Hava Durumu

#Uyku Laboratuvarı

Yeni Marmara Gazetesi - Uyku Laboratuvarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uyku Laboratuvarı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Şehir Hastanesi Uyku Laboratuvarında kapasite artırıldı Haber

Bursa Şehir Hastanesi Uyku Laboratuvarında kapasite artırıldı

Bursa Şehir Hastanesi Uyku Laboratuvarının kapasitesi, vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine 2 yeni odanın hizmete alınmasıyla artırıldı. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğünün desteğiyle yapılan düzenlemeyle hastalara daha hızlı hizmet verilmesi hedefleniyor.Bursa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Koç, uyku apnesinin uyku sırasında nefesin durması veya ciddi şekilde yavaşlaması olarak tanımlandığını belirtti. Tedavi edilmediğinde yorgunluk, baş ağrısı ve halsizliğin yanı sıra kalp krizi ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.Koç, gündüz aşırı uyku halinin özellikle araç kullanan kişiler için trafik kazası riskini artırabileceğine dikkat çekti. Tanıda polisomnografi kullanılıyor Uyku apnesinin tanısında altın standart yöntemin polisomnografi olduğunu belirten Koç, hastaların uyku laboratuvarında bir gece boyunca takip edildiğini söyledi. İşlem sırasında nefes alışverişi ve oksijen seviyeleri başta olmak üzere uykuya ilişkin çeşitli veriler değerlendiriliyor. İşlemin ağrısız ve invaziv olmadığını aktardı. Tedavinin hastalığın derecesine göre belirlendiğini ifade eden Koç, orta ve ağır vakalarda PAP cihazlarının kullanılabildiğini, bunun yanı sıra kilo kontrolü ve yaşam tarzı değişikliklerinin de tedavinin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Koç, horlama, uykuda nefes durması veya gündüz uyuklama belirtilerinden herhangi birinin bulunması halinde hastaların uyku laboratuvarı bulunan hastanelere başvurmasını önerdi.

Uykuda Solunum Bozukluğuna Dikkat! Haber

Uykuda Solunum Bozukluğuna Dikkat!

Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği bünyesinde uyku laboratuvarı açıldı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Levent Akyıldız, “Bakıldığında erkeklerde yüzde 4, kadınlarda yüzde 2 düzeyinde sıklığı olan bir hastalık tablosundan bahsediyoruz” dedi.  Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Levent Akyıldız, hastanenin Göğüs Hastalıkları Kliniği bünyesinde uyku laboratuvarı açıldığını, toplam 3 yataktan müteşekkil bir laboratuvarın söz konusu olduğunu söyledi.  İkisi polisomnografi adıyla anılan uyku testinin yapıldığı, kaydın değerlendirilerek tanısal işlemlerin yapılabildiği, üçüncüsü de ihtiyaç duyan hastalarda özelikle tedavide kullanılacak uygun cihazı tespit ederk, cihazın kullanacağı basınç miktarını belirledikleri bir oda olduğunu belirten Dr. Akyıldız, uykuda solunum bozukluklarına doğru yaklaşabilmek için hastanede bu laboratuvarın oluşması, insanların bu hizmete ulaşımı sağlayabilmek bakımından önemli bir imkanolduğunu ifade etti.  Uykunun, tıbbın görece yeni alanlarından bir tanesi olduğunu aktaran Dr. Akyıldız, şöyle konuştu:  “Ülkede de, dünyada da 50-60 yıllık bir yolculuğundan söz etmek mümkün. Uyku da solunum bozuklukları az konuşulduğu, az akla geldiği için ihmal edilmesi nispeten kolay olmakla birlikte; zaman zaman haber bültenlerinde gece vakti oluşan bir trafik kazasını anlamlandırmakta güçlük çektiğinizde, uyuya kalmış sürücü örneğinde, aile yakınlarınızda horlaması olan bir insanın bu tablosunun bir şaka konusu haline geldiğinde veya gün içerisinde uyuya kalan, uyuklamaya yatkın insanlarımız, mesai arkadaşlarımız olduğunda dikkatimizi çeken bir başlık olabiliyor. Ama bakıldığında erkeklerde yüzde 4, kadınlarda yüzde 2 düzeyinde sıklığı olan bir hastalık tablosundan bahsediyoruz. Çünkü hayatımızın 3’te 1’i uykuda geçiyor.”  Uyku bozukluğu neticelerinin bütün hayat boyunca hissedildiğini, yaşanıldığını ve uykuda yaşanan sağlık problemlerinin kardiyovasküler hastalıklar ve diğer hastalıklar olarak bütünüyle dönebildiğine dikkat çeken Dr. Akyıldız, “Özelikle erkeklerde 40’lı yaşlarda artan bir orandan söz etmek mümkün. 65 yaşından sonra pek bir artış görmüyoruz. Uykuda solunum bozukluğuyla ilgili 40 yaş ve üzerindeki erkeklerde 2-3 kat daha fazla. Kadınlar da özelikle menopozdan sonra oranın arttığını söylemek mümkün. Ama dediğim gibi uykuda solunum bozukluğu, pek çok hastalık tablosunu davet eden bir hadise. Bize en sık geliş nedeni horlama. Ama buna eşlik eden tanıklı apne dediğimiz, kişinin uyku arkadaşının gece özelikle solunumunun durduğunu, durakladığını ifade ediyor olması. Sabah başlangıçta sadece horlamasından şikayet edilen kişinin gitgide sabah güne başladığı vakit zinde, uykusunu almış dinç bir halde değil de, baş ağrısıyla, hafif sersem- sepelek diyebileceğimiz yoğun argın, mesaiye giderken güç bela yataktan kazınırcasına kalkma eğiliminde olması bu hastalığı düşündürebilecek öncü bulgular. Bunlar en sıkla gözlemleyebildiğimiz uykuda solunum bozuklukları tablosu belirtileridir. Uykuda solunum bozukluklarına müdahil olunmadığı vakit kişinin hayat kalitesini bozduğu kadar hayat beklentisini de azaltan, kısaltan bir hadise” dedi.  “Bunun için ne yapılmalı? Bu kişide ön test babında solunum fonksiyon testi, kimi laboratuvar incelemeleriyle birlikte eşlik eden sağlık problemlerinin ne olduğu dikkat alınıyor” diyen Dr. Akyıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Bunlar olduktan sonra da polisomnografi dediğimiz uyku testi diye anılan test yapılıp, kişide gerçekten anılan bu yakınmalar uykuda bir solunum bozukluğu gösteriyor mu?, kişinin horlamasına eşlik eden 10 saniyeyi aşan solunum duraksamaları, buna eşlik eden oksijenin düşmesi, kişinin adeta uykuda boğula hali yaşaması gibi hadiseler yaşanıyor mu bunlar tetkik ediliyor. Şu ana kadar aldığımız 4-5 olgumuz var. Bundan öncesinde de cihaz kalibrasyonlarının denendiği bir hazırlık dönemi yapılmıştı. Bu olgularda tanı konmasını takiben olgunun ağırlığına istinaden tedavi yaklaşımı belirleniyor. Tedavi yaklaşımında ya genel yaklaşımlar, ya da kişiye özgü yaklaşımlarla tedavi planlanıyor.”  Özelikle depremden sonra toplumda uyku hijyeninin bozukluğuyla ilgili çok fazla sayıda insanın etkilendiğini söylemenin mümkün olduğunu kaydeden Dr. Akyıldız, “Bu sene özelikle Dünya Uyku Günü’nde uykuda eşitlik diye anılan, sağlığı eşitlikçi bir perspektifle irdeleyen tablonun uykuya yansıması sayabileceğimiz bir tema ön plandaydı. Uykuda eşitlik dediğimiz zaman tüm vatandaşlarımızın eşit, nitelikli bir uykuya ulaşabilmesini sağlayacak şartlarıları ifade edebiliyoruz” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.