Hava Durumu

#Yeşil Dönüşüm

Yeni Marmara Gazetesi - Yeşil Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uludağ İçecek’ten Malatya’ya 2,5 milyar liralık dev yatırım Haber

Uludağ İçecek’ten Malatya’ya 2,5 milyar liralık dev yatırım

Türkiye’nin sanayi altyapısında 114 yılı aşan köklü geçmişiyle öne çıkan Uludağ İçecek Türk A.Ş., sürdürülebilir büyüme stratejisi kapsamında Malatya’da yaklaşık 2,5 milyar TL değerinde stratejik bir üretim tesisi yatırımı başlatıyor. Şirket, bu dev projenin finansmanı için uluslararası saygın kalkınma kuruluşu Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile uzun vadeli yatırım finansmanı anlaşması imzaladı. Sağlanan bu finansman anlaşması, EBRD gibi küresel bir kurumun Türkiye ekonomisine, Uludağ İçecek Türk A.Ş.’nin finansal yapısına, kurumsal yönetim anlayışına ve uzun vadeli büyüme vizyonuna duyduğu uluslararası güvenin somut bir teyidi niteliğini taşıyor. "Uluslararası ölçekte bir güven teyidi" Yatırım ve finansman sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uludağ İçecek Türk A.Ş. CEO’su Levent Kömür, sağlanan kaynağın önemini şu sözlerle vurguladı: "EBRD gibi dünyanın en saygın uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarından uzun vadeli yatırım finansmanı sağlamış olmak; hem Türkiye ekonomisine hem de Uludağ İçecek Türk A.Ş.’nin güçlü finansal yapısına, kurumsal yönetim anlayışına ve sürdürülebilir büyüme stratejisine uluslararası ölçekte duyulan güvenin en somut göstergelerinden biridir. EBRD’nin bu denli önemli bir yatırıma ortak olması, ülkemizin ve şirketimizin geleceğine yönelik güçlü bir teyit niteliği taşımaktadır. 2,5 milyar TL tutarındaki bu yatırımla Malatya’da hayata geçireceğimiz tesis, yalnızca üretim kapasitemizi artıran bir fabrika değil; Doğu Anadolu’da üretim, istihdam ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek güçlü bir ekosistemin merkezlerinden biri olacaktır. Tedarik zincirinden lojistiğe kadar birçok sektöre değer katarak Malatya’nın yanı sıra çevre illerin ekonomik gelişimine de katkı sağlayacağına inanıyoruz. İleri üretim teknolojileri, yenilenebilir enerji kullanımı ve uluslararası standartlardaki üretim altyapısıyla bu yatırım hem bölge ekonomisine hem de ülkemizin sanayi vizyonuna uzun yıllar değer üretecek örnek projelerden biri olacaktır. Uludağ İçecek Türk A.Ş. olarak 114 yılı aşan köklü geçmişimizden aldığımız güçle, büyüme hedeflerimizi finansal disiplin, kurumsal yönetim ve çevresel sorumluluk anlayışıyla birlikte ele alıyoruz. Bu yatırım, şirketimizin gelecek dönem büyüme stratejisinin ve Türkiye’nin sanayi altyapısına duyduğumuz inancın güçlü bir yansımasıdır. Aynı kararlılıkla, geleceğe yönelik yatırımlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Doğu Anadolu ekonomisine ve istihdamına katkı Malatya yatırımı, Uludağ İçecek Türk A.Ş.’nin toplam üretim kapasitesini güçlendirmenin yanı sıra bölgesel kalkınma için de stratejik bir kaldıraç görevi görecek. Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte; doğrudan ve dolaylı istihdam imkanları genişleyecek, yerel tedarik zinciri güçlenecek, bölgedeki lojistik altyapı desteklenecek, Malatya başta olmak üzere çevre illerde ve Doğu Anadolu genelinde ekonomik hareketlilik artacak. Böylece yatırımın, yalnızca şirketin finansal büyümesine değil, Doğu Anadolu Bölgesi’nin sanayi gücüne ve ülke ekonomisine uzun vadeli katma değer sunması hedefleniyor. Yeşil dönüşüm ve ileri teknoloji odaklı üretim altyapısı en güncel üretim teknolojileriyle donatılacak olan yeni tesis, yüksek verimlilik ve uluslararası kalite standartlarında faaliyet gösterecek şekilde tasarlandı. Çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda kurgulanan fabrikada, enerji verimliliğini artıran ileri sistemlerin yanı sıra çatıya kurulacak Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile enerji ihtiyacının önemli bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılanacak. Tesis, karbon emisyonunun azaltılmasına katkı sağlayan çevre dostu yapısıyla sanayide sürdürülebilir üretime örnek oluşturacak.

İnegöl'de iklim zirvesi; Yerelden küresele ortak mücadele mesajı Haber

İnegöl'de iklim zirvesi; Yerelden küresele ortak mücadele mesajı

İnegöl Belediyesi'nin ev sahipliğinde, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, ICLEI ve Town Hall COP iş birliğiyle "COP İnegöl - İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gün boyu sürecek olan konferansta "İnegöl 2050: İklim Nötr ve Dirençli Kent Vizyonu", "Kentte Yeşil Dönüşüm, Temiz Hava ve Düşük Karbonlu Üretim", "İklim Uyumunda Doğa Temelli Çözümler ve Yerel Dirençlilik" ile "COP31'e Giderken İnegöl Yerel İklim Taahhütleri" başlıklı oturumlar düzenlendi. Konferansın açılışında konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, ekonomik, sosyal ve kalkınmayla doğrudan ilişkili bir konu olduğunu belirtti. İklim krizinin artık geleceğin değil bugünün gerçeği olduğuna dikkat çeken Taban, "Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller ve azalan su kaynakları bu gerçeği bize her gün hatırlatıyor. Bu mücadele hiçbir kurumun tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir. Yerel yönetimler, merkezi idare, sanayi, özel sektör ve sivil toplum aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmek zorundadır. İklim değişikliği küresel olabilir ancak çözüm çoğu zaman yerelde başlar" dedi. İnegöl'ün güçlü sanayisi, verimli tarım alanları, orman varlığı ve ihracat kapasitesiyle Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Taban, "Sürdürülebilir olmayan üretimin sürdürülebilir bir geleceği olamaz. Bugün şehirlerin başarısı sadece ekonomik büyüklükleriyle değil, karbon ayak izi, temiz hava, yeşil alanlar, dirençli altyapı, su yönetimi ve yaşam kalitesiyle de ölçülüyor. İnegöl 2050 vizyonumuz kapsamında enerji verimliliğinden yenilenebilir enerjiye, atık yönetiminden döngüsel ekonomiye, temiz hava politikalarından su verimliliğine kadar kapsamlı bir dönüşüm iradesini ortaya koyuyoruz" diye konuştu. Program sonunda gerçekleştirilecek İnegöl Yerel İklim Çalıştayı'nın en kritik aşamalardan biri olduğunu belirten Taban, çalıştaydan çıkacak önerilerin uygulanabilir bir yol haritasına dönüşmesini istediklerini vurguladı. İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ise şehirlerin geleceğinin ortak akılla şekilleneceğini belirterek, "Merkezi idarenin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmesi daha yaşanabilir, daha dirençli ve daha sağlıklı şehirler inşa etmenin temel şartıdır. Bugün gerçekleştirilecek oturumlarda ortaya konulacak fikirler ve paylaşılacak iyi uygulamalar sadece İnegöl'ümüz için değil, ülkemizin sürdürülebilir şehircilik anlayışına da önemli katkılar sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da iklim krizinin tüm kurumların ortak anlayışla ele alması gereken küresel bir sorun olduğuna dikkat çekti. Tugay, "Ülkemizin tüm ilgili çevrelerinin, başta kamu kurumları olmak üzere iklim kriziyle bağlantılı tüm kurumların ortak bir anlayış geliştirmesi gerekiyor. İklim krizi 1970'li yıllardan bu yana konuşuluyor. Artan sıcaklıklar, kuraklık, orman yangınları, tarım ve su kaynakları üzerindeki olumsuz etkiler artık çok daha belirgin hale geldi. Sanayinin aşırı enerji, tarımın ise aşırı su tüketimini kontrol altına alması şart. Şehirlerde toplu taşımanın geliştirilmesi, sürdürülebilir enerji planlarının hazırlanması ve hükümet tarafından desteklenmesi gerekiyor. Başka çaresi yok" dedi.Konferansta gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda uzman akademisyenler, kamu yöneticileri ve sektör temsilcileri iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil dönüşüm, düşük karbonlu üretim, doğa temelli çözümler ve yerel iklim politikaları konusunda sunumlar gerçekleştirilecek.

BEBKA Haziran Ayı Yönetim Kurulu Toplantısı Bilecik’te gerçekleşti Haber

BEBKA Haziran Ayı Yönetim Kurulu Toplantısı Bilecik’te gerçekleşti

Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ayşe Ünlüce, Bilecik Belediye Başkan V. Yaşar Külhan, Bilecik İl Genel Meclisi Başkanı Ramazan Kurtulmuş, Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Ergün ve BEBKA Genel Sekreter V. Sabri Bayram katıldı. Toplantıda, Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi (SoGreen) kapsamında yürütülen ve işletmelerin yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemeyi amaçlayan Geri Ödemeli Finansman Desteği Programı değerlendirmeleri ele alındı. SoGreen Geri Ödemeli Finansman Desteği Programı kapsamında enerji ve kaynak verimliliği, temiz üretim teknolojileri ve döngüsel ekonomi uygulamalarına yönelik yatırımların desteklenmesiyle işletmelerin sürdürülebilir üretim modellerine geçişlerinin hızlandırılması hedefleniyor. Gündemde ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen "Anadoludakiler" projesi kapsamında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda başlatılan "81 İl 81 Ürün Programı" hakkında bilgi verildi. İller özelinde hazırlanan ürün bilgi fişleri değerlendirilerek görüşüldü. Program ile illerin özgün değerlerinin korunması, markalaştırılması ve ekonomik değere dönüştürülmesi amaçlanıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı" kapsamında TR41 Bölgesi için belirlenen öncelikli yatırım alanlarına yönelik başvurularla ilgili Yönetim Kurulu üyelerine bilgi verildi. Ayrıca, 2025 yılı çağrısı kapsamında destek almaya hak kazanan 9 projenin toplam yatırım büyüklüğünün 1,3 milyar TL'ye ulaştığı ve yatırımların tamamlanmasıyla yaklaşık 270 kişilik yeni istihdam oluşturulmasının öngörüldüğü ifade edildi. 2026 yılı çağrısına ise bölgeden toplam 47 başvuru yapıldığı, başvuruların yaklaşık 13,1 milyar TL yatırım büyüklüğü ve 1.758 kişilik istihdam potansiyeli taşıdığı belirtildi. BEBKA Yönetim Kurulu, görüşülen gündem maddeleri kapsamında alınan kararların TR41 Bölgesi'nin sürdürülebilir kalkınmasına, rekabet gücünün artırılmasına ve bölgesel kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Yıldırım’da ‘Yeşil’ kentsel dönüşüm hamlesi Haber

Yıldırım’da ‘Yeşil’ kentsel dönüşüm hamlesi

Yıldırım Belediyesi’nin, Ulus Mahallesi’nde 12 bin 584 metrekarelik alanda gerçekleştirdiği Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi tüm hızıyla devam ediyor. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından riskli alan ilan edilen bölgedeki mülkiyeti Yıldırım Belediyesi’ne ait kentsel dönüşüm projesi 4 blok, 284 konut ve 28 işyeri olmak üzere 312 bağımsız bölümden oluşacak. 291 araçlık otoparka sahip Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi, sosyal donatı alanları ve yeşil alanları ile örnek bir yaşam alanı oluşturacak. Yüzde 70’i tamamlandı Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi’nde devam eden çalışmalar hakkında açıklama yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Kentsel dönüşüm alanında Bursa’nın en tecrübeli kurumuyuz. Yıldırım bugün adeta bir şantiye alanı gibi. 27 farklı mahallemizdeki 286 farklı noktada kentsel dönüşüm çalışmamız mevcut. Tabi kentsel dönüşüm çalışmalarımızı, binaları yenilemekten ibaret görmüyoruz. Yeni ulaşım arterleri, sosyal alanlar ile birlikte yeni yaşam alanları oluşturuyoruz. Projelerimizin her birinin kendine has özellikleri bulunuyor. Ulus Projemizde; ortak alanların aydınlatılmasını güneş enerjisi ile temin edeceğiz. Bu alanlardaki sulama için yağmur sularının toplanıp depolanacağı bir sistem geliştireceğiz. Ayrıca, elektrikli araç kullanımını teşvik etmek için şarj istasyonları yer alacak. Bizim ‘Yeşil Dönüşüm’ diye adlandırdığımız projemiz, bundan sonraki çalışmalarımız için de örnek teşkil edecek. Ulus Kentsel Dönüşüm Projemizde inşa çalışmalarımız yüzde 70 oranında tamamlandı. Çalışmalar bittiğinde Yıldırım yeni bir yaşam alanı kazanmış olacak" ifadelerini kullandı.

Bursa Business School Uludağ 3. Çevre Forumu'na ev sahipliği yaptı Haber

Bursa Business School Uludağ 3. Çevre Forumu'na ev sahipliği yaptı

BTSO'nun referans eğitim merkezi Bursa Business School önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. III. Uludağ Çevre Forumu ilk gününde açılış konuşmalarının ardından "COP31'e Doğru Türkiye", "Ulusal Depozito Sistemi", "Yeni Değer Zinciri: Entegre Atık Yönetimi", "Üretimde Yeni Standart: Zorunlu Geri Dönüştürülmüş Madde Kullanımı" ve "COP31 Vizyonu, İklim Finansmanı ve Proje Odaklı Teşvik Mekanizmaları" başlıklarında oturumlar gerçekleştirildi. İkinci gün programında ise "Sürdürülebilirlik: Otomotivde Yeni Rekabet Eşiği", "Değişen İklime Uyum Perspektifinde Ulusal Su Politikaları ve Su Verimliliği Stratejisi" ile "Sanayide Yeşil Dönüşüm" oturumları düzenlendi. Başkan Burkay: "İş dünyamıza rehberlik eden bir organizasyon" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, forumun Türkiye'nin yeşil kalkınma hedefleri ve Bursa iş dünyasının dönüşüm süreci açısından önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu söyledi. Başkan Burkay, sanayide sürdürülebilirlik eksenli dönüşümün artık tercih değil, küresel rekabetin temel şartı haline geldiğini vurguladı. Burkay, "Bursa, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye'nin kalkınma yolculuğunda öncü şehirlerden biridir. Bugün bu gücü, yeşil dönüşüm vizyonuyla daha ileriye taşıma sorumluluğumuz var. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemesi, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği gibi başlıklar, firmalarımızın rekabet kapasitesini doğrudan etkiliyor. BTSO olarak üyelerimizin bu sürece en güçlü şekilde hazırlanması için projeler geliştiriyor, iş dünyamıza rehberlik edecek platformlar oluşturuyoruz. Uludağ Çevre Forumu da bu vizyonun en somut çıktılarından biridir. Burada ortaya çıkan ortak akıl, sadece Bursa'mız için değil, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri için de çok kıymetlidir." dedi. Tüm paydaşlar zirvede buluştu Başkan Burkay, III. Uludağ Çevre Forumu'nun çok paydaşlı yapısıyla sanayi, kamu, yerel yönetimler, akademi ve teknoloji ekosistemini aynı masa etrafında buluşturduğunu ifade etti. Forumun düzenlenmesinde emeği geçen BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi'ne, sponsor kuruluşlara ve destek veren tüm paydaşlara teşekkür eden Burkay, "Yeşil dönüşüm, yalnızca çevreyi koruma meselesi değil, aynı zamanda üretimde verimliliği artıran, yeni yatırım alanları açan ve firmalarımızı geleceğin ticaret düzenine hazırlayan stratejik bir süreçtir. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyimiz, bu sürecin iş dünyamızda doğru anlaşılması ve uygulanabilir adımlara dönüşmesi adına çok değerli çalışmalar yürütüyor. Kamu kurumlarımızdan özel sektör temsilcilerimize, akademisyenlerimizden sivil toplum kuruluşlarımıza kadar bu sürece destek veren tüm paydaşlarımız, ortak geleceğimiz adına çok kıymetli bir irade ortaya koydu. BTSO olarak Bursa iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğuna liderlik etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir geleceğe katkı BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konsey Başkanı Vedat Kılıç da forumun, sanayinin çevresel dönüşümünde uygulanabilir çözümler üretmek ve paydaşlar arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturmak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu'nun üçüncü yılında daha geniş bir vizyon ve daha güçlü bir katılımla düzenlenmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti. Kılıç, "Çevre politikaları, iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil mutabakat süreçleri artık iş dünyamızın günlük karar alma mekanizmalarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Firmalarımızın bu değişime uyum sağlayabilmesi için mevzuatı, teknolojiyi, finansmanı ve uygulama örneklerini birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Uludağ Çevre Forumu'nda tam da bu ihtiyaca cevap veren bir program ortaya koyduk. BTSO'nun liderliğinde, Bursa iş dünyasının bu sürece güçlü bir şekilde hazırlanması için çalışmaya devam edeceğiz. Forumumuza destek veren tüm kurumlarımıza, sponsorlarımıza, konuşmacılarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. Ortaya çıkan bu ortak aklın, Bursa sanayisinin sürdürülebilir geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum." dedi. Forumun ana sponsorluğunu ART Group üstlenirken, platin sponsor olarak Yeşil Çevre Kooperatifi organizasyona destek verdi. Burkasan, Bursa Çimento Fabrikası ve Revego'nun altın sponsor olarak yer aldığı zirvede, Atıksa ve Harves Technology ise gümüş sponsor olarak katkı sağladı.

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School'da gerçekleştirilecek Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School'da gerçekleştirilecek

‘Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe' mottosuyla 13-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek zirvede, çevre odaklı üretim anlayışının rekabet gücü açısından taşıdığı stratejik önem değerlendirilecek. BTSO'nun referans eğitim merkezi Bursa Business School önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde gerçekleştirilecek 3. Uludağ Çevre Forumu kapsamında iş dünyasının dönüşüm sürecine ışık tutacak oturumlar düzenlenecek. ‘Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe' mottosuyla Bursa Business School'da 13-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek forumda; COP31'e doğru Türkiye'nin yol haritası, ulusal depozito sistemi, entegre atık yönetimi, sanayide yeşil dönüşüm, su verimliliği ve sürdürülebilir üretim politikaları alanında uzman isimlerle birlikte ele alınacak. "Zirve çevre odaklı yaklaşıma vizyon katacak" BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu'nun iş dünyasının dönüşüm sürecine önemli katkılar sağlayacağını söyledi. BTSO'nun öncülüğünde gerçekleştirilecek organizasyonun yalnızca Bursa için değil, Türkiye sanayisinin geleceği açısından da stratejik bir platform niteliği taşıdığını belirten Kılıç, "Yeşil dönüşüm artık işletmeler için bir tercih değil, küresel rekabetin en önemli şartlarından biri haline geldi. İş dünyamızı bu sürece hazırlamak amacıyla Uludağ Çevre Forumu'nu bu yıl 3. kez gerçekleştiriyoruz. Forum kapsamında ele alınacak başlıklar, sanayimizin geleceğini doğrudan ilgilendiriyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ile birlikte üretim anlayışında yeni bir dönem başladı. Firmalarımızın sürdürülebilir üretim modellerine hızlı şekilde adapte olması büyük önem taşıyor. Uludağ Çevre Forumu'nun iş dünyamıza yeni bir vizyon kazandıracağına inanıyoruz. Bu forumun düzenlenmesinde büyük destek veren başta Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay ve yönetimi olmak üzere tüm paydaşlarımıza ve destek veren firmalarımıza teşekkür ediyorum." dedi. "Forum yeşil dönüşüm için buluşma noktası" BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkan Yardımcısı Fatih Dursun ise forumun çevre ve sürdürülebilirlik alanında güçlü bir farkındalık oluşturacağını ifade etti. BTSO'nun vizyoner yaklaşımıyla gerçekleştirilecek zirvenin bölgesel kalkınma açısından önemli bir değer taşıdığını belirten Dursun, "BTSO öncülüğünde düzenleyeceğimiz Uludağ Çevre Forumu, iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğunda önemli bir buluşma noktası olacak. Forumda ele alınacak konular, üretimimizin gelecekteki rekabet gücünü yakından ilgilendiriyor. Yeşil dönüşüm sürecini doğru yöneten şehirler ve şirketler küresel ölçekte daha güçlü konuma gelecek. Kamu, özel sektör ve akademi dünyasını aynı platformda buluşturacak zirvenin çok değerli çıktılar ortaya koyacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.