Cumhuriyet, 103 yıldır bu milletin bağımsızlık iradesinin, özgürlük tutkusunun ve geleceğe duyduğu inancın en güçlü simgesidir. Onu yaşatmak, yalnızca geçmişi anmak değil; bilimin, sanatın, adaletin ve üretimin ışığında geleceği birlikte inşa etmektir.
Bazen tek bir kelime, bir milletin bütün tarihini, mücadelesini ve geleceğe dair umutlarını anlatmaya yeter. Bizim için o kelime Cumhuriyet’tir. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; bağımsızlığını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan bir milletin yeniden ayağa kalkışının, kendi kaderine sahip çıkışının ve özgür yaşama kararlılığının adıdır.
Bugün Cumhuriyetimizin 103. yılını kutlarken taşıdığımız duygu, yalnızca bir bayram coşkusundan ibaret değildir. Bu duygu, aynı zamanda geçmişimize duyduğumuz minnetin ve geleceğimize karşı üstlendiğimiz sorumluluğun ifadesidir. Zira Cumhuriyet, bize bırakılmış kıymetli bir miras olduğu kadar, her neslin korumak ve ileriye taşımakla yükümlü olduğu büyük bir emanettir.
Cumhuriyet’in anlamını kavramak için tarihimizin en zor dönemlerine bakmak yeterlidir. Yorgun düşmüş, toprakları işgal edilmiş ve geleceği belirsizliğe sürüklenmiş bir millet, bağımsızlığından vazgeçmemiş; inancını, cesaretini ve dayanışmasını bir araya getirerek yeniden ayağa kalkmıştır. Bu dirilişin öncüsü Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, millet egemenliğini esas alan yeni bir devletin temellerini atmıştır. Cumhuriyet, işte bu tarihsel iradenin ve büyük fedakârlıkların eseridir.
Bu nedenle Cumhuriyet’i yalnızca geçmişte kazanılmış bir zafer olarak görmek eksik bir değerlendirme olacaktır. Cumhuriyet, bugün de hayatımızın her alanında varlığını hissettiren temel bir değerdir. Bir köy okulunda geleceğe umutla bakan çocuğun gözlerinde, düşüncelerini özgürce ifade eden bir gencin sesinde, emeğiyle ülkesine katkı sağlayan bir insanın alın terinde Cumhuriyet’in izleri vardır. Eşitlik, adalet, eğitim ve fırsatlara erişim ideali, onun gelecek kuşaklara uzanan en önemli kazanımları arasındadır.
Ancak hiçbir büyük miras, yalnızca geçmişteki başarılarla sonsuza kadar ayakta kalamaz. Cumhuriyet’i yaşatmak, onun değerlerini günlük hayatımızda anlamlı kılmayı gerektirir. Bilimde ilerleyen, sanata değer veren, hukukun üstünlüğünü koruyan, üretimi destekleyen ve gençlerine güvenen bir ülke olmak, Cumhuriyet idealinin gereğidir. Çünkü Cumhuriyet, tamamlanmış bir hikâye değil; her gün yeniden yazılması gereken ortak geleceğimizdir.
Zaman değişiyor, nesiller yenileniyor, dünya yeni sorunlarla ve fırsatlarla karşılaşıyor. Fakat bağımsızlık, özgürlük ve millet iradesi üzerine kurulan Cumhuriyet’in temel değerleri önemini koruyor. Bugün bize düşen görev, farklılıklarımızı bir ayrışma nedeni değil, ortak yaşamımızın zenginliği olarak görmek; birlik ve beraberliğimizi adalet, karşılıklı saygı ve ortak sorumluluk bilinciyle güçlendirmektir.
Unutmamalıyız ki bu ülke bize hazır bir armağan olarak sunulmadı. Her karış toprağında mücadele, fedakârlık ve emek vardır. Bu toprakları vatan kılmak için canını ortaya koyan kahramanlarımızın hatırasına duyulacak en büyük saygı, onların uğruna mücadele ettiği değerleri korumak ve gelecek kuşaklara daha güçlü bir ülke bırakmaktır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, silah arkadaşlarını, Millî Mücadele kahramanlarını ve vatan uğruna hayatını feda eden bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun.
Çünkü bir nefes özgürlük, bir ömür minnettir. Cumhuriyet ise bu minneti geleceğe taşıma sözümüzdür.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
AHMET KAMİL ATA
BİR NEFES ÖZGÜRLÜK, BİR ÖMÜR MİNNET
Cumhuriyet, 103 yıldır bu milletin bağımsızlık iradesinin, özgürlük tutkusunun ve geleceğe duyduğu inancın en güçlü simgesidir. Onu yaşatmak, yalnızca geçmişi anmak değil; bilimin, sanatın, adaletin ve üretimin ışığında geleceği birlikte inşa etmektir.
Bazen tek bir kelime, bir milletin bütün tarihini, mücadelesini ve geleceğe dair umutlarını anlatmaya yeter. Bizim için o kelime Cumhuriyet’tir. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; bağımsızlığını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan bir milletin yeniden ayağa kalkışının, kendi kaderine sahip çıkışının ve özgür yaşama kararlılığının adıdır.
Bugün Cumhuriyetimizin 103. yılını kutlarken taşıdığımız duygu, yalnızca bir bayram coşkusundan ibaret değildir. Bu duygu, aynı zamanda geçmişimize duyduğumuz minnetin ve geleceğimize karşı üstlendiğimiz sorumluluğun ifadesidir. Zira Cumhuriyet, bize bırakılmış kıymetli bir miras olduğu kadar, her neslin korumak ve ileriye taşımakla yükümlü olduğu büyük bir emanettir.
Cumhuriyet’in anlamını kavramak için tarihimizin en zor dönemlerine bakmak yeterlidir. Yorgun düşmüş, toprakları işgal edilmiş ve geleceği belirsizliğe sürüklenmiş bir millet, bağımsızlığından vazgeçmemiş; inancını, cesaretini ve dayanışmasını bir araya getirerek yeniden ayağa kalkmıştır. Bu dirilişin öncüsü Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, millet egemenliğini esas alan yeni bir devletin temellerini atmıştır. Cumhuriyet, işte bu tarihsel iradenin ve büyük fedakârlıkların eseridir.
Bu nedenle Cumhuriyet’i yalnızca geçmişte kazanılmış bir zafer olarak görmek eksik bir değerlendirme olacaktır. Cumhuriyet, bugün de hayatımızın her alanında varlığını hissettiren temel bir değerdir. Bir köy okulunda geleceğe umutla bakan çocuğun gözlerinde, düşüncelerini özgürce ifade eden bir gencin sesinde, emeğiyle ülkesine katkı sağlayan bir insanın alın terinde Cumhuriyet’in izleri vardır. Eşitlik, adalet, eğitim ve fırsatlara erişim ideali, onun gelecek kuşaklara uzanan en önemli kazanımları arasındadır.
Ancak hiçbir büyük miras, yalnızca geçmişteki başarılarla sonsuza kadar ayakta kalamaz. Cumhuriyet’i yaşatmak, onun değerlerini günlük hayatımızda anlamlı kılmayı gerektirir. Bilimde ilerleyen, sanata değer veren, hukukun üstünlüğünü koruyan, üretimi destekleyen ve gençlerine güvenen bir ülke olmak, Cumhuriyet idealinin gereğidir. Çünkü Cumhuriyet, tamamlanmış bir hikâye değil; her gün yeniden yazılması gereken ortak geleceğimizdir.
Zaman değişiyor, nesiller yenileniyor, dünya yeni sorunlarla ve fırsatlarla karşılaşıyor. Fakat bağımsızlık, özgürlük ve millet iradesi üzerine kurulan Cumhuriyet’in temel değerleri önemini koruyor. Bugün bize düşen görev, farklılıklarımızı bir ayrışma nedeni değil, ortak yaşamımızın zenginliği olarak görmek; birlik ve beraberliğimizi adalet, karşılıklı saygı ve ortak sorumluluk bilinciyle güçlendirmektir.
Unutmamalıyız ki bu ülke bize hazır bir armağan olarak sunulmadı. Her karış toprağında mücadele, fedakârlık ve emek vardır. Bu toprakları vatan kılmak için canını ortaya koyan kahramanlarımızın hatırasına duyulacak en büyük saygı, onların uğruna mücadele ettiği değerleri korumak ve gelecek kuşaklara daha güçlü bir ülke bırakmaktır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, silah arkadaşlarını, Millî Mücadele kahramanlarını ve vatan uğruna hayatını feda eden bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun.
Çünkü bir nefes özgürlük, bir ömür minnettir. Cumhuriyet ise bu minneti geleceğe taşıma sözümüzdür.