Siz güzel olan her şeyi işin en kolayı kentin batı yönüne yapar kaydırırsanız, kentin doğusunda yaşayan insanları da bu yöne sürüklemek zorunda bırakırsınız.

Sonra ne mi olur?

Kentin ne trafik sorunu ne de sosyo-ekonomik dengesini işte böyle ne yapsanız çözemezsiniz.

İnsanları bir yerden başka bir yere taşımaktansa yerinde sorununu, ihtiyacını giderirseniz problemi çözmüş olursunuz.

Aksi halde bugün yaşadığımız sorunlara ileride daha fazlasına hep birlikte katlanmak zorunda kalırız.

Bunları niye yazdığıma gelecek olursak.

Önceki gün Yıldırım Belediyesi'nin iki yıllık bilgilendirme ve değerlendirme toplantısında Başkan Oktay Yılmaz'ı dinlerken bunları düşündüm.

Gerçekten de Bursa'nın en zor ilçesi Yıldırım.

Yıldırım'ı bu hale getirenlerde ne yazıktır ki geçmişte ilçenin geleceğini değil de kendi siyasi çıkarlarını öncelikli düşünen dönemin kent yöneticileridir.

Bir ilçe çarpık ve kaçak yapılaşmayla öne çıkıyorsa bunun sorumlusu bu duruma gelmesine göz yuman karar vericilerdir.

Bugün gelinen noktada sorun yumağına dönmüş kentin en yoğun ikinci ilçesi Yıldırım adeta her yönüyle yeniden inşa edilmeye çalışılıyor.

Çarpık yapılaşmanın neden olduğu vatandaşın mülkiyet hakkı sorununu çözümlemekle işe koyulan Yıldırım Belediyesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na sunduğu iki ayrı önerinin TBMM'den de onay alıp İmar Kanunu'nda devrim niteliğinde değişikliye gidilmesini sağlamıştır.

Bu sayede pek çok mahallede şuyulandırma işine başlanan on binlerce hak sahibini ilgilendiren mülkiyet sorunu böylece çözüme kavuşmuş olacak.

Neredeyse her mahallesinde kentsel dönüşümün, eskiyi getir yenisini götür beklentisinin tek çözüm olan ikinci kanun değişikliği önerisi ise şöyle gelişmiş.

Kentsel dönüşüm kapsamına giren bölgelerdeki mülk sahiplerinin evlerinin yıkılarak yerine can ve mal güvenliği ön planda, çağdaş yaşamın gereksinimi özelliklere sahip yenilerinin yapılması halinde yüklenici firmaya bir miktar para ödeme zorunluluğuydu.

Bu kapsamda yaşanan sıkıntının çözümü için de mülk sahiplerinden istenen paranın 10 yıla kadar taksitler halinde ödeme planının kanunlaşması olmuştur.

Başkanın ifade ettiği gibi eskiyi getir yenisini götür düşüncesini ortadan kaldıran gelişme sayesinde vatandaşla yüzde 95 uzlaşı sağlanmasının önünü açmıştır.

Oktay Başkan, "Yasalar bunu emrediyor" demeyip vatandaşın lehine önerilerle TBMM'de yasanın değiştirilmesini sağlayarak Yıldırım’ı makûs talihini hak sahipleriyle uzlaşa uzlaşa kurtaracak adımı atmıştır.

Daha basit ifadeyle aktarmak gerekirse, Yıldırım Belediyesi kentsel dönüşümü önce vatandaşın zihinlerinde yapmayı başarmıştır.

Bence de en önemlisi de budur.

Yıldırım Belediye Başkanı Yılmaz'ın icraat içinden sunumunda dikkatimi çeken bir husus da sayı anlamında en çok yapılan hizmetlerden biri de Aile Sağlık Merkezleri olmuş.

Toparlayacak olursak, hayatın her anlamına dokunan öncelik insana dair projeler üreten, sorun varsa çözüm de vardır diyebilen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve ekibinin kentin sorunlu ilçesinde zoru başarma yolundaki gayretleri takdire şayandır.