Bursa, yalnızca Türkiye’nin önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biri değil; aynı zamanda Balkanlar’la kurduğu tarihî, kültürel ve insani bağlarla da ayrı bir yere sahip. Bu nedenle Kuzey Makedonya İçişleri Bakan Yardımcısı Astrit İseni ile Gümrük Müdür Yardımcısı Mustafa Dauti’nin Bursa ziyareti, sıradan bir diplomatik temasın ötesinde anlam taşıyor.
Türkiye’ye çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere gelen İseni ve Dauti’nin Bursa’daki durağında, Kuzey Makedonya’nın Bursa Fahri Konsolosu Halil Bedzeti ile gerçekleştirdiği görüşme, iki ülke ilişkilerinin yerel ölçekte nasıl güçlendirilebileceğine dair önemli mesajlar verdi.
Fahri Konsoloslukta gerçekleşen buluşmada Halil Bedzeti’nin özellikle Bursa’nın Balkan ve Rumeli coğrafyasıyla olan bağlarına dikkat çekmesi önemliydi. Bedzeti, Bursa’nın demografik yapısında Balkan ve Rumeli kökenli vatandaşların önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Bursa, Balkanlar ve Rumeli coğrafyasıyla tarihsel, kültürel ve insani açıdan güçlü bağlara sahip bir şehir. Bursa’da Makedonya kökenli büyük bir nüfus yaşıyor” sözleriyle bu ilişkinin yalnızca geçmişten gelen bir hatıra olmadığını vurguladı.
Aslında Bursa’nın Balkanlarla ilişkisini en iyi anlatan ifadelerden biri de bu. Çünkü burada söz konusu olan sadece diplomatik ilişkiler değil; aynı zamanda aile bağları, ortak kültür, ortak hafıza ve nesiller boyunca taşınan bir aidiyet duygusu.
Görüşmenin bir diğer önemli konu başlığı ise ekonomi ve ticaretti.
RUMELİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Evke’nin de katıldığı toplantıda, Kuzey Makedonya’da faaliyet gösteren Türk firmalarının yatırımları gündeme geldi. Halil Bedzeti’nin, “Ticaret hacminin daha da büyümesini istiyoruz” mesajı ise Bursa iş dünyasına açık bir çağrı niteliğindeydi.
Bedzeti’nin ifadelerinde dikkat çeken nokta, mevcut ticaret hacmiyle yetinilmemesi gerektiği yönündeydi. Kuzey Makedonya’da çok sayıda Türk firmasının yatırım yaptığını hatırlatan Bedzeti, özellikle Bursa iş dünyasının bu ülkedeki yatırım ve ticaret fırsatlarından daha fazla yararlanmasını istediklerini söyledi.
Bu yaklaşımın Bursa açısından oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.
Bursa’nın güçlü sanayi altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci iş dünyası düşünüldüğünde, Kuzey Makedonya ile ekonomik ilişkilerin daha ileri taşınması için ciddi bir potansiyel bulunuyor. Balkanlar, Bursa için sadece yakın bir coğrafya değil; aynı zamanda yeni yatırım, ihracat ve iş birliği fırsatlarının kapısını aralayabilecek stratejik bir bölge.
İseni ve Dauti’nin görüşmede verdiği mesajlar da bu karşılıklı beklentiyi destekledi.
Kuzey Makedonya heyeti, Türkiye ile ülkeleri arasında köklü ve güçlü bir dostluk ilişkisi bulunduğunu ifade ederken, Bursa’nın bu ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bir merkez olduğuna dikkat çekti. Halil Bedzeti’nin iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını takdir ettiklerini belirten konuklar, kendisine teşekkür etti.
Burada diplomatik nezaketin ötesinde önemli bir nokta var: Fahri konsolosluklar, ülkeler arasındaki ilişkilerin yalnızca resmî makamlar düzeyinde kalmaması açısından önemli bir köprü görevi görüyor. Bursa Fahri Konsolosluğu da bu anlamda ekonomi, kültür ve sosyal ilişkilerin aynı zeminde buluşabileceği bir platform oluşturuyor.
Ziyaretin Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleriyle devam etmesi ise ayrı bir anlam taşıyor. Bursa’nın tarihine dokunan bu ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca bugünün ekonomik ve siyasi gündeminden ibaret olmadığını bir kez daha hatırlattı.
Kısacası Bursa’da gerçekleşen bu buluşma, geçmişten gelen kardeşlik bağlarının geleceğin ekonomik ve ticari iş birliklerine dönüştürülmesi açısından dikkate değer.
Bursa’nın Balkanlarla olan gönül bağları zaten güçlü. Şimdi yapılması gereken, bu gönül köprüsünün üzerine daha fazla ticaret, yatırım, kültür ve ortak proje inşa etmek.
Kuzey Makedonya heyetinin Bursa ziyareti de bu açıdan küçük ama anlamlı bir adım olarak kayıtlara geçti.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
AHMET KAMİL ATA
Bursa’dan Üsküp’e uzanan güçlü dostluk köprüsü
Bursa, yalnızca Türkiye’nin önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biri değil; aynı zamanda Balkanlar’la kurduğu tarihî, kültürel ve insani bağlarla da ayrı bir yere sahip. Bu nedenle Kuzey Makedonya İçişleri Bakan Yardımcısı Astrit İseni ile Gümrük Müdür Yardımcısı Mustafa Dauti’nin Bursa ziyareti, sıradan bir diplomatik temasın ötesinde anlam taşıyor.
Türkiye’ye çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere gelen İseni ve Dauti’nin Bursa’daki durağında, Kuzey Makedonya’nın Bursa Fahri Konsolosu Halil Bedzeti ile gerçekleştirdiği görüşme, iki ülke ilişkilerinin yerel ölçekte nasıl güçlendirilebileceğine dair önemli mesajlar verdi.
Fahri Konsoloslukta gerçekleşen buluşmada Halil Bedzeti’nin özellikle Bursa’nın Balkan ve Rumeli coğrafyasıyla olan bağlarına dikkat çekmesi önemliydi. Bedzeti, Bursa’nın demografik yapısında Balkan ve Rumeli kökenli vatandaşların önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Bursa, Balkanlar ve Rumeli coğrafyasıyla tarihsel, kültürel ve insani açıdan güçlü bağlara sahip bir şehir. Bursa’da Makedonya kökenli büyük bir nüfus yaşıyor” sözleriyle bu ilişkinin yalnızca geçmişten gelen bir hatıra olmadığını vurguladı.
Aslında Bursa’nın Balkanlarla ilişkisini en iyi anlatan ifadelerden biri de bu. Çünkü burada söz konusu olan sadece diplomatik ilişkiler değil; aynı zamanda aile bağları, ortak kültür, ortak hafıza ve nesiller boyunca taşınan bir aidiyet duygusu.
Görüşmenin bir diğer önemli konu başlığı ise ekonomi ve ticaretti.
RUMELİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Evke’nin de katıldığı toplantıda, Kuzey Makedonya’da faaliyet gösteren Türk firmalarının yatırımları gündeme geldi. Halil Bedzeti’nin, “Ticaret hacminin daha da büyümesini istiyoruz” mesajı ise Bursa iş dünyasına açık bir çağrı niteliğindeydi.
Bedzeti’nin ifadelerinde dikkat çeken nokta, mevcut ticaret hacmiyle yetinilmemesi gerektiği yönündeydi. Kuzey Makedonya’da çok sayıda Türk firmasının yatırım yaptığını hatırlatan Bedzeti, özellikle Bursa iş dünyasının bu ülkedeki yatırım ve ticaret fırsatlarından daha fazla yararlanmasını istediklerini söyledi.
Bu yaklaşımın Bursa açısından oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.
Bursa’nın güçlü sanayi altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci iş dünyası düşünüldüğünde, Kuzey Makedonya ile ekonomik ilişkilerin daha ileri taşınması için ciddi bir potansiyel bulunuyor. Balkanlar, Bursa için sadece yakın bir coğrafya değil; aynı zamanda yeni yatırım, ihracat ve iş birliği fırsatlarının kapısını aralayabilecek stratejik bir bölge.
İseni ve Dauti’nin görüşmede verdiği mesajlar da bu karşılıklı beklentiyi destekledi.
Kuzey Makedonya heyeti, Türkiye ile ülkeleri arasında köklü ve güçlü bir dostluk ilişkisi bulunduğunu ifade ederken, Bursa’nın bu ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bir merkez olduğuna dikkat çekti. Halil Bedzeti’nin iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını takdir ettiklerini belirten konuklar, kendisine teşekkür etti.
Burada diplomatik nezaketin ötesinde önemli bir nokta var: Fahri konsolosluklar, ülkeler arasındaki ilişkilerin yalnızca resmî makamlar düzeyinde kalmaması açısından önemli bir köprü görevi görüyor. Bursa Fahri Konsolosluğu da bu anlamda ekonomi, kültür ve sosyal ilişkilerin aynı zeminde buluşabileceği bir platform oluşturuyor.
Ziyaretin Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleriyle devam etmesi ise ayrı bir anlam taşıyor. Bursa’nın tarihine dokunan bu ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca bugünün ekonomik ve siyasi gündeminden ibaret olmadığını bir kez daha hatırlattı.
Kısacası Bursa’da gerçekleşen bu buluşma, geçmişten gelen kardeşlik bağlarının geleceğin ekonomik ve ticari iş birliklerine dönüştürülmesi açısından dikkate değer.
Bursa’nın Balkanlarla olan gönül bağları zaten güçlü. Şimdi yapılması gereken, bu gönül köprüsünün üzerine daha fazla ticaret, yatırım, kültür ve ortak proje inşa etmek.
Kuzey Makedonya heyetinin Bursa ziyareti de bu açıdan küçük ama anlamlı bir adım olarak kayıtlara geçti.