Son dönemde yaşanan maske ve sosyal mesafe zafiyeti, aşı ihmali ve karşıtlığıyla birleşti.

Bayramdaki yakınlaşma da buna eklenince olan oldu!

Vaka sayıları hızla artmaya başladı.

Bulaşıcı hastalıklar, asırlar boyunca insanlığın gündeminde yer almış ve almayı da sürdürmektedir.

İnsanların kitlesel biçimde hastalanmasına ve ölümüne yol açan bu hastalıklarla mücadele, sağlık politikalarının ve sağlık alanındaki araştırmaların her zaman önemli bir gündemini oluşturmuştur. Korunmaya yönelik geliştirilen yöntem ve teknikler hızla ve somut olarak hastalıklarla mücadele edebilmenin araçları olmuştur.

Bu kapsamda aşılar, hem koruyucu sağlık hizmetlerinin en önemli simgelerinden hem de yirminci yüzyılın en önemli halk sağlığı kazanımlarından birisi olmuştur.

Bu, dünyada da böyledir...

 

* * *

Şimdi, aşılarını olmayan yahut tamamlamayanların, başka ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de AVM'ler ile sosyal ve kültürel mekânlara alınmaması konuşulmakta.

Dünyada gençler arasında, aşı süreçlerini tamamlamayanların üniversitelere alınmaması bile tartışılıyor.

Bilim gösteriyor ki, bu illet ile mücadelede aşı önemli bir araçtır.

Sosyal medyada da paylaşılan görüntülerin altına yorum yapan vatandaşlar, "Virüse inanmayanlar için evde kaldık, maske takmayanlar olduğu için evde kaldık, sokağa çıkma yasağına uymayanlar olduğu için evde kaldık, bu kendini bilmezler için yeniden evde kalamayız" demektedirler.

* * *

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu, aşı olmayanların alışveriş merkezi, tiyatro, sinema gibi yerlerin yanı sıra maç, konser, düğün, kına, kongre gibi etkinliklerle kalabalık ve kapalı ortamlarda yapılan toplantılara alınmamasını öneriyor.

Bilim Kurulu üyeleri, aşılama oranını artırmak için önerilerini sunuyor.

Kararı kuşkusuz Kabine verecek...

Bugün hala sırası geldiği hale 22 milyondan fazla kişi aşı olmadığı açıklanıyor.

Şu anda Türkiye’de 18 yaş üzeri aşı hakkına sahip olup, bir doz bile yaptırmayanların sayısı 22 milyondan fazla.

Zamanı geldiği halde ikinci doz aşısını yaptırmayanın da 5 milyon kişi olduğu belirtiliyor.

Uzmanlar uyarıyor...

* * *

18 yaş üstü 22 milyon 182 bin kişinin hiç aşı olmadığı gerçeği ürkütüyor.

Aşısızların bu yüksek oranı, vakaların yeniden artışa geçmesinde de etken olarak görülüyor.

Bu nedenle uzmanlar, vatandaşı aşıya çağırıyor ve uyarıyor.

Aşılama hızı her yerde aynı olmadıkça salgının hızı düşse bile hastalığın görülmesi kalıcı hale gelebilir.

Hâlâ ilk doz aşısını olmayan 22 milyon ve zamanı geldiği halde ikinci doz yaptırmayan 5 milyondan fazla kişinin salgının sürmesine neden oluyor ve ölümlerden bu insanların kendilerini de sorumlu hissetmeleri gerekiyor.

* * *

Koronavirüs aşı takviminde yer alan tüm yaş grupları aşı sistemine tanımlandı, koronavirüs aşılama işlemleri hızlandırıldı.

Aşı olmamakta ısrar edenler ikiye ayrılmakta...

Bir kısmı bilgisizlikten, iyi anlatılmadığından tereddüt içindeler.

Bir kısım vatandaş da ısrarla olmayacağını belirtiyor...

Yanlış algılar ne yazık ki bu durumu henüz çözebilmiş değil.

Aşılar uygulanmadan önce yararlılık ve güvenlik incelemelerinden geçmektedir, uygulamaya geçiş sonrası da istenmeyen etkiler ve yan etkiler açısından sürekli olarak izlenmektedir bilineceği gibi.

Toplumsal bağışıklığa ulaşmamız için aşının önemi halka daha iyi anlatılmalıdır.