Bugün siz değerli okurlarım için 14-15 yıl önce söylenmiş ama güncelliği her geçen gün artan bir yorumdan bahsetmek istiyorum.
Çünkü dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar; herkesin yere sağlam basmasını, boş hayaller kurmadan ve yaşamdan kopmadan bir şeyler yapması gerektiğini dikkat çekiyor.
Savaşlar, ekonomik ve sosyolojik krizler, maaş ve gelir yetersizlikleri gibi etkenler tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sorunlar yaratmaya devam ediyor.
Bu nedenle…Böyle olağanüstü koşullarda neler yapılması gerektiğini anlatan görüşlere ihtiyaç bulunuyor önümüzü daha net görebilmemiz için…Konunun iyi bir uzmanı olan, yazdıkları ve söyledikleri ile bugünü işaret eden yaşamını yitirmiş bir öğretim üyesinden
bahsetmek istiyorum bugün bu köşede…
Ülkemizdeki inovasyon (yenileşim) uzmanlarının en iyisi/en gerçekçisi olan Prof. Dr. Arman Kırım, iş dünyasında en fazla okunan “İnovasyon dersleri” isimli kitabında yaptığı önemli yorumlarla, şu anda iş dünyasının içinde bulunduğu olumsuz ruh halini yıllar önce iyi tespit etmişti.2008 Yılında Om Yayıncılık’tan çıkan 264 sayfalık bu başucu kitabı, şu anda 400 binden fazla satış rakamı ile(2.el satışları dahil) en çok satan eserler arasında yer alıyor.
İşte bugün ben…Ekonomi dünyasının bu ruh halini, artan maliyetleri, yetersiz kalan emekli
maaşlarını, işgücü açıklarına rağmen artan işsizlik gibi ekonomiye özgü bugünkü koşulları tahlil etmek istiyorum. Arman Hoca’nın konuya dair söylediklerinin üzerinden geçerek…
Bursa dahil ülkemizin birçok kentinde; yeni asgari ücret, maaş zamları ve emekli maaşları
tartışmalarının süregeldiği bir süreci yaşıyoruz. Anlı-şanlı bazı firmaların bile “ben artık borçlarımı çeviremiyorum” diyerek hukuksal anlamda yardım talep ettiği bu günlerde, hepimize pozitif mesajlar verecek bir girişimci-yazarın görüşlerini sunmak istiyorum size…
HERKESİN “VAY CANINA” DİYEBİLECEĞİ BİR ÜRÜN
Prof. Dr. Kırım’ın günümüz Türkiye’sine ve Bursa’sına dair saptamaları, hem ilginç hem de düşündürücüydü. Söyle söylemişti Arman Hoca sanki bugünleri düşünerek yıllar önce: ”İçinde bulunduğumuz haftalar, aylar ve yıllarda şirketlerimizin işi çok zor…Artan maliyetlerle nasıl baş edecekler, kızışan rekabetle nasıl uğraşacaklar, sıkışan piyasalarda nasıl rekabet edecekler.
Her gün daha fazla kalabalıklaşan sektörlerde nasıl büyüyecekler ve hepsinden önemlisi karlılıklarını nasıl sürdürecekler..?
Sorun bellidir aslında…Emtialaşma, kalabalıklaşma, bunların sonucunda ortaya çıkmış olan müşteri gücünün yarattığı fiyat baskısı ve haliyle kaçınılmaz olan karsızlık ve büyüyememe…
Biliyoruz ki; giderek daha fazla sektör ve daha çok firma ‘sıfır kar bölgesine’ giriyor; giderek daha fazla marka çok ciddi erozyona uğruyor ve büyüme istikrarı giderek yok oluyor. Ve de her gün biraz daha fazla müşteri, rakip firmalara gidiyor.
Lafı uzatmayalım: Zaman zor ve çözümlerde hiç kolay değil…Ama adı –inovasyon- olan bir çözüm var. İnovasyon: şirketinize yeni iş fırsatları, yeni ürünler, yeni müşteriler, yeni pazarlar, yeni iş modelleri, yeni maliyet düşürme olanakları, yeni yönetim teknikleri, yepyeni müşteri sadakati fırsatları olanak verecek olan bir süreç, bir bakış açısı ve bir şirketin yönetim kültürü kazandıracaktır sizlere…
Eğer müşterilerin gördüklerinde ‘vay canına’ diyeceği ve başka rakipte bulunmayan bir hizmet, bir ürün, bir iş modeli veya bir finansman tekniği bulabilirseniz o zaman bir anda yukarıda saymış olduğum baskılardan kurtulduğunuzu hissedersiniz.
Elinde sıra dışı fikirler, ürünler, hizmetler, iş modelleri ve talep yaratma fırsatları olan şirketler bugünün küresel dünyasının her tarafına iş yapabilir, büyüyebilir ve gayet güzel para kazanabilirler” diyerek günümüze dair nokta tespitlerini sunmuştu.
Yeni başlangıçların ipuçlarını yenileşme modunda vererek..!
İnanıyorum ki; yaşadığımız bu zor günlere “cuk oturacak” tespitlerdi bunlar..!
YIKILMAMAK VE YOK OLMAMAK İÇİN YENİ FİKİRLER
Arman Hoca’nın İnovasyon Dersleri isimli kitabından yaptığım bu alıntı, yenileşmenin ve farklılaşmanın anahtar kelimelerini de bir arada barındırıyor. Arman Hoca bu kavramları barındırmakla kalmıyor, hayata dair saptamalarda yapıyordu bu kitabında…
Kitabının piyasaya sürülmesinden bu yana tam 15 yıl geçti. Bu arada Arman Hoca’yı da 27 Nisan 2011’de yakalandığı ve çok mücadele verdiği amansız bir hastalık sonucu kaybettik.
Rahmetli Arman Hoca’nın kitabındaki tespitler, her geçen gün biraz daha anlam kazanır oldu bugün…Anlayanlar; onun dediklerini yapar ve geleceğe güvenle bakar oldular.
Geleceğin çözüm anahtarını, firmalarına ve kendi özel yaşamlarına kolayca uydurmak için..!
Doğru noktayı en iyi yerden yakalayıp, yıkılmamak ve yok olmamak için…
Bunca yoğunluk, yorgunluk ve rekabet içinde…Ayakta kalmanın onuruyla, gelecek yıllara selam verecek güç kazanmak için…
İnovasyon’un Babası Prof. Dr. Arman Kırım, tam 15 yıl önce krizlerden çıkış için inovasyon adresini vermişti hepimize…Bugün…Bu ülkede ve yaşadığımız şehirde…Herkes ona göre yapmalı hesabını bence…
Belki sadece ayakta kalmak bile, gelecekte daha sağlam durmanın ilk adımı olacaktır bugün alınacak inovatif tedbirlerle…Çünkü firmaların bir inovasyon ağı yoksa, kendileri de yok olacaklardır belki de yakın zamanda…
Hayatta kalmanın ve geleceğe ulaşmanın yolu, ODTÜ’nün eski hocalarından Arman Kırım’ın bu konudaki söylediklerinden geçiyor aslında…
ÖZLÜ SÖZLER: Yeni bir fikir; ya kendine bir şampiyon bulur, ya da ölür.(Edward SCHON)
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
BİNAY KAZAN
Sıfır kar noktasına gelen firmalar ne yapmalı..?
Bugün siz değerli okurlarım için 14-15 yıl önce söylenmiş ama güncelliği her geçen gün artan bir yorumdan bahsetmek istiyorum.
Çünkü dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar; herkesin yere sağlam basmasını, boş hayaller kurmadan ve yaşamdan kopmadan bir şeyler yapması gerektiğini dikkat çekiyor.
Savaşlar, ekonomik ve sosyolojik krizler, maaş ve gelir yetersizlikleri gibi etkenler tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sorunlar yaratmaya devam ediyor.
Bu nedenle…Böyle olağanüstü koşullarda neler yapılması gerektiğini anlatan görüşlere ihtiyaç bulunuyor önümüzü daha net görebilmemiz için…Konunun iyi bir uzmanı olan, yazdıkları ve söyledikleri ile bugünü işaret eden yaşamını yitirmiş bir öğretim üyesinden
bahsetmek istiyorum bugün bu köşede…
Ülkemizdeki inovasyon (yenileşim) uzmanlarının en iyisi/en gerçekçisi olan Prof. Dr. Arman Kırım, iş dünyasında en fazla okunan “İnovasyon dersleri” isimli kitabında yaptığı önemli yorumlarla, şu anda iş dünyasının içinde bulunduğu olumsuz ruh halini yıllar önce iyi tespit etmişti.2008 Yılında Om Yayıncılık’tan çıkan 264 sayfalık bu başucu kitabı, şu anda 400 binden fazla satış rakamı ile(2.el satışları dahil) en çok satan eserler arasında yer alıyor.
İşte bugün ben…Ekonomi dünyasının bu ruh halini, artan maliyetleri, yetersiz kalan emekli
maaşlarını, işgücü açıklarına rağmen artan işsizlik gibi ekonomiye özgü bugünkü koşulları tahlil etmek istiyorum. Arman Hoca’nın konuya dair söylediklerinin üzerinden geçerek…
Bursa dahil ülkemizin birçok kentinde; yeni asgari ücret, maaş zamları ve emekli maaşları
tartışmalarının süregeldiği bir süreci yaşıyoruz. Anlı-şanlı bazı firmaların bile “ben artık borçlarımı çeviremiyorum” diyerek hukuksal anlamda yardım talep ettiği bu günlerde, hepimize pozitif mesajlar verecek bir girişimci-yazarın görüşlerini sunmak istiyorum size…
HERKESİN “VAY CANINA” DİYEBİLECEĞİ BİR ÜRÜN
Prof. Dr. Kırım’ın günümüz Türkiye’sine ve Bursa’sına dair saptamaları, hem ilginç hem de düşündürücüydü. Söyle söylemişti Arman Hoca sanki bugünleri düşünerek yıllar önce: ”İçinde bulunduğumuz haftalar, aylar ve yıllarda şirketlerimizin işi çok zor…Artan maliyetlerle nasıl baş edecekler, kızışan rekabetle nasıl uğraşacaklar, sıkışan piyasalarda nasıl rekabet edecekler.
Her gün daha fazla kalabalıklaşan sektörlerde nasıl büyüyecekler ve hepsinden önemlisi karlılıklarını nasıl sürdürecekler..?
Sorun bellidir aslında…Emtialaşma, kalabalıklaşma, bunların sonucunda ortaya çıkmış olan müşteri gücünün yarattığı fiyat baskısı ve haliyle kaçınılmaz olan karsızlık ve büyüyememe…
Biliyoruz ki; giderek daha fazla sektör ve daha çok firma ‘sıfır kar bölgesine’ giriyor; giderek daha fazla marka çok ciddi erozyona uğruyor ve büyüme istikrarı giderek yok oluyor. Ve de her gün biraz daha fazla müşteri, rakip firmalara gidiyor.
Lafı uzatmayalım: Zaman zor ve çözümlerde hiç kolay değil…Ama adı –inovasyon- olan bir çözüm var. İnovasyon: şirketinize yeni iş fırsatları, yeni ürünler, yeni müşteriler, yeni pazarlar, yeni iş modelleri, yeni maliyet düşürme olanakları, yeni yönetim teknikleri, yepyeni müşteri sadakati fırsatları olanak verecek olan bir süreç, bir bakış açısı ve bir şirketin yönetim kültürü kazandıracaktır sizlere…
Eğer müşterilerin gördüklerinde ‘vay canına’ diyeceği ve başka rakipte bulunmayan bir hizmet, bir ürün, bir iş modeli veya bir finansman tekniği bulabilirseniz o zaman bir anda yukarıda saymış olduğum baskılardan kurtulduğunuzu hissedersiniz.
Elinde sıra dışı fikirler, ürünler, hizmetler, iş modelleri ve talep yaratma fırsatları olan şirketler bugünün küresel dünyasının her tarafına iş yapabilir, büyüyebilir ve gayet güzel para kazanabilirler” diyerek günümüze dair nokta tespitlerini sunmuştu.
Yeni başlangıçların ipuçlarını yenileşme modunda vererek..!
İnanıyorum ki; yaşadığımız bu zor günlere “cuk oturacak” tespitlerdi bunlar..!
YIKILMAMAK VE YOK OLMAMAK İÇİN YENİ FİKİRLER
Arman Hoca’nın İnovasyon Dersleri isimli kitabından yaptığım bu alıntı, yenileşmenin ve farklılaşmanın anahtar kelimelerini de bir arada barındırıyor. Arman Hoca bu kavramları barındırmakla kalmıyor, hayata dair saptamalarda yapıyordu bu kitabında…
Kitabının piyasaya sürülmesinden bu yana tam 15 yıl geçti. Bu arada Arman Hoca’yı da 27 Nisan 2011’de yakalandığı ve çok mücadele verdiği amansız bir hastalık sonucu kaybettik.
Rahmetli Arman Hoca’nın kitabındaki tespitler, her geçen gün biraz daha anlam kazanır oldu bugün…Anlayanlar; onun dediklerini yapar ve geleceğe güvenle bakar oldular.
Geleceğin çözüm anahtarını, firmalarına ve kendi özel yaşamlarına kolayca uydurmak için..!
Doğru noktayı en iyi yerden yakalayıp, yıkılmamak ve yok olmamak için…
Bunca yoğunluk, yorgunluk ve rekabet içinde…Ayakta kalmanın onuruyla, gelecek yıllara selam verecek güç kazanmak için…
İnovasyon’un Babası Prof. Dr. Arman Kırım, tam 15 yıl önce krizlerden çıkış için inovasyon adresini vermişti hepimize…Bugün…Bu ülkede ve yaşadığımız şehirde…Herkes ona göre yapmalı hesabını bence…
Belki sadece ayakta kalmak bile, gelecekte daha sağlam durmanın ilk adımı olacaktır bugün alınacak inovatif tedbirlerle…Çünkü firmaların bir inovasyon ağı yoksa, kendileri de yok olacaklardır belki de yakın zamanda…
Hayatta kalmanın ve geleceğe ulaşmanın yolu, ODTÜ’nün eski hocalarından Arman Kırım’ın bu konudaki söylediklerinden geçiyor aslında…
“Ya yenilen, ya da öl…”
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
ÖZLÜ SÖZLER: Yeni bir fikir; ya kendine bir şampiyon bulur, ya da ölür.(Edward SCHON)