Bir çocuğun eline bilgisayar verdiğinizde yalnızca bir teknolojik cihaz vermiş olmazsınız. Ona düşünmeyi, üretmeyi, denemeyi ve hata yaptığında yeniden başlamayı da öğretirsiniz.
Bursa’da tamamlanan ROBOKOD 2026 Yaz Dönemi Eğitimleri, işte tam da bu açıdan yalnızca bir yaz kursu değil, geleceğe yapılan önemli bir yatırım olarak değerlendirilmeli.
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından çocukların yaz tatilini verimli ve eğitici şekilde geçirmeleri amacıyla düzenlenen eğitimlere 120 öğrenci katıldı. 7-10 ve 11-14 yaş gruplarındaki çocuklar; kodlama, yazılım, robotik ve elektronik alanlarında uygulamalı çalışmalar yaptı.
Küçük yaş grubundaki çocuklar Scratch kullanarak animasyonlar, hikâyeler ve oyunlar tasarlarken, daha büyük öğrenciler Arduino, sensör, LED, buton ve motorlarla kendi mini projelerini geliştirdi.
Aslında burada mesele yalnızca çocukların kod yazmayı öğrenmesi değil.
Mesele, onların tüketen değil üreten bireyler olarak yetişmesi.
Bugün bir çocuğun yaptığı basit bir Scratch animasyonu ya da Arduino projesi belki küçük görünebilir. Ancak o proje, geleceğin mühendisi, yazılımcısı, bilim insanı veya girişimcisinin ilk adımı olabilir. Çünkü teknoloji eğitiminin en kıymetli tarafı, çocuğa “Ben de yapabilirim” duygusunu kazandırmasıdır.
Üstelik bu eğitimlerin yaz tatilinde gerçekleştirilmesi de ayrı bir önem taşıyor. Çocukların uzun yaz günlerini yalnızca ekran karşısında tüketmeleri yerine, ekranı bir üretim aracına dönüştürmeleri gerekiyor.
Burada ailelere de büyük görev düşüyor.
Çocuklarımızın teknolojiyle ilişkisini tamamen kesmek yerine, teknolojiyi nasıl kullandıklarına bakmalıyız. Oyun oynayan çocuk ile kendi oyununu tasarlayan çocuk arasındaki fark tam da burada ortaya çıkıyor.
ROBOKOD gibi projeler, çocuklara sadece teknik beceri kazandırmıyor; problem çözme, yaratıcılık, sabır, takım çalışması ve özgüven gibi hayatın her alanında ihtiyaç duyacakları yetenekleri de destekliyor.
Sertifika töreninde yaşanan çocukların ve ailelerin mutluluğu da bunun güzel bir göstergesi.
Bir kâğıt parçası gibi görünen sertifikanın arkasında aslında haftalarca süren emek, merak, deneme ve öğrenme var. Çocukların o sertifikaları alırken yaşadığı heyecan, belki de eğitimlerin en değerli çıktısı.
Bursa’nın bilim ve teknoloji alanında çocuklara yönelik bu tür çalışmalarını artırması önemli.
Çünkü geleceğin dünyasında söz sahibi olmak istiyorsak, bugünün çocuklarına sadece teknolojiyi kullanmayı değil, teknolojiyi üretmeyi de öğretmeliyiz.
Unutmamak gerekir:
Geleceği bekleyen çocuklar değil, geleceği kodlayan çocuklar kazanacak.
Ve belki de bugün Bursa’da yaz tatilini bir robot, bir oyun ya da birkaç satır kodla değerlendiren o 120 çocuktan biri, yarının dünyasına yön verecek.
Bize düşen ise onların merakını desteklemek, önlerini açmak ve “Yapamazsın” demek yerine “Bir de dene” diyebilmek.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
AHMET KAMİL ATA
Çocukların Geleceğine Atılan Kodlar
Bir çocuğun eline bilgisayar verdiğinizde yalnızca bir teknolojik cihaz vermiş olmazsınız. Ona düşünmeyi, üretmeyi, denemeyi ve hata yaptığında yeniden başlamayı da öğretirsiniz.
Bursa’da tamamlanan ROBOKOD 2026 Yaz Dönemi Eğitimleri, işte tam da bu açıdan yalnızca bir yaz kursu değil, geleceğe yapılan önemli bir yatırım olarak değerlendirilmeli.
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından çocukların yaz tatilini verimli ve eğitici şekilde geçirmeleri amacıyla düzenlenen eğitimlere 120 öğrenci katıldı. 7-10 ve 11-14 yaş gruplarındaki çocuklar; kodlama, yazılım, robotik ve elektronik alanlarında uygulamalı çalışmalar yaptı.
Küçük yaş grubundaki çocuklar Scratch kullanarak animasyonlar, hikâyeler ve oyunlar tasarlarken, daha büyük öğrenciler Arduino, sensör, LED, buton ve motorlarla kendi mini projelerini geliştirdi.
Aslında burada mesele yalnızca çocukların kod yazmayı öğrenmesi değil.
Mesele, onların tüketen değil üreten bireyler olarak yetişmesi.
Bugün bir çocuğun yaptığı basit bir Scratch animasyonu ya da Arduino projesi belki küçük görünebilir. Ancak o proje, geleceğin mühendisi, yazılımcısı, bilim insanı veya girişimcisinin ilk adımı olabilir. Çünkü teknoloji eğitiminin en kıymetli tarafı, çocuğa “Ben de yapabilirim” duygusunu kazandırmasıdır.
Üstelik bu eğitimlerin yaz tatilinde gerçekleştirilmesi de ayrı bir önem taşıyor. Çocukların uzun yaz günlerini yalnızca ekran karşısında tüketmeleri yerine, ekranı bir üretim aracına dönüştürmeleri gerekiyor.
Burada ailelere de büyük görev düşüyor.
Çocuklarımızın teknolojiyle ilişkisini tamamen kesmek yerine, teknolojiyi nasıl kullandıklarına bakmalıyız. Oyun oynayan çocuk ile kendi oyununu tasarlayan çocuk arasındaki fark tam da burada ortaya çıkıyor.
ROBOKOD gibi projeler, çocuklara sadece teknik beceri kazandırmıyor; problem çözme, yaratıcılık, sabır, takım çalışması ve özgüven gibi hayatın her alanında ihtiyaç duyacakları yetenekleri de destekliyor.
Sertifika töreninde yaşanan çocukların ve ailelerin mutluluğu da bunun güzel bir göstergesi.
Bir kâğıt parçası gibi görünen sertifikanın arkasında aslında haftalarca süren emek, merak, deneme ve öğrenme var. Çocukların o sertifikaları alırken yaşadığı heyecan, belki de eğitimlerin en değerli çıktısı.
Bursa’nın bilim ve teknoloji alanında çocuklara yönelik bu tür çalışmalarını artırması önemli.
Çünkü geleceğin dünyasında söz sahibi olmak istiyorsak, bugünün çocuklarına sadece teknolojiyi kullanmayı değil, teknolojiyi üretmeyi de öğretmeliyiz.
Unutmamak gerekir:
Geleceği bekleyen çocuklar değil, geleceği kodlayan çocuklar kazanacak.
Ve belki de bugün Bursa’da yaz tatilini bir robot, bir oyun ya da birkaç satır kodla değerlendiren o 120 çocuktan biri, yarının dünyasına yön verecek.
Bize düşen ise onların merakını desteklemek, önlerini açmak ve “Yapamazsın” demek yerine “Bir de dene” diyebilmek.