Hava Durumu

#Ziraat Odası

Yeni Marmara Gazetesi - Ziraat Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Odası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Manyas Gölü'nden gelen ilaçlı su sorununa üretici çözüm bekliyor Haber

Manyas Gölü'nden gelen ilaçlı su sorununa üretici çözüm bekliyor

Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, bölgedeki çiftçilerin yıllardır süren sorunlarını ve 2026 sezonuna ilişkin endişelerini gündeme taşıdı. Ramazan Düzen, Manyas Gölü'nden gelen çeltik ilaçlı suların tarım arazilerine verdiği zarardan, domates sözleşme fiyatlarındaki yetersizliğe ve karpuz ticaretindeki etik olmayan uygulamalara kadar birçok kritik konuda açıklamalarda bulundu. 2018 yılından bu yana Manyas Gölü'nden gelen çeltik ilaçlı su sorununa karşı Karacabey Ziraat Odası ve şahsı olarak bir çözüm üretemediklerini, konuyla ilgili İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri ile bakanlığa defalarca bilgi verilmesine rağmen, ne olumlu ne de olumsuz yapıcı bir adım atıldığını ifade eden Düzen, "Karacabey sulama sahasında 175 bin dekar, Karadere Çayı'ndan ilkel şartlarda sulanan 35-40 bin dekar olmak üzere toplamda 220-230 bin dekar arazimiz çeltik ilaçlı sularda fitotoksiteye maruz kalıyor. Özellikle sebze tarımında ciddi maddi zararlar oluşuyor. Çiftçilerimiz hem sulama parası ödüyor hem de tarlasına zehir basmak zorunda kalıyor. Unutulmamalıdır ki bu çiftçilerimizin bir ailesi, çocukları var. 3-4 ton domateste kalıp zarar gören ailelerimizin çığlıklarına kulak verilmelidir" dedi. 2026 sezonu domates sözleşme fiyatlarına da değinen Düzen, sözleşmelerin yapıldığı gün ile bugün arasında ciddi maliyet artışları yaşandığını vurguladı. İran savaşının gübre ve mazot fiyatlarını artırdığını, petrol hammadde fiyatlarının yükseldiğini belirten Düzen, fabrikaların verdiği nakdi yardım, kesilen faturalar, nakliye ve işçilik maliyetlerindeki artışların çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Düzen, "O günkü fiyatlarla yaptığımız sözleşmeler bugün bizi kurtarmıyor. 10 ton domates alsak dahi zarar ediyoruz. Karacabeyli çiftçinin sözleşme fiyatlarının en az bin -bin 500 TL daha artırılarak 6 bin 500- 7 bin TL seviyesine çekilmesini sanayicilerimizden bekliyoruz. Bakanlığımızın hem sanayicinin hem çiftçinin önünü açmak için sanayiciye destek olması şart. Aksi takdirde önümüzdeki yıllarda domates üretimi yapan çiftçi ekim yapamaz hale gelecektir" ifadelerini kullandı. Çiftçileri uyaran Düzen, "Karpuzunuzu satarken pazarlığı çok iyi yapın. Mal satıldığında fiyat düşerse mahkeme varsa yükseldiğinde de mahkeme olmalı. Tüccarla iyi konuşun, mahkeme yoksa yerini ölçün, çekini alın, paranızı alın. Aksi halde yerli esnaf zarar görüyor. Yerli esnaf zarar etse de ödeme mücadelesi veriyor. Ama dışarıdan gelen tüccar fiyat düşünce 'karpuz düştü', fiyat yükselince hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor. Bu ticaret olmaz. Yerli esnaf ve ben zarar ederim, ama o her türlü kazanacak. Ne ahlaki ne de ticaret usulüne uygun bir durum. Para kazanırsan öde, kazanmazsan ödeme mantığı ticaret değildir. Karacabeyli çiftçilerimizi uyarıyorum, pazarlıklarınızı sağlam yapın" ifadelerini kullandı.

Üreticiye müjdeli haber: Saman fiyatları yarı yarıya geriledi Haber

Üreticiye müjdeli haber: Saman fiyatları yarı yarıya geriledi

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Maliyet Komisyonu verilerine göre, nisan ayında kilosu 14,70 lira olan yonca kuru otu yüzde 8 düşüş göstererek 13,5 liraya geriledi. Aynı dönemde mısır silajının kilogram fiyatı da yüzde 7,8 azalarak 4,5 liraya indi. Saman fiyatları yarı yarıya geriledi Hasat döneminin etkisiyle en keskin fiyat düşüşü samanda yaşandı. Nisan ayında kilosu 10,03 lira olan hasıl kuru otun fiyatı mayısta yüzde 24 azalarak 8,08 liraya düşerken, samanın kilogram fiyatı ise nisana kıyasla yaklaşık yüzde 50 oranında azalarak 3,5 liraya kadar geriledi. Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) piyasasında mayıs ayında 14,6 liraya kadar yükselen arpadaki kilogram başına ortalama fiyatlar, haziranın ilk haftasında 12,5 liraya kadar çekilse de haftalık kapanışını 12,64 liradan gerçekleştirdi. Fabrika yemlerindeki artış durdurulamıyor Kaba yem fiyatlarında hasat kaynaklı düşüşler yaşansa da hazır fabrika yemlerindeki fiyat artışları hız kesmeden devam etti. Son bir ay içinde; yüzde 21 HP süt yeminin kilogramı 19,43 liradan 20,40 liraya, düve-besi geliştirme yemi 17,83 liradan 19,20 liraya, buzağı başlangıç yemi ise 19,79 liradan 21,33 liraya yükseldi. Çiğ süt üretim maliyeti 1,04 lira azaldı Kaba yem maliyetlerindeki bu gerileme, çiğ süt üretim maliyet tablosuna da olumlu yansıdı. TÜSEDAD Maliyet Komisyonu, mayıs ayına ait 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyetini bir önceki aya göre 1,04 lira azalışla 27,31 lira olarak belirledi. Maliyetteki bu düşüşün temel gerekçesi kaba yem fiyatlarındaki gerileme olarak açıklansa da süt üreticileri, diğer girdi kalemlerindeki artışların devam ettiğini ve sadece kaba yemdeki düşüşün üretimi sürdürülebilir kılmak adına yeterli olmadığını ifade ediyor. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, hasat döneminde piyasaya anlık ve yoğun şekilde kaba yem girişi olduğunu, bu geçici bolluğun fiyatları aşağı çektiğini belirtti. Çiftçiler için tarladan elde edilen önemli bir ek gelir olan samanın ucuzlamasının hayvancılık sektörüne nefes aldırdığını dile getiren Düzen, hasat sezonu tamamlandıktan sonra fiyatların yeniden bir miktar yükselişe geçebileceğini vurguladı.

Tarlada yoruluyorlar odun ateşinde matarada çayla dinleniyorlar Haber

Tarlada yoruluyorlar odun ateşinde matarada çayla dinleniyorlar

Karacabey'de kavurucu sıcaklar ve güneş altında çapa, dikim ve hasat gibi ağır işleri yürüten tarım işçilerinin tarladaki zorlu mesaisi devam ediyor. Bu yıl bölgedeki yoğun yağışlar sebebiyle gecikmeli olarak 15 Mayıs'tan sonra başlayan salçalık domates ve biber fidesi dikimleri için arazilerde yoğun bir tempo yürütülüyor. Gün boyu güneşin altında yoğun emek harcayan işçilerin öğle paydosundaki en büyük motivasyon kaynağı ve vazgeçilmezi ise geleneksel yöntemlerle demlenen odun ateşi çayı oluyor. Mataralardaki su odun ateşinde kaynıyor Tarım işçilerinin başında bulunan çavuşun eşi Güler Şengül, her gün öğle paydosuna kısa bir süre kala hazırlıklara girişiyor. İşçilerin kendisine teslim ettiği metal mataraları ve çaydanlıkları bir araya getiren Şengül, tarlada yakılan odun ateşinin etrafına bunları dizerek içindeki suları kaynatıyor. Öğle molası saatinin gelmesiyle birlikte işçiler, mataralarda kaynayan sıcak suyun içine çaylarını ilave ederek yemeklerini yiyene kadar demlenmeye bırakıyor. "Bu çay bizim zahmetimizin ödülü" Odun ateşinin korunda ve közün yakınında demlenen matara çayı, özellikle kadın işçilerin tüm günün yorgunluğunu üzerinden atmasını sağlıyor. Tarladaki ağır çalışma şartlarına rağmen bu keyiflerinden asla ödün vermediklerini belirten kadın işçiler, açık havada içtikleri çayın lezzetinin evdekinden çok daha farklı ve güzel olduğunu ifade etti. Çayın kendileri için bir yaşam biçimi olduğunu dile getiren işçiler, "Evde demlendiğinde bu kadar lezzetli olmuyor. Odunla yapılan çayın hepsi güzel oluyor. Yorgunluğumuzu geçiriyor. Çay olmazsa olmazımız. Tarlada yorgunluğa en iyi gelen bu çay. Zahmetimizin ödülü bu çay" dedi. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen de tarım işçilerinin yaz sıcaklarında çok ağır ve zahmetli bir iş üstlendiğine dikkati çekerek, işçilerin öğle paydoslarında yemeklerini yedikten sonra hemen çay saatine geçtiklerini ve odun ateşinde demlenen bu çayın tadının bir başka olduğunu belirtti.

14 salça fabrikasına sahip Karacabey'de domates sezonu başlıyor Haber

14 salça fabrikasına sahip Karacabey'de domates sezonu başlıyor

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) bu yıla ilişkin "Bitkisel Üretim 1. Tahmini" verilerine göre, ülkedeki toplam domates üretiminin geçen yıla kıyasla büyük bir değişim göstermeyerek 13 milyon 425 bin ton seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Bu üretimin yaklaşık 5,5 milyon tonluk kısmını salçalık domatesler oluştururken Bursa, 1,3 milyon ton civarındaki üretim hacmiyle lider konumda bulunuyor. Kentteki domates üretimi ise ağırlıklı olarak Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçelerinde yoğunlaşıyor. Dünyada 14 salça fabrikasına sahip tek ilçe Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, tarımsal potansiyeli oldukça yüksek olan Karacabey'in, dünyada başka hiçbir yerde görülmemiş şekilde 14 salça fabrikasını bünyesinde barındıran tek ilçe olduğunu vurguladı. Ülkenin salça ihtiyacını büyük oranda Karacabey olarak karşıladıklarını belirten Düzen, bölgede yetişen salçalık domatesin kalitesiyle Türkiye'de bir numara, dünyada ise ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Ovada fide dikimlerinin tüm hızıyla sürdüğünü aktaran Düzen, bu yıl dikimlerin biraz gecikerek haziran ayına sarktığını ancak bir hafta içinde tüm sürecin tamamlanacağını dile getirdi. Ton başına 5 bin 200 liradan sözleşme imzalandığını ve bu ödemelerin yarısının harmanda, kalan yarısının ise ocak-şubat aylarında yapılacağını aktaran Düzen, fabrikaların ekim döneminde nakdi yardım sağladığını ancak bunun karşılığında "gübreyi ve fideyi benden alacaksın" dayatmasında bulunduğunu iddia etti.

Davullu zurnalı erik hasadı Video Galeri

Davullu zurnalı erik hasadı

      Bursa'nın İznik ilçesinde sezonun ilk erik hasadı davul zurna eşliğinde göbek atarak yapıldı. Rekolte erikte geçen seneye göre 4 kat artınca İznik çiftçisi davul zurna eşliğinde tarlada göbek atarak hasat yaptı.Geçtiğimiz sezon don sebebiyle yok yılı yaşanıp vatandaşların el süremediği erik, bu sene var yılını yaşıyor. Mevsim yağışlarının bol düşmesi ve don yaşanmaması sebebiyle bolluk yaşanan erikte rekolte geçen yıla göre 4 katına ulaşmış durumda. Tarladan kilosu 80 TL'ye kabzımalların aldığı eriğin kilosunun pazarda 100 ile 120 TL arasında satılması öngörülüyor.      Davullu zurnalı hasat Türkiye'nin en verimli ovalarının arasında gösterilen İznik Gölü kıyısındaki İznik ovasında 11 bin dekar alanla erik üretimi yapılıyor. İlk hasadı tarlasında davul zurna eşliğinde yapan Mehmet Sevim, "Rekoltede bu seneki 4 kat artış neredeyse bize göbek bile attırdı. Sezon çok verimli geçiyor. İnşallah bu şekilde tamamlarız. Geçen yıla oranla bu sene rekolte 4 kat arttı. Bunun sebebi ovaya düşen yağışlar ve don olmayışı" dedi. Üretici ve aynı zamanda meyve tüccarı Cumhur Şansal Yalçın da sezonun iyi başladığını belirterek, "Umarım tüm çiftçilerimiz için bol kazançlı bir yıl olur" dedi. Tüccar İbrahim Kayalı da hava şartları sebebiyle mahsullerin çok iyi olduğunu bu sezonun bolluk içinde geçeceğini söyledi. İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakar ise bölgede geçen yıl donlar sebebiyle mahsulün çok eksik olduğunu geçen sene yüzde 15'lerde verim aldıklarını ifade etti. İznik ovasında 11 bin dekar alanda erik hasadı gerçekleştirdiklerini aktaran Çakar, ilk eriği bugün topladıklarını ürünlerin bu sene değerli satılmasını umut ettiklerini ifade etti.

Davullu zurnalı erik hasadı Haber

Davullu zurnalı erik hasadı

Geçtiğimiz sezon don sebebiyle yok yılı yaşanıp vatandaşların el süremediği erik, bu sene var yılını yaşıyor. Mevsim yağışlarının bol düşmesi ve don yaşanmaması sebebiyle bolluk yaşanan erikte rekolte geçen yıla göre 4 katına ulaşmış durumda. Tarladan kilosu 80 TL'ye kabzımalların aldığı eriğin kilosunun pazarda 100 ile 120 TL arasında satılması öngörülüyor. Davullu zurnalı hasat Türkiye'nin en verimli ovalarının arasında gösterilen İznik Gölü kıyısındaki İznik ovasında 11 bin dekar alanla erik üretimi yapılıyor. İlk hasadı tarlasında davul zurna eşliğinde yapan Mehmet Sevim, "Rekoltede bu seneki 4 kat artış neredeyse bize göbek bile attırdı. Sezon çok verimli geçiyor. İnşallah bu şekilde tamamlarız. Geçen yıla oranla bu sene rekolte 4 kat arttı. Bunun sebebi ovaya düşen yağışlar ve don olmayışı" dedi. Üretici ve aynı zamanda meyve tüccarı Cumhur Şansal Yalçın da sezonun iyi başladığını belirterek, "Umarım tüm çiftçilerimiz için bol kazançlı bir yıl olur" dedi. Tüccar İbrahim Kayalı da hava şartları sebebiyle mahsullerin çok iyi olduğunu bu sezonun bolluk içinde geçeceğini söyledi. İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakar ise bölgede geçen yıl donlar sebebiyle mahsulün çok eksik olduğunu geçen sene yüzde 15'lerde verim aldıklarını ifade etti. İznik ovasında 11 bin dekar alanda erik hasadı gerçekleştirdiklerini aktaran Çakar, ilk eriği bugün topladıklarını ürünlerin bu sene değerli satılmasını umut ettiklerini ifade etti.

İnegöl'de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi Haber

İnegöl'de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi

İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, ani bastıran yağış ve ardından yaşanan taşkınlar nedeniyle Boğazköy Barajı sınırları içerisinde izinsiz ekilen 500 dekar alanın sular altında kaldığını, onun dışında herhangi bir sorun olmadığını belirtti. Çelik, "Bildiğiniz gibi son yıllarda görmediğimiz kadar yağış alıyor coğrafi bölgemiz. Karın olduğu bölgelerdeki baraj ve göletlerimizde su sıkıntısı olmazken, dolmayan göletlerimiz de mevcut. Ama özellikle son üç gündür yağan yağışlarla birlikte tabii bu yağışlar yağmur şeklinde yağıyor ama yükseklerde bizim buralar. 2000-2500 metre yüksekliğinde Uludağ'dan başlayıp Mezitler'e kadar giden devamında kar yağışı da var. Zaten o bölgede kar yağışı var, önceden yağan kar da mevcuttu. Dolayısıyla yağmurla birlikte, kar erimesiyle birlikte dereler doldu taştı. Tabii dere dediğimiz bütün dereleri toplayıp da Boğazköy Barajı'nda buluşmalarıyla birlikte ondan sonra Kocasu ismini, Gökçesu da diyorlar, Kocasu da diyorlar ve sonrasında Yenişehir'den geçip Sakarya'ya karışıyor. O kadar su geliyor ki, gelen su kadar da barajdan su salınıyor şu anda. İki tribün de çalıştırılıyor şu anda. Sakarya Nehri'nin taştığını gördük. Çünkü onun taşmasının sebebi de normal kendi Sakarya Nehri'nin neredeyse hacmi kadar da bizden su gittiğini biliyoruz Yenişehir Ovası'ndan, Boğazköy Barajı'ndan. Dolayısıyla su sıkıntısını o barajda, bazı barajda yaşamayacağımız bir yıl olarak görünüyor. Tabii ki az evvel de söyledim bazı barajlarımızda da sıkıntı var. Tabii bu arada barajın suyu iki türbin çalıştırılarak salınıyor. Aynı zamanda da salınan kadar da su geliyor. Dolayısıyla baraj havzası da son gotuna doğru gelmeye başladı. Tabii oralarda biraz ekili alanlar vardı. 500 dekar falan ekili alan vardı ama olan var, işte olmayan var, eken var. Oralar zaten istimlaklı alan, yani çiftçinin kendine ait bir bölge değil. Zaten suyun tutulma kodunun olduğu yerdeki ne kadar alan varsa daha önce istimlak edilmiş alan. Oralarda da şu an su dolmuş durumda. Ben bir de şunu ilave edeceğim. Bundan 15 gün önce barajın sularını azaltmaya gitti Devlet Su İşleri yetkilileri Boğazköy Barajı'nda. Tabii bunu bilip bilmeyen arkadaşlar suyu salıyor, ne olacak diye bizlerle temas kuruyorlardı. Biz de daha önceden edindiğimiz tecrübelerle bu konuda gerçekten her yıl bu zamanlarda mutlaka karların erimesiyle özellikle Mezitler'den, Oylat tarafından, Kalburt'tan gelen derelerin sularıyla birlikte sel baskınları oluşuyordu. Nitekim DSİ yetkilileri de haklı çıktı. Görüyorsunuz bir yandan salınan su koskoca bir nehir gibi, öteki taraftan çok büyük nehir kadar da su baraja girmekte. Mezit tarafından gelen dereler, özellikle Hasanpaşa, Bilalköy civarlarında taşma yapmak suretiyle bazı çiftliklere girdi. Tarım arazileriyle az da olsa temas etti. Bereket ki şunu söylemiş olayım, Devlet Su İşleri'nin her bölgede havzalarını çalışmak suretiyle genişletip, yükselttiler. Yoksa bugün gelen su gerçekten Çitli'den tut, Kırık'tan çıktığı andan itibaren birçok köy su altında kalırdı. Bereket ki dere yatakları çok geniş. O sebepten sıkıntı yok" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.