Hava Durumu

#Ziraat Odası

Yeni Marmara Gazetesi - Ziraat Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Odası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BAŞKAN USTA’DAN YERLİ ÜRETİCİYE DESTEK Haber

BAŞKAN USTA’DAN YERLİ ÜRETİCİYE DESTEK

İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen AgroGreen Bursa Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nı ziyaret etti. Ziyarete AK Parti İznik İlçe Başkanı İnanç Şahin, İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakar ve Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Hıştıroğlu da katıldı.Fuar alanındaki stantları gezen Başkan Usta, tarım makineleri ve ekipmanları üreten İznikli ve Bursalı sanayici ve esnafla sohbet ederek çalışmaları hakkında bilgi aldı. Tarım sektöründeki yeniliklerin sergilendiği fuarda yerel üreticilerle bir araya gelen Usta, üretimin ve sanayicilerin ülke ekonomisine sağladığı katkıya dikkat çekti. Yerli üretimin tarım sektörünün gelişmesinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Başkan Kağan Mehmet Usta, “Tarım aletleri sektöründe faaliyet gösteren İznikli ve Bursalı hemşerilerimizle bir araya gelerek çalışmalarını yakından inceleme fırsatı bulduk. Üretimleriyle ülkemizin tarım sektörüne değer katan tüm sanayicilerimizi ve esnaflarımızı tebrik ediyor, Bursa Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın şehrimize, üreticilerimize ve sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum” dedi. 14-17 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenen fuar, tarım makinelerinden hayvancılık teknolojilerine, sulama sistemlerinden tohumculuğa kadar birçok alandaki ürünleri sektör temsilcileriyle buluşturuyor. Başkan Usta ve beraberindeki heyet, ziyaretin ardından üreticilere çalışmalarında başarılar diledi.

Zirai ilaçlı çeltik suyu domateste 7 tona varan verim kaybına yol açtı Haber

Zirai ilaçlı çeltik suyu domateste 7 tona varan verim kaybına yol açtı

Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen ve bölge üreticileri, verim kaybına yol açan durumun çözümü için çeltik tahliye sularının sulama kanallarından ayrılmasını istiyor. Çeltik suyundan etkilenen domateste dönüm başı 7 tona varan verim kaybı Gölden gelen suyun sebzelerde gelişim bozukluğuna yol açtığını belirten Ramazan Düzen, şunları söyledi: "Yaklaşık 220 bin dönüm arazimiz Manyas Gölü'nden gelen suyla sulanıyor. Manyas ve Gönen tarafından çeltik sularının derelere karışması tarım arazilerimize geldiğinde zararlı madde oluşturuyor. Domateslerimiz yapraklarını kıvırıyor ve verim düşüklüğü yaşanıyor. Çeltik sahasından gelen su ile artezyen suyu arasında dönümde 5, 6, hatta 7 ton verim farkı oluşuyor. Çeltik ekilmesine karşı değiliz, o da üretilmeli fakat suyunu ve yolunu ayıracak bir devlet politikası şart. Manyas Barajı'ndan direkt temiz su indirilebilir ya da çeltik suyunun dereye akıtılması engellenebilir." Düzen, bu yıl da domateste çeltik suyu yüzünden büyük verim kayıpları yaşandığını belirterek, önümüzdeki sezona kadar bu konuda bir adım atılmasını, çözüm bulunmasını istedi. "Artezyenle suladığımız alanda verim iki katına çıkıyor" Bölge üreticilerinden Şakir Akkuş ise ilaçlı suyun rekolteyi doğrudan düşürdüğünü ifade ederek, "Çeltik suyu ile sulanan yerlerde 5-6 ton kayıp yaşıyoruz. İlaçlı su Manyas ve Gönen tarafından buraya ulaşıyor. Kendi imkanlarımızla çözebileceğimiz bir durum değil, bu suyun bize ulaşması önlenmeli" dedi. Artezyen ile sulama yaptığı alanda verimin iki katına çıktığını aktaran Akkuş, "Dönümde 12-13 tonun altında üretim yapmak zarar etmek demektir. Çeltik üreticisi kazanırken biz zarar etmek istemiyoruz" diye konuştu.

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı Haber

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı

Türkiye'nin 5. büyük gölü olan İznik Gölü kıyısındaki verimli topraklarda yetişen Müşküle üzümü, yüzyıllardır bölgenin en önemli tarımsal ürünleri arasında yer alıyor. Tarihi kaynaklara göre bu özel üzümün geçmişi Bizans Devleti dönemine kadar uzanırken, İznik'in Osmanlı tarafından fethedilerek başkent ilan edildiği yıllarda da beyliğin sofralarında tüketildiği biliniyor. Kendine has aroması, ince kabuğu ve uzun süre saklanabilme özelliğiyle dikkat çeken Müşküle üzümü, halk arasında "sarı altın" olarak anılıyor. Her yıl eylül ayında başlayan hasat döneminde yüzlerce üretici bağlara girerek yıl boyunca emek verdiği ürünleri toplamaya başlıyor. Çekirdeğiyle dikkat çekiyor Sadece lezzetiyle değil sağlık yönüyle de öne çıkan Müşküle üzümünün çekirdeklerinin antioksidan bakımından zengin olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, üzüm çekirdeğinin vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olabilecek bileşenler içerdiğini belirtirken, halk arasında çekirdeğinin tüketilmesinin kansere karşı koruyucu etkileri olduğuna inanılıyor. İznik'te yaklaşık 10 bin dekarlık alanda üretimi yapılan Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. İç piyasanın yanı sıra yurt dışında da Azerbaycan ve Rusya'ya gönderilen üzüm, bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Hasadın başlamasıyla birlikte üreticiler kaliteli ürün ve verimli sezon beklentisi taşıyor. "Vatandaş üzümü ucuza yesin" İznik Çamdibi Mahallesi Muhtarı ve üzüm üreticisi Halil Küçüker, aracılar nedeniyle üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek şunları söyledi: "Tüketici ucuza yesin biz onu istiyoruz. Bizden 30 liraya aldıkları ürünü 100 liraya satmasınlar, 40-50 liraya satsınlar vatandaşlar ucuza yesin. Mahsul dalında kalmasın. Yüzde 200 kazanmak da ne demek. O kadar kazanılmasın, herkes yesin." Müşküle üzümünün Osmanlı'dan günümüze ulaşan çok eski bir üzüm çeşidi olduğunu belirten Küçüker, "Coğrafi işaretli bir ürün. Çekirdekleri ile tüketildiğinde kansere karşı faydalı olduğuna inanılıyor. İsterse kar yağsın aralık sonuna kadar dalında kalabilen bir üzüm. Bu yıl rekoltemiz çok güzel. Sürümden kazanmak istiyoruz ancak girdi maliyetleri çok yüksek. Ürünlerimiz ağırlıklı olarak iç pazarda satılıyor ancak Azerbaycan ve Rusya'ya da ihraç ediliyor" dedi. "Dalında aylarca bekleyebilen bir üzüm" İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakır ise Müşküle üzümünün bölge için önemli bir değer olduğunu ifade ederek, "Bölgemize coğrafi işaretini aldığımız bir üzüm çeşidi. Müşküle üzümü çok eski yıllara dayanıyor ve Bizans döneminden kaldığı bilinen bir çeşit. Raf ömrü oldukça uzun, dalında aylarca bekleyebiliyor" diye konuştu. Üretimin ağırlıklı olarak İznik'te yapıldığını belirten Çakır, "Pamukova ve Geyve'de de yetiştirilen bir üzüm çeşididir. Hep söylediğimiz şey üreticinin ürettiği ürünün tüketicinin önüne 100 liradan çıkmamasıydı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın başlattığı çalışmaların başarılı olmasını umuyoruz. Bizim istediğimiz tarlada 15 liraya satılan ürünün tüketiciye 25-30 liraya ulaşmasıdır. Böylece vatandaş bir kilo yerine iki kilo tüketebilir" ifadelerini kullandı. 10 bin dekarda 30 bin ton üretim İznik ve çevresinde yaklaşık 10 bin dekarlık alanda yetiştirilen Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. Uzun süre bozulmadan saklanabilmesi sayesinde üreticiye pazarlama avantajı sağlayan ürün, hem iç piyasada yoğun talep görüyor hem de ihracat yoluyla ülke ekonomisine katkı sunuyor. Bizans'tan Osmanlı'ya, oradan da günümüze taşınan Müşküle üzümü, bu yıl da bereketli hasadıyla İznikli üreticilerin yüzünü güldürürken, tüketicilerin sofralarına ulaşmayı bekliyor.

Limon hasadı başladı: Bahçede kilogramı 6-12 lira Haber

Limon hasadı başladı: Bahçede kilogramı 6-12 lira

Turunçgil Kesim ve İhraç Tarihlerini Belirleme Komisyonu tarafından limon kesim tarihi 11 Eylül, ihraç tarihi ise 21 Eylül olarak açıklandı. Türkiye'nin en önemli limon üretim merkezlerinden Adana'da ise komisyon tarafından açıklanan tarihlere bağlı kalınarak dün ilk limon hasadı Yüreğir ilçesi Sakızlı Mahallesi'nde başladı. Bu sene Adana genelinde 218 bin dönüm alanda dikili limon bulunurken 710 bin ton rekolte hedefleniyor. "Gemi trafiğinde sıkıntı var" Hasat sırasında İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, hasadın 21 Eylül'deki ihraç tarihiyle birlikte hızlanacağını anlatarak, "Hasat dün itibariyle başladı ancak çok yavaş ilerliyor. Karadeniz'deki Ukrayna-Rusya Savaşı'ndan dolayı gemi trafiğinde sıkıntı var. Bu sene limonda bir sıkıntı yok, Adana genelinde 218 bin dönüm alanda limon ekim alanı var. Bu yıl 710 bin ton rekolte bekliyoruz" diye konuştu. "Bu sene limon bol" Geçtiğimiz yıl limonda 2025 yılındaki zirai don nedeniyle 380 bin rekolte alındığını, bu sene verimin bol olduğuna dikkat çeken Doğan, "Geçen yıl soğuklardan dolayı ağaçlar zarar gördüğü için 380 bin ton rekolte almıştık ve fiyatlar çok iyiydi, çiftçi mutluydu. Ancak bu yıl da verim bol ama fiyatlar düşük. Şu anda limonda hiç alıcı yok. İhracat için kapılar açıldığında belki fiyatlar biraz hareketli olacak" ifadelerini kullandı. Şuanda dünya geneline Güney Afrika ve Arjantin'den limonun ihraç edildiğine vurgu yapan Mehmet Akın Doğan, "Şuan Güney Afrika'dan bütün ülkelere ve Arjantin'den limon gitmekte. Onların limonu Eylül'ün sonunda bitecek. Onların limonu bittiğinde bizim burada inşallah hareket başlayacak" dedi. "İnşallah limonu yurt dışına göndereceğiz Fiyatların limonun kalitesine göre 6 ile 12 lira arasında değiştiğini de anlatan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, daha sonra şunları söyledi: "Çift makas mayer cinsi limonun fiyatı 6-8 lira. Tek makas olursa bu fiyatlar 8-12 lira arasında. 21 Eylül'de ihracat başlayınca fiyatların daha da artmasını bekliyoruz. Limonu siz dalından kestiğinizde parasız dahi alsanız bunun paketleme tesisinden çıkışı 15-20 lira. İnşallah limonu yurt dışına göndereceğiz. Yurt dışına limon gitmediği takdirde bu limonların hepsinin iç piyasada tüketilmesi mümkün değil. Limon çok fazla." Öte yandan, Başkan Doğan, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı'ndan bu yıl özellikle Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu'nun (DFİF) verilmesini istedi.

TARIMIN KALBİ YENİŞEHİR’DE ATIYOR Haber

TARIMIN KALBİ YENİŞEHİR’DE ATIYOR

Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden Yenişehir’de, 11. Uluslararası Altın Biber Festivali tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival kapsamında düzenlenen Yenişehir Tarım Fuarı’na Yenişehir Kaymakamı Ümit Altay, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, protokol üyeleri, sektör temsilcileri, üreticiler ve vatandaşların katılımıyla açıldı. Kapalı Pazar Alanı’nda 3-5 Eylül tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak fuarda tarım makineleri, ekipmanlar, yeni nesil tarım teknolojileri ve sektörde faaliyet gösteren 20 kooperatif, 25 firma olmak üzere toplamda 55 farklı işletme üreticilerle buluştu. Açılışın ardından protokol üyeleri stantları gezerek firma temsilcilerinden sergilenen ürünler ve uygulamalar hakkında bilgi aldı. ‘FESTİVALİN MERKEZİNDE ÇİFTÇİMİZ VE ÜRETİCİMİZ VAR’ Fuarın açılışında konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, bereketli toprakları, çalışkan çiftçileri ve köklü üretim kültürüyle Yenişehir’in Bursa ve Türkiye tarımında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Biberden domatese, süt ürünlerinden hayvancılığa kadar geniş bir üretim potansiyeline sahip olduklarını belirten Başkan Özel, Altın Biber Festivali’nin tarımsal kimliğini Tarım Fuarı ile daha da güçlendirdiklerini ifade etti. Başkan Özel, “Adı Altın Biber Festivali olan bir organizasyonun merkezinde çiftçimizin, üreticimizin ve tarımın olması gerektiğine inandık. Bu anlayışla festivalimizin içerisinde Tarım Fuarımıza ayrı bir yer ayırdık. Üreticilerimizin sektördeki yenilikleri yerinde görmesini, firmalarımızla doğrudan iletişim kurmasını ve yeni iş birliklerinin önünü açmasını amaçlıyoruz” dedi. TARIMDA TEKNOLOJİ VE VERİMLİLİK VURGUSU Tarımın geleceğinde teknoloji, bilgi ve verimliliğin önemine dikkat çeken Başkan Ercan Özel, Yenişehir’in güçlü üretim tecrübesini yeni nesil tarım uygulamalarıyla buluşturmak istediklerini kaydetti. Çiftçilerin değişen üretim koşullarına uyum sağlamasının ve teknolojik imkânlardan daha fazla yararlanmasının önem taşıdığını belirten Başkan Özel, “Tarımda bilgiyle, teknolojiyle ve ortak akılla hareket ederek Yenişehir’imizin üretim gücünü daha ileriye taşıyacağız. Çiftçimizin emeğinin değer kazanması, daha verimli üretim yapması ve geleceğe daha güçlü hazırlanması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. ‘TÜM HEMŞEHRİLERİMİZİ FUARIMIZA BEKLİYORUZ’ Tarım Fuarı’nın üreticiler açısından yeni fikirlerin, iş birliklerinin ve fırsatların oluşmasına katkı sunmasını temenni eden Başkan Özel, “Fuarımıza katılan firmalarımıza, kurumlarımıza, üreticilerimize, çiftçilerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Üretimimiz bol, toprağımız bereketli, çiftçimizin kazancı daim olsun. Tüm hemşehrilerimizi 5 Eylül’e kadar Yenişehir Tarım Fuarımıza davet ediyorum” diye konuştu. ALTAY: “BEREKETLİ TOPRAKLARIMIZA DEĞER KATIYORUZ” Fuarın açılışında konuşan Yenişehir Kaymakamı Ümit Altay, Yenişehir’in geniş ve verimli tarım arazileriyle önemli bir üretim merkezi olduğunu belirtti. Çiftçi bir ailenin evladı olarak üreticinin emeğinin ne kadar kıymetli olduğunu yakından bildiğini ifade eden Altay, “Bu yıl çiftçimiz açısından bereketli ve kazançlı bir dönem geçiriyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda da bu bereket artarak devam eder. Tarım ürünlerimizin daha güçlü şekilde pazarlanması ve çiftçimizin emeğinin karşılığını daha fazla alabilmesi için yapılan yatırımları çok önemsiyoruz. Başkanımızın da ifade ettiği gibi çok geniş bir ovaya, yılda üç ürün alınabilen bereketli topraklara sahibiz. Bu tür organizasyonlar da tarımımıza değer katıyor. Tarım Fuarımızın Yenişehir’imize ve üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. BAŞKAN SADİ AKTAŞ’TAN ERCAN ÖZEL’E ÜRETİCİ HALİ TEŞEKKÜRÜ Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş da Tarım Fuarı’nın çiftçileri sektör temsilcileriyle buluşturması ve tarımdaki yeniliklerin üreticiye doğrudan ulaşması açısından önemli olduğunu söyledi. Sadi Aktaş, Yenişehir gibi tarımsal üretimin güçlü olduğu bir ilçede bu tür organizasyonların üreticiye katkı sunduğunu belirtti. Konuşmasında ilçeye kazandırılması planlanan üretici haline de değinen Aktaş, “Bu güne kadar olmamıştı. Hep konuşulmuş ama adım atılmamıştı. Yenişehir’de uzun yıllardır ihtiyaç duyduğumuz üretici hali konusunda Belediye Başkanımızın girişimleriyle önemli bir süreç başladı ve Büyükşehir Belediyemize devir gerçekleştirildi. Belediye Başkanımız bu konunun çok üzerinde durmasıyla da yapılacak inşallah. Ürün fiyatlarının belirlenmesinde üreticimizin daha güçlü söz sahibi olabilmesi için üretici haline ihtiyacımız var. Bu çalışmanın en kısa sürede hayata geçirilmesini bekliyoruz. Ben başkanımıza bu konuya verdiği önemden ve hassasiyetten dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Tarım Fuarımızın ilçemize, ilimize ve çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

İtalyanların "zor" diyerek bıraktığı armutta Gürsu bu yıl rekora gidiyor Haber

İtalyanların "zor" diyerek bıraktığı armutta Gürsu bu yıl rekora gidiyor

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2026 yılına ait Bitkisel Üretim 1. Tahmini verilerine göre, ülke genelindeki armut üretiminin yüzde 43'lük artışla yaklaşık 610 bin tona ulaşması bekleniyor. Armut üretiminin önemli bölümünü santa maria ve deveci armudunun üretim merkezi olan Bursa karşılıyor. Bu yıl iklim şartlarının elverişli olması tüm Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa'da da meyve üretimini ve rekoltesini olumlu etkiledi. Özellikle santa maria çeşidinde Gürsu'da rekor üretim beklenirken Bursa'da ise Türkiye ortalaması kadar rekolte hedefleniyor. Gürsu Ziraat Odası Başkanı Kamil Dönmez, geçen yıl yaşanan soğuk pası ve olumsuz hava şartları nedeniyle Gürsu bölgesindeki toplam santa maria ve deveci armudu rekoltesinin 85-90 bin ton seviyesinde kaldığını belirterek, bu yıl elverişli seyreden iklim şartlarının üretimi doğrudan olumlu etkilediğini vurguladı. Tüm Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa'da da meyve ağaçlarındaki verimin yüksek olduğunu ifade eden Dönmez, bu sezon santa maria armudunda rekor bir bolluk yaşandığını kaydetti. "İtalyanların bıraktığı çeşitte lideriz" Santa maria armudunun kabuk inceliği ve aroma farklılığıyla Gürsu'da en kaliteli haline ulaştığını dile getiren Dönmez, şunları söyledi: "Coğrafi işaret tescilli santa maria genellikle Bursa'da ve özellikle Gürsu'da yetiştiriliyor. Türkiye'nin farklı bölgelerinde de ekim var ancak bu çeşitte Bursa ve Gürsu açık ara lider konumda. Normalde Türkiye üretiminin yaklaşık 120-130 bin ton civarında olduğunu düşünüyoruz sadece santa marianın. Onun da Bursa olarak bakarsanız en az 100 bin tonunu üretiyoruz. Gürsu olarak da normal rekolte olursa 50-55 bin ton ama bu sene belki rekor seviye olan 75 bin tonlara çıkan bir ürün bolluğu var." Kestel, İnegöl ve İznik ilçeleri de sürece dahil edildiğinde Bursa'nın, bu yıl tek başına Türkiye ortalaması olan 130 bin tonluk üretimi yakalayacak gibi göründüğüne dikkati çeken Dönmez, "Aslında İtalyan menşeili bir çeşit olan santa mariayı, İtalyanlar yetiştirme zorluğundan dolayı bıraktı ancak biz üreticiler olarak kararlılıkla sürdürüp kalitede zirveye ulaştık. Şimdi ise bu armutta en iyiyiz" dedi.

Manyas Gölü'nden gelen ilaçlı su sorununa üretici çözüm bekliyor Haber

Manyas Gölü'nden gelen ilaçlı su sorununa üretici çözüm bekliyor

Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, bölgedeki çiftçilerin yıllardır süren sorunlarını ve 2026 sezonuna ilişkin endişelerini gündeme taşıdı. Ramazan Düzen, Manyas Gölü'nden gelen çeltik ilaçlı suların tarım arazilerine verdiği zarardan, domates sözleşme fiyatlarındaki yetersizliğe ve karpuz ticaretindeki etik olmayan uygulamalara kadar birçok kritik konuda açıklamalarda bulundu. 2018 yılından bu yana Manyas Gölü'nden gelen çeltik ilaçlı su sorununa karşı Karacabey Ziraat Odası ve şahsı olarak bir çözüm üretemediklerini, konuyla ilgili İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri ile bakanlığa defalarca bilgi verilmesine rağmen, ne olumlu ne de olumsuz yapıcı bir adım atıldığını ifade eden Düzen, "Karacabey sulama sahasında 175 bin dekar, Karadere Çayı'ndan ilkel şartlarda sulanan 35-40 bin dekar olmak üzere toplamda 220-230 bin dekar arazimiz çeltik ilaçlı sularda fitotoksiteye maruz kalıyor. Özellikle sebze tarımında ciddi maddi zararlar oluşuyor. Çiftçilerimiz hem sulama parası ödüyor hem de tarlasına zehir basmak zorunda kalıyor. Unutulmamalıdır ki bu çiftçilerimizin bir ailesi, çocukları var. 3-4 ton domateste kalıp zarar gören ailelerimizin çığlıklarına kulak verilmelidir" dedi. 2026 sezonu domates sözleşme fiyatlarına da değinen Düzen, sözleşmelerin yapıldığı gün ile bugün arasında ciddi maliyet artışları yaşandığını vurguladı. İran savaşının gübre ve mazot fiyatlarını artırdığını, petrol hammadde fiyatlarının yükseldiğini belirten Düzen, fabrikaların verdiği nakdi yardım, kesilen faturalar, nakliye ve işçilik maliyetlerindeki artışların çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Düzen, "O günkü fiyatlarla yaptığımız sözleşmeler bugün bizi kurtarmıyor. 10 ton domates alsak dahi zarar ediyoruz. Karacabeyli çiftçinin sözleşme fiyatlarının en az bin -bin 500 TL daha artırılarak 6 bin 500- 7 bin TL seviyesine çekilmesini sanayicilerimizden bekliyoruz. Bakanlığımızın hem sanayicinin hem çiftçinin önünü açmak için sanayiciye destek olması şart. Aksi takdirde önümüzdeki yıllarda domates üretimi yapan çiftçi ekim yapamaz hale gelecektir" ifadelerini kullandı. Çiftçileri uyaran Düzen, "Karpuzunuzu satarken pazarlığı çok iyi yapın. Mal satıldığında fiyat düşerse mahkeme varsa yükseldiğinde de mahkeme olmalı. Tüccarla iyi konuşun, mahkeme yoksa yerini ölçün, çekini alın, paranızı alın. Aksi halde yerli esnaf zarar görüyor. Yerli esnaf zarar etse de ödeme mücadelesi veriyor. Ama dışarıdan gelen tüccar fiyat düşünce 'karpuz düştü', fiyat yükselince hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor. Bu ticaret olmaz. Yerli esnaf ve ben zarar ederim, ama o her türlü kazanacak. Ne ahlaki ne de ticaret usulüne uygun bir durum. Para kazanırsan öde, kazanmazsan ödeme mantığı ticaret değildir. Karacabeyli çiftçilerimizi uyarıyorum, pazarlıklarınızı sağlam yapın" ifadelerini kullandı.

Üreticiye müjdeli haber: Saman fiyatları yarı yarıya geriledi Haber

Üreticiye müjdeli haber: Saman fiyatları yarı yarıya geriledi

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Maliyet Komisyonu verilerine göre, nisan ayında kilosu 14,70 lira olan yonca kuru otu yüzde 8 düşüş göstererek 13,5 liraya geriledi. Aynı dönemde mısır silajının kilogram fiyatı da yüzde 7,8 azalarak 4,5 liraya indi. Saman fiyatları yarı yarıya geriledi Hasat döneminin etkisiyle en keskin fiyat düşüşü samanda yaşandı. Nisan ayında kilosu 10,03 lira olan hasıl kuru otun fiyatı mayısta yüzde 24 azalarak 8,08 liraya düşerken, samanın kilogram fiyatı ise nisana kıyasla yaklaşık yüzde 50 oranında azalarak 3,5 liraya kadar geriledi. Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) piyasasında mayıs ayında 14,6 liraya kadar yükselen arpadaki kilogram başına ortalama fiyatlar, haziranın ilk haftasında 12,5 liraya kadar çekilse de haftalık kapanışını 12,64 liradan gerçekleştirdi. Fabrika yemlerindeki artış durdurulamıyor Kaba yem fiyatlarında hasat kaynaklı düşüşler yaşansa da hazır fabrika yemlerindeki fiyat artışları hız kesmeden devam etti. Son bir ay içinde; yüzde 21 HP süt yeminin kilogramı 19,43 liradan 20,40 liraya, düve-besi geliştirme yemi 17,83 liradan 19,20 liraya, buzağı başlangıç yemi ise 19,79 liradan 21,33 liraya yükseldi. Çiğ süt üretim maliyeti 1,04 lira azaldı Kaba yem maliyetlerindeki bu gerileme, çiğ süt üretim maliyet tablosuna da olumlu yansıdı. TÜSEDAD Maliyet Komisyonu, mayıs ayına ait 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyetini bir önceki aya göre 1,04 lira azalışla 27,31 lira olarak belirledi. Maliyetteki bu düşüşün temel gerekçesi kaba yem fiyatlarındaki gerileme olarak açıklansa da süt üreticileri, diğer girdi kalemlerindeki artışların devam ettiğini ve sadece kaba yemdeki düşüşün üretimi sürdürülebilir kılmak adına yeterli olmadığını ifade ediyor. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, hasat döneminde piyasaya anlık ve yoğun şekilde kaba yem girişi olduğunu, bu geçici bolluğun fiyatları aşağı çektiğini belirtti. Çiftçiler için tarladan elde edilen önemli bir ek gelir olan samanın ucuzlamasının hayvancılık sektörüne nefes aldırdığını dile getiren Düzen, hasat sezonu tamamlandıktan sonra fiyatların yeniden bir miktar yükselişe geçebileceğini vurguladı.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.