Hava Durumu

#Yurt Dışı

Yeni Marmara Gazetesi - Yurt Dışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yurt Dışı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'dan dünyanın dört bir yanına klasik araç Haber

Bursa'dan dünyanın dört bir yanına klasik araç

Bursa, binlerce yıllık karoser kültürünü klasik araç restorasyonuyla yaşatıyor. Kentteki atölyelerde, Türkiye'de bulunmayan çok sayıda klasik otomobil ve otobüs yurt dışından getirilerek yeniden hayat buluyor. Tamamen el işçiliğiyle restore edilen araçlar, çalışmaların tamamlanmasının ardından yeniden yollara çıkıyor. Klasik araç tutkunu Hikmet Sungur, bu merakının çocukluk yıllarına dayandığını belirterek, "Aslında klasik arabaların hepsine ilgileniyorum. Ben 1960 doğumluyum. Gençliğimde klasik minibüslerle büyüdük. Ehliyetimi de klasik bir minibüsle aldım. Çocukluğum onlarla geçti. Sonra askerlik dönemine geldik, otobüs dönemi başladı" dedi. Klasik otobüslere ilgi duyan bir grubun oluştuğunu belirten Sungur, zaman içerisinde insanların bu araçlara gösterdiği ilgiyi fark ettiklerini söyledi. Sungur, "Klasik otobüslere değer veren güzel bir grubumuz var. Onlarla etkinlikler yapmaya başladıktan sonra baktık ki insanların gerçekten ilgisi çok fazla. Biz de onlara yöneldik, restorasyonlarına yöneldik. Parça teminini yapmaya başladık" diye konuştu. Türkiye'de bulunmayan araçlar Bursa'da restore edilip yurt dışına gönderiliyor Bursa'daki atölyelerde çok sayıda nadir klasik aracın restorasyonunun sürdüğünü anlatan Sungur, "Mercedes 3500 var, burunlu. Setra S6 var, Neoplan var, Magirus 714 var. Yine Mercedes Avrupa 66 model bir arabamız var, 132'miz var. Bunlar şu anda iki atölyede restorasyonda" ifadelerini kullandı. Bazı araçların Türkiye'de bulunmadığını belirten Sungur, "3500 Türkiye'de yok zaten bildiğim kadarıyla. Setra S6 da yok. Onlar hep yurt dışından geliyorlar. Yurt dışından gelip burada restore edilip tekrar oraya gidiyorlar. O araçlar Türkiye'de yok" dedi. "Hayallerinizi anlatın, biz yapalım" Klasik araçların restorasyonunda Bursa'nın köklü bir karoser geçmişine sahip olduğunu belirten Samet Akman ise yaklaşık 70-80 kişilik bir ekiple çalıştıklarını söyledi. Akman, "Bizim firma olarak bizim yapamayacağımız herhangi bir araç yok. Bizde şöyle bir şey var: Hayallerinizi anlatın, biz yapalım. Karavandır, başka bir araçtır... Restore ile ilgili yapamayacağımız hiçbir şey yok. Çok güçlü bir ekibe sahibiz. Yaklaşık 70-80 kişi çalışıyoruz" dedi. Bursa'nın restorasyon kültürünün çok eskiye dayandığını ifade eden Akman, "Bursa'da restorasyon yaklaşık 3 bin yıllık bir tarihe sahiptir. Bugün Bursalılar at arabalarını dahi çok kaliteli yaparlardı. Şimdi halen karoser yapıyoruz. Daha önce Türkiye'nin hiçbir tarafında karoser konusunda herkes Bursa'ya araç yaptırmaya gelirdi" diye konuştu. Bir çamurluk 15 günde yapılıyor Klasik araç restorasyonunda el işçiliğinin önemine dikkat çeken Akman, bazı parçaların günler süren çalışmalar sonucunda üretilebildiğini ifade ederek, "Bu araçların bütün özelliği burada, bunların hepsi el işçiliği. El işçiliğinin zaten fiyatı yok. Yaklaşık bir aracın 3-4 milyon liradan aşağı maliyeti olmuyor. En az 3 milyon lirayı bulabiliyor" dedi. Bir klasik Mercedes'in çamurluğunun yapımı için iki kişinin 15 gün çalıştığını belirten Akman, "Bu araçlarda normalde bir tane kaput, bir tane çamurluk ya da bir tampon alıp takamıyorsunuz. 1500 Mercedes'ten bahsediyorum. Bir tane çamurluğunu yaparken iki kişi tam 15 gün uğraştık" ifadelerini kullandı. Restore edilen araçların tamamen yenilendiğini belirten Akman, "Çok eski olmalarına rağmen komple restore ediyoruz. Sıfır vaziyete getirebiliyoruz. Şu anda yolcusunu alıp şehir turu yapabilecek hale geliyor" diye konuştu. İzlanda'dan Güney Afrika'ya kadar müşterileri var Yurt dışından yoğun talep aldıklarını ancak mevcut kapasitenin iç piyasadaki taleplere dahi zor yettiğini belirten Akman, "Benim yurt dışı yok zaten. Şöyle yok, kapasite yetmiyor zaten iç piyasaya bakabilmek için. Şu anda bizim burada araçlarımız var, yandaki atölyede diğer araçlarımız var. Hırvatistan'da bekleyen araçlarımız var. Moldova'dan araçlar var. Almanya'da var, İngiltere'de bekleyen araçlarımız var. Sırası geleni alıyoruz. İzlanda'dan Güney Afrika'ya kadar, İspanya'dan Kazakistan'a kadar hangi ülkede diyorsanız müşterimiz var" diye konuştu. Restore edilen araçlar teslimattan önce test ediliyor Restore edilen araçları müşterilerine teslim etmeden önce kendilerinin test ettiğini anlatan Akman, klasik araçların yollarda vatandaşlardan da yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Akman, "Bunları kendimiz test ediyoruz. Alırız, buralarda dolaşıyoruz. Trafiğe çıktığımız zaman etraftan insanlar durdurup resim çekiyorlar, arabayı gezmek isteyenler oluyor. Bir sürü şeyle karşılaşıyoruz. İlgi de çok yüksek" dedi. "Geriden gelen çırak yok" Klasik araç restorasyonunda yetişmiş usta ve çırak eksikliğine de dikkat çeken Sungur, yeni neslin bu alana yönelmesi gerektiğini ifade ederek, "Yeni usta maalesef... Yeni usta derken yeni çırak yetişmiyor bir kere. Geriden gelen çırak yok. Sekiz yıllık eğitim başladıktan sonra açıkçası sanayide çırak bulmakta zorlanıyor insanlar" dedi. Bursa'nın bu konuda önemli ustalara sahip olduğunu belirten Sungur, "Şu an bu işi yapan gerçek ustalar gerçekten el öpülesi ustalar. Hani derler ya, saçtan insan yaparlar; öyle ustalarımız var. Bursa'da özellikle o konuda çok şanslıyız. Ama dediğim gibi geriden gelen yeni nesil yok" ifadelerini kullandı.

Marmarabirlik Başkanı Yıldız'dan Eski Yönetime Eleştiri Haber

Marmarabirlik Başkanı Yıldız'dan Eski Yönetime Eleştiri

Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, kooperatif yönetimine yeniden aday olan eski bir yöneticinin gerçekleri çarpıtarak ortakları yanıltmaya çalıştığını söyledi. Yıldız, geçmiş dönemde Birliğin ağır borç yükü altına sokulduğunu belirterek, "4,2 milyar liralık borç yükünü başarı diye anlatıyorlar, Birlik arsaları satılıyor yalanını yayıyorlar. Ortaklarımızın sağduyusuna güveniyoruz" dedi.Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, son dönemde kooperatif yönetimine yeniden aday olan eski bir yöneticinin kamuoyunu ve ortakları yanıltmaya yönelik açıklamalar yaptığını belirterek sert eleştirilerde bulundu.Geçmişte kaybettiği koltuğu geri alma hırsıyla hareket edildiğini ifade eden Yıldız, ortakların gerçekle örtüşmeyen iddialarla yanıltılmaya çalışıldığını üzülerek takip ettiklerini söyledi. Birliği krediye mahkum eden dönemin hesabı verilmeli Geçmiş döneme ilişkin cevap bekleyen çok sayıda soru bulunduğunu belirten Ali Yıldız, şu soruları yöneltti: "Birlik, geçmişte tek kuruş kredi kullanmadan ürün alabilirken nasıl oldu da siz görevdeyken öz kaynak kullanamadan, tamamen banka kredileriyle ürün almaya çalışan bir yapıya dönüştü?2016/2017 yıllarında İznik Kooperatifi'nin Birlikten alacağı varken, görevden ayrıldığı dönemde kooperatifin Birliğe yaklaşık 700 milyon TL borçlu hale gelmesini nasıl açıklıyorsunuz?" Birliğin sırtına 4,2 milyar liralık borç yükü bıraktı Birliğin mali yapısına verilen zararın ortada olduğunu ifade eden Yıldız, "3 milyar lirası anapara, 1,2 milyar lirası faiz olmak üzere Birliğin sırtına toplam 4,2 milyar lira borç yükleyip, karşılığında 3,4 milyar liralık ürün almak mı başarıdır?" sorusunu yöneltti. Kota herkese vardı, kendisine yoktu Kota uygulamalarına da değinen Yıldız, ortakların hafızasında yer eden uygulamaları hatırlatarak şöyle konuştu: "Öte yandan, herkese kota uygulanırken kendi adına kota fazlası teslim edilen zeytinlerin bedelinin tüm ortaklardan erken ödenmesini sağlamak nasıl bir yöneticiliktir? Sonuçta kota herkese vardı, ama kendisine yoktu." 15 yılda İznik depolama kapasitesine tek bir kilogramlık katkı yok İznik Kooperatifi'nin fiziki yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız, şunları kaydetti: "15 yıl Birlik Başkanlığı yapıp İznik Kooperatifi'nin depo kapasitesine bir kilogram bile katkı sağlamadan görevden uzaklaştırılmak da herhalde İznik ortaklarının takdirine bırakılması gereken bir tablodur." Personel neden kapıdan çıktı? Geçmiş dönemde çalışanların yaşadığı sorunların da unutulmadığını belirten Yıldız, "Birlikte ve kooperatiflerde çalışanların büyük bölümünün tepkisini çekmek, baskı ve mobbing iddiaları nedeniyle personelin işten ayrılmasına yol açmak, ardından da ‘Nasıl olsa tazminat cebimden çıkmıyor' anlayışıyla kurumu ağır yükler altında bırakmak mı başarılı yöneticilik anlayışıdır?" ifadelerini kullandı. Ortağın hakkı kimin için dağıtıldı? Yıldız, geçmiş dönemde gerçekleştirilen bazı uygulamalara da dikkat çekerek, "Siyasi makama atlama uğruna, Birliğin kazandığı kamu ihalesinde, imzalar atıldıktan sonra fiyat düşürerek ortakların hakkını har vurup harman savurmak da herhalde ortaklarımızın değerlendireceği bir konudur" dedi. 1,5 Yıl yurt dışında geçen görev süresi Yurt dışı seyahatlerine ilişkin eleştirilerini de dile getiren Yıldız, "15 yıllık görev süresinin yaklaşık 1,5 yılını yurt dışı seyahatlerinde geçirerek harcırah almak da kamuoyunun takdirine bırakılması gereken bir başka husustur" görüşünü ortaya koydu. Arsa satışı yalanıyla algı oluşturuluyor Son günlerde Birlik arsalarının satıldığı yönünde ortaya atılan iddiaların tamamen asılsız olduğunu vurgulayan Ali Yıldız, şöyle konuştu: "Birlik arsaları satılıyor yönünde yanlış beyanlar dolaşmaktadır. Tek bir metrekare arsa satışı olmamıştır. Bu konudaki asılsız beyanlara ilişkin yasal haklarımızı kullanacağız. Ortağın faydasına olmayacak hiçbir şey de yapılmayacaktır. Asılsız belge ve iddialarla kamuoyu oluşturulmasına itibar edilmemelidir." Bu dönem kapanmıştır "İznik'te koltuk hırsıyla on beş yıldır çalınmayan kapılara gidilmiştir" diyen Yıldız, "İznik Kooperatifi'nin dışarıda bırakılacağı yönündeki yalanlara da en güzel cevabı Genel Kurul vermiştir. Yunus Emre Koyutürk, Birlik Başkan Vekilliğine seçilmiştir" dedi. Açıklamasının sonunda ortakların sağduyusuna güvendiğini belirten Ali Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu kişinin dönemi artık sona ermiştir. Kişiler değil, koltuklar değil, ortakların faydası önemlidir. Ortaklarımızın sağduyusuna güveniyoruz. Bugün artık gerçekler ortadayken, bu tür yalan ve algı çalışmalarına kimsenin inanacağını düşünmüyoruz. Birlik kimsenin babasının malı değildir, koltuk için her yol mübah olamaz. Son söz ortakların olacaktır."

3.8 milyar liralık yasadışı bahis ağı çökertildi: 22 tutuklama Haber

3.8 milyar liralık yasadışı bahis ağı çökertildi: 22 tutuklama

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü soruşturmada, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ve banka hareketleri detaylı şekilde incelendi. Yapılan analizlerde, şüphelilerin farklı kişiler adına açılmış çok sayıda banka hesabını kullanarak para transferlerini parçalara böldüğü, bu yöntemle finansal takibi zorlaştırmaya çalıştığı belirlendi. Ayrıca, yasadışı bahis sitelerinin yönetiminin Bursa'daki sözde "ofisler" üzerinden organize edildiği, bu merkezlerde teknik altyapının kurularak site yönetimi, para trafiği ve müşteri ilişkilerinin buradan yürütüldüğü tespit edildi. Ekiplerin aylar süren teknik ve fiziki takibi sonucunda, şüphelilerin yurt dışı bağlantılı bahis siteleri üzerinden faaliyet gösterdiği, vatandaşları yüksek kazanç vaadiyle sisteme dahil ederek haksız kazanç sağladığı ortaya çıkarıldı. Operasyon öncesinde iletişim trafiği ve para akışı anbean izlenirken, elde edilen deliller doğrultusunda eş zamanlı baskınlar için düğmeye basıldı. Operasyon kapsamında adreslere düzenlenen baskınlarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, ayrıca 2 ruhsatsız tabanca ve 18 fişeğe de el konuldu. Gözaltına alınan 31 şüpheli adliyeye sevk edilirken, mahkemece 22 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi, 9 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Yetkililer, yasadışı bahis ve benzeri suç örgütlerine karşı mücadelenin aralıksız sürdürüleceğini vurguladı.

Dünya meydanlarında bir 'Efe' Haber

Dünya meydanlarında bir 'Efe'

Ege Üniversitesi Konservatuvar Türk Halk Müziği mezunu olan ve Bornova Belediyesi Kültür ve Sanat Müdürlüğünde görev yapan folklor eğitmeni Tansu Akarsu, eşiyle birlikte çıktığı yurt dışı seyahatlerini bir kültür elçiliği projesine dönüştürdü. Akarsu, Avrupa'nın farklı şehirlerindeki 300 ile 500 yıllık tarihi anıtların önünde efe kıyafetlerini giyerek zeybek oynuyor. Bugüne kadar 7 ülke ve 12 şehri gezen Akarsu, bu anları 'Gezen Zeybek' adlı sosyal medya hesabından paylaşıyor. "MİLLİ MÜCADELE RUHUNU DÜNYAYA ANLATIYORUM" Yürüttüğü çalışmanın amacını ve hislerini anlatan Tansu Akarsu, zeybek oyununun Türk folklorunun mihenk taşlarından biri olduğunu belirterek, "Çıktığım Avrupa seyahatlerinde hem Kuvâ-yi Milliye hem de Milli Mücadele ruhunu taşıyan zeybek oyunumuzu tanıtıyorum. Çakırcalı Mehmet Efe, Demircili Mehmet Efe ve Yörük Ali Efe gibi Cumhuriyet dönemi kahramanlarımızın ruhuyla bu oyunları sergiliyorum. Özellikle kalabalık olması sebebiyle tarihi anıtların önünü tercih ediyorum. Gittiğim yerlerde bin, bin 500 kişiyle fotoğraf çekilip merhabalaşma imkanı buluyorum. Kostümleri görünce merak ediyorlar gelip soruyorlar. Bu hem beni mutlu ediyor hem de kültürümüzü tanıtma fırsatı sunuyor" dedi. 19. YÜZYIL EFE KOSTÜMÜYLE DİKKAT ÇEKİYOR Kullandığı kostümlerin büyük ilgi gördüğünü ifade eden Akarsu, "İnsanlar bu kostümün ne olduğunu, neden giyildiğini soruyor. Ben de onlara bunun 19. yüzyıl zeybek kostümü olduğunu anlatıyorum. Cumhuriyet dönemine geçildiğinde başlıklar kısalmıştı ancak ben daha ihtişamlı ve görseli güçlü olduğu için bu eski dönem kostümünü tercih ediyorum. Barcelona'da Sagrada Familia önünde sivil olarak oynarken bile yüzlerce kişi toplandı. İngiltere'den gelen bir Türk vatandaşı, ‘Abi İngiltere'ye de bekleriz' diyerek davet etti" şeklinde konuştu. "DÜNYADAN GÖÇÜP GİDENE KADAR DEVAM EDECEĞİM" Gelecek hedeflerinden de bahseden Akarsu, bir sonraki durağının Yunanistan olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu benim hayatım ve mesleğim. Ben bu dünyadan göçüp gidene kadar çıktığım her yurt dışı seyahatinde bu kültürü yaymaya devam edeceğim. Kimliğimizi tüm dünyaya tanıtmak en büyük gayem." VATANDAŞLARDAN TAM NOT Tansu Akarsu'nun sergilediği performansı izleyen vatandaşlar ise memnuniyetlerini dile getirdi. Akarsu ile fotoğraf çektiren bir vatandaş, "Bizi ve eski kültürümüzü temsil eden birini görmek çok güzeldi. Fotoğrafını çektim, Norveç'te yaşayan yeğenime göndereceğim. Biz tarihimizi ve kültürümüzü çok seven insanlarız, görünce hemen fotoğraf çekmek istedim" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.