlı, "Hiçbir sektör dışarıda kalmayacak. Hiçbir üye geride bırakılmayacak. Açıkladığımız hiçbir çalışma kâğıt üzerinde kalmayacak. Tek merkez odaklı değil, bütün kentin kapsam içinde tutulduğu bir dönüşüm planı sunacağız." dedi. Düzenlenecek basın toplantısının tek yönlü bir sunum olmayacağını vurgulayan Matlı şu ifadeleri kullandı: "Bu basın toplantısında amacımız yalnızca bizim konuşmamız değil; basın mensuplarımızın özgürce soru sorması ve her soruya açık yüreklilikle cevap verilmesi olacak. Son dönemde Bursa kamuoyunun haber alma hakkı adına görev yapan basın mensuplarının soru soramadığı, cevap alamadığı, tek yönlü ve seyirlik BTSO etkinliklerinin giderek alışkanlığa dönüştüğünü görüyoruz. Biz sorudan da şeffaflıktan da çekinmeyeceğiz." Eylül ayında büyük Bursa buluşması Bursa Dönüşüm Planı’nın açıklanmasının ardından Eylül ayı içerisinde Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini buluşturacak geniş katılımlı büyük bir organizasyon düzenleneceğini açıklayan Matlı, açılışın çalışmaların sonu değil başlangıcı olduğunu söyledi. "Kimse bugünkü açılışla yetineceğimizi düşünmesin. Bu akşam yalnızca kapıyı açıyoruz, asıl yürüyüş şimdi başlıyor" diyen Matlı, Bursa iş dünyasına şu çağrıda bulundu: "Gelin, bu yürüyüşe katılın. Fikrinizi, tecrübenizi, itirazınızı ve önerinizi sunun. Komitenizde bir üyemize daha ulaşın. Sektörünüzde bir kapıyı daha çalın. Çünkü dokunduğumuz her üyeyle daha güçlüyüz. Yan yana geldiğimiz her sektörle hedefimize daha yakınız." Konuşmasını "Birlikte Güçlü, Birlikte İleri" sözleriyle tamamlayan Özer Matlı, Birlikte Çalışma Merkezi’nin 60 bin BTSO üyesinin tamamına açık olacağını vurguladı: "Bu merkez Özer Matlı’nın merkezi değildir. Bu merkez, 60 bin BTSO üyesinin evidir. Birlikte Çalışma Merkezimiz Bursa’mıza ve 60 bin üyemize hayırlı olsun."

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek Haber

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mimar ve Mühendisler Grubu tarafından "Bursa Sanayisinin Geleceği ve Küresel Rekabet Gücü" başlığıyla düzenlenen çalışma toplantısına konuk oldu. MÜSİAD Bursa Şubesi ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmaya MMG Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık ve yönetim kurulunun yanı sıra MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Alparslan Şenocak, Birlik Vakfı Bursa Şubesi Onursal Başkanı Mustafa Bayraktar, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak, MMG önceki dönem başkanları ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Bursa'nın ekonomik dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mimar ve mühendislerin şehirlerin geleceğinin şekillenmesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Burkay, "Dünya hayatı kısa, geride bıraktığınız eserler önemli. Eser bırakma anlamında en önemli mesleklerden birini icra ediyorsunuz. Bu nedenle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Vizyonumuzu en iyi anlayacak topluluklardan birinin mimar ve mühendisler olduğunu düşünüyorum. dedi. "Bursa Türkiye ekonomisinin kalbidir" BTSO olarak 2013 yılında bir hayalle yola çıktıklarını belirten Burkay, "Bizim Bursa'yla ilgili bir hayalimiz vardı, öyle yola çıktık. İlkelerimiz vardı, hedeflerimiz vardı. ‘Bursa büyürse Türkiye büyür' dedik. Peki Bursa durursa ne olur? Bunun bedelleri çok ağır. Çünkü Bursa'nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Her ekonominin bir zenginlik kaynağı, bir merkezi vardır. Bütün organlarımız çok kıymetlidir ama kalp durduğunda sistem çöker. Amerika'da Kaliforniya 50 eyalet içerisinde ekonominin kalbidir. Almanya'da teknoloji üretiminde ve ihracatta Baden-Württemberg Almanya'nın zenginlik merkezidir. Bursa da Marmara Havzası'nın zenginlik merkezidir." ifadelerini kullandı. Marmara Havzası'nın Türkiye ekonomisindeki ağırlığına dikkat çeken Burkay, "Türkiye'nin yaklaşık 280 milyar dolarlık ihracatının yüzde 60'ı bu bölgede gerçekleşiyor. Bursa ise tamamen sanayi ürünleriyle ihracat yapan, üreten bir şehir. Re-export odaklı bir ihracat yapımız yok. Kilogram başına ihracat değerimiz 4 dolar. Yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatımız ve 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlamız var. Türkiye'nin kronik problemi dış ticaret açığı. Bursa gibi 10 şehir olsa Türkiye'nin dış ticaret açığı problemi kalmaz. Bursa bu yüzden çok kıymetli." ifadelerini kullandı. "Yöneticiler Vizyoner Olmalı, Dünyayı Doğru Okumalı" Bursa'da görev yapan yönetici kadroların dünyayı doğru okuması gerektiğini vurgulayan Burkay, "Bursa'da yöneticilik yapanların vizyonsuz olma lüksü yok. Bir bireyin vizyonsuz olması kendisine zarar verir ama yönetici kadroların mutlaka vizyon sahibi olması ve dünyayı iyi okuması gerekir. Sadece kendi coğrafyanızın özelliklerini bilerek değil dünyayı doğru okuyarak hareket etmelisiniz. Aksi halde kaynaklarınızı verimli kullanamaz, nafile çabalar içerisinde kalırsınız." dedi. BTSO olarak ortaya koydukları hedefleri büyük ölçüde hayata geçirdiklerini belirten Burkay, "Biz yola çıkarken 16 hedef belirlemiştik. Bugün 60'tan fazla projeyi hayata geçirdik. Şimdi önümüzde Bursa'yı daha ileri bir ekonomik seviyeye taşıyacak yeni bir dönem var. TEKNOSAB ekosisteminde planladığımız projeler ile Bursa'nın Türkiye Yüzyılı'na imzasını atmayı hedefliyoruz. Mimar ve Mühendisler Grubumuza 2030 Vizyonumuza destekleri için teşekkür ediyorum." diye konuştu. Başkan Burkay ayrıca yaptığı sunumda Türkiye'nin ilk entegre KOBİ ekosistemine ilişkin bilgiler paylaştı. "2030 vizyonu sunumu heyecan verici" MMG Bursa Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık, BTSO'nun 2030 vizyonu kapsamında hayata geçirdiği projeler ile gelecek dönem hedeflerini içeren sunumdan çok etkilendiğini belirterek, ortaya konulan vizyonun Bursa ve Türkiye açısından önemine dikkat çekti. Sunumu iki gün önce izleme fırsatı bulduğunu ifade eden Kızılcık, "Tek kelimeyle hayran kaldım. Uzun bir dizinin sonraki sezonunun fragmanını izlemek gibi. Aslında gördüğümüz şey, 13 yıllık bir birikimin ardından önümüzdeki döneme ilişkin güçlü bir gelecek fotoğrafı." dedi. 13 yılda 60'tan fazla proje BTSO'nun son 13 yılda 60'tan fazla projeyi hayata geçirmesinin önemine değinen Ahmet Ercan Kızılcık, bu dönemin 15 Temmuz, pandemi, 6 Şubat depremleri ve ağır ekonomik krizler gibi çok önemli sınamalardan geçilerek tamamlandığını hatırlattı. Kızılcık, "Bütün bu zorlu süreçlere rağmen Bursa büyüdü, Türkiye büyüdü. Döviz kurlarının yükseldiği, ekonominin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde Bursa'nın üretim ve ihracat kapasitesini artırması çok önemli bir başarıdır." diye konuştu. "Bursa büyürse Türkiye büyür" sözünün bu tabloyu özetlediğini belirten Kızılcık, Bursa'nın İstanbul ve Kocaeli ile birlikte Türkiye'nin üretim ve ihracat gücünün en önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Kızılcık, "Bursa, İstanbul ve Kocaeli ekseninde gerçekleştirilen ihracat Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisine karşılık geliyor. Bu, son 15 yılda ortaya çıkan çok önemli bir ekonomik güç. Dolayısıyla Bursa'nın büyümesi, Türkiye'nin büyümesi açısından doğrudan karşılık buluyor." ifadelerini kullandı. "Bursa durursa Türkiye durur" Önümüzdeki dönemde mühendislik ve mimarlık camiasının da bu vizyonun önemli bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Kızılcık, "MMG olarak teknolojinin tasarımından şehirlerin planlanmasına, binaların yapılmasından üretim süreçlerine kadar işin hem fikri hem de uygulama tarafında varız. Bursa'nın ortaya koyduğu bu vizyona, başkanımızın tecrübesi ve vizyonuyla birlikte katkı sunmak istiyoruz." dedi. Bursa'nın ortaya koyduğu modelin Anadolu'nun tamamına yayılmasının Türkiye'nin kalkınmasına önemli katkı sağlayacağını dile getiren Kızılcık, "Biz Bursa olarak büyüyoruz. Ancak burada ortaya çıkan birikimi ve tecrübeyi Anadolu'ya örnek olacak şekilde daha geniş bir büyüme hikâyesine dönüştürmemiz gerekiyor. Başkanımız gibi tecrübeli ve vizyoner insanların sayısının artması, bu vizyonun Anadolu'ya yayılması ve Türkiye ölçeğinde daha güçlü bir karşılık bulması gerekiyor." diye konuştu. Kızılcık, "Bursa büyürse Türkiye büyür diyoruz ancak Bursa durursa Türkiye ne olur? Bursa'nın durmasını istemiyoruz. Çünkü Bursa durursa Türkiye durur. Bu nedenle ortaya konulan vizyonu ve gelecek hedeflerini çok değerli buluyor, bu sürece katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz." sözleriyle tamamladı.

Devlet desteğiyle kurduğu atölyeden dünyaya açıldı Haber

Devlet desteğiyle kurduğu atölyeden dünyaya açıldı

Tekstil sektöründe yaklaşık 20 yıllık deneyime sahip olan iki çocuk annesi Zeybek, farklı firmalarda üretim, planlama ve maliyet yönetimi alanlarında görev yaptı. Uzun yıllar edindiği tecrübeyi kendi işine aktarmaya karar veren Zeybek, yaklaşık 5 yıl önce İnegöl'de atölyesini kurarak girişimcilik yolculuğuna başladı.Devlet teşviklerinden de yararlanan Zeybek, 16 kadına istihdam sağladığı atölyesinde köpek yatağı, ev tekstili, mutfak önlüğü, yatak alezi ve çeşitli tekstil ürünleri imal ediyor. Üretimini ihracatla taçlandıran Zeybek, ülkeye döviz kazandırıyor. "Kadınlar işlerini büyük bir titizlikle yapıyor" Sibel Zeybek, üretime olan ilgisinin atölye açmasında etkili olduğunu söyledi. Tasarlamak, ortaya bir ürün çıkarmak ve bunun farklı ülkelere gitmesinin kendisini heyecanlandırdığını belirten Zeybek, özellikle KOSGEB ve İŞKUR desteklerinin işini büyütmesinde önemli rol oynadığını anlattı.Zeybek, devletin sunduğu desteklerin girişimciler için çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Hem makineleşme hem de istihdam konusunda ciddi katkı sağladı. İŞKUR üzerinden çalışan temin ediyoruz. Burada eğitim vererek üretime dahil ediyoruz. Daha önce hiç tecrübesi olmayan kadınlar burada meslek öğreniyor." dedi. Atölyede yatak alezi, köpek yatağı, mutfak önlüğü, çanta, nevresim ve çeşitli tekstil ürünleri imal ettikleri bilgisini paylaşan Zeybek, üretimin bir bölümünü yurt dışına gönderdiklerini kaydetti. Zeybek, ABD, Almanya, İngiltere, İtalya, İspanya ve Yunanistan'a ürün gönderdiklerini aktararak, farklı pazarların farklı beklentilerinin olduğunu ve bu durumun üretim süreçlerinde esneklik gerektirdiğini söyledi. Daha önce ABD'li bir firmanın Çin'den tedarik ettiği alezi atölyelerinde üreterek ABD'ye gönderdiklerini anlatan Zeybek, "Bir müşterimiz daha önce ürünlerini Çin'den alıyordu. Yaklaşık 5 bin ürün hazırlayıp ABD'ye gönderdik. Bu ay içinde üretime devam edeceğiz. Çin pazarının elinden bir ürünü almış olduk. Böyle küçük bir yerde bunu yapabilmemiz bizim için büyük bir mutluluk." diye konuştu. Zeybek, üretim kapasitesine ilişkin de bilgi vererek, aylık 15 bin parça tekstil ürünü imal ettiklerini, az kişiyle çok şey başardıklarını ifade etti. Siparişlerin artmasıyla kapasiteyi büyütmeyi hedeflediklerini belirterek, "Talep arttıkça biz de kapasitemizi artırmayı planlıyoruz. Daha fazla kadına istihdam sağlamak istiyoruz. Amacımız hem üretimi büyütmek hem de daha fazla kadını iş hayatına kazandırmak." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.