Hava Durumu

#Yunanistan

Yeni Marmara Gazetesi - Yunanistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yunanistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dünya meydanlarında bir 'Efe' Haber

Dünya meydanlarında bir 'Efe'

Ege Üniversitesi Konservatuvar Türk Halk Müziği mezunu olan ve Bornova Belediyesi Kültür ve Sanat Müdürlüğünde görev yapan folklor eğitmeni Tansu Akarsu, eşiyle birlikte çıktığı yurt dışı seyahatlerini bir kültür elçiliği projesine dönüştürdü. Akarsu, Avrupa'nın farklı şehirlerindeki 300 ile 500 yıllık tarihi anıtların önünde efe kıyafetlerini giyerek zeybek oynuyor. Bugüne kadar 7 ülke ve 12 şehri gezen Akarsu, bu anları 'Gezen Zeybek' adlı sosyal medya hesabından paylaşıyor. "MİLLİ MÜCADELE RUHUNU DÜNYAYA ANLATIYORUM" Yürüttüğü çalışmanın amacını ve hislerini anlatan Tansu Akarsu, zeybek oyununun Türk folklorunun mihenk taşlarından biri olduğunu belirterek, "Çıktığım Avrupa seyahatlerinde hem Kuvâ-yi Milliye hem de Milli Mücadele ruhunu taşıyan zeybek oyunumuzu tanıtıyorum. Çakırcalı Mehmet Efe, Demircili Mehmet Efe ve Yörük Ali Efe gibi Cumhuriyet dönemi kahramanlarımızın ruhuyla bu oyunları sergiliyorum. Özellikle kalabalık olması sebebiyle tarihi anıtların önünü tercih ediyorum. Gittiğim yerlerde bin, bin 500 kişiyle fotoğraf çekilip merhabalaşma imkanı buluyorum. Kostümleri görünce merak ediyorlar gelip soruyorlar. Bu hem beni mutlu ediyor hem de kültürümüzü tanıtma fırsatı sunuyor" dedi. 19. YÜZYIL EFE KOSTÜMÜYLE DİKKAT ÇEKİYOR Kullandığı kostümlerin büyük ilgi gördüğünü ifade eden Akarsu, "İnsanlar bu kostümün ne olduğunu, neden giyildiğini soruyor. Ben de onlara bunun 19. yüzyıl zeybek kostümü olduğunu anlatıyorum. Cumhuriyet dönemine geçildiğinde başlıklar kısalmıştı ancak ben daha ihtişamlı ve görseli güçlü olduğu için bu eski dönem kostümünü tercih ediyorum. Barcelona'da Sagrada Familia önünde sivil olarak oynarken bile yüzlerce kişi toplandı. İngiltere'den gelen bir Türk vatandaşı, ‘Abi İngiltere'ye de bekleriz' diyerek davet etti" şeklinde konuştu. "DÜNYADAN GÖÇÜP GİDENE KADAR DEVAM EDECEĞİM" Gelecek hedeflerinden de bahseden Akarsu, bir sonraki durağının Yunanistan olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu benim hayatım ve mesleğim. Ben bu dünyadan göçüp gidene kadar çıktığım her yurt dışı seyahatinde bu kültürü yaymaya devam edeceğim. Kimliğimizi tüm dünyaya tanıtmak en büyük gayem." VATANDAŞLARDAN TAM NOT Tansu Akarsu'nun sergilediği performansı izleyen vatandaşlar ise memnuniyetlerini dile getirdi. Akarsu ile fotoğraf çektiren bir vatandaş, "Bizi ve eski kültürümüzü temsil eden birini görmek çok güzeldi. Fotoğrafını çektim, Norveç'te yaşayan yeğenime göndereceğim. Biz tarihimizi ve kültürümüzü çok seven insanlarız, görünce hemen fotoğraf çekmek istedim" ifadelerini kullandı.

Altın Vize başvurularında Türkiye ikinci sırada Haber

Altın Vize başvurularında Türkiye ikinci sırada

Yunan Kathimerini gazetesinin haberine göre, 2013’te yürürlüğe giren Altın Vize programına başvuranların sayısı 2025’te önemli oranda arttı. Başvurular 2024’e kıyasla %160 yükselerek 3 291’e ulaştı.Haberde, Türk vatandaşlarının başvurularının 2023’ten bu yana hızlı bir artış gösterdiği ve 2024’teki zirvenin ardından 2025’te de devam ettiği belirtildi. Türk yatırımcıların, özellikle yüksek enflasyon ortamında birikimlerini korumak amacıyla yurtdışında gayrimenkul yatırımına yöneldiği vurgulandı. Yunanistan’daki gayrimenkullerin kira getirisi ve gelecekte değer kazanma potansiyelinin bu talebi tetiklediği ifade edildi. Gazete, Türklerin Altın Vize başvurularındaki motivasyonun yalnızca yatırım olmadığını, aynı zamanda Schengen bölgesinde vizesiz seyahat imkânı, siyasi kaygılar ve aile güvenliği gibi faktörlerin de etkili olduğunu aktardı.2025’te Altın Vize sahibi olmaya hak kazananlar arasında Türkiye, İsrail, Çin, İran ve ABD vatandaşlarının öne çıktığı kaydedildi.Yunan makamlarının onayladığı Altın Vize başvurularında da önemli artış görüldü. 2024’te 4 535 başvuru kabul edilirken, bu sayı 2025’te 8 879’a yükseldi; bu da onaylanan vize sayısının bir yılda yaklaşık %95 arttığını gösteriyor. Öte yandan, Çinli yatırımcılar arasında onaylanan başvurular 2025’te %53,7 artışla 9 926’ya ulaştı.

Dünyanın geleceğine kötümser bakış Haber

Dünyanın geleceğine kötümser bakış

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) düzenli olarak gerçekleştirdiği Eurobarometer anketinin son sonuçları, Avrupalıların dünya ve Avrupa Birliği’nin (AB) geleceğine yönelik algısında artan bir kötümserliğe işaret ediyor. Ankete göre Avrupalıların yüzde 52’si dünyanın geleceğine kötümser bakıyor. Ülke bazında değerlendirildiğinde, kötümserliğin en yüksek olduğu ülkeler yüzde 72 ile Hollanda, yüzde 69 ile İsveç, yüzde 68 ile Fransa ve Lüksemburg olarak öne çıkıyor. Anket sonuçları, Mayıs 2025’te yapılan önceki araştırmaya kıyasla AB’nin geleceğine yönelik iyimserliğin yüzde 9 azaldığını, kötümserliğin ise yüzde 8 arttığını ortaya koyuyor. Ankette Avrupalıların en çok endişe duyduğu konular arasında güvenlik, kontrolsüz göç ve dijital tehditler yer aldı. Katılımcıların yüzde 90’ı çevre ülkelerdeki çatışma ve savaşlardan, yüzde 88’i terörizmden, yüzde 86’sı siber saldırılardan ve yüzde 82’si AB üyesi olmayan ülkelerin Birlik toprakları çevresindeki insansız hava aracı faaliyetlerinden kaygı duyduğunu belirtti. Enerji ve savunma alanlarında AB’nin üye olmayan ülkelere bağımlılığı da endişe kaynakları arasında gösterildi. Kontrolsüz göçten endişe duyanların oranı yüzde 85 olurken, dijital alanda dezenformasyon ve kişisel verilerin korunması konusunda kaygı duyanların oranı yüzde 88’e ulaştı. Nefret söylemleri ve yapay zekâ ile üretilen yanıltıcı içerikler de katılımcıların yüzde 87’si tarafından risk olarak değerlendirildi. Öte yandan Avrupalıların yüzde 62’si AB üyeliğinin ülkeleri için olumlu olduğunu ifade etti. Ancak bu oranın Yunanistan, Çekya ve Bulgaristan’da daha düşük seviyelerde kaldığı görüldü. Yunanistan, yüzde 40 ile AB üyeliğine desteğin en düşük olduğu ülke olarak dikkat çekti. Anket sonuçlarına göre Fransa, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan, vatandaşlarının ülkelerinin geleceğine kötümser baktığı AB ülkeleri arasında yer aldı. Fransızların yüzde 62’si, Yunanların yüzde 56’sı ve Rumların yüzde 50’si bu yönde görüş bildirdi.

Yunanistan’da çiftçi isyanı büyüyor: Traktörlerle yollar kapatıldı Haber

Yunanistan’da çiftçi isyanı büyüyor: Traktörlerle yollar kapatıldı

Yunanistan'da tarım politikalarına tepki gösteren çiftçilerin başlattığı protestolar pazar gününden bu yana büyüyerek devam ediyor. Ülkenin birçok noktasında traktörleriyle yolları kapatan çiftçiler, ekonomik sıkıntılara çözüm bulunmasını istiyor. Larissa'nın Nikaia ve Platykampos köylerinde otoyola yaklaşmaya çalışan çiftçilerle Yunan polisi arasında 30 Kasım'da çatışma yaşandı. Olaylarda 2 gösterici ile 2 polis yaralandı. Bölgede güvenlik önlemlerini artıran polis, Platykampos'ta 2, Nikaia kavşağında 1 olmak üzere toplam 3 kişiyi gözaltına aldı. Larissa adliyesi önünde serbest bırakma talebi Bunun üzerine çiftçiler Larissa Adliyesi önünde yeniden toplanarak, gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep etti. Protestocular, eylemlerin baskısını hafta boyunca artıracaklarını belirtti. Egnatia otoyolu ve yan yollar kilitlendi Eylemlerini genişleten çiftçiler, kapatılan ana yolları aşmak için ara yolları kullanarak Egnatia Otoyolu'na çıktı. Otoyolda trafik aksarken yolu açmak için yoğun müdahalede bulunan polisle çiftçiler arasında zaman zaman gerginlik ve sürtüşmeler yaşandı. Trafik ve lojistik aksadı Hafta başından bu yana devam eden eylemlerde her gün yeni yolların kapatıldığı, çiftçilerin hem trafiği hem de mal taşımacılığını yavaşlattığı bildirildi. Protestoların etkisi Türkiye sınırına kadar uzandı. İpsala-Kipi hattında zaman zaman tır geçişlerinde aksamalar yaşanıyor. Eylemler pazar gününe kadar sürecek Çiftçi birlikleri, hükümetle bir karar alınmadan önce pazar gününe kadar baskıyı artıracaklarını, ardından gelecek hafta için yeni yol haritası belirleyeceklerini açıkladı.

Yunanistan'da çiftçiler eylemde, İpsala Sınır Kapısı kapandı Haber

Yunanistan'da çiftçiler eylemde, İpsala Sınır Kapısı kapandı

Yunanistan’da çiftçilerin hükümetin tarım politikalarına, artan üretim maliyetlerine ve düşük alım fiyatlarına karşı başlattığı eylem, Türkiye-Yunanistan sınırında ciddi aksamalara yol açtı. İpsala'dan geçiş yapacak tırlar, Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarına yönlendiriliyor. İpsala Sınır Kapısı'nın karşısındaki Kipi Gümrük Kapısı’na traktörleriyle gelen çok sayıda çiftçi, sınır hattını tamamen kapatarak trafiği durdurdu. Saat 19.00’dan bu yana iki ülke arasında geçiş sağlanamıyor. Türkiye’den Yunanistan’a geçmek isteyen araçlar ile Yunanistan’dan çıkış yapmak isteyen yolcular uzun süre beklemek zorunda kaldı. Tırlara 24 saat boyunca geçiş yok İpsala Sınır Kapısı’ndaki önlemleri açıklayan İpsala Kaymakamı Ömer Sevgili, "Tır geçişlerine yaklaşık 24 saat boyunca izin verilmeyecek, sadece zorunlu hallerde bulunan küçük araçların geçişine izin verilmeyecek. Tırları Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarına yönlendirme yapılacak" dedi. Bu açıklamayla birlikte tırlar sınır kapısında beklemeye alınırken, yalnızca acil durumu olan küçük araçlara geçiş izni verileceği netleşti. Küçük araçlarda kademeli ve kontrollü geçiş Sınır hattındaki tamamen durma riskine karşı, zorunlu olmayan küçük araçların geçişine de kontrollü bir şekilde izin veriliyor. Ancak yoğunluk nedeniyle trafik zaman zaman tamamen durma noktasına geliyor. Alternatif güzergâhlara yönlendirme Yetkililer sürücüleri Pazarkule-Kastanies başta olmak üzere diğer kapıları kullanmaları konusunda uyarıyor. Yunanistan genelinde çiftçi protestolarının farklı noktalarda devam etmesi nedeniyle, alternatif güzergâhlarda da aksamalar yaşanabileceği belirtiliyor.

2 karton sigara için Türk çifti kelepçeleyerek nezarete atıp, kötü muameleye tabi tuttular Haber

2 karton sigara için Türk çifti kelepçeleyerek nezarete atıp, kötü muameleye tabi tuttular

Kapıda vize uygulamasıyla çok sayıda Türk tatilcinin adeta akın edip gittiği Yunanistan'ın Midilli Adası'nın hudut kapısında Ayvalıklı bir çifte çirkin bir davranışta bulunuldu. 5 gün süresince Midilli Adası'nda tatil yapmak isteyen Yoldaş Ailesi, beraberinde götürdükleri sadece 22 paket sigara yüzünden Yunan polisi tarafından kelepçelenerek nezarete atıldı. Nezarethanenin soğuk ve olumsuz şartları nedeniyle sağlık sorunları yaşayan çifte en zorunlu ihtiyaçları olan bir şişe su bile uzun yalvarışlar sonucunda verildi. Edinilen bilgiye göre, Ayvalık'ta tanınmış bir esnaf olan elektrik malzemeler satışı yapan bir mağazanın sahibi Emin Yoldaş (45) ile eşi Sema Çelikkaya Yoldaş (40) mübadele döneminde dedelerinin geldiği Midilli Adası'na geçtiğimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda tatil amaçlı gitmek istedi. Ayvalık'taki bir feribot işletmesinden yolcu biletlerini alan çift, Ayvalık Deniz Hudut Kapısı'ndaki free shooptan üç karton sigara satın aldı. Aldıkları sigaraların 8 paketi beraberinde bulunan arkadaşlarına dağıtan çift, geri kalan 22 paket sigara ile Ayvalık'tan Midilli Adası'na gitti. Midilli Adası Hudut Kapısı'nda; personeliyle birlikte Türk tatilcilerin valizlerini ve üst aramalarını yapan Gümrük Müdürü Katarina Apostolidou, Yoldaş çiftinin valizindeki 22 paket sigarayı gördü. Normalde 4 paket sigaraya izin verildiğini belirten Apostolidou, 18 paket sigaraya el koydu ve 1500 avro para cezası kesti. Bununla yetinmeyen Yunanlı Gümrük Müdürü, Yoldaş çiftini kelepçelenmesini sağlayarak gözaltına aldırdı ve polis eşliğinde nezarethaneye gönderdi. Diğer Türk tatilcilerin gözleri önünde kelepçelenen Emin Yoldaş ve eşi Sema Çelikkaya Yoldaş, soğuk ve olumsuz şartlara sahip nezarethanede sabaha kadar bekletildi. Bu süreçte yemek bile verilmeyen Yoldaş çiftine, yalvar yakar bir Yunan polis memuru tarafından bir şişe su verildi. Soğuk nezarethanede sabahlayan Emin Yoldaş, nezarethane çıkışında Covit 19'a yakalanırken, eşi Sema Çelikkaya Yoldaş da nezarethanede panik atak rahatsızlığı yaşadı. Sadece 18 paket sigara fazlalığı nedeniyle kötü muameleye tabi tutulan Yoldaş çifti, Ayvalık'a döndüklerinde yaşadıkları haksızlığı CİMER'e şikâyet edip, ardından da Yunanistan'ın Ege Adaları'ndaki vize ve diğer işlemlerinin yapıldığı Rodos Adası'ndaki başkonsolosluğa durumu bildirdi. Emin Yoldaş, geçtiğimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tatilinde Yunanistan'ın Midilli Adası'na kendisine ait otomobille, Ayvalık-Midilli arasında seferler yapan feribotla gittiklerini anlatarak, "Midilli'de gümrük yetkilileri aracımızın yanına geldi. Prosedür gereği, araçta ne olduğunu sordular. Ben de 3 karton sigara olduğunu söyledim. Bunun üzerine aramaya başladılar. Bagaj içerisinden çıkardıkları sigaraları ‘uygunsuz' diyerek, bize kaçakçılık muamelesinde bulundular. Sabah saat 10.00 sıralarından mesaileri bitinceye kadar, hem de Hudut kapısında bizde başka hiç kimsenin işlemi olmamasına rağmen bizim işlemlerimizi bitirmediler. Daha sonra da gümrük binasına çağırdıkları polisler eşliğinde bizi kelepçeleyerek, o sırada hudut kapısından Midilli Adası'na giriş yapan Türk vatandaşlarının önünde rencide edici şekilde bizi Midilli'deki karakola götürdüler. Yaklaşık bir gün boyunca karakolda nezarethanede kaldık. Nezarethane şartları çok kötüydü. Çok soğuktu. Üzerinde oturduğumuz süngerler çok kirliydi. İnsanlık dışı bir görüntü vardı içeride. O nezarethane biz inanılmaz bir şekilde üşüdük. Yemek istedik. Gece boyunca yemek vermediler. Su istedik. Yalvarmalarımıza rağmen, gece saat 02.00 gibi bir polis memuru su getirdi. Çok kötü bir gün yaşadık" dedi. "Yaşadıklarımız insan haklarına yasalarına aykırı" Emin Yoldaş'ın eşi Sema Çelikkaya Yoldaş ise, Ayvalık Gümrüğü ‘nden geçerken hakları olan üç karton sigara satın aldıklarını belirterek, "Arabada üç kişiydik. Midilli'ye giderken feribotta bir karton sigarayı arkadaşlarıma dağıttım. Geriye kalan iki karton sigarayı da çantalarım çok dolu olduğu için açıp, çantalarıma gelişigüzel bir şekilde koydum. Midilli'de gümrükten geçtikten sonra Gümrük Müdürü Katarina Apostolidou, sahada arabamızı aramaya başladı. Ben doğru beyanda bulunarak, Ayvalık'tan çıkarken üç karton sigara aldığımı söyledim. Yaptığı bu alışverişin fişini de ibraz ettim. Arabadan valizlere paylaştırdığım 19 paket sigara çıkarttılar. Çantamda da üç paket vardı. Toplamda 22 paketti. Normalde prosedür gereği yapmaları gereken, sigaralara el koyulup, idari para cezası keserek bizi yollamaları gerekirken bize; karşı çıkma direnme ve kaçakçılık olduğunu beyan ettikleri için savcılık polisi geldi bizi kelepçeli bir şekilde gözaltına aldılar. Biz bir gece nezarethanede kaldık. Nezarethane çok kötü şartlar altındaydı. Ama ben, Yunan polislerin suçlamıyorum. Çünkü orada mevzuatı; direnme, karşı koyma kaçakçılık olarak geçtikleri için onlarda yapmaları gerekeni yaptı. Nezarethanede oturulan alan taş ve üzerinde bir sünger vardı. Bu süngerin üstü çok çok pisti. Nezarethane çok soğuktu. Yemek ihtiyacımız oldu. Eşimin şeker hastası olduğunu söyledim. Fakat yemek vermek yerine, 20-25 Euro arası bir para verdiler ve ‘yarın bununla yemek yersiniz' dediler. Nezaret süresince bize kesinlikle yemek verilmedi. Suyu da saat 02.30'da benim yalvarmalarım sonucunda bir polis memuru bize sağladı. Tuvalete ihtiyaçlarımızı da çok geç giderildi" dedi. Karakoldaki ifadeleri sırasında kendilerine yeminli tercüman tahsis edilmediğin kaydeden Sema Çelikkaya Yoldaş, "Bize hiçbir belge vermediler. Bu arada bizim için görevlendirilen kamu avukatıyla birlikte nezarethaneden çıktıktan sonra yine kelepçeli gözaltı bir şekilde savcılığa getirildik. 1500 Euro civarı bir para cezası ödedikten sonra tekrardan yine kelepçeli bir şekilde savcılığa tekrar geri götürüldük. Bir saat bekledikten sonra savcının kararıyla serbest bırakıldık. Ama İnsan Hakları Yasası'nın ilk dört maddesini ihlal etmiş oluyorlar. Üçüncü madde, beşinci, altıncı ve sekizinci maddeleri ihlal edilmiş. Çünkü gümrükte ifadelerimiz alınırken yeminli tercüman yoktu. Sonradan bu ifadeleri kendimizde okuduk. Doğru düzgün çevrilemediği için bizim söylemediğimiz cümleler bile o ifadeler yazılmış. Türkiye'ye döndükten sonra Rodos Adası konsolosluğuna müracaat ettik. CİMER‘den Dışişleri Bakanlığı'na şikayetlerimizi yaptık. Bize Yunanistan'ın İzmir Konsolosluğuna gitmemiz gerektiği söylenildi. Fakat bize ve avukatımıza onca çabalarımıza rağmen randevu vermediler. Biz; Yunanistan ve Türkiye ilişkileri arasında gidebileceğimiz tek makamı Yunanistan İzmir Konsolosluğu olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden de randevu alabilme çabalarımız sürüyor" diye konuştu. Türk tatilcilere yapılan uygulama ilk değil Yaşanılan olayı duyan Midilli Adası'ndaki basınının kendilerini destekleyen ve haksızlığa uğradıkları için Gümrük Müdürü Katarina Apostolidou'nun uygulamasına tepki gösteren yayınlar yaptıklarını belirten Yoldaş, "Midilli'deki dijital medya ve gazete olan bizimle ilgili çok güzel haberler yaptı. Haklılığımızla alakalı, yaşadığımız travmatik olayla ilgili çok güzel haberler yayınlandı" dedi. Eşi ve kendisinin mübadil çocukları oldukları için Midilli Adası'nı çok sevdiklerini aktaran Yoldaş, "Orada hiç kimseyle bir problemimiz yok. Hiç kimseyle bir sorun yaşamadık. Orada ev kiralıyor ve her defasında da yaklaşık kalıyoruz. Başımıza ilk defa böyle bir şey geliyor. Ama bildiğim kadarıyla, geçtiğimiz Haziran ayında İstanbul'dan Midilli'ye geçen bir tatilcinin cebinden 10 bin Euro yerine 10 bin 50 Euro çıkmış. 50 Euro için insanlara kâbusu yaşatmışlar. Midilli Gümrüğü'nde bunu yapan da yine Gümrük Müdürü Katarina Apostolidou. O olayla ilgili de Midilli Gazeteleri yine ‘Neredeyse diplomatik kriz çıkıyordu' gibi başlıklarla yayınlar yaptılar. Yine geçtiğimiz haziran ayında, Kestane Festivali için Midilli'ye giden Türk tatilci bir genç kızı yine gümrük kontrolleri sırasında, çantasını çevirip içinden iç çamaşırlarını silkeleyerek boşaltmışlar. Hem de herkesin içinde. Tüm bu uygulamaları Midilli Gümrük Müdürü Katarina Apostolidou, kendisi sahaya inip de yapıyor" ifadelerini kullandı. "Yunanlı dostlarımız da bize yaşatılanlara tepki gösterdi" Sema Çelikkaya Yoldaş; yaşadıkları tüm olumsuzluklara rağmen Midilli halkını çok sevdiklerinin altını çizerek, "Çünkü çok sıcakkanlı insanlar. Ben Midilli halkı ile kültür olarak da çok yakın olduğumuzu düşünüyorum. Biz oraya gittiğimizde, çok güzel ilişkilerimiz var. Bu yaşadığımız olayda da oradaki dostlarımız bu yaşanılanlara çok büyük tepki gösterdiler. Hatta bu konuda gerekli mercilere ulaşmamız konusunda bizi teşvik bile ettiler" dedi. "Çok üzüldük" Ayvalık'ta esnaf olduklarını, ekonomik durumlarının iyi olduğunu kaydeden Yoldaş, "Bu yüzden de 19 ya da 22 paket sigaranın kaçakçılığını yapıp, kâr elde etmeye yeltenecek insanlar değiliz. Biz Midilli'ye belirli bir dövizle gidiyoruz. Bizim ne kadar döviz getirdiğimizi de sistemden görüyorlar zaten. Ben orada beş gün gibi bir süre kalacağım ve iki karton sigara ile giriş yapıyorum ve bunun fişini de ibraz ediyorum. Üç karton satın aldığımı, bir kartonu da arkadaşlarımız arasında paylaştığımı ibraz ediyorum. Hatta Ayvalık gümrüğündeki Free shop‘taki çalışan çocuk beni uyardı. Ben de üç kişi olduğumuz için, herkesin birer karton sigara ile gümrükten geçebileceğimizi düşündüm. Bu yüzden de sorun olmayacağını düşündüm. Muhtemelen benim pasaportuma üç karton işlendiği için sorun etmiş olabilirler. Ama biz arabada üç kişiydik. Hepimize birer karton düşüyordu. Bunun bu kadar büyük bir sorun haline getirilebileceğine ihtimal vermemiştim. Üstelik o üç kartonun, bir kartonunu da yolda arkadaşlarıma dağıtmıştım. İki karton sigaranın fazlasının sıkıntı olabileceğini bilmiyordum. Bunu kesinlikle bilmediğimizi birçok kez ifade etmeye çalıştım. Oysa olması gereken şuydu; fazla olan sigaralara el koyup, bize de idari para cezası kesip bizi gönderebilirlerdi. Ama bunun yerine bizi suçlayarak, kötü muameleye tabi tutulduk. Çok üzüldük" diye konuştu Yunan basını ile Vali Moutzouris, yaşanılan olay nedeniyle Gümrük Müdürü Apostolidou'ya sert tepki gösterdi Yoldaş çiftiyle birlikte Midilli'ye giden arkadaşları da durumu Yunan basınına aktardı. Yunan basını yaptıkları haberlerle Türk çifte haksızlık yapıldığını ve Midilli Gümrük Müdürü Katarina Apostolidou'nun bu konuda abartılı davranmasına tepki gösterdi. Yunan basınının yaptığı haberlerle konudan haberdar olan Yunanistan'ın Kuzey Ege Bölgesi Valisi Konstantinos Moutzouris'in de, bizzat kendisinin çabalarıyla gerçekleşen Kapıda Vize uygulaması sonucunda Yunanistan'ın Ege Adaları'na akın eden Türk tatilcilerden ciddi gelir sağladığını ve bu tip abartılı hareketlerin iki ülke arasında diplomatik kriz yaşatabilmesinden endişeli olduğunu belirterek, Midilli Gümrük Müdürü Katarina Apostolidou'ya sert tepki gösterdiği öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.