Hava Durumu

Gençler iş mi beğenmiyor yoksa..?

Yazının Giriş Tarihi: 30.01.2024 14:57
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.01.2024 14:57

Bursa Nilüfer Organize Sanayi Bölgesindeki fabrikasında; ihracata yönelik perakende teşhir araçları üreten bir arkadaşım var. Ülke ve kent sanayii konusunda sık-sık dertleşiriz kendisiyle…Üretim, inovasyon, işsizlik, enflasyon ve ihracatın artırılması gibi ortak ilgi alanımızda doyumsuz sohbetlerimiz olur.

Hem sanayinin nabzını tutarız, hem kent ekonomisinin…

Çevresi de çok geniş olan bu sanayici arkadaşım geçtiğimiz haftaki sohbetimizde; genç işsizleri konu ederek, bana ilginç mesajlar verdi. Meğerse; biz genç işsiz sayısının giderek arttığından şikayet ederken, gençler iş beğenmez olmuşlar da haberimiz olmamış.

NOSAB’lı sanayici arkadaşımın bu konudaki yaşadıkları oldukça ilginç geldi bana…Bakın bakalım siz ne diyeceksiniz bu duruma: “Galiba gençler kendilerine rahat ve masa başı işler arıyor. Eleman istihdamı için ilanlar veriyoruz. Defalarca görüşerek, yani ince eleyip sık dokuyarak kalıcı eleman almak istiyoruz. İşe aldıktan sonra onları işletme ve motivasyon kurslarına gönderiyoruz. Ama bir türlü şirketimize adapte edemiyoruz. Bir gün karşımıza çıkarak, işten ayrılacaklarını söylüyorlar. Sebebini sorduğumuzda ise; haftada 45 saat çalışarak çok yorulduklarını, kendilerine masa başı bir iş bakacaklarını, gerekirse KPSS sınavına girerek devlet memuru olacaklarını söylüyorlar. Yani işin kolayına kaçıyorlar. Bu yüzden nitelikli ve kalıcı eleman bulmak artık çok zor.  Bulduğumuz zaman da onların ne kadar bu şirkette çalışacağını hesaplayamıyoruz bile…”

İşte yeni ve farklı bir konu bu…Sanayicilerin ve iş dünyası STK’larının kesinlikle çok tartışacağı bir durum…

Gerçekten de üniversite mezunu gençler, işsizliğin had safhada olduğu bir süreçte “iş mi beğenmiyorlar” yoksa…

İnanılmaz bir tespit bu…Başka sanayiciler de durumdan fazlasıyla şikayetçi. Bazen “Yüksek işsizlik olan bir ülkede ve kentte; biz çalıştıracak işçi bulamıyoruz” diyorlar.

Haksızlar mı ki..?

Garip bir çelişki gibi duruyor bu tespitler…

                        STAJYER  MOBİLYACIDAN  MASA BAŞI İŞ TALEBİ

Şimdi yaşanmış bir başka örneğe geçiyorum. Bir KOBİ sahibinin anlatımı ile…

Mobilya ürünleri üretimi yapan bir firma kentimizdeki endüstri meslek liselerinden birine müracaat ederek stajyer öğrenci almak istiyor. Eğitim-Öğretim döneminin ilk haftasında üretici firmaya meslek lisesinin mobilya-dekorasyon bölümünden bir öğrenci başlıyor staj için…İşlemleri yapılarak işe başlayan öğrencinin daha ilk hafta sonunda atölye şefinden inanılmaz bir talebi oluyor.

Genç lise öğrencisi atölye şefine “Bu firmada masa başı iş yok mu..? Ben marangoz makinelerinde çalışmak istemiyorum. Hem çok riskli hem de benim karakterime uygun değil” der.

Firma sahipleri şaşırıyorlar bu duruma…Ve Endüstri Meslek Lisesi’nin rehber öğretmenine durumu anlatıyorlar. Okul yönetimi öğrencinin talebini göz önüne alarak, onu firmadan geri alıyor. Belki de bir başka firmaya gönderiyor. Masa başında bir mobilya öğrencisi

olarak….

Örnek olayda da görüleceği gibi; gençler artık masa başı işlerde çalışmak istiyorlar.

İstedikleri zaman facebooklarına-twitterlarına-tiktoklarına bakacakları…Gerektiğinde arkadaşları ile sanal ortamda geyik yapacakları, uygun ortam bulduklarında da bilgisayarda kaçamak olarak maç veya film seyredecekleri firmalar arıyorlar kendilerine…Çalışmak veya staj

yapmak için değil…

Anlaşılıyor ki…Bu gidişle bu ülkede doğru-dürüst  marangoz da yetişmeyecek, elektrikçi de…

Yıllardır ara eleman sorunu ile boğuşan reel sektör de, çareyi başka alanlarda arayacak.

Gerekirse alaylı dedikleri çekirdekten yetişme eleman bulacaklar. Veya alacağı teknik eleman uzun vadeli ve cayma bedeli olan sözleşmeler imzalatacaklar. Yoksa firmalar bir yolgeçen hanı olacak gibi görünüyor bu gidişle…Elemanları girip birkaç gün çalışıp gittikleri…

Reel sektörün talebi: aidiyet duygusu olan, çalışkan ve yetenekli ara elaman…Gençlerin talebi ise; masa başında, risksiz ve stressiz bir iş…İkisinin arasını bulmak çok zaman alacak

galiba…

            REEL SEKTÖRÜN İSTİHDAM SORUNUNA KPSS ENGELİ..!

Bazı gençler ise ; üretimde de, yönetimde de söz sahibi olmak istiyorlar.

Aslında harika bir şey bu..!

Ama deneyimleri, mantaliteleri ve bakış açılarında eksiklikler/yetersizlikler var.

Ben tabii ki şans verilmesinden yanayım onlara…Genç düşüncenin; sanayide, ticarette ve iş dünyasının enerji gerektiren her alanında YETKİLİ olarak yer almasından yana görüşlerim

var.

Ama gençlerin de; verdikleri sözde, ettikleri taahhütte durmaları gerekiyor. Kimseye “sarhoştum aydım, ben bu işten caydım” yakıştırması yakışmaz çünkü...

Bu ülkede “her ilde bir üniversite hayali ile” yüzlerce yüksek öğrenim kurumu açıldı. İçleri tam olarak doldurulamayan bu okullardan her yıl binlerce öğrenci mezun oluyor.

Peki bu mezunlar iş bulabiliyorlar mı..?

Yoksa genç işsizler ortalamasının artmasına mı katkıda bulunuyorlar. TÜİK’in son araştırmasına göre; yüksek öğrenim mezunu gençlerin işsizlik oranı: yüzde 11,3 düzeyinde…Her 100 üniversite mezunu gençten 11’i işsiz…İşsiz olan bu gençlerin çoğu; bir an önce kapağı bir devlet kurumuna atmaya çalışıyor. Çünkü orada; işler hafif, hiyerarşik bir düzen yok, hafta sonları 2 gün tatil ve de maaş garantisi var. Ekonomik krizmiş-mırizmiş falan da vız gelip tırıs gidiyor devlet memuruna…

İşte bu kolaycılık nedeniyle; üniversite mezunu işsizlerin çoğunun hedefinde; KPSS sınavı ve devlet memurluğu var. Gençler için KPSS; bir kurtuluş yolu adeta…Ama sınavlara girerek başarılı olan ve aylarca hatta yıllarca atama bekleyen üniversite mezunlarını da düşünmek gerek…

Kısacası: sanayiciler kendilerine sadık-çalışkan-başarılı ve istikrarlı eleman arıyor.

Ama bulamıyorlar çoğunlukla…

Üniversite mezunu gençler de; kolay iş, sabit gelir, maaş ve iş garantisi ile masa başı rahatlık peşinde…İkisinin bir araya gelmesi çok zor gibi görünüyor şu anda ve genç işsizlik daha da artacak sanırım bu gidişle…

Umarım işsiz gençler ile istihdamı bir araya getirecek doğru ve kalıcı projeler hazırlanır.

Üniversite-sanayi işbirliği gibi; fındık kabuğunu doldurmayacak girişimlerin dışında AB

 ülkelerindeki gibi yıllara yayılan mükemmel planlamalarla bu iş çözülür.

ÖNEMLİ NOT:Bu arada bilgili, iyi niyetli ve bilinçli gençleri, öğrencileri ve stajyerleri eleştirilerimizin dışında tutmamız gerekiyor. Ailesini geçindirmek için yoğun çaba harcayan, sahip olduğu işe sarılan, kendini yetiştirmeyi ve şirketine-ülkesine katkı sağlamayı amaçlayan gençlerimize selam olsun. İyi ki varlar. Umudumuz onlardır artık…

------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 

ÖZLÜ SÖZLER: Yere düşen ekmeğin üstüne basan insan görmedim ama yere düşen insanı tekmeleyen çok kişi gördüm. (Prof. Üstün DÖKMEN)

------------------------------------------------------------------------------------------------                              

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.