Bazı takımlar vardır, tutulur.
Bazı takımlar vardır, sevilir.
Bir de Bursaspor vardır… Yaşanır.
Bursaspor’u anlatmak için istatistik yetmez. Puan tablosu yetmez. Transfer bütçesi hiç yetmez. Çünkü Bursaspor dediğin şey; çocuğun babasının omzunda ilk kez “Teksas!” diye bağırmasıdır. Yağmurda çamurda stada gitmektir. Küme düşse de vazgeçmemektir.
2010’da gelen o şampiyonluk…
Evet, Anadolu’nun devrimi. İstanbul’un üç büyüklerine karşı yazılmış bir başkaldırı hikâyesi. Ama işin özü o kupa da değil. Asıl mesele şu: Bursaspor o sene bize “olabilir” dedi. Anadolu’dan da olur dedi. İnanç olursa sistem yıkılır dedi.
Bugün zor günlerden geçiyor olabilir. Maddi krizler, sportif düşüşler, kaybolan yıllar… Ama şunu kimse unutmasın: Bursaspor camiası tribünde doğar, krizle büyür. Bu şehir kolay pes etmez.
Bursaspor sevgisi biraz da eski mahalle kültürü gibidir. Kayboldu sanırsın, bir bakarsın bir sokak arasında hâlâ yaşıyor. Yeni nesil belki eski heyecanı birebir yaşamadı ama şehrin damarında o yeşil-beyaz hâlâ akıyor. Çocuğa forma alırken gözleri dolan babayı görüyorsun ya… işte mesele o.
Bak açık konuşayım:
Bursaspor’un yeniden ayağa kalkması sadece sportif başarıyla olmaz. Doğru yönetim, şeffaflık, altyapıya dönüş, yerel sahiplenme… Bunlar şart. Ama en önemlisi şu: Bu kulüp şehirle barışık kalmalı. Siyasetin, egoların, günübirlik hesapların arka bahçesi olmamalı.
Çünkü Bursaspor; tabelada yazan bir isim değil.
O, Bursa’nın karakteridir.
Zor zamanda yanında olmayan, iyi zamanda zaten gelmesin. Bursaspor sevgisi biraz da vefadır. Biraz da sabırdır. Biraz da “biz yine döneriz” özgüvenidir.
Şunu net söyleyeyim:
Bursaspor yeniden ayağa kalkacak. Çünkü bu şehir pes etmeyi bilmez. Ve çünkü bazı sevgiler ligle ölçülmez.
Yeşil beyaz sadece renk değildir.
Hatıradır. İnatçılıktır. Umuttur.
Ve biz, umudu en çok zor zamanda severiz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
AHMET KAMİL ATA
Bursaspor sevgisi: Şehrin kalbinin attığı yer
Bazı takımlar vardır, tutulur.
Bazı takımlar vardır, sevilir.
Bir de Bursaspor vardır… Yaşanır.
Bursaspor’u anlatmak için istatistik yetmez. Puan tablosu yetmez. Transfer bütçesi hiç yetmez. Çünkü Bursaspor dediğin şey; çocuğun babasının omzunda ilk kez “Teksas!” diye bağırmasıdır. Yağmurda çamurda stada gitmektir. Küme düşse de vazgeçmemektir.
2010’da gelen o şampiyonluk…
Evet, Anadolu’nun devrimi. İstanbul’un üç büyüklerine karşı yazılmış bir başkaldırı hikâyesi. Ama işin özü o kupa da değil. Asıl mesele şu: Bursaspor o sene bize “olabilir” dedi. Anadolu’dan da olur dedi. İnanç olursa sistem yıkılır dedi.
Bugün zor günlerden geçiyor olabilir. Maddi krizler, sportif düşüşler, kaybolan yıllar… Ama şunu kimse unutmasın: Bursaspor camiası tribünde doğar, krizle büyür. Bu şehir kolay pes etmez.
Bursaspor sevgisi biraz da eski mahalle kültürü gibidir. Kayboldu sanırsın, bir bakarsın bir sokak arasında hâlâ yaşıyor. Yeni nesil belki eski heyecanı birebir yaşamadı ama şehrin damarında o yeşil-beyaz hâlâ akıyor. Çocuğa forma alırken gözleri dolan babayı görüyorsun ya… işte mesele o.
Bak açık konuşayım:
Bursaspor’un yeniden ayağa kalkması sadece sportif başarıyla olmaz. Doğru yönetim, şeffaflık, altyapıya dönüş, yerel sahiplenme… Bunlar şart. Ama en önemlisi şu: Bu kulüp şehirle barışık kalmalı. Siyasetin, egoların, günübirlik hesapların arka bahçesi olmamalı.
Çünkü Bursaspor; tabelada yazan bir isim değil.
O, Bursa’nın karakteridir.
Zor zamanda yanında olmayan, iyi zamanda zaten gelmesin. Bursaspor sevgisi biraz da vefadır. Biraz da sabırdır. Biraz da “biz yine döneriz” özgüvenidir.
Şunu net söyleyeyim:
Bursaspor yeniden ayağa kalkacak. Çünkü bu şehir pes etmeyi bilmez. Ve çünkü bazı sevgiler ligle ölçülmez.
Yeşil beyaz sadece renk değildir.
Hatıradır. İnatçılıktır. Umuttur.
Ve biz, umudu en çok zor zamanda severiz.