Hava Durumu

#Zorbalık

Yeni Marmara Gazetesi - Zorbalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zorbalık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Saldırganın babasının geniş ifadesi ortaya çıktı Haber

Saldırganın babasının geniş ifadesi ortaya çıktı

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 9’u çocuk 10 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı gerçekleştiren 8’inci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli’nin ifadesi ortaya çıktı. Baba Mersinli ifadesinde, "Çocukların öldüğünü ve oğlumun vefat ettiğini öğrenmiş oldum. Daha sonra savcı talimatıyla gözaltı işlemleri yapıldı. Oğlum İsa Aras’ın olay kapsamında kullandığı silahlar ve mermiler bana aittir. Benim kendime ait 7 tane taşıma ruhsatlı silahım vardır, 2 tane de av tüfeğim vardır. Bunlar mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras, olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürmüş. Benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindedir. Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz. Ben silahları üzerime alacağım zaman silahları ve şarjörleri farklı sandıklar içerisinden alarak dışarı çıkarırım. Söz konusu Maraş sandıkları kendinden kilitli sandıklardır. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak ben kendisinin yanında sandıklarımı açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir. Olay günü oğlum İsa Aras’ın sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. Oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir. Oğlum Aras çok iyi bir internet kullanıcısıydı. Kendisine ait VPN’i bile varmış. Ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır. Çok zeki bir çocuktur. Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durumun olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler" ifadelerini kullandı. "Oğlumun sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm" Baba Mersinli, "Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı. Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim de İngilizce bilmemem nedeniyle oğlumun cep telefonu ve bilgisayarda ne ile meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte oğlumun sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm. Ben kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana 'Öf ya' tarzında cevap vererek geçiştirirdi, sağlıklı bir cevap alamazdım. Oğlum İsa’nın öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine yaklaşık bir ay önce işten gelip, kısa süreliğine silahı yatak odasında şifonyer üzerine bırakmıştım. Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara merakı olduğunu fark ettiğim için kendisine silah kültürümüzden bahsettim, silahın ‘namus' olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine kendisine emekli olduğumda silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti. ‘İleride sicilin temiz olursa ve iyi bir okul okursan sana da silah alabiliriz’ diyerek kendisine umut verdim. Bunun üzerine oğlum bana 'Amerika’da herkes silah alabiliyor' dedi. Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah alabileceğini ve taşıyabileceğini söyledim" dedi. "Oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim" Oğlunun silah sıkarken fotoğrafını çektiğini söyleyen baba Mersinli, "Oğlum, arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini, benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledi. Bu konuşma geçtiğimiz hafta perşembe ya da cuma gerçekleşmiş olabilir. Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim. Daha sonra bu hafta pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silahla atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim, silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim. Bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini köreltmekti. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa’ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış. Benim evimdeki silahlar, mermiler ve şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz. Silahların ve mermilerin muhafaza edildiği Maraş sandıklarının üç düğmesi vardır. Söz konusu üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır. Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi. Zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istemiştim. Oğlum cep telefonu ve bilgisayarda oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben ne konuştuğunu anlamazdım" ifadelerine yer verdi. "Odasına girdiğimizde ise her şeyi kapatırdı" Oğlunun okula kısıtlı gittiğini söyleyen Mersinli, "Oğlum interaktif (konuşmalı, çevrim içi) oyunlar oynardı. Odasına girdiğimizde ise her şeyi kapatır, bize bir şey göstermek istemezdi. Bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik. Olay günü ve öncesinde herhangi bir tartışmamız olmadı. Oğlumun dakikası dakikasını tutmazdı, duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi. Oğlumun daha öncesinde rehber öğretmeni ile görüşmüştük. Sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak öğretmenlerine veya öğrencilere karşı herhangi bir olumsuz hissiyat beslediğini fark etmedim. Hatta zaman zaman okulda zorbalık yapan biri olup olmadığını sorardım, kendisi bana ‘Hayır’ derdi. Oğlumun arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Oğlum İsa toplam 8 senede sadece 3 yıl okula gidebildi. Çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi, bir kısmı deprem dönemine denk geldi" dedi.

Lise öğrencilerinden 'Dünya akran zorbalığıyla mücadele günü'nde anlamlı etkinlik Haber

Lise öğrencilerinden 'Dünya akran zorbalığıyla mücadele günü'nde anlamlı etkinlik

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde yüzlerce öğrenci, son dönemde artan akran zorbalığına dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak için yürüdü. Akranlarının dikkatini çekmek isteyen öğrenciler, ellerindeki dövizlerle, büyüklere de dikkatli olmaları konusunda mesaj verdi.  Dünya akran zorbalığıyla mücadele gününe istinaden Nilüfer Belediyesi Barış Anadolu Lisesi farkındalık oluşturmak için yürüyüş düzenledi. Yaklaşık 250 öğrencinin katıldığı etkinlikte öğrenciler, ellerinde taşıdıkları "Zorbalık, suskunlukla büyür" dövizleriyle günün anlam ve önemine dikkat çekerken, okul önlerinde başlayan yürüyüş kilometrelerce devam etti. Okul heyetinin öğrencilerle hazırladıkları broşürleri vatandaşlara ve gençlere dağıttı. Yürüyüş sonrası Müzik Parkı'nda bir araya gelen öğrenciler bando takımıyla yöresel oyunları oynayıp, dans etti.  Farkındalık oluşturmak için çalışan öğrenciler, "Bugünün anlam ve önemini yaymak istedik. Bununla ilgili çalışma yaptık, broşürler hazırlayıp yürüyüş yaptık. Zorbalığın değil, arkadaşlığın dostluğun yaşatılmasını istiyoruz. Akranlarımızın, ailelerin bu konuda duyarlı olması için böyle bir etkinlik düzenledik" diye konuştu.  Barış Anadolu Lisesi Okul Müdürü Arif Gök ise, "Okullarda iki temel işlevimiz var. İşin bir eğitim boyutu var, bir de öğretim boyutu var. Öğretim boyutunu zaten yapıyoruz fakat, önemli olan öğrenilen güzel şeylerin davranışa dönüştürülmesi yani eğitim. Bu yaşlarda özellikle çocuklarımız da çok acımasız olabiliyor. Kendi aralarında bazen fiziksel eksiklikleri ve psikolojik zorbalığı birbirine uyguluyor. Biz bunun yerine dostluğu pekiştirerek farkındalık oluşturmak istedik. Rehber öğretmenimiz ve öğrencilerle güzel bir çalışma hazırladık. Ailelerin ve çocuklarımızın bilinçlendirilmesi için güzel bir etkinlik ortaya çıkardık" dedi. 

Ali Koç:“Belki bu takım 99 puan alamayacak ama şampiyon olacak”  Haber

Ali Koç:“Belki bu takım 99 puan alamayacak ama şampiyon olacak” 

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, “Bu seçimlerin zorbalıkla sona ermesine izin vermeyeceğiz. Biz onlar gibi değiliz, olmamalıyız. Sakin olun, biz kazanacağız. Biz birleşmek durumundayız” dedi.   Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, 8-9 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek Olağan Seçimli Genel Kurulu öncesinde kongre üyeleriyle bir araya geldi. Yeniden başkanlığa aday olan Ali Koç’un İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiği toplantıya yönetim kurulu ve kongre üyeleri katıldı. İlk olarak seçim kampanyası hakkında bilgiler veren Koç, “Camiamız bir ve bütün olduğunda bizi durduracak bir kuvvet yok. Bunu test ettiler ve cevaplarını da aldılar. Yoğun bir kampanya dönemi geçirdik. Birçok şehre gittik. Yüksek katılım sağlandı. Yaptıklarımızı, yapmak istediklerimizi, yapamadıklarımızı çeşitli ortamlarda paylaştık. Bu seneki kampanya farklı oldu. Hem yarışa geç girmem hem de takımlarımızın yarışlarının devam etmesi sebebiyle kampanyamız kısıtlı oldu. Seçildiğimiz takdirde gidemediğimiz yerlere de gideceğimizi belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.  “Kimse bizim niyetimizi sorgulayamaz”  6 yıllık başkanlık süresi boyunca deneyimler edinip dersler çıkardıklarını belirten Koç, “6 sene boyunca yönetimdeki arkadaşlarımla Fenerbahçe’nin geleceği açısından kritik öneme sahip başarılar elde ettiğimiz gibi, bazı alanlarda da istediğimiz yerlere gelemedik. Süreç içerisinde birçok kongre üyemiz de yeri geldi hoca tercihi yeri geldi kadro planlaması konularında bize şikayetlerini ulaştırdı. Şundan emin olabilirsiniz ki bunların bir daha yaşanmaması için bütün tecrübeyi kazandık. Siz de bunun emarelerini son 2 senede görmüşsünüzdür. Biz bilerek, isteyerek hiçbir yanlış yapmadık. Kimse bizim niyetimizi sorgulayamaz” sözlerini kaydetti.  Başkanlığa ilk seçildiği dönemde kulübün maddi durumunun kötü olduğunu söyleyen Başkan Ali Koç, “Kulübü aldığımız noktayı hepiniz biliyorsunuz. Alacaklarımız temlikliydi, geldiğimizde 17 milyon Euro ödemek zorundaydık. Kadro değerimiz, rakiplerimizin kadro değerinin altındaydı. 612 milyon Euroluk borç yükümüz vardı. 2018’de göreve geldiğimizde o zamanki başkanımız, kendi ifadesiyle ‘Fenerbahçe batmış’ dedi. UEFA’nın açıkladığı rapora göre Avrupa’nın maddi durumu en kötü kulübüydük. Yüz milyonlarca Euro geliri olan kulüplerden daha fazla borcumuz vardı. Biz biliyorduk ama bu kadar olduğunu bilmiyorduk. Kulübümüzü bu duruma düşürenler, durumun vahametini kavrayamayan insanlardı” dedi.  “Gemiyi doğru istikamete çevirdik”  Başkanlık dönemindeki gelir durumlarında yaşanan süreçlerle ilgili bilgiler de aktaran Koç, “6 yıllık yayın geliri kaybımız 100 milyon dolar. Biz mi kur sabitlemesi yaptık? Bunu federasyon yaptı. Pandemide 80 milyon dolar kaybımız var. Faizler uçtu gidiyor. Bir de her şey çok güzelmiş gibi pandeminin ortasında hükümet vergileri yüzde 40’a çıkardı. Bunu da yönetmek zorunda kaldık. Bu sene de yüzde 50 gelirimiz bankalara gitmektedir. 1 bilemedin 2 aylık maaş borcumuz var. Bunları da en kısa zamanda kapatacağız. Tüm bu olumsuz etkenlere rağmen kaynaklar yaratarak gemiyi doğru istikamete çevirdik. Finansal prangalarımızı attık. Daha çok yolumuz var ama tünelin sonundaki ışığı görebiliyoruz. Bugün Fenerbahçe’ye aday olmak daha kolay. Keşke biz 1 sene sonra aday olsaydık. Onlar kaybederek kral çıplak durumundan kurtuldular” diye konuştu.  “Tarihimizin en güçlü ve değerli kadrolarından birini kurduk  Mali yönden birçok engeli geride bıraktıklarını ve çok iyi kadro kurduklarını ifade eden Ali Koç, “Engelden kurtulduğumuzda kurduğumuz bu seneki kadroyu gördünüz. Önümüzdeki sene daha iyi olacağız. Bundan sonra yolumuz açık. Transferlerdeki başarımızı görüyorsunuz. Geçen sene 56 milyon Euroluk transfer gelirimiz var. Fenerbahçe’den Avrupa’ya gitme durumu konuşan bir noktaya geldi. Tarihimizin en güçlü ve değerli kadrolarından birini kurduk. Ne Aziz Yıldırım’ın 20 yıllık başkanlığında ne de 2000’den sonraki 24 yıllık süreçte 90 puan aşılmamıştı. Biz herkesi yendik ama sistemi yenemedik. Biz gelene gidene 3-5 atarken, rakibimiz birçok maçı 1-0 kazandı. Sezon sonunda açıldılar. Hakem seminerinde sızdırılan videoyu hatırlayın” açıklamasında bulundu.  Sponsorluk gelirlerindeki artışlara da değinen Başkan Ali Koç, “2018 yılında 7 sponsorumuz vardı. Sarı meleklerin hiç sponsoru yoktu. 18.7 milyon Euro sponsorluk gelirimiz vardı. Bugün geldiğimiz noktada 42 sponsorumuz var ve boş yerimiz yok. 48 milyon Euro’ya yakın da gelirimiz var. Şu anda yüzde 35-40 civarında Koç grubunun sponsorluğu var. ‘Benim bir kuruş alacağım yoktur’ dedim. O alacağın neden bilançoda durduğunu da anlattım. Çıkmış tehdit ediyor, mahkemeye vereceğim diye. Fenerium, 2018 yılında 22 milyon Euro ciro yaparken şimdi 47.5 milyon Euro. Şimdi 27 milyon Euro kar sağlıyor. Yarım milyon forma sattık inşallah seneye şampiyon olduğumuzda milyonları görürüz” diye konuştu.  “Belki bu takım 99 puan alamayacak ama şampiyon olacak”  Bu sezon futbolda şampiyon olacaklarına inandığını söyleyen Koç, “Şöyle bir düşünce olabilir, Mourinho geldi bütün parayı buraya mı harcadınız. Tabii ki bütün bütçemizi harcamadık. Hocamızın bütçesinde sponsor çıkacak. Biri gönülden bize bağlı iş adamlarımız. Ayrıca hocamız da ‘Her sene 4 sponsor bulun ben reklam filmlerinde yer alacağım’ dedi. Takımımız güçlü. Yapacağımız takviyelerle Fenerbahçe tarihinin rüya takımını kuracağız. Belki bu takım 99 puan alamayacak ama bu takım şampiyon olacak” sözlerini dile getirdi.  “Adama borç takmışlar”  Jose Mourinho’yu takımın başına getirmeleriyle ilgili konuşan ve diğer başkan adayı Aziz Yıldırım’ın son sözlerinin de kabul edilebilir olmadığını söyleyen Ali Koç sözlerini şöyle sürdürdü:  “Sadece 21 saatlik bir çağrıyla 35 bin kişi stadı doldurdu. Mourinho’nun buraya gelmesini bir işaret fişeği olarak görün. Fenerbahçe için büyük işler yapacak. Kendisine inanıyor ve güveniyoruz. Şimdiden ailemizin bir parçası oldu. Mourinho transferi sadece rakip kulüplerin değil Aziz Yıldırım’ım da dengesini bozmuş olacak ki son söylenenler kabul edilebilir değil. Açıktan menajere para vermişlerdir, dedi. Bir hocanın bizi seçebileceğini kabul etmiyor. Bugün de bir yönetici çıkmış, ‘Biz biliriz o adamı (Jorge Mendes) diyor’ Biz buna anlam veremedik en başında. Sonra gerçek ortaya çıktı. Adama borç takmışlar. 2014 yılında Bruno Alves transferinde ödememişler. Sonra biz ödemişiz.”  “Biz popülist projelerle size gelmiyoruz”  Şampiyonluk sözü vermek durumunda kalmayacakları bir kadro kuracaklarının altını çizen Ali Koç, “Mourinho’nun şimdiden oluşturduğu heyecanın farkındayız. Öyle bir takım kuracağız ki şampiyonluk sözü vermek durumunda kalmayacağız dedim. O süreç başladı. İlk adımı attık, devamı kısa süre içerisinde gelecektir. Biz popülist projelerle size gelmiyoruz. Anlaştık diyorsak anlaşıyoruz. Onu da imzayı attıktan sonra söylüyoruz. Anlaştık, geldi. Biz İngiltere, Almanya’ya gidip haber yaptırmayı bilmiyor muyuz? Biz öyle şeyler yapmayız. Ne sizi kandırırız ne de kendimizi” dedi.  “Şampiyonlar Ligi finalinden sonra en çok konuşulan konu biz olmuşuz”  Fenerbahçe’nin Jose Mourinho’nun gelişiyle birlikte dünya çapında çok konuşulur hale geldiğini ifade eden Koç, “Sadece ülke sınırlarında değil dünya üzerinde saygı gören, Fenerbahçeli olmayanların da maçlarını izlediği, dünya çapında tanınan oyuncuları olacak, sürdürebilir bir başarı sağlayan bir takım haline gelmek istiyoruz. Şimdiden bu gerçekleşmeye başladı. Şampiyonlar Ligi finalinden sonra en çok konuşulan konu biz olmuşuz. Borsada değerimiz uçmuş. Taraftarlarımız bize güvensin. Belki gözlerinizde krediyi tükettik ama ben size mahcubum. Beni en çok şampiyonluklar değil ‘İyi arkasında durmuşuz’ demeniz mutlu edecek” cümlelerini dile getirdi.  Tekrardan başkanlığa seçilmeleri halinde amatör branşlara yaptıkları yatırımları sürdüreceğini söyleyen Ali Koç, “Sadece futboldan ibaret bir vizyonumuz yok. Takım oyunlarında da olimpik branşlarda da yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Bu sene olimpiyatlar için şu ana kadar alınan kotanın yüzde 25’i yine Fenerbahçe sporcularına ait. Ezeli rakiplerimize karşı üstünlük sağladık. Bu yatırımlar aynen devam edecek. Dünyanın en büyük kulübü sloganını yaşatmak kolay değil” ifadelerini kullandı.  Seçildikleri takdirde Ülker Stadyumu’nun çatısında Mustafa Kemal Atatürk yazacağını söyleyen Ali Koç, “Kazandığımız takdirde stadımızın tepesinde görseli değiştireceğiz. Resmiyette bize bunu versinler ya da vermesinler önümüzdeki sezon stadımızın üstü bu şekilde olacak. Stadımızı ve taraftarlarımızın yaratacağı baskı konusunda fabrika ayarlarımıza dönmemiz lazım. Bizim baskıyı rakiplerimize ve hakemlere karşı kurmamız lazım” açıklamasında bulundu.  “Bu seçimlerin zorbalıkla sona ermesine izin vermeyeceğiz”  Son olarak hafta sonu gerçekleşecek seçimlere ilişkin konuşan Koç, “Kazanan kim olursa olsun kazanan Fenerbahçe olsun. Bizler de sizlerin tarafında olursak şayet bizim de çorbada tuzumuz olacaktır. Bu sene inşallah yaptığımız yatırımlarla Türkiye’de yazılacak başarı hikayesini sizlere anlatmaya çalışıyorum. Sağlam bir finansal yapı, sürdürülebilir başarı için olmazsa olmazdır. Eski yönetim kurulumuza teşekkür ediyorum. Bu süreçte bir gram şaşmayan, en kötü günde bile sabah kalkıp kulübe gelen tüm arkadaşlarıma camiamız adına teşekkür ediyorum. Cumartesi günü sizden bir ricamız var. Etrafınızda tanıdığınız kongre üyeleriyle erkenden stada gelin. Provokasyon ve kötü tezahürat olacaktır. Siz tepki vermeyin. Bana bakın, biz tepki verirsek verin. Bu seçimlerin zorbalıkla sona ermesine izin vermeyeceğiz. Biz onlar gibi değiliz, olmamalıyız. Sakin olun, biz kazanacağız. Biz birleşmek durumundayız” ifadelerini kullandı.  Toplantı, Başkan Ali Koç’un seçilmeleri halinde yeni yönetim kurulunda yer alacağı isimleri sahneye davet ederek tanıtmasının ardından son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.